1 Mayıs – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Sat, 07 Feb 2026 08:04:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png 1 Mayıs – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 KETEV: “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz!” https://yenidunya.org/emek-gundemi/33767/ketev-disk-istanbuldan-tarihsel-koklerinden-koparilamaz/ Sat, 07 Feb 2026 08:04:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=33767
KETEV: “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz!”

Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı (KETEV) Yönetim Kurulu, DİSK’in Ankara’ya taşınma kararına tepki ve uyarı açıklaması yaptı.

KETEV, “DİSK İstanbul’dan, tarihsel köklerinden koparılamaz” başlıklı açıklamasında, “DİSK’i taşımak, onu tarihsel yapısından ve işçi sınıfından uzaklaştırmaktır. DİSK’in sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışı, siyasal çizgisi ve bu çerçevede gerçekleştirdiği tüm eylemleri gibi İstanbul’un merkez olarak seçilmesi de Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin diyalektik bir sonucudur” denildi.

“DİSK yönetimi Ankara’ya taşıma kararını gözden geçirmelidir”
“DİSK Genel Merkezine açık mektup,
DİSK İSTANBUL’dan, TARİHSEL KÖKLERİNDEN KOPARILAMAZ!
Bizler Kemal Türkler’in yol arkadaşları ve DİSK’in geleneksel çizgisinin takipçileri olarak, DİSK’in Ankara’ya taşınma kararını ve süreci dikkatle ve endişeyle takip ediyoruz.
DİSK; Maden-İş Sendikası başta olmak üzere bütün kurucu sendikaların, 1961 Saraçhane mitingi, 1963 Kavel Grevi dâhil kuruluşundan önceki işçi sınıfının devrimci birikimini içine alarak 13 Şubat 1967 yılında kurulmuştur. 1970 yılına gelindiğinde, o günün koşullarında grev sayısını 72’ye, greve çıkan işçi sayısını 21.156’ya çıkarmayı başaran konfederasyonumuz, sermaye karşısındaki konumunu pekiştirdi. DİSK 1970’li yılların kapısını şanlı 15-16 Haziran direnişiyle açmış ve DİSK’in kapatılmasına yönelik saldırılara kararlılıkla karşı koymayı bilmiştir. 70’li yılların eylemleri, DGM direnişleri, MESS grevleri Türkiye işçi sınıfının devrimci karakterini oluştururken; DİSK’i işçi sınıfının öncü öznesi, merkezi haline getirmiştir.
Kurucu Genel Başkanımız Kemal Türkler ve arkadaşlarının aldığı hiçbir karar tesadüf olmamıştır.
DİSK’in kuruluş sürecinde İstanbul İşçi Sendikaları Birliği önemli bir rol oynamıştır. DİSK’in sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışı, siyasal çizgisi ve bu çerçevede gerçekleştirdiği tüm eylemleri gibi İstanbul’un merkez olarak seçilmesi de Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin diyalektik bir sonucudur.
DİSK yönetimi, genel merkezi Ankara’ya taşıma kararını gözden geçirmelidir. Konunun sadece sıradan bir şehir değişikliği olmadığı DİSK’in yararını düşünen sendikalar ve dost çevreler tarafından da vurgulanmaktadır. DİSK’i taşımak, onu tarihsel yapısından ve işçi sınıfından uzaklaştırmaktır.

•İstanbul; sanayinin, hizmet sektörünün, işçi sınıfımızın başkentidir.

•İstanbul, sermaye için örgütlenmiş bürokrasiye karşı, emeğin bağımsız tutum almasını sağlayan kenttir.

•İstanbul, 1977 1 Mayıs’ı dâhil sayısız eylem, grev, direnişle toplumun sınıfsal hafızasının başkentidir.

•DİSK’i İstanbul’dan koparmak; sendikal, siyasal çizgisinden, işçi sınıfından uzaklaştırmaktır.

•İstanbul, Türkiye kapitalizminin de başkentidir. DİSK’in buradan uzaklaştırılması en çok sermaye sınıfının yararına olacaktır.

•DİSK’in emek-sermayenin uzlaşmaz çelişkisi anlayışıyla biçimlendirdiği sendikal çizginin, TÜRK-İŞ’in uzlaşmacı çizgisine karşı İstanbul’da doğup gelişmesi bir tesadüf değildir. Konfederasyonumuzu Ankara’ya taşımak, 1980 sonrası kurulmak istenen sermayeyle uzlaşan, “çağdaş, yeni sendikal düzene” atılmış bir adım olacaktır.

•Ayrıca zaten DİSK’e bağlı 21 sendikanın 18’i Ankara’nın dışındadır ve 14 sendikanın genel
merkezi ise İstanbul’dadır. Yine DİSK’e bağlı 11 sendika, ortak kaleme aldığı açıklamayla DİSK’in İstanbul’dan Ankara’ya taşınmasının tarihi bir hata olacağını vurgulayan irade beyanında bulunmuştur.

Bizler KETEV (Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı) yöneticileri, üyeleri, kurucu genel başkanımız Kemal Türkler’in yol arkadaşları olarak bir kez daha dile getiriyoruz:
DİSK, yönetim kurulunun taşınma kararını hızla gözden geçirmeli ve işçi sınıfı bilimi öğretisinin işaret ettiği gibi DİSK’in tarihsel yapısına uygun olarak İstanbul’da kökleşmeyi sürdürme kararı almalıdır.
DİSK Genel Merkezine ve kamuoyuna saygıyla…”

]]>
Mersin, Tarsus ve Erdemli’de 1 Mayıs coşkusu https://yenidunya.org/emek-gundemi/32577/mersin-tarsus-ve-erdemlide-1-mayis-coskusu/ Sat, 03 May 2025 05:49:58 +0000 https://yenidunya.org/?p=32577 Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Mersin, Tarsus ve Erdemli’de  coşkuyla kutlandı.

Mersin’den Taksim’e selam
Mersin’de sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin toplanma alanı  eski Tevfik Sırrı Gür Stadı yanıydı. Buradan  kortejler oluşturularak  Cumhuriyet meydanına yüründü. Emekçiler taleplerini sloganlarla seslendirdiler. Miting alanı rengarenk çiçek bahçesi gibiydi.
AKP iktidarının emekçiyi emekliyi yoksullaştıran uygulamaları; 19 Mart darbe girişimiyle istibdadı kalıcı hâle getirme inadı; sendikasız emekçi çoğunluğunun asgari ücrete mahkûm edilmesi, asgari ücretin insanca yaşamaya yetmemesi; emekli aylıklarının hak olmaktan çıkarılıp sosyal yardım düzeyine indirilmesi; aylıkların kiraya yetmemesi; İstanbul’da Taksim meydanının işçilere emekçilere kapatılması; bilimsel laik eğitimden sapma; Suriye’de yurttaş eşitliğinin çiğnenerek Alevilere, Hıristiyanlara, Dürzilere karşı işlenen cinayetlere, sürgünlere, insan kaçırmalara göz yuman HTŞ rejimiyle AKP iktidarının yaptığı işbirliği en fazla tepki çeken, protesto edilen konular oldu.
Kürsüden yapılan konuşmalardan sonra sanatçı Hüseyin Turan da konser verdi.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu
Mersin, 1 Mayıs 2025

Tarsus’ta işçiler kamulaştırma talebini yükseltti
Tarsus’ta toplanma alanı Kleopatra meydanıydı. Sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu canlı bir kalabalık kortej oluşturarak Cumhuriyet meydanına yürüdü.
Çalışmak zorunda olduğu için yürüyüşe katılamayan hizmet sektörü emekçileri yol boyunca alkışlarla desteklerini sundular. İşçi sınıfı büyük mücadeleler sonucunda, yıllar önce 1Mayıs’ı bayram olarak tescil ettirdi ve ücretli tatil günü olmasını sağladı. Buna rağmen çok sayıda emekçinin bu günde çalışıyor olması, işçilerin bilincinde ve sendikal örgütlülüğünde daha çok yol almamız gerektiğini gösteriyor.
Emekçiler  ABD emperyalizmi destekli İsrail saldırganlığının Filistin’de uyguladığı soykırımı; Lübnan ve Suriye topraklarına yaptığı saldırıları lanetlediler. Eşitlik ve özgürlük idealine bağlılıklarını yinelediler; bağımsız bütün Vatan, laik demokratik Cumhuriyet, sömürüsüz Emek özlemlerini dile getirdiler; özelleştirilen fabrikaların, limanların, madenlerin yeniden kamulaştırılmasını istediler; planlı kalkınma yoluna girmiş mutlu bir ülke kuracağız dediler; emperyalizme, sömürgeciliğe, siyonizme, NATO’ya karşı mücadele edeceklerini haykırdılar; kadına, çocuğa, gence, emekliye onurlu bir yaşam için örgütlenmeye devam edeceklerine söz verdiler.
Cumhuriyet meydanına girişlerin tamamlanmasının ardından Eğitim İş Tarsus Şube Başkanı Yunus Karamık ve Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser ortaklaşa hazırlanan 1 Mayıs bildirisini okudular.
Tiyatrocu Merve İleri’nin sunduğu tek kişilik ”Deli veya Veli” gösterisi büyük beğeni topladı.
1 Mayıs etkinliği, Musalla Müzik Topluluğunun coşkulu konseriyle halaylar çekilerek, türküler söylenerek tamamlandı.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu
Erdemli, 1 Mayıs 2025

Erdemli’de 1 Mayıs çoşkusu
Erdemlili emekçiler bu yıl 1 Mayıs’ı kendi ilçelerinde bağımsız olarak kutladılar.
Atatürkçü Düşünce Derneği, Eğitim İş Sendikası,CHP, Mersin Barosu,Eğitim Sen ve 2021 Tüm Emekliler Sendikasının oluşturduğu Erdemli Emek ve Demokrasi Platformu hazırlıklar için yoğun emek ve çaba gösterdi.
Erdemli halkı seçimden seçime siyasi partilerin seçim kampanyaları dışında bir emekçi etkinliğinin başarılmasından sevinç ve mutluluk duydular.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu

1 Mayıs bildirisini Erdemli Emek ve Demokrasi Platformu adına sözcü Hakan Demirel okudu:
“Emeğin sesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var”
Haydi, 1 Mayıs’a!
Onuru ve gururu Toroslar kadar dik ve yüce; yüreği Akdeniz kadar sıcak ve temiz ERDEMLİ, hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz. Bugün çok daha güzelsiniz.
Merhabalar, merhabalar dostlar, merhabalar yoldaşlarım!
1 Mayıs, işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’dür.
Ülkemizde tüm baskılara rağmen milyonlarca emekçi, başta Taksim olmak üzere meydanlarda buluşmuş, taleplerini ve umutlarını, omuz omuza paylaşmıştır. 1 Mayıs, üretenlerin itiraz ve hedeflerini haykırdığı, dünyanın dört bir yanından işçilerin seslerini birleştirdiği gündür. İnsanız ve insanca bir yaşam istiyoruz.
Bugün hem dünyada hem de ülkemizde emeğin sesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Tüm dünyada işçi sınıfı büyürken, emeğin payı azalıyor; sermaye, doğayı ve insanı yok sayarak büyümeye çalışıyor. Kapitalizm ve neoliberalizm, daha fazla sömürü, eşitsizlik, yıkım ve baskıcı rejimler vaadediyor. Ne yazık ki, 23 yıllık AKP iktidarının yarattığı bu ağır yıkım tablosu, ülkemizde yoksulluğun daha da derinden yaşanmasına yol açıyor. Tek adam rejimi; anayasal ve imzacısı olduğumuz uluslararası sözleşmelerden kaynaklı haklarımızı, nalıncı keseri gibi kendine yontuyor. İşçiler, memurlar, emekliler,ücretliler ve üreticiler bu sömürü çarkının bir parçası yapılmak isteniyor, buna izin verecek miyiz?
Başkanlık rejimi sonrası büyüyen krizlerle, milyonlarca yeni işsiz yaratıldı. Emeğin milli gelirden aldığı pay azalırken, patronlar daha da zenginleşti. İşçiden, yoksuldan alıp; bir avuç elitist zengine verdiler. Doğayı: RES-HES-JES’ler ile katlettiler. Kentleri toplanma ve yeşil alanı olmayan dikey mimari ile insan hayatını yok sayarak betonlaştırdılar. Hak arayanları susturdular, sendikal hakları gasp ettiler, yargıyı etkisiz hale getirdiler.
Baskı, tehdit ve gözaltılar ile muhalefet hedef haline getirilmekte, yatarı olmayan tutuklamalar ile herkese gözdağı verilmekte, ne yazık ki geç gelen adaletle sevinmekte olan bir ülke ve yurttaş haline getirildik. Bunu normalleştiremeyiz ve alışmayacağız!
Depremler, ekonomik krizler ve salgınlarda en ağır bedelleri biz ödedik, emperyal güçler servetlerine servet kattı. Nükleer santrallerle doğamızı tehdit ettiler, ayrımcılığı ve eşitsizliği körüklediler, kadın cinayetlerine sessiz kaldılar, millet iradesini kayyımlarla yok saydılar.
Ama yılmadık ve yıkılmadık, bir milim geri adım atmadan herkes için; hak, hukuk ve adaleti savunmaya devam edeceğiz.
İşçiler işine, gençler geleceğine, kadınlar eşitliğe, kamu emekçileri haklarına sahip çıkmaya devam edecek.
Bilimi, doğayı, insanca yaşamı ve özgürlüğü savunanlar direniyor. Şimdi yeni başlangıçlar için 1 Mayıs alanlarındayız!
Çünkü 1 Mayıs birliktir, dayanışmadır,yaşama olan inanç ve mücadeledir. 1 Mayıs gelecektir.

Mersin, Tarsus ve Erdemli'de 1 Mayıs coşkusu

Neden Alanlardayız?
Yoksulluğa, sömürüye, güvencesizliğe, işsizliğe hayır demek için,
Kadın cinayetlerine dur demek ve toplumsal cinsiyet eşitliği için,
Demokratik, laik, bilimsel, kamucu ve parasız eğitim için,
Doğamıza,suyumuza, toprağımıza, Toroslardaki ardıç ağaçlarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için,
Depremler öldürmez; rant ve denetimsizlik öldürür demek için,
KHK’lerle gasp edilen haklarımızı geri almak için,
Emeğimizin özgürleşmesi, emeklilerinde sendikalaşma hakkı için,
Tek Başkomutan, kurucu kurtarıcı liderimiz: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi ”Yurtta barış, dünyada barış” sözde değil özde, barış ve kardeşlik için,
Vergide adalet, gelirde adil paylaşım için,
Kamu atamalarında eşitlik, liyakatın önemi ve mülakatın kaldırılması için,
Hukukun üstünlüğü, basın ve iletişim özgürlüğü için,
Üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme ve güvenceli gelecek hakları için,
Kent yoksullarının, dar gelirlilerin, emeklilerin beslenme ve barınma hakkı için,
Çocuk işçiliğine, sigortasız çalıştırılmaya ve emek sömürüsüne son vermek için,
Irkçılığa, ayrımcılığa ve kayırmacılığa karşı durmak için,
Hasta garantili sağlık sistemine, araç garantili köprü ve yolcu garantili havalimanı sömürü sistemine dur demek için,
Erdemlili üreticinin limonuna uygulanan ihracat yasağına hayır demek için,
Rant temelli, insanı odağına almayan ve yıllardır kullandığı toprakları; istenmeyen, üç defa değiştirilen bağlantı yolu bahanesi ile elinden zorla alınıp, evleri başlarına yıkılan TIRTARLI Yörükler için alanlardayız.
2025 1 Mayıs’ı; dünyada, Türkiye’de, Erdemli’de de değişimin ve yeni bir başlangıcın adımı olacaktır.
Erdemli, o zaman hep birlikte haykıralım mı?
Emek bizim, gelecek bizim! Yaşasın 1 mayıs!

]]>
1 Mayıs Mersin ve Tarsus’ta coşkuyla kutlandı. https://yenidunya.org/emek-gundemi/29952/1-mayis-mersin-ve-tarsusta-coskuyla-kutlandi/ Thu, 02 May 2024 12:39:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=29952 Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Mersin ve Tarsus’ta coşkuyla kutlandı.
Mersin’de sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütleri eski Tevfik Sırrı Gür stadı yanında toplanarak kortejler oluşturdular; pankartları, bayrakları ve dövizleriyle İnönü caddesi üzerinden Cumhuriyet meydanına davullu halaylı müzikli bir yürüyüş yaptılar. Emekçiler taleplerini çeşitli sloganlarla seslendirdiler.
Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ve Akdeniz Belediye Başkanı Hoşyar Sarıyıldız kortejdeki kurumları selamladılar.

1 Mayıs Mersin ve Tarsus'ta coşkuyla kutlandı.

Mersin, Taksim’i unutmadı
Miting alanı, coşku içinde ve rengarenk bir çiçek bahçesi gibiydi.
AKP iktidarının emekçi düşmanı kemer sıkma programı; asgari ücretin bir kaç ay içinde açlık sınırının altına gerilemesi; emekli aylıklarının hak olmaktan çıkarılıp sosyal yardım düzeyine indirilmesi; aylıkların kiraya yetmemesi; Filistin’de soykırıma rağmen İsrail’le devam eden ticaret; İstanbul’da Taksim Meydanı’nın işçilere emekçilere kapatılması; bilimsel laik eğitimden sapma en fazla tepki çeken, protesto edilen konular oldu.
Kürsüden yapılan konuşmalardan sonra sanatçı İlkay Akkaya konser verdi.

1 Mayıs Mersin ve Tarsus'ta coşkuyla kutlandı.

Tarsus’ta çoşkulu kutlama
Tarsus’ta toplanma alanı Kleopatra Meydanı’ydı. Sendikalar, partiler ve demokratik kitle örgütlerinin oluşturduğu canlı bir kalabalık kortej oluşturarak Cumhuriyet meydanına yürüdü.
Çalışmak zorunda kaldıkları için yürüyüşe katılamayan hizmet sektörü emekçileri yol boyunca alkışlarla sempatilerini belirttiler. İşçi sınıfı büyük mücadeleler sonucunda, yıllar önce 1Mayıs’ı bayram olarak tescil ettirdi ve ücretli tatil günü olmasını sağladı. Buna rağmen çok sayıda emekçinin böyle bir bayramda çalışmak zorunda kalması, işçilerin bilincinde ve sendikal örgütlülüğünde daha çok yol almamız gerektiğini gösteriyor.

]]>
Tarihi kemer, polisten duvar oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/29943/tarihi-kemer-polisten-duvar-oldu/ Wed, 01 May 2024 08:41:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=29943 1 Mayıs İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele, Dayanışma günü iktidarın engellemeleriyle kutlanmaya çalışılıyor.
Türkiye’nin bir çok bölgesinde bugün, işçiler, şehir ve köy emekçileri, kadınlar, gençler istibdat yönetimine karşı alanlara çıkıyor.
İşçi sendikalarının ve siyasi partilerin Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarına izin çıkmamasına rağmen, kitleler İstanbul Saraçhane Meydanında toplandı.

İstanbul’a abluka
1 Mayıs Taksim kutlamalarına izin vermeyen iktidar, kitlelerin Taksim kararlılığı karşısında İstanbul’u adeta ilan edilmemiş OHAL ile kuşatmaya aldı.
İşine gitmek isteyenler, oteline varmak isteyen turistler saatlerce yollarda yürümek zorunda kaldı.
Taksim Meydanına çıkan tüm sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı. Her sokak başına polis barikatları konuldu.
Meydana çıkan cadde ve sokaklarda araç parkına izin verilmezken, Taksim, Şişhane, Kabataş, Mecidiyeköy, Şişli, Saraçhane, Beşiktaş Meydanı ve Dolmabahçe’de otoparklarda bulunan park halindeki araçlar kaldırıldı. Taksim’e çıkan yollardaki tüm çöp konteynerleri kaldırıldı, yollardaki taşlar toplandı.
Karaköy çevresi ve Galata Köprüsü de kapatılırken Saraçhane’ye yapılan polis yığınağı istibdat yönetiminin Gezi Direnişi travmasının halen devam ettiğinin kanıtı gibiydi.
Saraçhane’deki Bozdoğan Su Kemeri önü tümden ‘polis duvarı’, demir bariyerler ve TOMA’lar ile kuşatma altına alındı.

]]>
Emekliler 1 Mayıs’ta alanlara çağırıyor! https://yenidunya.org/emek-gundemi/29923/emekliler-1-mayista-alanlara-cagiriyor/ Sun, 28 Apr 2024 18:08:21 +0000 https://yenidunya.org/?p=29923
Emekliler 1 Mayıs’ta alanlara çağırıyor!

2021 Tüm Emekliler Sendikası (2021 TÜM EMEKLİ-SEN), 1 Mayıs İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele, dayanışma günü için bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Bizler dünün işçileri, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcıydık, yani üreten emekçilerdik. Bugünün emeklileriyiz. 1 Mayıs işçi sınıfının ve emeği ile geçinenlerin, sömürü vurgun ve talan sistemi olan kapitalist sisteme karşı mücadele günüdür. Halkımızın refahı ve vatanımızın birliği bütünlüğü için, temelleri cumhuriyetle atılan kamucu ekonomi anlayışına dönelim. Sanayi ve tarımı destekleyen, işçiyi emekçiyi önceleyen planlı, üreten ekonomi modeline geçelim. Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.” denildi.

Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde alanlarda olacağı

1 Mayıs işçi sınıfının Birlik Mücadele ve Dayanışma gününü coşkuyla kutluyoruz.

Ülkemizde üretilen her mal ve hizmet bu ülkenin tüm emekçilerinin alın teridir, kafa ve kol gücüdür, beyninin ışığıdır. Toplumsal refahtan en büyük payı bu emekçiler almalıdır.

Bizler dünün işçileri, sağlık görevlisi, güvenlik görevlisi, doktor, mühendis, bilişimci, öğretmen, küçük esnaf, köylü, tarımcıydık, yani üreten emekçilerdik. Bugünün emeklileriyiz.

1 Mayıs işçi sınıfının ve emeği ile geçinenlerin, sömürü vurgun ve talan sistemi olan kapitalist sisteme karşı mücadele günüdür. Kapitalizm emeğin sömürüsünün sürekliliğini sağlamak için başta işçi sınıfı olmak üzere çalışanların dayanışma ve birlikteliğini bozarak örgütlenmelerini engelliyor, bunu yapamadığı zaman da yandaş örgütlülükler kuruyor.

İşçilerin emekçilerin yüzlerce yıl süren ve büyük bedeller ödeyerek elde ettiği demokratik kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi bugün düne göre çok daha önemli. Kapitalist emperyalist sistem tüm dünyada çalışanların ve emeklilerin haklarına saldırıyor.

Örneğin geçen yıl Fransa’da çalışanların sokağa taşan büyük öfkesine rağmen emeklilik yaşı yükseltildi. Artık, daha önce kullanışlı buldukları sarı sendikalara dahi katlanamıyorlar.

Ülkemizde de sendikal örgütlülüğün önünde binbir engel var. Kamu iş yerleri dahil olmak üzere işçilerin sadece yüzde 8’i sendikalı. İktidar özel sektördeki sendikalaşmayı düşük tutabilmek için kamu gücünü patronlardan yana kullanmaktan geri kalmıyor.

İktidarın uyguladığı ekonomik politikalar sonucunda asgari ücret hem ortalama ücrete dönüştü hem de açlık sınırının da altına indirildi.

Emeklilerin büyük çoğunluğunun aylığı ise zaten yetersiz olan asgari ücretin de gerisinde. İktidar, uyguladığı ekonomik politikalarla çalışanları da emeklileri de yoksullukta eşitledi.

İktidar, emeklilerin ABO Aylık Bağlama Oranını bir muz cumhuriyetinde bile olamayacak bir düzeye, yüzde 35’lere kadar düşürdü ve emekli aylıklarına milli gelir artışı eklemeye son verdi.

Bununla da yetinmeyen tek kişi iktidarı, TÜİK’e müdahale ederek, gerçek enflasyon yerine sahte, düşük enflasyon oranları açıklattı, aylıklarımız hak ettiğimiz artışlara ulaşmadı. İktidar, satın alma gücümüzü sürekli düşürerek bizleri çocuklarımızın eline bakmak veya ilerlemiş yaşımızda tekrar çalışmak zorunda bıraktı.

Huzur içinde geçirmemiz gereken emeklilik yaşamımız yazın sıcağında, kışın soğuğunda dermanı iyice azalmış dizlerimize rağmen kuyruklarda, sıralarda geçiyor.

22 Yıllık AKP iktidarı bize sefaleti layık gören politikalarına karşı örgütlü olarak mücadele edemeyelim diye iktidara geldiği 2002 yılından itibaren yargı üzerinde baskı kurarak sendikal örgütlülüğümüze saldırdı. AKP iktidarı kendisinden önceki iktidarların aksine sendika hakkında açtığı kapatma davalarını ısrarla takip etti. 1995 yılında kurulan ilk sendikamız ve 2017 yılında kurduğumuz ikinci sendikamız yargı eliyle kapatıldı.

İktidar kurduğumuz 3. sendikamızı da kapattırmak için yargı üzerindeki tüm gücünü kullanmaktadır. Bilsinler ki biz sendikamızı kimseden izin alarak kurmuyoruz. İdarenin baskıları karşısında da herhangi bir geri adım atmamız söz konusu dahi olamaz.

Emeklilerin sendika hakkı her türlü tartışmaya kapalıdır. Üzerlerindeki idarenin ağır baskıları karşısında emekli sendikaları hakkında kapatma kararı veren mahkemeler dahi vicdanlarını biraz olsun rahatlatmak için emekliler için doğru örgütlenmenin aslında sendika olduğunu belirterek kapatma kararını veriyorlar.

AKP iktidarının sınıfsal tercihleri sonucunda açlık sınırının da altında bir yaşama mahkûm edildik. Yazın sıcağında, kışın soğuğunda saatlerce ekmek kuyruklarında beklemek zorunda bırakılmamızın, pazara belki fiyatlar biraz düşer diye akşamları gitmemizin, et, süt ve meyve alamaz, torunlarımıza bayram harçlığı veremez hâle getirilmemizin, yani bu asla hak etmediğimiz durumun hesabının bir kısmını 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde sorduk. Daha da sormaya devam edeceğiz.

Ülkemizde Cumhuriyet’in kuruluşundan başlayarak oluşturulan Sümerbank, Etibank, Türk Telekom, Tüpraş, Tedaş, Tekel, Petkim, Şeker fabrikaları, Tank Palet fabrikası özelleştirildi. AKP özelleştirmenin şampiyonu oldu, böyle yaparak dolar milyarderlerini ve milyonerlerini çoğalttı. Onlar zenginleştikçe, semirdikçe, emekçiler fakir oldu, yoksul oldu. Emekliler ısınamaz, doyamaz, barınamaz, seyahat edemez oldu. Faizleri öyle arttırdılar ki ki artık takla attırdığımız kredi kartlarını da kullanamaz olduk.

Daha önce NAS dediler fakirleştik; şimdi rasyonaliteye geçtik diyorlar, fakirleşmeye devam ediyoruz. Bir avuç sermayedarsa zenginliklerine zenginlik katıyor. Ekonomi yönetimini ele geçiren uluslararası tefecilerin çıkarları için emekçileri derin yoksulluğa mahkûm eden işbirlikçi AKP iktidarı, salt tefecilere borç ödemesi garanti altına alınsın diye bizleri düpedüz açlıkla sınamaya kalkıyor. Tam bir sömürgeci mantığıyla “yerel halk” diyerek küçümseyerek efendilik taslıyor.

Halkımızın refahı ve vatanımızın birliği bütünlüğü için, temelleri cumhuriyetle atılan kamucu ekonomi anlayışına dönelim. Sanayi ve tarımı destekleyen, işçiyi emekçiyi önceleyen planlı, üreten ekonomi modeline geçelim. Herkesin karnı tok, sırtı pek, başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.

2021 Tüm Emekliler Sendikası olarak bizler dünün işçileri, kamu çalışanları olarak sınıfımızın Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde yine alanlarda olacağız.

]]>
AYM’den, Taksim’de 1 Mayıs kutlamaları kararı https://yenidunya.org/emek-gundemi/28536/aymden-taksimde-1-mayis-kutlamalari-karari/ Fri, 15 Dec 2023 09:03:56 +0000 https://yenidunya.org/?p=28536 Anayasa Mahkemesi (AYM), 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılmasının engellenmesini ‘hak ihlali’ saydı.
AYM, 2014 ve 2015 yılında 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılmasının engellenmesine dair kararlarında, “toplantı ve gösteri yürüyüşü” düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. AYM’nin kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.
DİSk ve KESK’in başvurusunu değerlendiren AYM, Taksim’de kutlama yapılmasının engellenmesinin “Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının engellenmesi” olduğuna hükmetti. Karar, oy çokluğuyla alındı. Bir üye karşı oy kullandı.
Yüksek Mahkeme, başvuruda yer alan ‘kötü muamele yasağının ihlal edildiği’ iddiasını ise ‘açıkça dayanaktan yoksun olduğu’ gerekçesiyle reddetti.

‘Emekçilerin ortak hafizası’
Kararda, 1977 yılındaki katliama atıfla Taksim’in işçi ve emekçilerin ‘ortak hafızası’ ve ‘sembolik değeri’ olduğuna vurgu yapan AYM, meydanın önemine ilişkin şu değerlendirme yapıldı:
“Bu nedenle işçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada olanların dayanışmasının değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir.
Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı’nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için burada bulunma hakkı vardır.
1 Mayıs’ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekanın sınırlanması aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır.”
Kararda, hangi mekanın toplantıya en uygun olacağını seçme serbestisinin toplantının düzenleyicilerine de tanınması gerektiği bildirildi.

]]>