Birleşik Kamu-İş – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 25 Feb 2026 08:57:45 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Birleşik Kamu-İş – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/33838/gecinemiyoruz-aclik-siniri-34-bin-lira-oldu/ Wed, 25 Feb 2026 08:57:43 +0000 https://yenidunya.org/?p=33838 Birleşik Kamu-İş araştırma birimi KAMU-AR tarafından her ay düzenli yapılan açlık-yoksulluk araştırmasının Şubat 2026 sonuçları açıklandı.

Araştırma sonuçlarına göre:
-Açlık sınırı 34 bin liraya dayandı.
-Açlık sınırı şubatta, önceki aya göre 1.877 lira artarak 33 bin 963 liraya çıktı.
-Dört kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise 4 bin 843 lira artarak 104 bin lira sınırına geldi.
-Açlık sınırı 28 bin 75 lira olan yeni asgari ücretin 5 bin 888 lira üzerine çıktı.
-Başta asgari ücret olmak üzere diğer maaş, ücret ve aylıklar daha yılın ilk iki ayında satınalma gücünün önemli bir kısmını kaybetti.
-En düşük emekli aylığı açlık sınırının 14 bin lira altında kaldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için olarak yapması gereken aylık harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Şubat 2026 sonuçları açıklandı.
Açlık sınırı Şubatta 1.877 lira artarak 34 bin lira sınırına dayanırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte, başta barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 100 bin lira sınırını geçerek 103 bin 817 liraya kadar tırmandı. Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin 75 liraya çıkarılan asgari ücretin yaklaşık 6 bin lira, 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığının ise 14 bin lira üzerine çıktı.
Sadece yüzde 27 oranında zam yapılarak açlık sınırının altında bırakılan asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıklarının satın alma gücünün büyük bir kısmı daha yılın ilk iki ayında eridi.
Açlık sınırının önceki aya göre 1.877 lira arttığı şubatta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 965 liralık yükselişle 69 bin 854 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 4 bin 843 lira artarak 103 bin 817 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 9 bin 753 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 723 lira ve yoksulluk sınırı 28 bin 476 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Asgari ücret şubatta dört kişilik bir ailenin sadece 25 günlük beslenme giderini, yoksulluk sınırının ise yüzde 27’sini karşılayabiliyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 19 bin 554 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında seyrediyor. Bu yılbaşından itibaren 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.
Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 59,6’sını, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 65’ini karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 67,7, ortalama memur maaşının ise yüzde 53,5 oranında artırılması gerekiyor.

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma Şubatta 173 lira, son bir yılda ise 3 bin 329 lira artarak 10 bin 167 liraya yükseldi.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 9 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 191 liralık artışla 678 lira oldu.
Şubatta 1.080 lira artarak 7 bin 291 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.965 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 131 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 840 lira artarak 3 bin 31 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 13 lira artarak 4 bin 319 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 1.070 lira arttı.

Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama Şubatta 261 lira artarak 2 bin 747 liraya tırmandı. Pirinç ve bulgur harcamaları 69 lira artarak 1.654 liraya çıktı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 92 liralık yükselişle 817 liraya yükseldi. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama bir yıl öncesine göre 575 lira, pirinç, bulgur harcaması 630 lira, yağ harcamaları da 236 lira artış kaydetti.
Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 111 lira yükselerek 2 bin 491 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 707 liralık, zeytin harcamalarında ise 171 liralık artış oldu.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre şubat ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 9 bin 916 liraya, yetişkin kadın için 7 bin 784 liraya, çocuk için 5 bin 652 liraya ve genç için de 10 bin 610 liraya yükseldi.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da Şubatta 69 bin 854 liraya çıktı.

Geçinemiyoruz: Açlık sınırı 34 bin lira oldu

Şubatta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 5 bin 924 lira, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 103 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 509 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 947 liraya, ulaştırma harcamaları 16 bin 75 liraya çıktı. Bilgi ve iletişim harcamaları 3 bin 4 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.980 liraya, eğitim harcamaları 2 bin 667 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 5 bin 293 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle sigorta ve finansal hizmetlerle ilgili ilgili harcamalar 4 bin 351 liraya kadar çıktı.

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Şubat 2026 itibariyle 103 bin 817 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında Şubatta 4 bin 843 liralık, yılın ilk iki aylık döneminde 8 bin 904 liralık ve son bir yıllık dönemde ise 28 bin 476 liralık artış oldu.

]]>
Birleşik Kamu-İş: Emekçiler daha yılın başında kaybetti! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33700/birlesik-kamu-is-emekciler-daha-yilin-basinda-kaybetti/ Mon, 26 Jan 2026 12:30:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=33700 Açlık büyüyor, yoksulluk normalleştiriliyor

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereken gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Ocak 2026 sonuçları açıklandı.

Araştırma sonuçlarına göre:
-Açlık sınırı 32 bin lirayı geçti
-Açlık sınırı ocakta, önceki aya göre 1.431 lira artarak 32 bin 86 liraya çıktı.
-Dört kişilik ailenin yoksuluk sınırı ise yılın ilk ayında 4 bin liradan fazla artarak 99 bin lira sınırına dayandı.
-Açlık sınırı 28 bin 75 lira olan 1 ocak’tan itibaren uygulanmaya başlanan yeni asgari ücretin 4 bin üzerine çıktı.
-Başta bu ayın sonunda cebe girecek olan asgari ücret olmak üzere diğer maaş, ücret ve aylıklar daha yılın ilk ayında satınalma gücünün önemli bir kısmını kaybetti.
-En düşük emekli aylığı da 20 bin liraya çıkarıldığı ayda bile açlık sınırının 12 bin lira altında kaldı.

Asgari ücrete en az yüzde 40 zam yapılmalıydı
Açlık sınırı yılın ilk ayında 1.431 lira artarak 32 bin 86 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte, başta barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan fiyat artışlarının etkisiyle 98 bin 979 lira oldu. Açlık sınırı bu yılbaşında 28 bin75 liraya çıkarılan asgari ücretin 4 bin lira üzerine yükseldi. 20 bin lira olarak belirlenen en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının 12 bin lira altında kaldı.

Aralık 2025 açlık sınırı seviyesine gelebilmesi için en az yüzde 40 zam yapılması gerekirken sadece yüzde 27 oranında zam yapılarak belirlenen 2026 yılında uygulanacak asgari ücret, yüzde 18,6 oranında artırılan kamu çalışanlarının ücretleri, yüzde 12,19 oranında artırılan emekli aylıkları satın alma gücünün büyük bir kısmını daha yılın ilk ayında kaybetti.

Açlık sınırının önceki aya göre 1.431 lira arttığı ocakta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 2 bin 631 liralık yükselişle 66 bin 889 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 4 bin 61 lira artarak 98 bin 974 lira oldu. Açlık sınırı son bir yıllık dönemde 8 bin 426 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 621 lira ve yoksulluk sınırı 27 bin 46 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Net asgari ücretin, Aralık 2025 için hesaplanan 30 bin 655 liralık açlık sınırını yakalayabilmesi için bile en az yüzde 40 oranında artırılması gerekiyordu. Ancak 2026 yılında uygulanacak asgari ücret TÜİK’in açıkladığı enflasyonun bile altında kalacak şekilde yüzde 27 oranında artırılarak 28 bin 75 liraya çıkarılmıştı. İşçilerin cebine 31 Ocak 2026’da girecek olan yeni asgari ücret ise dört kişilik bir ailenin sadece 26 günlük beslenme giderini karşılayabildi. Asgari ücret yoksulluk sınırının ise üçte birini bile karşılayamıyor. Ailede üç kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 14 bin 749 lira altında kalıyor. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırının bile oldukça altında kalıyor.
Bu yıl başından geçerli olmak üzere TBMM’de 20 bin liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise sadece 18 günlük beslenmeye zor yetiyor.
Yüzde 18,6 oranında zamlanarak bu yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 63’ünü, 67 bin 630 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 68’ini zor karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 59,9, ortalama memur maaşının ise yüzde 46,3 oranında artırılması gerekiyor.

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma ocakta 283 lira, son bir yılda ise 3 bin 279 lira artarak 9 bin 994 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 86 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 199 liralık artışla 669 lira oldu.
Ocakta 31 lira azalarak 6 bin 211 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada yıllık olarak ise 1.151 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 62 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 812 lira artarak 2 bin 900 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 756 lira artarak 4 bin 304 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 805 lira arttı.

Birleşik Kamu-İş: Emekçiler daha yılın başında kaybetti!

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama ocakta da değişmeyip 2 bin 486 lirada kaldı. Pirinç ve bulgur harcamaları 373 lira artarak 1.585 liraya çıktı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 2 liralık yükselişle 788 liraya çıktı. Ekmek, un ve makarna için yapılan harcama geçen yıla göre 434 lira, pirinç, bulgur harcaması ise 630 lira, yağ harcamaları da 214 lira artış kaydetti.
Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 24 lira yükselerek 2 bin 380 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmeyerek 766 lirada kaldı. Şeker, bal, reçel harcamalarında son bir yılda 799 liralık, zeytin harcamalarında ise 180 liralık artış oldu.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ocak ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 9 bin 368 liraya, yetişkin kadın için 7 bin 354 liraya, çocuk için 5 bin 340 liraya ve genç için de 10 bin 24 liraya yükseldi.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da ocakta 66 bin 889 liraya çıktı.

Birleşik Kamu-İş: Emekçiler daha yılın başında kaybetti!

Ocakta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 483 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 20 bin 510 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 453 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 544 liraya, ulaştırma harcamaları 18 bin 274 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.733 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.740 liraya, eğitim harcamaları 1.976 liraya yükseldi. Tatil-otel harcamaları 6 bin 879 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 300 liraya kadar tırmandı.

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Ocak 2026 itibariyle 98 bin 974 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında ocakta 4 bin 61 liralık, son bir yıllık dönemde ise 27 bin 46 liralık artış oldu.

]]>
KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33532/kamu-ar-aclik-siniri-30-bin-655-liraya-cikti/ Wed, 24 Dec 2025 18:03:55 +0000 https://yenidunya.org/?p=33532 -Açlık sınırı aralık ayında 328 lira daha artarak 2025 yılını 30 bin 655 liraya çıktı. açlık sınırında 2025 yılının tümünde 7 bin 399 liralık artış kaydedildi.
-Yoksuluk sınırı ise yıllık olarak 23 bin 865 liralık artışla 94 bin 913 liraya yükseldi.
-Açlık sınırı asgari ücretin bu yılki asgari ücretin 8 bin 551 lira, 2026 yılında uygulanacak olan 28 bin 75 liranın ise şimdiden 2 bin 580 lira üzerine çıktı.
-Sadece açlık sınırı düzeyine çıkarılabilmesi için en az yüzde 40 oranında artırılması gereken asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılması açlık ve yoksulluk riskini büyüttü.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Aralık 2025 sonuçları açıklandı.

Açlık sınırı aralık ayında 328 lira daha artarak 30 bin 913 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte, başta barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan fiyat artışlarının etkisiyle 94 bin 913 lira oldu. Açlık sınırı bu yıl uygulanan asgari ücretin 8 bin 551 lira, gelecek yıl için belirlenen 28 bin 75 liranın ise şimdiden 2 bin 580 lira üzerine yükseldi. Aralık 2025 açlık sınırı seviyesine gelebilmesi için en az yüzde 40 zam yapılması gereken asgari ücrete yüzde 27 oranında zam yapılması ülkedeki açlık riskini büyüttü.

Açlık sınırının önceki aya göre 328 lira arttığı aralıkta gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 888 liralık yükselişle 64 bin 258 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.216 lira artarak 94 bin 913 lira oldu. Açlık sınırı
2025 yılının tamamında 7 bin 399 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 16 bin 467 lira ve yoksulluk sınırı 23 bin 865 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 8 bin 551 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 2026 yılı için de yüzde 27 oranında artırılarak net 28 bin 75 liraya yükseltildi. Mevcut asgari ücretin en azından açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için en az yüzde 40 oranında artırılması gerekiyordu. Mevcut asgari ücret dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük beslenme harcamasını zor yetiyordu. Yeni belirlenen ve işçilerin cebine 31 Ocak 2026’da girecek olan yeni asgari ücret ise dört kişinin sadece 27 günlük beslenme giderini karşılayabilecek. Mevcut asgari ücret yoksulluk sınırının ise dörtte birini bile karşılayamıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 6 bin 497 lira altında kalıyor. Yeni belirlenen asgari ücret ise şu andaki yoksulluk sınırının 3’te birinde kalacak. Diğer bir ifadeyle üç asgari ücret giren dört kişilik bir ailenin geliri yoksulluk sınırını bile karşılayamayacak.

Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 16 günlük beslenmeye yetiyor. Mevcut enflasyon görünümüne göre en düşük emekli aylığının da 2026 yılı başında 19 bin liraya yakın bir noktaya çıkarılabileceği tahmin ediliyor.
Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 lira olarak uygulanan en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 53’ünü, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 60’ıhı zor karşılıyor. Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 87,8, ortalama memur maaşının ise yüzde 65,6 oranında artırılması gerekiyor.

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak yapılması gereken harcanma aralıkta, 388 lira, yıllık olarak ise 3 bin 80 lira artarak 9 bin 711 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 54 lira, geçen yıla göre ise 122 liralık artışla 583 lira oldu.

Aralıkta 72 lira azalarak 6 bin 624 liraya gerileyen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada 2025 yılının tümünde ise 1.651 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken tutar önceki aya göre 227 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 695 lira artarak 2 bin 962 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 2 lira artarak 3 bin 550 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 95 lira arttı.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama aralıkta da değişmeyip 2 bin 486 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.212 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 11 liralık yükselişle 775 liraya çıktı. 2025 yılının tümünde ise ekmek, un ve makarna için yapılan harcama geçen yıla göre 437 lira, pirinç, bulgur harcaması ise 339 lira, yağ harcamaları da 160 lira artış kaydetti.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 148 lira yükselerek 2 bin 365 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise 24 liralık artışta 766’liraya çıktı. Son bir yılda şeker, bal, reçel harcamalarında 799 liralık, zeytin harcamalarında ise 20 liralık artış oldu.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre kasım ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 855 lira, yetişkin kadın için 6 bin 951 lira, çocuk için 5 bin 47 lira ve genç için de 9 bin 475 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da aralıkta 64 bin 466 liraya çıktı.

Aralıkta dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 450 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 990 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 339 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 495 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 571 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.684 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.727 liraya, eğitim harcamaları 1.973 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 774 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 256 liraya kadar yükseldi.

KAMU-AR: Açlık sınırı 30 bin 655 liraya çıktı

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Aralık 2025 itibariyle 94 bin913 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında aralıkta 1.216 liralık, 2025 yılının tamamında ise 23 bin 865 liralık artış oldu.

]]>
KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33520/kamu-ar-gida-fiyatlari-1-yilda-yuzde-54-artti/ Wed, 24 Dec 2025 09:58:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=33520 Birleşik Kamu-İş “Halkın enflasyonu” araştırması Aralık 2025 sonuçlarını açıkladı.
Araştırma sonuçlarına göre:
-Halkın enflasyonu: “gıda fiyatları aralıkta yüzde 2,6 arttı”
-En çok tüketilen gıda maddelerinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre gıda fiyatları aralıkta geçen yılın aralık ayına göre ise yüzde 44,5 oranında artış kaydetti.
-2025 yılındaki ortalama gıda fiyatları bir önceki yılın ortalama fiyatlarına göre yüzde 54 oranında arttı.
-Yıllık ortalama fiyatlara göre 2024 yılında 1000 liraya alınan bir gıda sepeti için 2025 yılında vatandaşlar 1.540 lira ödemek zorunda kaldılar.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hesapladığı gıda fiyatları endeksinin Aralık 2025 sonuçları açıklandı.
Gıda fiyatlarında yaşanan aralıksız artış eğilimi aralık ayında da devam etti. Aralıkta bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında artan gıda fiyatlarında, geçen yılın aralık ayına göre artış ise yüzde 44,5 olarak gerçekleşti. Gıda fiyatlarındaki aralıksız artış süresi de aralık ayıyla birlikte 67 aya çıktı. 2025 yılındaki ortalama gıda fiyatları 2024 yılındaki yıllık ortalama fiyatlara göre ise yüzde 54 oranında arttı. Yıllık ortalama fiyatlar üzerinden hesaplandığında 2024 yılında 1.000 liraya satın alınabilen bir gıda sepeti için vatandaşlar 2025 yılında ortalama 1.540 lira ödediler.

Neden gıda fiyatları: Çünkü yoksullar gelirini gıdaya harcıyor
TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 12,8’ini, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 30’unu gıda için yapıyor. 2023 yılı için bu oranlar sırasıyla yüzde 36,6 ve yüzde 14,5 olarak ölçülmüştü. Gıda harcamalarının payında yaşanan düşüş, vatandaşların son yıllarda başta konut kirası ve ulaşım olmak üzere zorunlu harcamaların fiyatlarında yaşanan yüksek artışları finanse edebilmek için gıdadan vazgeçtiklerini gösteriyor. Sadece gıda fiyatları değil özellikle konut gibi zorunlu harcama alanlarındaki yüksek fiyat artışlarının da dar gelirlilerin masasındaki ekmeği küçülttüğü gösteriyor. 2024 yılında payı azalarak yüzde 30,4’e gerilese de yoksullar konuttan sonra en fazla parayı gıdaya ayırıyorlar.
TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor ve büyük bir kesimin gıda sepetine girmeyen gıda maddelerinin de fiyat değişimlerini endeksine dahil ediyor. Oysa Türkiye’de asgari ücretle, en düşük emekli aylığıyla geçinmeye çalışan milyonlar, gelirlerinin neredeyse tamamını temel gıdaya ve barınma için ayırmak zorunda kalıyor.  Bu nedenle de gıda fiyatları ücretliler ve dar gelirliler için temel enflasyon haline geliyor.

Açlık riski büyüyor
İktidarın yanlış faiz ve kur politikaları yüzünden Türkiye’nin içerisine sürüklendiği yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı fatura büyümeye devam ediyor.
Gıda fiyatları, Türkiye’nin, bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Aralık 2025’e kadar yüzde 1.508 oranında arttı. Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159, şubat ayında 1.185, martta 1.265, nisanda 1.287, mayısta 1.301, haziranda 1.360, temmuzda 1.369, ağustosta 1.413, eylülde 1.494, ekimde 1.549, kasımda 1.568 lira aralıkta ise 1.608 lira ödediler.
Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yüzde 1.034 oranında artış yapıldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti Ağustos 2025 itibariyle 1.134 lira düzeyine çıktı. Bu düzey yıl sonuna kadar devam etti. Ücretlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında yüzde 29,5 oranında eridi.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 67 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor. Tarım sektörünün yaşadığı sorunların da bir yansıması olan gıda fiyatlarındaki artış trendinin gelecek aylarda devam edeceği tahmin ediliyor.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Aylık fiyat artışı
Aralıkta ekmek, pirinç ve un ile süt ve süt ürünleri dışındaki tüm gıda harcama gruplarında fiyatlar önceki aya göre arttı.
Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları aralıkta, önceki aya göre değişmezken, et ve balık grubu harcamalarında yüzde 4,7 oranında artış oldu. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 3,5 oranında azaldı. Tereyağı dışındaki yağ harcamaları ise önceki aya göre yüzde 1,4 oranında yükseldi.
Meyve fiyatlarının yüzde 10,2 oranında arttığı aralık ayında sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 6,1 oranında artış yaşandı.
Bakliyat fiyatlarının önceki aya göre yüzde 10,4 oranında arttığı aralıkta  salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları yüzde 3,2 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için aralıkta bir önceki aya göre yüzde 2,6 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

KAMU-AR: Gıda fiyatları 1 yılda yüzde 54 arttı

Yıllık artış yüzde 44,5
Ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları bu yıl aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,5, et-balık fiyatları 66,7, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 29,1 oranlarında artış kaydetti. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 31,3 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 73,4, sebze fiyatları ise yüzde 46,6 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 27,3, diğer gıda fiyatları ise yüzde 31,1 oranında arttı.

12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 54
2025 yılındaki ortalama fiyatlar 2024 yılındaki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 54,0 oranında arttı.
On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 35,2, et-balık fiyatlarında 49,9, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 33,4 oldu. Yıllık ortalamalara göre yağ fiyatları yüzde 29,6, meyve fiyatları yüzde 148,2, sebze fiyatları ise yüzde 89,9 oranında arttı. Bakliyatta yıllık ortalama fiyatlar bir önceki yıla göre yüzde 20,5, diğer gıda fiyatları ise yüzde 32,4 oranında zamlandı.

]]>
Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33508/kamu-emekcileri-uretimden-gelen-gucunu-kullandi-200-bin-kamu-emekcisi-is-birakti/ Fri, 19 Dec 2025 11:08:57 +0000 https://yenidunya.org/?p=33508 Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı sendikaların üyeleri, AKP iktidarının memur ve emeklilere yönelik açıkladığı zam oranlarını kabul etmediklerini belirterek bugün yurt genelinde üretimden gelen gücünü kullanarak iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonuna bağlı sendikaların çağrısıyla yaklaşık 200 bin kamu emekçisi iş bırakırken yapılan açıklamalarda, “Bugün işyerlerimizde değil meydanlardayız. Çünkü adına toplu sözleşme dedikleri bir tiyatroyla emeğimizin hakkı gasp edildi, şimdi de emekçiyi yok sayan bir bütçe hazırlanıyor. Bu nedenle tükenmiş durumdayız İnsanca çalışma şartları ve insanlık onuruna yaraşır ücret istiyoruz ve alacağız. Yoksulluk sınırının üstünde maaş istiyoruz. Sadece ayrıcalıklı bir üzme için zikredilip sonra geri çekilen seyyanen zammın emekçi ve emeklilerin tamamına verilmesini istiyoruz. Yan ödemelerin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmasını istiyoruz. Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmesini istiyoruz. Enflasyon farkının aylık olarak ödenmesini istiyoruz. Yılda 4 ikramiye ve kira yardımı istiyoruz. Adına toplu sözleşme dedikleri rezil tiyatroda emeğimizin hakkı gasp edildi. Şimdi de emekçiyi, halkı yok sayan bir bütçe ile karşı karşıyayız. Tükeniyoruz.” denildi.

Türkiye genelinde iş bırakarak alanlara çıkan kamu emekçileri yapılan basın açıklamalarında, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Direne direne kazanacağız”, “Mustafa Kemal’in öğretmenleriyiz”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Memur darda sorumlusu sarayda”, “Komşular hırsız var”, “Sermayeye değil, emekçiye bütçe” sloganlarını attı.

Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı

Emek düşmanı bütçe istemiyoruz!
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı sendikalar olarak; AKP iktidarının emekçiyi yoksullaştıran, sermayeyi koruyan ekonomi politikalarına karşı insanca yaşam, adil ücret ve hakça paylaşım talebiyle 19 Aralık’ta üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.
Bugün Türkiye’nin en büyük üçüncü kamu emekçileri konfederasyonu Birleşik Kamu-İş olarak işyerlerimizde değil meydanlardayız. Neden işyerlerimizde değil meydanlardayız? Adına Toplu Sözleşme dedikleri rezil tiyatroda emeğimizin hakkını gasp edenler, şimdi biz emekçilerin durumunu gözetmeden bütçe yaptıkları için tükeniyoruz.

Nasıl bir yoksulluk sarmalına atıldığımızı, göz göre göre nasıl nefes alamaz hale getirildiğimizi doğruca anlatabilmek için yakın geçmişe bir bakalım:
Halk olarak içine düştüğümüz ağır ekonomik krizin temelleri mevcut iktidar tarafından atıldı. Özelleştirme eliyle Cumhuriyet yadigarı olan fabrikalar, sadece arsalarının bedeli kadar düşük fiyatlara yandaşlara peşkeş çekildi. Ülkemiz üretmeden tüketen bir ülke haline getirildi. “Dolarla mı maaş alıyorsunuz, size ne dolardan” denirken ülkede toplu iğne almak için bile dolar kuru takip edilir hale geldi. Üstüne bir de “faiz sebep, enflasyon sonuç” gibi, kabul gören tüm ekonomi doktrinleriyle çelişen bir zihniyette yıllardır sürdürülen ısrar, ülkede yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olduğu, ekonominin orta direği denen orta sınıfın yok olduğu bu karanlık ekonomik iklimi getirdi.

Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı

Ülkede asgari ücret genel ücret haline getirildi, asgari ücret ve onun sadece biraz üstü maaş alanlar kayıtlı istihdamın yüzde 70’ine ulaştı. Yani ülkenin çalışan, üreten yurttaşları, en çok vergiyi verip asgari, yani en az ücreti alır hale geldi.

Bu yıl üçüncü büyük kamu emekçileri konfederasyonu olarak bizim de bulunduğumuz Toplu Sözleşme masasında ortadaki ağır tabloyla zerre uyuşmayan, adeta hakaret niteliğindeki zam tekliflerini ifşa etmiştik. Diğer konfederasyonlara “yapısı belli ve hükümetin noteri gibi çalışan hakem heyetine gidip bu hakaret zamlarını meşrulaştırmayın” demiştik. Sonuçta ne yazık ki dediğimiz gibi oldu. Herkesin durduğu yeri de, hakem heyetinin adına “zam” dediği o utanç rakamlarını da tarih yazdı. Eylemler yaptık, masadaki her rezilliği ifşa ettik. O masada verilmeyen ancak ufak kanun değişiklikleriyle kamu emekçisine sağlanabilecek birçok hak için raporlar hazırladık, Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilere bu çalışmalarımızı sunup “Sadece basit kanun değişiklikleriyle kamu emekçisinin içine düştüğü bu darboğazı biraz olsun rahatlatabilirsiniz”
Düzenli olarak, TÜİK’in hayal aleminden bildirdiği rakamların aksine çalışmalar yaparak açlık ve yoksulluk sınırının ulaştığı boyutu ortaya koyduk. Bu gerçekleri yetkililere duyurmaya çalıştık.
Bakın Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR’agöre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 lira düzeyinde. Bu ne demek? Bu kamu emekçilerinin ezici bir çoğunluğunun yoksulluk sınırının çok çok altında yaşadığı ve alım gücünün günden güne erimesi nedeniyle açlık sınırına her gün biraz daha yaklaştığı görülüyor demek. Bu gelen daha da rezil ve sefil günlerin ayak sesleri demek. Birileri kendi yarattığı krizin faturasını utanmadan emekçilere ödetmeye çalışıyor demek.

Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı

Toplu sözleşme masasında memurun haline kulak vermediler, asgari ücretin belirleneceği masada işçi bile yok, şimdi de halktan alınan vergilerle oluşan bütçeyi, biz emekçileri, halkı görmezden gelerek şekillendiriyorlar. Bu pişkinliğe artık yeter diyoruz!

Bakın üst düzey kamu yöneticilerine vicdanlara sığmayan bir seyyanen zam önerdiler. Ağır tepki verdik, her yerde bunun nasıl bir rezillik ve adaletsizlik olduğunu anlattık. Bir iyileştirme yapılacaksa bunun tüm kamu emekçilerini kapsaması gerektiğini, aksi bir durumun kamu çalışma yaşamındaki gelir adaletsizliğini daha da büyüteceğini, bunu asla kabul etmeyeceğimizi söyledik. Sonrasına hemen geri adım attılar. Oysa söz konusu iyileştirmeyi tüm kamu emekçilerine yaymak, bir kez olsun emekten yana tavır göstermek de mümkündü.

Şimdi bütçe hazırlanırken de aynı emek düşmanlığını görüyoruz.
Bütçe’de hak yok, halk yok, işçi sınıfı yok, matematik yok, vicdan yok… Sermaye var, yandaşların çıkarları var, zenginin ağzına çalınan parmak parmak ballar var

Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı

Talepler
Kamu emekçilerini talepleri şöyle sıralandı:
-Yoksulluk sınırının üzerinde maaş
-Seyyanen zammın tüm emekçi ve emeklilere verilmesi
-Yan ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılması
-Gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi
-Enflasyon farkının aylık ödenmesi
-Yılda 4 ikramiye
-Kamu emekçileri için kira yardımı

Kamu emekçileri üretimden gelen gücünü kullandı: 200 bin kamu emekçisi iş bıraktı
]]>
Birleşik Kamu-İş: 19 Aralıkta üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33490/birlesik-kamu-is-19-aralikta-uretimden-gelen-gucumuzu-kullanarak-is-birakiyoruz/ Tue, 16 Dec 2025 09:41:18 +0000 https://yenidunya.org/?p=33490 Birleşik Kamu-İş, AKP iktidarının ekonomik tercihleri sonucu her geçen gün yoksullaşan kamu emekçilerinin tükenmemesi için üretimden gelen gücünü kullanacak.
Birleşik Kamu-İş, 19 Aralık’ta tüm kamu emekçilerini bütçenin halka dönmesi, emekçinin hakkını alması için iş bırakmaya çağırdı.

Birleşik Kamu-İş çağrı metni:
AKP iktidarının sermayeden yana ekonomi politikalarının neden olduğu enflasyon karşısında maaş ve ücretlerimiz günden güne eriyor. Yoksulluk sınırının altında bulunan gelirimiz açlık sınırına doğru hızla iniyor.

TÜİK’in gerçek dışı verilere dayalı olarak açıkladığı enflasyon rakamlarına göre artırılan maaş ve ücretlerimiz, çarşı ve pazarda yaşadığımız gerçek enflasyon altında eziliyor.

Bu gerçeklik, Konfederasyonumuzun Ar-Ge birimi KAMU-AR araştırma sonuçlarında da açıkça görülüyor. KAMU-AR’a göre Kasım 2025 itibarıyla açlık sınırı 30 bin 327 lira, yoksulluk sınırı ise 93 bin 697 lira düzeyinde bulunuyor. Bu nedenle emekçileri ve emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden ekonomi politikalarına karşı, emeğin örgütlü gücüyle ses yükseltiyoruz.

Sermayeye değil, emekçiye bütçe
Bütçenin yükü dolaylı vergilerle emekçi ve emeklilerin sırtına bindirilirken kamu kaynakları sermaye gruplarına aktarılıyor. Bütçe planlanırken sosyal devlet ilkesi terk edilip halkın refahı umursanmıyor.

Dolaylı vergiler halkın sırtında büyük bir kambur gibi büyüdükçe büyüyor. Kamu kaynakları şirketlere, ayrıcalıklı sermaye gruplarına ve vergi aflarıyla desteklenen zenginlere aktarılıyor.
En çok vergiyi yoksullaştırılan halk ödüyor ama en az hizmeti alıyor. Oysa halkın vergileri şirketlerin kâr hanesine değil, yurttaşların ihtiyaçlarına ayrılmalıdır.
Bütçe, halkın ortak kaynağıdır. Bu kaynaktan en büyük pay emekçiler, emekliler, gençler ve engelliler başta olmak üzere yoksul halkımızın tamamına ayrılmalıdır.

Tükeniyoruz!
TÜİK’in makyajlanmış rakamları mutfaktaki yangını gizleyemiyor. Türkiye günden güne derinleşen ekonomik bir kriz yaşıyor. Uzun süre ısrar edilen “faiz sebep, enflasyon sonuç” politikası ağır bir faturayı başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçilerin ödemesi isteniyor.
Gelir adaletsizliği her geçen gün artıyor. Zengin daha zengin, yoksul daha yoksul hale geldi. Şimdi bu adaletsizliği daha da körükleyecek, yoksulluğu büyütecek bir bütçe hazırlanıyor.
Tükeniyoruz, artık yeter! Yoksulluğu büyüten bütçeyi alın başınıza çalın. Sorumlusu olmadığımız krizin bedelini ödemeyi reddediyoruz.

Emekçinin sesi meydanlarda yankılanacak
•Bütçenin halka dönmesi, emekçinin hakkını alması için!
•Yoksulluk sınırının üstünde maaş istiyoruz!
•Seyyanen zammın sadece ayrıcalıklı bir zümreye değil, emekçi ve emeklilerin tamamına verilmesini istiyoruz!
•Yan ödemelerin tamamının emekli aylıklarına yansıtılmasını istiyoruz!
•Gelir vergisinin %15’e sabitlenmesini istiyoruz!
•Enflasyon farkının aylık olarak ödenmesini istiyoruz!
•Yılda 4 ikramiye istiyoruz!
•Kira yardımı istiyoruz!
•Açlık sınırında değil, insanca yaşamak istiyoruz.
•Milli gelirden payımızı istiyoruz!
•Sahte enflasyon rakamlarını kabul etmiyoruz!
•Sorumlusu olmadığımız krizin faturasını ödemeyeceğiz!
•Sefalet bütçesine karşı, hakça paylaşım için iş bırakıyoruz!
•19 Aralıkta üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz!

]]>
Birleşik Kamu-İş’ten üst düzey kamu görevlilerine ek zam eleştirisi https://yenidunya.org/emek-gundemi/33427/birlesik-kamu-isten-ust-duzey-kamu-gorevlilerine-ek-zam-elestirisi/ Tue, 02 Dec 2025 16:54:16 +0000 https://yenidunya.org/?p=33427 Birleşik Kamu-İş, “İyileştirme tüm kamu emekçilerini ve emeklilerini kapsamalıdır” başlıklı yazılı bir açıklama yaptı.

Birleşik Kamu-İş açıklamasında, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bazı üst kademe yöneticiler ile uzman ve müfettişlerin maaşlarının artırılmasına ilişkin önergenin tüm kamu çalışanlarını ve emeklilerini kapsamasını istendi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İyileştirme tüm kamu emekçilerini ve emeklilerini kapsamalıdır”
2026 yılı Bütçe Kanunu Teklifinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 1.12.2025 tarihinde 20 bini geçmeyecek sayıda üst düzey kamu görevlilerinin ücretlerine 10 bin lira ile 40 bin lira arasında ek zam yapılmasını önerdi.

Kamuda maaş ve ücretler açlık sınırındayken, zaten kamudaki en yüksek maaşı ve ücreti alan üst düzey yöneticilere için sunulan teklif kamu vicdanını yaralamıştır. Bu teklif uzun süredir ağır ekonomik koşullar altında ezilen 4 milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamudan emekli olmak üzere toplam 6,5 milyonun yaşam gerçeğini değiştirmemektedir. Aksine, ücret adaletsizliğini daha görünür hale getirerek mevcut mağduriyeti derinleştirmektedir.

“Kamu emekçileri ağır bir yoksullaşma yaşıyor”
Kamu emekçileri ve emeklileri, yıllardır süren yüksek enflasyon karşısında gelirlerinin hızla erimesi nedeniyle ağır bir yoksullaşma süreci yaşamaktadır. Yapılan maaş artışları daha cebe girmeden erimekte; kamu çalışanları kira, ulaşım, gıda ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta ciddi zorluklar yaşamaktadır.

Teklifte yer alan sınırlı kapsamlı iyileştirmeler, kadrolar arasındaki ücret farklarının artık tolere edilemez boyutlara ulaştığını göstermektedir. Bu durum, kamu çalışanları arasında iş barışını bozmakta; eşitlik, liyakat ve verimliliği zayıflatmaktadır. Sunulan düzenlemeler, kamunun büyük çoğunluğunu oluşturan emekçileri ve emeklileri yok saymaktadır.

Bu kanun teklifi, yalnızca belirli bir kesimin sorunlarına çözüm üretmekte; milyonlarca kamu emekçisinin ve emeklisinin haklı talep ve beklentilerini görmezden gelmektedir. Kamu hizmetinin asıl yükünü taşıyan tüm çalışanların ve emeklilerin hakları teslim edilmeli, Hakem Kurulu kararıyla tescillenen mağduriyet ivedilikle giderilmelidir.

“Adaletsizlik derhal giderilmelidir”
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, kamu emekçilerinin ve emeklilerinin yaşadığı bu adaletsizliğin derhal giderilmesi için Hükümeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisini acilen göreve çağırıyoruz:
Kamu emekçileri ve emeklilerine yalnızca enflasyon farkı değil, alım gücünü koruyacak insanca yaşanabilir ücret artışı sağlanmalıdır.
Kadro ve unvan ayrımı gözetmeksizin tüm kamu çalışanları arasındaki ücret uçurumu giderilmeli; en düşük memur ve emekli aylığı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
Geçmiş dönemlerde verilen seyyanen zamların emekli maaşlarına yansıtılmaması nedeniyle ortaya çıkan büyük mağduriyet derhal ortadan kaldırılmalıdır.

]]>
KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33375/kamu-ar-dort-asgari-ucretin-toplami-yoksulluk-sinirinin-5-bin-281-lira-altinda-kaldi/ Thu, 27 Nov 2025 14:00:29 +0000 https://yenidunya.org/?p=33375 Birleşik Kamu-İş Açlık-Yoksulluk Araştırması Kasım 2025 sonuçlarını açıkladı.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Araştırma sonuçlarına göre:
-Açlık sınırı 30 bin 327 liraya çıktı
-Açlık sınırı kasımda 266 lira artarak 30 bin 327 liraya çıktı.
-Yoksuluk sınırı ise gıdanın yanı sıra giyim, kira ve ulaştırma harcamalarda yaşanan fiyat artışlarının da etkisiyle 93 bin 697 liraya yükseldi.
-Açlık sınırı son bir yılda 7 bin 762 lira, yoksulluk sınırı ise 24 bin lira arttı.
-Açlık sınırı asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine çıkarken, 4 asgari ücretin toplamı yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Kasım 2025 sonuçları açıklandı.

Açlık sınırı kasımda 266 lira artarak 30 bin 61 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte giyim, barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan fiyat artışlarının etkisiyle 93 bin 697 lira oldu. Açlık sınırı asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine yükseldi. Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı.

Açlık sınırının önceki aya göre 266 lira arttığı kasımda gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.193 liralık yükselişle 63 bin 370 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.459 lira artarak 93 bin 1.459 lira oldu. Son 12 ayda açlık sınırı
7 bin 762 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 16 bin 255 lira ve yoksulluk sınırı 24 bin 16 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine çıktı. Asgari ücretin en az açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için en az yüzde 37,2 oranında artırılması gerekiyor. Bu aralık ayında da artmaya devam edecek. Dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük beslenme harcamasını zor yetebilir hale düşen asgari ücret yoksulluk sınırının ise dörtte birini ancak karşılıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kalıyor. Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 16 günlük beslenmeye yetiyor.

Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 54’ünü, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 61’ini zor karşılıyor.  Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 85,4, ortalama memur maaşının ise yüzde 63,5 oranında artırılması gerekiyor.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurta için aylık olarak yapılması gereken harcanma kasımda, 208 lira, yıllık olarak ise 2 bin 823 lira artarak 9 bin 323 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 5 lira, geçen yıla göre ise 76 liralık artışla 529 lira oldu.

Kasımda 65 lira artarak 6 bin 314 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada son bir yılda ise 1.751 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 92 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.349 lira artarak 3 bin 189 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 50 lira artarak 3 bin 548 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 7 lira azaldı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama kasımda değişmeyip 2 bin 487 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.212 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 25 liralık yükselişle 775 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 5 lira yükselerek 2 bin 208 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama değişmedi ve 742 lirada kaldı.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre kasım ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 855 lira, yetişkin kadın için 6 bin 951 lira, çocuk için 5 bin 47 lira ve genç için de 9 bin 475 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da kasımda 63 bin 370 liraya yükseldi.

Kasımda dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 433 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 673 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 276 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 478 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 264 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.675 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.672 liraya, eğitim harcamaları 1.967 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 714 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 220 liraya kadar yükseldi.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Kasım 2025 itibariyle 93 bin 697 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında kasımda 1.459 liralık, yılın ilk 11 ayında 22 bin 649 liralık ve son 12 aylık dönemde ise 24 bin 16 liralık artış oldu.

]]>
Emekçi ve emekliler ekim enflasyonu ile ezilmeye devam ediyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33277/emekci-ve-emekliler-ekim-enflasyonu-ile-ezilmeye-devam-ediyor/ Mon, 03 Nov 2025 12:15:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=33277 Birleşik Kamu-İş, TÜİK’in açıkladığı Ekim 2025 enflasyon verilerin değerlendiren yazılı bir açıklama yaptı.
Açıklamada, emekçiler ve emekliler enflasyon ile ezilmeye devam ediliyor denildi.

Emekçi ve emekliler ekim enflasyonu ile ezilmeye devam ediyor!

“Bu şekilde geçinilmesi mümkün değildir”
Ekim 2025’te enflasyon, hem resmi hem bağımsız kurumların verilerine göre yüksek seyrini sürdürdü. TÜİK’e göre yıllık enflasyon yüzde 32,87 ile dünyadaki 78 ülkenin yıllık enflasyonundan daha yüksek seviyede gerçekleşirken, ENAG verileri yıllık yüzde 60’a ulaşan enflasyon rakamlarıyla yurttaşların yaşam maliyetinin giderek arttığını ortaya koyuyor.

Merkez Bankası ve iktidarın açıklanan enflasyon hedefleri, yıl başında belirlenen oranların çok üzerinde kaldı. Yılın ilk on ayında toplam enflasyon TÜİK verilerine göre yüzde 28,63’e ulaşırken, önümüzdeki aylarda aylık yüzde 2,5 civarında enflasyon yaşanması durumunda yıl sonu enflasyonunun yüzde 35’i bulması bekleniyor. Gerçekleşmeyen hedef ve tahminler, özellikle düşük gelirli çalışanlar ve emekliler üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

İşçi ve Bağ-Kur emeklileri, aldıkları zamlarla enflasyon farkını karşılamaya çalışıyor; şimdiden yüzde 10,25 oranında ek zam alacaklı durumdadırlar. Memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme ile aldıkları zamlar ise gerçek enflasyon karşısında hızla eriyor. 2026 başında yapılacak toplu sözleşme zamları, ekim itibariyle oluşan enflasyon farkı ile birlikte en az yüzde 16,55 olmalıdır.

Asgari ücretin alım gücü ciddi şekilde azalmış durumda. Geçen yıl sonu yapılan yüzde 30’luk zam, 2024 yılındaki yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldı. Temmuz 2025 itibarıyla artırılmayan asgari ücretin alım gücü, 10 ayda 6.330 TL erimiş, şu anda geçen yıl aralık ayındaki seviyenin altında bulunuyor.

En düşük emekli aylığı da Temmuz-Ekim döneminde yaklaşık 1.730 TL değer kaybetti. Türkiye’de enflasyonun temel kaynağı gıda fiyatlarıdır; yalnızca ekim ayında gıda fiyatlarındaki artış, aylık enflasyonun üçte birini oluşturdu.

Dünya genelinde enflasyonu Türkiye’den yüksek olan yalnızca dört ülke bulunmaktadır: Venezuela, Güney Sudan, İran ve Brundi. Türkiye, Avrupa’nın en yüksek enflasyonuna sahip ülke konumunda olup, ikinci sıradaki Ukrayna ile arasında 21 puan fark vardır.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı AR&GE birimi Kamu-AR’ın verilerine göre, açlık sınırı Ekim 2025’te 30.061 TL, yoksulluk sınırı ise 92.238 TL olarak belirlenmiştir. Bu veriler, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarının ne kadar ağırlaştığını açıkça göstermektedir.
Ekim ayı enflasyon verileri karşısında emekçiler ve emekliler her geçen gün daha fazla eziliyor. Bu şekilde geçinilmesi mümkün değildir. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, hükümeti ve yetkilileri uyarıyoruz: emekçilerin ve emeklilerin gelir kayıpları derhal telafi edilmeli, yaşam standartları korunmalı ve gerçek enflasyonla uyumlu ücret politikası acilen hayata geçirilmelidir.
Artık bekleyecek zaman yoktur!

]]>
KAMU-AR: Yoksulluk sınırı 92 bin 238 liraya tırmandı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33257/kamu-ar-yoksulluk-siniri-92-bin-238-liraya-tirmandi/ Mon, 27 Oct 2025 13:42:17 +0000 https://yenidunya.org/?p=33257 Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Ekim 2025 sonuçları açıklandı.

Araştırma sonuçlarına göre:
-Açlık sınırı 30 bin lirayı geçti
-Açlık sınırı ekimde 671 lira artarak 30 bin 61 liraya kadar yükseldi
-Yoksuluk sınırı ise gıdanın yanı sıra kira, eğitim ve ulaştırma harcamalarda yaşanan yüksek artışlarının da etkisiyle 90 bin lirayı aşarak 92 bin 238 liraya çıktı.
-Son bir yılda açlık sınırı 8 bin 37 lira, yoksulluk sınırı 23 bin 993 lira arttı.
-Açlık sınırı asgari ücretin 7 bin 957 lira üzerine çıkarken, yoksulluk sınırı ise 4 agari ücretin toplamını aştı.

KAMU-AR: Yoksulluk sınırı 92 bin 238 liraya tırmandı

Açlık sınırı önceki aya göre 671 lira arttı
Açlık sınırı ekimde önceki aya göre 671 lira artarak 30 bin 61 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdanın yanı sıra, başta barınma, ulaştırma ve eğitim olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan yüksek fiyat artışlarının etkisiyle 90 bin lira sınırını aştı ve 92 bin 238 lira oldu. Açlık sınırı asgari ücretin 7 bin 957 lira üzerine yükseldi, yoksulluk sınırı ise 4 asgari ücretin toplamının yüzde 4 üzerine çıktı.
Açlık sınırının önceki aya göre 671 lira arttığı ekim ayında gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.711 liralık yükselişle 62 bin 177 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 2 bin 382 lira artarak 92 bin 238 lira oldu. Son 12 ayda açlık sınırı 8 bin 37 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 15 bin 956 lira ve yoksulluk sınırı 23 bin 993 lira yükseldi.

Açlık sınırı, asgari ücretin yüzde 33 üzerinde
Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 7 bin 957 lira üzerine çıktı. Asgari ücretin en az açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için yine en az yüzde 36 oranında artırılması gerekiyor. Bu oran ilerleyen aylarda da artmaya devam edecek. Dört kişilik bir ailenin sadece 22 günlük beslenme harcamasını zor yetebilir hale düşen asgari ücret yoksulluk sınırının ise üçte birini ancak karşılıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor. Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 17 günlük beslenmeye yetiyor.
Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 55’ini, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 62’sini zor karşılıyor.  Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 83,3, ortalama memur maaşının ise yüzde 60,9 oranında artırılması gerekiyor.

KAMU-AR: Yoksulluk sınırı 92 bin 238 liraya tırmandı

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurta için aylık olarak yapılması gereken harcanma ekimde bir önceki aya göre, kırmızı et ve balık fiyatlarında yaşanan düşüşün etkisiyle 280 lira azaldı, yıllık olarak ise 2 bin 790 lira artarak 9 bin 115 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi, geçen yıla göre ise 96 liralık artışla 524 lira oldu.
Ekimde 155 lira artarak 6 bin 294 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.609 lira arttı.
Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 186 lira artarken, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.249 lira artarak 3 bin 281 lira oldu. Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 290 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 381 lira artarak 3 bin 498lira olarak gerçekleşti.
Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama ekimde 144 lira artarak 2 bin 487 liraya çıkarken, pirinç ve bulgur harcamaları 108 lira yükselerek 1.212 liraya, yağ için yapılması gereken harcama ise 53 liralık yükselişle 750 liraya çıktı.
Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 16 lira yükselerek 2 bin 203 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama 742 lirada kaldı.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ekim ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 777 lira, yetişkin kadın için 6 bin 890 lira, çocuk için 5 bin lira ve genç için de 9 bin 391 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapılması gereken harcama tutarı da ekimde 62 bin 177 liraya yükseldi.
Ekimde dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 164 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 189 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 169 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 466 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 18 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.670 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.655 liraya, eğitim harcamaları 1.667 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 625 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 191 liraya kadar yükseldi.

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Ekim 2025 itibariyle 92 bin 238 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında ekimde 2 bin 382 bin liralık, yılın ilk on ayında 21 bin 190 liralık ve son 12 aylık dönemde ise 23 bin 993 liralık artış oldu.

KAMU-AR: Yoksulluk sınırı 92 bin 238 liraya tırmandı
]]>