Ankara yürüyüşü – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Tue, 14 Apr 2026 09:05:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Ankara yürüyüşü – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 Azmimiz yollardan büyük https://yenidunya.org/emek-gundemi/33986/azmimiz-yollardan-buyuk/ Tue, 14 Apr 2026 09:05:20 +0000 https://yenidunya.org/?p=33986 Eskişehir’den Ankara’ya gasp edilen hakları için yürüyüş başlatan Doruk Maden işçileri direniş ateşini yaktı. İşçilerden Koçak, inandıklarını ve kazanacaklarını belirterek “Daha yolumuz da var mücadele azmimiz de” dedi.
Doruk Madencilik işçileri, direniş ateşini yaktı. Yaklaşık 100 işçi, Eskişehir’de çalıştıkları madenden çıkarak dün Ankara’ya gasp edilen ücretleri ve tazminat hakları için yürüyüş başlattı.
Eskişehir Mihalıççık ilçesinde bulunan Yıldız Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri, 15 Temmuz ardından madenin TMSF’ye devredilmesiyle başlayan mağduriyet madenin Doruk Madencilik’e geçmesiyle derinleştiğini, özlük haklarını, ücret ve tazminat haklarını gasp ettiğini aktardı.
İşçilerden Sinan Koçak ve Bağımsız Maden-İş avukatı Abdurrahim Demiryürek, Ankara yolunda BirGün’den Esra Çelik’e yaptıkları konuşmada, Bağımsız Maden-İş Eğitim-Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ve hukuk biriminden stajyer avukat Doğukan Akan için, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile Akbelen direnişçisi Esra Işık için özgürlük talep etti.

Devirle derinleşti
İşçilerden Koçak, Aralık 2022’de işletmenin, Doruk Madencilik’e tüm hak ve borçlarla devredildiğini ancak bu devir işlemiyle sorunların da derinleştiğini söyledi. Koçak, “Devir ardından 300 işçi sendikanın da onayıyla ücretsiz izne çıkarıldı. Maaşlar hiçbir zaman zamanında ödenmedi, emekli olanların veya işten çıkarılanların kıdem tazminatları yatırılmadı. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan ‘çalışmaktan kaçınma’ eylemlerinde, sendika yönlendirmesiyle işe gidilmediği için işçilerin hem yevmiyeleri kesildi hem de emeklilik için hayati önem taşıyan sigorta primleri yatırılmadı. Mart 2026 itibarıyla içeride iki aylık maaş alacağı biriken işçiler, Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın işveren odaklı tavrına karşı toplu bir karar aldı. 6 Mart’ta maaşların ödenmemesi üzerine işçiler, çözüm üretmeyen mevcut sendikadan istifa ederek Bağımsız Maden-İş’e geçmeye başladı. 6 işçi, telefonla aranarak işten çıkarıldı. Ardından yaklaşık 150 işçi daha rızası dışında ücretsiz izne gönderildi” diyerek yaşanan mağduriyeti aktardı.

İnanıyoruz kazanacağız
“İşçiler, patronun ve sarı sendikanın baskılarına rağmen kararlılığını korudu ve Ankara yoluna adımımızı attık” diyen Koçak, “İnsanlar artık son bir şansları olduğunu gördü. İnanıyoruz, kazanacağız ve sonuna kadar devam edeceğiz. Yolumuz daha var, mücadele azmimiz de” dedi.

Servet çökerek katlandı
Avukat Demiryürek, Mihalıççık-Beypazarı hattındaki zorlu parkurda Ankara’ya doğru 100 maden işçisiyle birlikte ilerlediklerini aktardı. İşçilerin yaş ortalamasının yaklaşık 40 olduğunu, 60 yaşını aşkın işçilerin de mücadelede yer aldığını belirten Demiryürek, Doruk Madencilikte şu an gelinen noktanın evveliyatını şu şekilde aktardı: “Kriz yeni değil. 2022 yılında TMSF’den Yıldızlar Holding’e yapılan devirden beri ücretlerin düzensiz yatırılması, tazminatların üzerine yatılması ve işçi rızası dışı ücretsiz izinler kronikleşti. Holding, işçinin alacağına ‘çökerek’ servet katlarken eski yetkili sendika Türkiye Maden-İş bu süreci sadece seyretmiş. İşçilerin bugün Bağımsız Maden-İş’e yönelmesinin temel sebebi bu oyalama ve satış pratiğidir. Geldiğimiz noktada 3-4 aylık maaş alacağı olan, emekli olup kıdemini alamayan veya mahkeme kararına rağmen hakkını tahsil edemeyen yüzlerce işçi var. Holdingin sadece burada değil; Kütahya, Bilecik, Çankırı gibi birçok ildeki işletmelerinde de aynı ‘pervasızlık’ ve ücret gaspı hâkim. İşletme müdürleri, yasaları hiçe sayarak “ücretsiz izne çıkardığım işçi benim işçim değildir” diyebilecek kadar hukuk tanımaz bir profil sergiliyor. Bu kadar hukuksuzluğa rağmen Türkiye’de en fazla maden ruhsatı alan yapılardan biri olan bu holdinge karşı taleplerimiz nettir: Tüm birikmiş özlük hakları ödenmeli, sendikal nedenlerle atılan 7 arkadaşımız işe iade edilmeli ve bu işletme ya kamulaştırılmalı ya da düzgün bir çalışma formatına sokulmalıdır. Bu sadece bir ücret kavgası değil, madencinin toprağında kalma, göç etmeme ve çoluğunun çocuğunun rızkını holdinglerin kâr hırsına yedirmeme kavgasıdır.”
Başaran Aksu ve Doğukan Akan’ın derhal serbest bırakılmasını talep ederek tutuklamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Demiryürek, süreci şu sözlerle değerlendirdi:

Hukuk bypass ediliyor
“Sendikal camiada mücadele etmiş Mehmet Türkmen, Esra Işık, Başaran Aksu, Doğukan Akan için de özgürlük talebimizin olduğunu ve yürürken de bu arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması talebimizi tekrar ediyoruz. Arkadaşlarımız maden işçilerinin mücadelesi adına açlık grevine başladı. İçeride olmasalardı şu an beraber yürüyor olacaktık. Onlar da madencilerle dayanışmasını bu şekilde gösterdiler. Arkadaşlarımız, TCK 217 kapsamında ‘yanıltıcı bilgiyi yayma’ iddiasıyla, hukuku bypass eden bir yöntemle tutuklandı. Akbelen direnişçisi Işık’ın tutuklanmasına tepki gösteren Aksu ve onu sahiplenen Doğukan Akan’ın hapsedilmesi, bir silsile halinde gerçekleşen bir operasyondur. Bu durum, bilfiil sendikamıza yönelik bir saldırıdır. Yıldızlar Holding’den Limak’a kadar bu yapılar, kendilerini yasalardan ve devletten üstün görüyor. Köylüyü toprağından süren, işçiyi yoksullaştıran ve mahkeme kararlarına rağmen hakları ödemeyen bu holdingler, tam bir ‘sınırsız sorumsuzluk’ içinde hareket ediyor. Kamu denetiminin yok sayıldığı bu düzende, işçinin yaşamı holdinglerin kâr hırsına kurban ediliyor. İçeride bulunan Aksu ve Akan, işçilere destek vermek için açlık grevine başladı. Bizler de bu yürüyüşü hem özlük haklarımız hem de tutuklu arkadaşlarımızın özgürlüğü için sürdürüyoruz. İşimiz zor ancak halkın vicdanını temsil ettiğimiz için güçlüyüz. Bağımsız Maden-İş, bu hak kazanılana kadar işçi sınıfıyla omuz omuza yürümeye devam edecektir.”

]]>
Maden işçileri: “Özel sektör değil, devletimiz kazansın” https://yenidunya.org/emek-gundemi/32054/maden-iscileri-ozel-sektor-degil-devletimiz-kazansin/ Tue, 11 Feb 2025 13:08:05 +0000 https://yenidunya.org/?p=32054 Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı madencilerin başlattıkları yürüyüş ikinci gününde devam ediyor. ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir madenci, “Biz devletimiz için çalışmak istiyoruz. Özel sektör değil, devletimiz kazansın. Yorgunluğumuz yok, bir ay yürüyün derlerse yürürüz” ifadelerini kullandı.
Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bulunan Çayırhan Termik Santrali ve Maden Ocağı’nın özelleştirilmesine karşı 20 Kasım 2024’te eylem başlatan maden işçileri, eylemin 9’uncu gününde Nallıhan’dan Ankara’ya yürüyüş kararı almıştı. İşçiler, Beypazarı’na ulaştıkları sırada, hükümetin “varlık satışının 3 ay ötelenerek 4 Mart 2025 tarihine ertelenmesi” kararı üzerine yürüyüşe ara vermişlerdi.
Maden işçileri, ara verdikleri yürüyüşe Beypazarı’dan tekrar başladı. Madencilerin ulaşmayı hedeflediği nihai hedef ise Ankara Özelleştirme İdaresi Başkanlığı.
Madenciler başlattıkları yürüyüşün ilk gününde Beypazarı’ndan Ankara’ya doğru yaklaşık 20 km yürüyerek Akkaya köyüne ulaştı. Akkaya köyünde konaklayan madenciler, varlık satışı ve özelleştirmeye karşı başlattıkları Ankara yürüyüşü için sabahın erken saatlerinde tekrar yola çıktı. Yürüyüşün ikinci gününde işçiler, Ankara’nın Ayaş ilçesine ulaşmayı hedefliyor.
Yürüyüş esnasında, “Varlık satışına hayır” dövizleri taşıyan işçiler, “Enerji vatandır vatan satılmaz”, “Bizim alın terimiz sizin sözünüzden büyüktür” ve “Madenlerimize sahip çıkalım” şeklinde sloganlar attı.
Otobandan geçen araçlar korna çalarak, yürüyüşe denk gelen yerel halk da maden işçilerine el sallayarak destek verdi. Yürüyüşün ikinci gününün sabahında İYİ Parti heyeti, öğlen saatlerinde de CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz işçilere destek olmak için gelen siyasiler arasında yer aldı.

“Özel sektör değil, devletimiz kazansın”
Yürüyüşte ANKA Haber Ajansı’na konuşan bir madenci, özel sektörün değil devletin kazanmasını istediklerini belirterek şunları kaydetti:
“Emeğimizin karşılığını inşallah alacağız. İşçi arkadaşlarımızla beraber düştük yollara. Emeğimizin karşılığını alana kadar devam. İnşallah büyüklerimiz de yanlıştan döner ve ‘satışa hayır’ der. Biz devletimiz için çalışmak istiyoruz. Özel sektör değil, devletimiz kazansın. Yorgunluğumuz yok, bir ay yürüyün derlerse yürürüz.”

“Biz madenciyiz yorulmayız”
Yürüyüş esnasında yorulmadıklarını belirten bir başka madenci ise “Biz Çayırhan Maden İşletmeleri’nde çalışıyoruz. Şirketimizin satılmasını istemiyoruz. Özelleştirmeyi durdurmak istiyoruz. Sonuç alana kadar devam. Yorulmadık, yorulmayacağız. Biz madenciyiz yorulmayız” dedi.

“Varlık satışına ‘hayır’ diyoruz”
Bir başka madenci de eylemlerinde kararlı olduklarının altını çizerek, “Ekmeğimizin elimizden alınmasını engellemeye gidiyoruz. Varlık satışına ‘hayır’ diyoruz. Sonuna kadar gitmeyi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

“6 Şubat Depremlerinde dünyaya tanıttık madenciyi”
6 Şubat depremlerinde madencilerin arama kurtarma çalışmalarındaki faydasına değinen bir başka madenci ise, “4 Aralık’ta yapılan sözleşme ertelendi ama hala bir çözüm olmadığı için Ankara’ya doğru gidiyoruz. Kesin bir çözüm almak istiyoruz. Madenci yorulmaz hiçbir zaman. 6 Şubat depremlerinde dünyaya tanıttık madenciyi ama bizi tanıyamadılar” dedi.

“Yorulmak yok aksine dinç ve hırs var”
Eylemlerinde kararlı olduklarını belirten bir başka madenci, “Hak arayışımız devam ediyor. Beypazarı’ndan başladık yürümeye halen daha yürüyoruz. Dün köyde konakladık, bugün yollardayız. Bir sonuca ulaşacağımızı düşünüyoruz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” dedi. Yürüyüş esnasında yorulup yorulmadıklarının sorulması üzerine işçi, “Yorulmak yok aksine dinç ve hırs var” diye yanıtladı.

“Direne direne kazanacağız”
Eylemlerinde motivasyonlarının yüksek olduğunu belirten başka bir madenci ise şunları söyledi:
“Yürüyüşümüz başladı. Çok sevinçliyiz. Asla geri dönüşümüz olmayacak. Buranın atmosferini hepimiz görüyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Yorulmak yok, durmak yok. Direne direne kazanacağız.”

Kaynak: ANKA

]]>
DİSK, Ankara yürüyüşü Kocaeli’nde https://yenidunya.org/emek-gundemi/27836/disk-ankara-yuruyusu-kocaelinde/ Wed, 15 Nov 2023 10:42:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=27836 DİSK’in “Vergide adalet, gelirde adalet için Ankara Yürüyüşü” üçüncü gününde Kocaeli’ne geldi.
DİSK’in, İstanbul’dan başlattığı “Vergide adalet, gelirde adalet” Ankara yürüyüşü bugün (15 Kasım) üçüncü gününde Kocaeli’nde sürüyor. Yürüyüşçüleri binlerce işçi karşıladı.
Yürüyüş öncesi DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla İnsan Hakları Parkı’nda açıklama yapıldı.

Açıklama, DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Lastik-İş Sendikası Genel Başkanı Alaattin Sarı, tarafından yapıldı. Sarı, “Türkiye’de özellikle vergiler, ücretler dahil olmak üzere çalışma hayatındaki var olan sıkıntıların, TÜİK’in açıklamış olduğu verilerin gerçeğe yansıtması dahil olmak üzere ne kadar adaletsizlik varsa, ne kadar sorun varsa bu sorunların ortadan kaldırılması ve bu farkındalığı oluşturabilmek için yaptığımız bu yürüyüş, önemli bir yürüyüştür” dedi.

Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
‘Çok kazanandan çok, az kazanandan az’
“Ankara’ya kadar yürüyeceğiz ve cuma günü orada büyük kitlelerle buluşmak suretiyle şu anda en büyük sıkıntımız olan, vergide adalet ve gelirde adalet dediğimiz, özellikle vergi dilimlerindeki ilk dilimin 70 bin lira olması neticesinde 6-7 ay kısa bir süreç içerisinde, inanılmaz derecede yüzde 15-20’lerden yüzde 27’lere gelen vergi dilimlerinin büyümesi neticesinde kesilen ücretlerin, zaten Türkiye’de var olan satın alma gücünün düşmesiyle buradaki bu sorunların, çalışanların daha da geçim sıkıntısına düşmesi… Dün başkanımızın da ifade ettiği gibi özellikle çok kazanandan çok, az kazanandan az alınan mantığı çerçevesinde yeniden bir yapılanmanın, yeniden Türkiye’de özellikle vergiler, ücretler dahil olmak üzere çalışma hayatındaki var olan sıkıntıların, TÜİK’in açıklamış olduğu verilerin gerçeğe yansıtmaması dahil olmak üzere ne kadar adaletsizlik varsa, ne kadar sorun varsa bu sorunların ortadan kaldırılması ve bu farkındalığı oluşturabilmek için yaptığımız bu yürüyüş, önemli bir yürüyüştür.

‘Asıl meselemiz memleket meselesi’
“Kocaeli, 1970’lerde 15-16 Haziranlarda yürüyüş yapıp da özellikle Sendikalar Kanunu dahil olmak üzere Toplu Sözleşme Kanunu’nun o dönemlerde geçeceği süreçte büyük bir yürüyüş yapmak suretiyle onları geri çeviren bir şehirdir. Dolayısıyla burası sanayi, emek bölgesidir. Emeğin bu kadar bu yürüyüşe katkı, destek vermesi Kocaelililer, bizler, işçiler olarak bizi inanılmaz derecede mutlu etmiştir. 2-3 gündür yapmış olduğumuz bu yürüyüş Türkiye’de ses getirmiştir, ses getirmeye de devam edecektir. İnanıyoruz ki bundan sonra sıkıntılarımızı ve problemlerimizi bu şekilde halletmek suretiyle asıl meselemizin memleket meselesi olduğunu, memlekette yaşayan insanların bundan sonra çocuklarımızın daha iyi bir ortamda yaşayabilmesi açısından yaptığımız bu yürüyüşler, bizden önceki sendikacı liderlerimizin yaptığından -tabii ki onlar kadar yapamıyorsak bile- hiç olmazsa onların yaptığı, onların açtığı yollarda biz de gelecek kuşaklara aynı mantık çerçevesinde bu mücadeleyi göstermek istiyoruz.

‘Biz sadece DİSK’in üyelerinin, onların kazanımı için yürümüyoruz’
“İnanıyoruz ki burada meselenin aslında sadece emek meselesi olmadığı, bu meselenin aynı zamanda tüm emeğiyle geçinen, esnafı, memuru, çiftçisi, Türkiye’de ne kadar çalışan, emeğiyle geçimini sağlayan ne kadar insanlar varsa, ne kadar haksızlığa maruz kalan insanlar varsa aslında bizim yürüyüşümüz ve bundan sonraki yürüyüşlerimiz, bundan sonraki mücadelemiz bu olacaktır. Biz sadece DİSK’in üyelerinin, onların kazanımı için yürümüyoruz. Aynı zamanda diğer konfederasyonlarda üye olan arkadaşlarımızın, emekçi arkadaşlarımızın, işçi arkadaşlarımızın hakları için de yürüyoruz. Biz aynı zamanda toplumun tüm katmanlarını temsil eden, siyaseten onların içerisinde olan, o düşüncede olan, farklı düşüncede olan arkadaşlarımızın geleceği için de yürüyoruz. Bunun böyle bilinmesi gerekiyor. Meselemiz memleket meselesidir. Memleketimizin yarınlarını yaşanabilir, huzur içerisinde, kardeşçe ve geleceğe emin adımlarla yürüyebilmektir.” diyorum.”

]]>