geçim derdi – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 14 Jul 2026 09:03:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.8 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png geçim derdi – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 İleri yaşta geçim mücadelesi https://yenidunya.org/emek-gundemi/34237/ileri-yasta-gecim-mucadelesi/ Tue, 14 Jul 2026 08:45:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=34237 Geçinemeyen binlerce 60 yaş üstü yurttaş yeniden iş bulmaya çalışıyor. İŞKUR’a kayıtlı 60 yaş ve üzerindeki işsiz sayısı son bir yılda yüzde 19,6 arttı. Bu yaş grubunda çalışanların yüzde 65,6’sı ise kayıt dışı istihdam ediliyor.

Milyonlarca emekli için geçim sorunu büyümeye devam ediyor.
Bu hafta Meclis’te görüşülecek yasa teklifine göre en düşük emekli aylığı 20 bin liradan altı aylık enflasyon oranında yükseltilerek 23 bin 552 liraya çıkacak.
Emekli aylıklarının yıllar içinde alım gücünü kaybetmesi, emeklilik döneminde insanca yaşayabilecek bir gelirden mahrum kalan yurttaşları yeniden çalışma hayatının içine itiyor. İleri yaştaki emekliler ya güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışıyor ya da geçinebilmek için iş arıyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, İŞKUR ve TÜİK verileri, 60 yaş üzerindeki yurttaşlar arasında işsizliğin ve kayıt dışı çalışmanın arttığını, iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin önemli bölümünü ise emeklilik çağındaki işçilerin oluşturduğunu ortaya koyuyor.

İŞKUR’a kayıtlı işsizler arasında 60 yaş ve üzeri yurttaşlar dikkati çekiyor. Haziran itibarıyla İŞKUR’a kayıtlı işsizlerin 33 bin 628’ini 60 yaş ve üzeri yurttaşlar oluşturdu. Geçen yıl Haziran’da kuruma kayıtlı 60 ve üzeri yaşta 28 bin 29 işsiz bulunurken işsiz sayısı bir yılda yüzde 19,6 arttı.
İleri yaştaki yurttaşların işgücü piyasasındaki görünürlüğü, işe yerleştirme verilerine de yansıyor. Ocak-Haziran döneminde 60 ve üzeri yaştaki 11 bin 13 kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildi. Geçen yılın aynı döneminde bu yaş grubundaki 9 bin 442 kişi işe yerleştirilmişti.

Yüzde 65’i kayıt dışı
TÜİK’in verilerine göre ise 2026’nın ilk çeyreğinde 60 ve üzeri yaştaki toplam 2 milyon 413 bin kişi istihdamda yer alıyor. Bu kişilerin yüzde 65,6’sı ise kayıt dışı olarak çalışıyor. Sayıları 1 milyon 583 bin kişiyi bulan 60 yaş üzeri kayıt dışı istihdam, emeklilik çağındaki yüz binlerce kişinin sosyal güvenceden yoksun, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kaldığını ortaya koyuyor.

Beş ayda 273 iş cinayeti
İSİG Meclisi verilerine göre emeklilik hakkına ulaşamayan ya da aldığı emekli aylığıyla geçinemediği için çalışmayı sürdüren işçiler, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeye devam ediyor.
İSİG Meclisi verilerine göre yalnızca Mayıs ayında 50 yaşın üstünde 71 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Yılın ilk beş ayında ise 50 yaş ve üzeri en az 273 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerin en az 50’si 65 yaşın üzerindeydi. İnşaatlarda, tarlalarda, geri dönüşüm işlerinde ve ulaşım sektöründe çalışmak zorunda kalan ileri yaştaki işçiler, yüksekten düşme, zehirlenme ve trafik kazaları başta olmak üzere önlenebilir nedenlerle yaşamını yitiriyor.

]]>
İstanbullu borç batağında yüzüyor https://yenidunya.org/yurt/33898/istanbullu-borc-bataginda-yuzuyor/ Fri, 13 Mar 2026 21:25:01 +0000 https://yenidunya.org/?p=33898 İstanbulluların yarısından fazlası kredi kartı borcunu ödeyemiyor

İstanbul Planlama Ajansı tarafından hazırlanan “İstanbul Barometresi” Şubat ayı araştırmasına göre kredi kartı borcunun tamamını ödeyemeyenlerin oranı yüzde 50,5’e çıktı. Araştırma, Ramazan döneminde gıda fiyatlarının yükseldiğini düşünenlerin oranının da yüzde 67,5 olduğunu ortaya koydu. Ramazan ayında gıda fiyatlarındaki artış ve dışarıda yeme-içme ile giyim harcamalarındaki düşüş dikkat çekti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın yayımladığı İstanbul Barometresi’nin Şubat ayı raporu, kentte yaşayanların ekonomik durumuna dair dikkat çekici veriler ortaya koydu.
Raporda yer alan “Gündem Araştırması” kapsamında katılımcılara ekonomi, tüketim alışkanlıkları ve Ramazan dönemine ilişkin sorular yöneltildi. Sonuçlar, kredi kartı borçlarının hane bütçeleri üzerindeki baskısının arttığını ve tüketim alışkanlıklarında belirgin bir değişim yaşandığını gösterdi.

Kredi kartı borcu ödeme güçlüğü artıyor
Araştırmaya göre Şubat ayında kredi kartı borcunun tamamını ödeyebildiğini belirtenlerin oranı yüzde 49,6’da kaldı. Buna karşılık katılımcıların yüzde 50,5’i kredi kartı borcunun tamamını ödeyemediğini ifade etti.
Detaylı sonuçlar incelendiğinde katılımcıların yüzde 28,8’inin yalnızca asgari tutarı ödediği, yüzde 7,5’inin asgari tutar ile borcun tamamı arasında bir ödeme yaptığı görüldü. Asgari tutardan daha az ödeme yapanların oranı yüzde 4,5 olurken, yüzde 9,7’lik bir kesim ise borcunu hiç ödeyemediğini belirtti.
Bu veriler, kredi kartı kullanımının yaygınlaştığı dönemde hane bütçeleri üzerindeki borç baskısının giderek arttığına işaret ediyor.

Ramazan’da gıda fiyatları yükseldi
Katılımcıların yüzde 67,5’i ise Ramazan döneminde gıda fiyatlarının yükseldiğini düşündüğünü ifade etti. Bunun yanında yüzde 13,5’lik bir kesim fiyatların makul düzeyde arttığını belirtirken, yüzde 11,3’ü fiyatların artmadığını dile getirdi. Katılımcıların yüzde 7,7’si ise bu konuda fikir sahibi olmadığını söyledi. Gıda harcamalarının arttığını belirtenler ise yüzde 46,3 oldu.

Dışarıda yeme-içme düştü
Araştırmanın “tüketim alışkanlıkları” başlığı altında yer alan sonuçlar, bazı harcama kalemlerinde gerileme olduğunu ortaya koydu. Buna göre İstanbulluların yüzde 57,6’sı dışarıda yeme-içme harcamalarının azaldığını, yüzde 51,9’u ise giyim alışverişinde düşüş yaşandığını belirtti.

]]>
İş arayan yaşlılar artıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33891/is-arayan-yaslilar-artiyor/ Tue, 10 Mar 2026 07:48:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=33891 Emekliler geçim için yeniden işgücüne dönmeye mecbur kaldı. İŞKUR’a göre 60 yaş ve üzeri kayıtlı işsizler bir yılda yüzde 17 arttı, 36 bin 467’ye çıktı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre düşük emekli aylıkları, ileri yaştaki yurttaşları yeniden işgücü piyasasına yöneltti. Emeklilik döneminde insanca yaşayabilecek bir gelirden mahrum bırakılan çok sayıda yurttaş, geçinebilmek için yeniden iş aramak zorunda kalıyor. Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Şubat 2026 verileri, 60 yaş ve üzeri yurttaşların işsizlikte giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koydu. Kuruma kayıtlı işsizlerin sayısı önceki yıla göre yüzde 14,5 artarak 2 milyon 455 bin 884 kişiye ulaştı. Kayıtlı işsizler arasında dikkat çeken gruplardan birini ise 60 yaş ve üzeri yurttaşlar oluşturdu.

Yasal olarak emeklilik çağında bulunan bu yaş grubundaki çok sayıda yurttaş, yetersiz aylıklar nedeniyle ya çalışmayı sürdürüyor ya da yeniden iş arıyor. Derinleşen ekonomik kriz, ileri yaştaki yurttaşları da İŞKUR kapısında iş beklemeye mecbur bırakıyor. Geçen yıl Şubat’ta kuruma kayıtlı 60 ve üzeri yaştaki 31 bin 51 işsiz bulunurken Şubat 2026 itibarıyla sayıları 36 bin 467 kişiye ulaştı. Böylece 60 yaş üstü kayıtlı işsiz sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 17 arttı.

İleri yaştaki yurttaşların işgücü piyasasındaki görünürlüğü, işe yerleştirme verilerine de yansıdı. Ocak-Şubat döneminde 60 ve üzeri yaştaki 2 bin 773 kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildi. Geçen yılın aynı döneminde bu yaş grubundaki 2 bin 260 kişi işe yerleştirilmişti.

İşsizlik ödeneğine başvuran 60 yaş üstü yurttaşların sayısı da dikkati çekici düzeye ulaştı. Ocak itibarıyla 60 yaş üstü bin 650 kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Başvuranların yüzde 56’sı işsizlik ödeneğinden faydalanmaya hak kazandı.

]]>
“Kaynak yok” yalanı çöktü: Emeklinin parası nereye kullanıldı? https://yenidunya.org/emek-gundemi/33650/kaynak-yok-yalani-coktu-emeklinin-parasi-nereye-kullanildi/ Fri, 16 Jan 2026 11:23:28 +0000 https://yenidunya.org/?p=33650 2025 bütçesinde 1,7 trilyon TL açık verilirken çoğunlukla emekli için kullanılan Sosyal Güvenlik için ayrılan kaynağın 282 milyar TL’si harcanmadı. Bu para başka kalemler için kullanıldı.

2025 bütçe harcamaları dün açıklandı. Bütçe gelirleri geçen yıl 12 trilyon 835 milyar 477 milyon lira, giderleri 14 trilyon 634 milyar 607 milyon lira olarak hesaplandı. Merkezi yönetim bütçesi 2025’te, 1 trilyon 799 milyar 130 milyon lira açık verdi.

Bütçede bu kadar açık varken çoğunlukla emekli için kullanılan Sosyal Güvenlik bütçesinde ise 282 milyar 190 milyon TL kullanılmadı. Böylece “Emekliye kaynak yok” yalanı da bir kere daha çöktü.

Bütçe verilerine göre Sosyal Güvenlik için 2025’in başında 1 trilyon 822 milyar 358 milyon 870 bin TL ayrıldı. Ancak bunun 1 trilyon 540 milyar 168 milyon 355 bin TL’si kullanıldı. Yani emekliye ayrılabilecek 2820 milyar 190 milyon 535 bin TL’si kullanılmadı.

“Kaynak var, devlet kaynak yaratır”
Çalışma Yaşamı Uzmanı ve BirGün Yazarı Aziz Çelik verileri sosyal medya hesabından değerlendirdi. Çelik şunları ifade etti: “Bir yandan ‘kaynak yok’ safsatası ile emekliye üç kuruş fazla vermiyorlar! Oysa kaynak var. Devlet kaynak yaratır zaten! Öte yandan bütçeye koydukları kaynağın 282 milyar lirasını harcamamışlar. 2025 Bütçesine sosyal güvenlik için 1.822 milyar TL koymuşlar ancak 1.540 milyar harcamışlar. Emekli için ayırdıkları kaynağı bile kullanmamışlar! Sonra kaynak yok masalları! Pes doğrusu!”

Kaynak: BirGün

]]>
TÜRK-İŞ: Asgari ücret daha yılın ilk ayında açlık sınırının altında kaldı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33570/turk-is-asgari-ucret-daha-yilin-ilk-ayinda-aclik-sinirinin-altinda-kaldi/ Tue, 30 Dec 2025 13:52:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=33570 TÜRK-İŞ, “Aralık 2025 Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırması açıklandı.
Araştırma sonuçlarına göre:
-Dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 30.143 TL.
-Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 98.188 TL.
-Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 39.123 tl.
-Mutfak enflasyonu aylık %1,06 on iki aylık %43 yıllık ortalama %40,15 olarak hesaplandı.
-Yılın ilk ayında asgari ücret açlık sınırı altında kaldı.

TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2025 Aralık ayı sonucuna göre;
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 30.143,75 TL’ye,
-Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 98.188,11 TL’ye,
-Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 39.123,08 TL’ye yükseldi.

Çalışanların beklentisi yine karşılanmamış ve çalışanların yoksulluğu devam etmiştir. Milyonlarca işçi ve ailesinin en temel ihtiyaçları dahi karşılanamaz hale getirilmiş; çalışanlar yoksulluğa mahkûm edilmiş ve konfederasyonumuzun katılmadığı toplantıda asgari ücret açlık sınırı altında belirlenmiştir. Diğer bir ifadeyle 2026 yılı için açıklanan asgari ücret, açlık sınırdan 2.068,75 TL daha azdır.

Emekçinin yaşam koşulları her gün zorlaşıyor
Asgari ücret, sosyal devlet ilkesine ve Anayasa’da güvence altına alınan insanca yaşam hakkına bağlı kalınarak işçinin yaşamını sürdürebileceği bir geçim ücreti olarak ele alınmalıdır. Bu ücret seviyesi, yalnızca barınma, ulaşım, sağlık ve eğitim gibi zorunlu giderleri bile karşılamaktan uzak kalmakta, sağlıklı ve dengeli beslenmek için gerekli asgari tutarın dahi altında kalmaktadır. Ücretli çalışanların alım gücünün azalması, temel gıda ve zorunlu harcamalara dahi erişimin giderek zorlaştırarak çalışan kesimin yaşam koşullarını her geçen gün daha da güçleştirmektedir.
TÜRK-İŞ’ in verilerine göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Aralık 2025 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir:
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 1,06 oranında gerçekleşti.
-On iki aylık değişim oranı yüzde 42,97 oldu.
-Yıllık ortalama artış ise yüzde 40,15 olarak gerçekleşti.

Gıda fiyat artışları devam ediyor
TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan çarşı-pazar-market dolaşılarak gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Aralık 2025 itibariyle şu şekilde oldu:
•Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; hesaplamada takip edilen ürünlerde fiyat hareketliliği devam etmektedir. Fakat ortalamada önemli bir değişiklik tespit edilmedi.
Hesaplamada tulum peyniri, kaşar peyniri, ezine peyniri vb. peynir çeşitleri her zaman olduğu gibi kapsam dışında tutuldu.

•Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; dana kıyma ve kuşbaşı et fiyatlarında artış olduğu gözlemlendi. Tavuk etinin kilogram fiyatında da bu ay artış olduğu tespit edilirken bu grupta diğer ürünlere kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür.
Yumurta fiyatlarında ise bu ay önemli bir değişiklik görülmediği belirlenmiştir. Balık ürünlerinde tezgâhlardaki ürün çeşitliliğinin artmasıyla birlikte fiyatlarda ise sınırlı bir gerileme olduğu tespit edilmiştir. Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda
ise bu ay itibariyle dikkat çekici bir fiyat değişikliği olmadığı görülmüştür.

•Meyve-sebzenin ortalama fiyatı bu ay için düşmüş gibi görünse de, bu görünümün pazardaki fiyat hareketlerinin aynı yönde ve aynı ölçüde değiştiği anlamına gelmemektedir. Diğer bir ifadeyle pazarlarda sebze fiyatlarında görece bir gerileme yaşanırken, meyve fiyatlarındaki artış dikkat çekmektedir. Pazar esnafı maliyetlerdeki artışın fiyatları yükselttiğini, bu durumun hem insanların alımını zorlaştırdığını hem de satışları olumsuz etkilediğinin ifade etmektedir.
“Hesaplamada -bu ay- 26’sı sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 35 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 74,03 TL, ortalama meyve kg fiyatı 107,78 TL oldu. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 80 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir)
olarak tespit edilmiştir.

•Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmek fiyatı bu ay da değişmedi. Bulgur fiyatında sınırlı bir gerileme izlenirken, diğer ürünlerin fiyatlarında önceki aya kıyasla belirgin bir değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.

•Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; ayçiçek yağı, tereyağı ve margarin kilogram fiyatları bu ay nispeten değişmezken, zeytinyağı kilogram fiyatındaki dalgalı seyrin bu ay da devam ettiği gözlemlendi. Siyah ve yeşil zeytinin fiyatlarında da sınırlı bir artış olduğu tespit edildi.
Yağlı tohum ürünlerinde de önemli bir değişiklik görülmedi.

•Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin fiyatlarında bu ay değişiklik gözlenmezken, çay ve ıhlamur fiyatları bir miktar arttı. Diğer ürünlerden reçel, bal ve şeker fiyatları aynı kaldı. Salçanın kilogram fiyatı da bu ay değişmedi.

]]>
Emekli piyasanın jokeri oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/33365/emekli-piyasanin-jokeri-oldu/ Thu, 27 Nov 2025 06:57:33 +0000 https://yenidunya.org/?p=33365 Geçim şartlarının zorlaşmasıyla işgücündeki emekli sayısı artıyor. İleri yaştaki yurttaşlar, genellikle güvencesiz ve hizmet ağırlıklı sektörlerde çalışıyor. İş bulabilen 65 yaş üzeri her 10 kişiden yaklaşık 8’i kayıt dışı çalıştırılıyor.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, emekliler, artan emekli yoksulluğu nedeniyle iş arıyor ya da çalışmayı sürdürüyor. Emekli aylıklarıyla ay sonunu getiremeyen yaşlılar, TÜİK verilerine göre piyasada adeta ucuz ve güvencesiz işgücü olarak kullanılıyor. TÜİK’in 2025 yılının Temmuz–Ağustos–Eylül dönemini kapsayan üçüncü çeyrek verileri, tabloyu çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Emekli olduğu için işgücüne dahil olmayan 65 yaş üstü bireylerin sayısı 2021’in aynı döneminde 2 milyon 729 binken 2025’te 2 milyon 278 bine geriledi. Sadece dört yılda emekli olduğu için artık çalışmayan 65 yaş üstü yurttaşların sayısı 451 bin kişi azaldı.
Aynı dönemde bu yaş grubunda istihdamda olanların sayısı 928 binden 1 milyon 208 bine çıkarak 280 bin kişi arttı. TÜİK’in dar tanımlı işsizlik hesaplamasına göre 65 yaş üzeri 35 bin yurttaş resmi işsiz statüsünde görünüyor.

Yüzde 80’i kayıt dışı
En çarpıcı başlıklardan biri olarak güvencesizlik öne çıkıyor. İstihdamda yer alan 65 yaş üstü 1 milyon 208 bin kişiden yalnızca 280 bini kayıtlı çalışıyor. Kalan 927 bin kişi sigortasız, kayıt dışı, güvencesiz işlerde istihdam ediliyor. 65 yaş üzeri çalışan her 10 kişiden yaklaşık 8’i, prim ödenmeyen, işten çıkarıldığında hiçbir hukuki güvencesi bulunmayan işler yapmak zorunda bırakılıyor. Açlık sınırının altında kalan emekli aylıkları ile geçinemeyen ileri yaştaki yurttaşlar, genellikle daha güvencesiz ve hizmet ağırlıklı sektörlerde çalışıyor. Son 5 yılda hizmet sektöründe çalışan 65 yaş üstü kişi sayısı 159 bin artarak 403 bine ulaştı.

]]>
Emeklilerden seyyanen zam talebi https://yenidunya.org/emek-gundemi/33330/emeklilerden-seyyanen-zam-talebi/ Mon, 17 Nov 2025 17:34:56 +0000 https://yenidunya.org/?p=33330 Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Başkanlar Kurulu, emekliler için seyyanen zam talebinde bulundu.
TÜED, milyonlarca emekli ocak ayında yapılacak maaş zammını beklerken, ‘seyyanen zam’ talep etti.
TÜED’den yapılan yazılı açıklamaya göre, derneğin başkanlar kurulu Ankara’da toplanarak, emeklilerin gündemindeki konuları görüştü.
Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, uygulanmakta olan ekonomik programın enflasyonla mücadelede beklenen sonuçları vermediği savunuldu.

Çarşı-pazar fiyatları emekli aylıklarını eritti
Bildiride, enflasyon hesaplamasındaki Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) çarşı-pazar fiyatlarıyla uyumlu olmamasının emekli aylıklarına yapılan zamları erittiği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
‘Emeklilik hukukunun korunması için sosyal güvenlik sistemimizin sağlam bir temele oturtulması, emekli aylıklarının intibak kurallarına göre yeniden hesaplanması ve insanca yaşamaya yetecek aylık ödenmesi şarttır. Emekli aylıklarının, açlık sınırı ve asgari ücretin altında kalmaması için ivedilikle emekli aylıklarına seyyanen zam yapılmalıdır. Meclis’te 2026 yılı bütçesi görüşülürken, emeklilerimizin yaşam maliyeti esas alınarak, gerekli kaynağın ayrılması ve 2000 sonrası emeklilerin intibakının sonuçlandırılması gerekmektedir.’

Dolaylı vergiler emekli aylıklarını küçültüyor
Alt sınır aylık bağlama hesaplama sisteminde değişikliğe gidilmesinin de talep edildiği bildiride, şunlar kaydedildi:
‘Mevcut aylık hesaplama sistemi ve aylık artış yöntemi iyileştirilmelidir. Yıl bazında emekli aylıklarında bir farklılığın olmaması için emekli zamları, aynı şekilde güncellenme katsayısına yansıtılmalıdır. Kök aylıkların düşmemesi için alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olmalıdır. Emeklilerimizin harcamalarında ödediği dolaylı vergiler, emekli aylıklarını küçülten bir etki yapmaktadır. Bu gerçek karşısında vergi iadesi karşılığı olarak ödenen yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranları, yüzde 10 olarak yeniden düzenlenmelidir.’

]]>
BİSAM: Yoksulluk sınırı 93 bin 135 lira oldu! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33319/bisam-yoksulluk-siniri-93-bin-135-lira-oldu/ Fri, 14 Nov 2025 11:42:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=33319 Birleşik Metal-İş Sendikasının Sınıf Araştırmaları Merkezi BİSAM, ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ekim 2025 Dönem Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 26 bin 925 lira oldu; yoksulluk sınırı ise 93 bin 135 lira oldu!

Raporda Ekim 2025 dönemi için şu veriler değerlendirildi;
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ekim 2025 için 26 bin 925 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 93 bin 135 lira olarak gerçekleşmiştir.
Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 7.528 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 7.147, 15-18 yaş bir genç için 7.518, 4-6 yaş arası bir çocuk için 4.733 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 26 bin 925 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 93 bin 135 liraya ulaşmaktadır.
Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 43.292 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 43.292 lira olarak tespit edilmiştir.

Günlük harcamalarda Ekim 2025 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 257 liralık harcama gereksinimi ile meyve ve sebze oluşturdu. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 231 lira ile süt ve süt ürünleri oldu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 176 lira olarak gerçekleşti. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 80 oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 47 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 18, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 23 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Sebze ve meyve’nin ağırlığı azalıyor
Daha dar bir gruplandırmaya göre meyve-sebze günlük 257 liralık harcama gereksinimi ve yüzde 28,69’luk oranı ile ilk sıradaki yerini korudu. Et, yumurta ve kurubaklagil yüzde 26,55 ile ikinci sıradayken, süt ve süt ürünleri grubunun payı da yüzde 25,79 oldu. Ekmek ve tahıl grubunun toplam içindeki payı yüzde 11,23, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7,75 oldu.

Aile bireyine göre harcama gereksinimi
Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

]]>
Emekçi ve emekliler ekim enflasyonu ile ezilmeye devam ediyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33277/emekci-ve-emekliler-ekim-enflasyonu-ile-ezilmeye-devam-ediyor/ Mon, 03 Nov 2025 12:15:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=33277 Birleşik Kamu-İş, TÜİK’in açıkladığı Ekim 2025 enflasyon verilerin değerlendiren yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, emekçiler ve emekliler enflasyon ile ezilmeye devam ediliyor denildi.

“Bu şekilde geçinilmesi mümkün değildir”
Ekim 2025’te enflasyon, hem resmi hem bağımsız kurumların verilerine göre yüksek seyrini sürdürdü. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 32,87 ile dünyadaki 78 ülkenin yıllık enflasyonundan daha yüksek seviyede gerçekleşirken, ENAG verileri yıllık yüzde 60’a ulaşan enflasyon rakamlarıyla yurttaşların yaşam maliyetinin giderek arttığını ortaya koyuyor.

Merkez Bankası ve iktidarın açıklanan enflasyon hedefleri, yıl başında belirlenen oranların çok üzerinde kaldı. Yılın ilk on ayında toplam enflasyon TÜİK verilerine göre yüzde 28,63’e ulaşırken, önümüzdeki aylarda aylık yüzde 2,5 civarında enflasyon yaşanması durumunda yıl sonu enflasyonunun yüzde 35’i bulması bekleniyor. Gerçekleşmeyen hedef ve tahminler, özellikle düşük gelirli çalışanlar ve emekliler üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

İşçi ve Bağ-Kur emeklileri, aldıkları zamlarla enflasyon farkını karşılamaya çalışıyor; şimdiden yüzde 10,25 oranında ek zam alacaklı durumdadırlar. Memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme ile aldıkları zamlar ise gerçek enflasyon karşısında hızla eriyor. 2026 başında yapılacak toplu sözleşme zamları, ekim itibariyle oluşan enflasyon farkı ile birlikte en az yüzde 16,55 olmalıdır.

Asgari ücretin alım gücü ciddi şekilde azalmış durumda. Geçen yıl sonu yapılan yüzde 30’luk zam, 2024 yılındaki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldı. Temmuz 2025 itibarıyla artırılmayan asgari ücretin alım gücü, 10 ayda 6.330 TL erimiş, şu anda geçen yıl aralık ayındaki seviyenin altında bulunuyor.

En düşük emekli aylığı da Temmuz-Ekim döneminde yaklaşık 1.730 TL değer kaybetti. Türkiye’de enflasyonun temel kaynağı gıda fiyatlarıdır; yalnızca ekim ayında gıda fiyatlarındaki artış, aylık enflasyonun üçte birini oluşturdu.

Dünya genelinde enflasyonu Türkiye’den yüksek olan yalnızca dört ülke bulunmaktadır: Venezuela, Güney Sudan, İran ve Brundi. Türkiye, Avrupa’nın en yüksek enflasyonuna sahip ülke konumunda olup, ikinci sıradaki Ukrayna ile arasında 21 puan fark vardır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı AR&GE birimi Kamu-AR’ın verilerine göre, açlık sınırı Ekim 2025’te 30.061 TL, yoksulluk sınırı ise 92.238 TL olarak belirlenmiştir. Bu veriler, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarının ne kadar ağırlaştığını açıkça göstermektedir.
Ekim ayı enflasyon verileri karşısında emekçiler ve emekliler her geçen gün daha fazla eziliyor. Bu şekilde geçinilmesi mümkün değildir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, hükümeti ve yetkilileri uyarıyoruz: emekçilerin ve emeklilerin gelir kayıpları derhal telafi edilmeli, yaşam standartları korunmalı ve gerçek enflasyonla uyumlu ücret politikası acilen hayata geçirilmelidir.
Artık bekleyecek zaman yoktur!

]]>
25 yıllık emeğe 9,5 metrekare! https://yenidunya.org/yurt/33083/25-yillik-emege-95-metrekare/ Mon, 01 Sep 2025 17:33:47 +0000 https://yenidunya.org/?p=33083 İktidarın yoksulluğa mahkûm ettiği emeklilerin durumu alım gücü istatistiklerine yansıdı. 2002’de ikramiye ile 100 metrekare ev alabilen bir emekli, 2025’te ikramiyeyle bir konutun ancak 9,5 metrekaresini alabiliyor.
AKP’nin, büyük oranda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda şekillenen ekonomi politikası, Türkiye’yi derin ekonomik batağa sürüklüyor. Giderek derinleşen ekonomik kriz, kamunun fahiş harcamalarını durduramazken yurttaş her geçen gün daha da yoksullaşıyor. İktidara yakın sermaye grupları başta olmak üzere, bir avuç şanslı azınlık zenginliğine zenginlik katarken on milyonlarca yurttaş, en temel ihtiyaçlarını karşılamak için dahi büyük mücadeleler vermek zorunda kalıyor.
BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, derin ekonomik kriz, Türk Lirası’nı da her gün biraz daha eritiyor. Türk Lirası’ndaki değer kaybı ile birlikte yurttaşın alım gücü de adeta dibe vuruyor. Ücretli kesimin büyük hak kayıpları yaşamasına neden olan ekonomik krizin ulaştığı boyut, kamu emeklilerini de derinden etkiliyor.

Emeklinin kayıp altınları
CHP Emek Bürolarının kamu emeklilerinin alım gücüne yönelik çalışması, emeklilerin içinde bulunduğu vahim tabloyu gözler önüne seriyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer koordinatörlüğünde gerçekleştirilen çalışma, kamu emeklilerinin sefalete mahkûmiyetini ortaya koyuyor. AKP İktidarında Sosyal Kırım başlıklı raporda, 2002 yılında emekli olan bir kamu emekçisinin, emekli ikramiyesiyle 660 adet çeyrek altın alabildiği, 2025 itibarıyla ise kamu emeklisi ikramiyesinin ancak 133 çeyrek altına yettiği belirtiliyor. CHP’li Taşcıer, 23 yılda emeklinin cebinden 527 çeyrek altının eksildiğini ifade ediyor.

Hayal satıyorlar
Kamu emeklilerinin içinde bulunduğu tabloya yönelik en çarpıcı tablo ise konut satın alma gücüne yönelik verilere yansıyor. 2002’de emekli ikramiyesiyle 100 metrekare ev alan bir kamu emekçisinin gücü, bugün ancak 42 metrekarelik bir evin 9,5 metrekaresine yetiyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer’in çalışmasına göre, AKP iktidarının büyük müjde olarak duyurduğu Gayrimenkul Sertifikası ile satışa sunulan ve değeri 4,2 milyon TL olan 42 metrekare net kullanım alanlı 1+1 dairelerden kamu emeklisinin payına yalnızca 9,5 metrekare düşüyor.
Çarpıcı tabloya yönelik değerlendirmelerde bulunan CHP’li Taşcıer, özetle şunları söylüyor:
“Bugün Türkiye’de sabit gelirlilerin karşı karşıya kaldığı tablo, iktidarın emekçilere nasıl hayal sattığını gözler önüne seriyor. Beyaz yakalı bir çalışan yemeden içmeden tüm geliri ile sertifika alsa ancak 10 yıl sonunda 1+1 ev sahibi olabilecektir. Ortalama memur maaşı ile 7 yılda, en düşük emekli aylığı ile 23 yılda, ortalama memur emeklisi aylığı ile de yaklaşık 15 yılda bir ev sahibi olmak mümkün olacaktır. Gayrimenkul sertifikası adı altında sabit ve dar gelirlilere ev değil, ömür boyu sürecek bir hayal satmaya çalışan AKP iktidarı, emeğiyle yaşayanları umut tüccarlığı yaparak dolandırıyor. Kârlı bir yatırım aracı gibi sunulan gayrimenkul sertifikasının, daha bir ayını doldurmadan yüzde 11,85 değer kaybettiği görülüyor. AKP’nin yarattığı bu tahribat, emekçinin alın terine, yıllar süren hizmetine ve yaşam mücadelesine dönük sistematik bir değersizleştirme politikasıdır. Bu sistemin adı sosyal kıyımdır.”

Cep harçlığı
Düz lise mezunu olan ve 25 yıllık kamu hizmetinin ardından 3’üncü derecenin 1’inci kademesinden emekli olan bir kamu emekçisinin emekli ikramiyesi, Ağustos 2025 itibarıyla yalnızca 974 bin 109 TL ile ifade ediliyor.

]]>