emekli hakları – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sun, 22 Feb 2026 08:15:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.3 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png emekli hakları – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Emekliler meydanları terk etmiyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33832/emekliler-meydanlari-terk-etmiyor/ Sun, 22 Feb 2026 08:15:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=33832 2021 Tüm Emekli Sen Tarsus ve Mersin Şubeleri 21 Şubat 2026 günü Tarsus Yarenlik Alanında önce basın açıklaması, ardından stand kurarak imza ve üye kampanyası yaptılar.

Yapılan basın açıklamasında emeklilerin sorunları ve yaşam koşulları anlatıldı. Açıklamanın sonunda emeklilerin talepleri sıralandı. Basın açıklamasından sonra imza ve yeni üye kampanyası başlatıldı.

Basına ve kamuoyuna;
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz. Sizleri 2021 Tüm Emekliler Sendikası Tarsus Şubesi adına en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Bütçeye bak iktidarı tanı
Bir iktidarın kimliğini anlamak için, bütçeyi nasıl yaptığını incelemek yeterlidir diye hep söyleriz. Emekçiye, emekliye, öğrenciye, eğitime ne kadar; tefeciye, rantçıya ne kadar harcama yapıldığını gördüğümüzde başka söze gerek kalmaz. Örnek olsun, bütçeden 2026 yılının Ocak ayında 1 trilyon 635 milyar 788 milyon 234 bin liralık harcama yapılmış. Ne güzel, bu kadar harcamayla gül gibi geçinip gidiyor olmamız gerekirdi. Ama öyle olmuyor, yoksulluğumuz bizi boğuyor, niye böyle oluyor diye diğer harcama kalemlerine baktığımızda gerçek apaçık ortaya çıkıyor. En büyük harcama kalemi bir avuç yerli ve yabancı tefeciye ödenen 456 milyar, 416 milyon, 191 bin liralık faiz gideri. Yani bütçenin yaklaşık yüzde otuzu tefecilere gitmiş. Peki 16 milyonu aşan emekli dul ve yetime devlet katkısı ne kadar olmuş? Sadece 78 milyar, 31 bin, 742 lira olmuş. Yani bütçenin yaklaşık yüzde beşi. Bir avuç tefeciye yüzde otuz, 16 milyona yüzde beş. Adalet bunun neresinde?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

İktidar hayal satmaya çalışıyor
Bütçeden de gördüğümüz gibi emekliler geçinemiyor, barınamıyor, sağlıklı beslenemiyor.
Ama emekliler yalvarmıyor, ağlamıyor, sadaka istemiyor.
Emekliler ülkemizin bugün ulaşmış olduğu toplam zenginliğe yaptıkları katkıların hakça paylaşılmadığını görüyor ve hem tek tek hem de topluca, örgütlü olarak itiraz ediyor.
Bu itirazın gücünü başta iktidar, toplumun her katı, her kurumu, her siyasi partisi derinden hissetti. Meydanların sesi Meclis’e de ulaştı. Meydanların ve Meclis’in dayanışması artarak sürmeli, emeklilerin insanca yaşam talebi tez zamanda gerçekleşmelidir.
AKP iktidarı da ekonomik kırıma uğrattığı emekliler arasındaki desteğinin gün gün kar gibi eridiğinin farkında. Bu yüzden emekliler arasındaki desteğini artırabilmek için gerçek çözümler yerine hayal satmaya çalışıyor.

Emekliler fonların kimlere nasıl peşkeş çekildiğini biliyor
Yıllardır uğraştıkları ama başarılı olamadıkları BES Bireysel Emeklilik Sistemi yerine 2026 yılında TES Tamamlayıcı Emeklilik Sistemini devreye almayı planlıyorlar. Çalışandan ve işverenden belli oranda kesinti yapılacak üstüne de devlet katkısı olacakmış. Bu kesintiler bir fonda birikip devlet gözetiminde işletilecek ve emekliye ek gelir sağlayacakmış.Tam Nasrettin Hoca’nın tarlanın kenarına diken ekip koyunların yününün dikene takılmasını umması, biriken yünleri toplayıp satarak borç ödemesi gibi.
Emeklilerimiz bugüne kadar fonların nasıl kötüye kullanıldığının, holdinglere destek olarak aktarıldığının ve iktidarların seçim yatırımları olarak istismar edildiğini bilirler. İşsizlik fonunun bile işsizlerden daha çok patronlar için kullanıldığı herkesin malumudur.
Bunlar neo-liberal ekonomi denilen, özelleştirme, borç faiz döviz borsa ekonomisinin akılları. İktidar, bugünkü yoksulluğumuza yol açan bu emekçi karşıtı sistemin yoksulluğumuza çare üreteceğine inanmamızı umuyor. Bize hayal satmaya çalışıyor, bu sistem emekliliği sosyal güvenlikten koparır, serbest piyasanın altta kalanın canı çıksın anlayışına savurur.
Bu hayalleri satarken, kendilerince makul gerekçeler öne sürdüklerini varsayıyorlar bir yandan. Böyle giderse, SGK’nın batacağından, emekli aylıklarını ödeyemez duruma geleceğinden söz ediyorlar. Kimi, EYT’lilerin büyük yük oluşturduğunu söyleyip, onlara hakaret etme cüreti gösteriyor, bir diğeri emeklilerin çok yaşadığından dem vuruyor, ötedeki aktif pasif oranının bozulduğunu, emeklilik sisteminin taşınamaz bir yük hâline geldiğini arsızca iddia ediyor.
SGK’nın bakkal dükkânı veya bir şirket gibi batacağını ileri sürmek,bu yolla emeklileri korkuya sevk etmek, bilinçsizlik değilse emekçileri hak aramaktan uzak tutmak isteyen kurnazlıktır.
Devlet var olduğu sürece SGK batmaz, sorun bütçenin nasıl pay edileceğini belirleyen iradenin yani iktidarın tercihi sorunudur. İç ve dış tefeci faizine, saray şatafatlarına, holdinglere destek aktarımına yeten bütçe emekliye gelince mi yetmez oluyor?

Emekliler meydanları terk etmiyor!

Emekliler demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu
İktidar, hayal satışında sınır tanımıyor, emeklilik sisteminde köklü değişiklik hazırlığında olduğunu duyurup nabız yokluyorlar. Neymiş köklü değişiklik? Bundan sonra aylık esasına göre değil, hane gelirine göre ihtiyaç odaklı gelir bağlanması sistemine geçeceklermiş. İlk bakışta emeklilerin yararına gibi görünen bu anlatı da başka bir tuzak barındırıyor. Emekliliği sosyal hak olmaktan çıkarıp, muhtaçlığa göre yardım sistemidir bu.
Tekrar ediyoruz, emekli, gariban, biçare, dilsiz, ne verilirse ona razı olacak zavallı değildir.
O demiri büktü, çeliği eritti, fabrikalar, çiftlikler kurdu. Karada denizde ve gökyüzünde var olan her şey onun el emeği göz nurudur, beyninin ışığıdır. Siz şimdi bu emekliden aldıklarınızın üzerine oturup onu yek ekmeğe muhtaç duruma getiremezsiniz. Hem böyle bir hakkınız yok, hem de biz buna izin vermeyeceğiz.

2008 öncesine dönün sorunlar çözülsün!
Emeklilik sisteminde yeni yol aramanıza gerek yok. Eski yol bize yeter, sadece siz iktidara geldikten sonra aleyhimize yaptığınız değişiklikleri iptal edin, eskiye dönün, ’başka ihsan istemez’. Yani sizden önceki iktidarların emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten uygulamalarını düzeltin demiyoruz. Siz sadece 2008 yılında düşürdüğünüz Aylık Bağlama Oranını yeniden yüzde 70’e çıkarın yeter diyoruz.
Derhal yasal düzenleme yapılarak Emekli sendikalarına Çalışma Bakanlığıyla toplu sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır.
Bizler yarına sabredecek hâli kalmayanlarız. Derhal dul ve yetimlerimiz ile 65 yaş üstü güvencesiz vatandaşlarımızın gelirini açlık sınırı üzerine çıkarın.
En düşük emekli aylığını 39 bin TL’ye yükseltin.
Memur emeklilerine ödemediğiniz seyyanen zamları derhal ödeyin.
Tüm emeklilere hak kayıplarına göre orantısal zam yapın.
Önümüzde Ramazan Bayramı var. Biz harçlık istemiyoruz. Tüm emeklilere birer aylık tutarında ve yılda dört kez ikramiye istiyoruz.
Kirada oturan tüm emeklilere kira yardımı istiyoruz.
Bizler kimseden sadaka istemiyoruz. Hak edişimizi istiyoruz. Alana kadar da sokaklardan ayrılmayacağız.

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!!

]]>
Emekli sendikaları Alanya’da ortak eylem gerçekleştiriyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/32456/emekli-sendikalari-alanyada-ortak-eylem-gerceklestiriyor/ Mon, 14 Apr 2025 17:35:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=32456 DİSK Emekliler Sendikası Alanya İlçe Temsilciliği ile 2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şubesi, emeklilerin yaşadığı sorunları dile getirmek ve ortak taleplerini açıklamak amacıyla ortak basın açıklaması gerçekleştirecek.

“Barınamıyoruz, beslenemiyoruz, geçinemiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz” sloganıyla düzenlenen ortak basın açıklaması, 17 Nisan 2025 Perşembe günü saat 16.00’da Alanya Merkez PTT binası önünde yapılacak.

2021 Tüm Emekliler Sendikası Alanya Şube Başkanı Mehmet Güldal, konuyla ilgili olarak gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Emeklilere insanlık onuruna yakışan mutlu ve huzurlu bir yaşam; çocuklarımıza ve torunlarımıza sosyal güvenceli ve güvenli bir gelecek istiyoruz. Bunun için örgütleniyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz.
Artık söz bitti. Şimdi karar verme ve harekete geçme zamanı. Yıllardır açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca emeklinin mutfağındaki yangının sönmesi, tencerenin kaynaması ve karnının doyması için; “insanca yaşanabilecek maaşı siz vermiyorsanız biz alacağız” demenin şimdi tam zamanıdır.
Ya köle olacağız, ya insanca yaşayacağız. Biz istemezsek vermeyecekler, haydi hep birlikte ortak ve birleşik mücadeleye.
Bu amaçla, sendikalı ve sendikasız tüm emekli yurttaşları ortak basın açıklamamıza katılmaya davet ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz. Birleşe birleşe kazanacağız.”

Emekli sendikaları Alanya’da ortak eylem gerçekleştiriyor!
]]>
Emeklilik yaşı sefalet çağı oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/32434/emeklilik-yasi-sefalet-cagi-oldu/ Sun, 13 Apr 2025 09:05:02 +0000 https://yenidunya.org/?p=32434 İkinci bahar değil, ikinci mesai…

Geçinemeyen emekliler yeniden iş arıyor. 60 yaş üstü yurttaşların İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı arttı. Yaşlılık aylığıyla yaşam mümkün olmayınca, emeklilik çağı işsizlikle gölgeleniyor. 60 yaş üzeri 30 bin 367 kişi İŞKUR’da iş bekliyor.

İşsizlik, toplumun her kesimi için en önemli sorunların başında geliyor.
Son yıllarda emeklilerin aylık gelirlerindeki önemli düşüş nedeniyle iş kuyruğundaki ileri yaştaki yurttaşlar daha fazla dikkat çekmeye başladı. İşsizler verileri içerisinde ileri yaştaki yurttaşlarının sayısında artış yaşandı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, yasal olarak emeklilik çağına gelen 60 ve üzeri yaş grubundaki yurttaşlar ya çalışmaya devam ediyor ya da iş arıyor. İlerlemiş yaşlarına rağmen İŞKUR kapısında bekliyor. En yaygın iş arama kanalı olan İŞKUR’a kayıtlı işsizlerin 30 bin 367’sini 60 yaş ve üzerindeki işsizler oluşturdu. Bu sayı geçen yılın Mart ayında 28 bin 510 kişiydi.

İşe yerleşme zorlaştı
Kuruma kayıtlı toplam işsiz sayısı Mart 2024’te 2 milyon 334 kişiyken bu yıl Mart ayında 2 milyon 169 kişiye geriledi. Ancak aynı dönemde 60 yaş ve üzerindekilerde kayıtlı işsiz sayısı bin 857 kişi arttı.
Ocak-Mart döneminde 60 ve üzeri yaştaki 3 bin 640 kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirildi. Geçen yılın Ocak-Mart dönemine ileri yaştaki 3 bin 63 yurttaş işe yerleştirilmişti. İşe yerleştirilenlerin yüzde 84’ünü erkekler oluşturdu.
İşsizlik ödeneğine başvuran 60 yaş üstü yurttaşların sayısı da dikkat çekti. Ocak-Mart döneminde 60 yaş üstü 2 bin 338 kişi işsizlik ödeneğine başvurdu. Başvuranların yüzde 56’sı işsizlik ödeneğinden faydalanmaya hak kazandı. Geçen yıl işsizlik ödeneğine başvuranların sayısı 2 bin kişiydi.

100 yaşlının 17’si işte
SGK’nin aktif sigortalılar arasında göstermediği, sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışan emeklilerin sayısı ise Ocak ayı itibarıyla 2 milyon 96 bine ulaştı. Yaşlılık aylığı alan her 100 emekliden 17’si SGK’ye kayıtlı olarak bir işverenin yanında çalışıyor.

Emeklilik yaşı sefalet çağı oldu
]]>
TÜİK’in mumu çabuk söndü https://yenidunya.org/emek-gundemi/32002/tuikin-mumu-cabuk-sondu/ Sat, 08 Feb 2025 07:54:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=32002 2021 Tüm Emekli Sen ve Türkiye Emekliler Derneği TÜED Mersin Şubeleri 7 Şubat 2025 tarihinde saat 12.30’da SGK İl Müdürlüğü önünde ortak basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması öncesinde sendika üyeleri, kendilerinin  yazıp oynadığı ‘SEFALET’ adlı oyunla iktidarı hicvettiler.

6 Şubat 2023 depreminde kaybedilen canlarımızın anısına  yapılan saygı duruşunun ardından, Hüseyin Kurt, “Kurtuluş yok tek başına, kaderimiz ellerimizdedir” diyerek söze başladı.

Kurtuluş yok tek başına, kaderimiz ellerimizdedir
6 Şubat 2023’te,  Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Elazığ illerini derinden etkileyen depremin üzerinden iki yıl geçti. Depremde yaşamını kaybedenlerin acısını yüreğimizde duyuyor, geride kalanların yaşama tutunma çabalarına dayanışmamızı belirtiyoruz.
Deprem uzmanlarının ve bizzat devlet kurumlarının resmî uyarılarına rağmen deprem öncesi hazırlıkları yapmayan AKP iktidarı, depremde  kurtarma ve yardım çalışmalarını da vaktinde başlatmadı, devletin gücünü harekete geçirmekte geç kaldı. Kaybedilen çok değerli ilk 48 saat, can kayıplarının olağanüstü artmasına yol açtı. Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmaları da çok yavaş ilerliyor. Tüm sorumluları görevlerini yapmaya, yaraları derhal sarmaya ve  insanca yaşanabilecek konutları acil teslim etmeye; ülkemizin bir daha benzer felaketleri yaşamaması için,  bilimin rehberliğinde deprem dirençli kentler oluşturmaya çağırıyoruz.

TÜİK'in mumu çabuk söndü

Yolun sonu görünüyor
Hep söylüyoruz söylemeye de devam edeceğiz. AKP iktidarı,  ilk dönemlerinde Cumhuriyetin biriktirdiği büyük serveti, kamu işletmelerini, fabrikaları, limanları, madenleri, ormanları özelleştirip satarak; uluslararası ve yerli tefecilerden gelen sıcak parayı kullanarak; ülkemizde üretimden kopuk bir yalancı bahar yaşattı. Şimdi ise  yolun sonuna geldiğinin farkında, yalancı baharın yerini mutlak yoksulluk, evsizlik, işsizlik, geleceksizlik aldı.  Bu yüzden zulmünü artırıyor, iktidarını rıza yerine zor  ve hile yoluyla uzatmaya çalışıyor.

Kayyımlara alışmayacağız
Daha bir kaç gün önce  04.02.2025 tarihinde yayınlanan resmi gazete ile 7539 sayılı torba kanunun; “Görevden uzaklaştırma” başlığında yeni bir hüküm getirildi. Bu hükme göre başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanınca atanan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) üyelerine denetimleri sırasında, denetleyici, diğer bazı nedenlerle birlikte,
a) Görevde kalması halinde kamu zararını arttıracağı anlaşılan,
b) Kamu hizmetinin gerekleri yönünden görevde kalmasında sakınca görülen, her kademede ve rütbedeki görevliler ile tüm kamu görevlilerinin ve memurların görevden alınmalarını, atamaya yetkili amirlere, kurula ve diğer yetkililere önerebilir. DDK, Cumhurbaşkanının görevlendirmesiyle, yargı organı hariç belediyeler ve iştirakları dahil devletin tüm birimlerinin denetimini yapmaya yetkilidir. Bu hükme göre; Cumhurbaşkanı her kişi ve kurum hakkında bir DDK denetmeni görevlendirerek denetler ve  görevden uzaklaştırabilir.

TÜİK’in mumu yatsıya kadar yanamadı
TÜİK Aralık 2024’te enflasyonu yüzde 1,03 ölçmüştü. Ocak 2025’te ise enflasyon bir ay öncesine göre 5 kat yükselerek yüzde 5,03 oldu. Demek ki  Aralık 2024’te enflasyonun düşük ölçülmesinin nedeni, 2025 yılı için emeklilerin ve memurların aylıklarının artışını azaltmakmış. Aralık 2024’te enflasyonun çok düşük açıklanmasıyla enflasyonun faturası işçiye, memura, emekliye, dula ve yetime kesilmiş oldu!
İktidarın diliyle söylersek o kendi fıtratına göre davranıyor. Anayasayı, yasayı, hukuku çiğniyor. Emeklilere,  işçilere, çiftçilere, memurlara, işsizlere, evsizlere, çocuklara, gençlere, kadınlara, dullara ve yetimlere sabır tavsiye ediyor. Dolar milyarderlerine ve milyonerlerine ise rant, faiz, vergi iadesi ve ballı teşvikler sunuyor.
Geçinemeyen beslenemeyen barınamayan milyonlarca emekçiyi  fetihçilik masallarıyla oyalamaya çalışıyor. Bir elinde havuç, bir elinde sopa, emperyalist projelere kurban edilecek sahte çözüm süreçleri dayatıyor. Kendi bencil iktidar hesapları için, ulusu halkı vatanı etnik, dinsel ve mezhepsel olarak bölecek planlara alet oluyor.

TÜİK'in mumu çabuk söndü

Çare  birleşmemizde
Biz emekliler büyük emekçi ailesinin kopmaz bir parçasıyız. Emekli bilgeliğiyle davranmak zorundayız. Sorumluluğumuz büyük, görevimiz savsaklanamaz. Yurttaşlar olarak kendi kaderimizi elimize almanın vaktidir. Bunun için, işçi memur köylü esnaf emekli, her sendikamıza, derneğimize, demokratik kitle örgütümüze görev düşüyor. Önümüzde tek bir yol var. Birlikte mücadele edersek, gücümüzü birleştirirsek  yoksulluk ve hukuksuzluktan kurtulup insanca yaşayacağız. Bunun için de daima attığımız “Birleşe Birleşe Kazanacağız “ sloganını hayata geçirmeye,  tüm sorumluları görev başına çağırıyoruz.
Bizlere sosyal, siyasal ve ekonomik  olarak insanca yaşayacağımız olanakları sağlayın. TÜİK’in ısmarlama oranlarına göre yaptığınız artışlarla adeta bizimle alay ettiniz. Gerçek hayatın öyle olmadığını siz de biliyorsunuz. Kenar mahallelerde dahi kiraların 20.000 TL’ye ulaştığı, açlık sınırının 23.000 TL olduğu bir dönemde bizlere 14.469 TL ile yaşamınızı sürdürün diyorsunuz.  Kabul etmiyoruz. Susmayacağız, kanaat etmeyeceğiz, biat etmeyeceğiz. İnsanca yaşama koşullarına kavuşana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Emeklilerin nefes alabilmeleri için:
-En düşük emekli dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. -Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 16,000 bin TL seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.

SEFALETTE TESLİM OLMAYACAĞIZ!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER YA HİÇBİRİMİZ!

]]>
“Turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor! https://yenidunya.org/yazarlar/selim-dikel/31960/turpun-buyugu-emeklilerin-heybesinde-sandigi-bekliyor/ Sun, 19 Jan 2025 19:46:22 +0000 https://yenidunya.org/?p=31960 Emekli maaşlarına yapılan sadaka zammına hayır!
Patron sevici ve azılı emekli düşmanı AKP/MHP iktidarı, emeklilere reva gördüğü sadaka zammıyla milyonlarca emekliyi bir kez daha açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm etmiştir.

Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik.

Dilenci değil emekliyiz. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığında insanca yaşanabilecek maaş istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?

İktidardan hesabı emekliler soracak!
Ey iktidar sahipleri;

Milyonlarca emeklinin hakkını gasbettiniz. Emeklilerin ahını aldınız, hayatlarını ve umutlarını çaldınız.

Emeklilere saygı göstermediniz. Milyonlarca emeklinin onuruyla ve gururuyla oynadınız.

Yıllarca çalışan, devlete vergi ve sigorta primi ödeyen emeklilerin insanca yaşam talebine kulak tıkadınız.

Hazine garantili Yap-İşlet-Devret ihaleleriyle, Kur Korumalı Mevduat Hesaplarıyla, vergi istisnaları, krediler ve teşviklerle dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronunu servete boğarken; milyonlarca emekliyi açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkûm ettiniz.

“Enflasyonu düşürmek” bahanesiyle, “ekonomiyi soğutma ve sıkılaştırma politikası” adını verdiğiniz aylık yüzde 5’lik tefeci faizleriyle yerli ve yabancı banka patronları servetlerine servet katarken; milyonlarca emekliyi karnını doyurabilmesi için, kredi kartıyla, tüketici kredisiyle ve kredili mevduat hesabıyla banka kuyruklarında yaşamaya mahkûm ettiniz.

Emeklilerin mutfağı alev alev yanarken, “emeklilerimizin içinde bulunduğu durumu iyi biliyoruz, emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz” diye alay ederek, hiç utanmadan ve vicdan azabı da duymadan emeklilerden sabırlı olmalarını istediniz.

Daha da kötüsü, uzun yıllar çalışarak emekli olduktan sonra ömrünün sonbaharında huzur ve güven içerisinde dinlenerek yaşaması gereken emeklileri, ilerlemiş yaşına ve hastalıklarına rağmen yaşamını sürdürebilmek için hâlâ çalışmak ve iş aramak zorunda bırakarak; “emekliler ek iş yapsın, su ve simit satsın” diye tavsiyelerde bulundunuz.

Ey iktidar sahipleri;
And olsun ki emeklilere yaşattıklarınızı unutmayacağız ve asla affetmeyeceğiz. Emeklilerin hayatlarını ve umutlarını çalanlara karşı gücümüzü göstereceğiz.

Bırakın yoksulluk sınırını, açlık sınırının ve asgari ücretin de altındaki maaşlarla açlığa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emeklinin giderek artan öfkesi AKP/MHP koalisyonunu eninde sonunda sandığa gömecektir.

Tarih şahittir. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde olduğu gibi; erken ya da zamanında yapılacak ilk seçimde, eş ve çocuklarıyla birlikte milyonlarca emekli, AKP/MHP koalisyonundan emeklilere karşı olan düşmanlığın hesabını mutlaka soracaktır. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Son günlerin moda deyimiyle, “turpun büyüğü” emeklilerin heybesinde sandığı bekliyor.

Seçimden önce emeklileri kandırmak için verilebilecek olan “seçim rüşveti” de emeklilerin öfkesini durdurmaya yetmeyecektir.

Yazın bunu bir yere.

]]>
Emeklilikte Adalet Derneği Bakan Işıkhan’a tepki gösterdi https://yenidunya.org/emek-gundemi/31957/emeklilikte-adalet-dernegi-bakan-isikhana-tepki-gosterdi/ Sun, 19 Jan 2025 16:28:13 +0000 https://yenidunya.org/?p=31957 “Sayın Bakanımız Vedat Işıkhan’dan bir senedir randevu alamıyoruz”

Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu, “Sizler mağdur değilsiniz” diyen Bakan Işıkhan’a yanıt verdi. Uğurlu, “Bir tarafa ’20 sene çalış emekli ol’ derken diğer tarafa ’42 sene çalış’ demek mağdurluk değil midir? Bir tarafta çift maaşlı genç emekli ordusu yaratmanız bir tarafa mezar taşı göstermeniz mağdurluk değil midir?” diye sordu. 
Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Bakırköy’de emeklilikte yaşanan adaletsizliğe yönelik olarak basın açıklaması yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a tepki gösterilen eylemde, “Hak, hukuk, adalet”, “Direne direne kazanacağız”, “EMADDER burada adalet nerede?”, “Borçlu değiliz alacaklıyız”, “Vur vur inlesin, kademe gelsin”, Kademe hakkımız, söke söke alırız” sloganları atıldı.

“Alınterinin peşinde koşan emekçileriz”
Emeklilikte Adalet Derneği (EMADDER) Başkanı Mihriban Uğurlu konuşmasında adaletsizliğe dikkat çekti ve şunları söyledi:
“Bugün Gazi Meclisimize seslenmek için Bakırköy’de bir aradayız. Hükümete haklı davamızı anlatana kadar yılmadan usanmadan gerekirse her ilden her semtten seslenmeye devam edeceğiz. Çünkü çok haklıyız. Çünkü alınterinin peşinde koşan emekçileriz. Çünkü bu ülkenin çalışan, üreten katma değer sağlayan vatandaşları olarak ve çalışma hayatı emeklilik üstüne en büyük STK’sı olarak bu konuda Sayın Bakanımız Vedat Işıkhan’dan bir senedir randevu alamıyoruz.
‘Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak gördüğümüz sosyal güvenlik sistemimizin sürdürülebilirliği ve vatandaşlarımızın eşit sosyal güvenlikten faydalanması adına’ diyen Çalışma Bakanımız bizler ile dalga geçmekte olacak ki, görev ve yetki alanında bulunan çalışma hayatı, emekçiler ve çalışma koşulları konusunda STK’lar ile görüşmek yerine köy dernekleriyle görüşüyor. Madem görüşmüyor, randevu vermiyor biz de alanlardan sahada bol bol anacağı kendisinin. Alanlardan duyuracağız ne yazık ki sesimizi. ‘Sizler mağdur değilsiniz’ diyen sayın bakana soruyoruz. Şu an genç emekli erkeklerin emekli maaşlarını 48-52 yaşında anneler hatta anneanne babaanneler ödemektedir. Peki bu durum sosyal devlet ilkesinin neresinde?

“8 Eylül 1999 öncesi çalışanların ödediği primler, bizim primlerimizde daha mı kıymetli?”
‘Sizler mağdur değilsiniz’ diyen sayın bakana soruyoruz. 8 Eylül 1999 öncesi çalışanların ödediği primler, bizim primlerimizde daha mı kıymetli? Onlar 38-43 yaşında emekli edilirken neden bizler 10-15 yıl daha çalışmaya mahkum ediliyoruz. Yaşı küçük primi az olanlar emekli edilirken yaşı büyük primi fazla olanların çalışmaya zorlanması adalet duygunuzu zedelemiyor mu? ‘Sizler mağdur değilsiniz’ diyen sayın bakana soruyoruz. Yaşı küçük olan emekli, yaşı büyük olan cezalı. Primi az olan emekli, primi fazla olan cezalı. Her şeyden bir haber sayın bakanımız mağdur olmamız için ne olması gerekiyor? Alınan bu karar milyonlarca emekçinin hakkını göz ardı etmek değil mi?

“1999-2008 arası üvey evlat mıdır?”
Bir tarafa ’20 sene çalış emekli ol’ derken diğer tarafa ’42 sene çalış’ demek mağdurluk değil midir? Bir tarafta çift maaşlı genç emekli ordusu yaratmanız bir tarafa mezar taşı göstermeniz mağdurluk değil midir? Bir tarafa  ’20 sene çalış 40 yıl maaş al, bir tarafa 42 sene çalış yaşarsan maaş alırsın’ demek mağdurluk değil midir? Bizler bu ülkeye vergi ödeyen vatandaşlarız. 1999-2008 arası üvey evlat mıdır? İkinci sınıf vatandaş mıdır?
Siz 38 yaşında emekli ettiğiniz insanları açıklayamazken biz bunu nasıl sindirelim. Açıklaması bile bu kadar zor olan eksik çıkan yasanın bedelini çalışan kesime mal edip ‘mağdur değilsiniz’ demeye utanmıyor musunuz?

“SGK bir yardım kurumu değildir”
Bizlere kelime oyunlarıyla gelmeyin. Adalet ile vicdan ile hak ile gelin, algıya tok adalete açız. EYT’nin sorumlusu ne muhalefet ne de bundan yararlana çalışanlardır.  EYT yasası mecliste oy çokluğuyla kabul edilmiş bir yasadır. Çalışan ve prim ödeyen emekçi asla bütçeye yük olamaz. Yük olarak görülemez. Emeklilik hakkı, bedeli peşin ödenmiş, bedeli peşin tahsil edilmiş hakkın teslimidir. SGK bir yardım kurumu değildir.
Bu nedenle çalışanların hepsine eşit adil oranda bir hakkaniyetli dağıtım yapmak zorundadır. Beklentimiz sadece ‘Evet, burada büyük bir adaletsizlik var. Bu yasa eksik çıktı.’ ‘Devletin dini adalettir’ diyen Cumhurbaşkanımızın bu haklı davamızı anladığını bildiğini söylemesi ve hakkımızı teslim etmesidir. 7438 sayılı yasa bir tarih 8 Eylül 1999’u baz alarak sadece belirli bir kesim çalışanı kapsamış olmuştur ve eksik çıkmıştır. Bu durum kapsam dışında kalan çalışanlar için büyük bir adaletsizlik meydana getirmiştir. Bununla beraber iş barışı, sosyal devlet anlayışı bozulmuştur. ‘Öyle istedik, öyle uygun gördük, yasa yaptık’ diyemezsiniz. EYT yasası dışında kalan bizler erken emeklilik hayalinde değiliz. Hatta birçoğumuz yasa ile emekli olanlardan çok daha büyük yaşta çok daha primliyiz.”

Kaynak: ANKA

]]>
Emekliler meydanlardan ayrılmıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/31880/emekliler-meydanlardan-ayrilmiyor/ Fri, 10 Jan 2025 08:07:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=31880 3 Ocak 2025 tarihinde TÜİK Aralık enflasyonunu 1,03 olarak  açıklayarak, yıllık enflasyonun yüzde 44,38 olduğunu bildirdi. TÜİK’in inandırıcı olmayan sonuçlarının bile altında kalan aylık artışları günlerdir emekliler tarafından protesto ediliyor. 2021 Tüm Emekliler Sendikası 6 Ocak /12 Ocak 2025 tarihleri arasında, tüm şube ve temsilcilikleriyle  basın açıklamaları, standlar, imza kampanyaları ve ”Duran İnsan/Oturan İnsan” eylemleri yapma kararı alarak emeklinin sesini ve isyanını iktidara duyurmaya çalışıyor.
Emekliler maket tabut taşıdılar, helva kavurdular, sokak tiyatrosu yaptılar, iktidara kırmızı kart gösterdiler, “Duran İnsan/Oturan İnsan” eylemleri yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.

Eylemlerde okunan basın açıklaması:
Saygıdeğer emekçiler, emekliler ve dostlar; siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri; çalışkan basın emekçileri hoş geldiniz.
2021 Tüm Emekliler Sendikası olarak sizleri  en içten duygularımızla selamlıyoruz.

Feryatlar kâr etmiyor
İktidar: emeklilerden, işçilerden, çiftçilerden, memurlardan, işsizlerden, evsizlerden, çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, dullardan ve yetimlerden gene sabır istedi. Feryadımızı duyun diye bu gün yine ülkenin dört bir yanında alanlardayız.
İktidar çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız geçek enflasyonu yıllardır TÜİK’in Ali Cengiz oyunları ile gizliyor. Bugüne kadar Ankara’ya kadar yürüdük, TBMM önünde ve diğer alanlarda açıklamalar yaptık duymadınız. Bugün buradan sessiz çığlığımızı iktidara iletmek için alanlardayız.
Halkın feryadına gene de kulak asmazlarsa, bize kalan tek seçeneği kullanacağız. Eşitlik, özgürlük ve ekmeğimiz için mücadelemizi yükselteceğiz.

Emekliler meydanlardan ayrılmıyor

Görünen köy kılavuz istemez
Borç–faiz–döviz-özelleştirme dışında bir programı olmayan iktidar, Mehmet Şimşek’in önümüzde altın gibi seçimsiz bir dönem var itirafına uygun olarak, holdinglere dost, emekçiye düşman politikalarını pervasızca uyguluyor. Önce asgari ücreti dış finansçılara söz verdikleri gibi sadece yüzde 30 artışla sınırlayarak 22 bin 104 lirada tuttular. Geçen yıl olduğu gibi bir yıl süreyle geçerli olacağını duyurdular. Bu ücretle emekçi doyamaz, barınamaz, geçinemez.
3 Ocak 2025’de  TÜİK, ekonomi yönetiminin ısmarladığı çarşı pazarla ilgisi olmayan aralık ayı enflasyonunu yüzde 1,03 olarak açıkladı, yıllık enflasyon yüzde 44,38 oldu. TÜİK’e göre ikinci altı aylık resmi enflasyon yüzde 15,75’de kaldı. Yasaya göre SSK ve Bağ Kur emeklilerine bu oranda aylık artışı yapılacak. Kök maaşı 10 bin 800 liranın altında olanlar için yeni yasa çıkarılmazsa hiç artış olmayacak. Ortalama olarak emekli aylıkları 2024’ün asgari ücreti kadar olacak.
Memur ve memur emeklileri ise iktidar güdümündeki sarı sendikayla hükûmet arasındaki sözde toplu sözleşme hükümlerine göre yüzde 11,54 artış alacaklar. AKP ve ortakları yoksullaştırma politikasından geri adım atmıyor. Önceden emekçiler arasında durumu görece daha iyi olan memur ve emeklilerini da ısrarla büyük yoksul kümesine itiyor. Bu ücret ve aylıklarla memurlar ve emekliler doyamaz, barınamaz, geçinemez.

Emekliler iş arıyor
En verimli çağlarında istihdam edilmesi gereken genç çocuklarımızın ve torunlarımızın işsizliği afet boyutundayken bile emekliler geçinemediği için çalışmak zorunda kalıyor. İktidar  yoksulluğu ve mahrumiyeti kader olarak kabullenmemizi, sadaka ve yardımlarla yetinmemizi, ucuz ekmek, bedava çorba peşinde koşmamızı diliyor. Yetinmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz mücadele edeceğiz.

Kiracılık lüks oldu; Barınamıyoruz
Dünyanın her yerinde mütevazı da olsa geliri olan her insan bütçesine uygun bir konutta kiracı olabilir. Çok değil dört beş yıl öncesine kadar bizde de böyleydi. İktidarınızda ne oldu da emekçiler bu kadar sefil duruma geriledi, aylıklar kiraya bile yetmez oldu? En ücra yerlerdeki en sağlıksız konutlar bile doldu taştı, yurttaşın bütçesi barınmaya yetmez oldu.
İktidarınız, yarattığınız ağır tahribatı bir ölçüde gidermeye çalışan yerel yönetimlerin de elini kolunu bağlamaya çalışıyor. Sözde tasarruf tedbirleriyle bütçelerini kısıyor. Eski borçlardan dolayı belediyelerin gelirlerini haczederek “silkeleme” yapıyor.
İktidar sahiplerine diyoruz ki; bankaların ve holdinglerin aşırı kârlarına hiç dokunmadan, dolar milyarderlerinden servet vergisi almadan, buna karşılık işçi ve emekçilerin ücret ve maaşlarını küçülterek, çiftçileri yoksullaştırarak, orta tabakaları da yoksulluğa iterek, kredileri kısarak, kredi faizlerini artırıp ekonomiyi durgunluğa sürükleyerek ve dışarıdan yeni borç bularak borç ve faiz ödemelerini döndürme politikanız iflas etti. Düşün artık yakamızdan, elinizi cebimizden çekin diyoruz.

Çare tarihimizde var
Oysa ki ekonomimizi düze  çıkaracak reçete tarihimizde var. Bunun için kapitalist vurgunculuk mantığının dışına çıkmak yeterlidir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki bağımsız dış politika ve devletçi kamucu planlı ekonomi politikası bugüne uyarlandığında bütün toplum olarak feraha, refaha çıkarız. İlk koşul olarak özelleştirilen tüm kamu kurumları, şeker fabrikaları, SEKA, Sümerbank, Tüpraş, Telekom ve benzerleri devletleştirilsin, üretim ve tüketim kooperatçiliğinin önü açılsın, emekçi halk için ucuz, sağlam ferah konut seferberliği başlatılsın.
İliklerimize kadar yaşadığımız zam yağmuru ortada. Milyonlarca emekli dul ve yetim açlık sınırının  yarısından aza mahkum edilmek isteniyor. Kaynak yok diyenler bizleri fakirleştirirken yüzde 5’lik kesimi semirtiyor. Kârlarına kâr katıyor. Bu  soygun ve talan düzenine karşı tüm emekli dostlarımızı, birliğe ve mücadeleye çağırıyoruz.

Emekliler meydanlardan ayrılmıyor

Taleplerimiz:
-Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın. Güncelleme kat sayısında milli gelir artışından pay verilsin.
-En düşük emekli kök maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.
-Emekli aylıkları bağımsız kurumlarca açıklanan gerçek enflasyon oranına göre otomatik olarak güncellensin. Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört kez asgari ücret düzeyinde ikramiye ödensin.
-Derhal tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen 12 bin TL seyyanen zam yapılsın.
-TBMM’de emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın. Toplu sözleşme yapma hakkımız anayasal güvence altına alınsın.
-İntibak Yasası acilen çıkarılarak, 2000 öncesi ve 2000 sonrası emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.
-Emekli maaşlarından kesilen muayene, ilaç vs. tüm sağlık kesintilerine son verilsin.
-Şehir içi tüm toplu taşıma araçlarından emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.
-Temel gıda maddeleri ile elektrik, su ve doğal gaz faturaları üzerinden alınan KDV kaldırılsın ve temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz olsun.
-Banka promosyonu günün koşullarına göre değerlendirilsin, her yıl aylık artışına göre güncellensin.
-Konut sahibi olamayan emeklilere, TOKİ tarafından ucuz konut sağlansın. Emekliler konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.
-Sosyal devletin gereği olarak dul ve yetim maaşı en düşük emekli aylığından az olmasın.
-Çalışan emeklilerden sosyal güvenlik destekleme primi adı altında yüzde 32’lik kesinti kaldırılsın.
-EYT sorununu çözmek için SGK sistemi kökten bir reformla yeniden düzenlensin.

]]>
Emekliler: “Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı, sefalet yılı oldu” https://yenidunya.org/emek-gundemi/31690/emekliler-hediye-ettiginiz-yil-utanc-yili-kabus-yili-sefalet-yili-oldu/ Sun, 22 Dec 2024 16:08:08 +0000 https://yenidunya.org/?p=31690 Emeklilikte Yaşa Takılanlar ve Emekliler Federasyonu’nun (EYT-EF) çağrısıyla Bakırköy’deki Özgürlük Meydanı’nda bir araya geldi.
EYT-EF’nin çağrısıyla bir araya gelen emekliler, EYT’liler, BAĞ-KUR’lular ve emekçilerin bir araya geldiği eylemde emeklilerin ve emeklilik bekleyen emekçilerin sıkıntıları ve talepleri dile getirildi. Basın açıklaması İstiklal Marşı ile başladı.
Emekliler, 2024 yılını “Emekli Yılı” ilan eden iktidara, “Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı, sefalet yılı oldu. İnsan içine çıkamıyoruz. Emeklimizi enflasyona ezdirmedik diyorsunuz. Bizler enflasyon canavarına silindir gibi ezdirildik. Döktüğümüz alın teri mükafat yerine, çöpün başında ekmek aramak, pazarın çürük çarığında dolanmak için miydi?” ifadeleriyle seslendi.
Eylemde emekliler cüzdanlarını yere atarak emekli maaşlarını protesto ederken, tescil sorunu nedeniyle emekli olamayan BAĞ-KUR’lu esnaf ise yere anahtar atarak protesto eyleminde bulundu. Eyleme çeşitli emekli dernekleri ve siyasi partiler de destek verdi.
EYT-EF Genel Başkanı Arzu Lastikçi basın açıklamasını okudu.
Açıklama şu şekilde:

“Bu ses halkın sesi, bu ses haklının sesi”
“Bugün Bakırköy’den bizlerin sesini duymayan, alın terimizin karşılığını vermeyen, geçinemeyen ve hakkını alamayan, emekli ve emekçilerin sefaletini görmezden gelenlere, hak İçin, adalet İçin, insanca yaşam için, tek ses, tek yürek olarak yine yeniden haykırmaya geldik. Bu ses halkın sesi, bu ses haklının sesi, bu ses mazlumun ve mağdurun sesi. Bu sesi duyun artık duyun sayın iktidar sahipleri.

“Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı sefalet yılı oldu”
Ülkenin mihenk taşları en kıdemli emektarları emekliler, varlığını ve emeklerini ülkesine adayan, katma değer üreten, ömrünün 2. baharında refah ve huzur içinde yaşaması gerekirken, ekmek derdine ve yaşam mücadelesine düşürülen emekliler… Tarihimizde yaşamadığımız kara ve kabus dolu günler altındayız. Bu durumun müsebbibi olan ey iktidar sahipleri dinleyin. Emekliyi bitirdiniz. Hayatını çökerttiniz. 1 dilim ekmeğe muhtaç ettiniz. Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı sefalet yılı oldu.

“Emeklimizi enflasyona ezdirmedik diyorsunuz. Bizler enflasyon canavarına silindir gibi ezdirildik”
Çarşıya pazara gidemiyoruz. En insani ve temel ihtiyaçlarımızı alamıyoruz. İnsan içine çıkamıyoruz. Emeklimizi enflasyona ezdirmedik diyorsunuz. Bizler enflasyon canavarına silindir gibi ezdirildik. Yıllarca verdiğimiz emekleri yok ettiniz. Döktüğümüz alın teri mükafat yerine, çöpün başında ekmek aramak, pazarın çürük çarığında dolanmak için miydi? 75-80 yaşına gelen emeklileri iş arar hale getirdiniz. Her lafın başında baş tacı emeklimiz dediniz. Ancak bu sözün hakkını vermediniz. Horgördünüz. Umursamadınız. Aylardır feryat eden emeklinin çığlıklarını işitmeyip, duymazdan geldiniz. 16 milyon insanımızı çaresizliğe itip, bunalıma soktunuz. Kendi öz vatanımızda, kuru ekmeğe muhtaç edilmek, hangi sosyal devlet anlayışına sığar? Çözüm yerine sabır ve şükür telkin ettiniz. Kader dediniz kader. Ülkenin mihenk taşı emektarlarını kendi ellerinizle sefalete mahkum edip, buna kader diyemezsiniz. Açlık bizim kaderimiz değil, olamaz.

Emekliler: “Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı, sefalet yılı oldu”

“Sefaletin başlangıcı, 2008’de reform adı altında çıkarılan garabet yasa”
Devletin dini adalettir. Yıllardır hasret kaldığımız adaleti istiyoruz. Sefaletin başlangıcı, 2008 de reform adı altında çıkarılan garabet yasa ile başladı. Aylık bağlama oranları düşürüldü. Bağımsızlığını yitiren TÜİK’in kalem oyunuyla gerçeği yansıtmayan enflasyon oranları ile soframızdan ekmeğimiz alındı.

“Asgari ücret 35 bin TL’nin, en düşük emekli maaşı 50 bin TL’nin altında kalmamalı”
Talimatla değil adaletle görev yapan TÜİK istiyoruz. Açlık sınırının 20 bini, yoksulluk sınırının 70 bini aştığı ülkemizde, başlangıç ücreti olan asgari ücret 35 bin TL altında olmamalı, en düşük emekli maaşı, dul ve yetimler de dahil olmak üzere 50 bin TL’nin altında kalmamalı. Ekonomi ve maliye tedbirleri, milleti yoksullaştırma politikalarına dönüştü. Yönetilemeyen politikalar sonucu oluşan krizlerin faturasını Biz EYT’li emeklilere kestiniz. Maliyet ve yük hesabıyla, algı yaparak 14 milyon emeklimizi toplumun önüne attınız, günah keçisi ilan ettiniz.

“Ekonomi krize girdiyse bunun sebebini, işçi, emekçi ve emekliye gelince kaynak yok deyip şaşa ve debdebe içinde yaşatılan, servetine servet katılan mutlu azınlıkta arayın”
Eğer ekonomi krize girdiyse bunun sebebini EYT’li emeklilerde aramayın. Kur korumalı mevduata ayrılan trilyonlarda arayın. Hazineden garanti edilen projelerde arayın. 13 milyon kaçak ve sığınmacıya yapılan harcamalarda arayın. Borçlarını sildiğiniz, vergi aflarını sağladığınız yandaşlarda arayın. 3-5 maaş alan bürokratlarda arayın. İtibardan tasarruf olmaz deyip, israf edenlerde arayın. İşçi, emekçi ve emekliye gelince kaynak yok deyip, şaşa ve  debdebe içinde yaşatılan, servetine servet katılan mutlu azınlıkta arayın. SGK’yı hortumlayanlarda arayın. EYT’lilerle uğraşmayın.

“Dilenci değil emekliyiz”
Yıllarca primlerini peşin peşın ödemiş, alın teri ve emek sahipleri Türkiye Cumhuriyeti’nin asli ve öz evlatlarına haksızlık etmeyin. Adil olun. 16 milyon emekli, dul ve yetimler olarak, sadaka istemiyoruz. Dilenci değil emekliyiz. Primlerimizin ve emeğimizin karşılığını istiyoruz.  Özel banka ve sandık emeklilerinin, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TOBBES emeklilerinin, işçi ve memur emeklilerinin aldığı tüm haklardan faydalanmasını istiyoruz. Emekli maaşları arasındaki adaletsizliğin giderilmesini ve adil bir ücret sistemi için intibak yasasının çıkarılmasını, aylık bağlama oranlarının yeniden yüzde 70’lere yükseltilmesini istiyoruz. İnsanca, onurumuza yaraşır bir şekilde yaşamak istiyoruz.

“Devletin bakanına güvendik, güvenin bedelini en ağır şekilde ödedik”
EYT meselesi kökten çözüldü mü ? Hayır. Söz verdiler. Hükümet söz verdi. Dönemin Bakanı kamuoyuna açıklama yaptı. 99 öncesi tüm haklar verilecek dedi. Prim sorunu olmayacak dedi. Ne yaptı mağdurumuz? 99 öncesi 5000 prim ve 3600 kısmi emeklilik için eksik olan primlerini SGK’ya giderek doğum ya da askerlik borçlanması yolu ile tamamladılar.  Nasıl tamamladılar? Yakınlarına bankalardan kredi çektirerek, borç alarak, ekmek teknesi pilav aracını satarak SGK’ya borçlandı. Ne oldu sonrasında ? Yasayı eksik çıkardılar. İki hakkımızı masada bıraktılar. 5000 prim ve kısmi emeklilik. 1,5 milyon insanımızı borçlu ve işsiz ortada bıraktılar.  Biz, bizi yönetenlere, devletin bakanına inandık güvendik. Güvenin bedelini en ağır şekilde ödedik. 25 yıldır bu zulüm devam ediyor. 

Emekliler: “Hediye ettiğiniz yıl, utanç yılı, kabus yılı, sefalet yılı oldu”

“99 öncesi şekliyle işe girdiğimiz şartları geri istiyoruz”
El konulan, bizim kazanılmış hakkımızdır, alın terimizdir. Pazarlığı olmaz. Dünyanın neresinde görülmüş  yasaların vatandaşın aleyhine geriye doğru yürütülmesi? Kimseden bağış lütuf istemiyoruz. Anamızın ak sütü gibi helal hakkımızı ve 99 öncesi şekliyle, işe girdiğimiz şartları geri istiyoruz.  Yaş haddini kaldırdık dediniz. Kısmi emeklilikte 58-60 yaş olan yaş haddini kaldırmadınız. Verilen söz senettir, borçlandırır. Sözünüzü tutun. Masada bıraktığınız 5000 prim ve kısmi emeklilik haklarımızı teslim edin. Bu hakları alana kadar and olsun ki vazgeçmeyeceğiz. Geri adım atmayacağız.

“8 Eylül 99 sonrası çalışma hayatına dahil olanlara, adil bir emeklilik sistemi getirilmesini istiyoruz”
1982 yılına kadar dayanan tescil sorunu yaşayan emeklilik haklarına kavuşamayan BAĞ-KUR’lu esnaf ve sanatkarımızın tescil sorununun çözümünü, eşitlik ve adalet ilkesi gereği; 9000 prim değil 99 öncesi SSK lıların sahip oldukları 5000 prim haklarını, kısmi emeklilikte de 5400 değil yine SSK’lıların sahip olduğu 3600 prim günlerini istiyoruz. İhya mağduriyetinin giderilmesini, toplamda değil ihtiyacı kadar prim satın alabilmesini istiyoruz.  Staj ve çıraklık sigorta süresi başlangıcının emeklilik başlangıcı olarak sayılmasını, kadınlarımızın doğum borçlanmasında, doğum öncesi sigortalı olmak şartının kaldırılmasını, askerlik borçlanmasında da emekli sandıklarına tabi olanların SSK’lılarla aynı şartlara sahip olmasını istiyoruz. 8 Eylül 99 sonrası çalışma hayatına dahil olanlara, adil bir emeklilik sistemi getirilmesini istiyoruz. 

“SGK kaynaklı tüm mağduriyetlerin sesi olmaya devam edeceğiz”
Mevcut emeklilik sistemi, ülkemiz çalışma koşullarına uygun değil. Mezarda emeklilik İstemiyoruz. EYT ve Emekliler Federasyonu olarak SGK kaynaklı tüm mağduriyetlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Emek ve alın terinin kıymetini bilmeyenlere karşı susmayacağız. Birbirimize sahip çıkacak,  topyekün mücadele edeceğiz. Vazgeçmeyeceğiz.”

“Biz istemezsek vermeyecekler”
Toplumcu Kurtuluş Partisi (1920 TKP) üyeleri de EYT-EF basın açıklamasına destek verdi.
1920 TKP adına İstanbul İl Sekreteri Tarık Yüce basın açıklamasında yaptığı konuşmaya, “Toplumcu Kurtuluş Partisi adına EYT ve Emekliler Federasyonu üyelerini selamlıyorum” diye başladı.
Yüce, konuşmasında şunları ifade etti: “Sizler yıllarca mücadele ettiniz. Türkiye’nin dört bir yanında sokak sokak, meydan meydan, hak verilmez alınır diyerek emeklilik hakkını söke söke aldınız. Ancak mağduriyetleriniz devam ediyor. 5000 prim günü, 3600 prim günü, kısmi emeklilik mağduriyeti, staj ve çıraklık mağduriyeti, Bağ-Kur tescil mağduriyetleri devam ediyor.
Partimiz Toplumcu Kurtuluş Partisi, 3 Mart 2023 tarih ve 7438 sayılı EYT Kanununa rağmen hâlâ emekli olamayan EYT’li emekçilerin yaşadığı mağduriyetlerin tamamen ortadan kaldırılması için; eksik bırakılan tüm hakları kapsayacak şekilde EYT Kanununun yeniden düzenlenmesini; Bağ-Kur kapsamı altında, tescil, prim eşitleme ve ihya mağduriyetlerinin giderilmesini; staj sürelerinin ve çıraklık sigortasının SGK başlangıcı sayılmasını; emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısının düşürülmesini; ağır işlerde çalışanlara yıpranma payı ve erken emeklilik hakkı tanınmasını; emeklilere hak ettikleri saygının gösterilmesini; emeklilerle, dul ve yetimlerinin insanca yaşam koşullarına sahip olabilmeleri için, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşıyla eşitlenmesini ve emeklilerin toplu sözleşmeli sendika hakkının Anayasal güvenceye alınarak, Emekli Sendikaları Kanunu’nun derhal çıkarılmasını savunuyor.
Biz istemezsek vermeyecekler. İnsanca yaşama koşulları sağlanana kadar mücadelemiz devam edecektir. Mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır.”

Kaynak: ANKA

]]>
Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı https://yenidunya.org/emek-gundemi/31535/emekliler-insanca-yasam-haklari-icin-yine-meydanlardaydi/ Sun, 08 Dec 2024 16:43:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=31535 EYT ve Emekliler Federasyonu’nun (EYT_EF) Kadıköy’de düzenlediği basın açıklamasında, emeklilerin mücadeleden vazgeçmeyeceği vurgusu öne çıktı.
Emekliler, insanca bir yaşam için en düşük emekli aylığının 50 bin liradan az olamayacağı haykırdılar. Emekli aylığı bağlama oranının yüzde 70’lere yükseltilmesi ve intibak yasasının çıkarılması taleplerini dile getirdiler.
Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanan emekliler, “Emekli insanca yaşam istiyor”, “Saraya bol kepçe, emekliye yok bütçe”, “Hükümet istifa”, “Emekliyiz, haklıyız kazanacağız”, “Ankara, Ankara duy sesimizi, bu gelen emeklinin ayak sesleri” sloganlarını attılar.
Eyleme, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

“Emekli yılı değil, utanç ve sefalet yılı”
EYT-EF, Kadıköy’de düzenlediği basın açıklamasında Federasyon Başkanı Arzu Lastikçi, emeklileri sefalet ücretine mahkum eden AKP iktidarını eleştirdiği konuşmasında, “AKP iktidarının emeklileri bitirdiğini, emekliye hediye edilen 2024 yılının aslında bir “utanç, kabus ve sefalet yılı” olduğunu söyledi. vurguladı.”
Lastikçi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yalan ve sahte enflasyon oranlarına göre verilen zamların emekliyi ezim, ezim ezdirdiğini ifade etti. 75-80 yaşındaki emeklilerin çalışmak zorunda kaldığını söyleyen EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Lastikçi, “Bu sefil günlerin başlangıcı 2008’de çıkarılan garabet yasasıdır. Bu yasa iptal edilmelidir” dedi.
İnsanca bir yaşam için en düşük emekli aylığının 50 bin liradan daha az, asgari ücretin de altında olamayacağını, söyleyen Lastikçi, “En düşük emekli aylığının açlık sınırının 20 bin lirayı, yoksulluk sınırının 70 bin lirayı aştığı bir ülkede insanca bir yaşam için en az 50 bin liralık asgari ücret ve emekli aylığı olması gerektiğini belirtti.”
Lastikçi, konuşmasını, “Asla geri adım atmayacağız, vazgeçmeyeceğiz. Çünkü zafer, vazgeçmeyenlerin olacaktır” sözleriyle tamamladı.

Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı

EYT-EF, emeklilerin talepleri
-SGK’de 3 bin 600 gün prim, kadınlarda 50 yaş, erkeklerde 55 yaş kısmı emeklilik hakkımız tanınmalıdır. Kısmı emeklilikte 58-60 yaş şartını kabul etmiyoruz.
-Bağ-Kur esnafının tescil sorunu çözümlenmelidir,
-Emekli aylıkları arasında adaletin sağlanması için intibak yasası çıkartılmalıdır,
-Staj ve çıraklık sigorta süresinin başlangıcı, emekliliğin başlangıcı sayılmalıdır.
-Askerlik borçlanmasında Emekli Sandığı’na tabi olanlar da, SSK’lılarla aynı şartlara sahip olmalıdır,
-8 Eylül 1999 sonrası çalışma hayatına girenlere de adil bir emeklilik sistemi getirilmelidir.       

Emekliler insanca yaşam hakları için yine meydanlardaydı

Emekli dayanışması
Eylemde, 2021 Tüm Emekliler Sendikası adına Maltepe Temsilcisi Selim Dikel bir konuşma gerçekleştirdi.
Konuşmasına, “Hükümete ve TBMM’ye sesleniyorum” diye başlayan Dikel, “Ey iktidar sahipleri, muhalefet liderleri ve milletin vekilleri; emeklilerin Kadıköy’den yükselen sesine kulak verin, taleplerimizi iyi dinleyin. Dilenci değil emekliyiz; sadaka değil, insanca yaşanacak maaş istiyoruz. Açlık sınırının 22 bin, yoksulluk sınırının 68 bin lirayı aştığı, ortalama ev kirasının 25 bin lira olduğu bir ortamda; asgari ücretin bile altındaki 12 bin 500 liralık emekli maaşıyla açlığa, yoksulluğa ve sefalete mahkum edilen milyonlarca emekli yaşama savaşı veriyor.” dedi
Dikel, konuşmasını, “Biz emekliler yıllarca çalıştık, ürettik ve emekliliğimizde insanca yaşayabilmek için devlete prim ve vergi ödedik. Sadaka istemiyoruz. Maaş ve ücretlerimizden yıllar boyunca kesilen ve işletilen primlerimizin karşılığını istiyoruz. Emeğimizin ve alın terimizin karşılığında insanca yaşamak hakkımız değil mi?
Artık yeter! Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten vazgeçmelidir. Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi ve milyoneri bir avuç holding patronu, tefeci banker ve yandaş müteahhitler için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın.” sözleriyle bitirdi.

]]>
Emekliler, İzmir’de boş tencerelerle yürüdü https://yenidunya.org/emek-gundemi/30681/emekliler-izmirde-bos-tencerelerle-yurudu/ Wed, 07 Aug 2024 18:18:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=30681 2021 Tüm Emekliler Sendikası Konak Şubenin çağrısı ile İzmir Konak’ta yürüyüş ve basın açıklaması yapıldı.
Tüm Emekli-Sen üyelerinin katıldığı eyleme, siyasi partiler ve kitle örgütleri de destek verdi.
İlk açıklamayı Tüm Emekli-Sen Konak Şube Başkanı Ayşe Ekşioğlu yaptı.
Ekşioğlu açıklamasında şunları dile getirdi: “Bu iktidar geldiğinde emekliye verilen maaş tutarı 2 cumhuriyet altınına tekabül ederdi. Bugünkü hesaba göre; 32 bin TL olması gereken maaşımız 12 bin 500 TL’ye inmiş durumda. Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi bir avuç holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın.”

Emekliyiz, dilenci değil
Açıklamasına, “Yıllarca çalışan, vergi ve sigorta primi ödeyen emekliler sadaka değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını istiyor.” sözleriyle devam eden Ekşioğlu, “Maaş zamlarının yetersizliğini, hayat pahalılığını, enflasyonu, TÜİK verilerini ve istatistiki bilgileri her toplantımızda tekrar etmekten utanır hale geldik. Acı olan ise aynı bilgileri size sunmak her zamankinden daha zorunlu hale geldi. 30 gün boyunca 3 çeyrek altın ile geçinmek zorunda kaldık. Bu iktidar geldiğinde emekliye verilen maaş tutarı 2 cumhuriyet altınına tekabül ederdi. Bugünkü hesaba göre; 32 bin TL olması gereken maaşımız 12 bin 500 TL’ye inmiş durumda. Hükûmet, emeklileri dilenci gibi görmekten derhal vazgeçmelidir. Yıllarca çalışan, vergi ve sigorta primi ödeyen emekliler sadaka değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını istiyor. Umuyoruz ki; bu feryatlarımız, çığlıklarımız, yetkililer tarafından duyulur ve gereği yapılır. Artık yeter! Devlet bütçesi ve maliye hazinesi, dolar milyarderi bir avuç holding patronu ve müteahhit için değil, milyonlarca yoksul emekli için harcansın. Aksi takdirde 31 Mart yerel seçimlerinde sarı kartla ikaz ettik, olası bir erken seçimde kırmızı kart göstereceğimizin bilinmesini istiyoruz” dedi.

Emekliler, İzmir’de boş tencerelerle yürüdü

Emekliyi, emekçiyi açlıkla yüz yüze koydular
Açıklamada 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş’de bir konuşma yaptı.
Hürkardeş, konuşmasında, “Bütçe yapıyorlar, bütçede halk var mı? Yok. Kimse yok. Emekli yok. İşçi yok, emekçi yok. Hiç kimse yok. Bu geçen bütçe yine savaş bütçesi oldu. Diğer taraftan eğitim, sağlık tüm kurumları çökerttiler. 2002 yılında asgari ücret, 185 TL, emekli maaşı 276 TL idi. Bugün karşılaştırdığınızda 17 bin TL’ye denk geliyor. Oysaki hala 12 bin 500 TL maaş alan arkadaşlarımız var. Kira parasına dahi yetmiyor. 2016 yılında asgari ücret bin lira emekli maaşları bin 663 lira. Arada fark yüzde 66. 2024 yılına geldiğimizde asgari ücret 17 bin, emekli maaşları 13 bin 280’e düştü. Yani yüzde 28 eksildi. Örnek 2016 yılında asgari ücret yüzde 66 fazlasını alırken bugün yüzde 28 eksiğini alıyoruz. Bu ülkede tasarruf dediler ama gelin görün ki beş kardeşlere yani beşli çeteye 120 kez vergi indirimi yapıldı. Bugün emekliyi, emekçiyi açlıkla yüz yüze koydular. Sözüm ona 2024 yılı emekliler yılı olacaktı. Ne yazık ki sefalet, açlık, yoksulluk ve zulüm yılı oldu. Bugün açlık sınırı 25 bin TL. Yoksulluk sınırı 62 TL oldu ki bu da Türk İş Konfederasyonu’nun açıklaması ne kadar objektif açıkladıysa. Görünüyor ki bu ülkede açlık sınırı ile yoksulluk sınırının ortalamasını aldığınızda bu ülkede 70 milyon insan aç yaşıyor” ifadelerini kullandı.

]]>