genç işçi – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 15 Jan 2026 09:47:16 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.8 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png genç işçi – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 ILO: 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33641/ilo-284-milyon-isci-asiri-yoksulluk-icinde-yasiyor/ Thu, 15 Jan 2026 09:45:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33641 ILO 2026 raporuna göre, 284 milyon işçi aşırı yoksulluk içinde yaşıyor, küresel işsizlik ise yüzde 4,9 ile sabit. Kadınlar ve gençler iş gücüne erişimde hala ciddi dezavantajlarla karşı karşıya.

ILO “2026 İstihdam ve Sosyal Eğilimler Raporu” yayımlandı.
Raporda, “2015 ile 2025 yılları arasında, aşırı yoksulluk içinde yaşayan işçilerin oranı 3,1 puan azalarak yüzde 7,9’a gerilemiştir. Bu da 284 milyon işçinin aşırı yoksulluk içinde, yani günde 3 ABD dolarından daha az gelirle yaşadığı anlamına geliyor” tespitine yer verildi.
Raporda, küresel işsizlik oranının sabit kalmasına rağmen, insana yakışır ve kaliteli işlere yönelik ilerlemenin durduğu kaydedildi. Gençler ve kadınlar için devam eden zorluklara işaret edilen raporda, yapay zeka ile ticaret politikasındaki belirsizliğin iş gücü piyasalarını daha da zayıflatabileceği kaydedildi. Bölgelere göre istihdam ve sosyal trendlere yer verilen raporda, ticaret ve istihdamdaki değişen eğilimler değerlendirildi.

İşçilerin yüzde 68’i yoksulluk içinde
Raporun özet bölümündeki “İstihdam kalitesindeki gelişim durdu” başlığı altında, küresel olarak istihdam kalitesindeki iyileşmenin son 20 yılda yavaşladığı bildirilerek, şunlar kaydedildi:
2015 ile 2025 yılları arasında, aşırı yoksulluk içinde yaşayan işçilerin oranı, önceki 10 yılda kaydedilen 15 puanlık düşüşe kıyasla, sadece 3,1 puan azalarak yüzde 7,9’a gerilemiştir. Bu da 284 milyon işçinin aşırı yoksulluk içinde, yani günde 3 ABD dolarından daha az gelirle yaşadığı anlamına geliyor. Üstelik, 2015 ile 2025 yılları arasında düşük gelirli ülkelerde hem aşırı hem de orta derecede çalışan yoksulluk oranları artmış ve 2025 yılında işçilerin neredeyse yüzde 68’i aşırı veya orta derecede yoksulluk içinde yaşamaktadır.

Kayıt dışı istihdam artıyor
Raporda, küresel kayıt dışı istihdam oranının önceki 10 yılda düşüş göstermesinin ardından 2015-2025 döneminde 0,3 puan arttığı aktarılarak, şu ifadelere yer verildi:
2026 yılı itibarıyla, küresel olarak 2,1 milyar işçinin kayıt dışı istihdam edileceği tahmin edilmektedir. Kayıt dışı istihdam, sosyal koruma, iş hakları, iş yeri güvenliği ve iş güvencesine erişimin sınırlı olması nedeniyle genellikle daha düşük iş kalitesiyle ilgilidir. Bu artış, büyük ölçüde, başta Afrika ve Güney Asya olmak üzere, kayıt dışılık oranlarının daha yüksek olduğu ülkelerde istihdamın artan payını yansıtmaktadır. Bundan dolayı, bu ekonomilerde kayıt dışılığı azaltmaya yönelik çabalar hayati öneme sahiptir. Düşük ve orta gelirli ülkelerde genellikle düşük ücretli ve kendi hesabına çalışma oranı, 2015 ile 2025 yılları arasında tekrar artmıştır.

Belirsizlik artıyor
Küresel ekonomi ve iş gücü piyasalarının artan belirsizlik ve değişen politika ortamına rağmen dirençli olmaya devam ettiği ifade edilen raporda, 2025–2027 dönemi için öngörülen gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin 2024 yılına ilişkin tahminlere kıyasla neredeyse hiç değişmediği belirtildi. Raporda şu değerlendirmeye yer verildi:
2025 yılında, ticaretin yön değiştirmesi, ticaret aksamalarının kısa vadeli etkilerini yumuşatmaya yardımcı olurken; işletmelerin ve hanelerin tüketim ve yatırımlarını öne çekmesi, yılın ilk yarısında ekonomik faaliyeti destekledi. Artan belirsizlik ile işletme ve tüketici güvenindeki düşüş toplam talep üzerinde baskı oluşturabilse de düşen enflasyon, destekleyici maliye ve para politikaları ile yapay zeka teknolojilerine yapılan yatırımların 2026 yılında büyümeyi desteklemesi beklenmektedir. Bununla birlikte görünüm, artan kamu borçları, ticaret politikalarındaki belirsizlik ve yapay zeka kaynaklı aksaklıklara ilişkin önemli riskler içermeye devam etmektedir.

Yüksek gelirli ülkelerde istihdam gerileyecek
Raporda, “2025 yılında küresel işsizlik oranı yüzde 4,9 olarak tahmin ediliyor. Bu oran 2024 yılına göre değişmemiş olup, 2027 yılına kadar benzer seviyede kalacağı öngörülüyor. 2026 yılında küresel işsizliğin 186 milyona ulaşacağı tahmin edilirken, daha geniş kapsamlı iş gücü yetersiz kullanımı ölçütü olan iş açığı ise 408 milyon olarak öngörülmektedir” denildi.
Raporda, “2026 yılında yüzde 1 olarak öngörülen küresel istihdam artışı, önceki 10 yılın ortalamasının biraz altında olup, demografik değişimler ülkeler arasında önemli farklılıklara yol açmaktadır. 2010-2019 döneminde yıllık ortalama yüzde 1,1 büyüme kaydeden yüksek gelirli ülkelerde istihdamın 2026 yılında gerilemesi beklenmektedir” ifadelerine yer verildi.

Kadınların iş gücüne katılımı haal erkeklerden daha düşük
Kadınların 2025 yılında küresel istihdamın yalnızca beşte ikisini temsil ettiği belirtilerek, şu tespitlere yer verildi:
Bu durum istihdama erişimde önemli engellerin olduğunu göstermektedir. Kadınların iş gücüne katılımı erkeklerden 24,2 puan daha düşükken, genç kadınların ‘istihdamda, eğitimde veya mesleki eğitimde olmama’ (NEET) durumu genç erkeklerden 14,4 puan daha yüksek. Kadınların küresel işsizlik oranı erkeklerinkinden biraz fazla. Bu durum, kadınların esas olarak iş bulmakta değil, iş gücü piyasasına erişimde engellerle karşılaştığını göstermektedir. İstihdam açığı oran, kadınlar için erkeklere kıyasla hala daha yüksek olup, 2026’da 4,3 puanlık bir fark beklenmektedir.
Raporda, düşük gelirli ülkelerde hem GYSH hem de emek verimliliğindeki büyümenin beklentinin altında seyrettiği kaydedilerek, “Bu durum kaliteli istihdam açıklarının azaltılmasında ilerlemeyi engellemektedir. Yüksek nüfus artışı ve yetersiz verimlilik artışı, düşük gelirli ülkelerdeki yaşam standartlarının daha gelişmiş ekonomilerde gözlemlenenlere yaklaşmasını yavaşlatıyor” denildi.

Koşullar gençler için hala sorunlu
Raporda, genç istihdamına ilişkin, şu değerlendirme yapıldı:
İş gücü piyasası koşulları gençler için hala sorunlu olmaya devam etmekte. Bu durum özellikle düşük gelirli ülkelerde daha belirgindir. 2025 yılında küresel genç işsizlik oranı, 2024’teki yüzde 12,3’ten yüzde 12,4’e yükselirken, NEET statüsündeki gençlerin payı da yüzde 19,9’dan yüzde 20,0’a artmıştır. Bu durum endişe vericidir. Çünkü 257 milyon NEET statüsündeki genç, gelecekteki iş gücü piyasası fırsatlarını iyileştirecek değerli eğitim, beceri ve deneyim kazanma fırsatını kaçırmıştır.

]]>
İşsize ödenek yok, işverene teşvik çok https://yenidunya.org/emek-gundemi/32623/issize-odenek-yok-isverene-tesvik-cok/ Tue, 13 May 2025 09:05:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32623 Resmi açıklamalara göre işsiz sayısı azalsa da işsizlik ödeneğine başvuru artıyor. Genç işsizler ödeneğe başvuruda ilk sırada, başvuruların yalnızca yüzde 41’i kabul edildi. İşsizlik Fonu ise işverene desteğe aktı.

Resmi işsiz sayısı azalırken işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki artış dikkati çeken boyutlara ulaştı. İşsizlerin büyük çoğunluğu işsizlik ödeneğinden faydalanamıyor. İşveren destek fonuna dönüşen İşsizlik Sigorta Fonu’nun kaynakları, işverenlere teşvik ve destek adı altında aktarılıyor.
İŞKUR’un verilerine göre Ocak-Mart döneminde işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 47 bin 287 kişi artarak 454 bin 826 kişiye ulaştı. Ödeneğe başvuranların yalnızca yüzde 48’i olan 219 bin 116 işsiz, ödenek almaya hak kazandı.
BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, işsizlik ödeneğine başvuranlar içerisinde en büyük çoğunluğu gençler oluşturdu. İşsizlik ödeneği almak isteyen her 100 kişiden 21’inin 25-29 yaş grubundaki genç işsizler olduğu açıklandı. Bu yaş grubundaki 99 bin 333 başvurudan sadece 40 bin 787’i ödenekten faydalanabildi.

Fon işverene akıyor
İşsizlik ödeneğine başvuranların yarısından fazlası ödenek hakkından faydalanamazken İşsizlik Sigortası Fonu, kaynaklarının amacı dışında kullanılması nedeniyle eleştirilerin hedefi oluyor. İŞKUR’un yayımladığı İşsizlik Sigortası Fon’u Nisan ayı bülteni ise fonun kaynaklarının kullanıldığı yerleri açığa çıkardı. Buna göre Ocak-Nisan döneminde toplam giderleri 77 milyar 572 milyon lira olan fondan işsizlik ödeneği için 24 milyar 541 milyon liralık kaynak kullanıldı. Aynı dönemde işverenlere teşvik ve destek ödemeleri adı altında 26 milyar 715 milyon lira aktarıldı.
Sadece Nisan ayında işsizlik ödeneği ödemeleri için fondan 2 milyar 759 milyon liralık gider kaydedilirken işverenlere destek adı altında 5 milyar 655 milyon lira aktarıldı.

Emekli sayısı 146 bin kişi arttı
İŞKUR verilerine göre 55 yaş üzeri 13 bin 300 kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Aynı yaş grubundaki 86 bin 430 kişi ise İŞKUR’da iş bulmak için bekliyor. Bu kişilerden 4 bin 491’i bir yıldan uzun süredir işsiz olarak kayıtlı. SGK’nin verilerine göre emekli sayısı 2024 yılsonuna göre 146 bin 495 kişi artarak 16 milyon 824 bin kişiyi buldu. SGK’ye kayıtlı çalışan emekli sayısı ise 2 milyon 97 bin kişi oldu.

]]>
İSİG: Son on iki yılda en az 2664 genç işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/32144/isig-son-on-iki-yilda-en-az-2664-genc-isci-hayatini-kaybetti/ Sun, 23 Feb 2025 10:41:11 +0000 https://yenidunya.org/?p=32144 Gençlerin güvencesiz çalıştırılmasına ve geleceksizleştirilmesine karşı mücadeleye…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, “Genç işçi cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre, son on iki yılda en az 2664 genç işçi hayatını kaybetti
Raporda şu verilere yer verildi; Yüzde 82’sini ulusal basından; yüzde 18’ini ise genç işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla;
2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi ve 2024 yılında en az 239 genç işçi olmak üzere; 2013-2024 yılları döneminde “en az” 2664 genç işçi hayatını kaybetti…
•Genç işçi ölümleri pandemide kısmen düşüş eğilimi gösterse de (çalışma kısıtı göz önüne alınmalı) özellikle 2021 yılı Eylül ayı ile beraber derinleşen (döviz-enflasyon yükselişi ile hissettiğimiz) yoksullaştırma politikaları sonucu arttı.

Halk düşmanlığı: “Seviyorsan git evlen bence”
11 Şubat’ta çıkardığımız Çocuk İşçilik Raporu’nun girişinde dikkat çektiğimiz bir konu vardı: “2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesinin önemli bir yönünü de bu politika oluşturmaktadır ve sermayenin uluslararası politikasıyla paralel bir eğilimin ifadesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘2023 yılında ülkemizdeki doğurganlık hızı 1,51 seviyesine gerilemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse, bu durum alarm vericidir. Türkiye açısından varoluşsal bir tehdittir. Her fırsatta yaptığımız en az 3 çocuk çağrısının ne kadar önemli olduğunu böylece tekrar görmüş oluyoruz.’ çağrısı da güvencesiz emek havuzunun en önemli bileşeni olan çocuk işçiliğinin önemine vurgu yapmaktadır. Sermaye için ucuz (MESEM ile bedava) ve örgütsüz bir işçi kitlesi vazgeçilmezdir.”
Tabi bu sözlerin diğer bir muhatabı da genç işçiler. Bu politikanın bir adımını “Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi” oluşturuyor. Proje ile 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz, faizsiz 150 bin liralık kredi imkânı sunuluyor. Bu krediye başvurabilmek için öncelikle 18-29 yaş arasında olmak ve belli ekonomik şartlar öne sürülüyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hızını alamıyor ve 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sosyal medya hesabı X’ten “Seviyorsan git evlen bence.” paylaşımını yapıyor. Tüm bu açıklamalar yapılırken:
•Türk-İş Ocak 2025 Açlık-Yoksulluk Araştırması’na göre “dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 22 bin 131 lira; yoksulluk sınırı 72 bin 88 lira”. BİSAM Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ocak 2025 Dönem Raporu’na göre “dört kişilik bir aile için açlık sınırı 22 bin 75 lira, yoksulluk sınırı 76 bin 358 lira”.
•Endeksa, Ocak 2025 Konut Değer Raporu’na göre “Türkiye’de ortalama kira bedeli 20 bin 542 lira”.
•DİSK-AR’ın açıklamasına göre, “2024 4. çeyreğinde gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 15,7 olarak açıklandı. TÜİK verilerinden yararlanarak hesapladığımız 15-24 yaş arası genç nüfusta geniş tanımlı işsizlik oranı ise 2024 yılı 4. çeyreğinde yüzde 37,3 olarak gerçekleşti. Geniş tanımlı genç işsizliği dar tanımlı genç işsizliğinden 21,6 puan fazla. Geniş tanımlı genç kadın işsizliği yüzde 46,7!”
•OECD’nin açıklamasına göre “Türkiye’de 18-24 yaş aralığındaki her 3 gençten biri (yüzde 31,1) ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bu oran OECD ülkeleri ortalamasında yüzde 13,7 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de 18-24 yaş aralığında ne eğitimde ne istihdamda olan kadınların oranı yüzde 41,4 iken, erkeklerin oranı yüzde 21,4 oldu. OECD ortalamasında ise ne eğitimde ne istihdamda olan kadınların oranı yüzde 14,4, erkeklerin oranı ise yüzde 13,1 olarak hesaplandı”.
Yani birçok veri söylenebilir. Ancak özeti şu: Geleceğimiz dediğimiz gençlerimiz, sağlıklı ve güvenli yaşaması, okuması, çalışması gerekirken; yoksulluk, güvencesiz işçilik, şiddet, geleceksizlik ve iş cinayetleri cenderesi altındalar. Özellikle AKP döneminde hayata geçirilen tarım, sanayi, eğitim ve sosyal politikalar gençlerin geleceğini ellerinden aldı ve sermaye için ucuz işgücü haline getirdi.
Bu gerçekler ortadayken Türkiye’nin genç nüfus avantajını kaybetmesi -ki onu ucuz işgücü olarak okuyalım- gerekçesiyle gençlere adeta dalga geçercesine “seviyorsan git evlen bence” denebiliyor. Aynı 2024 yılının “Emekliler Yılı” ilan edilip emekli maaşlarının 15 bin lira olması ve onlarca yaşlı işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesi gibi…

‘Genç işçi’ kavramı üzerine
Gençler (genç işçiler), uluslararası ve ulusal kurumlar tarafından (UNESCO, BM, TBMM) farklı yaş gruplarına (15-24, 15-25 yaş gibi) ayrılabiliyorlar. İSİG Meclisi olarak bizler bu ayrımları gözönüne alıyoruz. Yine ülkemizde yasalar tarafından “15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi genç işçidir” tanımını güncel olarak ve uzun vadede istisnalar, çalışma hakları, sosyal güvenceleri gözeterek unutmuyoruz. Ancak yine uluslararası ve ulusal yasaları ve sözleşmeleri de gözönüne alarak 18 yaşını doldurmamış toplumun her üyesini “çocuk” ve çalışanları da “çocuk işçi” olarak nitelendiriyoruz.
Bu ve benzeri gerekçelerle raporumuzda genç işçi kavramını “18-25 yaş grubu” için kullanacağız. (15-17 yaş grubu gençler için değerlendirmelerimizi çocuk işçi iş cinayetleri raporunda okuyabilirsiniz) Raporda genç tanımına uyarak üst yaş sınırını 25 olarak belirledik. Ancak bazı mesleklerde doktor, avukat, gazeteci vb. 25 yaş da yukarı çekilebilir. Yine “Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi”nde de gençlik yaşı 29’a çekilmiş. Bu sebeplerle genç işçiler raporumuza ek olarak 25-29 yaş arası için de ayrı bir değerlendirmemiz önümüzdeki günlerde olacak. Ancak hukuksal tanımlar dışında zaten çocuk ve genç olmanın içiçe olduğunun ve bir bütün olarak ele alınmasının gerektiği bilinciyle de adımlarımızı atacağız. Bu anlamda “çocuk işçiler raporu” ve “genç işçiler raporu” içiçe geçmiş ve birbirinin devamı olan bir bütün olarak görülmelidir.

İşkollarına göre iş cinayetleri
2013-2024 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 695 genç; Tarım, Orman işkolunda 453 genç (318 işçi ve 135 çiftçi); Konaklama, Eğlence işkolunda 231 genç; Taşımacılık işkolunda 178 genç; Metal işkolunda 157 genç; Madencilik işkolunda 150 genç; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 122 genç; Belediye, Genel İşler işkolunda 93 genç; Enerji işkolunda 87 genç; Gıda, Şeker işkolunda 72 genç; Tekstil, Deri işkolunda 59 genç; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 58 genç; Savunma, Güvenlik işkolunda 55 genç; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 51 genç; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 44 genç; Ağaç, Kağıt işkolunda 29 genç; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 29 genç; Basın, Gazetecilik işkolunda 15 genç; İletişim işkolunda 4 genç; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 genç; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 81 genç işçi hayatını kaybetti…
•İstihdam dağılımına baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 93’ünü ücretliler oluşturuyor. (Tüm iş cinayetlerinde ise bu oran yüzde 86. Son yıllarda giderek iş cinayetlerinde ücretlilerin oranının yükselmesinin nedeni de genç işçi ölümlerindeki bu tablo) Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir sahibi olmadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.
•Sektörel dağılıma baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 34’ünü sanayi, yüzde 27’sini inşaat, yüzde 22’sini hizmetler ve yüzde 17’sini tarım oluşturuyor. Genç işçi ölümlerinin başta metal, maden, enerji olmak üzere sanayide yoğunlaştığını görüyoruz. Yine şehirleşmenin bir sonucu olarak inşaaatlarda ve hizmetlerde genç işçi ölümleri artıyor. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasını oluşturan tarımdaki ölümler ise bu yaş grubunda giderek düşüş eğilimi gösteriyor.
•İşkolları açısından baktığımızda ise son yıllarda dikkat çekilmesi gereken işkolu “konaklama”. Son beş yıldır (özel olarak moto kurye mesleğinin artışının yanısıra) bu işkolunda güvencesizlik temelinde yaşanan kitlesel işçileşmenin bir sonucu bu.

Nedenlerine göre iş cinayetleri
2013-2024 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 637 genç; Yüksekten Düşme nedeniyle 436 genç; Ezilme, Göçük nedeniyle 403 genç; Elektrik Çarpması nedeniyle 242 genç; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 209 genç; Şiddet nedeniyle 167 genç; Patlama, Yanma nedeniyle 123 genç; İntihar nedeniyle 194 genç; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 74 genç; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 60 genç; Kesilme, Kopma nedeniyle 32 genç; diğer nedenlerden dolayı 177 genç işçi hayatını kaybetti…
•Özellikle tarım ve taşımacılık nedenli trafik ve servis kazası, inşaat nedenli yüksekten düşme ve sanayi işkollarından dolayı ezilme öne çıkıyor. Ancak elektrik çarpması gibi çok ucuza önlemler ile engellenebilecek ölümlerin oransal olarak bu kadar fazla olması keza benzer şekilde zehirlenme ve boğulmaların çokluğu, genç işçilerin çalışma koşullarına dair (aşırı-yoğun-fazla çalışma, önlem ve denetimsizlik) zemini ortaya koyuyor.
2013-2024 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı şöyle:
18 yaşında 221 genç, 19 yaşında 299 genç, 20 yaşında 303 genç, 21 yaşında 247 genç, 22 yaşında 337 genç, 23 yaşında 373 genç, 24 yaşında 361 genç ve 25 yaşında 523 genç işçi hayatını kaybetti…
•18 yaşında ölen genç işçileri (18 yaşını tamamlamış) olarak değerlendiriyoruz (Bazı işçiler 18 yaşını doldurmamış “çocuk işçi” olabilir. Ancak kimlik bilgilerini tam olarak öğrenemiyoruz). Tersi bir durum da 25 yaş için olabilir. Bu yaş için tespit ettiğimiz işçilerin bir kısmı 26 yaşında olabilir ama benzer bir nedenle 25 yaş olarak değerlendiriyoruz.
2013-2024 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 230 genç kadın ve 2434 genç erkek işçi hayatını kaybetti…
•Genç kadın işçiler yoğunlukla mevsimlik tarımda, gıda-kimya-tekstil gibi sanayi işkollarında, market-büro-lokanta gibi hizmetlerde, sağlık alanında ve genel işler işkollarında çalışıyordu.

Göçmen işçi cinayetleri
2013-2024 yılları döneminde 280 göçmen Genç İşçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin geldikleri ülkelere bakarsak:
142 genç Suriyeli, 84 genç Afganistanlı, 11 genç Türkmenistanlı, 7 genç Özbekistanlı, 7 genç İranlı, 5 genç Iraklı, 3 genç Azerbaycanlı, 3 genç Ukraynalı, 2 genç Gürcistanlı, 2 genç Kırgızistanlı, 2 genç Pakistanlı, 2 genç Rusyalı, 1 genç Cezayirli, 1 genç Kolombiyalı, 1 genç Macaristanlı, 1 genç Moldovyalı, 1 genç Nepalli, 1 genç Nijeryalı, 1 genç Sudanlı, 1 genç Venezuelalı, 1 genç Zimbabveli…
•Genç işçilerde göçmenlerin ölüm oranı genel iş cinayetlerinin iki katıdır. Ayrıca çocuk işçilerdeki Suriyelilerin dışında başta Afganistan olmak üzere birçok ülkeden gelen göçmen işçi ölümleri vardır. Bu durum Türkiye işçi sınıfının bugün ve geleceğine dair örgütlenmesinde önemli bir duruma işaret etmektedir.
•Göçmen genç işçi ölümleri mevsimlik tarım, gıda-tekstil-metal gibi sanayi işkolları, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında yoğunlaşıyor.

Genç işçi cinayetlerinde sendikal durum
2013-2024 yılları döneminde iş cinayetlerinde ölen Genç İşçilerin 85’ü (yüzde 3,19) sendikalı işçi, 2579’u ise (yüzde 96,81) sendikasız. Sendikalı işçilerin 63 genç maden, 10 genç metal, 3 genç kimya, 3 genç güvenlik, 1 genç gıda, 1 genç tekstil, 1 genç eğitim, 1 genç enerji, 1 genç sağlık ve 1 genç belediye işkolunda çalışıyordu…
•Genç işçi ölümlerindeki sendikalılık oranı genel iş cinayetlerinde ölen sendikalıların oranının yarım katı. Bu durum sendikal örgütlenmenin yeni işçileri daha az koruyabildiği tartışmasını da beraberinde getirmektedir. Tabi bir değerlendirme yaparken 27 genç işçinin Soma madeninde hayatını kaybettiğini de hatırlatalım.

Bölgelere göre iş cinayetleri
2013-2024 yılları döneminde Türkiye’nin 81 şehrinin tamamında ve yurtdışında “az sayıda” (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) Genç İşçi iş cinayeti tespit etmiş durumdayız:
336 ölüm İstanbul’da; 116 ölüm Antalya’da; 108 ölüm İzmir’de; 102 ölüm Konya’da; 99 ölüm Manisa’da; 91 ölüm Ankara’da; 88 ölüm Gaziantep’te; 80 ölüm Şanlıurfa’da; 73 ölüm Adana’da; 72 ölüm Kocaeli’nde; 60 ölüm Muğla’da; 57’şer ölüm Bursa ve Samsun’da; 51 ölüm Hatay’da; 48’er ölüm Kayseri ve Sakarya’da; 47’er ölüm Denizli; 46 ölüm Mersin’de; 43 ölüm Aydın’da; 40 ölüm Kahramanmaraş’ta; 38 ölüm Tekirdağ’da; 35 ölüm Mardin’de; 32’şer ölüm Malatya, Sivas ve Zonguldak’ta; 31 ölüm Şırnak’ta; 30 ölüm Adıyaman’da; 29 ölüm Van’da; 27 ölüm Afyon’da; 26 ölüm Balıkesir’de; 25’er ölüm Eskişehir ve Isparta’da; 24’er ölüm Artvin, Bartın, Ordu ve Trabzon’da; 22 ölüm Aksaray’da; 21’er ölüm Batman, Diyarbakır ve Giresun’da; 19’ar ölüm Nevşehir ve Siirt’te; 18’er ölüm Bolu ve Karabük’te; 17 ölüm Elazığ’da; 16 ölüm Düzce’de; 15 ölüm Bilecik’te; 14’er ölüm Çorum, Erzincan, Kırşehir, Kütahya, Rize ve Tokat’ta; 13’er ölüm Karaman, Kırıkkale ve Uşak’ta; 12’şer ölüm Burdur, Çanakkale, Hakkari ve Kastamonu’da; 11’er ölüm Bingöl, Kars, Niğde, Osmaniye ve Yalova’da; 10 ölüm Sinop’ta; 9’ar ölüm Ağrı ve Erzurum’da; 8’er ölüm Çankırı, Edirne ve Kırklareli’nde; 7’şer ölüm Amasya ve Bitlis’te; 6’şar ölüm Ardahan, Bayburt ve Yozgat’ta; 5’er ölüm Gümüşhane ve Muş’ta; 3’er ölüm Iğdır ve Tunceli’de; 2 ölüm Kilis’te; 9 ölüm Yurtdışında meydana geldi…
•İstanbul başta olmak üzere İzmir, Konya, Manisa, Ankara, Gaziantep, Adana ve Kocaeli’nde sanayi; yine İstanbul başta olmak üzere Antalya, Ankara, Muğla, Samsun vb. hemen her şehirde inşaat; İzmir, Konya, Manisa, Şanlıurfa başta olmak üzere tarım ve her şehirde hizmetler işkolunda genç işçiler hayatlarını kaybetmektedir.
•Diğer yandan çalışmak için başka bir şehre göç eden genç işçiler ise tespit edebildiğimiz kadarıyla başta şu şehirlerden gelmekte: Van, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Ordu, Kars, Ağrı, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Çorum, Samsun ve Tokat…

]]>
Son 11 yılda en az 2500 genç işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/30131/son-11-yilda-en-az-2500-genc-isci-hayatini-kaybetti/ Sun, 19 May 2024 12:15:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=30131 Gençlerimiz yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik kıskacında…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında, iş cinayetlerinde kaybettiğimiz genç işçilerin, yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik çıkmazını raporlaştırdı.
Rapora göre; 2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi ve 2024 yılının ilk dört ayında en az 75 genç işçi olmak üzere; 2013-2024 yılları döneminde “en az” 2500 genç işçi hayatını kaybetti…
Raporda, genç işçi ölümleri pandemide kısmen düşüş eğilimi gösterse de (çalışma kısıtı göz önüne alınmalı) özellikle 2021 yılı Eylül ayı ile beraber derinleşen (döviz-enflasyon yükselişi ile hissettiğimiz) yoksullaştırma politikaları sonucu hızla arttığı yer aldı.

“Genç işçi” kavramı üzerine
Gençler (genç işçiler), uluslararası ve ulusal kurumlar tarafından farklı yaş gruplarına (12-24, 15-24, 15-25 yaş gibi) ayrılabiliyorlar. İSİG Meclisi olarak bizler bu ayrımları gözönüne alıyoruz. Yine ülkemizde yasalar tarafından “15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış kişi genç işçidir” tanımını güncel olarak ve uzun vadede istisnalar, çalışma hakları, sosyal güvenceleri gözeterek unutmuyoruz. Ancak yine uluslararası ve ulusal yasaları ve sözleşmeleri de gözönüne alarak 18 yaşını doldurmamış toplumun her üyesini “çocuk” ve çalışanları da “çocuk işçi” olarak nitelendiriyoruz.
Bu ve benzeri gerekçelerle raporumuzda genç işçi kavramını “18-25 yaş grubu” için kullanacağız. (15-17 yaş grubu gençler için değerlendirmelerimizi çocuk işçi iş cinayetleri raporunda okuyabilirsiniz) Bazı mesleklerde 25 yaş da yukarı çekilebilir ama raporda bir sınır da koymak zorundayız. 12 yılı aşkın mücadele sürecimizde genç işçilerle ilgili ilk çalışmamız olduğu için raporumuz tablolarımızı kısa yorumlama ile sınırlı kalacak. Umuyoruz ki önümüzdeki dönem genç işçilerle ilgili İSİG mücadele başlığını derinleştirebiliriz.

Genç İşçi iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
İnşaat, Yol işkolunda 656 genç; Tarım, Orman işkolunda 424 genç (296 işçi ve 128 çiftçi); Konaklama, Eğlence işkolunda 203 genç; Taşımacılık işkolunda 162 genç; Metal işkolunda 149 genç; Madencilik işkolunda 146 genç; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 114 genç; Belediye, Genel İşler işkolunda 90 genç; Enerji işkolunda 86 genç; Gıda, Şeker işkolunda 62 genç; Tekstil, Deri işkolunda 59 genç; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 57 genç; Savunma, Güvenlik işkolunda 54 genç; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 48 genç; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 43 genç; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 28 genç; Ağaç, Kağıt işkolunda 27 genç; Basın, Gazetecilik işkolunda 15 genç; İletişim işkolunda 4 genç; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 genç; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 72 genç işçi hayatını kaybetti…
•İstihdam dağılımına baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 93’ünü ücretliler oluşturuyor. Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir sahibi olmadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.
•Sektörel dağılıma baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 34’ünü sanayi, yüzde 27’sini inşaat, yüzde 22’sini hizmetler ve yüzde 17’sini tarım oluşturuyor. Genç işçi ölümlerinin başta metal, maden, enerji olmak üzere sanayide yoğunlaştığını görüyoruz. Yine şehirleşmenin bir sonucu olarak inşaaatlarda ve hizmetlerde genç işçi ölümleri artıyor. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasını oluşturan tarımdaki ölümler ise bu yaş grubunda giderek düşüş eğilimi gösteriyor.
•İşkolları açısından baktığımızda ise son yıllarda dikkat çekilmesi gereken işkolu “konaklama”. Son beş yıldır (özel olarak moto kurye mesleğinin artışının yanısıra) bu işkolunda güvencesizlik temelinde yaşanan kitlesel işçileşmenin bir sonucu bu.

Genç İşçi iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 590 genç; Yüksekten Düşme nedeniyle 407 genç; Ezilme, Göçük nedeniyle 385 genç; Elektrik Çarpması nedeniyle 231 genç; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 201 genç; Şiddet nedeniyle 154 genç; Patlama, Yanma nedeniyle 113 genç; İntihar nedeniyle 95 genç; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 72 genç; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 57 genç; Kesilme, Kopma nedeniyle 29 genç; diğer nedenlerden dolayı 166 genç işçi hayatını kaybetti…
•Özellikle tarım ve taşımacılık nedenli trafik ve servis kazası, inşaat nedenli yüksekten düşme ve sanayi işkollarından dolayı ezilme öne çıkıyor. Ancak elektrik çarpması gibi çok ucuza önlemler ile engellenebilecek ölümlerin oransal olarak bu kadar fazla olması keza benzer şekilde zehirlenme ve boğulmaların çokluğu, genç işçilerin çalışma koşullarına dair (aşırı-yoğun-fazla çalışma, önlem ve denetimsizlik) zemini ortaya koyuyor.

Genç İşçi iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı
18 yaşında 205 genç, 19 yaşında 279 genç, 20 yaşında 288 genç, 21 yaşında 231 genç, 22 yaşında 318 genç, 23 yaşında 350 genç, 24 yaşında 342 genç ve 25 yaşında 487 genç işçi hayatını kaybetti…
•18 yaşında ölen genç işçileri (18 yaşını tamamlamış) olarak değerlendiriyoruz (Bazı işçiler 18 yaşını doldurmamış “çocuk işçi” olabilir. Ancak kimlik bilgilerini tam olarak öğrenemiyoruz)
•Tersi bir durum da 25 yaş için olabilir. Bu yaş için tespit ettiğimiz işçilerin bir kısmı 26 yaşında olabilir ama benzer bir nedenle 25 yaş olarak değerlendiriyoruz.
Genç İşçi iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 214 kadın ve 2286 erkek işçi hayatını kaybetti…
•Genç kadın işçiler yoğunlukla mevsimlik tarımda, gıda-kimya-tekstil gibi sanayi işkollarında, market-büro-lokanta gibi hizmetlerde, sağlık alanında ve genel işler işkollarında çalışıyordu.

260 göçmen Genç İşçi hayatını kaybetti
Genç İşçilerin geldikleri ülkeler; 134’ü Suriyeli, 80’i Afganistanlı, 10’i Türkmenistanlı, 6’sı Özbekistanlı, 5’i İranlı, 4’ü Iraklı, 3’ü Azerbaycanlı, 3’ü Ukraynalı, 2’si Pakistanlı, 2’si Gürcistanlı, 1’i Kırgızistanlı, 1’i Kolombiyalı, 1’i Macaristanlı, 1’i Moldovyalı, 1’i Nepalli, 1’i Nijeryalı, 1’i Rusyalı, 1’i Sudanlı, 1’i Venezuelalı, 1’i Zimbabveli…
•Genç işçilerde göçmenlerin ölüm oranı genel iş cinayetlerinin iki katıdır. Ayrıca çocuk işçilerdeki Suriyelilerin dışında başta Afganistan olmak üzere birçok ülkeden gelen göçmen işçi ölümleri vardır. Bu durum Türkiye işçi sınıfının bugün ve geleceğine dair örgütlenmesinde önemli bir duruma işaret etmektedir.
•Göçmen genç işçi ölümleri mevsimlik tarım, gıda-tekstil-metal gibi sanayi işkolları, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında yoğunlaşıyor.

Genç İşçiler örgütsüz
Genç İşçilerin 84’ü (yüzde 3,36) sendikalı işçi, 2416’sı ise (yüzde 96,64) sendikasız. Sendikalı işçilerin 63’ü maden, 10’u metal, 3’ü kimya, 3’ü güvenlik, 1’i tekstil, 1’i eğitim, 1’i enerji, 1’i sağlık ve 1’i belediye işkolunda çalışıyordu…
•Genç işçi ölümlerindeki sendikalılık oranı genel iş cinayetlerinde ölen sendikalıların oranının yarım katı. Bu durum sendikal örgütlenmenin yeni işçileri daha az koruyabildiği tartışmasını da beraberinde getirmektedir.

Genç İşçi cinayetlerinin şehirlere göre dağılımı
2013-2024 yılları döneminde Türkiye’nin 81 şehrinin tamamında ve yurtdışında “az sayıda” (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) Genç İşçi iş cinayeti tespit etmiş durumdayız:
317 ölüm İstanbul’da; 107 ölüm Antalya’da; 102 ölüm İzmir’de; 97 ölüm Konya’da; 94 ölüm Manisa’da; 85 ölüm Ankara’da; 80 ölüm Gaziantep’te; 75 ölüm Şanlıurfa’da; 69 ölüm Adana’da; 67 ölüm Kocaeli’nde; 56 ölüm Muğla’da; 55 ölüm Samsun’da; 54 ölüm Bursa’da; 48 ölüm Kayseri; 45’er ölüm Denizli ve Hatay’da; 42 ölüm Sakarya’da; 41’er ölüm Aydın ve Mersin’de; 38 ölüm Kahramanmaraş’ta; 37 ölüm Tekirdağ’da; 32 ölüm Zonguldak’ta; 31 ölüm Mardin’de; 30’ar ölüm Malatya, Sivas ve Şırnak’ta; 29 ölüm Van’da; 28 ölüm Adıyaman’da; 25 ölüm Afyon’da; 24’er ölüm Artvin, Bartın, Eskişehir, Isparta ve Trabzon’da; 22’şer ölüm Balıkesir ve Ordu’da; 21 ölüm Aksaray’da; 20 ölüm Giresun’da; 19 ölüm Siirt’te; 18’er ölüm Batman, Bolu, Diyarbakır ve Nevşehir’de; 17 ölüm Karabük’te; 16 ölüm Düzce ve Elazığ’da; 15 ölüm Bilecik’te; 14’er ölüm Kırşehir ve Tokat’ta; 13’er ölüm Çorum, Erzincan, Kırıkkale ve Rize’de; 12’şer ölüm Çanakkale, Karaman, Kastamonu ve Kütahya’da; 11’er ölüm Hakkari, Kars, Niğde ve Uşak’ta; 10’ar ölüm Bingöl, Burdur ve Yalova’da; 9’ar ölüm Ağrı, Osmaniye ve Sinop’ta; 8’er ölüm Erzurum ve Kırklareli’nde; 7’şer ölüm Bitlis, Çankırı ve Edirne’de; 6 ölüm Amasya’da; 5’er ölüm Ardahan, Gümüşhane, Muş ve Yozgat’ta; 4 ölüm Bayburt’ta; 3’er ölüm Iğdır ve Tunceli’de; 2 ölüm Kilis’te; 10 ölüm Yurtdışında meydana geldi…
•İstanbul başta olmak üzere İzmir, Konya, Manisa, Ankara, Gaziantep, Adana ve Kocaeli’nde sanayi; yine İstanbul başta olmak üzere Antalya, Ankara, Muğla, Samsun vb. hemen her şehirde inşaat; İzmir, Konya, Manisa, Şanlıurfa başta olmak üzere tarım ve her şehirde hizmetler işkolunda genç işçiler hayatlarını kaybetmektedir.
•Diğer yandan çalışmak için başka bir şehre göç eden genç işçiler ise tespit edebildiğimiz kadarıyla başta şu şehirlerden gelmekte: Van, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Ordu, Kars, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Çorum, Samsun ve Tokat…

]]>