emekliler – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 06 Dec 2025 13:53:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png emekliler – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekliler ve Emekçiler Ankara’da haykırdı: “Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir” https://yenidunya.org/yurt/33450/emekliler-ve-emekciler-ankarada-haykirdi-yurttas-birlikteligi-bir-ulkenin-temelidir/ Sat, 06 Dec 2025 12:05:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=33450 Yurttaş Birlikteliği’nin çağrısıyla çok sayıda demokratik kitle örgütü, emekli ve emekçi sendikaları ile siyasi partilerin de destek verdiği “Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı” mitingi öncesinde Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplanan yurttaşlar, mitingin yapılacağı Tandoğan (Anadolu) Meydanı’na yürüdü.

AKM önünde sabah saatlerinde toplanan yurttaşlar, “AKP’den hesabı emekliler soracak”, “Hak, hukuk, adalet” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarken, ellerinde “Gençler bütçeden hakkını istiyor”, “Emekçiler bütçeden hakkını istiyor” ve “Kadınlar bütçeden hakkını istiyor” dövizleri taşıdı.

“Emeklilerin ve Emekçilerin Bütçe Hakkı” mitinginde konuşan Yurttaş Birlikteliği Platformu Sözcüsü Avukat Şenal Sarıhan, “Ülkenin yüzde 10’unu dahi oluşturmayan bir kesim bizim emeklerimiz ve çabalarımız üzerinden bizden yüz bin kat çok daha iyi koşullarda yaşıyorlar. Ben biliyorum torunlarınız varsa onlara artık çikolatalar alamıyorsunuz. Ekmeklerin fiyatları arttı ama evimize giren ekmeğin miktarı azaldı” dedi.

“Pes etmeyeceğiz”
Mitinge katılan yurttaşlar tepkilerini şu şekilde açıkladılar:
“Eşit hakka eşit ücret istiyoruz. Evimde nüfusum yok diye kendimi şanslı sayıyorum, oysaki yalnızlıkta çok zor”
“68 yaşındayım, bu güne kadar duymadı, o duyana kadar ölümüne kadar buradayım. Elbet bir gün duyacak, pes etmeyeceğim.”

“Evimize giren ekmeğin miktarı azaldı”
Platform Sözcüsü Avukat Şenal Sarıhan, konuşmasında şunları dile getirdi:
“Ülkenin yüzde 10’unu dahi oluşturmayan bir kesim bizim emeklerimiz ve çabalarımız üzerinden bizden yüzbin kat çok daha iyi koşullarda yaşıyorlar. Ben biliyorum torunlarınız varsa onlara artık çikolatalar alamıyorsunuz. Torunlarınız varsa onların canının çektiği bir meyveyi kilolarca taşıyıp eve alamıyorsunuz. Ekmeklerin fiyatları arttı ama evimize giren ekmeğin miktarı azaldı. Üniversiteye giden çocuklarımız varsa burs peşinde koşuyorsunuz. O burs bir tek kitap almalarına yarıyor ama o çocuklarımız barınmak, karınlarını doyurmak, beyinlerini bilgiyle donatmak istiyorlar. Eşinize onun istediği herhengi bir giyisiyi artık alamıyorsunuz. Evde iki kişi bile çalışsanız oturup hesaplar yapmak zorundasınız. Pazara çıktığınızda artık eskisi gibi pazarın en güzel saatini değil en ucuz saatini arıyorsunuz. Hatta acaba yerlere dökülmüş bir şey var mı diye bakıyorsunuz. Bu, bir ülkede yoksulluğun derinleştiğinin işaretidir.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir.”
Yoksulluk sınırı bile 90 bin lirayken hangimizin evine 90 bin lira maaş giriyor? Bugün parlamentoda uzun bir zamandan beri bütçe görüşmeleri var. Bütçe hakkı, emeğin hakkı anlamına gelir. Çalışmanın karşılığı anlamına gelir. Emeğimizin hakkı ne yazık ki parlamentoda karşılanamıyor. ‘Şu Meclis’in duvarları çok kalın’ derdim. Sonra o duvarların içinde de kısa bir süre bulunma ‘şansım’ oldu. Orada da içerinin ve dışarının duvarlarının ses geçirebilmesi için halkın daha yüksek sesle, daha örgütlü mücadele etmesine ihtiyaç olduğunu her seferinde gördüm. Burada taleplerimizi ortak bir şekilde ifade etmek için bulunuyoruz. Yurttaş birlikteliği aslında bir ülkenin temelidir. Eğer yurttaşlar bir aradalığı örgütlü bir biçime dönüştürebiliyor, örgütleri arasında dayanışmayı güçlendirebiliyor ve hep birlikte seslerini yükseltebiliyorlarsa halk olmayı başarmış olurlar. İşte bugün emekli sendikalarımız, derneklerimiz, kadın erkek hep birlikte Tandoğan’dan Parlamento’ya sesimizi duyurmak için bir aradayız. Bu bir aradalığı daha da büyütmek gerekiyor.”

“Bütçe hakkına ilişkin istemlerimizi, haykırmak için bir aradayız”
Mitinge katılan örgütler adına ortak açıklama yapıldı:
Yurttaş Birlikteliği (YB); güzel yurdumuzda, eşitlik, adalet, özgürlük, barış ve demokrasi içinde yaşamamız için, emekli, emekçi, işsiz, küçük üretici, esnaf, öğrenci; kadın-erkek; genç-,yaşlı, engelli tüm halkın, haklı ve meşru istemlerini savunmayı kendisine görev olarak kabul etmiştir. Bu anlayışla, bugün tam da TBMM’nde bütçe tartışmaları sürerken, bütçe hakkına ilişkin istemlerimizi, buradan haykırmak için bir aradayız.

“Sistem, bizleri, en düşük emekli maaşında ‘eşitlemek’ istiyor”
Hepimiz biliyoruz ki, emekli ve emekçiler olarak, her gün biraz daha yoksullaşıyoruz. Emeğimizin hakkı olan ve bizim çalışarak kazandığımız maaşlardan kesilen vergilerle oluşturulan bütçeden, bize ayrılması gereken pay, her gün biraz daha küçülüyor. Sistem, bizleri, en düşük emekli maaşında “eşitlemek” istiyor. Yaşam standardımız, sürekli düşüyor. Karnımızı doyurmaktan, evimizi ısıtmaya, aydınlatmaya, çocuklarımızın en sıradan gereksinimlerini karşılamaya artık gücümüz yetmiyor. Çünkü, maaşlarımız azalırken, yaşam giderek pahalanıyor.. Eti, vitrinlerde seyrediyor, semt pazarlarına gün içinde değil, pazarın dağılmasına doğru seçilmiş ürünlerden arta kalanları ya da pazarcılar tarafından atılan sebze ve meyveleri daha ucuz almak, hatta toplamak için gidiyoruz. Yazılı ve görsel basında, çöplükten yiyecek arayan emeklilere ilişkin haberler giderek artıyor., Büyüklerin, torunlarına harçlık vermeleri ya da armağan almaları tarihe karışmış görünüyor. İlköğretimdeki çocuklarımızın beslenme çantaları dolmadığı gibi, üniversitelerde okuyan çocuklarımızın bursları dahi onlara yetmiyor. Diğer yandan üniversiteleri bitirmiş kızlarımız ve oğullarımız, ev genci olarak işsizliğe mahkum edilmiş olmanın acısını yaşıyor. Bütün bunlar nasıl bir açlık ve sefalet içinde yaşadığımızın göstergeleridir.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Emeklilik, bedeli peşin ödenmiş bir haktır”
Sendikalarımızın yaptıkları araştırmalarına göre, 2025 tarihi itibariyle yoksulluk sınırı 97.159 TL ve açlık sınırı ise 29.828 TL TL!!! Ülkemizde milyonlarca emekli 16.881,00 TL gibi korkunç düşük bir maaşla, yaşamaya çalışıyor. İşçiye ise sadece 22.104 TL asgari ücret ödeniyor. Milyonlarca kamu çalışanının aldığı ücret de yoksulluk sınırının oldukça altındadır.

İnsan onuruna yaraşır bir emekli maaşı talep ettiğimizde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı; bir taraftan ülkemiz emeklilerinin durumunun dünyadaki diğer ülke emeklilerinden daha iyi olduğunu ileri sürerken bir yandan da emekli maaşını zamanında aldığımız için şükredip susmamızı tavsiye ediyor.. Maliye Bakanı ve SGK Genel Müdürü ise biz emekliler uzun yaşadığımız için düşük maaş aldığımızı ileri sürüyor. Oysa yapılması gereken, bizlerden kesilen SGK primlerinin, amaca uygun ve doğru biçimde değerlendirilmesidir. Emeklilik, bedeli peşin ödenmiş bir haktır. Maaşlarımız da emeğimizin karşılığıdır. Asla; sadaka ya da ulufe değildir.

Emekli aylıkları, bırakınız insan onuruna yaraşır bir sosyal yaşamı sürdürmeyi; barınma, beslenme, sağlık, ulaşım, giyim vs. gibi zorunlu yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılamaya yetmediği içindir ki milyonlarca emekli tekrar çalışmakta veya iş aramaktadır. 2002 yılında yüzde 36,6 olan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı Aralık 2024’te yüzde 65,7’ye yükselmiş durumdadır.

“Toplumun %10’unu oluşturan mutlu azınlık milli gelirin %55,6’sına el koyuyor”
Ülkemizin yerüstü ve yeraltı zenginlikleri herkese yetecek düzeyde iken, bu kaynakların adil ve eşit dağıtılmayışı nedeniyle küçük bir azınlık bolluk içinde yaşarken; toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekliler, emekçiler, işsizler, küçük üretici, küçük esnaf ve öğrenciler, özellikle engelliler açlık ve sefalet içinde sürünmektedirler. Toplumun %10’unu oluşturan mutlu azınlık milli gelirin %55,6’sına el koyarken, toplumun dezavantajlı kesimini oluşturan en yoksul %50’si milli gelirin sadece %14,1’ini alabilmektedir. Bu tablo, eşitsizliği ve adaletsizliğin en net fotoğrafıdır.

Emekliler ve Emekçiler Ankara'da haykırdı: "Yurttaş birlikteliği bir ülkenin temelidir"

“Geniş halk yığınlarının yararına değişim talep ediyoruz”
Yurttaş Birlikteliği bileşenleri olan biz emekli ve emekçi kurumları; iktidar blokunun yoksul, emekli ve çalışandan alıp zengine verdiği ekonomik programlarının, geniş halk yığınlarının yararına değişmesini talep ediyoruz.
İstemlerimiz şunlardır:
1-Milli gelirin tüm yurttaşlar arasında eşit ve adil dağıtılarak TÜM YURTTAŞLARIN insan onuruna yaraşır bir hayat standardında yaşamaları sağlanmalıdır.
2-Emeklilerin, emekçilerin, işçi, öğrenci, işsiz, esnaf ve üreticilerin sendikalaşmasının önündeki tüm fiili ve hukuki engeller kaldırılarak özgürce örgütlenmelerinin önü açılmalı ve örgütlenme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır.
3-Eğitim ve sağlık hizmetleri TÜM YURTTAŞLARA ücretsiz olarak sağlanmalıdır. İlk, orta, lise ve üniversite öğrencilerine günde en az bir öğün yemek ücretsiz dağıtılmalı, ulaşım serbest olmalıdır.
4-Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, eğitim giderleri vb. tüm zorunlu gereksinimlerinin karşılanması için aylık 30.000 TL karşılıksız burs ve kredi verilmelidir.
5-Maaş ve kredilerin artışında , bağımsız kurumların verileri esas alınmalı , salt TÜFE oranı değil, refah payı da eklenmelidir.
6-Vergide adalet, işe alımlarda liyakat gözetilmelidir.
7-Yılda iki kez emeklilere ödenen 4.000 TL ‘lik bayram ikramiyesi. işci ve kamu çalışanlarının da kapsayacak şekilde bir maaş tutarında ve yılda dört kez olarak ödenmelidir.
8-Engellilerin sakatlık oranları, objektif olarak değerlendirilerek, erken emeklilik hakları tanınmalıdır.
9-EYT’lilerin haklı istemleri kabul edilerek, yapılacak yasal düzenleme ile mağduriyetleri giderilmelidir.
10-Bu andan itibaren gerek merkezi, gerekse yerel yönetim bütçeleri, KATILIMCI BÜTÇE anlayışıyla hazırlanmalıdır.

Biz Yurttaş Birlikteliği bileşenleri olarak, özgür, adil ve demokratik bir Türkiye’de; barış ve huzur içinde insanca bir yaşam sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla, buradan iktidara sesleniyoruz.:

SESİMİZİ DUYUN: İNSANCA YAŞAMAK HAKTIR. EŞİT, ÖZGÜR VE ADİL…
YA HEP BERABER! YA HEP BERABER’.
YA BAŞARACAĞIZ! YA DA BAŞARACAĞIZ! BAŞKA ÇIKIŞ YOK!

]]>
“Biz emekli kadınlar erkek şiddetine teslim olmayacağız” https://yenidunya.org/kadinin-sesi/33361/biz-emekli-kadinlar-erkek-siddetine-teslim-olmayacagiz/ Tue, 25 Nov 2025 18:13:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=33361 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube üyesi emekli kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde erkek şiddetine, kadın işsizliğine, kadın emeğinin iki kat sömürülmesine karşı, İstanbul Sözleşmesini yeniden kazanmak için alanlara çıktı.

Emekli kadınlar yaptıkları basın açıklamasında, “Bizim sempati ve dayanışmamız emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçilerine değil, ülkelerini onurlarını egemenliklerini korumak için milis güçlerine elde silah katılan Venezuelalı Bolivarcı kadınlaradır. Yüreğimiz, Filistin’de Suriye’de Yemen’de Sudan’da ve dünyanın her yerinde saldırıya uğrayan, öldürülen, kolay hedef olarak görülen kadınlarla birlikte atıyor, atacak.” dedi

”Günler Ağır, Günler Ölüm Haberleriyle Geliyor”
Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele ve dayanışma günümüz kutlu olsun.
Latin Amerika’daki Dominik Cumhuriyetinde Rafael Trujillo’ün diktatörlüğüne karşı mücadele eden siyasi hareketin üyesi üç kızkardeş; Patria, Minerva ve Maria Mirabal 25 Kasım 1960 tarihinde diktatörün resmi haydutları tarafından katledildi. Katliamdan bir yıl sonra diktatör Rafael Trujillo vurularak öldürüldü. Mirabal kızkardeşlerin anıları ve mücadelelerine en derin saygılarımızı sunuyoruz.

Kadınların dünya çapında mücadelesinin bir sonucu olarak 25 Kasım, 1999 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ilan edildi.

Bugün de, Dominik Cumhuriyetine komşu Venezuela, bir yandan ABD’nin ağır ambargosu altında ekonomik olarak çökertilmeye çalışılıyor, diğer yandan sözde muhalefet lideri emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçisi Maria Corino Machado, Nobel Barış ödülüyle parlatılıyor. Bizim sempati ve dayanışmamız emperyalizm ve Siyonizm iş birlikçilerine değil, ülkelerini onurlarını egemenliklerini korumak için milis güçlerine elde silah katılan Venezuelalı Bolivarcı kadınlaradır. Yüreğimiz, Filistin’de Suriye’de Yemen’de Sudan’da ve dünyanın her yerinde saldırıya uğrayan, öldürülen, kolay hedef olarak görülen kadınlarla birlikte atıyor, atacak.

Her yeni güne en az bir, bazen daha çok kadın cinayeti düşüyor, şiddet ve istismarı sağır kulaklara duyurmak çok zor. Kadınlar ancak katledildiklerinde haber değeri taşıyorlar. Buna karşın öldürülen kadının aslında suçlu olduğunu, katili kışkırttığını empoze eden gerici bir söylem zihinlerimizi esir almaya çalışıyor.

Gericilik toplumsal yaşamımıza egemen olmaya çalışırken önünde en büyük engel olarak laikliği ve Cumhuriyet değerlerini görüyor. ”Kadın erkek eşitliği fıtrata ters” söylemiyle kadınları ikinci sınıf vatandaşlığa razı etmeye çalışıyorlar.

Bütün dünyada artan kadına yönelik şiddet sıralamasında ülkemiz yüzde 38 ile OECD ülkeleri arasında ikinci, çocuk yaşta evliliklerde Avrupa ülkeleri arasında birinci sıradadır. Çünkü istismar, şiddet, kadın cinayetleri cezasız kalmakta, failler “hukuk” eliyle korunmakta ve cesaretlendirilmektedir. Adalet Bakanlığı verilerine göre çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının sayısı 2022’de 2021’e göre yüzde 33 artmış, Türkiye cinsel istismar vakalarında son 15 yılda yaklaşık yüzde 400 artışla dünyada üçüncü sıraya yerleşmiştir.

Ülkemiz 146 ülke arasında cinsiyet eşitsizliğinde 129, kadınların eğitim hakkından yararlanmasında 99. ve iş gücüne katılımlarında 130. sıradadır.

Kadın işsizliği, TÜİK verilerine göre bile oldukça yüksektir. Kadınlar yoksulluğa itilmektedir, çünkü kadın emeği değersizleştirilmekte, eşit işe eşit ücret talebi görmezden gelinmekte, sömürü katmerlenmektedir. Kadınlar ucuz, güvencesiz çalıştırılırken yedek iş gücü olarak “el altında” tutulmak istenmektedir.

Laikliğin tasfiyesiyle birlikte yurttaşlık tebaa ile ikame edilirken İstanbul Sözleşmesi de terk edilmiştir. İstanbul Sözleşmesi Yeniden Kabul Edilmelidir. Bunun yanı sıra, 6284 sayılı kanun ve Medeni Kanuna yönelik saldırılar ile “Yeni Anayasa” tartışmaları başta kadınlar olmak üzere, bütün toplumun yurttaşlık haklarına yönelik saldırıların boyutlarını ortaya koymaktadır. Bunlardan vazgeçilmelidir.

Ortaçağ zihniyetli iktidar, kadınları sahiplendirmekten bahsedebiliyor, kadınları değersizleştiriyor. Karma eğitimi hedef alan yaklaşımlar, kadınların üretimde ve toplumsal yaşamda eşitsizliğini de pekiştirecek gerici politikaların yansımasıdır. “Türkiye Yüzyılı” söylemiyle hedeflenen, başta biz kadınlar olmak üzere, yüzlerce yıllık geriye gidişten başka bir şey değildir. Reddediyoruz.

Tablo açıktır: Sorun, “erkek şiddetine” sıkıştırılamayacak kadar bütünlüklü bir sistem sorunudur.
Kadına yönelik şiddetin ve saldırıların temelinde yatan sömürüyü arttıracak, patronların kârına kâr katmasını sağlayacak, emekçileri mafya-tarikat-aşiret düzeneği arasına sıkıştıracak bu kirli düzen sürdürülmek istenmektedir. Reddediyoruz. Ülkemizde eşit haklara sahip özgürce yaşamak istiyoruz.
Biz kadınlara yönelen tüm şiddeti ve eğilimlerini reddediyor, bunlara karşı olanca gücümüzle mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

Biz emekli kadınlar, kendimizle birlikte çocuklarımızın ve torunlarımızın da sorumluluğunu taşıyarak kazanılmış haklarımızı koruyup geliştirecek, size teslim olmayacağız.

]]>
Emeklilerin birliğini kuru bir slogan olmaktan çıkaralım https://yenidunya.org/emek-gundemi/32904/emeklilerin-birligini-kuru-bir-slogan-olmaktan-cikaralim/ Fri, 11 Jul 2025 10:14:37 +0000 https://yenidunya.org/?p=32904 2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen) Merkez Yürütme Kurulu, 24 Haziran günü gerçekleştirilen DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi’nde yer alan “Emeklilerin örgütlenme hakkı ve emeklilerin açlığa/yoksulluğa mahkûm edilmesine karşı mücadelenin sürdürülmesine ve bu kapsamda önümüzdeki dönemde düzenlenecek eylem ve etkinliklere konfederasyon düzeyinde destek verilmesine” kararına dönük yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Tüm Emekli-Sen, açıklamasında emeklilerin birleşik-sendikal mücadelesini gerçekleştirmenin önemine sahip çıkıldı ve atılması gereken adımlar ile ilgili öneriler kamuoyu ile paylaşıldı.

Tüm Emekli-Sen, açıklamasında, 14-16 Şubat 2020 tarihlerinde DİSK 16. Genel Kurulunda DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı kongre konuşmasında yer alan; “Yeni seçilecek Yönetim Kurulunun yapacağı işlerden bir tanesinin, emekliler alanındaki mücadeleyi birlik ve bütünlük içerisinde DİSK’in ilkeleri doğrultusunda büyütmek olduğunu ve emeklilerin örgütlenmesi karşısında DİSK’in tarihsel görevini yerine getirme sorumluluğu ile karşı karşıya olduğunu” belirten konuşması da yer aldı.

Tüm Emekli-Sen, açıklamasında “İktidarın başta emekliler olmak üzere tüm emekçilere dayattığı köle düzenine karşı durabilmemiz için: ”Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” cümlesini kuru bir slogan olmaktan çıkarıp yaşama geçirmemiz en acil görevimizdir. DİSK, işçi sınıfının mücadele tarihinde bileğinin hakkıyla kazandığı yol açıcı atılganlık ve ustalığı emeklilerin birliği yönünde kullanmaktan geri kalmamalıdır” denildi.

Emeklilerin birliğini kuru bir slogan olmaktan çıkaralım

Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin…
Basına ve kamuoyuna
Anayasanın 51. maddesinde: ”Çalışanlar ekonomik sosyal hak ve menfaatlerini korumak için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten çekilme hakkına sahiptir.” yazar.
Emekli, aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir. Emeklilerin hakları çalışmaya bağlı haklardır. Emeklilerin, çalışmaya bağlı haklarını korumak ve geliştirmek için kurdukları sendikaları, siz artık çalışmıyorsunuz diyerek kapatmak Anayasa ihlalidir.  
Emekliler, iktidarların kapatma yoluyla sendikasızlaştırma hamlelerini, her defasında sendikalarını yeniden kurarak yanıtlamayı bildiler.
Kapatılan DİSK Emekliler Sendikası, 13 Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirmek üzere, Çankaya Belediyesi Ankara adresinde, ”2025 Emekli Raporu” ve ”Yeniden Kuruluş” başlıklı bir afişle DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da katılımıyla ”Büyük Emekli Buluşması” çağrısı yaptı.

Sadece bir sendikanın yeniden kuruluşu güç ve eylem birliği temelinde ortak mücadelemizi güçlendiremez. İhtiyacımız, emeklilerin ülke çapında birleşik sendikal örgütlenmesini gerçekleştirmektir.

Bu ilkesel tutuma, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 14-16 Şubat 2020 tarihlerinde DİSK 16. Genel Kurulunda yaptığı kongre konuşmasında; “Yeni seçilecek Yönetim Kurulunun yapacağı işlerden bir tanesinin, emekliler alanındaki mücadeleyi birlik ve bütünlük içerisinde DİSK’in ilkeleri doğrultusunda büyütmek olduğunu ve emeklilerin örgütlenmesi karşısında DİSK’in tarihsel görevini yerine getirme sorumluluğu ile karşı karşıya olduğunu” belirterek sahip çıkmıştı.

Ülkemizin çeşitli bölgelerinde emekli örgütleri arasında birlik yönünde gelişen bir eğilim her geçen gün daha da güçleniyor, emeklilerin umudunu ve mücadele azmini yükseltiyor.

İktidarın başta emekliler olmak üzere tüm emekçilere dayattığı köle düzenine karşı durabilmemiz için: ”Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” cümlesini kuru bir slogan olmaktan çıkarıp yaşama geçirmemiz en acil görevimizdir. DİSK, işçi sınıfının mücadele tarihinde bileğinin hakkıyla kazandığı yol açıcı atılganlık ve ustalığı emeklilerin birliği yönünde kullanmaktan geri kalmamalıdır.
Emeklilere insanca yaşam ve toplu sözleşmeli sendika hakkı için; Çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek için; Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin…

Emeklilerin birliğini kuru bir slogan olmaktan çıkaralım
]]>
Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32859/konut-sorununu-iktidar-cozmuyorsa-biz-cozecegiz/ Thu, 03 Jul 2025 13:47:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32859 Mersinli emekliler, iktidarın yoksullaştırıcı uygulamalarına  yerel yönetimlerle birlikte teslim olmayacaklarını, halkçı kamucu projelere çıkarılacak engellere karşı bilgi görgü ve dayanışmalarını seferber edeceklerini bildirdi.

2021 Tüm Emekli-Sen ve Türkiye Emekliler Derneği Mersin Şubeleri ortak bir basın açıklaması yaptı. Emekliler ortak açıklamalarında, “Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz. Emekliye yoksulluk reva değil, birleşik mücadele kazanacak” diye haykırdılar.

Ortak basın açıklamasını 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt yaptı.
Kurt, “Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.” dedi.

Kurt, açıklamanın devamında şunları dile getirdi:
Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz
Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır. Sanayi işçisi, çırak, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, sanatçı,bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcı; tümü de emekçidir.

Emekli,  aktif çalışma yaşamından, yaşı ilerlediği  veya sağlığı elvermediği için ayrılmış emekçidir, beklenen odur ki, ilk gençliğinde başladığı üretim sürecinin sonuna gelip emekli olduğunda, kendisinden kesilen primlerin karşılığını alabilsin, rahatça geçimini sağlayabilsin, ele güne muhtaç olmayacak bir gelire kamu eliyle kavuşsun. Çalışma yaşamları boyunca ülke kalkınmasının ve refahının dinamosu emekçilerin emekli olduklarında sefalete sürüklenmesi hiçbir yasaya töreye ahlaka uymaz. Emeklilerin toplumsal refahtan insana yaraşır bir pay alması ana sütü kadar haklarıdır.

Türkiye’de, SGK’ya kayıtlı 16 milyon 824 bin; özel sandıklara kayıtlı  300 bin emekli var. Bu sayının  4 milyon kadarı emeklilerin dul ve yetimlerinden oluşuyor.Emeklilerin dul ve yetimleri de sosyal devlet gereğince insan onuruna yaraşır bir geliri hak ediyorlar.

Emekli sefalette
2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. Ne yazıkki yıllardır sahte TÜİK hesapları ve hükümetin ayak oyunları ile bu böyle devam etmedi.
2025 yılı Ocak Haziran dönemi için en düşük emekli aylığı 14469 TL olarak belirlendi.Oysa ki en düşük emekli aylığı  22104 TL’lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası 30945  TL olmalı, daha yüksek prim ve gün sayısı olanlar orantılı olarak artışlardan yararlanmalıydı.  Memur emeklilerine iki yıldır hukuksuz biçimde verilmeyen seyyanen zamlar  hâlâ ödenmedi, memur emeklisi de en yoksullar topluluğuna dahil oldu.
Kabul etmiyoruz. Mücadelemizi yükseltiyoruz.

Ekonomi yangınını kim çıkardı?
İktidar, sözde ekonomi yangınını söndürmek için, iç ve dış dolar milyarderlerinin mutemeti Mehmet Şimşek’i tekrar iş başına getirdi.En  iyi bildikleri şeyi yaptılar. İşçinin memurun esnafın emeklinin tarımcının dul ve yetimin nefesini kestiler. Asgari ücreti açlık sınırının altında, Temmuz zammını iptal ederek yıllık olarak belirlediler.En düşük emekli aylığı sadece 14 bin 469 lirada kaldı.Yasal bir düzenleme yapılmazsa kök aylığı düşük olanlar Temmuz ayında artış alamayacaklar. Dul ve yetimler, en düşük aylıktan da daha az  aylık alıyorlar. Almaya devam edecekler, kabul etmiyoruz.

Paralar rantiyeye
Örneğin; bizde para  yok ama ülkenin kaymağını yiyenlerde çok.  Paradan para kazananlar 6.9 milyon lirayı, yalnızca hafta sonu için bankaya yatırdığında  bir asgari ücret kadar, 22 bin 104 lira faiz kazanıyor. Bu kadar rahat faiz öderken enflasyon  artar demeyen iktidar, sıra emekçinin emeklinin aylıklarına gelince enflasyon azar diyor.Borç faiz döviz özelleştirme şampiyonlarının emekçi halkın gırtlağına çökmekten başka bildikleri yol ve yöntem yok ne yazık ki.

Üstelik de bu iktidar, emekçi halkın gırtlağına çökerek yıllardır biriktirdiği MB rezervlerini siyasi rakibini elemek için başlattığı hukuksuz operasyonla birkaç hafta içinde havaya savurdu.Döviz milyarderlerine ödedikleri bizim soframızdan eksilttikleridir. Kabul etmiyoruz. İsyan ediyoruz.

Dur diyoruz
Cumhuriyetin eşit ve  onurlu yurttaşlarıyız.  Emekliler olarak ülkemizin çeşitli bölgelerinde güçlerimizi birleştirmenin, iktidarın yoksullaştırıcılığına karşı birlikte durabilmenin yol ve yöntemlerini arıyor ve buluyoruz.Onaltı milyon emeklinin umudu azmi ve iradesiyle bize reva görülen  yoksulluğa, evsizliğe, fakirliğe teslim olmayacağımızı ilan ediyoruz.
Sendikal örgütlülüğümüz önündeki Anayasaya ve uluslararası hukuka aykırı kapatma davalarının geri çekilmesini, sendika hakkımızın tanınmasını talep ediyoruz.

Yeniden devletleştirme
Emekçiyi emekliyi temsil etmeyen, özelleştirme şampiyonu iktidar, bugüne kadar ne yaptıysa bundan sonra da aynı yolda devam edecek. Emeklimizi sefalete, gencimizi işsizliğe, aşsızlığa  konutsuzluğa mahkum eden  bu iktidarı demokratik halk oyuyla göndermek boynumuzun borcudur.
Bunun ardından, özelleştirilen Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Seka, Tank Palet, Etibank Şeker fabrikaları, limanlar otoyollar tekrar devletleştirilmeli, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Ücret ve aylıklar insana yaraşır düzeye gelmeli; herkes, karnı tok sırtı pek, yarınından  güvenli olmalıdır. Bize dayatatılan sefalet içinde yaşamı kabul etmiyoruz. Bizim gibi emekli ve emekçiler ile birlikte sesimizi yükseltiyoruz.
Artık yeter; bütçeden payımızı verin, gelirde ve vergide adaleti sağlayın. Bizden alıp sermayedarlara vermekten vazgeçin. İnsanca yaşam koşullarımızı sağlamak için taleplerimizi karşılayın.

Taleplerimiz:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin.
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Enerjide özelleştirmeler iptal edilsin, elektriğe yapılan yüzde 25 zam geri alınsın.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin!
                                                                                                       

Konut sorununu iktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz!


Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle güçlerimizi birleştirelim
2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Basın Yayın Sekreteri Fatih Kaplan, Mersin’de yaşanana konut soruna değindiği konuşmasında, “Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim” dedi.
Kaplan açıklamsına şu şekilde devam etti:
“Saygıdeğer emekçiler emekliler dostlar, siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, gayretli basın emekçileri hepinizi yürekten selamlıyorum.
Bugün 3 Temmuz 2025,  TÜİK Haziran enflasyonunu 1.37 olarak açıkladı, bu hesaba göre 6 aylık  enflasyon farkı 16.67 oldu. Kök aylıkları düşük olan emeklilere artış olup olmayacağı belirsiz. Yoksullaştırma programı devam ediyor.

İktidar sahipleri, uyguladıkları özelleştirme faiz döviz rant ekonomisinin mantıksal sonucu olarak emekliye emekçiye refahtan  pay yerine derinden  sefaleti reva gördüler gene.

Ben, ülkemizin, ama en çok da Mersin’imizin büyük bir sorununa tekrar değinmek istiyorum. Mersin, 2011 yılından başlayarak Suriye’den Türkiye’ye yönlendirilen yüzbinlerce göçmene  ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremin ardından,  depremzede yurttaşlarımıza da kucak açmasıyla konut sıkıntısı dayanılmaz boyutlara ulaştı.
Eskiden olduğu gibi mütevazı da olsa düzenli bir geliri olanların kiracı olabilmesi artık olanaksız. Daha önce aylığının üçte biriyle kirada oturabilenlerin aylıklarının tamamı bile kiraya yetmez oldu.

İktidar, Anayasal güvence altında olması gereken barınma hakkını çözmek yerine istismar ediyor. Yazılı ve görsel basında, sosyal medya platformlarında hemen her gün aldatıcı TOKİ haberleri yayınlanıyor, konutsuz yurttaşların umudu sömürülüyor.
AKP, 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde de TOKİ üzerinden konut, iş yeri ve  arsa kampanyaları ilan etmiş, bu yolla kitle desteği sağlamaya çalışmıştı. Kampanyalarda vadedilenlerin gerçekleşme oranı o kadar düşük ki, aynı kampanyayı önümüzdeki yeni seçim dönemine kadar uzatma niyetleri açıkça görülüyor. Üstelik de, en  yoksullara göre olması gereken ödeme koşulları acımasız piyasa şartlarına uyduruluyor.

İktidar çözmüyorsa biz çözeceğiz
AKP, 23 yıllık iktidarında konut sorununda halkçı kamucu bir çözüm geliştirmediyse, o zaman görev bize düşer, halka düşer, yani büyük bir halk onayıyla seçilmiş yerel yönetime düşer.  İktidarın yerel yönetimlerin elini kolunu sözde tasarruf tedbirleriyle bağlamaya çalıştığının farkındayız. Bunlar yetmeyince, iki gün önce İzmir’de olduğu gibi, tutuklamalar gözaltılar şafak operasyonlarıyla parçalamak istediğini de görüyoruz.
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e samimi çağrımızdır. Belediye Kanununun 14. maddesi  gereğince görevlerinizden biri olan toplu konut yapma projenize çıkarılacak engellere birlikte karşı koyalım. Emeklilerin ve yakınlarının bilgi görgü ve dayanışmalarını bu projenin gerçekleşmesi için seferber edelim.

Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın tam vaktidir.
Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, Mersin’in her kuşaktan yurttaşa yuva olması için güçlerimizi birleştirelim.”

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

]]>
İktidarın saldırılarına karşı kitlesel direniş https://yenidunya.org/emek-gundemi/32842/iktidarin-saldirilarina-karsi-kitlesel-direnis/ Wed, 02 Jul 2025 09:38:41 +0000 https://yenidunya.org/?p=32842
İktidarın saldırılarına karşı kitlesel direniş

2021 Tüm Emekliler Sendikası  Merkez Yürütme Kurulu, gündemdeki gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, “AKP iktidarının halka, siyasal ekonomik ve ideolojik saldırısı devam ediyor” denildi.

İktidar topyekün saldırıyor
Siyasal rakibini parçalama hamlesi İzmir’den devam etti. Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de içinde olduğu 157 kişi 1 Temmuz 2025 günü gözaltına alındı.
Ekonomi alanında, kamu işçilerine, memurlara ve emeklilere yoksulluklarını azaltacak hiçbir olumlu adım yok.
İdeolojik-kültürel saldırı için bu defa da Leman dergisinde yayınlanan bir karikatürde “Hazreti Muhammed’e hakaret” edildi iftirasını yaydılar. O kadar gürültü çıkardılar ki, birçok insan karikatürde hakaret var zannetti. Karikatürü bulup inceleyebilenler hiçbir hakaret olmadığını gördüler.
İktidar, düşünce özgürlüğünü, laikliği ve muhalif örgütlü güçleri kendi sınırsız iktidarı için engel olarak gördüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. 
İktidarın topyekün saldırısına karşı, birlikten ve kitlesel direnişten başka çare yok.

Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz.

]]>
Emekliler, Ankara’da “Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz!” dedi https://yenidunya.org/emek-gundemi/32803/emekliler-ankarada-yoksulluga-karsi-mucadeleyi-yukseltiyoruz-dedi/ Sun, 29 Jun 2025 16:49:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=32803 2021 Tüm Emekliler Sendikası, bugün (29.06.2025) Ankara Sakarya Meydanı’nda saat 16:00 ‘da gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla “Yoksulluğa Karşı Mücadeleyi Yükseltiyoruz!” sloganıyla bir araya geldi.

Gerçekleştirilen basın açıklamasında insanca yaşama talebi yüksek sesle dile getirildi. Emekliler, taleplerinin takipçisi olacaklarını ve yoksullukla mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Toplumcu Kurtuluş Partisi 1920 TKP Ankara üyeleri de emeklilerin sesine seslerini kattı.

Emeklilerin insanca bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli adımların bir an önce atılması gerektiğini dile getiren emekliler, mücadeleye devam etmelerinin zaferlerinin teminatı olacağını belirttiler.

Emekliler, Ankara’da "Yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz!” dedi
]]>
Emekliler İzmir’den seslendi; “Birleş! Örgütlen! Sesini yükselt! Gücünü göster!” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32787/emekliler-izmirden-seslendi-birles-orgutlen-sesini-yukselt-gucunu-goster/ Sat, 21 Jun 2025 18:45:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=32787 İzmir Emekliler Platformu, bugün (21 Haziran) Bornova Metro çıkışında gerçekleştirdiği basın açıklamasında, emeklilerin karşı karşıya kaldıkları zorluklar, yaşam koşullarının zorluğu ve ekonomik sıkıntılara dikkat çekildi, iktidarın emekliyi sefalete sürükleyen ekonomik uygulamaları protesto edildi.

Bireysel Emekliler, Birleşik Emekliler Sendikası, Emekliler Sendikası, Emekli ve Emekçiler Derneği, Emekli Meclisleri Sendikası, 2021 Tüm Emekliler Sendikası, “İzmir Emekliler Platformu”nun kuruluşunu geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşmıştı.

“Bize dayatılan açlık ve yoksulluk sınırını kabul etmiyoruz”
Basın açıklamasında, emeklilerin sefalete teslim olmak istemediği belirtilerek, emeklilerin tarihinin en zor dönemiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi. Bundan sonra da ortak eylemlerin süreceği belirtilen açıklamada, ‘’Bizler Emekliler Platformu üyeleri olarak diyoruz ki! Emekliler sefalete teslim olmak istemiyorlar! Biz emekliler tarihimizin en zor dönemini yaşıyoruz ve yaşatılıyoruz. Bizi yönetenler emeklilerden ve çalışarak geçinen ücretli emekçi insanlardan çalarak bir avuç sermayeye peşkeş çekiliyoruz. Emekliler ve tüm emekçiler bize dayatılan açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamayı kabul etmiyoruz. Bizlerden çalınanları geri almak için örgütleniyoruz.’’ ifadeleri yer aldı.

Emekliler İzmir’den seslendi; “Birleş! Örgütlen! Sesini yükselt! Gücünü göster!”

“Sorun Emeklinin ise çözümde emeklinin ellerinde”
Açıklamada, emeklilerin TÜİK’in sahte verilerini kabul etmediği vurgulanırken, SGK’nın sahte verilerle emeklilerin haklarını gasbettiği, açlığa mahkum ettiği belirtildi.
Emeklilerin dayatılan yoksulluğu asla kabul etmedikleri ve etmeyecekleri ifade edilerek, “Evladına torununa muhtaç olmadan yaşamak için; Ahir ömründe iş arayıp inşaatlarda, pazar yerlerinde çalışmak zorunda kalmamak için; Alın terinle kazanıp ödediğin primlerin karşılığını almak için; TÜİK yalanlarıyla senden çalınanları geri almak için; Sesimizi yükseltiyoruz. Seçtiklerimiz örgütlü zenginleşiyor. Emekliler örgütsüz yoksullaşıyor. Haydi Emekli kalk ayağa sen yoksan bir eksiğiz. Sorun Emeklinin ise çözümde emeklinin ellerinde…
Birleş! Örgütlen! Sesini yükselt! Gücünü göster! Unutma 16 milyonsun, çoksun, güçlüsün! Emekliyiz, emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız ! Birleşe birleşe kazanacağız ! Direne direne kazanacağız!’’ ifadeleriyle emeklilerin hak mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.

Emekliler İzmir’den seslendi; “Birleş! Örgütlen! Sesini yükselt! Gücünü göster!”
]]>
Emekliler: Rakamlar yalan yoksulluk gerçek, ek zam talep ediyoruz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32592/emekliler-rakamlar-yalan-yoksulluk-gercek-ek-zam-talep-ediyoruz/ Wed, 07 May 2025 11:07:18 +0000 https://yenidunya.org/?p=32592 “Sahte TÜİK verilerine göre değil; insanca yaşamaya yetecek maaş istiyoruz. En düşük emekli maaşı en düşük memur maaşı kadar olmalıdır. Tüm emekli dul ve yetim aylıklarına Temmuz ayını beklemeden ek zam istiyoruz…”

2021 Tüm Emekliler Sendikası Maltepe ve Bahçelievler Temsilcilikleri tarafından, “Rakamlar yalan yoksulluk gerçek, ek zam talep ediyoruz” başlığı ile gazetemize yazılı bir açıklama yapılarak; “en düşük emekli maaşının en düşük memur maaşıyla eşitlenmesi ve tüm emekli maaşlarıyla dul ve yetim aylıklarına Temmuz ayını beklemeden ek zam yapılması” talebinde bulunuldu.
Açıklamada, “Emeklilerin büyük çoğunluğunun aylığının asgari ücretin de gerisinde olduğu; iktidarın uyguladığı ekonomik politikalarla çalışanları ve emeklileri yoksullukta eşitlediği; Aylık Bağlama Oranını bir muz cumhuriyetinde bile olamayacak bir düzeye, yüzde 35’lere kadar düşürdüğü ve emekli aylıklarına milli gelir artışı eklemeye son verdiği” belirtilerek; “Huzur içinde geçirmemiz gereken emeklilik yaşamımız yazın sıcağında, kışın soğuğunda dermanı iyice azalmış dizlerimize rağmen kuyruklarda, sıralarda geçiyor. Sahte TÜİK verilerine göre değil, insanca yaşamaya yetecek maaş istiyoruz” denildi.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Maltepe ve Bahçelievler Temsilcilikleri adına Selim Dikel ve Hidayet Civelekoğlu tarafından gazetemize yapılan, “Rakamlar yalan yoksulluk gerçek, ek zam talep ediyoruz” başlıklı yazılı açıklamanın tam metni aşağıdadır.

Hakkımız olanı alacağız
Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır.
Ne yazık ki güzel ülkemizde emekçiler, 23 yıldır dolar milyarderlerine ve holdinglere dost mevcut iktidarın yönetiminde acı ve ızdırap çekiyor.

TÜİK aldatıyor
TÜİK’in 5 Mayıs 2025 günü açıkladığı enflasyon verilerine göre TÜFE’deki değişim 2025 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 3,00 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 13,36 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,86 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 48,73 artış olarak gerçekleşti.

Aylık artışları minicik
Bu verilere göre, emeklilerin ikinci 6 aylık enflasyon oranı artışının 4 aylık kısmı yüzde 13,36 oldu. Mayıs ve Haziran aylarının enflasyonu da eklendiğinde 6 aylık artış netleşmiş olacak.
Sahte TÜİK verilerine göre değil; insanca yaşamaya yetecek maaş istiyoruz. En düşük emekli maaşı en düşük memur maaşı kadar olmalıdır. Tüm emekli dul ve yetim aylıklarına Temmuz ayını beklemeden ek zam istiyoruz.

Kira artışları kocaman
Bu verilere göre Mayıs ayında kira artışı yüzde 48,73 oldu. 10 bin liralık konutun kirası 14 bin sekiz yüz yetmiş üç liraya; 15 bin liralık konutun kirası 22 bin 310 liraya yükseldi. En ücra bölgelerde, en sağlıksız konutlarda bile aylıklar kiraya yetmez oldu. AKP iktidarı milyonlarca emekçiyi barınma hakkından yoksun kıldı. İktidarı uyarıyoruz, Anayasanın emrine uy, her yurttaşın sağlıklı barınma hakkını sağlayacak tedbirleri acilen yerine getir.

Demokratik direniş haktır
Türkiye’nin onurlu emekçilerinin emekli kolu olarak, emekçi ailesinin bir bileşeni olarak ilan ediyoruz ki: İktidarın 19 Mart 2025’de başlattığı, hâlâ devam eden muhalefeti toptan ortadan kaldırmaya yönelik sistemli saldırısından ve yarattığı şiddet ikliminden korkmadık, korkmayacağız.
Cumhuriyeti, emeğimizi, ekmeğimizi, barınma hakkımızı, kadın erkek eşitliğini, insanca yaşama özlemimizi, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdamı, parasız sağlık ve parasız eğitimi, yani eşitlik ve özgürlüğümüzü savunma anlamına gelen Saraçhane direnişinin, 1 Mayısların, Maltepe’den Konya’ya protesto mitinglerinin tam içindeydik. Olmaya devam edeceğiz.
Üç gün önce 4 Mayıs günü, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e bir provokatör eliyle yapılan yumruklu saldırıyı şiddetle kınıyor, Özgür Özel’e ve CHP’ye geçmiş olsun dileklerimizi ve dayanışma duygularımızı iletiyoruz.

Kapitalizme hayır
Kapitalizm emeğin sömürüsünün sürekliliğini sağlamak için başta işçi sınıfı olmak üzere çalışanların dayanışma ve birlikteliğini bozarak örgütlenmelerini engelliyor, bunu yapamadığı zaman da yandaş örgütlülükler kuruyor.
İşçilerin emekçilerin yüzlerce yıl süren ve büyük bedeller ödeyerek elde ettiği demokratik kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi bugün düne göre çok daha önemli. Kapitalist emperyalist sistem tüm dünyada çalışanların ve emeklilerin haklarına saldırıyor.
Gelişmiş, az gelişmiş veya orta gelişmiş ülkelerin tümünde kapitalist yönetimler, çalışanların sokaklara taşan büyük öfkesine rağmen emeklilik yaşını yükseltiyorlar. Emeğin payı tüm ülkelerde bilinçli olarak düşürülüyor, holdinglerin tekellerin büyük sermayecilerin payı artıyor.
Tekellerin holdinglerin emrindeki yatık ekonomi uzmanlarıysa endüstride verimlilik artarsa emekçilerin gelirinin artacağı masalını anlatıyorlar bize. Yani onlara göre suçlu çalışanlar. Niye? Çünkü yeteri kadar verimli değilmişiz. Paradan para kazananlar, rantiyeler, yani toplumun sırtındaki asalak sınıf, onurlu emekçileri verimsizlikle suçluyor.
Oysa biz, işçi sınıfı tarihinden biliyoruz ki, emeğin payının artması için: Sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, işçi emekçi dostu siyasal partilerin emeğin hakkı için etkili şekilde sahaya inmesi, sınıf mücadelesini yükseltmesi şarttır. Ve bu şartı yerine getireceğiz.

Emekliler: Rakamlar yalan yoksulluk gerçek, ek zam talep ediyoruz!

Asgari altı yaşam olmaz
İktidarın uyguladığı ekonomik politikalar sonucunda asgari ücret hem ortalama ücrete dönüştü hem de açlık sınırının da altına indirildi.
Emeklilerin büyük çoğunluğunun aylığı ise zaten yetersiz olan asgari ücretin de gerisinde. İktidar, uyguladığı ekonomik politikalarla çalışanları da emeklileri de yoksullukta eşitledi.
İktidar, emeklilerin ABO Aylık Bağlama Oranını bir muz cumhuriyetinde bile olamayacak bir düzeye, yüzde 35’lere kadar düşürdü ve emekli aylıklarına milli gelir artışı eklemeye son verdi.
Huzur içinde geçirmemiz gereken emeklilik yaşamımız yazın sıcağında, kışın soğuğunda dermanı iyice azalmış dizlerimize rağmen kuyruklarda, sıralarda geçiyor.

Sendika haktır
23 Yıllık AKP iktidarı bize sefaleti layık gören politikalarına karşı örgütlü olarak mücadele edemeyelim diye iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yargı üzerinde baskı kurarak sendikal örgütlülüğümüze saldırdı. AKP iktidarı kendisinden önceki iktidarların aksine sendika hakkında açtığı kapatma davalarını ısrarla takip etti. 1995 yılında kurulan ilk sendikamız ve 2017 yılında kurduğumuz ikinci sendikamız yargı eliyle kapatıldı.
İktidar, kurduğumuz 3. sendikamızı da kapattırmak için yargı üzerindeki tüm gücünü kullanmaktadır. Bilsinler ki biz sendikamızı kimseden izin alarak kurmuyoruz. İdarenin baskıları karşısında da herhangi bir geri adım atmamız söz konusu dahi olamaz. Emeklilerin sendika hakkı her türlü tartışmaya kapalıdır. Üzerlerindeki idarenin ağır baskıları karşısında emekli sendikaları hakkında kapatma kararı veren mahkemeler dahi vicdanlarını biraz olsun rahatlatmak için emekliler için doğru örgütlenmenin aslında sendika olduğunu belirterek kapatma kararını veriyorlar.

Sorarlar bir gün sorarlar
AKP iktidarının sınıfsal tercihleri sonucunda açlık sınırının da altında bir yaşama mahkûm edildik. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda saatlerce ekmek kuyruklarında beklemek zorunda bırakılmamızın, pazara belki fiyatlar biraz düşer diye akşamları gitmemizin, et, süt ve meyve alamaz, torunlarımıza bayram harçlığı veremez hâle getirilmemizin, yani bu asla hak etmediğimiz durumun hesabını sormaya devam edeceğiz.

Özelleştirme ihanettir
Ülkemizde Cumhuriyet’in kuruluşundan başlayarak oluşturulan Sümerbank, Etibank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Şeker fabrikaları, Tank Palet fabrikası özelleştirildi. AKP özelleştirmenin şampiyonu oldu, böyle yaparak dolar milyarderlerini ve milyonerlerini çoğalttı. Onlar zenginleştikçe, semirdikçe, emekçiler fakir oldu, yoksul oldu. Emekliler ısınamaz, doyamaz, barınamaz, seyahat edemez oldu. Faizleri öyle arttırdılar ki ki artık takla attırdığımız kredi kartlarını da kullanamaz olduk. Bir avuç büyük sermayedarsa zenginliklerine zenginlik katıyor. Ekonomi yönetimini ele geçiren uluslararası tefecilerin çıkarları için emekçileri derin yoksulluğa mahkûm eden işbirlikçi AKP iktidarı, salt tefecilere borç ödemesi garanti altına alınsın diye bizleri düpedüz açlıkla sınamaya devam ediyor.

Çare kamuculuktur
-Halkımızın refahı ve vatanımızın birliği bütünlüğü için, temelleri cumhuriyetle atılan kamucu ekonomi anlayışına dönelim. Sanayi ve tarımı destekleyen, işçiyi emekçiyi önceleyen planlı, üreten ekonomi modeline geçelim. Özelleştirilen kamu kurumları tekrar devletleştirilsin, çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlansın.
-Herkese, uygun ödemeli depreme ve afete dayanıklı sosyal konutlar inşa edilsin, kimse sokakta kalmasın.
-Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.
-Üretimi bizden devralan çocuklarımızla, torunlarımızla omuz omuza olmak, demokratik laik eşit ve özgür Türkiye’ye ulaşmak için haydi görev başına.
-Ekonomik ve insani krizin baş sorumlusu, iç ve dış tekellerin temsilcisi iktidarı demokratik yoldan iş başından uzaklaştırmak için haydi görev başına.
-Emperyalizme sömürgeciliğe siyonizme kapitalist sömürüye karşı haydi görev başına.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.

]]>
Emekliler, Mersin’de ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ talep etti! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32508/emekliler-mersinde-cetelere-degil-emekliye-butce-talep-etti/ Fri, 18 Apr 2025 15:18:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=32508 Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası üyeleri Mersin’de insanca yaşam talebiyle sokağa çıktı.
‘Geçinemiyoruz, beslenemiyoruz, barınamıyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz’ yazılı pankart açan emekliler, ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ sloganını sık sık attılar.
Emekli kurumları adına basın açıklamasını yapan 2021 Tüm Emekli-Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, açıklamaya, “Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubeleri adına sizleri en içten duygularımızla selamlıyoruz.” sözleriyle başladı.

19 Mart Darbe Girişimi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, belediye yöneticileri ve gazetecilerin de içinde olduğu 100’den fazla kişi 19 Mart 2025 sabahında üç ayrı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Aynı gün, İstanbul’da basın açıklaması, miting ve gösteriler dört günlüğüne yasaklandı. Gözaltına alınanların götürüldüğü İstanbul Emniyet Müdürlüğüne giden yollar kapatıldı.
Yapılanların olağan bir hukuki soruşturmanın gereği olmadığı, AKP iktidarının, hukuku, anayasayı ve kanunları çiğneyerek halkın iradesine karşı darbe düzenlemeye çalıştığı çok açıktı.

Demokratik direniş haktır
Türkiye’nin her kuşaktan emekçi halkı, emekli, genç, kadın, erkek, öğrenci işçi işsiz bir arada bu darbe girişimini püskürtmek için meydanlara aktı.CHP’nin elinde bulunan İstanbul büyükşehir ve ilçe belediyelerine çökme, CHP’yi dağıtma ve muhalefeti ortadan kaldırmayı amaçlayan bu darbeyi kabul etmeyeceğini gösterdi.
İktidarın Anayasaya aykırı olarak ilan ettiği gösteri yasaklarına karşı on binlerle başlayan tepki yüz binlere milyonlara ulaştı. Ülkemizin her iline ve ilçesine yayıldı.
İktidarın demokratik haklarını kullanan göstericileri şiddet uygulayarak gözaltına almasını, tutuklayarak hürriyetlerini, eğitim öğretim ve çalışma haklarını gasbetmesini protesto ediyor, tamamının derhâl serbest bırakılması gerektiğini ilan ediyoruz.

Başkanları bırak, kayyımı geri çek
Tutuklu başkanlar ve belediye görevlileri serbest bırakılana, gasbedilen belediyelerden kayyımlar gidene kadar mücadelemize yorulmadan devam edeceğiz.

Öğretmenime dokunma
Laik eğitimi aşındıran müfredat uygulamaları, tarikatları protokol yoluyla okul sistemine entegre etme çabaları yetmedi. Şimdi de proje okullarında keyfi atamalarla iktidar uygulamalarına karşı çıkacak öğretmenler tasfiye edilmeye çalışılıyor. Öğrencilerimiz ve velilerimiz bu uygulamayı püskürtmek için günlerdir ayaktalar. Biz emekliler, çocuklarımız torunlarımız öğretmenlerimiz ve velilerimizle birlikte bu haksızlığa karşı aynı safta olmaya devam edeceğiz. İktidara sesleniyoruz. Vazgeçin bu haksız ve hukuksuz uygulamalarınızdan.

Emekliler, Mersin’de ‘Çetelere değil, emekliye bütçe’ talep etti!

2002’den bugüne sefalet
Emekliler ve dar gelirliler olarak, AKP’nin iktidara geldiği yıllarda, çalışanlar kıdem tazminatlarıyla ev alabilir, aylıklarıyla kira ödeyebilir, bir tas çorbaya, ucuz ekmek kuyruklarına, pazara akşam saatlerinde gitmeye muhtaç olmazlardı. Bugün ise kiralarını ödeyemeyen çok sayıda emeklinin emekçinin sokakta kaldığını, belediye önlerinde sosyal yardım aradığı koşullardayız.
Uzun uzun sayılara, istatistiklere, altın döviz karşılaştırmalarına gerek yok.Her emekli kendi yaşamında, ekonomik ve insani krizin, içine itildikleri derin sefaletin farkında.
İktidarın uyguladığı özelleştirme, borç faiz döviz ekonomisinin, neo-liberal yağma düzeninin; dolar milyarderleri ve milyonerlerini, holdingleri ve tarikatları semirtirken emekçileri geçinemez barınamaz beslenemez duruma getirdiğini yaşayarak görüyoruz. Bu durumu asla kabul etmiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Vergi adaletsizliğine, yoksullar ile zenginler arasındaki gelir uçurumuna itiraz ediyoruz.

Azim ve karar
Emekçi halk olarak kendi azim ve kararımızla kaderimizi elimize almanın vaktidir. Ekonomik ve insani krizden çıkmanın ilk aşaması mevcut iktidarı demokratik yoldan iş başından uzaklaştırmaktır. Bütün emekçilerin temsiliyetinin sağlandığı yeni iktidar, Cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde planlı, üreten, kamucu ekonomik modele geçmelidir. Özelleştirmeler geriye döndürülmeli, tarımda ve sanayide yeni işletmeler kurularak çocuklarımıza ve torunlarımıza tam istihdam sağlanmalıdır. Küçük ve orta işletmeler desteklenerek iflaslar önlenmeli, tarımsal üretime teşvikler verilerek köylerden kaçış durdurulmalıdır.
Bu girişimler için gerekli olan kaynak dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan bir defalığına alınacak servet vergisiyle ülkemizin tüm sorunları çözülür.

Taleplerimiz:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları sahte TÜİK verilerine göre değil; bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. 
-Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Enerjide özelleştirmeler iptal edilsin, elektriğe yapılan yüzde 25 zam geri alınsın.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.
Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz

]]>
Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32499/emekliler-alanyada-haykirdi-beslenemiyoruz-giyinemiyoruz-barinamiyoruz-gecinemiyoruz/ Thu, 17 Apr 2025 17:27:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=32499 DİSK Emekli-Sen Alanya Temsilciliği ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şubesi Merkez PTT önünde ortak basın açıklaması yaptı.
Emekliler, halkı yokluğa, sefalete mahkum eden iktidara karşı, bir arada sorunlarını haykırdı.
DİSK Emekli-Sen Alanya Temsilcisi Ertuğrul Yeşildal ve 2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şube Başkanı Mehmet Güldal basın açıklamasını birlikte yaptı.
Emekli sendikaları, “Ya aç kalacağız ya insanca yaşayacağız. Biz, her koşulda el ele, omuz omuza, yan yana durarak örgütlü mücadelemizi yükselteceğiz.” dedi.

Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz”

İnsanca ve onurlu yaşamak istiyoruz
İktidar, emeklilerden, işçilerden, çiftçilerden, memurlardan, işsizlerden, evsizlerden, çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, dullardan ve yetimlerden sabır bekliyor. Onların feryatlarını duymazdan geliyor.
Reva gördüğü sadaka zammıyla, milyonlarca emekliyi bir kez daha açlığa ve sefalete mahkûm ediyor.
İktidar, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonu yıllardır, TÜİK’in ali cengiz oyunları ile gizliyor.
Borç-faiz-döviz-özelleştirme dışında programı olmayan hükümet, Mehmet Şimşek’in holdinglere dost, emekliye düşman politikalarını pervasızca uyguluyor.
Emeklilere, 1000 TL artırılarak verilen komik, gülünç ve onur kırıcı bayram ikramiyesinin arkasından, turpun en büyüğünü açıkladılar.
Elektriğe yüzde 25 zam yaptılar. Zam fırtınası, kasırgaya dönüşüyor. Bizden alıp yandaşlarına kaynak aktarıyorlar.
Çarşıda, pazarda ve markette zamlar yağmur gibi yağıyor.
Maaş kiraya yetmiyor, elektrik faturaları ödenemiyor. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor.
Ekonomik sorunlarımızın çözümü gün gibi ortada iken, milletin rekor oyla seçtiği belediye başkanları, meclis üyeleri görevden alınıyor, tutuklanıyor.
Yerlerine kayyumlar atanıyor. Milletin iradesi yok sayılıyor. Mahkeme kararı olmadan yapılan bu uygulamaya son verilmelidir.
Seçilmişler, başta İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı, geleceğin Cumhurbaşkanı Ekrem İmamoğlu ile diğer seçilenler de görevlerine iade edilmelidir.
Umudumuz üniversite öğrencileri, hak için, adalet için gelecekleri için özgür ve demokratik üniversite için ayakta…
MEB proje okulları kapsamında, öğretmenler okullarından sürgün ediliyor.
Geleceğimiz liseli gençler ile velilerimiz okullarda, sokaklarda ayakta. Öğretmenlerine sahip çıkıyor.
Emeklilerin, emekçilerin, gençlerin, geniş halk kesimlerinin çığlıklarını duyun.
Atamalarda, liyakati, hakkı ve şeffaflığı esas alan bir sistem kurun.
İnsanca yaşanabilecek bir ücret talebimiz başta olmak üzere, sendikal hak ve özgürlüklerimizi elde edebilmek için karar verme zamanı.
Ya aç kalacağız ya insanca yaşayacağız.
Biz, her koşulda el ele, omuz omuza, yan yana durarak örgütlü mücadelemizi yükselteceğiz.
Demokratik ve özgür bir ortam, insanca yaşayabileceğimiz günlere mutlaka ulaşacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Türkiye’nin bütün emeklileri birleşin.

Emekliler, Alanya’da haykırdı: “Beslenemiyoruz, Giyinemiyoruz, Barınamıyoruz, Geçinemiyoruz”
]]>