gençlik – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 14 May 2026 07:38:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.6 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png gençlik – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Gençlik: İşsiz, evsiz, umutsuz, geleceksiz https://yenidunya.org/genclik/34062/genclik-issiz-evsiz-umutsuz-geleceksiz/ Thu, 14 May 2026 07:38:46 +0000 https://yenidunya.org/?p=34062 Gençlikleri heba edildi

IPA araştırması gençlerin yaşadığı acı tabloyu ortaya koydu. 25-32 yaş arasındakilerin yüzde 28’i iş aramaktan vazgeçti. 30-39 yaş arasındakilerin yüzde 34’ü halen anne babasıyla yaşıyor. Gençlerin yüzde 40’ı eğitim gördükleri alan dışı bir işte çalışıyor.

BirGün’den Metin Yetim’in haberine göre, İBB iştiraki İSPER AŞ koordinasyonunda, Bölgesel İstihdam Ofisi, İstanbul Planlama Ajansı (IPA) ve Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi ortak çalışmasıyla ‘‘İstanbul Genç İşgücü Piyasası’’ araştırması tamamlandı.
Araştırma sonuçları, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı öncesi gençlerin yaşadığı işsizlik sorununun röntgenini çekiyor. Her dört mezundan biri ne çalışıyor ne de eğitime devam ediyor. Üniversite mezunu ev genci oranı yüzde 24,8. “İş bulmak çok zor, iş aramaktan pes ettim” diyenlerin 18-24 yaş grubundaki oranı %19.66, 25-31 yaş grubunda %28,11.
İş aramaktan umudunu kaybedenlerin %55’i meslek lisesi, %45’i ise yükseköğrenim mezunu olduğu görüldü.

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından bir bölümü şöyle:

Diplomalı işsizliği: En yüksek işsizlik yüzde 15,1 ile lise mezunu grubunda. İkinci sırada yüzde 13,7 ile yükseköğrenim mezunları yer alıyor. Yükseköğrenim grubuna ilişkin sonuç “her ile üniversite” politikasının sonucuna bağlanıyor.

Kadınlar okusa da evde: Üniversite mezunu erkeklerin yüzde %14,3’ü ne istihdamda ne eğitimde. Bu oran kadınlarda iki katına çıkarak %34,1’e yükseliyor.

Tanıdığı olan işe giriyor inancı: İş arayan gençlerde işe alım sürecinin liyakatten ziyade tanıdık ilişkileri ve referanslarla yürüdüğüne inanılıyor. Görüşülen bir genç yaşadıkların şöyle özetliyor: ‘‘İş piyasasının değişmesi lazım bence. Çünkü bugünlerde herkes işe tanıdıklarını, akrabalarını alıyor. Eğer birini tanıyorsan bir akraban orda çalışıyorsa bir telefonla arıyorsun. Enişte ne yaptın, amca ne yaptın hemen alıyorlar. Deneyime bakmıyorlar diğer şeylere bakmıyorlar. Tanıdık mı değil mi diyorlar.’’

Ana baba evinden ayrılamıyor: Gençlerin yüzde 58,2’si ebeveynleriyle yaşıyor. Ana neden mekânsal ve finansal baskı. 18-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 58,2’si hala ebeveynleriyle yaşıyor. Bu oran 30-39 yaş grubunda bile yüzde 34 gibi yüksek bir seviyede olduğu görülüyor. İstanbul’daki yüksek yaşam maliyetleri ve kira gençlerin iş seçimlerini doğrudan kısıtlamaktadır. Birçok genç, düşük ücretli bir işi kabul etmek yerine aile evinde kalmayı ve iş aramayı sürdürmeyi tercih etmekte. Bu ekonomik baskılar, gençlerin psikolojik sağlığını da olumsuz etkilemekte, uzun süreli işsizlik durumunda sosyal dışlanma ve umutsuzluk duygularını pekiştirmekte.

Eğitim gördüğü alanda çalışamıyor: Raporda öne çıkan başka çarpıcı sonuçlardan biri eğitim-istihdam uyumsuzluğu. Çalışanların %40’ı mezun olduğu alanın dışında bir işte çalışıyor.

Düşük ücretin sonucu: İşten memnuniyet ücretle tutarlı biçimde artmakta. Asgari ücret düzeyinde ortalama memnuniyet skoru 3,20 iken en yüksek gelir diliminde (250 bin TL ve üzeri) bu skor 4,64’e ulaşmakta. Özellikle 60 bin TL eşiğine kadar gözlemlenen keskin artış, düşük ücret düzeylerinde gelir artışının memnuniyetteki etkisinin yüksek olduğuna işaret etmekte.

Deneyim çıkmazı: İşe alım süreçlerine ilişkin öne çıkan bir diğer temel sorun gençlerden beklenen deneyim. Katılımcılar, yüksek deneyim beklentisine karşın, deneyimi kazanabilecekleri fırsatların sınırlı olduğunu vurguluyor. Raporda genç iş arayanlar açısından bir kısır döngü yaratığı ifade ediliyor.

Kadınlar için plan
Kadın istihdamının artırılmasına ilişkin öneriler şöyle sıralandı:
Geleneksel toplumsal ve aile içi tutumlar önemli bir engel teşkil ediyor. İş yerinde ve kamusal alanda yaşanan taciz ve olumsuz çalışma koşulları, kadınları işgücü piyasasından uzaklaştırmakta. Bu çerçevede, toplumsal farkındalığın artırılması, güvenli çalışma ortamlarının sağlanması ve çalışan haklarını koruyacak mekanizmaların güçlendirilmesi kritik önemde.
Sendikalaşmanın düşük olduğu özel sektörde, işyeri denetimi ve çalışan şikâyetlerini anonim biçimde iletebilecek kurumsal yapıların oluşturulması önerilmekte.
Çocuk bakımı yükümlülükleri de kadınların işgücüne katılımını ciddi biçimde sınırlamakta. Erken çocukluk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn izinlerinin (özellikle babalık izninin) artırılması gerekmekte.

İş aramanın kendisi işe dönüştü
Türkiye’de genç işsizliğin kalıcı hale gelmesinin temel nedenleri hakkında konuşan Doç. Dr. Esra Kaya Erdoğan, ‘’Türkiye ve Dünya’da üniversite mezunu işsizliğin yaygınlaşmasındaki esas neden yükseköğrenim sisteminin ve emeğe dair politikaların piyasalaşma tahakkümü ile şekillenmesinden kaynaklanıyor. Bu etkiyle Türkiye ve çeşitli ülkelerde yükseköğrenim sistemi ve dolayısıyla diploma sahibi olma hali kamucu bir planlama aklı olmaksızın ne yükseköğrenim politikaları ne emek gücü politikaları ne de ülke geleceği ile ilişkisi olamayan gerekçeler ile kontrolsüz biçimde arttı. Kamucu aklın bu yoksunluğu yaygın ifadesiyle diploma enflasyonuna yol açarken diğer taraftan diploma sahibi olma halini de değersiz ve şimdilerde daha görünür biçimde anlamsız kıldı. Soyut bir cümle de olsa; ne yapmalı sorusuna verilebilecek yanıtın öncelikli kabulü, mevcut akla, politika ve uygulamalara dair büyük ve radikal bir kopuşu içermesi olabilir. İstihdamın yükseltilmesinin tek formülü olmadığı söyleyen Erdoğan, ‘‘Elimizde böyle bir formül olsa dahi kalıcı, halkçı, adaletli ve bütüncül bir yaklaşıma ihtiyacımız var” dedi. Öylesine kronik ve yaygın bir güvencesizlik sarmalı ile karşı karşıyayız ki henüz öğrenci iken lisede merkezi politikayla MESEM’e bırakılan, üniversite aşamasında ise piyasadki zincire marketlere bırakılan işçileşme ya da bunlara da dahil olamazsa işsizleşme halini yaşıyor gençler. Okul terklerinden, mezuniyetin uzamasına; en kötü öğrenci işlerinden, o öğrenci işlerinin mecburen bir kariyer yolculuğuna dönüştüğü bir tablo ile karşı karşıyayız.
Mezun olanın ise adam-tanıdık-network sarmalında çare aradığı, yeni mezunun 1-2 sene iş bulamamayı normal kabul ettiği, bir dönem sonrasında iş aramanın kendisinin işe dönüştüğü, iş arama yılgınlığı ile “ne iş olursa” yapma noktasının yeniden bu sarmalın başlangıca taşıdığı bir tablodan bahsediyoruz. Yani bir an ve aşamada ortaya çıkan bir tahribat hali değil… Sorunuzdaki umutsuzluk, güvencesiz ve kayıt dışı çalışma, bir süre öncesinde gelecekte bekleyen bir koşul iken maalesef geldiğimiz son durumda bugün, bu anda ve burada maalesef ilmek ilmek örülüyor ‘’ dedi.

]]>
‘Ne işte ne de eğitimde’ olan 2,3 milyon gençten sadece 632 bini iş arıyor https://yenidunya.org/genclik/33195/ne-iste-ne-de-egitimde-olan-23-milyon-gencten-sadece-632-bini-is-ariyor/ Sat, 11 Oct 2025 13:36:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=33195 Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından hazırlanan “Genç kuşakta ne eğitimde ne istihdamda olanların çok boyutlu analizi” araştırmasına göre, Türkiye’de ne işte ne de eğitimde olan 2,3 milyon gençten 632 bini iş arıyor.

Raporda şu bilgilere yer verildi:
“Ne eğitimde ne istihdamda” (NEET) gençler, işgücü piyasasının en önemli göstergelerinden birini oluşturur. NEET göstergesi, 15–24 ya da 15–29 yaş aralığında olup eğitimini tamamlamış ancak bir işte çalışmayan gençlerin durumunu izlemeyi amaçlar. NEET oranı ne kadar yüksekse, o ülkede üretimden ve eğitimden kopan genç nüfus da o kadar fazladır.
Türkiye, Avrupa’da açık ara en yüksek NEET oranına sahip ülkedir. 2024 itibarıyla 15–24 yaş grubunda NEET oranı yüzde 22,9’dur ve Türkiye bu oranla Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sıradadır. Bu tablo, ülkede yapısal bir istihdam ve eğitim sorununun varlığını göstermektedir.
Türkiye, yalnızca yüksek NEET oranıyla değil, aynı zamanda istisnai bir özelliğiyle de dikkat çekmektedir. Avrupa ülkelerinde genç işsizlik oranı NEET oranından yüksektir.
Türkiye’de ise bu durum tam tersidir. Genç işsizlik oranı yüzde 16,4 iken NEET oranı yüzde 22,9’dur. Bu fark, NEET olgusunun yalnızca işsizlikten değil, eğitimden erken kopuş, toplumsal cinsiyet rolleri ve yapısal engellerden kaynaklandığını ortaya koymaktadır.
TÜİK’in 2023 Hanehalkı İşgücü Anketi mikro verileriyle yapılan düzeltme (ayrıntısı raporda açıklanmıştır) sonrasında NEET sayısı 2 milyon 356 bin olarak hesaplanmıştır.
Bu düzeltmeye göre, 15–24 yaş nüfusu içindeki oran yüzde 19,9’dur. Türkiye, bu revize edilmiş oranla dahi Avrupa’da ilk sıradaki konumunu korumaktadır.

Kadınların 3’te 2’si ne eğitimde ne istihdamda!
Rapora göre, NEET grubunun yaklaşık üçte ikisini kadınlar oluşturmaktadır. Kadın NEET oranı her eğitim düzeyinde erkeklerden daha yüksektir. Türkiye’de NEET’in en çarpıcı yapısal özelliği ise bölgesel eşitsizliklerdir. En yüksek oranlar Güneydoğu Anadolu (%31,5) ve Ortadoğu Anadolu (%28,3) bölgelerindedir. Toplam NEET nüfusunun yaklaşık yüzde 28’i (745 bin genç) yalnızca bu iki bölgede yaşamaktadır. Güneydoğu’da genç kadınların neredeyse yarısı (%40,6), Ortadoğu’da ise üçte biri (%35,1) ne eğitimde ne istihdamdadır. Bu fark, kırsal alanlarda tarım dışı iş olanaklarının sınırlılığı ve aile içi ücretsiz emeğin yaygınlığıyla yakından ilişkilidir. En düşük NEET oranı ise yüzde 12,8 ile İstanbul’dadır.

Bölgesel farklar yüksek
2023 mikro verileri, NEET grubundaki gençlerin bir bölümünün aslında iş arayan bireyler olduğunu göstermektedir. İş arayanlar tanım icabı işgücüne dâhildir. 2023 itibarıyla iş arayan genç sayısı 632 bin kişi (%26,8)’dir. Toplam NEET’ten bu sayı düşüldüğünde, “saf NEET” sayısı 1 milyon 724 bin olmaktadır. Bu grubun yüzde 71,7’si kadındır. İş arayanların payı bölgelere göre farklılık göstermektedir: en düşük oran Güneydoğu Anadolu’da (%14,3), en yüksek oran ise Doğu Karadeniz’dedir (%45,9). Eğitim düzeyi açısından en yüksek NEET oranı yüzde 26,7 ile lise üstü gruptadır. Ancak bu gruptaki gençlerin yarısından fazlası (%53,5) aktif olarak iş aramaktadır. Bu durum, yüksek eğitimli gençlerde atalet değil, iş bulma güçlüğü sorununun öne çıktığını göstermektedir.

Yüzde 70’i iş aramayı bıraktı
NEET içinde yer alan 464 bin potansiyel işgücünün ise yaklaşık yüzde 70’i “daha önce iş aradığı hâlde bulamadığı” veya “vasıflarına uygun iş olmadığını düşündüğü” için iş aramayı bırakmıştır. Bu da gençlerde iş bulma umutsuzluğunun yaygın olduğunu ortaya koymaktadır.
Son olarak, evlilik genç kadınlarda NEET olasılığını dramatik biçimde artırmaktadır.
NEET kadınların yüzde 36’sı evlidir; evli erkeklerin payı ise yalnızca yüzde 4’tür. Evlilik sonrasında kadınların işgücünden çekilmesi, toplumsal normlar ve çocuk bakım
yükümlülükleriyle yakından ilişkilidir.
Türkiye’de NEET oranlarının yüksekliği, ekonomik göstergelerin ötesinde, eğitimden istihdama geçişteki zayıf bağlantılar, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ve bölgesel dengesizliklerle birlikte değerlendirilmelidir. Bu sorun yalnızca istihdam politikalarıyla değil, kapsayıcı sosyal politikalar ve cinsiyet eşitliği odaklı reformlarla çözülebilir.

NEET Gençlerin işgücü dışında kalma nedenleri
Raporda, gençlerin iş gücü dışında kalma nedenleri şöyle sıralandı:
-NEET grubundaki gençlerin önemli bir bölümü, çalışmayı tercih etmediklerini belirtiyor. 2023 Hanehalkı İşgücü Anketi verilerine göre, bu tercihler cinsiyetler arasında belirgin biçimde farklılaşıyor.
-Kadın NEET’lerin çok büyük bir kısmı (yüzde 78,9), çalışmama nedenini “ev işleriyle meşgul olma” veya “çocuk bakımı” olarak gösteriyor. Bu bulgu, hane içi sorumlulukların büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenildiğini ve toplumsal cinsiyet rollerinin kadınların iş gücüne katılımını sınırladığını ortaya koyuyor. Türkiye’de bakım hizmetlerinin kamusal düzeyde yetersiz olması, bu eğilimi daha da güçlendiriyor.
-Erkek NEET’lerde tablo farklı. Bu grupta en yaygın gerekçe “sağlık sorunları veya engellilik” (yüzde 34,9) ile “kişisel nedenler” (yüzde 45,8) olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 670 bin genç erkek, eğitimini tamamladığı hâlde çalışmıyor ve iş aramıyor. Bu denli yüksek oranlar, bazı genç erkeklerin gerçek nedenlerini belirtmekten kaçındığını ya da kayıt dışı ve kanun dışı gelir faaliyetlerine yönelmiş olabileceğini düşündürtüyor.
-Sonuç olarak, kadınlarda çalışmama davranışı büyük ölçüde toplumsal cinsiyet normları ve bakım yükü ile açıklanabilirken, erkeklerde nedenler daha karmaşık ve kısmen gizli kalıyor. NEET oranlarının azaltılması için, yalnızca istihdam yaratmaya değil, cinsiyet rollerinin yeniden tanımlanmasına ve bakım altyapısının güçlendirilmesine odaklanan sosyal politikalara ihtiyaç var.

]]>
DİSK-AR: Genç işsizliği AKP döneminde 11,4 puan arttı! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32659/disk-ar-genc-issizligi-akp-doneminde-114-puan-artti/ Fri, 16 May 2025 12:38:06 +0000 https://yenidunya.org/?p=32659 -Her 4 gençten 1’i evde!
-Çalışabilir 66 milyon kişinin sadece 22,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda!
-11 milyon 502 bin geniş tanımlı işsiz!

DİSK-AR “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu (2025 1. Çeyrek)” yayımlandı.
Rapora göre:
-2025 1. çeyreğinde resmi istihdam oranı yüzde 48,9 iken kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) oranı yüzde 33,8’de kaldı.
-Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,5!
-Geniş tanımlı genç kadın işsizliği yüzde 46,7!
-Türkiye Avrupa ülkeleri içinde NEET oranında birinci!
-AKP döneminde gençlerde geniş tanımlı işsizlik oranı 11,4 puan arttı!
-Gençlerde geniş tanımlı işsizlik genelde yüzde 37, 5, kadınlarda yüzde 46,9!

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 1. çeyrek (ocak, şubat, mart) dönemine ait Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçları 16 Mayıs 2025’te yayımlandı.
Bilindiği gibi TÜİK, Mart 2021’den beri aylık ve üç aylık verileri ayrı ayrı açıklıyor. Aylık veriler daha sınırlı iken üç aylık veriler daha geniş bir kapsama sahiptir. Öte yandan, çeyreklik verilerin üç ayı kapsıyor olması sebebiyle, çeyreklik yayımlanan işsizlik ve istihdam verileri, aylık verilerden farklılıklar göstermektedir. Üç aylık veriler aylık verileri geriden takip etmektedir.
TÜİK, mevsim etkisinden arındırılmış istihdamın 2024 yılı 1. çeyrek ile 2025 yılı 1. çeyrek arasındaki bir yıllık dönemde 75 bin kişi azalarak 32 milyon 389 bin olduğunu açıkladı. 2024 yılı 1. çeyreğinde 32 milyon 464 bin olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı 1. çeyreğinde 32 milyon 389 bin olarak hesaplandı. 2025 1. çeyreğinde mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı ise yüzde 48,9 olarak gerçekleşti. Ancak TÜİK’in resmi istihdam verileri de tıpkı dar tanımlı işsizlik verileri gibi işgücü piyasasına ilişkin gerçeğin sadece sınırlı bir kısmını gösteriyor. İstihdam verileri tek başına istihdamın niteliği konusunda bilgi vermiyor. Bu nedenle alternatif işsizlik hesaplamaları yanında alternatif istihdam hesaplamalarına da ihtiyaç vardır.

TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesapları yetersiz
DİSK-AR, TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplamasının yetersizliği nedeniyle 2010 yılından bu yana alternatif geniş tanımlı işsizlik hesaplaması yapıyor. DİSK-AR yıllardır yaptığı alternatif geniş tanımlı işsizlik hesaplamasının ardından alternatif istihdam hesaplamasına da başladı.
Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) olarak adlandırdığımız alternatif istihdam hesaplamasının ilkini “İşsizlik ve İstihdamın Görünümü-Haziran 2021” isimli raporda, 2021 ilk çeyreği için yayımlamıştık.
İşsizlik ve istihdam verileri bir bütün oluşturuyor. Sadece işsizliğe bakmak işgücü piyasalarından yaşanan gelişmeleri tam olarak anlamaya yetmiyor. Bilindiği gibi TÜİK düzenli olarak istihdam sayısını ve oranlarını açıklıyor. Ancak açıklanan istihdam oranlarının istihdamın niteliğine ilişkin yeterli bilgi vermekten oldukça uzaktır. Bu sebeple DİSK-AR istihdamın niteliğine göre bir ayrıma giderek yeni bir istihdam verisi hesaplamaya başladı.
DİSK-AR’ın yeni hesaplamaya başladığı istihdam verisinin adı: Kayıtlı ve Tam Zamanlı İstihdam (KATİ). KATİ tüm istihdamı değil kayıtlı ve tam zamanlı olarak çalışanların oranını ortaya koymaktadır.

Çalışma çağındaki 66 milyon kişinin sadece 22,3 milyonu istihdamda!
KATİ istihdamın ne kadarının sigortalı ve tam zamanlı çalıştığını ortaya koymayı amaçlıyor.
Böylece kayıtsız istihdam ile kısmi ve eksik istihdam dışında kalan tam zamanlı ve sigortalı olarak çalışanların sayısı ve oranı ortaya çıkıyor. KATİ oranı kayıtlı tam zamanlı istihdamın 15+ yaş kurumsal olmayan nüfusa bölünmesiyle hesaplanıyor.

DİSK-AR: Genç işsizliği AKP döneminde 11,4 puan arttı!

TÜİK’in resmi istihdam oranı 2025 1. çeyrekte yüzde 48,9 olarak açıklanırken, DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden hareketle hesaplanan Kayıtlı Tam Zamanlı İstihdam (KATİ) oranı yüzde 33,8 olarak gerçekleşti. Kadınlarda resmi istihdam oranı yüzde 31,9 iken KATİ oranı yüzde 19,7 ve erkeklerde resmi istihdam oranı yüzde 66,3 olarak açıklanmışken KATİ oranı yüzde 48,1 olarak hesaplandı (Grafik 2)
Böylece KATİ oranı resmi istihdam oranından genelde 15,1 puan, kadınlarda 12,2 ve erkeklerde ise 18,2 puan düşük olarak gerçekleşti.
DİSK-AR tarafından yapılan KATİ hesaplamasıyla çalışma çağındaki (15+ yaş) 66 milyon kişinin sadece 22,3 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdam (KATİ) kapsamında çalıştığı ortaya çıktı. Çalışma çağındaki 33,5 milyon kadının sadece 6,6 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istidamda (KATİ), çalışma çağındaki 32,8 milyon erkeğin ise 15,8 milyonu kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alıyor (Grafik 3). Bu durum nispeten nitelikli istihdamın düşüklüğünü ortaya koyuyor.

DİSK-AR: Genç işsizliği AKP döneminde 11,4 puan arttı!

Geniş tanımlı işsizlik ile dar tanımlı işsizlik arasındaki makas hızla açılıyor!
TÜİK’e göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsiz sayısı bir önceki çeyreğe göre, 23 bin kişi azalarak 2025 1. çeyrekte 3 milyon 80 bin olarak gerçekleşti. DİSK-AR tarafından TÜİK verilerinden yararlanarak hesaplanan geniş tanımlı işsiz sayısı ise 2025 1. çeyrekte 11 milyon 382 bin olarak hesaplandı. 2025 1. çeyrekte dar ve geniş tanımlı işsiz sayıları arasındaki fark 8 milyon 302 bin kişi oldu.
TÜİK tarafından 2025 1. çeyrekte yüzde 8,6 olarak açıklanan mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı 0,1 puan azalış ile bir önceki çeyrek ile benzer seyirdeyken, mevsim etkisinden arındırılmış âtıl işgücü (geniş tanımlı işsizlik) oranı ise 2025 yılı 1. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 1,4 puan artışla yüzde 28,0 olarak açıklandı (Grafik 1). Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark 19,4 puan oldu.

DİSK-AR: Genç işsizliği AKP döneminde 11,4 puan arttı!

Geniş tanımlı kadın ve erkek işsizliği arasında 15,2 puan fark!
TÜİK’in 2025 1. çeyrek üç aylık verilerine göre hem dar hem geniş tanımlı işsizliğin cinsiyete göre dağılımına bakıldığında kadınlarda işsizliğin çok daha yüksek olduğu görülüyor. 2025 1. çeyreğinde dar tanımlı işsizlik erkeklerde yüzde 6,6 ve kadınlarda ise yüzde 11,2 olarak açıklandı.

Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) oranı ise erkeklerde yüzde 22,8 ve kadınlarda yüzde 38 olarak gerçekleşti (Grafik 4).
Böylece kadınlarda dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerden 4,6 ve geniş tanımlı işsizlik oranı ise 15,2 puan yüksek seyrediyor.
TÜİK tarafından 2025 yılı 1. çeyrekte dar tanımlı kadın işsizliği 1 milyon 345 bin ve erkek işsizliği ise 1 milyon 539 bin olarak açıklandı. TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız geniş tanımlı işsiz sayısı ise kadınlarda 5 milyon 733 bin ve erkeklerde ise 5 milyon 748 bin olarak gerçekleşti (Grafik 5).
Kadın geniş tanımlı işsizliğinin dar tanımlı kadın işsizliğine göre yüksek olmasının en önemli sebebi kadınlar arasında zamana bağlı eksik istihdam edilenler ile ümitsizler, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar ve iş arayıp işbaşı yapamayacak olanları içeren potansiyel işgücünün yüksekliğidir.

DİSK-AR: Genç işsizliği AKP döneminde 11,4 puan arttı!

Türkiye ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerde avrupa şampiyonu!
NEET (Not in Education, Employment, or Training) istihdam, eğitim veya öğretim içinde olmayan gençlerin toplam genç nüfus içindeki payı olarak tanımlanıyor. Eğitimdeki gençler, yarı zamanlı veya tam zamanlı eğitime devam edenleri içerir, ancak yaygın eğitimde ve çok kısa süreli eğitim faaliyetlerinde olanları hariç tutar. İstihdam ILO ve Eurostat kılavuzuna göre anketin referans haftasında ücret veya kar için en az bir saat çalışan veya bu tür işlerde geçici olarak uzak olan kişileri kapsar. Bu nedenle NEET gençleri, işsiz veya inaktif olabilir ve eğitim veya öğretime dahil olmayabilir. OECD raporlarına göre istihdamda, eğitimde veya öğretimde olmayan gençler, yoksulluk sınırının altında gelir sahibi ve ekonomik durumlarını iyileştirmek için gerekli becerilere sahip olmayan bireyler olarak sosyal dışlanma riski altındadır.
Eurostat verilerine göre Türkiye, AB ülkeleri içinde en yüksek NEET oranına sahip ülkedir.
Türkiye’de her 4 gençten biri ne eğitimde ne istihdamda yer almaktadır. Türkiye’den sonra Avrupa ülkelerinde en yüksek NEET oranına sahip üç ülke Romanya (yüzde 14,5), İtalya (yüzde 15,2) ve Sırbistan’dır (yüzde 14,9). Avrupa ülkeleri arasında NEET oranı en düşük olan dört ülke ise yüzde 4,9 ile Hollanda, yüzde 5 ile İzlanda, yüzde 6,3 ile İsveç ve yüzde 6,8 ile Norveç’tir.
AB üyesi ülkeler ortalamasında ise NEET oranı yüzde 11’dir. Böylece Türkiye’nin NEET oranı AB üyesi ülke ortalamasının 2,4 katıdır.

Gençlerde geniş tanımlı işsizlik oranı genelde yüzde 37,5, genç kadınlarda yüzde 46,9!
Gençlerde işsizlik oranlarının genel işsizlik oranlarından daha yüksek seyrettiği biliniyor. Öte yandan AKP döneminde gençlerde işsizlik vahim bir hal aldı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 3. çeyreğinden bu yana gençlerde geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 26’dan yüzde 37,5’e yükseldi.
AKP döneminde geniş tanımlı genç işsizliği 11,4 puan yükseldi. AKP döneminde gençler iş bulma ümidini kaybettiler ve iş aramaktan vazgeçtiler.
AKP’nin iktidara geldiği 2002 3. çeyreğinde gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 18,3 ve geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 26,1 idi. Gençlerde dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki puan farkı 7,8’di. 2025 1. çeyreğinde ise gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 15 olarak açıklandı. TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız 15-24 yaş arası genç nüfusta geniş tanımlı işsizlik oranı ise 2025 1. çeyreğinde yüzde 37,5 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı genç işsizliği dar tanımlı genç işsizliğinden 22,5 puan fazladır.
Genç kadınlarda geniş tanımlı işsizlik ise daha yüksek oranda seyretmeye devam ediyor. 2025 1. çeyreğinde 15-24 yaş arası erkeklerde dar tanımlı işsizlik yüzde 11,2 ve geniş tanımlı işsizlik yüzde 32 olarak hesaplanırken, 15-24 yaş arası genç kadınlarda ise dar tanımlı işsizlik yüzde 22,1, geniş tanımlı işsizlik yüzde 46,9 olarak hesaplandı.

]]>
Genç köleliğinin yeni adı: MESEM https://yenidunya.org/yazarlar/ibrahim-akseloglu/29057/genc-koleliginin-yeni-adi-mesem/ Wed, 07 Feb 2024 10:12:29 +0000 https://yenidunya.org/?p=29057 MESEM projesi kapsamında meslek edinmeye çalışan genç öğrencilerin işyerlerinde geçirdiği kazalar sonucu hayatını kaybetmeleri, sistemin kamuoyunda daha çok sorgulanmasına yol açtı.
Oysa, MESEM başladığından bu yana sendikalardan ve eğitimcilerden yoğun eleştiri alıyordu. Ancak gençlerimizi kaybetmeye başlayınca kamuoyunun dikkatini çekti.

Eğitim bakanlığı mı, iş pazarlama şirketi mi?
Milli Eğitim Bakanlığının MEB, internet sitelerinde Meslek Eğitim Merkezi MESEM sistemi şu slogan ile tanıtılıyor, “Mesleğinizi edinin, geleceğinizi garanti altına alın”.
Ayrıca, MESEM tanıtımlarında şu vurgular öne çıkıyor:
-Meslek öğrenirken ücret alırsınız
-9. sınıftan itibaren iş kazaları, meslek hastalıklarına karşı sigorta
-9, 10 ve 11. sınıf öğrencilerine asgari ücretin en az %30’u
-Açık öğretimde aldığınız dersleri saydırarak meslek lisesi diploması alırsınız ve teknisyen ünvanına sahip olursunuz
-34 alan ve 184 farklı dalda mesleki eğitim imkânı
-Ortaokulu bitirenlere zorunlu lise eğitimini mesleki eğitim merkezlerinde tamamlayabilme fırsatı
-12. sınıftaki kalfalara asgari ücretin en az yarısı kadar maaş imkânı
-Ustalık belgesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi diploması ve kendi iş yerini açma fırsatı
-Mezun olduğu alanda %88 istihdam oranı
-4 yılın sonunda ustalık belgesi alarak kendi iş yerinizi açabilirsiniz
-İş yerinizi açarken KOSGEB´den 50 bin TL hibe ve 100 bin TL faizsiz kredi desteği alabilirsiniz

İlk anda çok güven verici/inandırıcı değil mi? İş garanti, çalışırken ücret, sigorta, mezun olunca meslek ve iş garantisi, hatta kendi iş yerini aç, yetmedi hibe krediler…
MEB’e ait farklı illerin internet sitelerinde gezindiğinizde yukardaki MESEM güzellemeleri uzayıp gidiyor. Seç beğen al… Sanırsın ki, MEB, eğitim değil, ucuz iş gücü pazarlayan acar taşeron.

MESEM nedir?
Meslek Eğitim Merkezi MESEM, daha önceki Çıraklık Eğitim Merkezi’lerinin yeni adıdır. MEB’in 2016 yılında aldığı şu kararla MESEM devreye girmiştir;
“09.12.2016 tarihli 29913 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 6764 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda değişiklik yapılarak çıraklık eğitimi örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınarak mesleki eğitim merkezleri Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. Çıraklık eğitiminin örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınması ile ekonomimizin temel yapı taşı olan işletmelerin çırak ihtiyacının karşılanması ve çırak öğrencilerimizin ahilik kültüründen gelen usta çırak ilişkisiyle mesleklerini işbaşında öğrenmeleri amaçlanmıştır. Mesleki eğitim merkezi öğrencileri haftada 1 gün okulda teorik eğitim, 4 gün işletmelerde pratik eğitim alır. Ekim/2021 ayında 24 alan ve 97 dalda uygulanmasına karar verdiği ustalık telafi programlarının kapsamı, Mesleki Eğitim Merkezi Telafi Çerçeve Öğretim Programlarına Yeni Alanların Eklenmesi-Talim ve Terbiye Kurulu’nun 24/06/2022 tarih ve 2022-45 Sayılı Kararı ile 47 alan 105 dala çıkarılmıştır.”
MESEM, işverenleri öylesine memnun etmiş olmalı ki, 2022 yılında alınan karar ile programa devam kararı alınmış. Ve her yıl programın süresi uzatılıyor.

MESEM neden eleştiriliyor?
MESEM projesi ile ilgili özellikle eğitim işkolunda örgütlenen sendikaların yoğun eleştirileri var.
Öne çıkanlar şunlar:
-Mesleki eğitim adı altında çocukları örgün eğitimden koparıyor
-Eğitim ortamından, yaşıtları/arkadaşlarıyla birlikte paylaşacağı ortamdan uzaklaştırıyor
-MESEM, Meslek Lisesi değildir
-Devlet eliyle ‘çocuk işçiliği’ yasallaştırılıyor
-Emekçi çocukları ucuz işgücü oldu
-18 yaşın altındaki çocuklarımızın patronların kucağına devlet eliyle atılmasının adı
-Ücretler, emekçilerin/çalışanların ödediği İşsizlik Fonu’ndan karşılanıyor
-Çocukların mesai saatlerini, hafta sonu mesailerini kontrol etme şansınız yok
-Ücretler 9-10 ve 11. sınıflar için asgari ücretin 3’te 1’i kadar
-Birçok şirket çalışanlarını bu sisteme dahil etmeye başladığı
-İşverenlere sermaye aktarmanın bir yöntemidir

Devlet garantili genç köleler…
Peki, ücretlendirme nasıl oluyor; “Kaza ve hastalık sigortası devlet tarafından işsizlik fonundan karşılanıyor. İlk önce işletme asgari ücretin yarısını telafi programına katılan çalışana yatırıp MESEM’e ibra ediyor. MESEM bir ay içinde devlet desteği olarak işletmeye geri ödüyor.”
Yani işverenin bir cebinden çıkan diğer cebine devletten geri dönüyor. İşveren bu sistemi sevmesin de ne yapsın!

İktidarın kulluk düzeni arayışı
MESEM, AKP iktidarının, eğitimi “4+4+4” sistemine geçirmesinin bir sonucudur. Eğitimin laik, bilimsel, kamusal niteliğinden uzaklaştırılma süreci, ÇEDES ve MESEM ile birlikte ‘aklı ve bedeni köle’ genç nesiller yaratma projesine dönüşmüştür.
AKP iktidarının, laik hukuku yıpratarak kulluk sistemine geri dönüş çabaları MESEM ile bir adım daha atarak, gençlerimiz işverenlerin genç köleleri haline getirilmek istenmektedir.
AKP iktidarının, laikliği ortadan kaldırma arayışı, yurttaşlık hukukunu yok edip kulluk düzeni yaratma sevdasının geldiği nokta budur. Bu süreç böyle devam ederse, yurttaşlık hakkını/hukukunu yitiren bireyler kul/köle haline gelecektir. Kul/köle haline getirilen bireyler, işçi haklarından, kadın haklarından, çocuk haklarında, doğayı savunma haklarından, kültür/sanat haklarından vazgeçmek durumunda kalır. Yani, yurttaşlık hukuku laikliğe sıkıca bağlıdır. Yurttaşlık hukukunun kalktığı her toplum bir çok hakkını yitirir. Toplumun büyük çoğunluğunun ucuz işgücü olduğu, düşünmenin/sanatın olmadığı bir düzen. AKP iktidarının yaratmaya çalıştığı kulluk düzeni işte budur.

Halkımız baş eğmeyecek
Cumhuriyetin 100 yaşını doldurduğu bu günlerde, iktidarın yaratmaya çalıştığı bu düzene Türkiye halkı razı olmayacak, baş eğmeyecektir.
AKP iktidarının tüm çabaları/arayışlarına rağmen, Türkiye halkı iki asırdır süren devrimci mücadelesiyle bağımsız, laik, demokratik, sosyal hukuk cumhuriyetinde yaşama özlemini Anayasaya yazdırdığı gibi, hayata da geçirecektir.
Türkiye halkı özgür ve eşit yaşamanın bu temel koşulundan asla vazgeçmeyecektir…

]]>
Filistinli çocuklar çocuk hakları gününde katlediliyor https://yenidunya.org/genclik/27949/filistinli-cocuklar-cocuk-haklari-gununde-katlediliyor/ Mon, 20 Nov 2023 08:54:46 +0000 https://yenidunya.org/?p=27949 İsrail saatte 6 çocuk öldürüyor

Uluslararası hukuk alanında çalışan avukat Ahmed Abofoul, “Sağlık sistemi çökmeden önce bildiğimiz şey, İsrail’in Gazze’de her 4 dakikada 1 Filistinliyi öldürdüğüydü. İsrail şu an saatte ortalama 6 çocuk ve 4 kadın öldürüyor.” dedi.
Filistinli avukat Ahmed Abofoul, Gazze’de İsrail bombardımanı altındaki Filistinli çocukların durumuna ilişkin, “İsrail’in Gazze’de sadece 3 hafta içinde öldürdüğü çocuk sayısı, 2019’dan bu yana dünyadaki çatışma bölgelerinde öldürülen yıllık çocuk sayısını aştı.” dedi.
Abofoul, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyinin savaş zamanlarında çocuklara yönelik 6 ağır ihlalden bahsettiğine dikkati çekerek, “İsrail bu ihlallerden 3’ünü, ‘Çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması, okullara veya hastanelere saldırılar ve çocukların insani yardıma erişiminin engellenmesi’ Gazze’ye yönelik saldırılarında kasıtlı ve sistematik olarak işledi.” diye konuştu.

Uluslararası kuruluşlar başarısız
– Gazze nüfusunun yüzde 50’sinden fazlası çocuk
– Gazze’deki çocukların çoğu, İsrail’in bir ya da birkaç saldırısını daha önce yaşadı
– Gazze Şeridi’ndeki çocukların yüzde 91’inden fazlasının bir tür travma yaşadığı araştırmalarda ortaya kondu
– BM’nin çatışmalarda çocuk haklarını ihlal eden ülkelere ilişkin yıllık kara listesinde İsrail hala yer almıyor
– BM’nin Filistinli çocukları dünyadaki diğer çocuklar gibi koruma konusunda başarısız ve isteksiz
– İsrail, gıda depolarını, su rezervlerini, fırınları hedef alarak kasıtlı açlık yaratıyor

Filistinli çocuklar çocuk hakları gününde katlediliyor
]]>
Çocuklar çocuk olamıyor https://yenidunya.org/genclik/27945/cocuklar-cocuk-olamiyor/ Mon, 20 Nov 2023 08:33:09 +0000 https://yenidunya.org/?p=27945 Çocuk haklarındaki uçurum derinleşiyor

Ülkedeki milyonlarca çocuk, Dünya Çocuk Hakları Günü’ne yoksullukla, çocuk işçiliğiyle ve eğitimdeki kopuşla birlikte giriyor. Her yıl binlerce çocuk suça itilirken tarikatlar boş durmuyor. Son 1 yıl içerisinde yayımlanan veriler ise çocuk haklarındaki yıkımı ortaya koyuyor.
Bugün 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilmesi üzerine ilan edilen bugün, Türkiye’de kutlanacak durumda değil. Ülkede çocukların yaşadıkları sorunlar her geçen gün derinleşiyor.
Okuldan kopan, işçi olmaya zorlanan, tarikatlara ve cemaatlere mecbur edilen, istismara maruz bırakılan, küçük yaşlarda evlendirilen milyonlarca çocuk bu ülkenin gerçeği.
AKP iktidarının politikaları ülkeyi çocuk haklarında ülkeyi bir çöküşe sürüklerken, 2022 verilerine göre 570 bin 293 çocuğun herhangi bir eğitim kurumuna kayıtlı olmadığı gözler önüne serildi. BirGün’den Deniz Güngör’ün haberine göre, AKP’li yıllarda 868 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken ortaya çıkan utanç tablosu ise çocuk hakları konusunda yaratılan uçurumun kanıtı oldu. 2022 yılında 31 bin 890 çocuk cinsel istismara maruz bırakılırken bu sayı son dokuz yılın en yüksek verisi oldu.

Binlerce çocuk okulda yok
Çocukların olması gerektiği en önemleri alanlardan birisi okulken binlerce öğrenci okuldan kopmuş durumda. Eğitim Bakanlığı’nın son verisine göre ise okul çağında olan 1 milyon 613 bin çocuk hiçbir eğitim kurumuna kayıtlı değil. MESEM ve açıköğretimle birlikte ise 4 milyonu aşkın çocuk örgün eğitimin dışında.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2024 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Toplantısı’nda, Bakan Yusuf Tekin 2022-2023 eğitim öğretim yılında toplam 437 bin 169 öğrencinin örgün eğitimden açık öğretime geçtiğini söyledi. 2023-2024 eğitim öğretim yılının birinci döneminde ise örgün eğitimden açık öğretime geçen öğrenci sayısının ise 55 bin 920 olduğu aktarıldı.

Milyonlarca çocuk işçi
Ülkede binlerce çocuk, oyun çağında olmasına ve eğitim görmesi gerektiği yaşta işçi olarak çalışıyor. İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) İSİG verilerine göre, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından Ekim 2023’e kadar yaklaşık 900 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Verilere göre 2022 yılında 64 çocuk 2023 yılının ilk 10 ayında ise 47 çocuk iş cinayetinde hayatını kaybetti.
İSİG 2022’de yayınladığı raporda, Türkiye’de en az 2 milyon çocuk işçinin bulunduğu, bu sayının yaz aylarında 5 milyona yaklaştığını aktarmıştı. Birçok farklı sektörde çalışan çocukların yüzde 30,8’inin tarım, yüzde 23,7’sinin sanayi, yüzde 45,5’inin hizmet sektöründe çalışıyor. Geri kalan yüz binlerce çocuğun sokakta, küçük ve orta ölçekli işletmelerde, ağır ve tehlikeli işlerde çalıştığı aktarıldı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son 4 yıl önce açıkladığı çocuk işçi sayısı 2019 tarihli TÜİK çocuk iş gücü anketine göre 720 bin olarak kayıtlara geçti. TÜİK’in 2022 Yılı Hane Halkı İşgücü Araştırması’na göre ise 15-17 yaş arası çocuklarda işgücüne katılma oranı yüzde 18,7 oldu. 2021 yılında 520 bin çocuk çalışıyorken bu sayı 2022 yılında 619 bine çıktı. 1 yılda sadece 15-17 yaş arasında çalışan çocuk sayısı 101 bin arttı.

Çocuklar çocuk olamıyor

Binlercesi suça itiliyor
TÜİK’in ağustos ayında yayınladığı “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri” raporuna göre, 2022 yılında güvenlik birimine gelen veya getirilen çocukların yüzde 43,1’ini mağdur çocuklar oluşturdu. 2021 yılına göre bu oran yüzde 20,5 artarak 601 bin 754 oldu. Mart 2023 verilerine göre cezaevinde tutulan çocuk sayısı ise 2 bin 76. Suça itilen çocukların yüzde 37,8’i yaralama olaylarına karıştığı TÜİK verilerinde yer alırken çocukların yüzde 25,2’sinin hırsızlık, yüzde 4,5’inin uyuşturucu madde kullandığı veya sattığı ve yüzde 4,1’inin ise tehdit suçlarını işlediği aktarıldı.

Doğum yapan çocuklar
Suç mağduru çocukların yüzde 13,7’sini ise cinsel istismara maruz bırakılan çocuklar oluşturdu. 2022 yılında 31 bin 890 çocuk cinsel istismara maruz bırakılırken bu sayı son dokuz yılın en yüksek verisi oldu. 2014 yılında 11 bin 9 çocuk cinsel istismara maruz bırakılırken 2022 yılında bu sayı yaklaşık üçe katlandı. Doğum yapan 19 yaş altı genç kadın ve kız çocuğu sayısının 2002’den bu yana 2 milyonu aştığı belirlendi. 22 yılda 19 yaş altı 2 milyon 88 bin 925 kişi doğum yaptı. 17 yaşın altında doğum yapan çocuk sayısı 577 bin 49, 15 yaşından küçük çocuk sayısı ise 21 bin oldu. Geçen yıl evlendirilen çocuk sayısı ise 11 bin oldu.

Çocuklar tarikatlara yönlendiriliyor
Çocukların en büyük problemlerinden birisi ise ülkedeki tarikat ağı. Hem eğitimde hem de hayatın diğer alanlarında etkisini giderek artıran tarikat ve cemaatler çocuklara adeta kancayı takmış durumda. Prof. Dr. Esergül Balcı’nın 2018 yılında hazırladığı rapordaki çarpıcı veriler şöyle:
Özel öğretim kurumlarının 3’te 1’i bir tarikatla bağlantılı.
Tarikat okul ve yurtlarındaki öğrenci sayısı 210 bin civarında.
4 binin üzerindeki özel yurdun 2 bin 480’i bir tarikatla bağlantılı.
Bu öğrenciler için devletin tarikatlara ödediği para 898 milyon 800 bin TL.
Öte yandan sadece İstanbul’da 10 bin çocuğun tarikat kurslarında olduğu tahmin ediliyor. Özellikle İsmailağa Cemaati’ne yakın birçok vakıf Kuran kursu adı altında açılan medreselerde yüzlerce çocuğu etkisi altına almış durumda. Bu kursların birçoğunda çocukların okula gitmelerine müsaade edilmiyor.

Binlerce çocuk bakıma muhtaç
Ekonomik güçlükle mücadele eden bir milyon 858 bin 482 kişiye, çocuklarının okula gidebilmesi için Şartlı Eğitim Yardımı yapıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2023 yılının ilk yarısına yönelik verilerine göre ailesinin yanında bakılamayan çocuk sayısı ise 168 bin 247 bin oldu.

Kayıp sayısı yayımlanmadı
Kaybolan çocuk sayısı ise TÜİK tarafından 2016 yılından bu yana yayımlamadı. En son 7 yıl önce paylaşılan TÜİK verilerine göre, 104 bin 531 çocuğun kayıp olduğu aktarılmıştı.
Öte yandan 6 Şubat’ta meydana gelen Maraş merkezli depremlerde binlerce çocuk kayboldu. Depremde kaybolan çocuklar 9 aydır bulunamazken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Komisyonu Genel Müdürü Musa Şahin ise TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda ihbar hatlarına ise bin 118 kayıp çocuk bildirimi yapıldığını söylemişti. Şahin, deprem bölgesindeki 1915 refakatsiz çocuktan 1766’sının ailesine teslim edildiği, 81 çocuğun koruma altına alındığı, 8 çocuğun evlat edindirildiğini açıklamıştı.

Sağlıklı beslenemiyorlar
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de 6 aylık ve daha yukarı yaştaki çocukların yüzde 62,4’ü ekmek veya makarna gibi tahıl içeren yiyecekleri her gün tüketirken, sadece yüzde 12,7’si et, tavuk veya balık, yüzde 10,9’u ise fasulye, nohut veya mercimek gibi kuru baklagilleri tüketebiliyor. Sinema ve/ veya tiyatroya gittiği belirtilen 6- 17 yaş grubundaki çocukların oranı ise sadece yüzde 39,1.

Acı tablo
Okulda olmayan çocuklar: 1,6 milyon
Doğum yapan çocuk: 577 bin 49
Tarikat yurtlarındaki çocuklar: 210 bin
Bakıma muhtaç çocuklar: 168 bin 247
Çocuk işçi sayısındaki artış: 101 bin
İstismar edilen çocuklar: 31 bin 890
Sokakta çalıştırılan çocuklar: 9 bin 914
Cezaevindeki çocuklar: 2 bin 76
İlk 10 ayda ölen çocuk işçiler: 47

]]>