Esad – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Thu, 25 Apr 2024 05:27:38 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Esad – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Esad’ın analizi https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/29911/esadin-analizi/ Thu, 25 Apr 2024 05:27:37 +0000 https://yenidunya.org/?p=29911 Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın dünya ve bölge analizi önemliydi. Rus devlet televizyonuna konuşan Esad şu üç saptamayı yaptı: 

“1) Rusya’nın Ukrayna’ya özel askeri operasyonu, tarihin gidişatını değiştirmeyecek, düzeltecektir. Rusya, ABD’nin berbat ettiği şeyleri düzeltiyor. 

2) Rusya, Suriye’de ve Ukrayna’da ABD’nin iç işlerine müdahalesine direniyor. 

3) Rusya, siyasi ve askeri alanda küresel istikrarı güçlendiriyor.” (Sputnik, 21.4.2024) 

Bugün Esad’ın bu analizini değerlendirelim: 

ABD’NİN ARZULADIĞI TARİHİN GİDİŞATI

ABD’nin nasıl bir tarihi gidişat arzuladığı sır değil. 30 yıldır hem strateji belgelerinde yazdı hem de bizzat bazılarını uyguladı: Yugoslavya’yı parçalara böldü, Afganistan ve Irak’ı işgal etti, Libya ve Suriye’de istikrarsızlık operasyonları yaptı. 

Ve ABD’nin arzusu sürdürülebilir olsaydı, bugün bölgemizde Irak ve Suriye etnik ve mezhepsel temelde pek çok parçaya bölünmüş, İran işgal edilmiş, KKTC tasfiye edilip Kıbrıs’ın alt parçası olmuş, Rusya Doğu Avrupa ve Kafkasya’dan gelen saldırılarla gerilere doğru çekiliyor olurdu. 

İşte Rusya’nın 2015’te Suriye’de askeri olarak sahaya inmesi ve 2014’te Ukrayna’da başlayan savaşa 2022’de müdahil olması, ABD’nin arzuladığı tarihin gidişatını durdurmuştur. (Elbette başka iç ve dış nedenlere ek olarak.) 

ABD, SURİYE-UKRAYNA’DA İÇ İŞLERİNE MÜDAHALE ETTİ

ABD’nin Suriye’de ve Ukrayna’da bu ülkelerin iç işlerine müdahale ettiği ortada. Esad’ı açık açık devirmeye çalıştılar, iç savaş başlattılar, Suriye’nin petrolünü ve gıdasını çalmayı sürdürüyorlar. 

Ukrayna’da da her şey ortada. ABD’nin 2014’te darbe yaptığı Obama’nın TV sözlerine kadar yansımış durumda. Ve yine CIA’nın koordinatörlüğünde, 2014’ten 2022’ye kadar Ukrayna’daki çoğunluğu Rus olan bölgelere karşı bir özel savaş yürütüldüğü, on binden fazla insanın öldürüldüğü de ortada. 

Dolayısıyla Esad’ın “Rusya, Suriye’de ve Ukrayna’da ABD’nin iç işlerine müdahalesine direniyor” saptaması yerindedir. 

KUŞATMAYA KARŞI YARMA HAREKÂTLARI 

ABD, SSCB’nin dağılmasının hemen ardından küresel bir saldırı başlattı. ABD’nin Avrupa’nın güneyinde Yugoslavya’yı parçalama saldırısı bir yanıyla yeni bir Avrupa güvenlik mimarisi inşa etme çabası ama bir yanıyla da buna bağlı olarak Rusya’yı geriletme amaçlıydı. Moskova o günün şartlarında bu sürece eylemli itiraz edemedi, ABD’nin verilen sözlere rağmen NATO’yu genişletmesini ve etrafında “ölüm kuşağı” oluşturmasını izledi. Hatta “kapitalist Rusya”nın ABD saldırganlığına karşı büyük tavizler verdiğini söyleyebiliriz. 

Moskova batısından ve güneyinden turuncu darbelerle “hançerlenmeye” başlanınca ancak “Artık yeter” deme noktasına geldi. 

Kısacası Rusya, ABD’nin küresel saldırganlığına karşı direnmeye mecbur kaldı, çünkü boynuna dolanan ip artık nefes almasını önlemeye başlamıştı. Böylece 2008’de Kafkasya’da, 2015’te Suriye’de ve 2022’de Ukrayna’da, kendisini boğmaya çalışan bir kuşatmaya karşı yarma harekâtları başlatmış oldu. 

LİDER YOK ŞİRKET YÖNETİCİSİ VAR 

Rusya’nın şansı, güçlenen Çin’in bu süreçte ABD’yi dengelemeye başlamasıydı. Böylece ABD’nin baskı kurumlarının karşısında alternatif kurumların inşa olduğu bir çok kutupluluk süreci başlamış oldu. İşte o sürecin avantajıyla ABD’nin arzuladığı tarihi gidişat durduruldu. Artık tarihin gidişatının belirlenmesinde gelişmiş Batının/Kuzeyin değil, gelişmekte olan Güneyin/ Doğunun ve zengin azınlığın değil, küresel çoğunluğun ağırlığı etkili olmaya başladı. 

Bitirirken yine Esad’a kulak verelim. “Ülkeler şirketlere, ülke liderleri de şirket yöneticilerine dönüştü. Modern politikacılar artık stratejik düşünmüyor, önlerine konulan güncel görevleri çözüyor ve artık sözlerinden sorumlu olmuyorlar” diyen Esad haklı: “Batı’da diyalog kurmak isteyeceğim hiçbir siyasetçi yok.

Kaynak: Mehmet Ali Güller / Cumhuriyet

]]>
Cumhurbaşkanı Esad: Ulusal çıkarlarınıza ve ilkelerinize bağlı kaldığınızda bedel ödersiniz, kısa vadede acı çekersiniz, kaybedersiniz ama uzun vadede kazanırsınız https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/29395/cumhurbaskani-esad-ulusal-cikarlariniza-ve-ilkelerinize-bagli-kaldiginizda-bedel-odersiniz-kisa-vadede-aci-cekersiniz-kaybedersiniz-ama-uzun-vadede-kazanirsiniz/ Tue, 05 Mar 2024 08:52:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=29395 Sayın Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, ”Ulusal çıkarlarınıza ve ilkelerinize bağlı kaldığınızda bedel ödeyip acı çekebilirsiniz, kısa vadede kaybedebilirsiniz. Ama uzun vadede ulusal birliği kazanacaksınız, daha sonra koşullar değişmeli ve vatanınızda arzuladığınız her şeyi kazanacaksınız” dedi.
Cumhurbaşkanı Esad, Rus gazeteci Vladimir Solovyov ile yaptığı röportajda “İsrail”in işgalci ve saldırgan olduğunu, kendilerini savundukları için Filistinlileri öldürdüğünü vurgulaeken, ”Olan bitenin özeti budur ve 1930’dan günümüze kadar olanlardan bahsetmeden 7 Ekim’de yaşananları konuşamayız çünkü bu tek bir vakadır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Esad röportajda, Batı’daki siyasi sistemin ortak çıkarlar sistemi değil, alım satım sistemi olduğunu kaydederek, diğer ülkelerdeki Batı ablukasının doları zayıflattığını ve zayıflattığını ve uzun vadede çıkarlarına ulaştığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Esad ayrıca, Rusya’nın dünyanın kaderinin bağlı olduğu bir ülke olduğunu, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in aldığı kararların onu uluslararası arenaya döndürdüğünü ve bu alanda uluslararası dengeyi yeniden sağladığını kaydetti.
Filistin konusunda Sayın Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, ”Filistinli toprağın sahibidir, toprağı işgal edilendir, seksen yıldır öldürülen de odur. Filistin meselesinin bir parçası olduğu için Gazze’yi tek başına konuşamayız” diyerek, ”İsrail’in işgalci ve saldırgan olduğunu, Filistinlileri kendilerini savundukları için öldürdüğünü vurguladı.
Sayın Cumhurbaşkanu bu bağlamda ayrıca, İsrail’in, kendilerini savunan Filistin halkının aksine, çocuklarının hayatlarını korumak için güç kullanabildiğinden, Filistinlilere karşı güç kullanmasının ne geçmişte ne de şu anda hiçbir haklı gerekçesi olmadığını anlatarak, ”Filistin halkı bir devlet değil, elinde silahla direniş gösteren sivil gruplardır, devletleri ve orduları yoktur, dolayısıyla bu durumda İsrail ve Filistin partilerini karşılaştırmak mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
Rusya başkanlık seçimlerine gelince; Cumhurbaşkanı Esad, bugün istesek de istemesek de Rusya’nın dünyanın kaderinin bağlı olduğu bir ülke olduğunu, bu konunun sadece Ukrayna’daki savaşla ilgili olmadığını vurgularken, ”Rusya’ya terörle mücadelemizde Suriye’de yanımızda olan bir ülke olarak bakarsak , Biz de bu durumdan etkileniyoruz ve Rusya’daki duruma bir iç mesele olarak bakamıyoruz, bu kesin. Bizim açımızdan Suriye’de teröre karşı durma kararını alan kişinin varlığının ya da yokluğunun etkisi çok büyük. Her değişiklikten mutlaka etkileneceğiz, dolayısıyla bu durumda tercih edilen kişinin kim olduğunu sormaya gerek yok” ifadelerini kullandı.
Sayın Cumhurbaşkanı bu konuya değinirken de, “Rusya’ya uluslararası denge çerçevesinde bakarsak, Rusya’nın rolünü de kararlarından ayıramayız. Başkan Putin’in aldığı kararlar Rusya’yı uluslararası arenaya geri getiren ve bunun sonucunda da küresel arenadaki dengeyi yeniden sağlayan şey oldu” açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı Esad, Batı’da, özellikle de ABD’de, başkanların icra direktörleri olduğunu ancak mal sahibi olmadığını açıklarken, ”Başkanla konuşursanız yönetim kuruluna dönerek görüş ve karar alır. Avrupa başkanları ise büyük yöneticinin istediklerini uygulayan alt yöneticilerdir ve karar verme hakları yoktur” diyerek, Batı’nın diğer ülkelere uyguladığı ablukanın doları zayıflatıp zayıflattığını ve uzun vadede çıkarlarımıza hizmet ettiğini ifade etti.

Röportajın videosuna alttaki linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.youtube.com/watch?v=Vq9zA6LJsmg

Kaynak: SANA

]]>
Esad: “Sorun Filistin’dir ve Gazze, sorunların özünün vücut bulmuş halidir” https://yenidunya.org/dunya/27712/esad-sorun-filistindir-ve-gazze-sorunlarin-ozunun-vucut-bulmus-halidir/ Sun, 12 Nov 2023 09:07:26 +0000 http://eskiruya.org/?p=27712 Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde düzenlenen, 8. İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad Filistin halkı için tarihi bir konuşma gerçekleştirdi.
Esad, Gazze’ye yönelik saldırganlığın daha önce Filistinlilere yönelik Siyonist katliamlar bağlamından ayrı olarak tartışılamayacağını vurgulayarak, bugün de İsrail saldırganlığına karşı aynı metodolojiyle mücadele etmeye devam etmenin, halklar yok olana ve dava ölene kadar katliamları tamamlamanın önünü açmak anlamına geldiğini belirtti.
Esad, konuşmasında, İsrail saldırganlığının sadece şimdi değil, asıl uzun vadede de durdurulması gerektiğini söyledi. Sorunun Gazze değil Filistin olduğunu ifade eden Suriye Cumhurbaşkanı, Gazze’nin “75 yıllık Siyonist suçların” yalnızca “bir istasyonu” olduğunu ifade etti.
Esad, “Gazze hiçbir zaman sorun olmadı, sorun Filistin’dir ve Gazze, sorunların özünün vücut bulmuş hali ve halkının acılarının açık bir ifadesidir. Yalnızca Gazze hakkında konuşmak asıl noktayı kaçırıyor. Gazze bir bütünün parçası ve bu bağlamdaki bir istasyondur ve ona yönelik son saldırı, otuz iki yıllık başarısız barışla birlikte, yetmiş beş yıllık Siyonist suçlara kadar uzanan uzun bağlamın içerisindeki bir olaydır.

Esad’ın konuşmasının tam metni:
‘’Majesteleri Prens Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Krallığı Veliaht Prensi Ekselansları ve Majesteleri
Gazze hiçbir zaman sorun olmadı, sorun Filistin’dir ve Gazze, sorunların özünün vücut bulmuş hali ve halkının acılarının açık bir ifadesidir.
Yalnızca Gazze hakkında konuşmak asıl noktayı kaçırıyor. Bir bütünün parçası ve bir bağlamdaki bir istasyondur ve ona yönelik son saldırı, otuz iki yıllık başarısız barışla birlikte, yetmiş beş yıllık Siyonist suça kadar uzanan uzun bir bağlamdaki bir olaydır. Bunun tek mutlak ve reddedilemez sonucu, varlığın daha saldırgan hale geldiği ve Filistin’in durumunun daha adaletsiz, baskıcı ve sefil hale geldiğidir.
Ne Filistin’de ne de Golan’da ne toprak ne de gerçek geri döndü. Bu durum, Arapların onlara karşı daha fazla uysallığının bize karşı daha fazla Siyonist vahşete eşit olduğunu söyleyen siyasi bir denklem üretti ve uzattığımız ellerin sayısı, bize karşı yapılacak katliamların artması anlamına geliyor.
Bu çok açık denklemin ışığında, Gazze’ye yönelik saldırı, Siyonistlerin daha önce Filistinlilere yönelik katliamları ve bu bağlamın -şüphesiz- daha sonra devam etmesi bağlamından ayrı olarak incelenemez.
Bu çok açık denklemin ışığında, Filistin meselesinde tekrar eden olayları “Arap ve İslam ülkeleri olarak” parçalı ve kısmi bir şekilde ele alarak, devam eden bu suçu izole edemeyiz.  Bugün Gazze’ye yönelik saldırıyı aynı metodolojiyle ele almaya devam etmemiz, katliamların halkın yok oluşuna, davanın ölümüne kadar tamamlanmasının önünü açmak demektir.
Bugünkü zirvemizde acil olan şey ne saldırganlık ne de öldürmedir, zira her ikisi de devam etmektedir ve her ikisi de varlığın doğasında ve özelliğidir.  Ancak acil olan, Siyonizm’in barbarlıkta kendini aşmasıdır; bu da bizi en azından hem insani hem de siyasi açıdan benzeri görülmemiş büyüklükte sorumluluklarla karşı karşıya bırakıyor. Bölgemizin ulusal güvenliğini bir kenara bırakırsak durum budur.
İnsani açıdan bakıldığında, ister acil yardım yoluyla ister gerekli altyapının daha sonra yeniden inşa edilmesi yoluyla olsun, yaşamın asgari ihtiyaçlarının yeniden sağlanmasında büyük bir paya sahip olma görevimiz konusunda hiçbir tartışma yoktur. Peki öldürme ve yardım, sonra katliam, sonra yardım, saldırı, sonra açıklama kısır döngüsü içinde dönmeye devam edecek miyiz? En önemli soru şu: Filistinlilerin bizden ne ihtiyacı var? Önce bizden mi insani yardıma ihtiyacı var, yoksa yaklaşan soykırıma karşı önce bizden korunmaya mı ihtiyacı var? Burada rolümüz yatıyor ve burada siyasi çalışmamız yatıyor. Ancak baskı için gerçek araçlarımız yoksa attığımız hiçbir adımın veya yaptığımız konuşmanın hiçbir anlamı yoktur. Elimizdeki minimum şey retorik değil, gerçek politik araçlardır. İlk ve en önemli şey, Siyonist varlıkla olan her türlü siyasi yolun, ister ekonomik ister diğer konularda olsun, siyasi yolun içerdiği her şeyle birlikte durdurulmasıdır. Onun geri dönüşü, kuruluşun Filistin’deki tüm Filistinlilere karşı işlenen suçları derhal ve uzun vadeli olarak durdurma ve aynı zamanda Gazze’ye acil yardım girmesine izin verme taahhüdüne bağlı olacak.
İki devletin konuşulması, barış sürecinin başlatılması ve diğer detay ve haklar, her ne kadar önem taşısa da, bu acil dönemde öncelikli değil.  Bu konuda ve bu konuda konuşmanın sonuç vermeyeceğini ve işe yaramayacağını bilmemize rağmen, çünkü ortağı yok, sponsoru yok, otoritesi yok, kanunu yok. Bir hak geri getirilemeyeceği için suçlu hakim oldu, hırsız hakim oldu, Batı’nın bugünkü durumu budur.
Sadece bizim irademizle ey kardeşler – Batılı ülkelerin, uluslararası kuruluşların ve başkalarının sorumluluklarını üstlenme taleplerimizden uzak olarak,  çünkü şü devlerler yalnızca halkların baskı altına alınmasına ve yağmalanmasına dayalı tarihi sömürgeci sorumlulukları taşımaktadır- Sadece bizim irademizle, ülkelerimizdeki ezici popüler kamuoyu ile, Filistin direnişinin bölgemizde dayattığı yeni gerçeklikle birlikte bu araçlara sahip olduk. Gelin bunu kullanalım, onlarca yıldır kapalı olan siyasi kapıları bize açan küresel dönüşümden faydalanalım ki denklemlere girip değişelim. Geçmişte yapamadıklarımızı, bugün ve gelecekte başarmamız gerekenleri başarmanın bedeli, Filistin’de yükselen değerli ruhlar olsun.”

Esad: “Sorun Filistin’dir ve Gazze, sorunların özünün vücut bulmuş halidir”
]]>