asgari geçim – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 27 Feb 2026 08:19:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png asgari geçim – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33852/turk-is-yoksulluk-siniri-105-bin-lirayi-asti/ Fri, 27 Feb 2026 08:19:06 +0000 https://yenidunya.org/?p=33852 TÜRK-İŞ Şubat 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırma sonuçları açıklandı.
Araştırmaya göre;
-Dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 32.365 TL.
-Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 105.425 TL.
-Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 41.900 TL.
-Mutfak enflasyonu aylık %3,65 on iki aylık %38,76 yıllık ortalama %39,43 olarak hesaplandı.

Açlık sınırı asgari ücreti eritti
TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla Ankara’da yapılan açlık-yoksulluk araştırması Şubat 2026 ayı sonucuna göre;
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 32.365,44 TL’ye,
-Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 105.424,90 TL’ye
-Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’de aylık 41.899,77 TL ’ye yükseldi.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

Mutfak yanıyor
TÜRK-İŞ’ e göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Şubat 2026 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir:
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 3,65 oranında gerçekleşti.
-On iki aylık değişim oranı yüzde 38,76 oldu.
-Yıllık ortalama artış ise yüzde 39,43 olarak gerçekleşti.
-İki aylık artış oranı ise yüzde 7,37 oranında oldu.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı

Gıda fiyat artışları Ramazan dinlemedi
TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan çarşı-pazar-market dolaşılarak gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Şubat 2026 itibariyle şu şekilde oldu:

•Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta; son dönemde süt ve süt ürünlerindeki hızlı fiyat artışı, tüketici alım gücünü ciddi şekilde zorlamaktadır. Tüketiciler daha uygun fiyatlı ürünlere yönelmek zorunda kalmaktadır ve bu durum hem beslenme kalitesini hem de ekonomik güveni etkilemektedir. Söz konusu ürünlerin insan vücudu için gerekli temel besinler arasında yer alması ve özellikle çocuklar ile gençlerin dengeli beslenmesi açısından önem taşıması nedeniyle hanehalkı bütçesi üzerindeki baskısı artarak devam etmektedir.

•Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller ürünlerinin yer aldığı grupta; dana kıyma ve kuşbaşı etin kilogram fiyatında bu ay da artış olduğu tespit edildi. Kuzu etinin fiyatı bir miktar geriledi. Hesaplamada dikkate alınmayan bonfilenin kilogram fiyatı ise 2500 TL’ye yükselmiştir.
Balık ürünleri fiyatlarında bir miktar gerileme olduğu tespit edildi. Esnaf Ramazan ayında satışlarda azalma olması nedeniyle tezgâhtaki ürün çeşitliliğinin bir miktar azalttığını belirtti.
Tavuk eti kilogram fiyatında, geçen ay olduğu gibi bu ay da artış tespit edilmiştir. Geçen ay bir miktar gerileyen yumurta fiyatlarında ise bu ay yeniden artış olduğu gözlemlendi.
Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda kuru fasulyenin kilogram fiyatında bir miktar gerileme olduğu tespit edildi. Nohut fiyatında artış olduğu gözlemlenirken, yeşil ve kırmızı mercimeğin kilogram fiyatlarında ise bu ay önemli bir değişiklik görülmedi.

•Meyve-sebzenin ortalama fiyatı bu da ay artış göstermiştir. Geçen ay bir miktar gerileyen meyve fiyatları bu ay yükselirken, sebze fiyatlarında ise sınırlı bir azalış olduğu gözlemlenmiştir. Hesaplamada -bu ay- 24’ü sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 90 TL, ortalama meyve kg fiyatı 117,50 TL oldu. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 90,83 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir.

•Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmek fiyatı bu ay değişmemiştir. Hesaplamaya dâhil edilmeyen fakat Ramazan’da ağırlıklı olarak satılan pidenin 250 gramı Ankara için 25 TL olarak belirlenmiştir. Pirinç ve bulgur fiyatlarında da önceki aya kıyasla herhangi bir değişiklik gözlemlenmemiştir. Diğer ürünlerden makarnanın fiyatında sınırlı bir artış olduğu tespit edildi. Un ve irmiğin kilogram fiyatı ise aynı kaldı.

•Temel yağ ürünleri grubunda, ayçiçek yağı ve tereyağının kilogram fiyatlarında bu ay artış olduğu tespit edildi. Zeytinyağı ve margarin fiyatlarında önemli bir değişiklik görülmedi.
Siyah zeytinin fiyatında bir miktar artış olduğu gözlemlendi. Yeşil zeytin aynı kaldı. Yağlı tohum ürünlerinde ise ciddi bir fiyat değişikliği tespit edilmemiştir.

•Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin fiyatlarında bu ay bir miktar artış olduğu tespit edildi. Çayın kilogram fiyatı aynı kaldı. Geçen ay artış görülen ıhlamurun fiyatında bu ay bir miktar azalma olduğu görüldü. Tuz, şeker ve salçanın fiyatı değişmedi. Reçel, bal ve pekmezin fiyatında ise bir miktar artış olduğu tespit edildi.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 105 bin lirayı aştı
]]>
BİSAM: Sadece gıda için aylık 31 bin 296 lira gerekiyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33801/bisam-sadece-gida-icin-aylik-31-bin-296-lira-gerekiyor/ Thu, 12 Feb 2026 14:32:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=33801 Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi BİSAM, ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ocak 2026 Dönem Raporu’nu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 31 bin 296 lira oldu, yoksulluk sınırı ise 102 bin 812 lira!

BİSAM: Sadece gıda için aylık 31 bin 296 lira gerekiyor

Araştırmada Ocak 2026 dönemi için şu değerlendirme yapıldı;
TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ocak 2026 için 31 bin 296 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 102 bin 812 lira olarak gerçekleşmiştir.

BİSAM: Sadece gıda için aylık 31 bin 296 lira gerekiyor

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 8.470 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 8.216, 15-18 yaş bir genç için 8.725, 4-6 yaş arası bir çocuk için 5.885 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 31 bin 296 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 102 bin 812 liraya ulaşmaktadır.

BİSAM: Sadece gıda için aylık 31 bin 296 lira gerekiyor

Günlük harcamalarda Ocak 2026 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 326 kiralık liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri oldu. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 294 lira ile meyve ve sebze oldu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 186 lira olarak gerçekleşti. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 66 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 54 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 23, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 26 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Süt ve süt ürünleri en maliyetli grup
Daha dar bir gruplandırmaya göre süt ve süt ürünleri günlük 326 liralık harcama gereksinimi ve yüzde 31,3’lük oranı ile ilk sırada yer aldı. Meyve ve sebze grubunun payı yüzde 28,2 iken et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 24,7 oldu. Ekmek ve tahıl grubunun toplam içindeki payı yüzde 8,2, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7,6 oldu.

BİSAM: Sadece gıda için aylık 31 bin 296 lira gerekiyor

Aile bireyine göre harcama gereksinimi
Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

]]>
BİSAM: Asgari ücretli 28 bin lirayla ancak 9 gün karnını doyurabilir! https://yenidunya.org/emek-gundemi/33565/bisam-asgari-ucretli-28-bin-lirayla-ancak-9-gun-karnini-doyurabilir/ Mon, 29 Dec 2025 12:25:32 +0000 https://yenidunya.org/?p=33565 Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM)’nin yaptığı araştırmaya göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında eline geçecek olan ücretle gıdaya günlük sadece 267 lira ayırabilecek.

Asgari ücretle geçim sadece 9 gün
Türkiye genelinde ortalama kira (80 metrekarelik bir daire için) 18.400 lirayken yeni geliri ile asgari ücretlinin konut harcamalarının tümüne (konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar) ayırabileceği tutar yalnızca 9.329 lira, kiraya ayırabileceği tutar ise 6.873 liradır.
Asgari ücretli çocuk başına eğitim için ancak 67 lira, bir boğaz için öğün başına günlük 22 lira ayırabilecektir. Asgari ücretlinin gıdaya ayırabileceği pay sadece 8.000 liradır. Buna göre asgari ücretli elde ettiği gelir ile sadece 9 gün karnını doyurabilir.

Asgari ücretli öğün başına sadece 22 lira harcayabilecek
Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Endeksa ortalama kira verisi, TÜİK Tüketim Harcamaları Araştırması ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret İstatistikleri üzerinden yaptığı hesaplamaya göre, eşi çalışmayan ve iki çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında eline geçecek ilk zamlı ücretle gıdaya 267 lira ayırabilecek. Buna göre asgari ücretlinin üç öğün için kişi başına ayırabildiği tutar 89 lira olurken, öğün başına bu tutar sadece 22 lira düzeyinde kalacak. 2024 yılı TÜİK tüketim araştırması sonuçlarına göre en yoksul yüzde 20’lik gelir grubu, gelirinin ancak yüzde 28,5’ini gıda harcamalarına ayırabilmektedir. Aynı verilere göre tek gelirli bir asgari ücretli ailesi, dönem itibari ile en yoksul yüzde 20’lik dilim içerisinde yer almaktadır.

BİSAM: Asgari ücretli 28 bin lirayla ancak 9 gün karnını doyurabilir!

Asgari ücretli sağlıksız yaşamaya mahkum ediliyor
Eşi çalışmayan ve 2 çocuklu bir asgari ücretli, şubat ayında alacağı 28 bin 75 liralık gelirinden gıda için günlük ayırdığı 22 lira ile hem eşinin hem kendisinin hem de çocuklarının karnını doyurmak zorundadır. Endeksa istatistiklerine göre Kasım 2025 tarihi itibariyle Türkiye genelinde (80 metrekarelik bir daire için*) ortalama kira 18.400 lirayken, asgari ücretlinin kira (gerçek ve izafi kira) için ayırabildiği tutar sadece 6.873 liradır. Buna göre asgari ücretlinin sağlıksız bir çevrede, kentsel donatı hizmetlerinin en az olduğu, deprem riski altındaki konutlarda yaşamak zorunda kaldığı söylenebilir. Sefalet sadece sofrada değil, sağlıksız konutlarda da asgari ücretliyi bulmaya devam etmektedir.

Asgari ücretli kültürel etkinliklere harcama yapamıyor
Asgari ücretlinin, çalıştığı işyerinin servis imkânı yoksa işyerine ulaşımı bile büyük bir sorundur. Örneğin İstanbul’da 2025 yılı için mavi kart 2748 liradır. Asgari ücretlinin 2026 yılında tüm aile ferleri adına ulaşım için ayırabileceği aylık tutar ise sadece 2.838 liradır.
Asgari ücretli kültürel hizmetlere aylık sadece 10 lira, eğlenceye 34 lira, gazete, kitap ve kırtasiyeye 78 lira ayırabilecektir. Bu miktar ile ne sinemaya ne tiyatroya gidebilmek ne de kitap almak mümkündür.

Asgari ücretlinin çocuğunu okutması mücize!
Isınma, bakım, onarım, temizlik ve hatta kadro eksikliği nedeni ile öğretmen ihtiyacı, kaynak yokluğu bahanesi ile velilerin ödediği katkı paylarına teslim edilen eğitim koşularında asgari ücretli, çocuğuna defter kalem bile alamayacak durumdadır. Okul tercihleri büyük oranda, yoksul ve kaynak yokluğundan eğitim veremez durumdaki okullardır. Yani asgari ücretlinin çocuğunu okutması, aylık çocuk başına 67 liralık tutar ile yokluktan dolayı neredeyse mucizedir.
Asgari ücretlinin Şubat 2026’da her aile ferdi için bir öğün başına 22 lira ile karnını doyurması, 6.873 liraya barınması, çocuk başına aylık 67 liralık eğitim harcaması ile çocuklarını yetiştirmesi beklenmektedir.

Asgari ücretli ekonomik büyümeden pay almıyor
Sonuç olarak asgari ücret belirlenirken bu gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İşçilerin talebi asgari ücretin, bir işçinin ailesiyle birlikte asgari olarak temel ihtiyaçlarını karşılayacak, işçiyi kimseye muhtaç etmeyecek bir düzeyde belirlenmesi ve sefaletin son bulmasıdır. Asgari ücretin ekonomik büyüme ve verimlilik artışından pay almaması, üretilen kaynakların belirli ellerde toplanması anlamına gelmektedir. Gelir dağılımını düzeltici bir rol oynaması beklenen asgari ücretin, açlık sınırının bile altında belirlenmesi vicdanları zedelemektedir. Asgari ücretin, temel gereksinimleri karşılayacak bir biçimde ele alınması gerekmektedir.

]]>
Gelir eşitsizliği uçuruma dönüştü: Türkiye’nin en düşük gelirli illeri belli oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/33542/gelir-esitsizligi-ucuruma-donustu-turkiyenin-en-dusuk-gelirli-illeri-belli-oldu/ Fri, 26 Dec 2025 16:35:30 +0000 https://yenidunya.org/?p=33542 Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı Gelir Dağılımı İstatistikleri, Türkiye’de gelir paylaşımındaki dengesizliğin sürdüğünü ortaya koydu. Araştırma, yüksek gelir gruplarının toplam gelirden aldığı payın belirleyici olmaya devam ettiğini gösterdi. Gelir dağılımına ilişkin göstergeler, bölgesel ve toplumsal farkların korunarak devam ettiğine işaret etti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Gelir Dağılımı İstatistikleri 2025 sonuçlarına göre, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,0 olarak hesaplandı. Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması kapsamında yayımlanan veriler, 2024 takvim yılı gelirlerini esas alıyor. Hanehalkı gelirleri, hanehalkı büyüklüğü ve yapısı dikkate alınarak eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine dönüştürüldü.
Araştırma sonuçlarına göre, en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik kesimin toplam gelirden aldığı pay, bir önceki yıla kıyasla 0,1 puan azalarak yüzde 48,0 oldu. En düşük gelir grubundaki yüzde 20’nin payı ise 0,1 puan artışla yüzde 6,4’e yükseldi.

Gelir eşitsizliği uçuruma dönüştü: Türkiye’nin en düşük gelirli illeri belli oldu

Gini Katsayısı 0,410 olarak belirlendi
Gelir dağılımındaki eşitsizliği gösteren Gini katsayısı, 2025 yılı için 0,410 olarak tahmin edildi. Bir önceki yıla göre 0,003 puanlık düşüş kaydedildi. Tüm sosyal transferler hariç tutulduğunda Gini katsayısı 0,473 olurken, emekli ile dul-yetim aylıkları dışındaki sosyal transferler çıkarıldığında bu oran 0,420 olarak hesaplandı. Brüt gelir üzerinden hesaplanan Gini katsayısı ise 0,422 oldu.
En yüksek gelir grubunun en düşük gelir grubuna oranını gösteren P80/P20 oranı, bir önceki yıla göre 0,2 puan azalarak 7,5 olarak belirlendi. En yüksek yüzde 10’un gelirinin en düşük yüzde 10’a oranını ifade eden P90/P10 oranı ise 12,9’a geriledi.

Hanehalkı gelirlerinde yüksek artış
Türkiye genelinde yıllık ortalama hanehalkı kullanılabilir geliri, bir önceki yıla göre yüzde 76,7 artarak 662 bin 414 TL’ye yükseldi. Yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri ise yüzde 77,3 artışla 332 bin 882 TL olarak hesaplandı.
Hanehalkı türlerine göre en yüksek yıllık ortalama eşdeğer fert geliri 418 bin 025 TL ile tek kişilik hanehalklarında görüldü. Çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında bu tutar 386 bin 713 TL, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarında ise 338 bin 164 TL oldu. En düşük gelir, 264 bin 413 TL ile en az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarında kaydedildi.

Gelirin yarıya yakını maaş ve ücretlerden
Toplam gelir içinde en yüksek pay, yüzde 49,7 ile maaş ve ücret gelirlerine ait oldu. Müteşebbis gelirinin payı yüzde 18,3, sosyal transfer gelirlerinin payı ise yüzde 18,2 olarak hesaplandı. Tarım gelirinin müteşebbis gelirleri içindeki payı yüzde 15,6 olurken, emekli ve dul-yetim aylıkları sosyal transferlerin yüzde 89,3’ünü oluşturdu.

Gelir eşitsizliği uçuruma dönüştü: Türkiye’nin en düşük gelirli illeri belli oldu

Eğitim ve sektör farkı belirgin
Eğitim durumuna göre yıllık ortalama esas iş geliri, yükseköğretim mezunlarında 566 bin 839 TL, lise ve dengi okul mezunlarında 376 bin 932 TL, lise altı eğitimlilerde 290 bin 323 TL, bir okul bitirmeyenlerde ise 183 bin 900 TL olarak hesaplandı.
Sektörel dağılımda en yüksek yıllık ortalama esas iş geliri 426 bin 45 TL ile hizmet sektöründe, en düşük gelir ise 237 bin 461 TL ile tarım sektöründe görüldü. Yıllık gelir artışında en yüksek oran yüzde 79,0 ile inşaat sektöründe kaydedildi.

Bölgesel gelir farkı sürüyor
İBBS 2. Düzey bölgeleri itibarıyla en yüksek yıllık ortalama eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri 449 bin 618 TL ile TR51 (Ankara) bölgesinde gerçekleşti. En düşük gelir ise 172 bin 552 TL ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) bölgesinde kaydedildi.
Gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu bölge P80/P20 oranı 8,5 ile TR71 (Kırıkkale, Aksaray, Niğde, Nevşehir, Kırşehir) olurken, en düşük oran 4,6 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ve TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgelerinde hesaplandı.

İşgücü hareketliliği verileri
Araştırmanın panel verilerine göre, 2024 yılında işsiz olan fertlerin yüzde 38,7’si 2025 yılında çalışmaya başladı. Bir önceki yıl çalışan olanların yüzde 90,3’ü çalışma hayatını sürdürürken, işgücüne dahil olmayanların yüzde 10,1’i işgücüne katıldı.

Kaynak: Cumhuriyet

]]>
İşçisiz asgari ücret gayrimeşrudur! https://yenidunya.org/basindan/sectiklerimiz/33518/iscisiz-asgari-ucret-gayrimesrudur/ Mon, 22 Dec 2025 08:29:02 +0000 https://yenidunya.org/?p=33518 İşçisiz saptanacak asgari ücret gayrimeşrudur. İşçi kanadının katılmadığı Komisyon kararı iyice şaibeli hale gelecek. Hükümet asgari ücrette hakem değildir. Asgari ücret bir kamu düzeni sorunudur.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu iki nafile toplantı yaptı. Toplantılardan beklendiği gibi bir sonuç çıkmadı. Toplantılara işçi tarafını temsil eden Türk-İş katılmadı. Türk-İş, Komisyon yapısı ve işleyiş kuralları değişmediği sürece Komisyona katılmayacağını açıklamıştı.  Türk-İş ayrıca asgari ücret tespitinde enflasyonun yanı sıra büyümenin de dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

NAFİLE TOPLANTILAR!

İşçi konfederasyonlarının tümü komisyonun işleyişinden şikâyetçi ve asgari ücret tespit kurallarının değişmesini istiyorlar. Ancak Hükümet, işçi kanadının çok önceden belli olan bu tutumuna rağmen komisyonun yapısı ve asgari ücretin belirlenme kuralları konusunda herhangi bir adım atmadı. Oysa yapılacak iş teknik olarak son derece basit. Bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve bir yönetmelik değişikliği ile sorunun çözülmesi mümkün. Ancak mesele teknik değil tamamen siyasi bir tercih!

Hükümet asgari ücreti izlediği ekonomi politikaya uygun olarak düşük tutmanın peşinde. Ancak hükümetin asgari ücret için dolaşıma soktuğu oranların herhangi bir inandırıcılığı ve meşruiyeti yok.  Ortalıkta dolaşan tahminlerin büyük bir tepki ve öfkeye yol açacağı malum. Bunun üstüne bir de “işçisiz asgari ücret” saptanması meselenin üstüne tüy dikecek.

Hükümet şimdiye kadar asgari ücreti belirlerken genellikle işverenleri yanına alıyor ve asgari ücreti öyle belirliyordu. AKP döneminde 25 kez belirlenen asgari ücretin 16’sında işçi muhalefetine rağmen karar Hükümet-işveren blokunun oylarıyla alındı. Hükümet işçilerin masada yer alıp muhalefet etmesinden pek rahatsız değildi. Ama bu yıl işin rengi değişti. İşçi tarafı komisyona katılmayacağını açıkladı. İşte bu durum hükümetin canını sıktı. Asgari ücretin hem geçinme şartlarından çok uzakta hem de işçisiz belirlenmesi ciddi bir tepkiye yol açacak. İşte bu durum bir telaş yarattı.

İşte bu telaşla tarihte görülmemiş bir şekilde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, komisyonun toplandığı saatlerde Türk-İş ve Hak-İş’i ziyarete ederek güya sosyal diyalog görüşmeleri yaptı. Bakanın bu tuhaf temasları, işçisiz asgari ücret komisyonunun alacağı kararın yaratacağı infiali dindirme çabası olarak yorumlanabilir.

HAKEMLİK DEĞİL KAMU DÜZENİ

Bakan Işıkhan asgari ücret meselesinde işçi tarafının katılmamasının yaratacağı infiali önlemek için sürekli “biz hakemiz” diyor. Adeta işçi ile işveren arasında bir arabulucu gibi davranıyor.  Bakanın bu sözleri konuyu bilmeden yediyorsa büyük gaf, bilerek ediyorsa daha büyük gaf.

Hükümet asgari ücrette hakem değildir. Asgari ücret bir kamu düzeni sorunudur. İş hukukunda nispi emredici düzenlemeler olarak bilinen düzenlemelerin en önemlisidir. Asgari ücret, Bakan Işıkhan’ın sandığı gibi bir pazarlık ücreti değildir. Asgari ücret bir geçim ücretidir ve bir kamu düzeni meselesidir. Asgari ücret tespiti, bir özel hukuk konusu ve işçi ile işveren arasında bir pazarlık konusu değildir.

Asgari ücret Anayasa ve yasalarla düzenlenen, devletin “olumlu edim yükümlülüğü” kapsamında bir kamu düzeni sorunudur.  Asgari ücret, pazarlığının piyasaya bırakılmaması ve kamusal bir müdahaleyle belirlenmesi demektir.  Asgari ücret bir kamu düzeni sorunudur çünkü Anayasa ve yasalar hükümete asgari ücretin belirlenmesi ve emredici olması konusunda yükümlülükler getirir. Hükümet bu yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlüdür. Hükümet hakem değildir. Asgari ücreti sadece işçi ve işveren taraflarının müzakeresine bırakamaz.

Sosyal bir hukuk devletinde devlet (hükümet) asgari ücretin saptanmasında aktif rol alır. Dolayısıyla bakanın “ biz hakemiz” demesi anlamsız bir bahanedir. Hükümet asgari ücretin bir numaralı sorumlusudur.  Kaçamak davranmanın manası yok. Hükümet asgari ücret sorumluluğundan kaçamaz.

DİSK’LE GÖRÜŞMEME NEZAKETSİZLİĞİ

İşçisiz asgari ücretin tespitinin yaratacağı infialden telaşa kapılanlar bu ruh haliyle kuralları hiçe sayarak davranıyor. Bakan Işıkhan aniden yaptığı Türk-İş ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada “Biliyorsunuz iki önemli konfederasyonumuz var” deme gafletinde bulundu. Türk-İş’in ardından Hak-İş’i de ziyaret eden Bakan, DİSK’i ziyaret etmedi. Bakanın bu tutumu sıradan bir gaf değil.

Türkiye’de uzun yıllardır işçileri işveren ve hükümet karşısında üç işçi konfederasyonu temsil ediyor. Bu hem bir teamül hem de yasal düzenlemelerin gereği. Eskiden ESK’de üç işçi konfederasyonu vardı. Üçlü Danışma Kurulunda işçileri temsilen üç işçi konfederasyonu katılır. SGK ve İŞKUR Genel Kurulları başta olmak üzere çeşitli kurumların yönetim veya genel kurullarında üç işçi konfederasyonu yer alır.

Anlaşılan Bakan bu basit gerçeğin farkında değil. DİSK’i ziyaret etmeye tenezzül bile etmedi. Oysa Komisyon’da yer almamasına rağmen asgari ücreti en çok gündemde tutan işçi örgütü DİSK’tir. Uzun yıllardır kapsamlı asgari ücret raporları hazırlayan DİSK, asgari ücret için çeşitli eylemler yapan DİSK ama bakan DİSK’le görüşmeye tenezzül etmiyor.

Bakan Işıkhan DİSK’le görüşmemesi Türkiye’de uzun yıllara dayalı endüstri ilişkileri geleneklerini ve kurallarını hiçe sayan nezaketsiz bir tutum ve gaftır.

GAYRİMEŞRU ASGARİ ÜCRET

Hükümet muhtemelen bu hafta asgari ücret konusunda kararını verecek ve Komisyona dikte edecek. Komisyonun özgür bir iradesi olmadığı malum. Komisyonda müzakere bile yapılmıyor. 2020 öncesinde Komisyona bir işçinin yaşam maliyeti konusunda veriler getiren TÜİK artık bunu bile yapmaya tenezzül etmiyor. TÜİK’in Komisyondaki varlık sebebi işçinin yaşam maliyetine ilişkin veriler sunmaktır. TÜİK işi o kadar keyfiliğe vardırdı ki artık işçinin yaşam maliyetini hesaplamıyor.

TÜİK kamuoyunda tartışma yaratacak verileri sunmak yerine gizlemeyi tercih ediyor. Madde fiyat listesini kararttıkları gibi işçinin yaşam maliyetine ilişkin verileri de sunmuyorlar. Böylece Komisyonun tartışma yapacağı en önemli unsur olan “geçim şartları” konuşulamıyor.  Bu durum Komisyonu bir süredir iyice işlevsiz bırakmıştı.

Ancak bu yıl Komisyon tarihinde bir ilk yaşanıyor. İşçi tarafı masayı protesto ediyor. Bu durum asgari ücretin işçisiz saptanmasına yol açacak. Bu durum asgari ücretin zaten çok az olan meşruiyetinin iyice yok olmasına yol açacak.

Adını net koymak lazım. İşçinin protesto ettiği çekildiği bir masada şeklen bile olsa alınacak asgari ücret kararı gayrimeşru olacaktır.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu kağıt üzerinde hükümetin istediği her kararı alabilir. İşçi katılmadan on üye ile toplanabilirler. Hükümet ve işveren blokundan oluşan işçisiz komisyon teknik olarak istediği kararı alabilir.

Karar almayan ve müzakere yapmayan komisyon kararları imzaladı. Dahası komisyon üyelerinin önemli bir bölümü kararı televizyonlardan öğrendi. Teknik olarak bunların tümü mümkün. Şimdiye kadar böyle oldu zaten. Komisyon iyice göstermelik oldu.  Ancak şimdi durum daha da vahim.

Ortada meşruiyetin kırıntısı kalmadı. Hükümet işçinin gelmediği masada işverenlerle kol kola asgari ücreti belirleyecek. Oysa asgari ücret işçinin meselesi. İşçi olmadan belirlenecek asgari ücretin hiçbir inandırıcılığı olmayacak.  Asgari ücret saptandığı anda meşruluğunu yitirecek.

Teknik olarak karar alınabilir, işi kitabına uydurabilirler. Ancak bir hukuk devletinde sadece kanunlara biçimsel uygunluk bir şey ifade etmez.  Bilmeyenler hatırlatalım: Kanunilik ile hukukilik ve meşruluk arasında dağlar kadar fark vardır.  Asgari ücreti işçisiz saptamanın maliyeti büyük olur. Asgari ücret daha saptandığı anda gayrimeşru hale gelir.

Bir kuralın kanuni ama gayrimeşru ve hukuk dışı olması ciddi bir sorundur. Kanuni bir düzenleme toplum vicdanında karşılık bulmuyorsa, destek almıyorsa ve hukukun evrensel ilkelerine aykırı ise gayrimeşrudur.

Pek çok alanda örneğini gördüğümüz hukukdışı ve gayrimeşru yönetim anlayışı şimdi de asgari ücret alanına sirayet etmiş olacak. Bu yıl bir ilk yaşanacak ve asgari ücret gayrimeşru şekilde tespit edilecek!

EMEKLİ YOKSULLUĞU: ALGI DEĞİL GERÇEK

Yoksullaşan emeklilerin ucuz otellerde, otogarlarda konaklamak zorunda kalması ve kış aylarında ısınmak amacıyla AVM’lerde vakit geçirmesi, geçtiğimiz haftanın en sarsıcı haberlerinden biriydi. Aslında bu haberler, uzun süredir bilinen ancak görmezden gelinen bir gerçeğin; yani derinleşen emekli yoksulluğunun trajik bir şekilde gün yüzüne çıkmasıydı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş bu durumu “Bireysel tercihler toplumsal bir kriz gibi sunulmaya çalışıldı, bir algı operasyonu yürütüldü” şeklinde nitelerken; Ankara Valiliği de haberleri “abartılı” bulduğunu açıkladı. Emekli gerçeğini “algı” ve “abartı” diyerek yok sayanlara, bu durumu haberlerle değil, somut verilerle hatırlatmakta fayda var:

Sefalet aylıkları: 2025 sonu itibarıyla en düşük emekli aylığı 16 bin 881 TL seviyesindedir ve milyonlarca emekli bu tutarla geçinmeye çalışmaktadır. Ortalama emekli aylığı ise sadece 21 bin TL civarındadır.

Refah Kaybı: Emekli aylıklarının Kişi Başına Gayrisafi Yurt İçi Hasılaya (GSYH) oranı 2003’te %52 iken, 2024 yılında bu oran %31’e gerilemiştir. Bu, emeklinin milli gelirden aldığı payın nasıl eridiğinin en net kanıtıdır.

Çalışma Zorunluluğu: Alım gücü dibe vuran emekli aylıkları nedeniyle daha fazla emekli, hayatta kalabilmek için yeniden işgücü piyasasına dönüyor. Çalışıyor veya umutsuzca iş arıyor. 2003 yılında emeklilerin %34’ü işgücü piyasasındayken, 2024’te bu oran %66’ya fırlamıştır.

Yaşlılık Aylığı: Sosyal güvencesi olmayan yaklaşık 800 bin vatandaşın aldığı 65 yaş aylığı ise sadece 5 bin 134 TL’dir.

YAŞLI BAKIM HİZMETLERİ YETERSİZ

Bakanlığın “bireysel tercih” olarak nitelediği otogar ve otel konaklamalarının arkasında, kamusal yaşlı bakımı hizmetlerinin yetersizliği yatmaktadır. Türkiye’de yaşlı bakımı hizmetleri ihtiyacı karşılamaktan oldukça uzaktır:

Bakanlığa bağlı 169 huzurevinde yalnızca 15 bin, 270 özel huzurevinde ise 13 bin 500 yaşlıya hizmet verilmektedir.

Kamu huzurevlerinde kapasite yetersizliği nedeniyle devasa bir “sıra bekleyenler” listesi oluşmuş durumdadır.

Özellikle geliri olmayan yaşlılar için hayati önem taşıyan ücretsiz bakım hizmetlerinde büyük bir yığılma yaşanırken, özel huzurevi fiyatları ortalama bir emekli maaşının katbekat üzerindedir.

Türkiye’nin sosyal hizmet alanındaki kanayan yarası, yaşlı ve hasta bakımı sorunudur. Bu yük halen büyük oranda ailelerin omuzlarındadır. Yapılması gerekenler ise bellidir: Öncelikle emekli aylıklarını insanca yaşanacak bir düzeye çıkarmak ve yaşlı bakımı için ayrılan kamu kaynaklarını acilen artırmak.

Emeklilerin yaşadığı sefalete ilişkin haberler algı operasyonu değil,  çıplak gerçektir. Türkiye’de giderek derinleşen bir emekli ve yaşlı yoksulluğu var.

Kaynak: Aziz Çelik / BirGün

]]>
BES-AR: 4 kişilik bir memur ailesinin 2025 Aralık ayı açlık sınırı 39 bin 009 lira https://yenidunya.org/emek-gundemi/33486/bes-ar-4-kisilik-bir-memur-ailesinin-2025-aralik-ayi-aclik-siniri-39-bin-009-lira/ Tue, 16 Dec 2025 08:50:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=33486 Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi BES-AR, 205 Aralık ayı açlık-yoksulluk verilerini açıkladı.
Açıklamaya göre, dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarının Aralık 2025 için 39 bin 9 lira, Tek bir (bekar) çalışanın yaşam maliyetinin 64 bin 9 liraya ulaştığını hesapladı. Sendika, yoksulluk sınırını ise 97 bin 82 lira olarak açıkladı.
BES, açıklamsında; “tüm kamu emekçilerine, asgari ücretlilere ve emeklilere insanca yaşayabilecek bir ücret talebimizde ısrar ediyoruz.” dedi.

BES-AR açıklamasında şu verilere yer verildi:
-Gıda madde fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Aralık 2025 için 39 bin 009 lira,
-Tek bir (bekâr) çalışanın yaşam maliyeti 64 bin 009 lira,
-Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı kısacası yoksulluk sınırı 97 bin 082 lira olmuştur.
-Bu sonuçlara göre; 2025 yılında da 22 bin 104 lira alan asgari ücretli 39 bin 009 lira olan açlık sınırının %76,48 altında ücret alarak sadece karnını doyurabilmektedir.

BES-AR: 4 kişilik bir memur ailesinin 2025 Aralık ayı açlık sınırı 39 bin 009 lira

Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 1.300 lirayı geçti!
-2025 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı.
-Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının %75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor!
-Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için öğrenci evi gibi 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor!

]]>
Herkesin komşusu asgari ücret https://yenidunya.org/emek-gundemi/33431/herkesin-komsusu-asgari-ucret/ Wed, 03 Dec 2025 09:10:21 +0000 https://yenidunya.org/?p=33431 Her 100 işçiden 63’ü asgari ücret komşuluğunda çalışırken ücret zammı milyonlarca emekçi ve ailesi için hayati önemde. Finans çevreleri, bankalar ve patronların kârlarının karşısında emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşın yaşam mücadelesi var.

Ülkede emeğiyle geçinen herkesi dolaylı olarak, 18 milyon özel sektör işçisi ile ailelerini ilgilendiren asgari ücret zammı bekleniyor. Daha kurulmadan sallanan masanın antidemokratik yapısı tartışılırken bu ücretin yaygınlığı dikkat çekici.

Açlık seviyelerinin üstünü göremeyen, evlerini ısıtamayan haneler; genç, yaşlı, kadın, erkek asgari yaşama indirgenmek isteniyor. Kemer sıkma politikalarının bedelini ödemek zorunda bırakılan milyonlar, asgari ücret zammını bekliyor. Sık sık kutuplaştığı konuşulan ülkede gerçek taraflar net: Bir yanda emeğiyle geçinenlerin yaşam mücadelesi, diğer tarafta şirketlerin, bankaların, sermayedarların, iktidara yakın çevrelerin sefası var.

Geçen yıl uluslararası finans çevreleri ile IMF’nin işaretleri ile hedef enflasyona uygun eksi zam yapılan asgari ücretli, bu yıl kaybettiğinin telafisini bekliyor. Ancak “dezenflasyon için düşük ücret” politikası, iktidarın elinde adeta tehdit gibi tutuluyor. Asgari düzeyin yüzde 5, 10, 20 üst ve altını ifade eden ücret komşuluğuyla birlikte üllkede çalışanların ezici çoğunluğu, sefalet düzeyinde ücretlere mahkûm edildi.

DİSK-AR’ın 2026 Asgari Ücret raporu da ücretin yaygınlığını bir kez daha gösterdi. Ülkede pastanın büyük dilimi emekçilerden çalınıyor. Özel sektör çalışanlarının yüzde 53,2’si asgari ücretli.
İşçilerin yüzde 46,7’sine denk gelen 8 milyon 359 bin kişi, 22 bin 104 lira ya da daha az aylık kazanıyor. Her 100 işçiden 63’ü asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücret ile çalışıyor. Asgari ücretin iki katından fazla kazancı olanlar ise sadece yüzde 12,7.

Herkesin komşusu asgari ücret

Yaşlılıkta onurlu bir dinlenme süresi sağlaması gereken emeklilik döneminde de yurttaşlar açlık ve güvencesizlik kıskacında. Emekli aylıkları da sefalet düzeyinde sabit kalırken düşük aylıklarla geçinemeyen emekliler, güvencesiz kayıtdışı çalışmaya itildi. İşgücünün dışına itilmek istenen kadınlar ile kayıtdışı çalışanlarda, asgari ücretlilik oranı yüzde 90’ları buldu. Kayıtdışı çalışanlarda asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında ücret alanların oranı yüzde 85,3 iken asgari ücret komşuluğunda çalışanların oranı yüzde 91,7 oldu.

İktidarın politikaları ile asgari ücretin yaygın, ortalama bir standart haline gelmesi, kadın işçilerin en fazla asgari ücret kazanabilmesine yol açtı. Buna göre kadınların yüzde 60,1’i, asgari ücret ve altında ücret alıyor. 4,1 milyon kadın işçi, asgari ücretin ancak yüzde 10 fazlasına erişebiliyor.
DİSK-AR’ın çalışması, “yüksek ücret-yüksek enflasyon” iddiasını çürütecek tespitlerde bulundu. Raporda, “Türkiye’de kâr itilimli enflasyon söz konusu. Asgari ücrete bazı yıllarda resmi enflasyonun oldukça üzerinde reel artışlar yapıldı. Ancak bu durum enflasyonu tetiklemedi. Örneğin, 2012’de asgari ücrete yüzde net 11,8 oranında zam yapıldı. Bir önceki yılın (2011) enflasyonu yüzde 10,5’ti. 2012’de enflasyon yüzde 6,2’ye geriledi. Asgari ücrete AKP döneminde en yüksek reel artışın yapıldığı 2016’da enflasyon bir önceki yıla göre düştü. Asgari ücret enflasyonu tetiklemiyor. Veriler bunu söylüyor” denildi.

Herkesin komşusu asgari ücret

Evi ısıtmak zengin işi
Mekanda Adalet Derneği, Enerji Yoksulluğu Görünümleri araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Buna göre İstanbul Maltepe’de hanelerin en az üçte biri enerji yoksulu; bu oran, yoksul semtlerde yüzde 50’lere kadar çıkıyor. Kışın ısınma yazın da serinleme ihtiyacı için artan fatura harcamaları haneleri enerji yoksulluğu gerçeğiyle tanıştırdı. Kentsel politikalar ve çevre adaleti çalışmalarıyla bilinen Mekanda Adalet Derneği, enerji yoksulluğunun boyutlarını ilçe düzeyinde ilk kez ortaya koyan bir çalışma hazırladı.

Rapor, enerji yoksulluğunun Türkiye’de şiddetini her geçen gün artıran iklim değişikliği, büyüyen ekonomik eşitsizlikler, yüksek enflasyon ve konutların düşük enerji performansı nedeniyle derinleştiğini ortaya koydu. Ocak–Mayıs 2025 döneminde yürütülen araştırmaya göre hanelerin yüzde 31,8’i enerji yoksulu. Düşük gelirli mahallelerde enerji yoksulluğu yüzde 50’ye yaklaşırken haneler kalabalıklaştıkça enerji yoksulluğu da şiddetleniyor; dört kişi ve üzeri hanelerin yüzde 36,5’i enerji yoksulu.

Aşırı sıcak ve soğuklara karşı serinlemek veya ısınmak bir hak meselesi olmasına rağmen katılımcıların önemli bir kısmı için evi yeterince ısıtmak veya serinletmek “zengin işi” olarak nitelendiriliyor. Hanelerin yüzde 38,8’i imkân olsa evini daha fazla ısıtmak istediğini belirtiyor. Enerji yoksulu hanelerde bu oran yüzde 82,2’e kadar yükseliyor. Hanelerin yüzde 16’sı yalıtım ihtiyacını bildiğini ancak bunu karşılayamadığını ifade ediyor. İklim krizine bağlı sıcak dalgaları serinleme ihtiyacını artırıyor; hanelerin yüzde 43,4’ü evini daha fazla serinletmek istiyor.
Araştırma, ilçede enerji maliyetlerinin haneler üzerindeki baskısını da ortaya koyuyor.

Üst gelir grubunda aylık ortalama ısınma gideri 3 bin 745 TL, elektrik gideri 1208 TL olarak hesaplanırken alt ve orta gelir gruplarında ısınma maliyeti 2 bin 319–2 bin 403 TL, elektrik gideri ise 816–862 TL arasında. Bu durum özellikle alt-orta gelir grubundaki hanelerin enerji giderlerinde zorunlu kısıntılara gittiğini gösteriyor.

Komisyon yapısı değişse de çözülmez
Türk-İş, asgari ücret zammı masasına dönüp dönmemeyi değerlendirdiklerini açıkladı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı için 5 işçi, 5 işveren üyesi sabit kalacak şekilde hükümet temsilcisi sayısının azaltılarak yeniden yapılandırılması yönündeki çalışmaları değerlendiren Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, “Hiçbir şeyin değişeceğini zannetmiyorum” dedi. Atalay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın önceki Türk-İş ziyaretinin ardından Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda bulunan hükümet temsilci sayısının beşten bire düşürülmesi önerisi nedeniyle Başkanlar Kurulu’nu topladı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Atalay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın önceki gün yaptığı ziyarete ilişkin şunları söyledi: “Dün Vedat Bey 14.30’da buraya geldi. Bu asgari ücretle ilgili ‘Buradan Bakanlar Kurulu’na gideceğim. Ne düşünüyorsunuz?’ diye sordu. Dedik ki ‘Düşüncemizi 11 aydır anlatıyoruz.’ Bununla ilgili resmi bir cevap gelirse konuşacağımızı ifade ettik” dedi.

Asgari ücretle geçinmenin mümkün olmadığını belirten Atalay, “Bu para evvelden adı üstünde asgari ücretti; şimdi geçim ücreti oldu. Bir kişi değil, aile bununla geçiniyor. Bizim 11 aydır söylediğimiz, sizin 2 aydır gündeme getirdiğiniz konu. Bunun için de bizim dışımızdaki sendikalar olsun, herkes olsun hiç mahsuru yok. Zaten sendikalı olup da 22 bin lira çalışan kimse yok. Millet mağdur. Evvela bu ülke asgari ücretlinin, emeklinin sıkıntısını gidermek durumunda. Memurun da var, işçinin de herkesin sıkıntısı var ama öncelik bu iki kesimin sıkıntısı var. Ben Türk-İş Başkanı’yım diye tabii ki temsil ettiğim insanların sıkıntısını söylemek durumundayım. Ama ben bu ülkede yaşıyorum. Bu ülkede olan sıkıntı ve problemleri söylemek mecburiyetindeyim” dedi.

TÜRK-İŞ’in talepleri
Ücret zammıyla ilgili rakam ya da oran açıklamayan Türk-İş’in talepleri şöyle sıralandı:
-Kira, gıda, eğitim, ulaşımdaki resmi enflasyon kaybı giderilsin.
-İlk 20 kalemdeki fark giderildikten sonra refah payı uygulansın.
-Türk-İş’in açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasını her ay TÜİK yapsın.

OECD’ye göre ufukta tek haneli enflasyon yok
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Ekonomik Görünüm raporunun ikinci sayısını yayımladı. OECD, küresel ekonominin görünümüne ilişkin, büyüme eğilimlerinin süreceğini tespit etti. Türkiye ekonomisine ilişkin tahminlerini de açıklayan OECD, büyüme, faiz ve enflasyonun durumunu da değerlendirdi. OECD’ye göre ülkede enflasyon bu yılın sonunda yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşecek. 2026’da yıl sonu enflasyonunun yüzde 20,8 olması beklenirken 2027 için de yüzde 11,7 tahmin edildi. OECD tahminlerinde tek haneli enflasyon yer almadı. Tahminlere göre, Örgüt üyesi olmayan Arjantin’in de dahil olduğu G20 ülkelerinde, 2026’da en yüksek enflasyon Türkiye’de görülecek. Ayrıca OECD içinde de en yüksek seviyeler yine Türkiye’de olacak. Büyüme tahminlerini de yükselten OECD’ye göre ülke 2025’te yüzde 3,6, 2026’da yüzde 3,4 ve 2027’de yüzde 4 büyüyecek. OECD, faizin de yüksek seyretmesini beklediklerini açıklayarak TCMB’nin politika faizini mevcut yüzde 40,5 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 25’e ve 2027 sonunda yüzde 17’ye düşüreceğini tahmin etti.

Metal işçisi hazır!
150 bini aşkın işçiyi doğrudan ilgilendiren özel sektörün en büyük toplu iş sözleşmesi MESS Grup TİS kapsamındaki fabrikalarda işçiler, masadan gelecek haberi bekliyor. Metal işçileri 8 Aralık’Ta gerçekleşecek görüşmelerden sonuç çıkmaması halinde mücadeleye hazır oldukları mesajını verdi. Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ve Genel Yönetim Kurulu, Gebze 2 Nolu Şube yöneticileri, Yücel Boru işçilerini fabrikada ziyaret etti. İşçiler, uyuşmazlık durumunda hakları için sonuna kadar mücadele edeceklerini açıklayarak hep bir ağızdan “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” sloganı attı.
Kaynak:BirGün

]]>
KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı https://yenidunya.org/emek-gundemi/33375/kamu-ar-dort-asgari-ucretin-toplami-yoksulluk-sinirinin-5-bin-281-lira-altinda-kaldi/ Thu, 27 Nov 2025 14:00:29 +0000 https://yenidunya.org/?p=33375 Birleşik Kamu-İş Açlık-Yoksulluk Araştırması Kasım 2025 sonuçlarını açıkladı.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Araştırma sonuçlarına göre:
-Açlık sınırı 30 bin 327 liraya çıktı
-Açlık sınırı kasımda 266 lira artarak 30 bin 327 liraya çıktı.
-Yoksuluk sınırı ise gıdanın yanı sıra giyim, kira ve ulaştırma harcamalarda yaşanan fiyat artışlarının da etkisiyle 93 bin 697 liraya yükseldi.
-Açlık sınırı son bir yılda 7 bin 762 lira, yoksulluk sınırı ise 24 bin lira arttı.
-Açlık sınırı asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine çıkarken, 4 asgari ücretin toplamı yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gereli gıda harcamasının yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcamayı dikkate alarak hesapladığı açlık-yoksulluk sınırı araştırmasının Kasım 2025 sonuçları açıklandı.

Açlık sınırı kasımda 266 lira artarak 30 bin 61 liraya ulaşırken, yoksulluk sınırı da gıdayla birlikte giyim, barınma ve ulaştırma olmak üzere diğer harcama gruplarında yaşanan fiyat artışlarının etkisiyle 93 bin 697 lira oldu. Açlık sınırı asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine yükseldi. Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı.

Açlık sınırının önceki aya göre 266 lira arttığı kasımda gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.193 liralık yükselişle 63 bin 370 liraya çıktı. İkisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.459 lira artarak 93 bin 1.459 lira oldu. Son 12 ayda açlık sınırı
7 bin 762 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 16 bin 255 lira ve yoksulluk sınırı 24 bin 16 lira arttı.

Ücretler ve açlık-yoksulluk sınırı
Açlık sınırı yılın ikinci yarısı için zam yapılmayan ve 2025 yılının tamamında 22 bin 104 lira olarak uygulanan net asgari ücretin 8 bin 61 lira üzerine çıktı. Asgari ücretin en az açlık sınırı seviyesine çıkabilmesi için en az yüzde 37,2 oranında artırılması gerekiyor. Bu aralık ayında da artmaya devam edecek. Dört kişilik bir ailenin sadece 21 günlük beslenme harcamasını zor yetebilir hale düşen asgari ücret yoksulluk sınırının ise dörtte birini ancak karşılıyor. Ailede dört kişinin asgari ücretle çalışarak haneye getireceği gelir bile yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kalıyor. Bu yılın ikinci yarısı için 16 bin 881 lira olarak uygulanan en düşük emekli aylığı ise sadece 16 günlük beslenmeye yetiyor.

Yüzde 15,57 oranında zamlanarak bu yılın ikinci yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 50 bin 534 liraya yükselen en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının yüzde 54’ünü, 57 bin 310 liraya yükselen ortalama memur maaşı ise yüzde 61’ini zor karşılıyor.  Yoksulluk sınırını karşılayabilmesi için en düşük memur maaşının en az yüzde 85,4, ortalama memur maaşının ise yüzde 63,5 oranında artırılması gerekiyor.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Açlık sınırı
Türkiye genelinde de yaygın şube ağı bulunan ve en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurta için aylık olarak yapılması gereken harcanma kasımda, 208 lira, yıllık olarak ise 2 bin 823 lira artarak 9 bin 323 lira oldu.
Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 5 lira, geçen yıla göre ise 76 liralık artışla 529 lira oldu.

Kasımda 65 lira artarak 6 bin 314 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada son bir yılda ise 1.751 lira artış kaydedildi.
Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 92 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 1.349 lira artarak 3 bin 189 lira oldu.  Sebze için yapılması gereken harcama ise önceki aya göre 50 lira artarak 3 bin 548 lira olarak gerçekleşti. Taze sebze harcaması geçen yılın aynı ayına göre ise 7 lira azaldı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama kasımda değişmeyip 2 bin 487 lirada, pirinç ve bulgur harcamaları da 1.212 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 25 liralık yükselişle 775 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel harcaması önceki aya göre 5 lira yükselerek 2 bin 208 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama değişmedi ve 742 lirada kaldı.
Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre kasım ayı açlık sınırı yetişkin erkek için 8 bin 855 lira, yetişkin kadın için 6 bin 951 lira, çocuk için 5 bin 47 lira ve genç için de 9 bin 475 lira oldu.

Gıda dışı harcamalar
Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı ihtiyaçların fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi çekmeden” karşılayabilmesi için aylık olarak yapması gereken harcama tutarı da kasımda 63 bin 370 liraya yükseldi.

Kasımda dört kişinin ortalama giyim ve ayakkabı harcamaları 2 bin 433 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları ortalama 18 bin 673 liraya, ev eşyası harcamaları 7 bin 276 liraya yükseldi. Sağlık harcamaları 2 bin 478 liraya, ulaştırma harcamaları 17 bin 264 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.675 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.672 liraya, eğitim harcamaları 1.967 liraya çıktı. Tatil-otel harcamaları 6 bin 714 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 3 bin 220 liraya kadar yükseldi.

KAMU-AR: Dört asgari ücretin toplamı, yoksulluk sınırının 5 bin 281 lira altında kaldı

Yoksulluk sınırı
Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi duymadan yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Kasım 2025 itibariyle 93 bin 697 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında kasımda 1.459 liralık, yılın ilk 11 ayında 22 bin 649 liralık ve son 12 aylık dönemde ise 24 bin 16 liralık artış oldu.

]]>
TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 100 bin lirayı zorluyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/33135/turk-is-yoksulluk-siniri-100-bin-lirayi-zorluyor/ Tue, 30 Sep 2025 08:50:13 +0000 https://yenidunya.org/?p=33135 -Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 36.305 TL.
-Mutfak enflasyonu aylık %3,17 on iki aylık %41,05 yıllık ortalama %40,94 olarak hesaplandı.
-Yoksulluk sınırı 4 asgari ücreti geçti…

TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2025 Eylül ayı sonucuna göre;
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 27.970,50 TL’ye,
-Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 91.109,11 TL’ye,
-Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 36.304,79 TL ’ye yükseldi.

Elde edilen gelir ile insan onuru ve değeri ile bağdaşacak asgari bir yaşam sürmesi için gerekli olan harcama tutarı arasında oluşan fark bu ay yine artış göstermiştir. Sabit gelirli çalışanın ve emeklinin bütçesinde oluşan bu fark yaşam şartlarını daha da ağırlaştırıyor.
Asgari ücretli bekâr bir çalışanın bütçesinde geçen aya göre 1.323 liralık bir fark daha oluştu. Diğer bir ifadeyle yılın dokuzuncu ayı itibariyle bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark 14.201 liraya ulaştı.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 100 bin lirayı zorluyor

TÜRK-İŞ’ in verilerine göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Eylül 2025 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir:
-Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 3,17 oranında gerçekleşti.
-On iki aylık değişim oranı yüzde 41,05 oldu.
-Yıllık ortalama artış ise yüzde 40,95 olarak gerçekleşti.
-Yılın ilk dokuz aylık artış oranı ise yüzde 32,67 oranında oldu.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 100 bin lirayı zorluyor

Harcama gruplarında durum
TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan çarşı-pazar-market dolaşılarak gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Eylül 2025 itibariyle şu şekilde oldu:

  • Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin bulunduğu grupta bu ay herhangi bir değişiklik görülmedi. Süt, yoğurt ve peynir fiyatları sabit kaldı.
  • Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagil ürünlerinin bulunduğu grupta; dana etinin fiyatında ciddi bir değişiklik görülmedi. Kuzu etinin kilogram fiyatında %6’lık artış olduğu görüldü. Balıkta avlanma dönemi başlamasına rağmen fiyatlar tezgahlara yansımış gözükmüyor. Fiyatlar geçen ay ile aynı düzeyde devam ettiği gözlemlendi. Tavuk etinin kilogram fiyatında %12 oranında artış olduğu tespit edildi. Tavuk eti 2 ay da %20 zamlanmış oldu. Okulların açılmasıyla beraber yükselişe geçen yumurta fiyatlarında geçen ay olduğu gibi bu ay da artış gösterdi %14 oranında artış olduğu görülen yumurta fiyatlarında son 2 ayda %26 oranında artış oldu. Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda fiyatlar bir miktar arttı. En yüksek artış %7 ile yeşil mercimek ve %8 ile kırmızı mercimekte görüldü.
  • Sebze fiyatlarında bir miktar artış olduğu görüldü. Meyve fiyatlarında ise hissedilecek kadar olmasa da bir miktar düşüş olduğu gözlemlendi. Patatesin fiyatı %15 geriledi. Kuru soğan fiyatı geçen ay ile aynı olduğu görüldü. Semt pazarlarında yeşil soğan, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatında artış olduğu tespit edildi. Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 64,06 TL, ortalama meyve kg fiyatı 105 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 21’i sebze ve 12’si meyve olmak üzere toplam 33 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyve-sebze ortalama kg fiyatı ise 74,40 TL (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir) olarak tespit edilmiştir.
  • Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; pirinç ve un fiyatı sabit kaldı. Makarna fiyatında %8, bulgur ve irmik fiyatlarında ise %5 oranında artış olduğu görüldü.
  • Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Ayçiçek yağı, tereyağı ve margarinin kilogram fiyatında artış olduğu gözlemlendi. Zeytinyağının kilogram fiyatında geçen ay %2 düşüş
    görülmüştü. Bu ay %10’luk artış olduğu görüldü. Ayçiçek yağında ise %12’lık bir zam gözlemlendi, böylece geçen ay ile birlikte son 2 ayda %17 oranında zam görüldü. Siyah
    zeytinin fiyatı sabit kalırken yeşil zeytinin fiyatı ise %5 oranında artış oldu. Yağlı tohum ürünlerinde ise fındık fiyatlarında geçen aya göre %60 oranında zam geldi. Ağustos 2025’te ortalama 1029 TL olan fındık fiyatı Eylül 2025’te 1659 TL oldu. Ceviz, yer fıstığı ve ay çekirdeği fiyatları sabit kaldı.
  • Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünleri fiyatı sabit kaldı. Çayın kilogram fiyatı geçen ay olduğu gibi bu ay da artış gösterdi. Diğer ürünlerden salça fiyatında %13 reçel fiyatında ise %16 oranında artış olduğu gözlemlendi. Bal fiyatlarında ise %6’lık bir artış görüldü. Şeker ve pekmez fiyatları sabit kaldı.

TÜRK-İŞ: Yoksulluk sınırı 100 bin lirayı zorluyor
]]>
BİSAM: Yoksulluk sınırı 4 asgari ücreti geçti https://yenidunya.org/emek-gundemi/33112/bisam-yoksulluk-siniri-4-asgari-ucreti-gecti/ Sun, 14 Sep 2025 17:56:50 +0000 https://yenidunya.org/?p=33112 Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi BİSAM, ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ağustos 2025 Dönem Raporu’nu açıkladı. Buna göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 26 bin 149 lira oldu; yoksulluk sınırı ise 90 bin 450 lira!

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4 asgari ücreti geçti

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ağustos 2025 için 26 bin 149 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 90 bin 450 lira olarak gerçekleşmiştir.

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4 asgari ücreti geçti

Tek kişi için yoksulluk sınırı 42 bin lirayı aştı
Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 7.347 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 6.969, 15-18 yaş bir genç için 7.281, 4-6 yaş arası bir çocuk için 4.553 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 26 bin 149 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 90 bin 450 liraya ulaşmaktadır.
Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 42.234 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 42.234 lira olarak tespit edilmiştir.

Sebze ve meyve fiyatları hesapları bozuyor
Günlük harcamalarda Ağustos 2025 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 272 liralık harcama gereksinimi ile meyve ve sebze oluşturdu. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 219 lira ile süt ve süt ürünleri oldu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 164 lira olarak gerçekleşti. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 78 oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 43 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 14, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 21 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Daha dar bir gruplandırmaya göre meyve-sebze günlük 272 liralık harcama gereksinimi ve yüzde 31,2’lik oranı ile ilk sıradaki yerini korudu. Et, yumurta ve kurubaklagil yüzde 25,1 ile ikinci sıradayken, süt ve süt ürünleri grubunun payı da yüzde 25,1 oldu. Ekmek ve tahıl grubunun toplam içindeki payı yüzde 11,2, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7,3 oldu.

Aile bireyine göre harcama gereksinimi
Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4 asgari ücreti geçti
]]>