emekli maaş – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 04 Jul 2025 09:02:43 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png emekli maaş – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Hükûmet zammını al başına çal! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32863/hukumet-zammini-al-basina-cal-2/ Fri, 04 Jul 2025 09:02:39 +0000 https://yenidunya.org/?p=32863
Hükûmet zammını al başına çal!

TÜİK yine şaşırtmadı. Temel gıda maddelerinden, elektrik ve doğalgaz faturalarına; akaryakıttan, ulaşıma peş peşe yapılan yüksek oranlı zamlara ve sürekli artan ev kiralarına rağmen; TÜİK, enflasyonu haziranda aylık yüzde 1,37, yıllık yüzde 35,05 olarak açıkladı.

TÜİK’in haziran ayı enflasyonunu açıklamasına bağlı olarak, temmuz ayından itibaren memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılacak zam oranı da belli oldu.

Bu durumda, memur maaşlarına ve memur emekli aylıklarına temmuz ayından geçerli olmak üzere yüzde 15,57; SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına ise yüzde 16,67 artış yapılması netleşti.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, 14 bin 469 TL olan en düşük emekli aylığının, yüzde 16,67 artışla 16 bin 881 TL’ye yükseltileceğini açıkladı.

Konuyla ilgili olarak, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Maltepe Temsilcisi Selim Dikel tarafından, “Hükûmet zammını al başına çal” başlığı ile gazetemize yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada; “TÜİK’in, AKP/MHP iktidarının yalan makinesi olduğu” belirtilerek; “Ey iktidar sahipleri; and olsun ki, emeklilere yaşattığınız cehennem azabını asla unutmayacağız ve affetmeyeceğiz” denildi.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Maltepe Temsilcisi Selim Dikel tarafından gazetemize yapılan yazılı açıklamanın tam metni aşağıdadır:

Hükûmet zammını al başına çal!
Sendikalı ve Sendikasız Emekli Yurttaşlara, Hükûmet Yetkililerine, Basına ve Kamuoyuna…

Resmi internet sitesinde “Türkiye’nin Bilgi Kaynağı” olduğu iddia edilen, fakat uygulamada AKP/MHP iktidarının yalan makinesine dönüşen TÜİK yine şaşırtmadı.

Sağlıklı ve doğru ekonomik politikaların uygulanabilmesi için, hükûmetten bağımsız ve tarafsız olarak istatistik üreten bir kurum olması gerektiği halde, kendilerine verilen talimata uygun olarak; çarşıda, pazarda ve markette fiyatlar her gün artarken, milyonlarca emeklinin ve çalışanın ekmeğiyle oynayarak enflasyonu ‘düşürmeyi’ bir kez daha başardı.

Emekli maaşlarına yapılan sadaka zammına hayır!
Patron sevici ve azılı emekli düşmanı AKP/MHP iktidarı, emeklilere reva gördüğü sadaka zammıyla milyonlarca emekliyi bir kez daha açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm etmiştir.

TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarına göre hükûmet tarafından tek yanlı olarak dayatılan sadaka zammını kabul etmiyoruz, toplu sözleşmeli sendika hakkı istiyoruz.

Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik.

Dilenci değil emekliyiz. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığında insanca yaşanabilecek maaş istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?

Artık yeter! Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi; dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu, tefeci banker ve yandaş müteahhitler için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcanmalıdır.

İktidardan hesabı emekliler soracak!
Ey iktidar sahipleri, ey İngiltere vatandaşı Maliye Bakanı, ey iktidarın yalan makinesi TÜİK yöneticileri;

Milyonlarca emeklinin hakkını gasbettiniz. Emeklilerin ahını aldınız. Hayatlarını, umutlarını ve hayallerini çaldınız.

Emeklilere saygı göstermediniz. Milyonlarca emeklinin onuruyla ve gururuyla oynadınız.

Yıllarca çalışan, devlete vergi ve sigorta primi ödeyen emeklilerin insanca yaşam talebine kulak tıkadınız.

Hazine garantili Yap-İşlet-Devret ihaleleriyle, Kur Korumalı Mevduat Hesaplarıyla, vergi istisnaları, krediler ve teşviklerle dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronunu servete boğarken; milyonlarca emekliyi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm ettiniz.

“Enflasyonu düşürmek” bahanesiyle, “ekonomiyi soğutma ve sıkılaştırma politikası” adını verdiğiniz aylık yüzde 5’lik tefeci faizleriyle yerli ve yabancı banka patronları servetlerine servet katarken; milyonlarca emekliyi karnını doyurabilmesi için, kredi kartıyla, tüketici kredisiyle ve kredili mevduat hesabıyla banka kuyruklarında yaşamaya mahkûm ettiniz.

Emeklilerin mutfağı alev alev yanarken, “emeklilerimizin içinde bulunduğu durumu iyi biliyoruz, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz” diye alay ederek; hiç utanmadan ve vicdan azabı da duymadan emeklilerden hâlâ sabırlı olmalarını istiyorsunuz.

Daha da kötüsü, uzun yıllar çalışarak emekli olduktan sonra ömrünün sonbaharında huzur ve güven içerisinde dinlenerek yaşaması gereken emeklileri, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmak ve iş aramak zorunda bırakarak; “emekliler ek iş yapsın, su ve simit satsın” diye tavsiyelerde bulunuyorsunuz.

“Turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor!
Hiç kimse emeklilerin suskunluğuna aldanmasın. Öfkemiz ve sınıf bilincimiz her geçen gün içten içe daha fazla artıyor.

And olsun ki emeklilere yaşatılan cehennem azabını asla unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Emeklilerin hayatlarını ve umutlarını çalanlara karşı gücümüzü göstereceğiz.

Tarih şahittir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi; erken ya da zamanında yapılacak ilk seçimde, eş ve çocuklarıyla birlikte milyonlarca emekli, AKP/MHP koalisyonundan emeklilere karşı olan düşmanlığın hesabını mutlaka soracaktır.

Bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının ve asgari ücretin de altındaki maaşlarla açlığa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emeklinin giderek artan öfkesi; İngiltere vatandaşı Maliye Bakanıyla birlikte AKP/MHP koalisyonunu siyasi yaşamdan silerek, eninde sonunda sandığa ve tarihe gömecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Son günlerin moda deyimiyle, “turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor.

Seçimden önce emeklileri kandırmak için verilebilecek olan “seçim rüşveti” de emeklilerin öfkesini durdurmaya yetmeyecektir.

Emeklilerin de mutluluk ve huzur içinde insanca yaşayabileceği güzel günler kesinlikle gelecektir.

Yazın bunu bir yere.

]]>
“Emekli bayram ikramiyesi hepsi birden yatsa ne olacaktı ki?” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32360/emekli-bayram-ikramiyesi-hepsi-birden-yatsa-ne-olacakti-ki/ Mon, 31 Mar 2025 09:41:13 +0000 https://yenidunya.org/?p=32360 AKP-MHP istibdat yönetimine karşı geniş halk kitlelerinin, Anayasayı, seçme seçilme hakkını, oy hakkını savunduğu, emeklilerin halk hareketinin önemli bir bileşeni olduğu bugünlerde 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş ile gündemi değerlendiren bir söyleşi gerçekleştirdik.

-yd: Merhaba Başkan, Türkiye oldukça hareketli günlerden geçiyor. Emeklilerin de sokakları/meydanları terk etmediği bu dönemde Ramazan Bayramı dolayısıyla gündemi değerlendirir misiniz?

-Salman Hürkardeş: Üyelerimizin, dostlarımızın ve emekçi halkımızın bayramı kutlu olsun.
Bayram, Anayasamızda yazdığı gibi ”Demokratik laik ve sosyal bir hukuk Devleti” idealimizin gerçekleşeceği, akıl bilim çağdaşlık döneminin başlangıcı olsun.
Ne üzücü ki  bu bayramda da, ağız tadıyla mutlu sevinçli, yarınlarımızdan emin bir kutlama yapamıyoruz. Harçlık düzeyine düşürdükleri sözde bayram ikramiyesini bile bir defada ödemeyi beceremedi, takside bağladı iktidar. Emeklilerimizin hesabına şimdilik 3000 lira yattı, kalan bin lira daha sonra yatacak. Ha, hepsi birden yatsa ne olacaktı ki?
Ama her şeye rağmen umutluyuz, sevinçliyiz, yarınlarımızı çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte bayram tadında yaşayacağımız günlere kavuşacağımıza inancımız arttı. Çünkü biz emekliler zaten yoksulluğa isyan ederek sürekli olarak alanlardaydık. Çalışan işçi kardeşlerimiz kanunsuz grev yasaklarını dinlemeden grevlerini sürdürdüler ve başardılar. Şimdi devreye çocuklarımız ve gençlerimiz de girdi, iktidarın ilan ettiği kanunsuz gösteri yasaklarını hep birlikte yırtıp attık, bu kara gidişi durdurmak için bütün halk birlikteyiz.

“Emekli bayram ikramiyesi hepsi birden yatsa ne olacaktı ki?”

Örgütlenme hakkımızı alacağız
-yd: Evet Başkan, Türkiye’de emeklilerin durumu her geçen gün kötüye gidiyor. Bu olumsuz durumdan çıkış için önerileriniz nelerdir?

-SH: Bayram ikramiyesi 3000 liraydı 4000 lira oldu. Ben burada 1000 liralık artışın ne kadar düşük kaldığını anlatmayacağım size. 2018 yılında ilk defa ikramiye uygulaması başladığında verilen 1000 liranın satın alma gücüyle bugünkü 4000 liranın satın alma gücünün farkını her emekli üyemiz kendi yaşamından biliyor zaten. Bunların üzerinde tek tek durmanın bize yararı yok. Biz daha temel bir şeye odaklandık artık. İktidar çalışanları ve emeklileri sonuna kadar yoksullaştırma politikalarına devam etmeye kararlı. Biz de hakkımızı örgütlü gücümüzle almaya kararlıyız. Hem anayasal hakkımız olan sendikal örgütlülüğümüz önündeki engelleri kaldıracağız hem de emeklilerin insanca yaşamasını sağlayacak halkçı kamucu bir ekonomik sistemin vazgeçilmez olduğu gerçeğini anlatmaya devam edeceğiz.

Onun adı “Sadaka”; İkramiye değil
-yd: Başkan, emeklilerin bayram ikramiyesi artırıldı. Bu artış sizce emeklilerin yarasına merhem olur mu?

-SH: Hemen söyleyelim “İkramiye aylıktan daha düşük olamaz.” İktidarın ekonomi yönetimi holdinglere bonkör, emekliye cimri. Onlar için dolar milyarderleri baş tacı, emekçiler parya. Emekli ödemelerinin  bütçeye yükünden söz edip üç bin liralık ikramiyeye sadece bin lira ekleyerek  ancak 4000 lira yapabiliriz dediler. Bin liralık artış yetersiz kaldı, artırmayı düşünüyor musunuz diye soran gazeteciyi, üç bindi dört bin oldu işte, daha ne olsun, diye yanıtlıyorlar.

“Emekli bayram ikramiyesi hepsi birden yatsa ne olacaktı ki?”

Daha ne olsun?
-yd: Başkan, emekliler için nasıl bir ülke düşlüyorsunuz?

-SH: Daha ne mi olsun? Ülkemizi bugüne kadar omuzunda sırtında taşımış, bileğinin zoruyla  alnının teriyle beyninin ışığıyla, üretmiş çoğaltmış, doğurmuş büyütmüş emekliler ve bugünün çalışanları Cumhuriyetin eşit ve özgür bireyleri olsun.
Fabrikada tarlada, karada denizde havada çalışanların insanca yaşama hakkı olsun; herkes tasada ve kıvançta bir olsun.
Herkesin işi aşı konutu olsun. Parasız sağlık, parasız eğitim olsun. Özelleştirmelerde ısrar dursun, yeniden devletleştirme/ kamulaştırma olsun. Planlı üretim, tam istihdam olsun.
Gençlerimiz yad ellere ekonomik göçmen olmak için değil, bilgilerini görgülerini eğitimlerini artırmak için, tatil için gidebilsinler.

En yüksek mertebe
-yd: Başkan, emekliler ne istiyor?

-SH: Diyoruz ki: Emekli/emekçi en yüksek mertebededir. Hiç bir yönetici emekçiyi hor göremez, hiç bir yönetici emekçiye kişisel servetinden bir şey bağışlamıyor.
Emekli sizden lütuf istemiyor, yıllarca peşin ödediği primlerin, alın terinin karşılığını istiyor. Siz onun emanetini çar çur ettiniz, yandaşlarınıza aktardınız, sıfırdan milyarderler milyonerler yetiştirdiniz. Birden fazla yerden maaş alan ballı yandaşlarınızı devlet kurumlarına doldurdunuz. Liyakatı yok edip sadakatı öne çıkardınız.
İktidar sahipleri, ölümü gösterirlerse sıtmaya razı geliriz diye bekliyorlar ama boşuna bekliyorlar. Beterin beteri var deyip bize layık gördüğünüz bu yoksulluğa evet demeyecek, onay vermeyeceğiz.

ABO yeniden düzenlensin
-yd: Başkan, bu iktidarın emeklilerin/halkın sorunlarını çözeceğini düşünüyor musunuz?

-SH: İktidarınızda biz emekçiler için her yıl bir önceki yılı arattı. 2008 yılında  düşürdüğünüz Aylık Bağlama Oranı ABO ile her geçen yıl emekliler daha da yoksullaştı. Bu hesaba göre aylıklar o kadar komik bir düzeye düştü ki, milyonlarca emekliye her yıl yeniden belirlediğiniz bir tutarı hazineden tamamlamak zorunda kaldınız. Hazineden tamamlamak da lafın gelişi, aslında yüksek prim ve gün sayısıyla daha fazla  aylık alması gerekenlerin hakkını da gasbederek emeklileri yoksullukta eşitliyorsunuz.

“Emekli bayram ikramiyesi hepsi birden yatsa ne olacaktı ki?”

Asgari ücret geçici olmalıdır
-yd: Başkan, asgari ücret şu haliyle geçim ücreti olarak değerlendirilebilir mi?

-SH: Asgari ücret; İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücrete”, denir.
Dünyadaki yaygın uygulamada asgari ücret, işe yeni başlamış deneyimsiz işçiye ödenir, bunun kısa süreli ve geçici olması gözetilir. İşçi deneyim kazandıkça, kıdem aldıkça ücreti ve refah düzeyi de göreceli olarak artar.

Emekli aylığı asgari ücret olsun denemez
-yd: Başkan, söyleşi için teşekkür eder, mücadele dolu günlerde buluşmayı umut ederiz. Bu arada geleceğe dönük önerilerinizi de alalım. Herkese iyi bayramlar…

-SH: Kişi çalışma yaşamının sonuna geldiğinde artık usta bir emekçidir, asgari ücretin üzerinde insanca yaşamaya yetecek bir ücreti elbette ki hak etmiştir. Emekliliğinde gelir kaybına uğraması insani ve adil değildir. Emekliye asgari ücreti reva görmek, onu yaşam boyu yoksulluğa mahkum etmektir. Sosyal devlet, her yurttaşını ele güne muhtaç etmeyecek koşullarda yaşatmakla, sendikalar da bu görevin yerine getirilmesini garanti altına alacak örgütlülük ve eylemlilikte olmakla yükümlüdür.

]]>
“Turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor! https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/31960/turpun-buyugu-emeklilerin-heybesinde-sandigi-bekliyor/ Sun, 19 Jan 2025 19:46:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=31960 Emekli maaşlarına yapılan sadaka zammına hayır!
Patron sevici ve azılı emekli düşmanı AKP/MHP iktidarı, emeklilere reva gördüğü sadaka zammıyla milyonlarca emekliyi bir kez daha açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm etmiştir.

Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik.

Dilenci değil emekliyiz. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığında insanca yaşanabilecek maaş istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?

İktidardan hesabı emekliler soracak!
Ey iktidar sahipleri;

Milyonlarca emeklinin hakkını gasbettiniz. Emeklilerin ahını aldınız, hayatlarını ve umutlarını çaldınız.

Emeklilere saygı göstermediniz. Milyonlarca emeklinin onuruyla ve gururuyla oynadınız.

Yıllarca çalışan, devlete vergi ve sigorta primi ödeyen emeklilerin insanca yaşam talebine kulak tıkadınız.

Hazine garantili Yap-İşlet-Devret ihaleleriyle, Kur Korumalı Mevduat Hesaplarıyla, vergi istisnaları, krediler ve teşviklerle dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronunu servete boğarken; milyonlarca emekliyi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm ettiniz.

“Enflasyonu düşürmek” bahanesiyle, “ekonomiyi soğutma ve sıkılaştırma politikası” adını verdiğiniz aylık yüzde 5’lik tefeci faizleriyle yerli ve yabancı banka patronları servetlerine servet katarken; milyonlarca emekliyi karnını doyurabilmesi için, kredi kartıyla, tüketici kredisiyle ve kredili mevduat hesabıyla banka kuyruklarında yaşamaya mahkûm ettiniz.

Emeklilerin mutfağı alev alev yanarken, “emeklilerimizin içinde bulunduğu durumu iyi biliyoruz, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz” diye alay ederek, hiç utanmadan ve vicdan azabı da duymadan emeklilerden sabırlı olmalarını istediniz.

Daha da kötüsü, uzun yıllar çalışarak emekli olduktan sonra ömrünün sonbaharında huzur ve güven içerisinde dinlenerek yaşaması gereken emeklileri, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmak ve iş aramak zorunda bırakarak; “emekliler ek iş yapsın, su ve simit satsın” diye tavsiyelerde bulundunuz.

Ey iktidar sahipleri;
And olsun ki emeklilere yaşattıklarınızı unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz. Emeklilerin hayatlarını ve umutlarını çalanlara karşı gücümüzü göstereceğiz.

Bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının ve asgari ücretin de altındaki maaşlarla açlığa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emeklinin giderek artan öfkesi AKP/MHP koalisyonunu eninde sonunda sandığa gömecektir.

Tarih şahittir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi; erken ya da zamanında yapılacak ilk seçimde, eş ve çocuklarıyla birlikte milyonlarca emekli, AKP/MHP koalisyonundan emeklilere karşı olan düşmanlığın hesabını mutlaka soracaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Son günlerin moda deyimiyle, “turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor.

Seçimden önce emeklileri kandırmak için verilebilecek olan “seçim rüşveti” de emeklilerin öfkesini durdurmaya yetmeyecektir.

Yazın bunu bir yere.

]]>
Hükûmet zammını al başına çal https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/31845/hukumet-zammini-al-basina-cal/ Sat, 04 Jan 2025 18:43:12 +0000 https://yenidunya.org/?p=31845 TÜİK, AKP/MHP iktidarının yalan makinesidir
Resmi internet sitesinde “Türkiye’nin Bilgi Kaynağı” olduğu iddia edilen, fakat uygulamada siyasi iktidarın yalan makinesine dönüşen TÜİK yine şaşırtmadı. Kendilerine verilen talimata uygun olarak; çarşıda, pazarda ve markette fiyatlar her gün artarken, milyonlarca emeklinin ve çalışanın ekmeğiyle oynayarak enflasyonu ‘düşürmeyi’ başardı.

Sağlıklı ve doğru ekonomik politikaların uygulanabilmesi için, hükûmetten bağımsız ve tarafsız olarak istatistik üreten bir kurum olması gerekirken, AKP/MHP iktidarının yalan makinesi haline dönüşen TÜİK’in eski başkanı Birol Aydemir 12 Aralık 2020 tarihinde basına yaptığı bir açıklamada; “Başkanlığı boyunca kendisine Gelir İdaresi’nden veri gelmediğini, verilerin açıklanmadan önce eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a gönderildiğini, TÜİK’in enflasyon, istihdam ve büyüme gibi alanlarda yayınladığı verilerin çok şüpheli ve tartışmalı olduğu konusunda hemfikir olduğunu” belirterek; “Eğer enflasyon verisini düşük gösteriyorsanız, gerçek enflasyon sizin gösterdiğinizden daha yüksekse, o zaman sizin uygulayacağınız para-maliye politikaları doğru olabilir mi? Mümkün mü bu?” diyerek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin gerçek olmadığını itiraf etmişti.

AKP’nin ‘Memur Kolları’ Memur-Sen ve ‘Toplu Sözleşme’ Tiyatrosu
Oyun belli. Biz bu filmi her altı ayda bir tekrar tekrar izliyoruz. TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon rakamlarına ve kurulduğu günden beri AKP’nin ‘Memur Kolları’ olarak faaliyette bulunan sahte sendika Memur-Sen ile hükûmet arasında oynanan ‘Toplu Sözleşme’ Tiyatrosuna göre, emekli maaşlarına yapılacak olan sadaka zammıyla, milyonlarca emeklinin ne evi ısınır, ne aşı pişer, ne ışığı yanar, ne de suyu akar.

Patron sevici AKP/MHP iktidarı; işçi, memur ve emekli düşmanıdır
TÜİK’in eski başkanı “enflasyon verilerinin düşük gösterildiğini ve gerçek enflasyonun gösterilenden daha yüksek olduğunu” itiraf ederken; İngiltere vatandaşı Maliye Bakanı ile Merkez Bankası Başkanı, 23 yıldan beri ülkeyi sanki başkaları yönetiyormuş gibi; “Enflasyonu düşürmekte kararlıyız, az kaldı biraz daha sabredin, başardık, emeklilerimizi ve çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” diye açıklama yaparak, emeklilerle ve çalışanlarla alay ediyorlar.

Emekli maaşlarına yapılan sadaka zammına hayır
Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik. TÜİK’in sahte enflasyon rakamlarına göre hükûmet tarafından tek yanlı olarak dayatılan sadaka zammını kabul etmiyoruz, toplu sözleşmeli sendika hakkı istiyoruz.

Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığını istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?

Artık yeter! Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu, tefeci banker ve yandaş müteahhitler için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcanmalıdır.

İktidardan hesabı emekliler ve çalışanlar soracak
Patron sevici AKP/MHP iktidarı tarafından asgari ücrete, memur ve emekli maaşlarına yapılan yetersiz maaş ve ücret artışları milyonlarca emekliyi ve emekçiyi bir kez daha açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm etmiştir.

Fakat, öfkemiz ve sınıf bilincimiz her geçen gün daha fazla artıyor. İktidar sahipleri şunu çok iyi bilmelidir ki; hayat pahalılığının her gün arttığı ülkemizde bırakınız yoksulluk sınırını, açlık sınırının da altındaki maaşlarla açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum edilerek, banka kuyruklarında yaşama savaşı veren milyonlarca emeklinin ve emekçinin giderek artan öfkesi ve sınıf bilinci AKP/MHP koalisyonunu eninde sonunda sandığa gömecektir.

23 yıllık iktidarı boyunca izlediği emek karşıtı sermaye yanlısı ekonomik politikalarla, Hazine garantili Yap-İşlet-Devret ihaleleriyle, Kur Korumalı Mevduat Hesaplarıyla, vergi istisnaları, krediler ve teşviklerle dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronunu servete boğarken; milyonlarca emekli ve emekçiyi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm edenlerin emeklilere ve emekçilere yaşattıklarını unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz. Emeklilerin ve emekçilerin hayatlarını ve umutlarını çalanlara karşı gücümüzü göstereceğiz.

Tarih şahittir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi; erken ya da zamanında yapılacak ilk seçimde emekliler başta olmak üzere; işçiler, memurlar, işsizler, çiftçiler, küçük esnaf ve sanatkârlar ile kadınlar ve gençler, AKP/MHP koalisyonundan, emeklilere, çalışanlara ve tüm emekçi halka karşı olan düşmanlığın hesabını mutlaka soracaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin
Emeklilerin bugün içinde bulunduğu durum ve yaşadığı sorunlar; tüm işçilerin ve memurların geleceğinin aynasıdır.

Milyonlarca emeklinin ve çalışanın sorunları da, talepleri de ortaktır. Dolayısıyla, yaşanan sorunların çözümü ve insanca yaşam için ortak taleplerimizin gerçekleşmesi de ancak ortak mücadeleyle mümkündür.

Ortak sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşebilmesi için; işçilere, memurlara ve emeklilere insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam için; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek için ne yapmalıyız sorusuna verilecek tek yanıt var: “Türkiye’nin bütün işçileri, memurları ve emeklileri birleşin”

Artık bu günden sonra, emekliler ve çalışanlar olarak ya haklarımız ve geleceğimiz için hep birlikte ayağa kalkacağız; ya da patron dostu, emekli ve emekçi düşmanı iktidar tarafından dayatılan açlık sınırının altındaki sefalet ücretiyle ve emekli maaşlarıyla yetinmek zorunda kalacağız.

Peki biz hep böyle yaşamaya mecbur muyuz? Elbette ki hayır!

İşsizliğin, yoksulluğun, pahalılığın, açlığın ve sefaletin kol gezdiği memlekette haklarımızı genişletmenin, alın terimizin karşılığını almanın yolu toplumsal mücadeleden geçer.

Bunun için yapılması gereken en önemli şey ise; tüm işçi, memur, emekli sendikaları ve derneklerinin; “hak verilmez alınır, haklar örgütlü mücadele ile kazanılır” şiarıyla, güç ve eylem birliği temelinde bir araya gelerek, emeklilerin ve emekçilerin birleşik mücadelesini gerçekleştirmesidir.

Bu soğuk kış günlerinde açlık sınırında yaşayan milyonlarca işçi, memur ve emeklinin karnının doyması, evinin ısınması ve aşının kaynaması için “insanca yaşanabilecek maaşı siz vermiyorsanız, biz alacağız; iş ekmek yoksa, barış da olmayacak” demenin şimdi tam zamanıdır.

Tüm çalışanlara ve emeklilere insanca ve onurlu bir yaşam, huzurlu ve güvenli bir gelecek için; işçi, memur, emekli sendikaları ve dernekleri güç ve eylem birliği yaparak, ülke çapında tüm işyerlerinde ve alanlarda ortak mücadeleyi mutlaka başarmak zorundadır.

Emeklilerin ve emekçilerin kurtuluşunun başka yolu yok. Sorunlarımızın çözümü ve taleplerimizin gerçekleşmesi noktasında bir kazanım elde edilecekse ancak bu şekilde elde edilecektir.

İşçiler, memurlar, emekli yurttaşlar; biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak mücadeleye.

Emeklilerin ve tüm çalışanların sendikal haklarını özgürce kullanabileceği, huzur ve güven içerisinde insanca yaşayabileceği günlere mutlaka kavuşacağız. Sonunda biz kazanacağız, emekliler kazanacak, alın teri ile yaşayan tüm emekçiler kazanacak.

Yaşasın işçilerin, memurların ve emeklilerin birlik, mücadele ve dayanışması!

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

]]>
TÜED, ‘Emekliler yılı’nda, yapılmayanları sıraladı: “Sosyal güvenliğin nimet-külfet dengesi bozuldu…” https://yenidunya.org/emek-gundemi/31685/tued-emekliler-yilinda-yapilmayanlari-siraladi-sosyal-guvenligin-nimet-kulfet-dengesi-bozuldu/ Sat, 21 Dec 2024 13:51:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=31685 TÜED, 2024 yılında karşılanmayan emekli taleplerinin beklentilerinin dökümünü içeren bir sonuç bildirisi yayınlandı.

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED), 2024 yılında ülkemizin ve emeklilerin karşılaştığı sorunları, değerlendirdiği bir açıklama yaptı.
TÜED, 2024 yılı değerlendirmesinde, ekonomik, sosyal ve hukuksal alanda yaşanan sorunların giderek büyümesine yönelik gerçekçi hiçbir adımın ve çözümün atılmadığının tespiti yapıldı.
TÜED değerlendirmesinde, ekonomik krizden en fazla etkilenen kesimin emekliler olduğuna, hükümetin yeterince ders çıkarmadığına dikkat çekildi.
Bildiride, emeklileri koruyan gerçekçi bir sosyal güvenlik sisteminin getirilmesi istendi ve talepler şu şekilde sıralandı:

TÜED, ‘Emekliler yılı’nda, yapılmayanları sıraladı: “Sosyal güvenliğin nimet-külfet dengesi bozuldu…”

-Emekli aylıklarına Temmuz 2024 ayında yapılan %24,73 zam, emeklileri koruyan bir artış olmamıştır.
TÜİK, Hükümetin uyguladığı düşük ücret politikasına göre tüfe hesaplaması yapmaktadır. Çarşı-Pazar fiyatlarıyla uyumlu olmayan tüfe ortalama fiyatları ve ağırlıkları, sır gibi saklanmaktadır. Tüfe hesaplamaları, objektif olmaktan ve bilimsellikten uzak kaldığından, emekli aylıklarına seyyanen artışlar yapılmalıdır.

-2000 sonrası dönemde, asgari aylık bağlama oranının %70’den %35’e düşürülmesiyle birlikte, kök aylıklar değersiz kalmıştır.
Çözüm olarak getirilen en az aylık ödemesi, prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı fazla olanları, mağdur eden bir uygulamaya dönüşmüştür. En az aylık ödemesinin 12.500 TL’ye yükseltilmesinin, hayat pahalılığı karşısında hiçbir değeri yoktur.Nimet/külfet dengesini bozan en az aylık ödemesi uygulamasına son verilmeli ve her bir emekliye, insanca yaşamaya yetecek aylık ödenmelidir.

-Asgari ücretin altında kalan emekli aylıkları asgari ücrete yükseltilmeli, emekli olunan tarihlere bakılmaksızın, prim kazancı ve prim ödeme gün sayıları eşit olanlara, eşit aylık ödenmesi için intibak yapılmalıdır. Emekli aylıklarını düşüren hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için “tek bir aylık hesaplama sistemi” getirilmelidir.

-TÜFE’ye endeksli yüzdeli zamlar, aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden, 5510 sayılı Kanun’un 55. maddesi değiştirilmeli ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan (milli gelirden) pay verilmelidir.

-Emeklilerin aylıkları, harcamalarında ödemiş olduğu dolaylı vergiler ile küçültülmektedir. Vergi iadesinin yerine getirilen ve yüzde 4-5 arasında değişen ek ödeme oranları yetersiz kaldığından, tek kalem olarak yüzde 10’a yükseltilmelidir.

-Emeklilerimizin ödemiş oldukları katkı payları, emeklilerin ödeme gücünü aşmıştır. Çalıştığı dönemlerde yüzde 12 sağlık primi ödeyen emeklilerimiz, sağlık hizmeti aldığında çeşitli adlar altında kesilen katkı paylarından muaf tutulmalıdır.

·Emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri günün koşullarında yetersiz kalmaktadır. 2025 yılı için belirlenecek olan bayram ikramiyesi, en az aylık ödemesi ile eşitlenmelidir.

]]>
Emekliler Ankara’ya yürüyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31379/emekliler-ankaraya-yuruyor/ Thu, 28 Nov 2024 06:42:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=31379
Emekliler Ankara’ya yürüyor

Kiralar ateş pahası, barınamıyoruz.
Hanemize ateş düştü, beslenemiyoruz.                                            
Aylıklar yetmiyor, geçinemiyoruz.

AKP iktidarı, 2024 yılını “Emekliler yılı” ilan etmişti. Çarşıda, markette, ev kiralarında, gıda fiyatlarında her gün, her dakika 2024 yılının ne kadar yıkıcı, toplumsal felakete dönen bir yıl olduğunu yaşayarak gören emekliler, AKP iktidarının sorunlarına çare üretemeyeceğinin bilincinde olarak, sorunlarını seslendirmek için Ankara’ya yürüme kararı aldılar.
Emekliler “Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” diyerek 30 Kasım 2024 günü Ankara Tandoğan’da olacak.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, Mersin’den başlayacak yürüyüşlerinin amacını ve güzergâhını açıklayan için yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Kurt, “Bu soğukta, karda kışta, evde torun sevmek,ya da gezmek, dost tadında eğlenmek, hoşça zaman geçirmek ve gönlümüzce yaşamak varken niçin yürüyoruz? Çünkü, en düşük emekli aylığı sadece on iki bin beş yüz lira, dul ve yetimler bunun da altında aylık alıyorlar. Ortalama emekli maaşı on beş bin lira. Memur emeklilerine hakları olan seyyanen artışlar ısrarla yansıtılmadığı için onlar da  adım adım yoksul emekliler arasına katılıyorlar.” dedi.

Umut tükenmedi
Basına ve Kamuoyuna,
Sevgili emekçiler/emekliler, üyelerimiz, dostlarımız,çalışkan, gayretli  basın elemanları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri temsilcileri; hepinizi  sevgiyle saygıyla selamlıyoruz. Bugüne kadar ne zaman başımız sıkışsa size başvurduk, sesimize ses kattınız, sizden aldığımız güçle umudumuz arttı, eşitlik özgürlük kardeşlik idealimize daha sıkı sarıldık.

Emekli sesini duyuracak
İsterdik ki bugün hoşça sohbet edelim, sorunlarımızdan değil, refah içindeki hayatımızı nasıl planlayacağımızdan, nerede  tatil yapacağımızdan, yeni hobilerimizden bahsedelim. Çocuklarımız ve torunlarımız da bilgimizle, görgümüzle, çalışma ve üretme azmimizle hak ettiğimiz bu hayatı örnek alsınlar. Bizim yaptığımızdan daha iyisini yapsınlar. Oysa gördüğünüz gibi ilerlemiş yaşımıza rağmen yollardayız, emeklinin sesini duyurabilmek için Ankara’ya yürüyoruz.

Emekli her geçen gün yoksullaşıyor
Bu soğukta, karda kışta, evde torun sevmek,ya da gezmek, dost tadında eğlenmek, hoşça zaman geçirmek ve gönlümüzce yaşamak varken niçin yürüyoruz? Çünkü, en düşük emekli aylığı sadece on iki bin beş yüz lira, dul ve yetimler bunun da altında aylık alıyorlar. Ortalama emekli maaşı on beş bin lira. Memur emeklilerine hakları olan seyyanen artışlar ısrarla yansıtılmadığı için onlar da  adım adım yoksul emekliler arasına katılıyorlar.

Geleceğimiz yok ediliyor
Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), Kasım ayına ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını açıkladı. Bu araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin aylık yapması gereken gıda harcaması 29.100 lirayı buluyor. Yoksulluk sınırıysa 78.617 lira. Açlık sınırıyla emekli aylıklarını karşılaştırınca  diğer sayılara bakmaya gerek kalmıyor zaten. Bizler sağlıklı beslenmekten çoktan vazgeçtik, karnımızı en ucuza nasıl doyururuz derdindeyken, şimdi kışın yağmuruyla soğuğuyla da baş etmeye uğraşıyoruz.
Yani AKP yönetimi bilinçli bir sınıfsal tercih yaptı,ekonomi yangınının tüm yükünü emekçilere kesti. Şu anda, işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları biz emeklileriz.

İktidar sermayeye çalışıyor
Oysa ki yerli ve yabancı büyük sermayenin, dolar milyarderlerinin kârları katlanmaya devam ediyor, onlara ardı ardına vergi muafiyetleri yapılıyor. Deprem felaketinden sonra rekor göç alan ilimiz Mersin, depremzedelere gönüllü olarak kucak açtı. Yaralarımızı birlikte sarmaya çalıştık. Buna rağmen iktidardan gereken desteği alamadık. Yoksula ve depremzedeye konut olması gereken bütçe, iktidar yandaşlarına aktarılmaya devam ediyor.

Çözüm, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında
Çoktan iflas etmiş neoliberal kapitalizmin buyruklarından çıkmayan iktidarı ve ekonomi yönetimini uyarıyoruz. Serbest piyasayla, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla varılacak yer toplumsal felakettir, bu yoldan geri dönün. Ülkemiz yeteri kadar zengin, bu zenginlik dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor. Onlardan servet vergisi almadan kurtuluş yok. Hâlâ borç-faiz ekonomisiyle düze çıkacağımız masalıyla bizi oyalamayın. Çözüm, Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında olduğu gibi devlet öncülüğünde tarım ve sanayi işletmeleri kurarak istihdam yaratmaktadır, dışa bağımlı hâle getirdiğiniz tarımı desteklemektedir, iflasa sürüklediğiniz esnafı, KOBİ’yi teşvik etmektedir.

Gelirde ve vergide adalet
Mutfağımız yangın yerine dönmüş  durumda, sahte TÜİK hesaplarından dolayı. ARTIK YETER. Biz dar gelirliler ile sermayedarlarınız arasındaki gelir adaletsizliğine son verin.  Hepimiz insanız ve insanca Yaşam hakkımıza saygı duyun. Gelirde ve vergide adaleti sağlayın.
“Geçinemiyoruz, Yoksulluğa Karşı Mücadelede Birleşiyoruz” diyerek 30 Kasım 2024 günü KESK’le birlikte Ankara Tandoğan’da olacağız.

Emekliler Ankara’ya yürüyor

Taleplerimiz:
–Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin. En düşük emekli kök maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
–Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
–Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam yapılsın.
–TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
–İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.
–Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin..
–Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
–Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
–Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
–Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.
–Sosyal devletin gereği olarak dul ve yetim maaşı en düşük emekli aylığından az olmasın.
–Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında yüzde 32’lik kesinti kaldırılsın.
–EYT sorununu  çözmek için SGK sistemi kökten bir reformla yeniden düzenlensin.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!

]]>
En düşük emekli maaşı 12 bin 500 lira oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/30465/en-dusuk-emekli-maasi-12-bin-500-lira-oldu/ Tue, 16 Jul 2024 10:36:03 +0000 https://yenidunya.org/?p=30465 En düşük emekli maaşı 10 bin liradan 12 bin 500 liraya yükseltilecek. Ek emekli zammına ilişkin madde, vergi düzenlemesiyle birlikte Meclis’e sunulacak.
Böylece 10 bin liranın altında maaş alan emeklilere yapılacak zam netleşti.

Yeni rakam Meclise’ sunuldu
AK Parti Meclis Grubu Başkanı Abdullan Güler, en düşük emekli aylığının 10 bin liradan 12 bin 500 liraya yükseltileceğini açıkladı.
Ek emekli zammına ilişkin madde, vergi düzenlemesiyle birlikte Meclis’e sunuldu.
Düzenleme ile 3 milyon 700 bin kişinin maaşı 12 bin 500 liraya tamamlanmış olacak.
Böylece kök maaşlardan ortaya çıkan fark Hazine desteğiyle tamamlanacak.

Emekliye sıfır zam
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı rakamlara göre 2024 yılının ilk 6 ayının geride kalmasıyla 6 aylık enflasyon oranı da yüzde 24,73 olarak belirlenmişti.
SSK ve Bağ-Kur emeklileri, 17 temmuz’dan itibaren ödenmeye başlanacak temmuz ayı maaşlarını yüzde 24,73 oranında zam almıştı. Bu zam kök maaşlara yansıtılmıştı.
Ancak bu oran kök maaşlara uygulandı. Kök aylığı 7 bin 829 lira ve altında olanların maaşına zam yansımazken kök aylığı 7 bin 829 lira üzerinde olan emeklilerin ise maaşına kısmi zam yansıdı.
Böylece en düşük emekli maaşı olan 10 bin lira aylık alan yaklaşık 1,7 milyon emekli, temmuz ayında ‘sıfır zam’ ile karşılaştı.

]]>
2025’te emekli olanlar daha az aylık alacak https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/30448/2025te-emekli-olanlar-daha-az-aylik-alacak/ Sun, 14 Jul 2024 07:24:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=30448 Enflasyonun bu yıl düşüş sürecine girmesi yeni emekli olacak kişilerin emekli aylıklarını olumsuz etkileyecek. Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihine kadar verenler, 1 Ocak 2025’ten sonra verenlere göre yaklaşık yüzde 30 daha yüksek aylıkla emeklilik yaşamına adım atacaklar. Emekli aylığındaki bu fark ömür boyu alacakları aylıkları etkileyecek. Peki emekliliği hak etmiş veya bu yıl hak edecek kişiler ne yapmalı? Dilekçe tarihi konusunda karar verirken nelere dikkat etmeli?

SİZLERDEN GELEN BAZI SORULAR

Emeklilik şartlarını doldurdum ve SGK uygulaması üzerinden aylık hesaplanan emekli maaşımı her ay takip ediyorum. Her ay maaşım SGK’ya bildirildiğinde sistemdeki emekli maaşım aylık yaklaşık 300 TL kadar artıyor. Ayrıca açıklanan enflasyon oranlarına göre her yeni yıl başında ocak ayı itibarıyla ve yine temmuz ayında emeklilere yapılan orana göre sistemdeki emekli maaşım benzer oranda artıyor.

Bu yıl hem 2024 başında açıklanan emekli maaş zammı, hem de temmuz ayında açıklanan maaş zammını emekli olmasa da sistemde hesaplanan maaşıma göre aldım.

Emeklilik dilekçesini 2025 Ocak ayında verirsem, hem kıdem tazminatı yeni açıklanacak kıdem tavanına göre artacağı için bundan dolayı büyük miktarda bir kıdem tazminatından yararlanacağım, hem de o döneme kadar çalıştığım için emekli maaşım her ay artacak diye biliyorum. Asıl önemlisi 2025 ocak ayında açıklanacak emekli maaş artış zammını da almış olacağım diye düşünüyordum. (Ertan K.)

19 yıldır özel bir bankada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Ağustos ayında emekliliği hak ediyorum. Kasım ayında da ertesi yılın yıllık iznine hak kazanıyorum. Emeklilik dilekçesini ocak ayında vermeyi düşünüyorum. Ocak ayında mı yoksa ağustos ayında mı emekli olmalıyım. (Murat A.)

Bu yılın sonunda EYT’den emekli olmaya hak kazanıyorum. Ancak kıdem tazminatı tavanı yılbaşında artacağı için dilekçemi 1 Ocak’tan sonra dilekçemi verecektim. Yazınızı okuyunca kararsız kaldım, bu yıl mı yoksa seneye mi emeklilik dilekçemi vermeme daha avantajlı olur? (Haydar E.)

Halihazırda EYT’den emekli olabiliyorum fakat bu hakkımdan yararlanmadan çalışmaya devam ediyorum. Sistemde gördüğüm maaşın biraz daha yükselmesi taraftarıyım. Yazınızdan anladığım kadarıyla 2024 yılı aralık ayında dilekçe verenlere 2025 yılına göre belli bir oranda daha fazla maaş bağlanacak. Bu durumda ben ve benim gibi dilekçe vermeyip çalışmaya devam edenler yılbaşında sadece enflasyon farkı oranında mı zam görecek yoksa sistemde gördüğümüz emekli maaşı düşecek mi? (Osman B.)

28 yıllık kamu işçisiyim. Toplam 11180 gün ödenmiş pirim günüm mevcut. 2024 yılında emekli olmayı planlıyorum. Nasıl hareket etmeliyim? (Ramazan D.)

SGK sisteminde emekli maaşım 50.000 TL olarak görünüyor. Kamu işçisiyim, 34 yıl çalışma sürem var. Emeklilik dilekçemi 14/01/2025 tarihinde verirsem emekli maaşım yaklaşık kaç TL olur? Emeklilik dilekçemi 15/01/2025 tarihinde verirsem kaç TL olur? (Şükran A.)

Emekliliğe 30/04/2024 tarihinde hak kazandım. Şu an hesaplanan alacağım aylık 45 bin TL. Yedi senedir çalıştığım firmada bir süre daha çalışmaya devam edip alacağım emekli maaşını artırmayı planlıyordum. Şu an emekli olmayıp 2031’de emekli olsam maaş düşmesinden etkilenir miyim? Emekli olmak mı avantajlı olur benim içim olmamak mı? (Adem Ö.)

EYT’den emekliliğe hak kazandım. E-Devlet üzerinden baktığımda 38.000 TL maaşım + 1.500 TL ek ödemem görünüyor. Bu görünen maaş benim kesinleşmiş maaşım mıdır? Şu anda emekli olmayıp 2025 yılında emekli olursam maaşımda değişiklik olur mu? (Adil C.)

DİLEKÇE TARİHİNİN EMEKLİ AYLIĞINI YÜZDE 30 ETKİLEMESİ KABUL EDİLEMEZ

Emeklilik dilekçesini 2025’te verenlerin 2024 yılında verenlere göre daha az emekli aylığı alacağına ilişkin yazım üzerine çok sayıda mesaj aldım. Emeklilik dilekçe tarihinin emekli aylığı miktarında yüzde 30 – 35 oranında fark yaratması akla mantığa aykırı olduğu için haklı olarak herkesin kafası karıştı. Kabul edilebilir bir fark değil. Ancak, maalesef böyle bir fark çıkması kanundan kaynaklanıyor.

Mesajlara ayrı ayrı cevap vermek yerine topluca cevaplayarak herkesin kafasındaki soru işaretlerini gidermeyi umuyorum.

Yıllık enflasyon yüzde 3 – 5 civarında olsa emeklilik dilekçe tarihinin emekli aylığı miktarına etkisi çok sınırlı kalır. Enflasyon yüksek olsa bile izleyen yıllardaki enflasyon aynı düzeylerde olduğunda da emeklilik dilekçe tarihinin aylık miktarına etkisi ihmal edilebilir düzeyde olur.

Ancak, enflasyonun hızla yükseldiği veya hızla düştüğü dönemlerde emeklilik dilekçe tarihi aylık miktarını çok etkiliyor. Malum, bu yıl enflasyonda hızlı bir düşüş bekleniyor.

2024 yılının başka bir özelliği daha var. SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına ocak ayında enflasyonun üzerinde artış yapıldı. Geçen yılın ikinci yarısında enflasyon yüzde 37,57 olduğu için normalde ocak ayında SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıkları bu oranda artacaktı. Ancak, artış yüzde 49,25 olarak gerçekleşti.

EMEKLİ AYLIĞI NASIL HESAPLANIYOR?

Konunun anlaşılabilmesi için ilk defa emekli olanların aylığının nasıl hesaplandığı hakkında kısa bilgi vereyim. Emekli aylığı kişilerin tüm çalışma hayatları boyunca SGK’ya bildirilen prime esas kazanç (bunu brüt ücret olarak da kabul edebiliriz) tutarı ve prim gün sayısına göre belirlenen aylık bağlama oranına (ABO) göre değişiyor.

Emeklilik dilekçesi temmuz – aralık döneminde verildiğinde dilekçenin verildiği yılın ocak ve temmuz aylarında SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan maaş zammı aynen yansıtılıyor. Emeklilik dilekçesi izleyen yılın ocak ayında verilirse önceki yıl ocak ve temmuzda aylıklara yapılan zamlar dikkate alınmıyor. Bunun yerine önceki yılın TÜFE artışının yüzde 100’ü ile milli gelirdeki gelişme hızının yüzde 30’unun toplamından oluşan güncelleme katsayısı üzerinden hesaplama yapılıyor.

DİLEKÇEYİ 1 OCAK 2025’TE VERENLER BU YILKİ OCAK VE TEMMUZ ZAMLARINDAN YARARLANAMAYACAK

Ne demek istediğimi güncel veriler ışığında anlatayım. SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına ocakta yüzde 49,25, temmuz ayında da yüzde 24,73 oranında zam yapıldı. Yıllık artış yüzde 86,16 oldu. Emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihine kadar verenler ocak ve temmuz aylarındaki zamdan yararlanacaklar. 1 Ocak 2025 tarihinden sonra dilekçe verenler ise 2024 ocak ve temmuz aylarındaki maaş zamlarından yararlanamayacaklar.

Merkez Bankası 2024 yılı enflasyonunu yüzde 38 olarak tahmin ediyor. Merkez Bankası’nın piyasa katılımcıları ile yaptığı ankette ise 2024 yılı enflasyonu yüzde 43,52 olarak tahmin edildi. Orta Vadeli Program’da 2024 yılı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) gelişme hızı yüzde 4 öngörüldü. Enflasyon tahminlerine göre, dilekçeyi 1 Ocak 2025 tarihinde verenlerin aylıkları 2024 yılı için yüzde 86,16 yerine yüzde 39,2 ile yüzde 44,72 arasında değişen oranda artırılacak.

YAKLAŞIK YÜZDE 30 ORANINDA MAAŞ FARKI OLACAK

İkisi arasındaki farkı daha iyi anlayabilmek için 2024 yılı ocak ayında 16.612 TL olan ve ocak ayında SSK ve BAĞ-Kur emekli aylıklarına yapılan zam yansıtılmamış maaş örneğini ele alalım.

Emeklilik dilekçesi 31 Aralık 2024 tarihine kadar verildiğinde 16.612 TL olan maaş önce ocak zammı uygulanarak 24.793 TL’ye çıkacak. Bu tutar temmuz ayındaki maaş zammı uygulandığında ise 30.925 TL olacak. Diyelim ki, bu yılın temmuz aralık döneminde enflasyon yüzde 10 oldu. Dilekçeyi 31 Aralık 2024 tarihinden önce vermiş olan söz konusu kişinin aylığı gelecek yıl ocak ayında yüzde 10 oranında artırılarak 34.016 TL olacak.

Emeklilik dilekçesi 1 Ocak 2025 tarihinden sonra verildiği takdirde ise 2024 ocak başında zamsız hali 16.612 TL olan aylık yüzde 39,2 oranında artırıldığında 23.124 TL’de, yüzde 44,72 oranında artırıldığında ise 24.040 TL’de kalacak. Ocak ayında ayrıca bu yılın ikinci yarısındaki yüzde 10’luk enflasyon oranında artırıldığında ise sırasıyla 25.436 TL veya 26.623 TL olacak.

Bu durumda, örneğimizdeki kişi emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 tarihinde verdiğinde 2025 ocak ayında 34.016 TL aylık alacak.

Aynı kişi dilekçesini 1 Ocak 2025 tarihinde verdiğinde 2025 ocak ayı maaşı 25.436 TL ile 26.623 TL arasında kalacak. Gelecek yıl ocak ayı maaşları arasındaki fark yaklaşık 10 bin TL’ye kadar çıkabilecek.

ORTAYA ÇIKAN FARK İLERİDE TELAFİ EDİLİR Mİ?

Yukarıda mesajına yer verdiğim bir okurumuz gibi çok sayıda kişi, 2025 yılında ortaya çıkan bu farkın ileride telafi edilip edilemeyeceğini soruyor. Yaklaşık yüzde 30 oranındaki fark çok yüksektir. Bu farkın telafi edilebilmesi için önümüzdeki 3-4 yıl enflasyonun çok yüksek oranlarda çıkması gerekir. Böylece ortaya çıkan bu fark önemsiz hale gelir.

EYT’LİLER BİLMEYENLERE ANLATSIN

Benzer bir durum emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) 2023 yılında ilk emekli olduklarında ortaya çıktı. Mesajına yer verdiğim bazı okurlar gibi EYT’liler de 2022 yılında emekli aylıkları bilgisini e-Devlet’te her ay kontrol ediyorlardı. Yüksek ücretle çalışan kimi EYT’lilerin aylıkları e-Devlet’te her ay artıyordu. 2023 yılı ocak ayında emekli aylıklarına yüzde 30 oranında zam yapıldı. Ancak, onların aralık ayında e-Devlet’te gördükleri emekli aylığı tutarı ocak ayında yüzde 30 oranında artmadı. Bağlanan aylıkları, 2022 Aralık ayında emekli olsalardı ocak ayından sonra alacakları aylığın yüzde 17 altında kaldı.

Kimileri emeklilere yapılan yüzde 30 zamdan EYT’li oldukları için yararlanamadıklarını düşündü. Ancak, o dönemde Habertürk’ü yakından takip edenler 2023 yılında emekli olanların daha düşük aylık almak zorunda kalacaklarını aylar öncesinden biliyorlardı.

Geçen yıl nisan – haziran aylarında emekli olan EYT’liler, emeklilik dilekçesinin aylığa etkisini anlamakta zorluk çekenlere lütfen anlatsınlar.

EMEKLİLİK DİLEKÇESİ İÇİN KARAR VERİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Yüz binlerce kişi şu an emekliliği hak etmiş veya yıl sonuna kadar hak edecek. Bunlar nasıl hareket etmeleri gerektiğine ilişkin karar vermeye çalışıyorlar.

Öncelikle şunu dikkate almak lazım: Emekli aylığı bağlanırken ortaya çıkan fark sadece 2025 yılında alınana değil ömür boyunca alınan emekli aylığına yansıyacak. Diğer yandan emeklilik dilekçesini 31 Aralık 2024 yerine 1 Ocak 2025 tarihinde verenler ise şu an 41.828 TL olan kıdem tazminatı tavanında yaşanacak artıştan yararlanacaklar. Gördüğüm kadarıyla karar vermekte en fazla zorlananlar, brüt ücreti 42 bin liranın üzerindeki kişiler.

Diyelim ki e-Devlet’te şu an görünen emekli aylığınız 31.000 TL. Yukarıda yaptığımız hesaplamaya göre, dilekçeyi 2025’te verdiğinizde emekli aylığı yaklaşık 10.000 TL daha az bağlanacak. Buna karşılık 20 yıldır çalışmakta olduğunuz işyerindeki brüt ücretiniz 50.000 TL.

Enflasyon bu yıl Merkez Bankası’nın tahminine uygun çıkarsa kıdem tazminatı tavanı ocak ayında yaklaşık yüzde 10 oranında artarak 46.000 TL civarına çıkacak. Kıdem tazminatındaki artış yaklaşık 4.200 TL’de kalacak. Söz konusu kişi emeklilik dilekçesini 1 Ocak tarihinde verdiğinde ömür boyu emekli aylığında uğrayacağı aylık 10.000 TL kayba karşılık 20 yıllık kıdem tazminatını ( 20 yıl X 4.200 TL olmak üzere) 84.000 TL daha fazla alacak.

Aynı kişi dilekçeyi 31 Aralık 2024 tarihinde verdiğinde emekli aylığı 10 bin lira daha fazla olacağından, kıdem tazminatında ortaya çıkacak 84 bin liralık kaybı 8,5 ayda telafi edebilecek. Ondan sonraki aylarda artıya geçecek.

KAMU İŞÇİLERİ ACELE ETMESİN

Ücretini ayın 14’ünde alan kamu işçilerinin acele etmesine gerek. Kamu işçileri için 14 Ocak 2025 tarihinde dilekçe vermek, 31 Aralık 2024 tarihinde verilmiş gibi kabul edilir. Kamu işçileri 14 Ocak tarihini beklediklerinde kıdem tazminatı tavanındaki artıştan da yararlanacakları için daha avantajlı olacaklar.

MEMURLAR 15 OCAK 2025 SONRASINI BEKLEMELİ

Buraya kadar anlattıklarım SSK (4/1-a) ve BAĞ – KUR’lular (4/1-b) için geçerlidir. Kamu görevlilerinin (4/1-c) dilekçeyi verdikleri tarih emekli aylığını etkilemiyor.

Ancak, kamu görevlilerinin emekli ikramiyeleri, dilekçenin verildiği tarihteki memur maaş katsayısı üzerinden hesaplanıyor. Dilekçeyi 15 Ocak 2025 tarihinden sonra veren kamu görevlilerinin emekli ikramiyeleri yaklaşık yüzde 10 oranında daha fazla olacak.

Kaynak: Ahmet Kıvanç / Habertürk

]]>
Emekliler iş arıyor, barınamıyor, ucuz ürün tüketiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/30370/emekliler-is-ariyor-barinamiyor-ucuz-urun-tuketiyor/ Wed, 03 Jul 2024 08:07:34 +0000 https://yenidunya.org/?p=30370 İPA’nın “Kent Gündemi Serisi”nin son raporu”Enflasyon ve Kronikleşen Yoksulluğun Gölgesinde Geçim Mücadelesi:Emekliler” yayınlandı.
Raporda, “Türkiye’nin sosyal devlet olma ilkesini benimseyen Anayasa maddeleri, vatandaşların sosyal güvenlik hakkını garanti altına alıyor. Ancak asgari ücret artışlarının emekli aylıklarına aynı oranda uygulanmaması, emekliler için ciddi geçim sıkıntıları yaratıyor. 2023’te 44 ülke arasında yaşam kalitesi açısından sondan ikinci olan Türkiye, gelir kategorisinde ise en son sırada yer aldı. Emekli maaşlarının düşük olması, emeklileri çalışmaya zorluyor.” denildi.

Raporda öne çıkan bazı bulgular:
-Emekli maaşlarının erimesi: 2010’da asgari emekli aylığının değeri 11,4 gram altın iken, bu değer günümüzde 4,4 grama düştü.
-İstanbul’da yaklaşık 2,4 milyon emekli bulunuyor. Yaşlılık aylığı alanların %60’ı çalışıyor veya iş arıyor.
-Emekli İstanbulluların %28,4’ü çalışmaya devam ederken, %18,3’ü hem kiracı olup hem de başka bir gelire sahip değil.
-2023’te 55 yaş ve üstünde 17.137 kişi, 65 yaş ve üstünde 1.368 kişi İŞKUR’a iş başvurusunda bulundu.
-Temel gelir kaynağı emekli maaşı olan hanelerin konut ve kira harcamaları 2022 yılında yüzde 28,6 iken geçen yıl yüzde 31,9 seviyesine çıktı.

Emekliler iş arıyor, barınamıyor, ucuz ürün tüketiyor

Emekliler iş peşinde
Raporda, “SGK verilerine göre yaklaşık 2,4 milyon emeklinin bulunduğu İstanbul’da yaşlılık aylığı alan ve çalışan-iş arayanların, tüm yaşlılık aylığı alanlara oranı yüzde 60 seviyelerine yaklaşarak yüzde 55 seviyelerindeki Türkiye ortalamasının da üstüne çıktı. 2023 yılında 55 yaş ve üstünde 17 bin 137 kişi, 65 yaş ve üstünde bin 368 kişi İŞKUR’a iş başvurusunda bulundu” bilgilerine yer verildi.
2010 yılında asgari ücretin üstünde olan emekli maaşının şu an asgari ücretin yarısına denk bir hâle geldiği belirtilerek bu durumun emeklileri çalışmaya zorladığı ifade edildi.

Her 4 emekliden 1’i çalışıyor
Ayrıca bu verilerin sadece resmi olarak kayıt altına alınan başvurular olduğuna dikkat çekilerek “Kayıt dışı çalışmaya yönelen emekliler de hesaba katıldığında bu rakamların çok daha yüksek olacağı tahmin edilmektedir” denildi. İstanbul’da yaşamak için yaşlılık veya emeklilik aylığına hak kazananların yüzde 28,4’ünün resmi olarak çalışmaya devam ettiği; emekli İstanbulluların yüzde 18,3’ünün hem kiracı hem de hanelerinde emekli aylığı dışında başka bir geliri olmadığı ortaya kondu.

Temel ihtiyaçlarda ucuz ürün tercih ediliyor
Ortalama yaşam maliyetinin 24 bin 991 TL olarak hesaplandığı İstanbul’da en düşük emekli maaşının bu yaşam maliyetinin yarısından bile az olduğuna vurgu yapılarak “Emekli maaşlarının yetersizliği sebebiyle çalışma hayatını devam ettirmeye zorlanan emekliler aynı zamanda gıda ve giyim harcamalarında daha ucuz ürünlere yönelmeye başlamış; temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına sosyal ve kültürel aktivitelere olan harcamalarını kesmiştir” denildi.

Barınma sorunu büyüyor
Temel gelir kaynağı emekli maaşı olan hanelerin konut ve kira harcamalarının 2022 yılında yüzde 28,6 iken 2023 yılında yüzde 31,9 seviyesine çıktığı aktarılan raporda, “İstanbul genelinde en düşük emekli maaşını ikiye-üçe katlar seviyelere gelen kira değerleri, İstanbullu emeklilerin barınma giderlerini karşılamada ciddi bir baskı oluşturmuş, bu durum çalışma kapsamında görüşülen bütün emekliler tarafından sıklıkla vurgulanmıştır. Öte yandan kiracı emekliler gibi ev sahibi olan emekliler de maaşlarının düşüklüğünü vurgulayarak hayat standartlarını düşürmek zorunda kaldıklarını ve kira giderleri olmamasına rağmen kıt kanaat geçinebildiklerini ifade etmişlerdir” tespitine yer verildi.

Sayılarla emekliler ve emekli maaşları
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’de yaşlılık aylığı alanların sayısı 2014 yılında 7,5 milyon civarındayken bu rakam 2023 yılı aralık ayında 11,5 milyona ulaşmıştır. Türkiye Emekliler Derneği’nin (TÜED) yaptığı araştırmaya göre ise Türkiye genelinde 16,1 milyon emekli yaşamaktadır.
SGK verilerine göre 2023 yılı Aralık ayı itibarıyla yaşlılık aylığı alanların %70,3’ünü özel sektörde sözleşmeli olarak çalışan 4A sigortalı kişiler, %15,4’ünü kendi mesleğini icra eden ve bağımsız olarak çalışan (esnaf-işyeri sahibi, sanatkar ya da serbest meslek grubu) 4B sigortalı kişiler, %14,3’ünü ise devlet memuru olarak hizmet veren kadrolu çalışan 4C sigortalı kişiler oluşturmaktadır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan araştırmalara göre 2023 yılında Türkiye genelinde temel gelir kaynağı emekli aylığı olan hane sayısının 4,7 milyon civarında olduğu belirlenmiştir. Bu, tüm hanelerin yaklaşık %17,8’ini kapsamaktadır. Emekli aylığının temel gelir kaynağı olduğu hane sayısı 2023 yılında 2002 yılına kıyasla yaklaşık %80, 2014 yılına kıyasla ise yaklaşık %31 oranında artış göstermiştir.

]]>
Emekliler ne durumda, haberiniz var mı? https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/30333/emekliler-ne-durumda-haberiniz-var-mi/ Fri, 28 Jun 2024 12:19:20 +0000 https://yenidunya.org/?p=30333 Ey iktidar, ey muhalefet, ey milletvekilleri: Emekliler ne durumda, haberiniz var mı?

Yoksulluk sınırı 61 bin 417 lira; açlık sınırı 20 bin 574 lira; asgari ücret 17 bin 2 lira; emekli maaşı 10 bin lira. Haberiniz var mı?

Ey iktidar sahipleri; ey iktidara talip muhalefet liderleri, ey milletin vekilleri; emekliler ne durumda haberiniz var mı?

Hiç utanmadan ve vicdan azabı da duymadan emeklilere reva gördüğünüz 10 bin lira maaş emeklinin ev kirasına yetmiyor. Haberiniz var mı?

Milyonlarca emekli, kredi kartıyla, tüketici kredisiyle ve kredili mevduat hesabıyla karnını doyurmaya çalışıyor. Haberiniz var mı?

“Ekonomiyi soğutma ve sıkılaştırma politikası” adını verdiğiniz tefeci faizleriyle banka patronları servetlerine servet katarken, emeklileri açlığa mahkum ediyorsunuz. Emeklinin mutfağı alev alev yanıyor. Haberiniz var mı?

Ömrünün sonbaharında huzur ve güven içerisinde dinlenerek yaşaması gereken emekliler, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmaya ve iş aramaya devam ediyor. Haberiniz var mı?

Emekliler sadaka değil, insanca yaşanacak maaş istiyor. Haberiniz var mı?

Hükûmet, emeklileri devletin sırtında bir yük gibi görmekten artık vazgeçmelidir. Yıllarca çalışan, artı değer ve hizmet üreten, vergi ve sigorta primi ödeyen milyonlarca emekli sadaka değil, insanca yaşanabilecek bir maaş istiyor. Haberiniz var mı?

Ey iktidar sahipleri; milyonlarca emeklinin hakkını gasbediyorsunuz. Emeklilerin ahını alıyorsunuz. Hayatlarını, umutlarını ve hayallerini çalıyorsunuz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, emekliler için söylediği; “‘Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur.” sözlerini unutmayın ve asla aklınızdan çıkarmayın.

Emeklilere saygı gösterin. Milyonlarca emeklinin onuruyla ve gururuyla oynamayın.

Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi; lüks ve şatafat içinde yaşayan dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç vurguncu holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın.

Emeklilerin talepleri:

1 – En düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşı ile eşitlenerek, tüm emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarına, TÜİK’in sahte enflasyon oranına göre değil, açlık-yoksulluk sınırı rakamlarına ve gerçek enflasyon oranına göre, insanca yaşanabilecek düzeyde seyyanen zam yapılsın.

2 – Yıllardır yılan hikayesine dönen İntibak Yasası derhal çıkarılsın. 2000 yılı öncesi ve sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.

3 – Aylık Bağlama Oranı 2000 yılı öncesindeki yasal düzenlemeler esas alınarak yeniden belirlensin.

4 – Tüm emeklilerle dul ve yetim aylığı alanlara yılda dört defa asgari ücret tutarında ikramiye ödensin. İkramiye ödemelerinde, çalışan emekli, çalışmayan emekli, özel sandık emeklisi şeklindeki ayrımcı, adaletsiz ve haksız uygulamaya kesinlikle son verilsin.

5 – SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikalarının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılarak, emekli maaş promosyonları üç yılda bir değil her yıl ödensin.

6 – SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı (4a, 4b, 4c) emekli aylıkları ile dul ve yetim aylıkları arasındaki adaletsizlik ve eşitsizlik giderilsin.

7 – Banka, sigorta, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların teşkil ettikleri birliklerden emekli olan özel sandık emeklileri SGK kapsamına dahil edilerek, tüm emekli yurttaşlar için asgari değil insanca yaşam ilkesi esas alınarak özel emeklilik ve bireysel emeklilik sistemi yerine kamusal emeklilik sistemi güçlendirilsin.

8 – Herkes için eşit, nitelikli, parasız ve ulaşılabilir sağlık hizmeti ilkesine göre, emekli maaşlarından yapılan tüm sağlık kesintileri iptal edilsin.

9 – Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

10 – Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler ile dul ve yetimleri” ibaresi eklenerek, emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvence altına alınsın.

11 – Emekli maaşlarının TÜİK’in açıkladığı sahte enflasyon oranlarına göre hükûmet tarafından tek yanlı olarak belirlenmesi uygulamasına derhal son verilsin. Emekli maaşları ile dul ve yetim aylıklarının toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, “Emekli Sendikaları Yasası” çıkarılarak iç hukukta gerekli yasal düzenlemeler ivedilikle yapılsın.

Bu daha başlangıç, mücadeleye devam

Asgari ücretin ve açlık sınırının altında maaş alan milyonlarca emekli Temmuz ayında insanca yaşanabilecek bir maaş beklerken; “emeklilerimizin içinde bulunduğu durumu biliyoruz, önce enflasyonu düşüreceğiz, sonra emeklilerimizin refah düzeyini yükselteceğiz” diyerek oyalamaya devam ederseniz, iyi biliniz ki bunun iktidara faturası çok ağır olacaktır.

Biz emekliler, yaşadığımız sorunların çözümü ve taleplerimizin gerçekleşebilmesi için; insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam için; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek için; “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” şiarıyla mücadelemizi daha da büyüteceğiz.

Tarih şahittir. Erken ya da zamanında yapılacak olan ilk genel seçimde, İngiltere vatandaşı bakanınızla birlikte emeklilere olan düşmanlığınızın hesabını mutlaka vereceksiniz.

And olsun ki, emeklilere yaşattığınız cehennem azabını asla unutmayacağız ve affetmeyeceğiz. Milyonlarca emeklinin giderek artan öfkesi sonucunda, AKP iktidarı tarihin çöplüğünde hak ettiği yeri mutlaka alacaktır.

Emeklilerin de mutluluk ve huzur içinde insanca yaşayabileceği güzel günler kesinlikle gelecektir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Yazın bunu bir yere.

]]>