geçinemiyoruz – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 10 Feb 2026 09:48:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png geçinemiyoruz – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emeklilik hayal, mesaiye devam https://yenidunya.org/emek-gundemi/33777/emeklilik-hayal-mesaiye-devam/ Tue, 10 Feb 2026 09:48:16 +0000 https://yenidunya.org/?p=33777 60 yaş üstünde İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı bir yılda yüzde 16,4 artarak 36 bin 83’e çıktı. TÜİK’e göre 60 yaş üstü 1,7 milyon kişi kayıt dışı çalıştırılıyor.

Emekli aylıklarında yaşanan ciddi gerileme dolayısıyla 60 ve üzeri yaştaki yurttaşlar ya çalışmaya devam ediyor ya da yeniden iş arayışına geçiyor. Geçim krizi koşullarında emeklilerin sorunları giderek derinleşiyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya‘nın haberine göre, en düşük emekli aylığının açlık sınırının ve asgari ücretin altında 20 bin lira olarak belirlendiği Ocak ayında ileri yaştaki yurttaşların iş arayışları arttı.

Yasal olarak emeklilik çağına gelen 60 ve üzeri yaş grubundaki yurttaşlar, İŞKUR üzerinden iş arayışını sürdürüyor. Aralık ayında 35 bin 565 olan İŞKUR’a kayıtlı 60 yaş ve üzeri işsiz sayısı, 427 kişi artarak Ocak ayında 36 bin 83’e çıktı. 2025’in Ocak ayında 30 bin 991 olan bu yaş grubundaki iş arayanların sayısı bir yılda yüzde 16,4 artış gösterdi.

Ayrıca İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı artarken kurum aracılığıyla işe yerleştirilen 60 yaş ve üzeri kişilerin sayısında da artış yaşandı. Ocak ayında bu yaş grubundaki bin 575 kişi işe yerleştirildi.
İşsizlik ödeneğine başvuran 60 yaş üstü yurttaşların sayısı da dikkati çekti. 2025’in Ocak-Aralık döneminde toplam 11 bin 649 kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Başvuranların 6 bin 365’i ödenekten faydalanabildi. Bir önceki yılın aynı döneminde 60 yaş ve üzeri 9 bin 212 kişi işsizlik ödeneğine başvurmuş, bunlardan 5 bin 99’u ödenekten faydalanabilmişti.

1,7 milyon kayıt dışı çalışan
Öte yandan SGK’nin aktif sigortalılar arasında göstermediği, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışan emeklilerin sayısı ise Kasım 2025 itibarıyla 2 milyon 160 bin kişiye ulaştı. Yaşlılık aylığı alan her 100 emekliden 18’i SGK’ye kayıtlı olarak ücretle bir işverenin yanında çalışıyor.
Ancak kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalışan 60 yaş ve üzeri yurttaşların sayısı endişe verici düzeye ulaştı. TÜİK’in 2025’in üçüncü çeyrek işgücü verilerine göre 60 yaş ve üzeri 1 milyon 761 bin kişi kayıt dışı olarak istihdam ediliyor.

]]>
KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33532/kamu-ar-aclik-siniri-30-bin-655-liraya-cikti/ Wed, 24 Dec 2025 18:03:55 +0000 https://yenidunya.org/?p=33532 -Açlık sınırı aralık ayında 328 lira daha artarak 2025 yılını 30 bin 655 liraya çıktı. açlık sınırında 2025 yılının tümünde 7 bin 399 liralık artış kaydedildi.
-Yoksuluk sınırı ise yıllık olarak 23 bin 865 liralık artışla 94 bin 913 liraya yükseldi.
-Açlık sınırı asgari ücretin bu yılki asgari ücretin 8 bin 551 lira, 2026 yılında uygulanacak olan 28 bin 75 liranın ise şimdiden 2 bin 580 lira üzerine çıktı.
-Sadece açlık sınırı düzeyine çıkarılabilmesi için en az yüzde 40 oranında artırılması gereken asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılması açlık ve yoksulluk riskini büyüttü.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Aralık 2025 sonuçları açıklandı.

Açlık sınırı aralık ayında 328 lira daha artarak 30 bin 913 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte, başta barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan fiyat artışlarının etkisiyle 94 bin 913 lira oldu. Açlık sınırı bu yıl uygulanan asgari ücretin 8 bin 551 lira, gelecek yıl için belirlenen 28 bin 75 liranın ise şimdiden 2 bin 580 lira üzerine yükseldi. Aralık 2025 açlık sınırı seviyesine gelebilmesi için en az yüzde 40 zam yapılması gereken asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılması ülkedeki açlık riskini büyüttü.

Açlık sınırının önceki aya göre 328 lira arttığı aralıkta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 888 liralık yükselişle 64 bin 258 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.216 lira artarak 94 bin 913 lira oldu. Açlık sınırı
2025 yılının tamamında 7 bin 399 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 16 bin 467 lira ve yoksulluk sınırı 23 bin 865 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 8 bin 551 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 2026 yılı için de yüzde 27 oranında artırılarak net 28 bin 75 liraya yükseltildi. Mevcut asgari ücretin en azından açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için en az yüzde 40 oranında artırılması gerekiyordu. Mevcut asgari ücret dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük beslenme harcamasını zor yetiyordu. Yeni belirlenen ve işçilerin cebine 31 Ocak 2026’da girecek olan yeni asgari ücret ise dört kişinin sadece 27 günlük beslenme giderini karşılayabilecek. Mevcut asgari ücret yoksulluk sınırının ise dörtte birini bile karşılayamıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 6 bin 497 lira altında kalıyor. Yeni belirlenen asgari ücret ise şu andaki yoksulluk sınırının 3’te birinde kalacak. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırını bile karşılayamayacak.

Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 16 günlük beslenmeye yetiyor. Mevcut enflasyon görünümüne göre en düşük emekli aylığının da 2026 yılı başında 19 bin liraya yakın bir noktaya çıkarılabileceği tahmin ediliyor.
Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 lira olarak uygulanan en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 53’ünü, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 60’ıhı zor karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 87,8, ortalama memur maaşının ise yüzde 65,6 oranında artırılması gerekiyor.

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma aralıkta, 388 lira, yıllık olarak ise 3 bin 80 lira artarak 9 bin 711 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 54 lira, geçen yıla göre ise 122 liralık artışla 583 lira oldu.

Aralıkta 72 lira azalarak 6 bin 624 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada 2025 yılının tümünde ise 1.651 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 227 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 695 lira artarak 2 bin 962 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 2 lira artarak 3 bin 550 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 95 lira arttı.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama aralıkta da değişmeyip 2 bin 486 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.212 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 11 liralık yükselişle 775 liraya çıktı. 2025 yılının tümünde ise ekmek, un ve makarna için yapılan harcama geçen yıla göre 437 lira, pirinç, bulgur harcaması ise 339 lira, yağ harcamaları da 160 lira artış kaydetti.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 148 lira yükselerek 2 bin 365 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise 24 liralık artışta 766’liraya çıktı. Son bir yılda şeker, bal, reçel harcamalarında 799 liralık, zeytin harcamalarında ise 20 liralık artış oldu.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre kasım ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 855 lira, yetişkin kadın için 6 bin 951 lira, çocuk için 5 bin 47 lira ve genç için de 9 bin 475 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da aralıkta 64 bin 466 liraya çıktı.

Aralıkta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 450 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 990 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 339 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 495 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 571 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.684 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.727 liraya, eğitim harcamaları 1.973 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 774 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 256 liraya kadar yükseldi.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Aralık 2025 itibariyle 94 bin913 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında aralıkta 1.216 liralık, 2025 yılının tamamında ise 23 bin 865 liralık artış oldu.

]]>
Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32499/emekliler-alanyada-haykirdi-beslenemiyoruz-giyinemiyoruz-barinamiyoruz-gecinemiyoruz/ Thu, 17 Apr 2025 17:27:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32499 DİSK Emekli-Sen Alanya Temsilciliği ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şubesi Merkez PTT önünde ortak basın açıklaması yaptı.
Emekliler, halkı yokluğa, sefalete mahkum eden iktidara karşı, bir arada sorunlarını haykırdı.
DİSK Emekli-Sen Alanya Temsilcisi Ertuğrul Yeşildal ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şube Başkanı Mehmet Güldal basın açıklamasını birlikte yaptı.
Emekli sendikaları, “Ya aç kalacağız ya insanca yaşayacağız. Biz, her koşulda el ele, omuz omuza, yan yana durarak örgütlü mücadelemizi yükselteceğiz.” dedi.

Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz”

İnsanca ve onurlu yaşamak istiyoruz
İktidar, emeklilerden, işçilerden, çiftçilerden, memurlardan, işsizlerden, evsizlerden, çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, dullardan ve yetimlerden sabır bekliyor. Onların feryatlarını duymazdan geliyor.
Reva gördüğü sadaka zammıyla, milyonlarca emekliyi bir kez daha açlığa ve sefalete mahkûm ediyor.
İktidar, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonu yıllardır, TÜİK’in ali cengiz oyunları ile gizliyor.
Borç-faiz-döviz-özelleştirme dışında programı olmayan hükümet, Mehmet Şimşek’in holdinglere dost, emekliye düşman politikalarını pervasızca uyguluyor.
Emeklilere, 1000 TL artırılarak verilen komik, gülünç ve onur kırıcı bayram ikramiyesinin arkasından, turpun en büyüğünü açıkladılar.
Elektriğe yüzde 25 zam yaptılar. Zam fırtınası, kasırgaya dönüşüyor. Bizden alıp yandaşlarına kaynak aktarıyorlar.
Çarşıda, pazarda ve markette zamlar yağmur gibi yağıyor.
Maaş kiraya yetmiyor, elektrik faturaları ödenemiyor. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor.
Ekonomik sorunlarımızın çözümü gün gibi ortada iken, milletin rekor oyla seçtiği belediye başkanları, meclis üyeleri görevden alınıyor, tutuklanıyor.
Yerlerine kayyumlar atanıyor. Milletin iradesi yok sayılıyor. Mahkeme kararı olmadan yapılan bu uygulamaya son verilmelidir.
Seçilmişler, başta İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı, geleceğin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu ile diğer seçilenler de görevlerine iade edilmelidir.
Umudumuz üniversite öğrencileri, hak için, adalet için gelecekleri için özgür ve demokratik üniversite için ayakta…
MEB proje okulları kapsamında, öğretmenler okullarından sürgün ediliyor.
Geleceğimiz liseli gençler ile velilerimiz okullarda, sokaklarda ayakta. Öğretmenlerine sahip çıkıyor.
Emeklilerin, emekçilerin, gençlerin, geniş halk kesimlerinin çığlıklarını duyun.
Atamalarda, liyakati, hakkı ve şeffaflığı esas alan bir sistem kurun.
İnsanca yaşanabilecek bir ücret talebimiz başta olmak üzere, sendikal hak ve özgürlüklerimizi elde edebilmek için karar verme zamanı.
Ya aç kalacağız ya insanca yaşayacağız.
Biz, her koşulda el ele, omuz omuza, yan yana durarak örgütlü mücadelemizi yükselteceğiz.
Demokratik ve özgür bir ortam, insanca yaşayabileceğimiz günlere mutlaka ulaşacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin.

Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz”
]]>
Emekliler, Mersin’de “AKP’nin krizine hayır” demek için birleşiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/32489/emekliler-mersinde-akpnin-krizine-hayir-demek-icin-birlesiyor/ Wed, 16 Apr 2025 10:02:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=32489
Emekliler, Mersin’de “AKP’nin krizine hayır” demek için birleşiyor

2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Mersin Şubesi ve Tüm Emekliler Derneği (TÜED) Mersin Şubesi 18 Nisan günü yapacakları basın açıklamasında “AKP’nin krizine hayır” diye seslenecekler.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi ile Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi,
emeklilerin yaşadığı sorunları dile getirmek ve taleplerini açıklamak amacıyla ortak basın
açıklaması gerçekleştirecek.
Emekli kurumları, AKP iktidarının yoksullaştırdığı, sefalete mahkum ettiği tüm emeklileri ve emekçileri “AKP’nin krizine hayır! Geçinemiyoruz, Barınamıyoruz, Beslenemiyoruz! Acil zam istiyoruz” diye birlikte seslenmek için, 18 Nisan 2025 Cuma günü saat 12.30’da 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şubesi (Tevfik Sırrı Gül Lisesi karşı sokağı) önünde yapılacak basın açıklamasına çağırıyor.

“Siz vermiyorsanız biz alacağız”
2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, ortak eylemle ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Emeklilere insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek istiyoruz. Bunun için örgütleniyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz.
Artık söz bitti. Şimdi karar verme ve harekete geçme zamanı. Yıllardır açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca emeklinin mutfağındaki yangının sönmesi, tencerenin kaynaması ve karnının doyması için; “İnsanca yaşanabilecek maaşı siz vermiyorsanız biz alacağız” demenin şimdi tam zamanıdır.
Ya köle olacağız, ya insanca yaşayacağız. Biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak ve birleşik mücadeleye.
Bu amaçla, sendikalı ve sendikasız tüm emekli yurttaşları ortak basın açıklamamıza katılmaya davet ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Birleşe birleşe kazanacağız.”

]]>
Emekliler Ankara’ya yürüyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31379/emekliler-ankaraya-yuruyor/ Thu, 28 Nov 2024 06:42:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=31379
Emekliler Ankara’ya yürüyor

Kiralar ateş pahası, barınamıyoruz.
Hanemize ateş düştü, beslenemiyoruz.                                            
Aylıklar yetmiyor, geçinemiyoruz.

AKP iktidarı, 2024 yılını “Emekliler yılı” ilan etmişti. Çarşıda, markette, ev kiralarında, gıda fiyatlarında her gün, her dakika 2024 yılının ne kadar yıkıcı, toplumsal felakete dönen bir yıl olduğunu yaşayarak gören emekliler, AKP iktidarının sorunlarına çare üretemeyeceğinin bilincinde olarak, sorunlarını seslendirmek için Ankara’ya yürüme kararı aldılar.
Emekliler “Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” diyerek 30 Kasım 2024 günü Ankara Tandoğan’da olacak.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, Mersin’den başlayacak yürüyüşlerinin amacını ve güzergâhını açıklayan için yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Kurt, “Bu soğukta, karda kışta, evde torun sevmek,ya da gezmek, dost tadında eğlenmek, hoşça zaman geçirmek ve gönlümüzce yaşamak varken niçin yürüyoruz? Çünkü, en düşük emekli aylığı sadece on iki bin beş yüz lira, dul ve yetimler bunun da altında aylık alıyorlar. Ortalama emekli maaşı on beş bin lira. Memur emeklilerine hakları olan seyyanen artışlar ısrarla yansıtılmadığı için onlar da  adım adım yoksul emekliler arasına katılıyorlar.” dedi.

Umut tükenmedi
Basına ve Kamuoyuna,
Sevgili emekçiler/emekliler, üyelerimiz, dostlarımız,çalışkan, gayretli  basın elemanları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri; hepinizi  sevgiyle saygıyla selamlıyoruz. Bugüne kadar ne zaman başımız sıkışsa size başvurduk, sesimize ses kattınız, sizden aldığımız güçle umudumuz arttı, eşitlik özgürlük kardeşlik idealimize daha sıkı sarıldık.

Emekli sesini duyuracak
İsterdik ki bugün hoşça sohbet edelim, sorunlarımızdan değil, refah içindeki hayatımızı nasıl planlayacağımızdan, nerede  tatil yapacağımızdan, yeni hobilerimizden bahsedelim. Çocuklarımız ve torunlarımız da bilgimizle, görgümüzle, çalışma ve üretme azmimizle hak ettiğimiz bu hayatı örnek alsınlar. Bizim yaptığımızdan daha iyisini yapsınlar. Oysa gördüğünüz gibi ilerlemiş yaşımıza rağmen yollardayız, emeklinin sesini duyurabilmek için Ankara’ya yürüyoruz.

Emekli her geçen gün yoksullaşıyor
Bu soğukta, karda kışta, evde torun sevmek,ya da gezmek, dost tadında eğlenmek, hoşça zaman geçirmek ve gönlümüzce yaşamak varken niçin yürüyoruz? Çünkü, en düşük emekli aylığı sadece on iki bin beş yüz lira, dul ve yetimler bunun da altında aylık alıyorlar. Ortalama emekli maaşı on beş bin lira. Memur emeklilerine hakları olan seyyanen artışlar ısrarla yansıtılmadığı için onlar da  adım adım yoksul emekliler arasına katılıyorlar.

Geleceğimiz yok ediliyor
Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Kasım ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını açıkladı. Bu araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin aylık yapması gereken gıda harcaması 29.100 lirayı buluyor. Yoksulluk sınırıysa 78.617 lira. Açlık sınırıyla emekli aylıklarını karşılaştırınca  diğer sayılara bakmaya gerek kalmıyor zaten. Bizler sağlıklı beslenmekten çoktan vazgeçtik, karnımızı en ucuza nasıl doyururuz derdindeyken, şimdi kışın yağmuruyla soğuğuyla da baş etmeye uğraşıyoruz.
Yani AKP yönetimi bilinçli bir sınıfsal tercih yaptı,ekonomi yangınının tüm yükünü emekçilere kesti. Şu anda, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları biz emeklileriz.

İktidar sermayeye çalışıyor
Oysa ki yerli ve yabancı büyük sermayenin, dolar milyarderlerinin kârları katlanmaya devam ediyor, onlara ardı ardına vergi muafiyetleri yapılıyor. Deprem felaketinden sonra rekor göç alan ilimiz Mersin, depremzedelere gönüllü olarak kucak açtı. Yaralarımızı birlikte sarmaya çalıştık. Buna rağmen iktidardan gereken desteği alamadık. Yoksula ve depremzedeye konut olması gereken bütçe, iktidar yandaşlarına aktarılmaya devam ediyor.

Çözüm, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında
Çoktan iflas etmiş neoliberal kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidarı ve ekonomi yönetimini uyarıyoruz. Serbest piyasayla, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla varılacak yer toplumsal felakettir, bu yoldan geri dönün. Ülkemiz yeteri kadar zengin, bu zenginlik dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan servet vergisi almadan kurtuluş yok. Hâlâ borç-faiz ekonomisiyle düze çıkacağımız masalıyla bizi oyalamayın. Çözüm, Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde tarım ve sanayi işletmeleri kurarak istihdam yaratmaktadır, dışa bağımlı hâle getirdiğiniz tarımı desteklemektedir, iflasa sürüklediğiniz esnafı, KOBİ’yi teşvik etmektedir.

Gelirde ve vergide adalet
Mutfağımız yangın yerine dönmüş  durumda, sahte TÜİK hesaplarından dolayı. ARTIK YETER. Biz dar gelirliler ile sermayedarlarınız arasındaki gelir adaletsizliğine son verin.  Hepimiz insanız ve insanca Yaşam hakkımıza saygı duyun. Gelirde ve vergide adaleti sağlayın.
“Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” diyerek 30 Kasım 2024 günü KESK’le birlikte Ankara Tandoğan’da olacağız.

Emekliler Ankara’ya yürüyor

Taleplerimiz:
–Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin. En düşük emekli kök maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
–Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
–Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam yapılsın.
–TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
–İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.
–Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin..
–Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
–Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
–Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
–Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.
–Sosyal devletin gereği olarak dul ve yetim maaşı en düşük emekli aylığından az olmasın.
–Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında yüzde 32’lik kesinti kaldırılsın.
–EYT sorununu  çözmek için SGK sistemi kökten bir reformla yeniden düzenlensin.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

]]>
Emeklinin cüzdanı hafif dertleri ağır https://yenidunya.org/emek-gundemi/31132/emeklinin-cuzdani-hafif-dertleri-agir/ Mon, 21 Oct 2024 16:12:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=31132 Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubesi ile 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi ortak bir eylem yaparak emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına ve kira sorununa dikkat çekti. Eylemde, ‘mutfakta yangın var, geçinemiyoruz’, ‘geçinemiyoruz, ek zam istiyoruz’ yazılı pankartlar açıldı.
Kurumlar adına ortak açıklamayı 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

Kurt, açıklamasına şu sözlerle başladı, “Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin şubeleri olarak sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz. 2024 Emekliler Yılı’nda, yoksulluğumuz günden güne artıyor. Geçinemiyoruz. Aylıklar kiraya yetmiyor. Barınamıyoruz. Herkesi doyurmaya yetecek sistemi kurup size teslim ettik ama bugün bizler sağlıklı beslenemiyoruz. Emeklinin cüzdanı hafif, dertleri ağır. Geçim koşullarımız her gün daha da zorlaşıyor. Çarşıda, pazarda zamsız gün yok. Market vitrinleri seyirlik oldu. Elektrik ve doğal gaz faturaları ateş pahası. Hanemize ateş düştü. Haberiniz var mı?”

Hanemize ateş düştü
2024 Emekliler yılında, yoksulluğumuz günden güne artıyor; Geçinemiyoruz.
Aylıklar kiraya yetmiyor; Barınamıyoruz.
Herkesi doyurmaya yetecek sistemi kurup size teslim ettik; ama bugün bizler sağlıklı; Beslenemiyoruz.
Geçim koşullarımız her gün daha da zorlaşıyor. Emeklinin cüzdanı hafif dertleri ağır. Çarşıda, pazarda  zamsız gün yok, market vitrinleri seyirlik oldu.  Elektrik ve doğal gaz faturaları ateş pahası. Hanemize ateş düştü, haberiniz var mı?
Eski güzel zamanlarda  aylıklar kiraya, kıdem tazminatı ev almaya yeterdi.İktidarınızda ne oldu da, daha önce herkes bütçesine uygun evlerde oturabilirken,  şimdi hane sahibi olmak bir yana kiracılık bile lüks oldu?
Çünkü  TOKİ’yi asli görevinden uzaklaştırdınız. Depreme ve afete dayanıklı kentsel dönüşümü tamamlatmadınız; düşük gelirli yurttaşlara ferah,ulaşılabilir, uygun ödemeli konutlar yaptırmadınız, daha çok üst gelir grubuna yönelik lüks konutlar ürettirdiniz. TOKİ’nin  kamu gücüyle sahip olduğu çok değerli hazine arazilerini, arsaları özel şirketlere kuşkulu ihaleler yoluyla devretmenin önünü açtınız.
Bir de komşu devletlerin iç işlerine gereksiz yere müdahale ederek oralardan ülkemize milyonlarca göçmenin gelmesine yol açtınız. En ücra yerlerdeki en sağlıksız konutlar bile doldu taştı,  yurttaşın bütçesi  barınmaya yetmez oldu.

“AKP’yi azınlık partisi yaptık”
Güzel ülkemiz “yedi iklim dört bucak” bereketli topraklara, çalışkan işçiye çiftçiye sahiptir. Ne yazık ki bugün çiftçi üretiyor; ama ürettiğini değerinde satamıyor, zarar ediyor. Mahsul şehirdeki yurttaşa varana kadar, yüksek nakliye, ambalaj ve aracı kârlarıyla ulaşılamaz fiyatlara yükseliyor. Bugün emeklilerin/emekçilerin büyük çoğunluğu ete, süte, sebze ve meyveye yeterince bütçe ayıramıyor, sağlıklı beslenemiyor.
31 Mart 2024 yerel seçimlerinde düşürüldüğümüz derin yoksulluğun sorumlusu AKP’yi azınlık partisi yaptık. Peki AKP bu uyarıdan ders aldı mı? Ne yazık ki hayır, söylemleri ve uyguladıkları IMF programı gösteriyor ki, Mehmet Şimşek’in tanımıyla biz yerel halkı daha da yoksullaştıracak, açlıkla imtihan edecekler.
İktidar bu yoksulluğa ve güvencesizliğe karşı greve, direnişe çıkan işçilerin üstüne hukuksuz olarak güvenlik güçlerini gönderiyor. Sendikalaştığı için işten atılan işçileri koruması gerektiği hâlde grev kırıcılarını ve patronu kolluyor.
Temel gereksinimlerimizi karşılamak için kullandığımız kredi kartlarına bile tefeci faizi uyguladılar. Ödenemeyince de yeniden yapılandırmaya gitmek zorunda kaldılar. Asgari ücreti baskıladılar, ara zam yapmadılar. Memur emeklilerine hakları olan seyyanen zamları iki dönemdir uygulamıyorlar.
Önümüzde seçimsiz geçecek altın gibi dört yıl var diyerek uluslararası tefecilere güvence veriyorlar, taksitleriniz için endişelenmeyin diyorlar. Kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidar ve ekonomi yönetimi akıl tutulması içinde, zihinlerinde dolar milyarderlerine ve milyonerlerine servet vergisi getirmek yok. İthalata bağımlılığı azaltmak yok, kamulaştırma yok, planlı üreten ekonomi yok. Biz emekçiler sizin programınızın çıkar yol olmadığını biliyor; sizi aklın, bilimin çağdaşlığın yoluna davet ediyoruz.

Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun
“Laikliğe karşı odak” olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla hükme bağlanmış AKP, çocuklarımızı ve gençlerimizi çağdaş bilimsel eğitimden yoksun bırakıyor. ”Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adını verdiği yeni sistemle özgür aklı köleleştirme girişiminde bulunuyor. Okulları, eğitim kurumlarını tarikatların av sahası yapmaya çalışıyor. 
IMF-NATO politikalarına, serbest piyasacı vurgunculuğa hayır diyoruz, laik demokratik sosyal hukuk cumhuriyetinin gereklerini sağlamak için üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğimizi emekçi halkımıza gururla duyuruyoruz.
Orta vadeli programla halka kemer sıktırılmasına, emeklilerin yoksulluğa mahkum edilmesine; kaynaklarımızın rantiyeye, tefeciye, döviz milyarderlerine aktarılmasına hayır diyoruz. Vergide ve gelirde adalet diyenler olarak: “Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım” dileğimizi gerçekleştirmek için, emekli bilgeliği ve onuruyla mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz.

Emeklinin cüzdanı hafif dertleri ağır

Dert çok ama biz bu sorunları çözeriz
2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Merkez Yöneticisi Fatih Kaplan, emeklilerin barınma sorunları ile ilgili yaptığı konuşmada şunları dile getirdi: Çocukları koruyamıyoruz,  kadınları koruyamıyoruz, gençleri koruyamıyoruz, emeklileri/yaşlıları/dul ve yetimleri koruyamıyoruz. İşsizlik ve yoksulluk her gün artıyor, sağlıkta ve eğitimde özelleştirmenin ne kadar büyük tahribata ve yıkıma yol açtığını hep birlikte görüyoruz. Sorunlar o kadar birikti ki bunları tek tek çözmenin olanağı yok, çünkü bu sorunların temel kaynağı şu anda iktidarda. Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almak ve toptan bir yenilenme ve yapılanmayı kurmak zorundayız.
Emeklilerin barınma sorunuyla ilgili olarak Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e de bir anımsatmada bulunmak istiyorum. 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde demokratik kitle örgütleriyle yapılan toplantıda sendika olarak konutsuz üyelerimiz için sosyal konut talebimiz olmuştu. Kendisi de uygun ödemeli kiralık belediye konutları projelerinden bahsetmişti. Seçimlerden sonra yaptığımız hayırlı olsun ziyaretinde de sendikamızın ”Üç Kuşak Köyü/Mahallesi” projesini sunmuştuk. Konutu olmayan üyelerimizin bekleyecek zamanı kalmadı. Bir çok üyemiz artık kira ödeyemez duruma geldiği için sığıntı durumunda. Bu Mersin’in kanayan yarasıdır. Merkezi iktidarın ekonomik krizin tüm yükünü emekçilere yıkarken belediyelerin elini kolunu sözde tasarruf tedbirleriyle bağlamaya çalıştığının da farkındayız. Halkın oylarıyla seçilmiş belediyemizin kamucu halkçı çalışmalarını engellemek halkın iradesini yok saymaktır.  Buna izin veremeyiz. Biz emekliler, belediye konutlarının hızla bitirilmesi için bilgi görgü ve   tecrübemizle her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu tekrar açıklıyoruz. Birlikte başaracağız.

]]>
İstanbullu geçinemiyor https://yenidunya.org/yurt/31125/istanbullu-gecinemiyor-2/ Mon, 21 Oct 2024 10:49:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=31125 İstanbul Planlama Ajansı (İPA), “Yoksulluk İstatistikleri” yayımlandı.
İstanbul’da yoksulluk oranı, önceki seneye göre artarak yüzde 18,3 olurken, 2022 yılında yüzde 18.1 olan yoksulluk oranında artış yaşanarak, 2023 yılında yüzde 18.3 olduğu belirtilirken, Eylül 2024 için açıklanan yoksulluk sınırının ise 64 bin TL’yi geçtiği ifade edildi.

İstanbullu geçinemiyor

Her 3 kişiden 1’i sebze meyveye ulaşamıyor
Raporda, İstanbulluların yüzde 62,5’inin evlerini istedikleri sıcaklığa getiremedikleri, yüzde 61,7’sinin bir kıyafet ihtiyacı olduğunda yenisini alamadığı, yüzde 34’ünün taze sebze/meyveye günlük olarak erişemediği, yüzde 58’1’inin ise iki günde bir et, tavuk ya  da balıktan oluşan yemek yiyemediği açıklandı. 

Her 3 kişiden 2’si sosyal aktivite yapamıyor
İstanbulluların yüzde 65,1’inin spor, konser ve sinema gibi faaliyetlerine katılamadığı tespit edilirken, şehir dışında 1 hafta tatil yapamayanların oranı yüzde 62,9 oldu.

]]>
Onbinlerce işçi Tandoğan Meydanı’na aktı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31119/onbinlerce-isci-tandogan-meydaninda-akti/ Sun, 20 Oct 2024 10:12:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=31119 Türk-İş’in “Zordayız Geçinemiyoruz” mitinginde on binlerce emekçi Tandoğan Meydanı’nı doldurdu.
Türk-İş tarafından Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği “Zordayız, geçinemiyoruz” mitingine Türkiye’nin dört bir yanından gelen onbinlerce işçi, vergide adalet ve geçim şartlarının iyileştirilmesi için bir araya geldi. AKM metrosu önünde yürüyüşe başlayan sendikalar Tandoğan Meydanı’nı doldurdu.
Mitinge katılan işçiler,  “Ağır vergi yükü kaldırılsın”, “Bozulan ekonominin bedelini biz ödemeyeceğiz”, “Kamu işçisi çözüm istiyor”, “İşçiler yine vergi şampiyonu”, “Kadro hakkımız engellenemez”, “Brütten net’e çakılıyoruz”, “Verilen sözler tutulmalı” dövizleri taşıdı.
İşçiler, “Sadaka değil toplu sözleşme”, “Direne direne kazanacağız”, “Vergide adalet istiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarını attı.

“Kadın ve çocuk cinayetlerine dur diyoruz”
Mitingtede ilk konuşmayı Türk-İş İstanbul Temsilcisi Halil Baki Erdal yaptı. Erdal, “Bizi görmeyenlere, bizi duymayanlara karşı ‘biz buradayız’ demek için geldik. Ülkenin dört bir yanında hak arayan işçi sınıfı için buradayız. Biz kimseden sadaka istemiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Türkiye’de çalışma saatinin ortalaması 65 saat dünyada 45 saat. Yazıklar olsun. Verdiğiniz maaş yetmiyor, yetmiyor” dedi.
Son günlerde artan kadın cinayetlerine de tepki gösteren Erdal, “Kadın cinayetlerine ‘yeter artık’ diyoruz. Lafa geldiğimde kadına el kalkmaz deniliyor ama kadın cinayeti bitmiyor. Çocuk cinayetlerine dur diyoruz.” dedi

Onbinlerce işçi Tandoğan Meydanı’na aktı

“Vergi olmazsa olmazımız”
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Sesimizi duyurana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Vergide adalet dediğimiz nedir? Bir ay önce aldığını, bir ay sonra almıyorsun. Meclis’te bütçe görüşmeleri başlıyor. Vergi olmazsa olmazımız. O planları yapanlar bu alana ses versinler, bir an önce bu sorunu çözsünler.
“Asgari ücret görüşmelerine dört asgari ücretli kardeşimiz katılacak. Onlar ne derse o olacak, kararlarına harfiyen uyacağız.

“Kamu ücreti asgari ücret seviyesine geldi”
“Kamu işçilerde ücretlerde öncüydü. Öyle bir noktaya geldik ki, kamu ücreti asgari ücret seviyesine geldi. Önerdiğiniz zam oranları kabul edilebilir değil.

“Kadınlar ölüyor, çocuklar ölüyor, çocuk işçiler ölüyor”
“Kadınlar özgürce sokaklarda dolaşsın. Kadınlar ölüyor, çocuklar ölüyor, çocuk işçiler ölüyor. Bu meselede bizim meselemiz, Türk-İş’in meselesi. Çözüm bekliyoruz, laf beklemiyoruz. Çatalca’da 146 kadınımızı kapının önüne koydular. Suçları ne? Sendikalı olmak istemek, insan gibi maaş istemek. O kardeşlerimizin de yanında olmaya devam edeceğiz.

Onbinlerce işçi Tandoğan Meydanı’na aktı

“Derdimiz ailemiz, derdimiz geçim, derdimiz vatan”
“Merhametsiz işverenlerin eline bizi bırakmayın. Öyle bir kanun çıkarın ki işçinin lehine olsun. Bizi yok sayanlar yarın bunun bedelini öder. Derdimiz ailemiz, derdimiz geçim, derdimiz vatan… Kurulduğumuzdan beri bunlardan geri adım atmadık.”

“Şimşek’in dünyası başka, bizim dünyamız başka”
“Bu meseleleri Şimşek mi duyar, fırtına mı duyar bilmem. Ama Şimşek’in dünyası başka, bizim dünyamız başka. Hükümete bir daha sesleniyorum. Biz bu ülkenin yüzde 60’ıyız. Sizin oy makineniz değiliz. Aklınızı başınıza alın. Size oy vermek diye bir yükümlülüğümüz yok.”

]]>
Türk-İş Tandoğan’a çağırıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31114/turk-is-tandogana-cagiriyor/ Sat, 19 Oct 2024 08:00:11 +0000 https://yenidunya.org/?p=31114 Türk-İş’in, “Zordayız Geçinemiyoruz” Emek Buluşması Mitingi yarın (20 Ekim) saat 11.00’de Ankara Anadolu (Tandoğan) Meydanı’nda gerçekleştirilecek.
Türk-İş Ankara Bölge Temsilcisi Nihat Zengin, yaptığı açıklamada, “Tüm Ankaralıları Pazar günü Tandoğan Meydanı’na çağırıyoruz. Son yılların en büyük emekçi mitingi olacak. 81 ilden 2 bin otobüs ile 100 binin üzerinde katılım bekliyoruz. Tandoğan Meydanı dar gelecek.” dedi.

Türk-İş Tandoğan’a çağırıyor
]]>
DİSK’li işçiler Saraçhane’den seslendi: Gelirde adalet, vergide adalet https://yenidunya.org/emek-gundemi/30990/diskli-isciler-sarachaneden-seslendi-gelirde-adalet-vergide-adalet/ Wed, 25 Sep 2024 18:26:39 +0000 https://yenidunya.org/?p=30990 DİSK, “geçinemiyoruz, gelirde adalet, vergide adalet” talebiyle başlattığı eylemlerin bir ayağını bugün Saraçhane’de gerçekleştirdi.
Saraçhane’de 63 yıl sonra tekrarlanan mitingde, işçiler “Geçinemiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Ölmek var, dönmek yok; tazminatı vermek yok” ve “Gelirde, vergide, ülkede adalet” sloganlarını attı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptığı konuşmada: “Nasıl olsa seçim yok, asgari ücrete zam yapmam; nasıl olsa seçim yok, emeklileri 12 bin 500 liraya mahkûm ederim; nasıl olsa seçim yok, sermayenin istediği her şeyi tıkır tıkır hayata geçirelim diyenlere buradan sesleniyoruz. Seçim burada, seçim bu meydanda” dedi. Çerkezoğlu, iktidara “Daha çok vergi toplamak istiyorsanız, etrafınıza bakın, etrafınıza. O kar rekorları kıran şirketlere bakın. Bankalara bakın. Kur korumalı mevduatlar milyonlar kazananlara bakın. Çekin elinizi soframızdan. Çekin elinizi cebimizden. Çekin elinizi çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğinden” dedi.

“Bu meydan Türkiye işçi sınıfının görev hakkı başta olmak üzere sendikal haklarına emeğine, ekmeğine sahip çıktığı meydan”
“İki yılı aşkın bir süredir gelirde adalet, vergide adalet, mücadelesi veriyoruz. İş yerlerinden başladık. Alanlara, meydanlara vergide önüne taşıdık sesimizi. Binlerce imza topladık. Ankara’ya bakanlık önlerine gittik. İstanbul’dan, Ankara’ya yürüdük, gelirdi adalet, vergide adalet için. Şimdi de yeni bir mücadele sürecinin içerisindeyiz. Yine ilk durağımız iş yerleri oldu. Ardından Türkiye’nin dört bir yanında Edirne’den, Tekirdağ’dan, Tunceli’ye, Çanakkale’den, Artvin’e,  Adana’dan Diyarbakır’a kadar bütün illerde işçi buluşmaları yaptık. Ardından bölge mitinglerine başladık. Önce Mersin’de ardından geçtiğimiz hafta cuma günü İzmir’de, İzmir’in sokaklarını kırmızı işçi seline boyadık. Binlerce işçi arkadaşımızla birlikte haykırdık. Gelirde adalet, vergide, ülkede adalet için. Şimdi de buradayız. Saraçhane Meydanı’ndayız. Bu meydan Türkiye işçi sınıfının bundan 63 yıl önce ayağa kalktığı meydan. Bu meydan Türkiye işçi sınıfının görev hakkı başta olmak üzere sendikal haklarına emeğine, ekmeğine sahip çıktığı meydan. İşte 63 yıl önceki kararlılığı. O mücadele coşkusunu bugün bu yürüyüşümüzde devam ettiriyoruz. Ve sevgili arkadaşlar evet bu alanla birlikteyiz. Yan yana omuz omuzayız. Yoksuldan alıp zengine veren bu düzenden hesap sormak için yan yanayız. Bizi asgari yaşama, asgari ücrete en düşük emekli aylığına mahkum edenlerden hesap sormak için buradayız. Sendikal haklarımızı yok sayanlardan hesap sormak için bir aradayız. Sermayeden vergi almayan, onların vergilerini gece yarısı iptal eden sermaye zihniyetine karşı vergide adalet için yan yanayız. Ocakta aldığımız ücreti eylülde, ekimde, kasımda, aralıkta da olabilmek için yan yanayız. Emeğimiz için, ekmeğimiz için, eşitlik, özgürlük, adalet için bugün bu meydanda yan yana omuz omuzayız. 

“Bu kara tablo 22 yıldır ülkeyi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucudur”
Bu yaşadığımız kara tablo, bu işsizlik, bu yoksulluk, bu hayat pahalılığı, bunların hiçbiri tesadüf değil. Ülkeyi yöneten iktidarın o sürekli değişen Maliye Bakanlarının beceriksizliği de değil. Bu yaşadığımız kara tablonun nedeni bu ülkeye 22 yıldır yöneten AKP hükümetlerinin tercihlerinin sonucudur. Bu kara tablo 22 yıldır ülkeyi yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının sınıfsal ve siyasal tercihlerinin sonucudur. İki yılı aşkın bir süredir meydanlardan yükselen bu sesi duymayanlar bu politikalarda ısrar ediyorlar. Her gün bizi daha fazla yoksullaştıran sürekli yoksuldan alıp zengine, işçiden alıp patrona veren bu düzenin çarklarını daha hızlı çevirmek için uğraşıyorlar. İşte geçtiğimiz günlerde orta vadeli programı açıkladılar. Ne var orta vadeli programda? Orta vadeli program ne var? Hükümetin önümüzdeki üç yıllık hedefleri var orada. Ne var orta vadeli programda arkadaşlar? Daha yüksek enflasyon var. Daha düşük büyüme var. Yani çocuklarımızın daha fazla işsiz kalması var. Yüksek enflasyon karşısında daha da düşen ücretler var.

DİSK’li işçiler Saraçhane’den seslendi: Gelirde adalet, vergide adalet

“Bugün burada bir kez daha sesleniyoruz. Ölmek var, dönmek yok, tazminatı vermek yok”
Bir de tutturmuşlar enflasyonun nedeni ücretler diye koca bir yalan arkadaşlar koca bir yalan. Bu ülkede enflasyonun ne deneyecekler değil enflasyonun nedeni üretimden kopmuş olmak.  Enflasyonun nedeni dolarizasyon enflasyonun nedeni aşırı karlar. Hani hep beraber bakalım. Enflasyon, ücretler artarsa enflasyon artar dediler. Temmuz’da asgari ücreti arttırmadılar. Bir Ocak’tan beri ücretlerimiz artmadı. Enflasyon düştü mü arkadaşlar? Çarşıda, pazarda, enflasyonun düştüğünü gören var mı? O zaman bu kocaman yalanın arkasından bizi yoksulluğa mahkum eden bu politikaları asla teslim almayacağız. Başka ne var orta vadeli programda? Güvencesiz çalışma kullan at işçiliği var. Başka ne var orta vadeli programda sosyal güvenliği ayrılan payın azaltılması var. Yani emekli olmak daha da zorlaşacak. Emeklilikteki bütün mağduriyetler devam edecek. Emekli aylıkları, ucube sistem uydurdular ya hazineden tamamlama diye o ucube sistemle 12,500 liraya milyonlarca emekliyi mahkum edeceğiz diyorlar orta vadeli programda. Bir de büyük bir tuzak var arkadaşlar büyük bir tuzak. Orta vadeli programda emekli aylıkları o kadar düştü ki ikinci emekli aylığı aldatmacası adı altında tamamlayıcı emeklilik sigortası var. Bu ne demek bunu çok iyi biliyoruz. Bu tuzağı ilk defa koymadılar önümüze. Biz tanıyoruz bu tuzağı. Tamamlayıcı emeklilik sistemleri adı altında Türkiye işçi sınıfının 90 yıllık kazanılmış hakkını kırmızı çizgimizi, son kalemizi yani kıdem tazminatımızı ortadan kaldırmak var. Buradan Saraçhane Meydanı’ndan bir kez daha sesleniyoruz. Asla aklınızdan bile geçirmeyin diyoruz. Daha önce kıdem tazminatını gasp etmek için yaptığınız her türlü girişim Türkiye işçi sınıfının ve DİSK’in duvarlarına nasıl çarpıp geri döndüyse bugün de bu konudaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Çok bakanlar gördük, çok başbakanlar gördük bu ülkede kıdem tazminatını fona devredeceğim diyen. Hepsi geldi geçti. Ama biz buradayız. Bugün burada bir kez daha sesleniyoruz. Ölmek var, dönmek yok, tazminatı vermek yok.

“Sermaye bu ülkede doymuyor. Ne yaparsak yapalım doymuyorlar”
Bütün bu politikalar hükümetin programı yazdıkları şeyler kimin talebi? Bizim mi? İşçinin, emekçinin, emeklinin, halkın talebi mi? Tabii ki hayır. Bütün bunlar sermayenin talebi arkadaşlar. Sermaye bu ülkede doymuyor. Ne yaparsak yapalım doymuyorlar. Hedeflerinde kıdem tazminatı var. Hedeflerini de işten çıkarma tazminatı var. Sendikal tazminat var. Hedeflerinde işsizlik sigortası var. Sermaye istiyor ki ben işçiyi istediğim kadar çalıştırayım, istediğim zaman kapının önüne koyayım. Sendikaya üye oldu diye işten atayım. Bir kuruş tazminat ödemeyeyim diyorlar. Yine onların hedeflerinde işçiler alacak davası bile açamasın diyorlar. İş yerlerimize SGK denetime gelecekse randevu alın öyle gelin diyorlar. O MESEM projesinde çocuklarımızın tezgah başlarında hayatını kaybettiği MESEN projesinde devam edin diyorlar. Yani 85 milyon çalışıyor. 85 milyon üretiyor. Bir avuç insanı zengin ediyor. Ama yine de doymuyorlar. Bu nasıl bir açgözlülüktür? İşte onun için adalet istiyoruz sevgili arkadaşlar. İşte bu yüzden gelir da, vergide adalet, ülkede adalet diyoruz.”

DİSK’li işçiler Saraçhane’den seslendi: Gelirde adalet, vergide adalet

“Türkiye’nin bir asgari ücret ülkesi olmaktan kurtulmasını istiyoruz”
“Taleplerimiz son derece açık ve net. Gelirde adalet istiyoruz. Ürettiğimiz değerden payımızı hakça almak istiyoruz. İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz. Türkiye’nin bir asgari ücret ülkesi olmaktan kurtulmasını istiyoruz. Vergide adalet istiyoruz” sözleriyle isteklerini sıralayan Çerkezoğlu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Anayasa’nın 73. maddesinde yazdığı gibi az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi istiyoruz. Bununla ilgili kanun teklifini de Meclis’e verdik. Meclis’ten oy birliğiyle geçsin istiyoruz. Bir de kalkıyor bu ülkenin Maliye Bakanı, belki de adaleti sağlayacağız diyor. Buradan Saraçhane Meydanı’ndan sesleniyoruz. Vergide adaleti sağlamak, daha çok vergi toplamak istiyorsanız, etrafınıza bakın, etrafınıza. O kar rekorları kıran şirketlere bakın. Bankalara bakın. Kur korumalı mevduatlar milyonlar kazananlara bakın. Çekin elinizi soframızdan. Çekin elinizi cebimizden. Çekin elinizi çoluğumuzun çocuğumuzun geleceğinden. 

“Biz haklarımızı öyle seçimden seçime değil her gün yan yana, omuz omuza mücadeleyi büyüterek alacağız”
Son olarak buradan Saraçhane Meydanı’ndan ülkeyi yöneten hükümete bir şey daha söyleyelim arkadaşlar. Nasıl olsa seçim yok. Asgari ücrete zam yapmam, nasıl olsa seçim yok emeklileri 12,500 yüz liraya mahkum ederim. Nasıl olsa seçim yok. Sermayenin istediği her şeyi tıkır tıkır hayata geçirelim diyenlere buradan sesleniyoruz. Seçim burada arkadaşlar, seçim burada arkadaşlar. Seçim bu meydanda. Seçim her gün daha gün ağarmadan evinden çıkıp işe giden, gece gündüz çalışan, yaşama, şansı bile olmadan çalışan milyonların evine ekmek götürememesinde seçim. Seçim evlerimizde kaynamayan tencerede işçi sınıfının seçimin tercihini net emek olarak emekçiler olarak biz eşitlik, adalet, barış ve kardeşlikten yana gerçek bir demokrasi için mücadele veriyoruz. Biz haklarımızı öyle seçimden seçime değil her gün yan yana, omuz omuza mücadeleyi büyüterek alacağız. Ve sevgili arkadaşlar evet ülkede adalet istiyoruz. Demokrasi istiyoruz. Demokrasi işçinin ekmeğidir diyoruz. DİSK olarak ve biliyoruz ki demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakları olmaz. Ve demokrasi dediğimiz şey 5 yılda bir gidip sandıkta oy vermek demek değil. Demokrasi işçi sınıfının hayatın her anında söz ve karar sahibi olması demek.
O nedenle sevgili arkadaşlar burada bir kez daha söz veriyoruz. Yan yana omuz omuza bu mücadeleyi büyütmenin sözünü veriyoruz. Şimdi sevgili arkadaşlar, bu meydandaki herkes olarak birbirimize söz verelim. Burada bu meydanda olan olmayan bütün işçi arkadaşlarımıza, hepimize düşen görev buradaki taleplerimizi bu meydanın kararlılığını coşkusunu, iş yerlerine taşımak, beraber çalıştığımız arkadaşlarımıza taşımak, evde konumuza, komşumuza. Dostumuza taşımak ve bu mücadeleyi hep birlikte büyütmek hepimize düşen görev bu. İşte bu bilinçle sevgili arkadaşlar. Bu mücadeleyi Türkiye’nin dört bir yanından aldığımız güçle gerçek bir adalet ve demokrasi sağlanana kadar hep birlikte büyütmeye kararlıyız. Dedik ya biz varsak umut var, işçi sınıfı varsa umut var, bu umudu hep birlikte büyüteceğiz. Asla teslim olmayacağız. Ve mutlaka kazanacağız. Yan yana kazanacağız. Omuz omuza kazanacağız. Yürek yüreği kazanacağız. Direne direne kazanacağız ama mutlaka kazanacağız. Emek kazanacak, adalet kazanacak, barış kazanacak, kardeşlik kazanacak ne demokrasi kazanacak ve bu ülkede bu topraklarda emeğin Türkiye’sini hep birlikte kuracağız. Yolumuz açık olsun sevgili arkadaşlar. Yolumuz açık olsun sevgili dostlar. Tekrar hepinizi DİSK adına sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz. Bu mücadeleyi yan yana omuz omuza büyüteceğiz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Yolumuz açık olsun. Hep birlikte mücadeleye devam”.

Kaynak: ANKA

]]>