direniş – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 17 Jun 2026 08:22:15 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.6 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png direniş – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Özşen Madencilik işçileri kazanımlarını 15-16 Haziran direnişine armağan etti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34143/ozsen-madencilik-iscileri-kazanimlarini-15-16-haziran-direnisine-armagan-etti/ Wed, 17 Jun 2026 08:22:13 +0000 https://yenidunya.org/?p=34143 Kavga aynı kavga, dava aynı dava

Özşen Madencilik işçileri, hakları için sürdürdükleri 27 günlük direnişi 15 Haziran’ı 16 Haziran’a bağlayan gece kazanımla sonuçlandırdı. Yerin 1200 metre altında açlık grevi yapan madenciler, kazanımlarını 15-16 Haziran’da ayağa kalkan emekçilere armağan ederek “Kavga aynı, dava aynı, kararlılık aynı kararlılıktı” dedi.
56 yıl önce on binlerce işçinin sendikal hakları için fabrikalardan çıkarak kentleri durdurduğu 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin yıldönümünde, bir işçi mücadelesi daha kazanımla sonuçlandı. Edirne Uzunköprü’de faaliyet gösteren Özşen Madencilik’te çalışan işçiler, ücret ve mesai alacaklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları direnişi 15 Haziran’ı 16 Haziran’a bağlayan gece zaferle tamamladı.
Bundan 56 yıl önceki 15-16 Haziran’da işçi sınıfı sendikal hak ve özgürlükleri için bir mücadele hattı kurmuş olmaları, Özşen Madencileri için kazanımı daha manidar kıldığını söyleyen işçiler “15-16 Haziran’la sorunlarımız ortak. Onların ardından direnen, yasaklar ve baskılara boyun eğmeyenler de mücadelemize örnektir. Özşen Madencilik işçileri olarak kazanımımızı 56 yıl önce tüm işçi sınıfı için direnen emekçilere armağan ediyoruz” diyerek kazanmanın sevincinin yanı sıra işçi sınıfı tarihinin en önemli direnişinin yıldönümünü bir kazanımla daha hatırlatmanın mutluluğunu yaşadıklarını söylediler.

Saldırıları yerin altından duydular
BirGün’den Ebru Çelik‘in haberine göre, direniş boyunca eylemlerini farklı biçimlerde sürdüren işçilerden bazıları kendilerini madene kilitledi, yerin 1200 metre altında açlık grevine başladı. Günlerce yer altında kalan işçiler, bir yandan haklarını beklerken bir yandan da yer üstünde madencilere ve ailelerine yönelik silahlı ve fiziksel saldırıyı yerin metrelerce altından takip etmek zorunda kaldı.
Direnişçilerden Remzi Umunç, mücadelelerinin 15-16 Haziran yıldönümünde sonuçlanmasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Umunç, haklarını alacakları haberinin yer altında kendilerine ulaştığını anlatarak, “Bu mücadelenin 15 Haziran’ı 16 Haziran’a bağlayan gece sonuçlanmasını çok istiyordum. Hatta bunun için dua ettim. Kazanım haberini aldığımızda yalnızca haklarımızı kazandığımız için değil, bunun 15-16 Haziran’ın yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle de büyük mutluluk yaşadık” dedi.
56 yıl önce sendikal hakları için ayağa kalkan işçilerin mücadelesiyle bugün yaşadıkları direniş arasında güçlü bir bağ kurduğunu belirten Umunç, “56 yıl önceki büyük işçi direnişi hepimizin saygı duyduğu ve güç aldığı bir mücadeledir. Kavga aynı kavga, dava aynı dava, kararlılık aynı kararlılıktır. Biz sendikal haklarımız için de direnişteydik. Patron ücretlerimizi vermek istedi. Biz sendikamızı olmadan bir adım gitmeyiz’ dedik ” ifadelerini kullandı. Bağımsız Maden İş adına konuşan işçi, şunları söyledi: “Ne istediysek arkamızda durdular. Gerektiğinde kendilerini siper ettiler. Aynı yerde yattık, aynı ekmeği paylaştık. Bu süreçte kurumlar değil, hakkını arayan insanlar tanıdım. Ağabeyler, kardeşler ve dostlar kazandım.”

Özşen Madencilik işçileri kazanımlarını 15-16 Haziran direnişine armağan etti

Üstlerine kalmayalım diye ailelerimize saldırdılar
Madenciler, yer altında oldukları sırada dışarıda bekleyen ailelerinin ve direniş alanındaki işçilerin saldırıya uğradığı haberlerini telefonlarla aldıklarını anlattı. Umunç, “Biz yerin 1200 metre altındaydık. Yukarıdan işveren tarafından telefonlar geliyordu. Ailelerimiz, iş arkadaşlarımız ve çocuklarımıza üzerinize ateş açıldığını öğrendik. Madende açlıktan veya gaz, oksijen yetmezliğinden ölürsek üstlerine kalmayalım diye bu şekilde bir saldırı hedeflediklerini düşünüyoruz. Haklarımızı istemek için çıktığımız bu yolda bunları yaşamak zorunda kaldık. Yaşananların bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
“Keşke bu mücadeleyi varlığımızı kanıtlamak için vermek zorunda kalmasaydık” diyen Umunç, “Keşke daha iyi ücretler ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele ediyor olsaydık. İnsanların kendi alın terinin karşılığını alabilmek için birilerine boyun eğmek zorunda bırakılması kabul edilemez” dedi.

Zafer 56 yıl önce direnen emekçilerin
İşçiler, kazanımın yalnızca Özşen Madencilik işçilerinin değil, farklı sektörlerde hak mücadelesi veren tüm emekçilerin ortak başarısı olduğunu vurguladı.
İşçilerden Erhan Göklü, “Bu zafer yalnızca bizim değil, yer altında ve yer üstünde çalışan bütün emekçilerin zaferidir. Tekstil işçilerinin, eğitim emekçilerinin, atanamayan öğretmenlerin ve baskıya maruz bırakılan tüm emekçilerin mücadelesidir” dedi. Göklü, bugün farklı sektörlerde süren direnişlerin birbirine güç verdiğini belirterek, “Biz başka mücadelelerden güç aldık. Başkaları da bizden güç alacak. Böylece küçük küçük yakılan ateşler büyüyerek yayılacak” ifadelerini kullandı.
Madenciler, 15-16 Haziran’ın yalnızca tarih kitaplarında kalan bir olay olmadığını, bugün de işçi sınıfının mücadelesinde yaşamaya devam ettiğini söyledi. Göklü, “15-16 Haziran’da işçi sınıfı devletin dahi karşısında durabilecek güce sahip olduğunu gösterdi. Bugün de işçiler birleştiğinde neler yapabileceğini göstermeye devam ediyor” dedi.
Direnişi zaferle tamamlayan Özşen işçileri, kazanımlarını 56 yıl önce sendikal hakları için ayağa kalkan işçilere adadıklarını belirterek, “Onlar bu ateşi ilk yakanlardı. Biz bugün onların açtığı yolda yürüyoruz. Kazanımımızı 56 yıl önce tüm işçi sınıfı için direnen emekçilere armağan ediyoruz” mesajını verdi.

]]>
Doruk Madencilik işçileri: ‘Birlikte direndik, birlikte kazandık’ https://yenidunya.org/emek-gundemi/34106/doruk-madencilik-iscileri-birlikte-direndik-birlikte-kazandik/ Fri, 05 Jun 2026 09:19:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=34106 Bağımsız Maden İş Sendikası, Doruk Madencilik işçilerinin tazminat, yıllık izin, TİS farkları ve ücretsiz izin dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğini belirterek, direnişin zaferle sonuçlandığını duyurdu.
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerinin eylemleri sonuç verdi. Bağımsız Maden İş Sendikası, işçilerinin tazminat, yıllık izin, TİS farkları ve ücretsiz izin dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğini duyurdu.

“Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz.”
Bağımsız Maden İş Sendikası’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verilidi:
“Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları ve yasa dışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçte işleyecek bir mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır. Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza ve madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık. Ankara’daki heyetimizle, Edirne’de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz.”
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Ancak taahhüt edilen ödemeler yapılmayınca işçiler yeniden eyleme başlamıştı.

Kaynak: ANKA

]]>
Emekliler Gezi Direnişini unutmadı! https://yenidunya.org/emek-gundemi/34071/emekliler-gezi-direnisini-unutmadi/ Sun, 31 May 2026 07:41:14 +0000 https://yenidunya.org/?p=34071
Emekliler Gezi Direnişini unutmadı!

2021 Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli Sen), Türkiye kamuoyunda Gezi Direnişi olarak anılan Büyük Halk Direnişinin 13. yılını selamlayan yazılı bir açıklama yaptı.

Basına ve kamuoyuna,
Yüz binlerce emekçi, 31 Mayıs 2013’te İstanbul Gezi Parkında, özelleştirme, faiz, döviz, rant ve vurgun rejimine karşı harekete geçti. Haziran ayı içinde, ülke çapında milyonlarca insan Büyük Halk Direnişine katıldı.

Gezi halktır. Gezi Emektir. Egemenliğinin zor ve hile yoluyla gasbedilmesine karşı halkın toplu demokratik tepkisidir.

Yoksulluğa, işsizliğe, aşsızlığa, konutsuzluğa, kadın erkek eşitsizliğine; başta sağlık ve eğitim olmak üzere özelleştirme yağmasına başkaldırıdır.

AKP iktidarına, halkın muhalefetini, seçilmiş başkanları ve çalışma arkadaşlarını tutuklamak, belediyelere kayyım atamak, kayyım atayamadıklarını çalışamaz duruma getirmek yetmedi. Yakın zamanda el yükselterek, ’’mutlak butlan’’ kararıyla ana muhalefet partisi CHP’yi toptan iptal etmeye, paramparça etmeye çalışıyor.

Biz halkız. İktidarın hilelerini ve ayak oyunlarını bilgece boşa çıkaracağız. Kaynağını Anayasadan alan meşru demokratik direnme hakkımızı kullanarak, iktidarın hukuksuzluklarını ’’kesinlikle geçersiz’’ kılacağız.

Eşitlik ve özgürlük için; bağımsız, demokratik laik sosyal hukuk devleti için üzerimize düşen görevlere hazırız.
Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz.

]]>
Maden işçileri direndi kazandı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34026/maden-iscileri-direndi-kazandi/ Wed, 29 Apr 2026 08:57:28 +0000 https://yenidunya.org/?p=34026 Emekçilerin tüm talepleri karşılandı

Doruk Madencilik işçilerinin ücret ve tazminat hakları için başlattığı direniş zaferle sonuçlandı. Yapılan görüşmenin ardından Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, 15 gün içerisinde tüm ücretlerin yatırılacağını belirterek açlık grevinin ve direnişin sonlandığını duyurdu.

Yıldızlar SSS Holding’e bağlık Doruk Madencilik işçilerinin direnişlerinin 17’nci açlık grevlerinin 9’uncu gününde mücadelelerini zaferle sonuçlandı.13 Nisan’da Eskişehir Doruk Madencilik’ten haklarını almak için yola çıkan ve Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürüyen maden işçileri, gasp edilen tüm haklarını aldığını duyurdu.

İşçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Enerji ile Çalışma Bakan yardımcıları ve Emniyet Genel Müdürü ile dün yaptığı görüşmenin ardından direnişin kazanımla sonuçlandığını açıkladı.
Sendikadan yapılan açıklamada, Yıldızlar SSS Holding tarafından gasp edilen tüm özlük hakları, ücret ve tazminat haklarının verilmesi için söz verdiği belirtildi. Şirket ve bakanlıklar arasında yapılacak görüşmelerin ardından 15 günlük süre içerisinde ücretsiz izne çıkarılanlar dahil mağdur edilen tüm işçilerin haklarının verileceği açıklandı.

15 gün süre verildi
Bakanla görüşmelerinin ardından açıklama yapana Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi: Toplantı olumlu geçti. Bazı arkadaşlarımızın paraları yattı. Enerji Bakanlığı, İşçileri Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı bizlere söz verdi. Tüm sendikalara sesleniyorum: İşçilerinize sahip çıkın. İşçilerin halleri çok perişan. Doruk Madencilik İşçileri 180 kilometre yol yürüdüler, emeklerine sahip çıktılar. Siz de işçilerinizin emeğine sahip çıkın. Tüm işçilerin bütün hakları alındı. Şirket 15 gün içerisinde tüm ücretlerin ödeneceğinin sözünü verdi. Çalışmak isteyen işçiler bu haklardan faydalanamayacaklar, sadece maaşlarını alacaklar. Çıkmak isteyen işçiler tüm haklarını alarak çıkacaklar. Hiçbir işçiyi mağdur etmedik bu zamana kadar, Bağımsız Maden İş olarak söz veriyoruz.”

Hakkınızı arayın
Çakır’ın ardından konuşan sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, açıklama yaptığı sırada Anadolu Ajansı ve Haber Türk’ün mikrofon uzatmasına “Öncelikle burada görmediğimiz mikrofonları görüyoruz. Buna sevindik. Direnişin başından bu yana yoktu” dedi.
“Ödenmemiş sendikal haklar, özlük hakları, zorunlu ücretsiz izne çıkarılan işçilerin SGK primlerinin yeniden yapılması, ücretlerinin ödenmesi, mahkeme sürecinde olan arkadaşlarının ücretlerinin ödenmesi, sendikamıza başvuru yapmayan yani tüm mağdur olan işçilerin ücretlerinin ödenmesi sözünü aldık” ifadelerini kullanan Aksu, “15 gün sonra Bakanların huzurunda çek edilmek üzere bir garantörlükle sürecimizi tamamladık. Direnişimizi zaferle sonuçlandırdık. Tüm işçi sınıfına sesleniyorum. Haklarınızı aramaktan korkmayın” diye konuştu. Sendika yöneticileri, direnişin ve açlık grevinin son bulduğunu söylerken tüm halka 15 günlük süreci takip etme çağrısı yaptı.

Ne olmuştu?
2022 yılında Yıldız SSS Holding devredilen Doruk Madencilik’te çelışan işçiler, gasp edilen hakları için 12-13 Nisan’da Bağımsız Maden İş öncülüğünde Eskişehir Mihalıççık’tan Ankara’ya yürüme kararı aldı. Sekiz gün süren ve 180 kilometreyi bulan yürüyüşün ardından Ankara’ya ulaşan madenciler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istedi. Polisin biber gazlı müdahalesiyle karşılaşan gruptan yaklaşık 30 işçi ve sendika yöneticisi gözaltına alındı. İfadeleri alınan işçiler daha sonra serbest bırakıldı. Mücadelelerini Ankara’da açlık grevi başlatarak sürdüren işçiler, Bakanlığa tekrar yürümek istedikleri iki dedefa polis müdahalesiyle gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Direniş, sosyal medyadan televizyon ekranlarına, stadyum tribünlerinden sanat camiasına kadar toplumun pek çok kesiminde geniş bir destek dalgası yarattı. Direnişin 17. gününde, açlık grevinin ise 9. gününde madencilerin mücadelesi kazanımla sonuçlandı.

Kaynak: BirGün

]]>
Madenciye biber gazı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33999/madenciye-biber-gazi/ Sat, 25 Apr 2026 08:39:14 +0000 https://yenidunya.org/?p=33999 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önüne yürümek isteyen işçilere izin verilmedi

Ücretlerini, tazminatlarını alamadıkları, zorunlu ücretsiz izne çıkarıldıkları gerekçesiyle Eskişehir’den Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçileri direnişlerini sürdürüyor. Madencilerin dün Kurtuluş Parkı’ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önüne yürümelerine izin verilmedi. Yürümek isteyen işçilere biber gazı ile müdahale edilirken, Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik’ten de günler sonra açıklama geldi. Şirket ücretlerin ödenemediğini kabul etti.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, 5 gündür açlık grevinde olan madenciler Kurtuluş Parkı’ndan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önüne yürümek istedi. Ancak madencilerin yürüyüşüne izin verilmedi. Çevreleri yüzlerce çevik kuvvet polisi ve engellerle çevrildi. Madenciler durumu baretlerini yerlere vurarak protesto etti.

‘Gitmeyeceğiz, yılmayacağız’
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, çözüm için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önüne yürümek istediklerini söyledi. Çakır, “Herhalde yine gözaltına alınacağız ama bu mesele çözülmeden buradan gitmeyeceğiz. Yılmayacağız” dedi. Bağımsız Maden-İş Sendikası eğitim ve örgütlenme uzmanı Başaran Aksu da, muhataplarının Enerji ve Çalışma bakanlıkları, TBMM ve TMSF olduğunu söyledi.

‘Kölelik düzeni’
Aksu, “Hepimiz aynı sıkıntılar içindeyiz. Kamu çalışanlarına 80 bin lira, asgari ücretliye 28 bin lira, emekliye 20 bin lira maaşla kölelik düzenini ortaya koymuşlar. Köleliği anayasaya hüküm olarak koyun. Elimize kelepçe takın, ayağımıza zincir takın, bakanlar da kölebaşı olsun. Bizi sürsünler madenlere, tarlalara, sokakları süpürmeye. Polislere kırbaç verin onlar da bizi kırbaçlasınlar. Tablo budur” dedi. Daha sonra madenciler sloganlar eşliğinde yürürüyüşe geçmek istedi. Barikata yüklendi.

İzin verilmedi
Ancak polis, eylemin 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na aykırı olduğunu belirterek işçileri uyardı. İşçiler barikata yüklenmeye devam ederken, “ölmek var dönmek yok” sloganları attı. İşçiler barikatın bir bölümünü yıktı. Ancak yürüyüşe izin verilmedi. Polis, eylemin yasaya aykırı olduğunu, son verilmesini istedi. Bunun üzerine madenciler oldukları yerlere çöktü ve üstlerini çıkararak soyundu. Yarı çıplak oturmaya başladı. “Hakkımızı istiyoruz” sloganları attı. Bu sırada polis bir kez daha uyarı anonsu yaparak, “Kurtuluş Parkı içerisinde üzerindeki kıyafetleri çıkararak oturma eylemi yapan gruba sesleniyorum. Yapmış olduğunuz eylem 2911 sayılı kanuna aykırıdır. Lütfen eyleminize son verin” dedi. Madenciler ise yarı çıplak yerde oturmaya devam ederek, “Ölmek var dönmek yok” sloganları attı. Bu sırada madenciler baretlerini yere vurdu. Bu arada açlık grevindeki 3 madenci fenalışta ve hastaneye kaldırıldı.

‘Holdingi çağırın’
Sonrasında işçiler bir kez daha yürümek için polis barikatına yüklendi. İtiş kakış yaşandı. Ancak yürüyüşe izin verilmedi. Madenciler, “Holdingi çağırın buraya. Çocuklarımız var günlerdir görmüyoruz. Engelli çocuklarımız var. Elinizi vicdanınıza koyun. Böyle vicdan olmaz” diyerek tepkilerini dile getirdi. İşçiler yürümekte ısrar edip barikatı diğer taraftan  aşmak istedi. Biber gazı ile müdahale edilerek, yine izin verilmedi. Madenciler 3 işçinin biber gazı nedeniyle hastaneye kaldırıldığını, toplam 6 madencinin fenalaştığını bildirdi.

‘Hakkımızı istiyoruz’
Madenciler, “100 tane madenci için bin tane güvenlik görevlisi getirildiğine” dikkat çekti. “Yazıklar olsun, hakkımızı istiyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi. Bazı madenciler biber gazından fenalaştı. Madenciler yarı çıplak betona yatıp, baretlerini yerlere vurarak tepkilerine devam etti.

Şirketten ücret itirafı
Bu arada Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik de günler sonra açıklama yaptı. Açıklamada, son dönemde elektrik fiyatlarında yaşanan gelişmelerin işletmede de bazı sıkıntıları beraberinde getirdiği belirtildi. Sabit fiyatlı satış anlaşması bulunmayan pek çok termik santralin ya üretimini durdurduğu ya da düşük kapasiteyle faaliyet gösterdiğine işaret edilen açıklamada, santrale kömür tedarik eden sahada yaşanan üretim düşüşünün kömür ihtiyacının dış kaynaklardan karşılanmasını zorunlu kıldığı, bu durumun da maliyetler üzerinde ilave bir baskı oluşturduğu iddia edildi. Santralde elektrik üretiminin mart başında geçici olarak durdurulduğu belirtilen açıklamada, işçilerin yaklaşık 4’te 1’inin ücretsiz izne çıkarıldığı bildirildi. Bağımsız Maden-İş Sendikası’nın suçlandığı açıklamada, “Halihazırda görevine devam eden veya ücretsiz izne çıkarılan çalışma arkadaşlarımıza ortalama olarak farklı aylardan kalan yaklaşık ortalama üç aylık maaşları henüz maalesef ödenememiştir” denildi.

EÜAŞ ile görüşülüyor!
Sabit fiyattan elektrik satış anlaşması yapmak amacıyla Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ile görüşmelerin devam ettiği, bu durum gerçekleştiğinde santralde yeniden üretime başlanacağı kaydedildi. İşçilerin alacaklarının ödenmesi için de çalışmaların devam ettiği, en kısa sürede alacaklarının tamamının ödeneceği savunuldu.

]]>
Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher’i mahkûm etti https://yenidunya.org/kadinin-sesi/33901/flormar-direnisinde-yillar-sonra-tarihi-kazanim-fransa-mahkemeleri-yves-rocheri-mahkum-etti/ Fri, 13 Mar 2026 21:40:06 +0000 https://yenidunya.org/?p=33901 2018’de Gebze’de başlayan ve kadın işçilerin mücadelesiyle hafızalara kazınan Flormar direnişi yıllar sonra tarihi kazanım elde etti. Fransa’da görülen davada mahkeme, kozmetik devi Yves Rocher’in, bağlı şirketinde “özen yükümlülüğünü” ihlal ettiğine hükmetti. Karar, küresel sermayenin işçi hakları sorumluluğu açısından dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.

Petrol-İş Sendikası’nın, Flormar’ın bağlı olduğu Fransa merkezli Yves Rocher’e açtığı dava sonuçlandı. Paris Asliye Mahkemesi, şirketin Türkiye’deki faaliyetlerinde ortaya çıkan işçi hakları ihlallerini önlemek için gerekli önlemleri almadığına hükmederek işçilere ve sendikaya tazminat ödenmesine karar verdi.

Dünyada ilk
BirGün’den Melisa Ay-ın haberine göre, ülkenin yakın tarihine damga vuran ve kadın işçilerle hafızaya kazınan direnişi Flormar’dan seneler sonra dünyaya örnek olacak kazanım geldi.
Petrol-İş sendikası, Flormar’ın üst şirketi Fransa merkezli Yves Rocher’e açtığı davayı kazandı. 7 yıl süren davada mahkeme, şirketin bağlı şirket faaliyetlerinde özen yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmederek işçiler ve sendikaya tazminat ödemesine hükmetti.
Karar, dünyada bir ilk olmasının yanı sıra işçi sınıfı için de emsal niteliği taşıyor.

297 günlük direniş
Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi’nde örgütlenen Flormar emekçileri, sendikaya üye oldukları için işlerinden edilmiş ve 15 Mayıs 2018’de Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrika önünde direnişe başlamıştı. 297 gün boyunca süren direniş emekçiler işverenin sunduğu teklifin oy çokluğu ile kabul edilmesiyle sona erdi. Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler, gençler ve kadınlar gibi toplumun geniş kesiimlerinden de destek alan direniş, 8 Mart 2019’da sona ermişti.
Fransa mahkemeleri, Yves Rocher’nin Özen Yükümlülüğü Yasasını ihlal ettiğine hükmetti. Petrol-İş’in Yves Rocher’e karşı 2018’de başlattığı Flormar direnişi, yıllar sonra tekrar kazanım elde etti.Karar Türkiye’nin yanı sıra dünyada da bir ilk oldu.

Flormar direnişinde yıllar sonra tarihi kazanım: Fransa mahkemeleri Yves Rocher'i mahkûm etti

Küresel sermaye, emekçilerin direnişine yenildi. Kazanım işçilerle bir arada duran sendikanın kararlılığıyla geldi.
Paris Asliye Mahkemesi’nin Özen Yükümlülüğü davalarına bakmakla yetkili 34. dairesi, Yves Rocher Grubu’nun Türkiye’de faaliyet gösteren bağlı şirketinde yaşanan işçi hakları ihlalleri nedeniyle, Fransa’nın Özen Yükümlülüğü Yasası kapsamında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğine hükmetti.
Davacılar, Petrol-İş ile birlikte 81 Flormar emekçisi ve ActionAid Fransa ile Sherpa oldu. Mahkeme, ana şirketin Türkiye’deki faaliyetleri kapsamında ortaya çıkabilecek işçi hakları ihlallerine ilişkin riskleri yeterince tespit etmediğini ve gerekli önlemleri almadığını bir kez daha teyit etti.
Sendikanın aktardığına göre, mahkeme kararında, Yves Rocher Grubu’nun, “büyük şirketlerin küresel faaliyetleriyle bağlantılı insan hakları ihlallerini önleme ve tespit etme sorumluluğu”nu yerine getirmediği tespit edildi.
Mahkeme, Yves Rocher’in bağlı şirketlerinde yaşanabilecek ciddi işçi hakları ihlali risklerini önceden belirlemesi gerektiğini ancak şirketin sendika düşmanı uygulamalara karşı tedbir almadığını ifade etti. İşçilerin, örgütlenmeyi engellemek amacıyla işsiz bırakıldığı da kararda yer aldı.
Karar, Fransa’da yasanın yürürlüğe girdiği 2017 yılından beri verilen ilk ceza oldu.

İşçilere 8 biner euro tazminat
Mahkeme, emekçiler Nimet Göksu, Nazım Sancak, Erdin Günaydın, Nejdet Mengübeti, Ersan Alasulu ve Sedat Ordu’ya 8 biner avro ödeme yapmasına hükmetti. Petrol-İş’e de 40 bin avro tazminat ödenmesine karar verilirken Sherpa ve ActionAid Fransa’ya sembolik olarak 1’er euro tazminat verilmesine hükmedildi. Ayrıca şirket, altı işçinin her birine, Sherpa’ya, ActionAid Fransa’ya ve Petrol-İş’e ayrı ayrı biner euro yargılama gideri ödemekle de yükümlü tutuldu.
Mahkeme kararının temyiz edilmesi durumunda dahi uygulanmaya devam edileceği belirtildi.

Örgütlü mücadele sonuç verdi
Flormar direnişinde Gebze Şube Başkanı olan ve bugün Petrol-İş Genel Başkanlığını yürüten Süleyman Akyüz kararın ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar, çok uluslu şirketlerin kurumsal sorumluluğu açısından son derece önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Sendikalar ve emekçiler açısından bu karar, kararlı ve örgütlü mücadelenin sonuç verebileceğini kanıtlamaktadır. İşçi haklarının savunulması ve geliştirilmesi konusunda birçok alanda öncü rol üstlenen Petrol-İş Sendikası, bu alanda da dünyada bir ilke imza atmıştır.”

]]>
Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33848/bu-sartlarda-yer-altina-inmeyiz-talepler-karsilanmazsa-ankaraya-yururuz/ Thu, 26 Feb 2026 07:40:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=33848 İzmir’de Polyak Eynez Madencilik’te çalışan 1243 işçi, ödenmeyen maaşları ve özlük hakları için çalştıkları madenden Kınık’a yürüdü. Emekçiler, talepler karşılanmazsa yürüyüşün Ankara’ya uzanacağını duyurdu.
İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Eynez Madencilik’te çalışan 1243 maden işçisi, ödenmeyen ücretleri, banka promosyonları ve özlük haklarının güvence altına alınması talebiyle yürüyüş başlattı. Dün sabah saat 08.00’de çalıştıkları maden önünden Kınık’a yürüyen işçilere yerel halk da destek verdi. Yurttaşların yürüyüşe desteğiyle birlikte maden emekçilerinin korteji daha da büyüdü.
Bağımsız Maden-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada üç temel talep öne çıkarıldı. Sendika, işçilerin maaşlarının yatırılmasını, banka promosyonlarının ödenmesini ve geriye dönük özlük haklarının güvence altına alınmasını istedi. Açıklamada, “Bu talepler karşılanmadığı sürece bugün Kınık’a, yarın İzmir’e, yarından sonra Ankara’ya yürürüz. Bu mesele çözülene kadar mücadeleyi bırakmayacağız” denildi. Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Sekreteri Adem Dadaklı da yürüyüş sırasında yaptığı konuşmada, işçilerin yalnızca haklarını talep ettiğini vurguladı. Dadaklı, “Biz çok şey istemiyoruz. İşçiler hakları için yürüyor. Patronlara sesleniyoruz: Maaşlarını ve banka promosyonlarını verirseniz işçiler işlerine geri dönmeye hazır. Bu yürüyüş sadece Soma’daki madencilerin değil, tüm Türkiye işçi sınıfının yürüyüşüdür. İşçiler köle değil, emekçidir” ifadelerini kullandı.

Bu şartlarda yer altına inmeyiz: Talepler karşılanmazsa Ankara’ya yürürüz!

Evde tüpüm bitti
Sendikanın paylaştığı videoda ise işçiler yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Bir işçi, “60 gündür maaş alamıyoruz. Çocuklarımızın geleceği için yürüyoruz” derken, bir başka işçi “Geçinemiyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz” dedi. Bir madencinin “Evde tüpüm bitti” sözleri ise yaşanan ekonomik sıkıntının boyutunu ortaya koydu.
Madencilere destek veren Tarım-Sen Genel Başkanı Umut Kocagöz de işçilerle birlikte yürüyerek dayanışma mesajı verdi. Kocagöz, “Madenci arkadaşlarımızın hakları alınana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Merkez yöneticilerinden Volkan Çetin ise patronun geri adım atması için mücadeleye devam edeceklerini belirtti. Çetin, işçilerin birlikteliğinin etkili olduğunu vurgulayarak, “Taleplerimiz karşılanana kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
İşçiler, haklarının verilmemesi halinde yürüyüşü İzmir’e ve ardından Ankara’ya taşıyacaklarını belirterek mücadeleyi büyütme kararlılığını yineledi.
Kaynak: BirGün

]]>
Fabrikalardan tarlalara 300 milyon işçi ayakta https://yenidunya.org/dunya/33811/fabrikalardan-tarlalara-300-milyon-isci-ayakta/ Fri, 13 Feb 2026 08:30:53 +0000 https://yenidunya.org/?p=33811 Hindistan’da işçi sendikaları ve çiftçi birliklerinin çağrısıyla 300 milyondan fazla işçi ve köylü, Başbakan Narendra Modi hükümetinin sermaye yanlısı neoliberal ekonomi politikalarına ve işçi haklarına saldırılarına karşı ülke çapında genel greve gitti. Devlet şirketlerinin özelleştirilmesine yönelik girişimleri ve hükümetin ABD ile uzlaştığı geçici ticaret anlaşmasını protesto eden sendikalar, 4 iş kanunu ile elektrik ve tohum tasarısının geri çekilmesi talebiyle sokaklara döküldü.

Grev sonucu kamu ve ulaşım hizmetleri ile üretim faaliyetleri büyük ölçüde durdu. Greve ülkedeki sol, sosyalist ve komünist partilerin yanı sıra gençlik örgütleri ve ana muhalefetteki Hindistan Ulusal Kongresi (INC) lideri Rahul Gandhi dâhil muhalefet milletvekilleri destek verdi.

Kaynak: BirGün

]]>
Şirketlerin kölelik sistemi kuryelerin canını hiçe sayıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33738/sirketlerin-kolelik-sistemi-kuryelerin-canini-hice-sayiyor/ Sat, 31 Jan 2026 09:25:29 +0000 https://yenidunya.org/?p=33738 Yemeksepeti kuryeleri, sefalet zammına karşı başlattıkları direnişi sürdürüyor. Derneklerinde görüştüğümüz emekçiler, geçinebilmek için algoritmanın insanüstü bir hız dayattığını belirterek, “Gün sonunda yaşanan ölümlerin ve kazaların suçlusu yine biz oluyoruz” diyerek yaşadıkları stresi özetliyor.

Yemeksepeti kuryelerinin ülke genelinde sürdürdüğü iş bırakma eylemleri, sahadaki çalışma koşullarını bir kez daha görünür kıldı. Günlerdir kontak kapatan kuryeler; düşük ücretler, artan masraflar ve algoritma baskısına karşı ses yükseltirken, sahada yapılan görüşmeler sistemin nasıl işlediğine dair çarpıcı bir tablo ortaya koydu.
BirGün’den Ebru Çelik’in haberine göre, 121 binden fazla kişiye istihdam sağlayan Yemeksepeti kuryelerine yalnızca sefalet ücreti değil, aynı zamanda psikolojik baskı, ölüm riski ve bitmek bilmeyen bir rekabet dayatıyor. Günün sonunda yaşanan kazalar, ölümler ve geciken siparişler gibi tüm sorunların faturası motokuryelerin “dikkatsizliğine” kesiliyor.
Bağcılar’da bulunan Motokurye İşçileri Derneği’nde görüştüğümüz kuryelerden Arap Musa ve Yiğit A., kuryeliğin dışarıdan “esnek” gibi görünen yapısının gerçekte sert bir denetim ve yarış düzenine dayandığını anlattı. Çalışabilmek için “slot” (çalışma saati) almak zorunda bırakıldıklarını belirten kuryeler, bu slotların artık bir “seviye sistemine” bağlandığını söyledi.

Seviye için hız şartı
23 yaşındaki Arap Musa, Sivas’ta yaşayan ailesi için İstanbul’da yaşam mücadelesi veriyor. İnsanüstü çalışma saatlerine rağmen ay sonunda cebine yaklaşık 40 bin lira girdiğini kaydeden genç kurye, Yemeksepeti’nin yeni uygulamasıyla düşük seviyedeki kuryelerin haftalık çalışma saatlerini seçemediklerini, bunun da fiilen çalışamamak anlamına geldiğini ifade etti.
1’den 7’ye kadar olan baremde seviyeyi yükseltmenin daha fazla paket atmak, daha uzun saatler çalışmak ve motoru daha hızlı sürerek daha çok risk almak demek olduğunu belirtti. Musa, “Sisteme kaza yaptığımızı bildirdiğimizde dahi ‘Paketi teslim edebilecek misin?’ diye soruyorlar. Trendyol Go ise hemen olay yerine sağlık ekiplerini ve polisi yönlendiriyor. Makas atmayı, kaldırıma çıkmayı, hatta korkumuzu yok sayıp hız yapma cesaretini Yemeksepeti’nin sistemi bize dayatıyor” dedi.
Seviye düşük olduğunda günün yalnızca iki-üç saatinde çalışılabildiğini belirten emekçi, “Ucuz bir ürün alıp götürdüğümüzde sistem bizi kaydediyor. Sonrasında devamlı ucuz ürünlü paketler geliyor. Bu da demek oluyor ki sistem, bir paketten kazanacağımız parayı bizi daha fazla çalıştırarak kazanmamızı sağlıyor” diye ekledi.

‘Hızlı ol’ diyen de ‘yavaş’ diyen de müşteri
“Trafikte sürekli baskı var. Hakaret işitiyorsun, canını tehlikeye atıyorsun. İki teker üzerindesin; düşüyorsun, kalkıyorsun. Kaza kaçınılmaz hale geliyor” diyen Arap Musa, yaşadığı bir olayı şu sözlerle anlattı:
“İşletmeden iki paket aldım. Biri işletmeye 800 metre, diğeri 3-4 kilometre uzaklıktaydı. Sistem önce yakını değil, uzağı verdi. Uzağa giderken sokak arasında bir arabayla burun buruna geldik. Adam ‘Öleceksin, dikkat etsene!’ diye laf edip geçti. Cevap vermedim, devam ettim, siparişi verdim. Sonra ikinci siparişe giderken chat’ten mesaj geldi: ‘Kardeşim iki arka sokaktan gelemiyor musun, saat kaç oldu, trafik yok.’ Daha trajikomik olanı ise gittiğimde aynı arabayla tekrar karşılaştım. Meğer o mesajı atan ve trafikte bana laf eden kişi, siparişi veren kişiymiş. Yani trafikte ‘yavaş git’ diyor, beş dakika gecikince ‘paket nerede, trafik yok, hızlı olsana’ diye yazıyor. Bizim temel sorunumuz biraz da bu. Kuryeyi ikinci sınıf gören bir yaklaşım var. Evet, bazen hızlı gidiyoruz ama bizi buna sistem zorluyor.”

Şirketlerin kölelik sistemi kuryelerin canını hiçe sayıyor

Sağlık sigortası iptal edildi
Çalışmaktan ne sosyal hayatının ne de kişisel ihtiyaçlarının kaldığını belirten emekçi, “Vergi borçları yüzünden hacizliyim. 28 bin lira borcum var. Ödüyordum ama kaza yapınca iki ay aksattım. Bu yüzden banka hesaplarım haczedildi” diyerek kaza yaptıklarında hayatın durduğunu ancak borçların durmadığını söyledi.
Yemeksepeti’nde çalıştığı sırada kaza yapıp hastaneye kaldırıldığını anlatan kurye, “Kuryeler için tamamlayıcı sigorta var. Her ay fatura üzerinden para kesiliyor. Hastaneye gidince ‘sigortan iptal olmuş’ dediler. Eve gelip mailime baktım ‘sigortanız şu saatte iptal edilmiştir’ yazıyor. Kaza yaptıktan tam yarım saat sonra iptal edilmiş. İnsan kendini değersiz hissediyor” diyerek sağlık güvencelerinin bile ellerinden alındığını vurguladı.

Reddettiğinde hesabın kapatılıyor
21 yaşındaki motokurye Yiğit A., okulunu sağlık sorunları nedeniyle bırakmasının ardından annesine destek olabilmek için kuryeliğe başladığını, ay sonunda elinde para kalabilmesi için günde en az 14-15 saat çalıştığını söyledi.
“Esnaf kuryelik modelini bilmiyordum. Vergi yükü, motor masrafı, yıpranma payı… Motorumu yüksek kilometresi nedeniyle satamıyorum bile” diyen Yiğit A., “15 kilometrelik siparişe maksimum 120 liraya gidiyorum. Taksi olsa 500 TL yazar. Bir de algoritma var; düşük ücrete gittiğini görürse sana sürekli düşük ücretli paket atıyor. ‘Zaten kabul ediyorsun’ diyor sistem. Reddedersen hesabını geçici olarak kapatıyor” dedi.

Restoran kuryeliği daha insancıl
Adını vermek istemeyen bir diğer genç kurye ise üniversite okuduğunu ve ev ekonomisine katkı sağlamak için özel bir restoranda çalıştığını belirtti. Yemeksepeti kuryelerine göre daha iyi şartlarda olduğunu ifade eden genç, “Bize yağmurluk veriliyor; Yemeksepeti ise kuryelerine iş güvenliği kıyafetlerini satıyor. Bize bu kadar baskı ve hakaret gelmiyor. Arkadaşların durumunu görünce kendi halime şükrediyorum” dedi.

Her zaman suçlu kuryeler oluyor
Motokurye İşçileri Derneği Başkanı Yasin Oğuz, kuryelerin psikolojisinin önce sistem, sonra müşteri ve trafik stresi nedeniyle bozulduğunu belirtti. Oğuz durumu şu sözlerle özetledi:
“Kurye evden çıkarken ekonomik ve kişisel sorunlarını da yanına alıyor. Ardından sistem baskı kuruyor, trafikte hakaret işitiyor, müşteri yemeği soğuk gelince kapıyı yüzüne kapatıyor. AVM’lere kaskla alınmıyorlar, çöp asansörlerine mahkûm ediliyorlar. Önce sistem, sonra toplum bu işçileri insan yerine koymuyor. Günün sonunda yaşanan ölümler ve kazalarda tek suçlusu motokuryeler ilan ediliyor.”

]]>
Migros işçisinden boykot çağrısı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33723/migros-iscisinden-boykot-cagrisi/ Thu, 29 Jan 2026 18:24:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=33723 Düşük maaş zamlarına karşı iş bırakan Migros depo işçileri işten atılmalarının ardından yurttaşlara boykot çağrısı yaptı!

Yaşanılabilir ücret zammı talebiyle iş bırakan Migros depo işçilerinin direnişi bir haftadır sürüyor. DGD-Sen öncülüğünde, Türkiye genelinde 7 bini aşkın çalışanı ilgilendiren maaş zammını kabul etmeyen binlerce işçi iş bıraktı. İş bırakmanın ardından 141 kişinin işten atılması tepkiye yol açtı. Cumhuriyet’e konuşan işçiler, “Migros’tan alışveriş yapmayın. Sesimizi duyun” dedi.

Türkiye’de son birkaç yılda ağırlaşan çalışma koşulları ve derinleşen ekonomik kriz en çok emekçi kesimleri etkiledi. Enflasyonda kayda değer bir düşüş olmamasına karşın sabit ücretlere yapılan zamların düşük kalması haneleri vurdu. Asgari ücrete yapılan yüzde 27 oranındaki zam işletmeler için referans oldu.
23 Ocak’tan bu yana yüzde 28 oranında ücret zammını kabul etmeyen Migros depo işçileri DGD-Sen (Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası) öncülüğünde iş bıraktı. İşçiler, en az yüzde 50 zam yapılmasını, vergi kesintilerinin patron tarafından ödenmesini, işten çıkarılan çalışanların işe iadesini, taşeron uygulamasına son verilmesini ve banka promosyonunun patron tarafından kesilmeyip tam ödenmesini talep ediyor.

14 depoda 7 bini aşkın işçi iş bıraktı!
Gebze Şekerpınar ve Çayırova, Esenyurt, Bursa Merkez ve Alaşar, İzmir Kemalpaşa ve Torbalı, Diyarbakır, Antalya Serik, Çayırova, Mersin Tarsus, Adana Sarıçam ve OSB, Erzurum olmak üzere 14 depoda 7 bini aşkın işçiyi ilgilendiren zam oranında uzlaşmaya varılamadı. İşverene taleplerini kabul ettiremeyen binlerce çalışan iş bıraktı. Bir haftadır süren eylemde dün 141 işçi telefonlarına gelen mesaj ile işten atıldığını öğrendi.
Konuya dair sorularımızı yanıtlayan Migros depo işçileri teklif edilen zamla birlikte ücretlerin neredeyse asgari ücret seviyesinde kaldığını, greve çıktıkları için ise baskı gördüklerini iletti. Esenyurt Depo’da çalışan Kübra Işıtan, “Taşeron çalıştığım için SGK kaydım görünüyor ama Migros’tan işten çıkarıldığıma dair mesaj aldım. İş bıraktığımız için kovulduk, kovulmayan arkadaşlarımız ise tehdit ediliyor. Bize desteğe gelmek isteyen arkadaşlarımıza depo müdürleri çalışma baskısı yapıyor. Yaşadığımız sorunlardan bahsettiğimizde hep ‘abartıyorsun’ dediler. Yüzde 28 zamla geçinebilmemiz mümkün değil. Bekarım ve aileme ben bakıyorum. Kazandığım tüm parayı aileme ve borçlarıma harcıyorum. Geçen seneden beri tek bir kışlık kıyafet alamadım. Gezmeyi, aktivite yapmayı bıraktım. İhtiyaçlara verince elimde aylık 6-7 bin lira kalıyor” dedi.

“MİGROS’tan alışveriş yapmayın”
İsminin kapalı verilmesini rica eden işçi S. Ç. “Zam taleplerimizi kabul etmediler. Dün akşam gelen mesajla iş akdimize son verildi. Emeğimizin hakkını istiyoruz. Hala depo önünde bekliyoruz. Etrafımız çevik kuvvet polisleriyle çevrili. Ekonomik şartları, geçim sıkıntısını hepimiz biliyoruz. En geçinemeyecek durumdaki insanlar 20-25 bin kira veriyor. En azından ‘bizden aldıkları vergiyi Migros ödesin’ dedik kabul etmediler. 4-5 ay sonra aldığım zam zaten enflasyondan eriyecek. Zammı kabul etmediler işçiyi rahatlatacak hiçbir kolaylık da yapmadılar. Kamuoyu neler yaptıklarını öğrendi. İş bırakan arkadaşlarımıza ‘işe geri dönün onlar hak ettiğini yaşadı’ diyerek bizi bölmeye çalışıyorlar. Vatandaşlarımızdan duyarlı olmalarını, işçiye destek olmalarını bekliyoruz, işçileri işten çıkaran Migros’tan alışveriş yapmayın. Sesimizi duyun” diye konuştu. 

Migros işçisinden boykot çağrısı

“Kazanacağımıza inanıyoruz”
Yurttaşlara boykot çağrısı yapan Ragıp Satan, “Ben işten çıkarılmadım ama arkadaşlarımı desteklemek için depo önündeyim. Yanımdaki arkadaşımı işten çıkarıp beni çıkarmıyor. Bizi bölmeye çalışıyorlar. İçeride çalışmaya devam edenleri de tehdit ediyorlar. Lojmanda kalan arkadaşlarımızı lojmandan çıkarmakla, kodla çıkarmakla sicillerini karalamakla tehdit ediyorlar. Protesto yaptıklarında müdürler engellemeye çalışıyor. Çoğumuz kiracıyız, evliyiz, çocuklarımız var, geçinmek mümkün değil. Dalga geçer gibi bu zammı yaptılar. Sanki sadaka veriyorlar. Arkamızda ne kadar bizi destekleyen vatandaş olursa o kadar boyun eğecekler. Biz kazanacağımıza inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

MİGROS “yasadışı eylem” dedi!
İşçilerin greve çıkmasının ardından Migros’un yaptığı açıklamada ise şu ifadeler yer aldı: 
“Gıda sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak ana amacımız, toplumumuzun kesintisiz bir biçimde güvenli ve sağlıklı gıda arzını sağlamaktır.Bu hayati görevi daha sürdürülebilir şekilde yönetmek için Türkiye genelinde taşeron firmalarca yürütülen 43 dağıtım merkezinde görev yapan 7.875 çalışanı Migros kadrosuna dahil ettik. Bu geçişle birlikte çalışanlara mevcut haklarını korumanın yanı sıra Migros Grubu’nda yaklaşık 45 bin çalışanımızın yararlandığı Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan da faydalanma imkânı sunmuştuk.
Çalışanlarımızın büyük çoğunluğu, sağlanan bu hakları memnuniyetle karşılayıp iş başı yapmak isterken, bir grup çalışan, defalarca uyarımıza rağmen her geçen gün artan şekilde yasa dışı eylemlerine devam etmekte, iş yeri faaliyetlerini durdurmaktadır. Daha önemlisi, bunların bir kısmı da çalışmak isteyen arkadaşlarımıza sözlü taciz ve fiziki müdahalelerde bulunarak iş güvenliğini tehdit etmeye başlamışlardır.Gelinen noktada, kanuna aykırı eylemleri sürdüren bu kişilerle yol ayrımına gidilmesi, gıda tedarik zincirinin sürekliliğinin sağlanması bir kenara, çalışan güvenliği ve iş huzuru açısından zorunlu hale gelmiştir. Sorumluluğumuz sadece işimizin devamlılığını sağlamak değil, çalışma arkadaşlarımızın refahını ve güvenliğini garanti altına almaktır. Bu nedenle yapılan sözlü ve yazılı bilgilendirmelere rağmen eylemlerini sürdüren 141 kişinin iş akitleri, yürürlükteki mevzuat ve şirket politikaları çerçevesinde feshedilmek zorunda kalınmıştır.”

]]>