EYT – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Mon, 12 Jan 2026 09:52:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png EYT – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekliler: “Şükretme dayatılmasın bize…” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33624/emekliler-sukretme-dayatilmasin-bize/ Mon, 12 Jan 2026 09:52:02 +0000 https://yenidunya.org/?p=33624 Hafta sonu Kartal, Kadıköy ve Bakırköy’de meydana inen emekliler bin 62 liralık ek artışı protesto etti. Sefalet ücreti, sadaka olarak nitelendirdikleri aylık miktarlarını eleştirdi. Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin AK Parti’li Üyesi Zeynep Vurmaz Yiğit’in “Emekli maaşları düzenli, istikrarlı ödeniyor. Gurur duyuyorum” sözlerini de eleştiren emekliler “Emekliye tarihin hiçbir döneminde maaş ödenmediği zaman olmadı. Burada iktidarın açlığa ve sefalete sürüklediği milyonlar var. Ama en azından maaşınızı zamanında alıyorsunuz gibi bir şükretme dayatılmasın bize” dedi. 70 yaşında bir yurttaş ise 15 bin lira bin lira aldığını belirterek “Kira ödüyorum. Kirayı verdikten sonra gidip askıdan bayat ekmek alıyorum… Ekmek parası bulamıyorum ki pazara gideyim. Ne emeklisi ya? Alan olsa satacağım bu emekliliği. Ekmek alamıyoruz. Hayır sahipleri askıda veriyor. Sıcak ekmek görmedik biz. Hep bayat ekmek yiyoruz. Ekmeğin kokusunu fırından alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
TÜİK’in Aralık enflasyonunun belli olmasıyla aylıklarında yüzde 12.2 civarında bir artış olacağı ortaya çıkan emekliler hafta sonunu meydanlarda geçirdi. Kartal Meydanı, Kadıköy İskele ve Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda yoğunlaşan eylemlerde “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz… Sefalet ücretinin hesabını sandıkta soracağız” görüşleri öne çıktı. Bakırköy’deki eylemler sırasında Gaziosmanpaşa Belediyesi’nin AK Parti’li Üyesi Zeynep Vurmaz Yiğit’in “Emekli maaşları düzenli, istikrarlı ödeniyor. Gurur duyuyorum” sözlerini de ANKA’ya değerlendiren emekliler, aylıkların ödenmediği bir dönemi anımsamadıklarını söylediler.
Ekonomik krizin ortasında geçinememekten yakınan emekliler ve emekli temsilcilerinin görüşleri şöyle:

“Sıcak ekmek görmedik biz. Hep bayat ekmek yiyoruz”
70 yaşındaki Gülser Tekin: Ad olarak emekliyim. Ama bir şey yok. 15 lira bin lira maaş alıyorum. Geçinebilir miyim? Kira ödüyorum. Kirayı verdikten sonra gidip askıdan bayat ekmek alıyorum. Ne emeklisi. Oğlumla yaşıyorum. Oğlum da cezaevinden çıktı iş vermiyorlar ona. Ekmek parası bulamıyorum ki pazara gideyim. Bak susadım su alamıyorum. Düşünebiliyor musunuz? Böyle bir hayat yaşıyoruz biz. Emekliymiş. Ne emeklisi ya? Alan olsa satacağım bu emekliliği. Bir şey görmedim çünkü. Hiçbir şey yok. Ekmek alamıyoruz. Hayır sahipleri askıda veriyor. Sıcak ekmek görmedik biz. Hep bayat ekmek yiyoruz. Ekmeğin kokusunu fırından alıyoruz. Maaşımızın yükselmesini isterdim. Rahat yaşamak isterdim. Hem ev kiraları yükseliyor, hem maaşlar düşük. Kiracıyız diye ölmemiz mi gerekiyor? Ne yapmamız gerekiyor? Siz bize söyleyin.

“Emekliye tarihin hiçbir döneminde maaş ödenmediği zamanlar olmadı. İktidarın açlığa ve sefalete sürüklediği milyonlar var”
EYT Emekliler Federasyonu Genel Başkanı Arzu Lastikçi: Biz bu söylemleri reddediyoruz. Emekliye tarihin hiçbir döneminde maaş ödenmediği zamanlar olmadı. Burada iktidarın açlığa ve sefalete sürüklediği milyonlar var. 17 milyon emekli var. Ama en azından maaşınızı zamanında alıyorsunuz gibi bir şükretme dayatılmasın bize. Emekli ne CHP’nin ne de başka dönemlerde hiçbir hükümet döneminde maaş ödememezliği olmadı. Bütün emekliler her zaman zamanında maaşını aldı. Biz bu söylemleri reddediyoruz. Sadece açlığa ve sefalete kılıf arandığını düşünüyoruz. Yani bugün yapılan 20 bin liralık ücretler ülkede açlık sınırı 30 bin 143 lirayken bu rakamların bize dayatılması maalesef insanlık dramına dönüşen acı bir olay oldu emekliler için. Biz kabul etmiyoruz böyle söylemleri reddediyoruz.

“Hakkımız olan emekli maaşlarını istiyoruz”
EYT ve Emekliler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Levent Atacan: Bu söylemi talihsiz bir söylem olarak değerlendiriyorum. Çünkü ben 56 yaşındayım. O dönemleri de gördüm. Ben emeklerini hiçbir zaman maaşını almadığını ya da geç aldığını görmedim, duymadım. Banka önlerinde sıra oluyordu, doğru. Çünkü onun bahsettiği tarihlerde zaten kredi kartı, bankamatik olayı ya yoktu ya da çok azdı. Dolayısıyla insanlar maaşlarını bankadan alıyorlardı. Teknoloji bu kadar ilerlemediği için dolayısıyla da kuyruğa girmek zorunda kalıyorlardı. Bu açıklamayı talihsiz buluyorum. Zaten kendi de itiraf etti. ‘Emeklilerin zor durumda olduğunun farkındayız’ dedi ama bir bahane olarak da bunu öğretti. Ben bu böyle bir şey görmedim. Hayatım boyunca duymadım da. Zaten kabulleniyorlar. Zaten ev kiralarının 25- 30 bin liradan başladığı büyük şehirlerde bu para bırakın geçimimizi, kiramıza da yetmiyor. Biz hakkımız olan emekli maaşlarını istiyoruz.

“2025 yılında en son aldığım emekli maaşı 17 bin 805 liraydı. Şu an 20 bin bin lira alıyorum. Şu an en düşük maaşla eşitlendim”
Mücahit Yıldız: Ben bu söylemi talihsiz olarak değerlendiriyorum. Ya kendisi geçmişte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde emekli olan emeklilerin ne kadar maaş aldığını bilmiyor. Bu düşüklüğü kim yarattı emekliye? 2025 yılında en son aldığım emekli maaşı 17 bin 805 liraydı. Şu an 20 bin bin lira alıyorum. Şu an en düşük maaşla eşitlendim. Bu sistem en yukarıdan da maaş alsan bir gün gelecek herkesi en düşük emekli maaşını açlık sınırının altındaki maaşa getirecekler. Bu insanlar geçinemeyecekler.
Cengiz Tok: Emekli maaşlarımızı alıyoruz. Aksama yok. Ama yetersiz. Çok düşük bir para. İnsanlar geçinemiyor. Kira olmuş 25-30 bin lira ve verdikleri asgari ücret çok komik bir rakam. Yani normal bir şartlarda bugün bir emekli en düşük 60-70 bin lira maaş alması lazım.

“Emekli maaşı adı altında emekli harçlığı alıyoruz”
Selçuk Ateş: Ben 55 yaşındayım. Ben bugüne kadar hatta 20 yıl öncesinden bahsedersem hiçbir zaman ömrü hayatında bir emekli maaşının, bir memur maaşının verilmediğini duymadım ve görmedim. Bunlar bunları nereden çıkarıyorlar, nereden uyduruyorlar? Onu bilmiyorum. Ama şunu gördüm; emekli 2000’li yıllarda memurdan da öte kıdemliydi. Bir değeri, toplumda bir kariyeri vardı. Şu an kariyer sıfırlandı. Niye? Çünkü aldığı maaş düştü. Emekli maaşı adı altında emekli harçlığı alıyoruz.

“Milleti aptal ve hafızasız sanıyorlar!”
AK Partili Yiğit’in sözlerine bir tepki de çalışma ekonomisi uzmanı Prof Dr. Aziz Çelik’ten de bir tepki geldi. Çelik’in tepkisi şöyle:
“Eskiden emekli aylıkları aylarca ödenmiyordu” yalanı! Milleti aptal ve hafızasız sanıyorlar! Neymiş efendim CHP’nin yönettiği dönemde emekliler aylarca aylık alamıyormuş ve bekliyormuş. Şimdi emekli aylığı azmış ama düzenli ödeniyormuş! Böyle demiş bir AKP’li siyasetçi. Bilmeden söylüyorsa vahim bilerek çarpıtıyorlarsa çok daha vahim! Türkiye’de emekli aylıklarının ve memur maaşlarının ödenmemesi ve aylarca gecikmesi söz konusu olmadı. 2001 gibi büyük ekonomik kriz dönemlerinde bile memur maaşlarının veya emekli aylıklarının ödenmemesi gibi bir durum yaşanmamıştır. Bu iddia koskoca bir safsatadır, çarpıtmadır ve dahası pür cehalet ürünüdür.”

AK Partili Zeynep Vurmaz Yiğit ne demişti?
31 Mart 2024 seçimlerinde Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı seçilen Hakan Bahçetepe’nin 19 Mart operasyonları kapsamında tutuklanmasından sonra başkanvekili seçilen AK Partili Eray Karadeniz’in yönetimindeki belediyenin meclis toplantısında konuşan AK Partili üye Zeynep Vurmaz Yiğit’in şu sözleri tartışma yaratmıştı:
“Emekli maaşlarının düşük olduğunun farkındayız. Emekli maaşları düşük de olsa emeklimiz zamanında ve istikrarlı bir şekilde alıyor. Bu kadar ekonomik zorluklara rağmen, bu kadar yaşadığımız pandemilere ve afetlere rağmen istikrarlı bir şekilde yönetiliyor olması ve ödeniyor olmasında ayrıca gurur duyduğumu da belirtmek istiyorum. CHP’nin yönettiği dönemde emekliler maaşlarını düzgün alamıyor, aylarca beklemek zorunda kalıyordu. Bugün ise emeklilerimiz en azından maaşını hangi gün alacağını biliyor ve devletine güvenebiliyor. Emekli kuyruklarını burada bilmeyen yoktur. Emekli maaşlarının aylarca ödenmediği dönemleri biliyoruz”

Kaynak: ANKA

]]>
Bir günle 20 yıl kaybedenler Ankara’da adalet çağrısı yaptı… https://yenidunya.org/emek-gundemi/32701/bir-gunle-20-yil-kaybedenler-ankarada-adalet-cagrisi-yapti/ Sun, 25 May 2025 18:57:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=32701 Çalışanlar emeklilikte adalet istiyor!

25 Mayıs 2025 Pazar günü Ankara’da kademeli emeklilik bekleyen mağdurlar, EMADDER (Emeklilikte Adalet Derneği) öncülüğünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen katılımcılar, ellerinde dövizlerle ve sloganlarla “adalet” talebini güçlü bir şekilde dile getirdi.

EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, yaptığı konuşmada sık sık alkışlarla kesilen cümlelerinde, bugüne kadar görmezden gelinmek istenen bir kitle adına konuştuğunu belirtti.
Uğurlu, “Bizler emekli değiliz! Emekliliğe hak kazanmış ama mezarda emekliliğe terk edilmiş çalışanlarız. Lütfen bizi emekliler ya da EYT’liler olarak haberleştirmeyiniz!” diyerek basındaki yanlış algıya dikkat çekti.

Bir günle 20 yıl kaybedenler Ankara’da adalet çağrısı yaptı…

“Bu bir günlük bir fark değil, milyonların hayatını etkileyen bir adaletsizliktir”
Uğurlu konuşmasında, 7438 sayılı EYT yasasıyla birlikte yeni bir mağduriyet doğduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“8 Eylül 1999’dan önce işe giren erken emekli olurken, bir gün sonra işe giren kişi 17 ila 20 yıl daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bu sadece tarih farkı değil, sistematik bir adaletsizliktir.”
Kalabalığın sık sık “Adalet istiyoruz!” ve “Çalışıyoruz ama emekli olamıyoruz!” sloganları attığı açıklamada, sorun sadece bir kesimin değil, yüzbinlerce çalışanın ortak sorunu olarak tanımlandı.

“Sayın Cumhurbaşkanım, Bakanlarınız bizi dinlemiyor”
Mihriban Uğurlu, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da doğrudan seslendi:
“Siz 81 milyonun Cumhurbaşkanısınız. Biz de bu ülkenin eşit vatandaşlık haklarına sahip işçi ve emekçileriyiz. Ancak ne Sayın Çalışma Bakanı’ndan ne de diğer yetkililerden sesimizi duyan var. Sayısız kez randevu istedik, hiçbirine cevap alamadık.”
Basın açıklamasında ayrıca sendikalara da çağrıda bulunularak, bu büyük kitlenin görmezden gelinmemesi gerektiği belirtildi.

“Hakkımız olanı istiyoruz, kıyak değil!”
Basın açıklaması Uğurlu’nun; “Biz lüks ya da kıyak istemiyoruz. Hakkımızı, alın terimizin karşılığını istiyoruz! Adil bir emeklilik sistemi talep ediyoruz!” sözleriyle sona erdi.
Katılımın yoğun olduğu basın açıklaması, topluluğun güçlü ve örgütlü çalışmalarının devam edeceğini ortaya koydu. EMADDER yetkilileri, taleplerine cevap verilinceye kadar mücadelelerine devam edeceklerini vurguladı.

]]>
EMADDER; “Kademeli emeklilik düzenlemesi derhal yasalaşsın” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32023/emadder-kademeli-emeklilik-duzenlemesi-derhal-yasalassin/ Sun, 09 Feb 2025 15:35:52 +0000 https://yenidunya.org/?p=32023 Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, “Kademeli emeklilik düzenlemesi derhal yasalaşmalı ve bir günle 17-20 yıl kaybeden vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir” dedi.
EMADDER üyeleri, Ulus Atatürk heykeli önünde kademeli emeklilik hakkına yönelik basın açıklaması yaptı.
“Hak hukuk kademe”, “Vur vur inlesin kademe gelsin” sloganları atan gruptakilere, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, CHP Ankara Milletvekilleri Aylin Yaman, Aliye Timisi Ersever ve bazı siyasiler de destek verdi.
Gruptakiler adına konuşan EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, şunları kaydetti:
“Bugün burada, büyük bir adaletsizliğe, vicdanları yaralayan bir hukuksuzluğa dikkat çekmek için toplandık. Çünkü biz, emeklilikte adalet isteyen milyonlarca vatandaşın sesi, yaşadığı mağduriyetin tek temsilcisiyiz. 7438 sayılı EYT yasası çıktı, ancak EYT düzenlemesinin ardından yeni bir adaletsizlik doğdu. 9.9.1999 ve sonrası işe girenler 1 gün 1ay 1 yıl işe geç girmenin bedelini tam 17 ila 20 yıl kaybederek ödüyor. Bu, hiçbir mantıkla, hiçbir hukuk normuyla, hiçbir vicdanla açıklanamaz. Düşünün ki, iki kişi aynı işyerinde, aynı gün işe girmeyi bekliyor. Biri sabah sigortalı oluyor ve emekli olabiliyor, diğeri akşam sigortalı yapılıyor ve girişi sabaha kaldığı için tam 20 yıl daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Bu sadece bir tarihle belirlenen haksız bir ayrım değil, aynı zamanda milyonlarca insanın hayatını, geleceğini ve hayallerini etkileyen bir sistem sorunudur. Emeklilik bir günle bir tarih ile ölçülemez. Biz, yıllarca çalışarak alın teri döken milyonlarca vatandaşın hakkını savunuyoruz. Biz, bir günle 17-20 yıl emeklilik kaybına uğrayan milyonların sesi olmak için buradayız.”

“Bir günle yıllarını kaybeden insanların adalet çığlığına kulak verin”
Bu adaletsizliğin son bulmasını istediklerini dile getiren Uğurlu, şöyle devam etti:
“Bir gün yüzünden 17 ila 20 yıl kaybettirmek, hangi hukuk devletinde kabul edilebilir? EYT ile düzeltilen bir yanlışın yerine yeni bir mağduriyet yaratmak nasıl açıklanabilir? 8.9.1999 ve öncesi bu ülkenin vatandaşı da 9.9.1999 sonrası Uganda vatandaşı mı, 2’nci sınıf vatandaş mı? Kademeli emeklilik düzenlemesi derhal yasalaşmalı ve bir günle 17-20 yıl kaybeden vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir. Biz, hakkımız olanı istiyoruz. Lütuf yada kıyak değil. Biz, çalışma hayatında adil bir sistem talep ediyoruz. Biz, hiçbir vatandaşın yıllarca mağdur olmasını kabul etmiyoruz. Sayın Bakan, yıllardır bu ülkenin işçileri, emekçileri alın teri döküyor. Biz burada adalet için mücadele ederken siz hangi çözümü üretiyorsunuz? Bu mağduriyeti görmüyor musunuz? Bir günle 17-20 yıl kaybeden insanlara ne söyleyeceksiniz? Masaya oturup çözüm üretmek yerine, sessiz kalarak, görmezden gelerek bu adaletsizliği büyütüyorsunuz. İnsanların umutlarını söndürmeyin, hayatlarını karartmayın. Gündemi yapay tartışmalarla değiştirmek yerine, halkın gerçek sorunlarını çözün. Bir günle yıllarını kaybeden insanların adalet çığlığına kulak verin. Kademeli emeklilik düzenlemesini çıkarın, adaleti sağlayın. Milyonlarca insanın mağduriyetini görmezden gelmeyin. Çalışanların geleceğini bir takvim gününe mahkûm etmeyin. Kademeli emeklilik yasası bir an önce çıkarılmalıdır.” 

Kaynak: ANKA

]]>
Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31535/emekliler-insanca-yasam-haklari-icin-yine-meydanlardaydi/ Sun, 08 Dec 2024 16:43:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=31535 EYT ve Emekliler Federasyonu’nun (EYT_EF) Kadıköy’de düzenlediği basın açıklamasında, emeklilerin mücadeleden vazgeçmeyeceği vurgusu öne çıktı.
Emekliler, insanca bir yaşam için en düşük emekli aylığının 50 bin liradan az olamayacağı haykırdılar. Emekli aylığı bağlama oranının yüzde 70’lere yükseltilmesi ve intibak yasasının çıkarılması taleplerini dile getirdiler.
Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan emekliler, “Emekli insanca yaşam istiyor”, “Saraya bol kepçe, emekliye yok bütçe”, “Hükümet istifa”, “Emekliyiz, haklıyız kazanacağız”, “Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen emeklinin ayak sesleri” sloganlarını attılar.
Eyleme, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

“Emekli yılı değil, utanç ve sefalet yılı”
EYT-EF, Kadıköy’de düzenlediği basın açıklamasında Federasyon Başkanı Arzu Lastikçi, emeklileri sefalet ücretine mahkum eden AKP iktidarını eleştirdiği konuşmasında, “AKP iktidarının emeklileri bitirdiğini, emekliye hediye edilen 2024 yılının aslında bir “utanç, kabus ve sefalet yılı” olduğunu söyledi. vurguladı.”
Lastikçi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yalan ve sahte enflasyon oranlarına göre verilen zamların emekliyi ezim, ezim ezdirdiğini ifade etti. 75-80 yaşındaki emeklilerin çalışmak zorunda kaldığını söyleyen EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Lastikçi, “Bu sefil günlerin başlangıcı 2008’de çıkarılan garabet yasasıdır. Bu yasa iptal edilmelidir” dedi.
İnsanca bir yaşam için en düşük emekli aylığının 50 bin liradan daha az, asgari ücretin de altında olamayacağını, söyleyen Lastikçi, “En düşük emekli aylığının açlık sınırının 20 bin lirayı, yoksulluk sınırının 70 bin lirayı aştığı bir ülkede insanca bir yaşam için en az 50 bin liralık asgari ücret ve emekli aylığı olması gerektiğini belirtti.”
Lastikçi, konuşmasını, “Asla geri adım atmayacağız, vazgeçmeyeceğiz. Çünkü zafer, vazgeçmeyenlerin olacaktır” sözleriyle tamamladı.

Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı

EYT-EF, emeklilerin talepleri
-SGK’de 3 bin 600 gün prim, kadınlarda 50 yaş, erkeklerde 55 yaş kısmı emeklilik hakkımız tanınmalıdır. Kısmı emeklilikte 58-60 yaş şartını kabul etmiyoruz.
-Bağ-Kur esnafının tescil sorunu çözümlenmelidir,
-Emekli aylıkları arasında adaletin sağlanması için intibak yasası çıkartılmalıdır,
-Staj ve çıraklık sigorta süresinin başlangıcı, emekliliğin başlangıcı sayılmalıdır.
-Askerlik borçlanmasında Emekli Sandığı’na tabi olanlar da, SSK’lılarla aynı şartlara sahip olmalıdır,
-8 Eylül 1999 sonrası çalışma hayatına girenlere de adil bir emeklilik sistemi getirilmelidir.       

Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı

Emekli dayanışması
Eylemde, 2021 Tüm Emekliler Sendikası adına Maltepe Temsilcisi Selim Dikel bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına, “Hükümete ve TBMM’ye sesleniyorum” diye başlayan Dikel, “Ey iktidar sahipleri, muhalefet liderleri ve milletin vekilleri; emeklilerin Kadıköy’den yükselen sesine kulak verin, taleplerimizi iyi dinleyin. Dilenci değil emekliyiz; sadaka değil, insanca yaşanacak maaş istiyoruz. Açlık sınırının 22 bin, yoksulluk sınırının 68 bin lirayı aştığı, ortalama ev kirasının 25 bin lira olduğu bir ortamda; asgari ücretin bile altındaki 12 bin 500 liralık emekli maaşıyla açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emekli yaşama savaşı veriyor.” dedi
Dikel, konuşmasını, “Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığını istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?
Artık yeter! Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu, tefeci banker ve yandaş müteahhitler için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın.” sözleriyle bitirdi.

]]>
Emekliler ve EYT’liler Kadıköy’de açıklama yaptı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31008/emekliler-ve-eytliler-kadikoyde-aciklama-yapti/ Sun, 29 Sep 2024 16:09:37 +0000 https://yenidunya.org/?p=31008 Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve Emekliler Federasyonu (EYT-EF), İstanbul’daki Kadıköy İskelesi önünde eylem yaptı. Federasyon Başkanı Arzu Lastikçi, “Eğer ekonomi krize girdiyse bunun sebebi EYT’li emekliler değil. Krizin sebebini, kur korumalı mevduata ayrılan trilyonlarda arayın. Hazine garantili yapılan projelerde arayın. 13 milyon sığınmacıya ödenen ödeneklerde arayın” dedi.
Basın açıklamasına, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Toplumcu Kurtuluş Partisi destek verdi.
“EYT çözülmedi. 5000 prim kademeye, emeklilik yaşa takıldı” pankartı EYT’lilerin durumunu özetliyordu.

“EYT’lier günah keçisi ilan edildi”
Basın açıklamasını Federasyon Başkanı Arzu Lastikçi yaptı.
Lastikçi, konuşmasında şunları dile getirdi:
“İktidar sahipleri tarafından EYT’li emeklilerin ekonomiye yük getirdiği ve oluşan krizlerin baş şüphelisi olarak gösterilmesini ve EYT’lileri toplumun önüne atarak, yönetemedikleri maliye ve ekonomi politikalarına kılıf olarak kurban verip günah keçisi ilan etmiştir. Son olarak da oğul Sayın Erdoğan, ‘EYT bu ülke için bir felakettir’ diyerek bu güzide vatanın öz evlatlarını, yıllarca ödediği primler ve verdiği emeklerle kutsal alın teri sahibi EYT’li emeklileri derinden üzmüş ve öfkelendirmiştir. Bu sözlere karşılık bizler de diyoruz ki; asıl felaket, konusu hak olan bir davada 24 yıl sonra haklarına kısmen kavuşan Türkiye Cumhuriyeti’nin öz evlatları, aziz milletin fertleri, varlığını ve emeklerini ülkesine adayan, alın teri sahibi vatanseverler için söylenen çirkin sözlerdir.

Emekliler ve EYT’liler Kadıköy’de açıklama yaptı

“Kimse EYT’nin maaşını ödemiyor”
Asıl felaket, millete zulmeden yasaları değiştirmek yerine dayatma yolu ile adaleti gölgelemektir. Asıl felaket, milletin mağduriyetini çözmek değil; popülizm diyerek muhalefeti de içine alan popülizm söylemler geliştirmektir. Asıl felaket, EYT’lilerin yıllarca ödediği primleri inkar etmek, sanki bir lütuf verilmiş gibi ahkam kesmektir. Asıl felaket, EYT’lileri kullanarak diğer tüm mağdurlara kapıyı kapatmaktır. Asıl felaket, analarının ak sütü gibi helal hakları mundar etmeye çalışmaktır. Asıl felaket, mezarda emeklilik sistemi ile zaten karanlık bir geleceğe mahkûm ettikleri gencecik fidanları kandırmaktır. Asıl felaket, toplumu birbirine hedef göstererek kırdırmak, düşman etmektir. Asıl felaket, yönettikleri politikalarda başarısız olup, çıkan krizlere sebep kurban seçip topluma algı yapmaktır. Kimse EYT’nin maaşını ödemiyor. Kendi alın teri ile bedeli yıllarca ödenmiştir. Kandırıldık mı? Evet, kandırıldık. ‘Meseleyi kökten çözeceğiz’ diyerek, primi eksik olan mağdurlara krediler çektirerek, eksik çıkan yasa ile emekli olamayan, bankaların hacizlerine maruz kalan 1,5 milyon insanımızın dramı ile kandırıldık. Eğer ekonomi krize girdiyse bunun sebebi EYT’li emekliler değil.

“Hep birlikte haklarımızı alana kadar topyekûn mücadele edeceğiz”
Krizin sebebini; kur korumalı mevduata ayrılan trilyonlarda arayın. Hazine garantili yapılan projelerde arayın. 13 milyon sığınmacıya ödenen ödeneklerde arayın. Borçlarını sildiğiniz, vergi aflarını sağladığınız yandaşlarda arayın. 3-5 maaş alan bürokratlarda arayın. İşçi, emekçi ve emekliye kaynak yok deyip şaşa içinde yaşayan, yaşatılan ahalinizde arayın. EYT’lilerle uğraşıyorsunuz çünkü durmuyoruz. Hem sosyal medyada hem alanlarda verdiğimiz mücadeleden rahatsız oluyorsunuz. Yeni jenerasyon EYT’li emekliler, 14 milyon emekli büyüğünün yıllarca neler çektiğini açlığını ve sefaletini anlattı Türkiye’ye. Büyüklerinin verdikleri mücadele de yanında dağ oldu. Birbirimizin elinden tuttuk, kenetlendik. Hep birlikte emekliyi ülkenin gündemi hâline getirdik. Özür diliyoruz sevgili büyüklerimiz. Geç geldik. Yıllarca hak mücadelesindeydik ancak yetişebildik. Bundan sonra hep birlikte haklarımızı alana kadar topyekûn mücadele edeceğiz. Hem EYT’nin yarım kalan haklarını alana hem de emekli insanca yaşayana kadar mücadele edeceğiz.”

Emekliler ve EYT’liler Kadıköy’de açıklama yaptı

Emek dostları yalnız bırakmadı
Eyleme destek veren Toplumcu Kurtuluş Partisi adına İl Sekreteri Tarık Yüce bir selamlama konuşması yaptı.
Yüce konuşmasında şunları dile getirdi:
“Merhaba dostlar, yiğit çalışkan, onurlu, fedakar, vatansever, ama bir o kadar da açlığa, yoksulluğa mahkum edilen, sosyal hayattan uzaklaştırılmaya çalışılan bir parya gibi kenara atılıp, sahipsiz, çaresiz bırakılmak istenen EYT’liler ve emeklileri, Toplumcu Kurtuluş Partisi adına selamlıyorum. 5000 prim günü mağduriyeti devam ediyor. 3600 kısmi emeklilik hakkı mağduriyeti devam ediyor. Çıraklık mağduriyeti devam ediyor. Staj mağduriyeti devam ediyor. BAĞ-KUR tescil mağduriyeti devam ediyor. Bunun yanı sıra sermaye yeni yeni saldırılar planlıyor. Kıdem tazminatını kaldırmak istiyor. Çalışma sürelerini uzatmak istiyor. İşçileri düşük ücretlerle çalıştırıp açlığa mahkum etmek istiyor. Size yapılan haksızlıkları ve bu saldırları yapanlar, biz durdurmazsak durmayacaklar. Burada bir çok kurumun verdiği mücadele önemli. Yıllarca mücadele ettiniz emeklilik hakkını söke söke aldınız. Nasıl ki emeklilik hakkını söke söke aldınız, bu saldırıları da öylece kaldırıp çöpe atmasını bilirsiniz. Buradan tekrardan bu arkadaşlarımızın mücadelesini selamlıyorum. Ve burada bulunan bulunmayan, kalbi bizimle atan, aklı fikri, gözü kulağı burada olan bütün EYT mağdurlarını Toplumcu Kurtuluş Partisi adına tekrardan selamlıyorum.”

Emekliler ve EYT’liler Kadıköy’de açıklama yaptı
]]>
EYT’lilerden emek dostlarına çağrı https://yenidunya.org/emek-gundemi/30997/eytlilerden-emek-dostlarina-cagri/ Fri, 27 Sep 2024 16:10:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=30997 EYT ve Emekliler Federasyonu (EYT-EF), 29 Eylül Pazar günü saat 14.00’te Kadıköy İskele Meydanında yapacağı basın açıklamasına tüm emek dostlarını ve demokratik kitle örgütlerini davet etti.

EYT’lilerden emek dostlarına çağrı

4447 sayılı kanunla emeklilik hakları gasbedilen, 7438 sayılı kanuna rağmen hâlâ emekli olamayan EYT’li emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması; eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanununun yeniden düzenlenmesi ve emeklilerin insanca yaşama kavuşması için “EYT’lilere emeklilik hakkı ve emeklilere insanca yaşam” için bir arada olmaya çağırıyor.
Güçlerimizi birleştirelim, haklarımız için birlikte mücadele edelim.

EYT’lilerden emek dostlarına çağrı
]]>
2025’te emekli olanlar daha az aylık alacak https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/30448/2025te-emekli-olanlar-daha-az-aylik-alacak/ Sun, 14 Jul 2024 07:24:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=30448 Enflasyonun bu yıl düşüş sürecine girmesi yeni emekli olacak kişilerin emekli aylıklarını olumsuz etkileyecek. Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihine kadar verenler, 1 Ocak 2025’ten sonra verenlere göre yaklaşık yüzde 30 daha yüksek aylıkla emeklilik yaşamına adım atacaklar. Emekli aylığındaki bu fark ömür boyu alacakları aylıkları etkileyecek. Peki emekliliği hak etmiş veya bu yıl hak edecek kişiler ne yapmalı? Dilekçe tarihi konusunda karar verirken nelere dikkat etmeli?

SİZLERDEN GELEN BAZI SORULAR

Emeklilik şartlarını doldurdum ve SGK uygulaması üzerinden aylık hesaplanan emekli maaşımı her ay takip ediyorum. Her ay maaşım SGK’ya bildirildiğinde sistemdeki emekli maaşım aylık yaklaşık 300 TL kadar artıyor. Ayrıca açıklanan enflasyon oranlarına göre her yeni yıl başında ocak ayı itibarıyla ve yine temmuz ayında emeklilere yapılan orana göre sistemdeki emekli maaşım benzer oranda artıyor.

Bu yıl hem 2024 başında açıklanan emekli maaş zammı, hem de temmuz ayında açıklanan maaş zammını emekli olmasa da sistemde hesaplanan maaşıma göre aldım.

Emeklilik dilekçesini 2025 Ocak ayında verirsem, hem kıdem tazminatı yeni açıklanacak kıdem tavanına göre artacağı için bundan dolayı büyük miktarda bir kıdem tazminatından yararlanacağım, hem de o döneme kadar çalıştığım için emekli maaşım her ay artacak diye biliyorum. Asıl önemlisi 2025 ocak ayında açıklanacak emekli maaş artış zammını da almış olacağım diye düşünüyordum. (Ertan K.)

19 yıldır özel bir bankada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Ağustos ayında emekliliği hak ediyorum. Kasım ayında da ertesi yılın yıllık iznine hak kazanıyorum. Emeklilik dilekçesini ocak ayında vermeyi düşünüyorum. Ocak ayında mı yoksa ağustos ayında mı emekli olmalıyım. (Murat A.)

Bu yılın sonunda EYT’den emekli olmaya hak kazanıyorum. Ancak kıdem tazminatı tavanı yılbaşında artacağı için dilekçemi 1 Ocak’tan sonra dilekçemi verecektim. Yazınızı okuyunca kararsız kaldım, bu yıl mı yoksa seneye mi emeklilik dilekçemi vermeme daha avantajlı olur? (Haydar E.)

Halihazırda EYT’den emekli olabiliyorum fakat bu hakkımdan yararlanmadan çalışmaya devam ediyorum. Sistemde gördüğüm maaşın biraz daha yükselmesi taraftarıyım. Yazınızdan anladığım kadarıyla 2024 yılı aralık ayında dilekçe verenlere 2025 yılına göre belli bir oranda daha fazla maaş bağlanacak. Bu durumda ben ve benim gibi dilekçe vermeyip çalışmaya devam edenler yılbaşında sadece enflasyon farkı oranında mı zam görecek yoksa sistemde gördüğümüz emekli maaşı düşecek mi? (Osman B.)

28 yıllık kamu işçisiyim. Toplam 11180 gün ödenmiş pirim günüm mevcut. 2024 yılında emekli olmayı planlıyorum. Nasıl hareket etmeliyim? (Ramazan D.)

SGK sisteminde emekli maaşım 50.000 TL olarak görünüyor. Kamu işçisiyim, 34 yıl çalışma sürem var. Emeklilik dilekçemi 14/01/2025 tarihinde verirsem emekli maaşım yaklaşık kaç TL olur? Emeklilik dilekçemi 15/01/2025 tarihinde verirsem kaç TL olur? (Şükran A.)

Emekliliğe 30/04/2024 tarihinde hak kazandım. Şu an hesaplanan alacağım aylık 45 bin TL. Yedi senedir çalıştığım firmada bir süre daha çalışmaya devam edip alacağım emekli maaşını artırmayı planlıyordum. Şu an emekli olmayıp 2031’de emekli olsam maaş düşmesinden etkilenir miyim? Emekli olmak mı avantajlı olur benim içim olmamak mı? (Adem Ö.)

EYT’den emekliliğe hak kazandım. E-Devlet üzerinden baktığımda 38.000 TL maaşım + 1.500 TL ek ödemem görünüyor. Bu görünen maaş benim kesinleşmiş maaşım mıdır? Şu anda emekli olmayıp 2025 yılında emekli olursam maaşımda değişiklik olur mu? (Adil C.)

DİLEKÇE TARİHİNİN EMEKLİ AYLIĞINI YÜZDE 30 ETKİLEMESİ KABUL EDİLEMEZ

Emeklilik dilekçesini 2025’te verenlerin 2024 yılında verenlere göre daha az emekli aylığı alacağına ilişkin yazım üzerine çok sayıda mesaj aldım. Emeklilik dilekçe tarihinin emekli aylığı miktarında yüzde 30 – 35 oranında fark yaratması akla mantığa aykırı olduğu için haklı olarak herkesin kafası karıştı. Kabul edilebilir bir fark değil. Ancak, maalesef böyle bir fark çıkması kanundan kaynaklanıyor.

Mesajlara ayrı ayrı cevap vermek yerine topluca cevaplayarak herkesin kafasındaki soru işaretlerini gidermeyi umuyorum.

Yıllık enflasyon yüzde 3 – 5 civarında olsa emeklilik dilekçe tarihinin emekli aylığı miktarına etkisi çok sınırlı kalır. Enflasyon yüksek olsa bile izleyen yıllardaki enflasyon aynı düzeylerde olduğunda da emeklilik dilekçe tarihinin aylık miktarına etkisi ihmal edilebilir düzeyde olur.

Ancak, enflasyonun hızla yükseldiği veya hızla düştüğü dönemlerde emeklilik dilekçe tarihi aylık miktarını çok etkiliyor. Malum, bu yıl enflasyonda hızlı bir düşüş bekleniyor.

2024 yılının başka bir özelliği daha var. SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına ocak ayında enflasyonun üzerinde artış yapıldı. Geçen yılın ikinci yarısında enflasyon yüzde 37,57 olduğu için normalde ocak ayında SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları bu oranda artacaktı. Ancak, artış yüzde 49,25 olarak gerçekleşti.

EMEKLİ AYLIĞI NASIL HESAPLANIYOR?

Konunun anlaşılabilmesi için ilk defa emekli olanların aylığının nasıl hesaplandığı hakkında kısa bilgi vereyim. Emekli aylığı kişilerin tüm çalışma hayatları boyunca SGK’ya bildirilen prime esas kazanç (bunu brüt ücret olarak da kabul edebiliriz) tutarı ve prim gün sayısına göre belirlenen aylık bağlama oranına (ABO) göre değişiyor.

Emeklilik dilekçesi temmuz – aralık döneminde verildiğinde dilekçenin verildiği yılın ocak ve temmuz aylarında SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan maaş zammı aynen yansıtılıyor. Emeklilik dilekçesi izleyen yılın ocak ayında verilirse önceki yıl ocak ve temmuzda aylıklara yapılan zamlar dikkate alınmıyor. Bunun yerine önceki yılın TÜFE artışının yüzde 100’ü ile milli gelirdeki gelişme hızının yüzde 30’unun toplamından oluşan güncelleme katsayısı üzerinden hesaplama yapılıyor.

DİLEKÇEYİ 1 OCAK 2025’TE VERENLER BU YILKİ OCAK VE TEMMUZ ZAMLARINDAN YARARLANAMAYACAK

Ne demek istediğimi güncel veriler ışığında anlatayım. SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına ocakta yüzde 49,25, temmuz ayında da yüzde 24,73 oranında zam yapıldı. Yıllık artış yüzde 86,16 oldu. Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihine kadar verenler ocak ve temmuz aylarındaki zamdan yararlanacaklar. 1 Ocak 2025 tarihinden sonra dilekçe verenler ise 2024 ocak ve temmuz aylarındaki maaş zamlarından yararlanamayacaklar.

Merkez Bankası 2024 yılı enflasyonunu yüzde 38 olarak tahmin ediyor. Merkez Bankası’nın piyasa katılımcıları ile yaptığı ankette ise 2024 yılı enflasyonu yüzde 43,52 olarak tahmin edildi. Orta Vadeli Program’da 2024 yılı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) gelişme hızı yüzde 4 öngörüldü. Enflasyon tahminlerine göre, dilekçeyi 1 Ocak 2025 tarihinde verenlerin aylıkları 2024 yılı için yüzde 86,16 yerine yüzde 39,2 ile yüzde 44,72 arasında değişen oranda artırılacak.

YAKLAŞIK YÜZDE 30 ORANINDA MAAŞ FARKI OLACAK

İkisi arasındaki farkı daha iyi anlayabilmek için 2024 yılı ocak ayında 16.612 TL olan ve ocak ayında SSK ve BAĞ-Kur emekli aylıklarına yapılan zam yansıtılmamış maaş örneğini ele alalım.

Emeklilik dilekçesi 31 Aralık 2024 tarihine kadar verildiğinde 16.612 TL olan maaş önce ocak zammı uygulanarak 24.793 TL’ye çıkacak. Bu tutar temmuz ayındaki maaş zammı uygulandığında ise 30.925 TL olacak. Diyelim ki, bu yılın temmuz aralık döneminde enflasyon yüzde 10 oldu. Dilekçeyi 31 Aralık 2024 tarihinden önce vermiş olan söz konusu kişinin aylığı gelecek yıl ocak ayında yüzde 10 oranında artırılarak 34.016 TL olacak.

Emeklilik dilekçesi 1 Ocak 2025 tarihinden sonra verildiği takdirde ise 2024 ocak başında zamsız hali 16.612 TL olan aylık yüzde 39,2 oranında artırıldığında 23.124 TL’de, yüzde 44,72 oranında artırıldığında ise 24.040 TL’de kalacak. Ocak ayında ayrıca bu yılın ikinci yarısındaki yüzde 10’luk enflasyon oranında artırıldığında ise sırasıyla 25.436 TL veya 26.623 TL olacak.

Bu durumda, örneğimizdeki kişi emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihinde verdiğinde 2025 ocak ayında 34.016 TL aylık alacak.

Aynı kişi dilekçesini 1 Ocak 2025 tarihinde verdiğinde 2025 ocak ayı maaşı 25.436 TL ile 26.623 TL arasında kalacak. Gelecek yıl ocak ayı maaşları arasındaki fark yaklaşık 10 bin TL’ye kadar çıkabilecek.

ORTAYA ÇIKAN FARK İLERİDE TELAFİ EDİLİR Mİ?

Yukarıda mesajına yer verdiğim bir okurumuz gibi çok sayıda kişi, 2025 yılında ortaya çıkan bu farkın ileride telafi edilip edilemeyeceğini soruyor. Yaklaşık yüzde 30 oranındaki fark çok yüksektir. Bu farkın telafi edilebilmesi için önümüzdeki 3-4 yıl enflasyonun çok yüksek oranlarda çıkması gerekir. Böylece ortaya çıkan bu fark önemsiz hale gelir.

EYT’LİLER BİLMEYENLERE ANLATSIN

Benzer bir durum emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) 2023 yılında ilk emekli olduklarında ortaya çıktı. Mesajına yer verdiğim bazı okurlar gibi EYT’liler de 2022 yılında emekli aylıkları bilgisini e-Devlet’te her ay kontrol ediyorlardı. Yüksek ücretle çalışan kimi EYT’lilerin aylıkları e-Devlet’te her ay artıyordu. 2023 yılı ocak ayında emekli aylıklarına yüzde 30 oranında zam yapıldı. Ancak, onların aralık ayında e-Devlet’te gördükleri emekli aylığı tutarı ocak ayında yüzde 30 oranında artmadı. Bağlanan aylıkları, 2022 Aralık ayında emekli olsalardı ocak ayından sonra alacakları aylığın yüzde 17 altında kaldı.

Kimileri emeklilere yapılan yüzde 30 zamdan EYT’li oldukları için yararlanamadıklarını düşündü. Ancak, o dönemde Habertürk’ü yakından takip edenler 2023 yılında emekli olanların daha düşük aylık almak zorunda kalacaklarını aylar öncesinden biliyorlardı.

Geçen yıl nisan – haziran aylarında emekli olan EYT’liler, emeklilik dilekçesinin aylığa etkisini anlamakta zorluk çekenlere lütfen anlatsınlar.

EMEKLİLİK DİLEKÇESİ İÇİN KARAR VERİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Yüz binlerce kişi şu an emekliliği hak etmiş veya yıl sonuna kadar hak edecek. Bunlar nasıl hareket etmeleri gerektiğine ilişkin karar vermeye çalışıyorlar.

Öncelikle şunu dikkate almak lazım: Emekli aylığı bağlanırken ortaya çıkan fark sadece 2025 yılında alınana değil ömür boyunca alınan emekli aylığına yansıyacak. Diğer yandan emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 yerine 1 Ocak 2025 tarihinde verenler ise şu an 41.828 TL olan kıdem tazminatı tavanında yaşanacak artıştan yararlanacaklar. Gördüğüm kadarıyla karar vermekte en fazla zorlananlar, brüt ücreti 42 bin liranın üzerindeki kişiler.

Diyelim ki e-Devlet’te şu an görünen emekli aylığınız 31.000 TL. Yukarıda yaptığımız hesaplamaya göre, dilekçeyi 2025’te verdiğinizde emekli aylığı yaklaşık 10.000 TL daha az bağlanacak. Buna karşılık 20 yıldır çalışmakta olduğunuz işyerindeki brüt ücretiniz 50.000 TL.

Enflasyon bu yıl Merkez Bankası’nın tahminine uygun çıkarsa kıdem tazminatı tavanı ocak ayında yaklaşık yüzde 10 oranında artarak 46.000 TL civarına çıkacak. Kıdem tazminatındaki artış yaklaşık 4.200 TL’de kalacak. Söz konusu kişi emeklilik dilekçesini 1 Ocak tarihinde verdiğinde ömür boyu emekli aylığında uğrayacağı aylık 10.000 TL kayba karşılık 20 yıllık kıdem tazminatını ( 20 yıl X 4.200 TL olmak üzere) 84.000 TL daha fazla alacak.

Aynı kişi dilekçeyi 31 Aralık 2024 tarihinde verdiğinde emekli aylığı 10 bin lira daha fazla olacağından, kıdem tazminatında ortaya çıkacak 84 bin liralık kaybı 8,5 ayda telafi edebilecek. Ondan sonraki aylarda artıya geçecek.

KAMU İŞÇİLERİ ACELE ETMESİN

Ücretini ayın 14’ünde alan kamu işçilerinin acele etmesine gerek. Kamu işçileri için 14 Ocak 2025 tarihinde dilekçe vermek, 31 Aralık 2024 tarihinde verilmiş gibi kabul edilir. Kamu işçileri 14 Ocak tarihini beklediklerinde kıdem tazminatı tavanındaki artıştan da yararlanacakları için daha avantajlı olacaklar.

MEMURLAR 15 OCAK 2025 SONRASINI BEKLEMELİ

Buraya kadar anlattıklarım SSK (4/1-a) ve BAĞ – KUR’lular (4/1-b) için geçerlidir. Kamu görevlilerinin (4/1-c) dilekçeyi verdikleri tarih emekli aylığını etkilemiyor.

Ancak, kamu görevlilerinin emekli ikramiyeleri, dilekçenin verildiği tarihteki memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanıyor. Dilekçeyi 15 Ocak 2025 tarihinden sonra veren kamu görevlilerinin emekli ikramiyeleri yaklaşık yüzde 10 oranında daha fazla olacak.

Kaynak: Ahmet Kıvanç / Habertürk

]]>
Edirneli Emekliler ve EYT’liler taleplerini açıkladı https://yenidunya.org/emek-gundemi/29647/edirneli-emekliler-ve-eytliler-taleplerini-acikladi/ Wed, 27 Mar 2024 14:33:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=29647 “Yaşamımızı zorlaştıran, emeklileri yok sayan her türlü zihniyete ve uygulamalara güçlü bir şekilde karşı durabilmeli, haklarımızı savunabilmeli, hayatımızı kolaylaştırmalıyız. Güçlerimizi birleştire birleştire kazanacağız. Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun”

Emeklilerin ve EYT’lilerin, Türkiye çapında sürdürdükleri güç birliği Edirne’de de ilk adımını attı.
AKP iktidarının, emeklilere saygı duymayan, EYT’lilerin emeklilik hakkını gasp eden uygulamalarına karşı bir süredir sürdürülen güç birliği görüşmeleri geçtiğimiz günlerde Ankara’da yapılan ortak açıklama ile kamuoyu ile paylaşılmıştı. Güç birliği oluşturan emekli ve EYT’li kurumlar, farklı illerde taleplerini yurttaşlarla paylaşmaya başladı.
Türkiye’de ayrı ayrı duran emekli örgütlerinin birleşerek oluşturduğu “Türkiye Emekliler ve EYT’liler Birliği”, Edirne’de bugün (27 Mart) basın açıklaması düzenleyerek emeklilerin ve EYT’lilerin taleplerini açıkladı.
Bileşenler adına açıklamayı yapan DİSK Emekli-Sen Edirne Şube Başkanı Sayit Dayıoğlu ve DİSK Emekli-Sen Disiplin Kurulu üyesi Hilal Bilenoğlu yaptı.

“Kredi kartlarını da ödeyemez hale getirildik”
“Açlık sınırı 15 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı ise 52 bin liraya yaklaştı. Sadece asgari ücretle yaptığımız kıyaslama ile biz emeklilerin maaşlarının zaman içerisinde ne kadar düştüğünü ve son 1-2 yıl içerisinde de artık her şeyi kısarak, kredi kartları ile ayakta durmaya çalıştığımızı, bankaların verilerinde de görüleceği gibi kredi kartlarını da ödeyemez hale getirildik.”
Biz emekliler satın alma gücümüzün düştüğünü bizzat yaşamımızdan biliyoruz. Gerçekten çok zorlanmaya başladık. 2002 tarihinde en düşük emekli aylığımız 257 TL iken, asgari ücret 184 TL idi. Günümüzde yani 2024 de ise en düşük emekli aylığımız 10 bin lira, asgari ücret 17 bin 2 lira. Hâlbuki yapılan araştırmalara göre açlık sınırı 15 bin lirayı aştı, yoksulluk sınırı ise 52 bin liraya yaklaştı. Sadece asgari ücretle yaptığımız kıyaslama ile biz emeklilerin maaşlarının zaman içerisinde ne kadar düştüğünü ve son 1-2 yıl içerisinde de artık her şeyi kısarak, kredi kartları ile ayakta durmaya çalıştığımızı, bankaların verilerinde de görüleceği gibi kredi kartlarını da ödeyemez hale getirildik.”

“12 bin lira seyyanen zam istiyoruz”
“Emekli aylıkları iyileştirilerek uluslararası standart ve normlara uygun hale getirilmeli. Aylık bağlama oranları 2000 yılı öncesine döndürülmeli. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilmelidir. Aylık Bağlanma Oranlarının eski sisteme yani yüzde 70’e döndürülmelidir. Gerçek bir İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 yılı öncesi ve 2000 yılı sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilmelidir. En düşük emekli kök maaşı, en düşük memur maaşından az olmamalıdır. Emekli hak ve sahiplerinin aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellenmelidir. Emeklilere ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye verilmeli. İkramiyeler dul ve yetim maaşı alanlara da aldıkları maaş oranı kadar değil, tam ödenmeli. Ödenen ikramiyeler asgari ücrete eşitlenmelidir. Temel gıda maddeleri ile elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamlar nedeniyle düşen satın alma gücümüzde meydana gelen kaybın telafisi için, tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam istiyoruz.”

Maaş eşitsizliği giderilmeli
Emekli maaşlarının toplu iş sözleşmesi masasında belirlenmesini talep ettiklerini ifade eden  Bilgenoğlu; “Emekli maaşlarının iktidarlar tarafından tek taraflı belirlenmesi yerine, Anayasa’da gerekli düzenlemenin uluslararası tüm metinlerde geçtiği gibi ‘herkes sendika kurabilir’ şeklinde düzenlenmesi ve ardından TBMM’de emekli sendikaları statü yasasının çıkarılarak, bizlerle birlikte toplu iş sözleşme masasında belirlenmesini istiyoruz. Bunun için de Anayasa’nın sendika kurma hakkını tanımlayan 51. maddesi ile toplu iş sözleşme hakkını tanımlayan 53. maddelerine ‘Emekliler ile dul ve yetim aylığı alanlar’ ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma hakkı anayasal güvence altına alınmalı ve ilgili yasalarda gerekli değişiklikler yapılarak ‘Emekli sendikaları statü yasası’ çıkarılmalıdır. ”

Edirneli Emekliler ve EYT’liler taleplerini açıkladı

Ücretsiz ulaşım hakkı sağlanmalı
“10 Banka, 6 sigorta şirketiyle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve ona bağlı odaların çalışanlarının olduğu 17 emekli sandığına bağlı yaklaşık 300 bin emeklinin yaşadıkları mağduriyetler yasalar ile giderilmelidir. Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs tüm sağlık kesintilerine son verilsin. Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın. Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın. Hastanelerdeki Geriatri (yaşlılık) bölümleri açılsın. Var olanlara takviye edilsin. Emekli ve yaşlı vatandaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, evde bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın. Emekli maaşlarının yatırıldığı kamu veya özel bankalar, maaş promosyonlarını günün koşullarına göre değerlendirmeli. Her yıl bir maaş artışına göre promosyonları güncellemelidir.”

Emeklilere barınma yardımı yapılmalı
“Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlanmalı. Emeklilere bir taraftan da barınma yardımı yapılmalıdır. Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilmeli. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi ve yaşam merkezi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Emeklinin vefatı sonrası bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuğuna, zaten düşük olan emekli maaşı daha düşük oranda ödenerek emeklinin geride kalan eşi ve evlenmemiş çocuğu tam bir sefalete mahkûm edilmektedir. Sosyal devlette dul ve yetim maaşı en düşük emekli maaşından az olamaz.”

EYT’lilerin mağduriyetleri giderilmeli
“Kökten çözülmeyen EYT meselesinde, eksik çıkarılan yasa ile 5000 Prim ve Kısmi Emeklilik hakları masada bırakılan EYT’lilerin mağduriyetlerinin giderilmelidir. Bağ-Kur kapsamı altında, Tescil, Prim eşitleme ve İhya sorununun çözülmesini; staj ve çıraklık başlangıç süresinin, emeklilik sigorta başlangıç süresinden sayılmasını; 8 Eylül 1999 sonrası çalışma hayatına girenlerin sorunlarını çözmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu sisteminin kökten bir reformla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Yaşamımızı zorlaştıran, emeklileri yok sayan her türlü zihniyete ve uygulamalara güçlü bir şekilde karşı durabilmeli, haklarımızı savunabilmeli, hayatımızı kolaylaştırmalıyız.”

]]>
Mersinli Emekliler: Müjdemiz nerede kaldı? https://yenidunya.org/emek-gundemi/29634/mersinli-emekliler-mujdemiz-nerede-kaldi/ Tue, 26 Mar 2024 13:21:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=29634 Milyonlarca emeklinin ayda sadece on bin lirayla geçinmeye zorlandığı; On altı milyon emeklinin büyük çoğunluğunun yoksulluk sınırının altında yaşadığı; Bıçağın kemiğe dayandığı koşullarda emekliler ve EYT’liler insanca yaşama talebiyle eylemlerine devam ediyor.
TÜED Türkiye Emekliler Derneği, 2021 Tüm Emekliler Sendikası ve EYT Emeklilikte Yaşa Takılanlar Derneği Mersin şubeleri Akdeniz İlçesi Özgür Çocuk Parkında ortak açıklama yaptılar. Emekliler adına açıklamayı okuyan Hüseyin Kurt söze, ”Rusya’nın başkenti Moskova’da bir konser salonuna düzenlenen terör saldırısında şu ana kadar 133 kişinin öldüğü, onlarca kişinin yaralandığı bildiriliyor. Dünya halklarının düşmanı ABD/NATO teşviki ve yönlendirmesiyle yapılan terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Rusya/Moskova’da konser salonuna giden sivil halka yapılan bu saldırı ile Filistin’de Gazze’de sivil halka soykırım uygulayanlar aynı merkezden yönetiliyorlar. Aynı merkez Türkiye, Suriye, Irak, Yemen, Lübnan halklarını da terör saldırılarıyla teslim almaya, diz çökertmeye çalışıyor. Emperyalizmin zulmü işe yaramayacak, yaptıklarının hesabını ödeyecekler. Halklar kardeşçe yaşamanın ve dayanışmanın yolunu bulacaktır. Öldürülenlerin ailelerine baş sağlığı, yaralılara şifa diliyor, acılarını paylaşıyoruz.” diyerek başladı.

“İktidara oy yok”
Kurt, ”Yeni bir döneme giriyoruz, 31 Mart 2024 tarihinde yerel seçimler yapılacak. Çok umutlar, çok müjdeler verdiler bize, çoğu boş ve aldatmacaydı. Bankaların kendi aralarındaki rekabette mevduat toplama yöntemi olarak verdikleri promosyonla bile avutmaya kalktılar. Son olarak Temmuz ayına kadar sabretmemizi tavsiye ettiler. Büyük banka ve holding sahibi zenginlere aktardıkları kaynakların bir kısmını bile emeklilere vermediler. İktidar, oylarımızı bu bilinçle kullanacağımızdan emin olabilir. İktidar partisine ve destekçilerine bizden oy yok.” diyerek seçimlerdeki tutumlarını açıkladı.

”Vay benim emeklerim”
Kurt, konuşmasını şöyle sürdürdü, ”Oysaki emekliler iktidardan yeni bir şey istemedi, var olan haklarımıza el uzatmayın, siz iktidara gelmeden önce nasıl yaşıyorsak, hangi olanaklara sahip isek öyle kalalım, dedik.
Defalarca anlattık gene anlatalım: 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. 2024 yılı en düşük emekli aylığının 2002 düzeyine gelebilmesi için 17002 TL’lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 23802 TL olması gerekiyor. Siz kaç lira veriyorsunuz? On bin lira. Nereden hesaplarsak hesaplayalım sefaletin derinliği çırılçıplak ortada duruyor. Emeklilerin ilk önceliği 2002 koşullarına ulaşmaktır. Bunun için 2008 yılında düşürdüğünüz ABO oranları eskisi gibi yüzde 70’e çıkarılmalıdır.
Peki biz emekliler açgözlü insanlar mıyız, oturduğumuz yerde çalışanlardan daha yüksek maaşlar isteyerek onların hakkına mı el uzatıyoruz?
Serbest piyasacı ekonomi yorumcuları, kimisi açıktan, kimisi sinsice böyle bir propagandayı sürekli işliyorlar. Diğer yandan da, ”Üç çalışan bir emekliyi finanse ediyorsa bu sürdürülebilir ekonomidir, bizde bu 1.5 civarında olduğu için anca bu kadar verilebilir, ne yapalım realite böyle.” diyorlar. Böylelikle emekli maaşını hak olmaktan çıkarıp sosyal yardım düzeyine düşürülmesine sessiz kalmamızı istiyorlar. Halbuki bizler; yıllarca düzenli olarak primlerimizi peşin olarak ödedik.”

Emekli ve Emekçi birdir
Çalışanlar bizlerin çocukları ve torunlarıdır diyen Kurt, “Emeklilerle aynı tarafta,aynı saftadırlar. Biz emekliler tüm emekçilerin asgari değil insanca yaşamasını talep ediyoruz. Asgari ücret, işe ilk defa giren deneyimsiz çalışanın kısa süreli, geçici ücretidir. Emekçi en fazla altı ay sonra asgari ücretin üzerinde bir gelire kavuşmalı, her yıl kıdemiyle orantılı olarak refahı ve satın alma gücü yükselmelidir. Kişi çalışma yaşamının sonuna gelip usta bir işçi-emekçi olarak emekli olduğunda asgari ücretin üzerinde bir maaşı elbette ki hak eder. Yani emekliler çalışanların gelirini kıskanmıyor, biz çok alalım onlar az alsın demiyor? Bütün emekçilerin refahının yükseltilmesini savunuyor.” dedi.

Herkese ulaşılabilir konut
Kurt, konut sorununda yaşanan sıkıntıları da değinerek, “Ülkemizin tamamında büyük bir soruna dönmüş olan konut sorunu Mersin’i de ağır şekilde etkiliyor. Üyelerimizin dörtte birinin konutu yok ve bunlar artık maaşlarıyla kiralarını bile ödeyemez durumdalar. Merkezi ve yerel yönetim iş birliğiyle konutsuz üyelerimize gelirlerine uygun ödemeli konutlar sağlansın. Konut sahibi üyelerimizin konutları gelirlerine uygun ödemeli krediyle depreme dayanıklı hâle getirilsin.” sözleriyle ifade etti.

Özelleştirme ihanettir
Kurt, kamu kuruluşlarının özelleştirilmesini eleştirerek, “Ülkemizde Cumhuriyet’in kuruluşundan başlayarak oluşturulan Sümerbank, Etibank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Şeker fabrikaları, Tank Palet fabrikası özelleştirildi. Özelleştirmenin şampiyonu oldunuz, böyle yaparak dolar milyarderlerini ve milyonerlerini çoğalttınız. Siz zenginleştikçe, semirdikçe, emekçiler fakir oldu, yoksul oldu. Emekliler ısınamaz, doyamaz, barınamaz, seyahat edemez oldu. Faizleri öyle arttırdınız ki artık takla attırdığımız kredi kartlarını da kullanamaz olduk. Daha önce NAS demiştiniz, fakirleştik; Şimdi Rasyonaliteye geçtiniz, fakirleşmeye devam ediyoruz. Bir avuç sermayedarsa zenginliklerine zenginlik katıyor.” dedi.

Çare kamuculuktur
Kurt, açıklamasını, “Halkımızın refahı ve vatanımızın birliği bütünlüğü için, temelleri cumhuriyetle atılan  kamucu ekonomi anlayışına dönelim. Sanayi ve tarımı destekleyen, işçiyi emekçiyi önceleyen planlı üreten ekonomi modeline geçelim. Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.” ifadeleriyle tamamladı.

Mersinli Emekliler: Müjdemiz nerede kaldı?

Taleplerimiz
1.Emeklilere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye verilmeli. İkramiyeler dul ve yetim maaşı alanlara da aldıkları maaş oranı kadar değil, tam ödenmeli.
2.Temel gıda maddeleri ile elektrik, doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamlar nedeniyle düşen satın alma gücümüzde meydana gelen kaybın telafisi için, tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam istiyoruz.
3.Emekli aylıklarının toplu iş sözleşme masasında belirlenmesini istiyoruz .Emekli sendikaları statü yasası çıkarılmalıdır.
4.SGK ve İŞKUR yönetimlerine emekliler ve çalışanlar etkin bir şekilde katılsın.Fonlarda söz ve karar hakkı emekçilerindir.
5.Gerçek bir intibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilmelidir.
6.10 Banka, 6 sigorta şirketiyle, TOBB ve ona bağlı odaların çalışanlarının olduğu 17 emekli sandığına bağlı yaklaşık 300 Bin emeklinin yaşadıkları mağduriyetler Yasalar ile giderilmelidir.
7.Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
8.Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
9.Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın.
10.Emekli aylıklarının yatırıldığı kamu veya özel bankalar, promosyonları günün koşullarına göre değerlendirmeli. Her yıl aylık artışına göre promosyonları güncellemelidir.
11.Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır.
12.Sosyal devlette dul ve yetim maaşı en düşük emekli aylığından az olamaz.
13.Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında yüzde 32 lik kesintinin kaldırılmasını talep ediyoruz.
14.Kökten çözülmeyen EYT sorununda, eksik çıkarılan yasa ile 5000 gün Prim ve Kısmi Emeklilik hakları masada bırakılan EYT’lilerin mağduriyetlerinin giderilmesini; Bağ-Kur kapsamı altında, Tescil, Prim Eşitleme ve İhya sorununun çözülmesini; Staj ve Çıraklık başlangıç süresinin, Emeklilik sigorta başlangıç süresinden sayılmasını; 8 Eylül 1999 sonrası çalışma hayatına girenlerin sorunlarını çözmek üzere SGK sisteminin kökten bir reformla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.
SEFALETE HAYIR, İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ!!!
YAŞASIN EMEKLİLERİN BİRLİĞİ!!!

]]>
Emekliler ve EYT’liler birlikte mücadele kararını açıkladı https://yenidunya.org/emek-gundemi/29602/emekliler-ve-eytliler-birlikte-mucadele-kararini-acikladi/ Sun, 24 Mar 2024 14:55:56 +0000 https://yenidunya.org/?p=29602 Emekli ve EYT’li kurumların, Türkiye çapında sürdürdükleri güç birliği çalışmaları sonuç verdi. Ankara’da bugün (24 Mart) yapılan basın açıklaması ile emekli ve EYT’li sendika, dernek, platform adları altında ayrı ayrı yürütülen hak mücadelelerini bundan sonra birlikte sürdürme kararlarını kamuoyu ile paylaştılar.

EYT ve Tüm Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi, kurumlar adına açıklamayı okudu.
Lastikçi, yaptığı açıklamada, “Biz emekliler satın alma gücümüzün düştüğünü bizzat yaşamımızdan biliyoruz. Gerçekten çok zorlanmaya başladık. 2002 tarihinde en düşük emekli aylığımız 257 TL iken, asgari ücret 184 TL idi. Günümüzde yani 2024 de ise en düşük emekli aylığımız 10 bin TL iken asgari ücret 17 bin 2 TL. Halbuki BİSAM’a göre açlık sınırı 15 bin TL’yi aştı, yoksulluk sınırı ise 52 bin TL’ye yaklaştı. Sadece asgari ücretle yaptığımız kıyaslama ile biz emeklilerin maaşlarının zaman içerisinde ne kadar düştüğünü ve son 1-2 yıl içerisinde de artık her şeyi kısarak, kredi kartları ile ayakta durmaya çalıştığımızı, bankaların verilerinde de görüleceği üzere kredi kartlarını da ödeyemez hale getirildik.” dedi.

Emekliler ve EYT’liler birlikte mücadele kararını açıkladı

“Hak arama mücadelemizi birlikte yürüteceğiz”
Biz farklı Federasyon, Sendikalar, Dernekler ve Platformlar olarak, bulunduğumuz yapılarda Emeklilerin ve EYT’lilerin insanca yaşam hakkı için mücadele ediyoruz.
Yıllardır sistematik olarak uygulanan politikalarla önce yoksulluk, sonra açlık sınırı altında bir yaşama mahkûm edilmemiz karşısında;
Aşağıda imzası bulunan Sendikalar, Dernekler ve Platformlar bugünden itibaren yerellerde ve merkezi düzeyde, hak arama mücadelemizi birlikte yürüteceğimizi, başta emekliler, dul ve yetim aylığı alanlar, özel sandık emeklileri ve EYT’liler olmak üzere tüm yurttaşlarımıza ilan ediyoruz.
TÜİK ‘Nüfus projeksiyonları, 2018-2080’ çalışmasına göre; 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı 2018 yılında %8,7 iken, 2023’te %10,2’ye, 2040’da %16,3’e, 2060’ta %22,6 ya ve 2080’de %25,6’ya çıkacak. TÜİK’in bu çalışmasına göre nüfusumuz her yıl 0.3.5 -0,4 arası yaşlanmaktadır. Bu oldukça önemli bir artıştır.
Ülke nüfusumuz yaşlanmakta ve bu da emekliler ve yaşlı nüfusa yönelik politikaların önemini arttırmaktadır.
Biz emekliler satın alma gücümüzün düştüğünü bizzat yaşamımızdan biliyoruz. Gerçekten çok zorlanmaya başladık. 2002 tarihinde en düşük emekli aylığımız 257 TL iken, asgari ücret 184 TL idi. Günümüzde yani 2024 de ise en düşük emekli aylığımız 10.000 TL iken asgari ücret 17.002 TL. Halbuki BİSAM’a göre açlık sınırı 15.000 TL’yi aştı, yoksulluk sınırı ise 52.000 TL’ye yaklaştı.
Sadece asgari ücretle yaptığımız kıyaslama ile biz emeklilerin maaşlarının zaman içerisinde ne kadar düştüğünü ve son 1-2 yıl içerisinde de artık her şeyi kısarak, kredi kartları ile ayakta durmaya çalıştığımızı, bankaların verilerinde de görüleceği üzere kredi kartlarını da ödeyemez hale getirildik. Biz emekliler bedelini çalışma yaşamımızda peşin olarak ödediğimiz, ömrümüzün sonbaharında insanca yaşayabilmemiz için taleplerimizi şu şekilde sıraladık.

Emekliler ve EYT’liler birlikte mücadele kararını açıkladı

Taleplerimiz
1.Emekli aylıkları iyileştirilerek uluslararası standart ve normlara uygun hale getirilmeli. Aylık bağlama oranları 2000 yılı öncesine döndürülmeli. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilmelidir. En düşük Emekli kök maaşı, en düşük Memur maaşından az olmamalıdır.
2.Emekli hak ve sahiplerinin aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellenmelidir. Emeklilere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye verilmeli. İkramiyeler dul ve yetim maaşı alanlara da aldıkları maaş oranı kadar değil, tam ödenmeli. Ödenen ikramiyeler asgari ücrete eşitlenmelidir.
3.Temel gıda maddeleri ile elektrik, doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarına yapılan yüksek oranlı zamlar nedeniyle düşen satın alma gücümüzde meydana gelen kaybın telafisi için, tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam isiyoruz.
4.Emekli maaşlarının iktidarlar tarafından tek taraflı belirlenmesi yerine, Anayasada gerekli düzenlemenin uluslararası tüm metinlerde geçtiği gibi “herkes sendika kurabilir” şeklinde düzenlenmesi ve ardından TBMM de emekli sendikaları statü yasasının çıkarılarak, bizlerle birlikte toplu iş sözleşme masasında belirlenmesini istiyoruz. Bunun için de Anayasanın Sendika kurma hakkını tanımlayan 51. Maddesi ile toplu iş sözleşme hakkını tanımlayan 53. Maddelerine “Emekliler ile dul ve yetim aylığı alanlar” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma hakkı anayasal güvence altına alınmalı ve ilgili yasalarda gerekli değişiklikler yapılarak “Emekli sendikaları statü yasası” çıkarılmalıdır.
5.Aylık Bağlanma Oranlarının (ABO) eski sisteme yani %70’e döndürülmesini istiyoruz.
6.Gerçek bir intibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilmelidir.
7.10 Banka, 6 sigorta şirketiyle, TOBB ve ona bağlı odaların çalışanlarının olduğu 17 emekli sandığına bağlı yaklaşık 300 Bin emeklinin yaşadıkları mağduriyetler Yasalar ile giderilmelidir.
8.Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
9.Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
10.Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın.
11.Hastanelerdeki Geriatri (yaşlılık) bölümleri açılsın. Var olanlara takviye edilsin. Emekli ve yaşlı vatandaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, evde bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.
12.Emekli maaşlarının yatırıldığı kamu veya özel bankalar, maaş promosyonlarını günün koşullarına göre değerlendirmeli. Her yıl bir maaş artışına göre promosyonları güncellemelidir.
13.Çalışanlar geçmiş yıllarda olduğu gibi artık emekli olduklarında kıdem tazminatlarıyla bir daire satın alamamakta. Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlanmalı. Emeklilere bir taraftan da barınma yardımı yapılmalıdır.
14.Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilmeli. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalı.
15.Emeklinin vefatı sonrası bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocuğuna, zaten düşük olan emekli maaşı daha düşük oranda ödenerek emeklinin geride kalan eşi ve evlenmemiş çocuğu tam bir sefalete mahkûm edilmektedir. Sosyal devlette dul ve yetim maaşı en düşük emekli maaşından az olamaz.
16.Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında % 32 lik kesintinin kaldırılmasını talep ediyoruz.
17.Kökten çözülmeyen EYT meselesinde, eksik çıkarılan yasa ile 5000 Prim ve Kısmi Emeklilik hakları masada bırakılan EYT’lilerin mağduriyetlerinin giderilmesini; Bağ-Kur kapsamı altında, Tescil, Prim eşitleme ve İhya sorununun çözülmesini; Staj ve Çıraklık başlangıç süresinin, Emeklilik sigorta başlangıç süresinden sayılmasını; 8 Eylül 1999 sonrası çalışma hayatına girenlerin sorunlarını çözmek üzere SGK sisteminin kökten bir reformla yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz.

Yaşamımızı zorlaştıran, emeklileri yok sayan her türlü zihniyete ve uygulamalara güçlü bir şekilde karşı durabilmeli, haklarımızı savunabilmeli, hayatımızı kolaylaştırmalıyız.
Güçlerimizi birleştire birleştire kazanacağız. Birliğimiz, dirliğimiz daim olsun.
Yaşasın emeklilerin birlikte ortak mücadelesi.
Yaşasın Türkiye Emekliler ve EYT’liler Birliği.

TÜRKİYE EMEKLİLER VE EYT’LİLER BİRLİĞİ BİLEŞENLERİ
1.BAĞIMSIZ EMEKLİLER SENDİKASI
2.BAĞIMSIZ EMEKLİLER PLATFORMU
3.EYT VE EMEKLİLER FEDERASYONU
4.ÇORLU TÜM EMEKLİLER VE SİGORTA MAĞDURLARI SYDD
5.BİRLİK DAYANIŞMACI EMEKLİLER
6.DİSK EMEKLİ SEN TABAN İNİSİYATİFİ
7.SİVİL EMEKLİLER DERNEĞİ
8.2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI
9.EMEKLİ MECLİSLERİ SENDİKASI
10.TÜM EMEKLİLER DAYANIŞMA AĞI
11.MÜCADELECİ EMEKLİLER DERNEĞİ
12.TRAKYA EYT VE EMEKLİLER DERNEĞİ
13.ADANA EYT VE EMEKLİLER DERNEĞİ
14.ÖZEL BANKA SANDIK EMEKLİLERİ
15.EMEKLİLER BİRLEŞİYOR PLATFORMU
16.TÜM EMEKLİLER BİRLEŞİM PLATFORMU
17.TÜRKİYE EMEKLİLER PLATFORMU
18.TOBBES EMEKLİLERİ GÖNÜLLÜLERİ TOPLULUĞU
19.KAYSERİ EYT VE EMEKLİLER DERNEĞİ
20.ANKARA EYT PLATFORMU

]]>