DİSK-AR: Asgari ücret kapsamı yüksek

06 Ara 2022
DİSK-AR: Asgari ücret kapsamı yüksek

Asgari değil insanca yaşam, Asgari ücret değil toplu sözleşme!

- Asgari ücret evrensel ve temel bir haktır
- Asgari ücret ortalama ücret haline geliyor
- Asgari ücret tespit komisyonu demokratik değil
- Asgari ücret tespit komisyonu fiilen lağvedildi!
- Asgari ücreti hükümet ve işveren bloku belirliyor
- Türkiye Avrupa’nın en düşük asgari ücretli ülkelerinden
- Asgari ücret kapsamı genişliyor
- Kadınların ücret ortalaması asgari ücrete daha yakın
- Kadınların yüzde 60’ı asgari ücret civarında ücretle çalışıyor
- Merkez bankası: asgari ücretliler yüzde 50 civarında
- Toplu sözleşmeli oranı yüksek asgari ücretli oranı düşük
- Asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı düşüyor
- Asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırının altında
- Asgari ücret döviz karşısında eridi
- Asgari ücretli 22 Cumhuriyet altını kaybetti
- Vergi istisnası geldi ama vergi takozu hâlâ yüksek!
- Vergi dilimleri az artırılarak işçiden daha çok vergi alınıyor
- Dolaylı vergiler düşük ücretlinin vergi yükünü artırıyor
- İşverenlere sağlanan prim desteği işçilere de sağlanmalıdır

DİSK-AR Asgari Ücret Gerçeği 2023 Araştırması yayımlandı!
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) uzun yıllardan beri asgari ücrete ilişkin bilimsel raporlar hazırlıyor ve DİSK’in asgari ücret taleplerinin bilimsel temellerini ortaya koyuyor. DİSK-AR’ın asgari ücret araştırmaları ülkemizde asgari ücretin emekçiler açısından kapsamlı bir incelemesini sunmaya çalışıyor.
2023 asgari ücret tartışmaları 2021 sonunda başlayan ve 2022’de artan 2000’li yılların en şiddetli hayat pahalılığı koşullarında yapılıyor. 2020 ve 2021 yıllarında yaşanan Covid-19 salgınının güçleştirdiği geçim koşulları 2022’nin yüksek enflasyonu ile dayanılmaz hale geldi.
Tartışmalı ve eksik hesaplanan TÜİK resmi verilerinde dahi genel enflasyon yüzde 85,5 gıda enflasyonu ise yüzde 100 civarında gerçekleşti. Emekçilerde gıda enflasyonu ise yaklaşık yüzde 125-145 bandında gerçekleşiyor. Ekim ayı itibariyle gıda enflasyonu en yoksul yüzde 20’lik grupta yüzde 146,2, ikinci en yoksul yüzde 20’lik grupta yüzde 127,6 ve emeklilerde ise yüzde 126,2 olarak hissediliyor.
Enflasyon doğrudan doğruya bağımlı çalışanların (işçilerin, kamu çalışanlarının ve emeklilerin) gelirlerinin erimesi anlamına geliyor. Öte yandan yüksek enflasyon, bölüşüm ve gelir dağılımını da olumsuz etkiliyor. Son yıllarda emeğin (işgücünün) yurt içi hasıla içindeki payının gerilemesi bunun tipik örneklerinden biri. Resmi verilerde dahi gizlenemez hale gelen pahalılık asgari ücrete dönük beklentiyi yükseltiyor.
Türkiye’de asgari ücret civarında çalışanların oranının oldukça yüksek olması asgari ücretin sınırlı bir çalışan kesimini değil çalışanların ezici çoğunluğunu ilgilendirmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla ülkemizde bir süredir kelimenin dar anlamıyla asgari ücret değil ortalama ücret konuşuluyor. Bu koşullar altında asgari ücretin insanca yaşanacak bir ücret olarak saptanması yaşamsal önem taşıyor.
Sendikalaşmanın ve toplu iş sözleşmesi kapsamının sınırlılığı ile diğer emek gelirlerinin asgari ücretten daha az artırılması tüm ücretleri ve emek gelirlerini asgari ücrete yaklaştırıyor. Hem asgari ücretteki artış oranlarının diğer emek gelirlerine yansımaması hem de özel sektörde hem kamuda maaş ile ücret artışlarının en fazla resmi enflasyon oranında artırılması asgari ücreti ortalama ücret haline getiriyor. Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüşmeye devam ederken asgari ücret pahalılıklar ve zamlar karşısında iyice yetersiz kalıyor.
Asgari ücret aileleriyle birlikte on milyonlarca yurttaşın derdi, milyonlarca işçi ve onların ailelerinin yaşam koşullarını ilgilendiren çalışma hayatının en temel konularından biridir.
Gerek Merkez Bankası tarafından yapılan araştırmalar gerekse farklı akademik çalışmalar ve DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamalar Türkiye’de asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yaklaşık yüzde 50 olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık yüzde 4 olan asgari ücret civarı çalışanların oranının ülkemizde bu denli yüksek olmasının temel sebebi sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi kapsamının sınırlılığıdır.

Toplu pazarlık kapsamı daraldıkça asgari ücretle çalışanların oranı yükseliyor
Ancak bu çarpıcı tabloya rağmen Türkiye’de asgari ücretin belirlenmesinde uluslararası standartlar dikkate alınmıyor, işçinin ailesinin geçimi hesaba katılmıyor. Öte yandan DİSK-AR 2023 Asgari Ücret Araştırması asgari ücret civarında bir ücretle çalışan milyonlarca işçi varken milyonlarca işçi de asgari ücrete erişemiyor.
Bütün bu değerlendirmeler çerçevesinde asgari ücret tartışmalarının resmi enflasyona hapsedilmesi büyük bir eksiklik olacaktır. Gerek resmi enflasyon verilerinin baskılanması ve hatalı ölçülmesi gerekse farklı toplumsal kesimlere (işçi, emekli, dar gelirli) enflasyon verisi açıklanmaması nedeniyle enflasyona endeksli bir asgari ücret tartışması hatalı olacaktır. Öte yandan enflasyon doğru ölçülse bile asgari ücret atışında sadece enflasyon değil geçim koşulları ve ülke ekonomisinin büyümesi esas alınmalıdır. Bu nedenle asgari ücret artışında kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (KB GSYH) artışının esas ölçü olması gerektiğini düşünüyoruz. Asgari ücretin ne kadar olması gerektiği geçim koşulları ve ülke ekonomisinde büyüme dikkate alınarak saptanmalıdır. Sadece enflasyona hapsedilmiş bir asgari ücret tartışması asgari ücretin göreli olarak düşmesine ve emeğin büyümeden daha az pay almasına, dolayısıyla bölüşüm ilişkilerinin bozulmasına yol açar .

Rapordan özet başlıklar:
• Türkiye asgari ücretliler ülkesi haline geliyor!
Gerek resmi veriler gerekse bağımsız araştırmalar Türkiye’de asgari ücretle çalışanların kapsamının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Merkez Bankası ve DİSK-AR verileri asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yüzde 50’lerde olduğunu gösteriyor. Milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken, işçilerin bir bölümü de yasal asgari ücrete dahi erişemiyor.

• Toplu pazarlık oranı düşük, asgari ücretli oranı yüksek!
AB ülkelerinde ortalama toplu pazarlık kapsama oranı yüzde 60’ların, OECD ülkelerinde yüzde 30’ların üzerinde iken ILO’ya göre Türkiye’de genel olarak yüzde 7,5, özel sektörde ise yüzde 6’nın altındadır. Bu durum Türkiye’de asgari ücret civarında çalışanların oranını artırırken AB ülkelerinde asgari ücretler çalışanların kapsamını düşürüyor. Asgari ücret kapsamının düşürülmesinin yolu, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılarak toplu pazarlık kapsamının genişletilmesidir.

• Asgari ücret ile diğer emek gelirleri arasındaki makas kapanıyor, asgari ücret ortalama ücrete yaklaşıyor
Asgari ücretteki artış oranının diğer emek gelirlerine yansımaması, düşük toplu iş sözleşmesi kapsama ve sendikalaşma oranları, ücreti ortalama ücret haline getiriyor. Türkiye’de diğer emek gelirleri artışının sınırlı kalması sonucunda asgari ücret ile diğer ücretler arasındaki makas kapanıyor ve asgari ücret civarı ücretle çalışanların oranı artıyor. Giderek artan bir biçimde daha çok emekçi asgari ücrete yakın ücretlerle çalışır hale geliyor. Türkiye hızla asgari ücretliler ülkesine dönüşüyor.
Ücretler asgari ücret düzeyine geriliyor. 2005 yılında aylık ortalama ücret ve maaş geliri asgari ücretin 2,2 katı iken, 2020’de asgari ücretin 1,7 katına geriledi. İşgücü maliyeti araştırmalarına göre ise asgari ücretin ortalama işgücü kazancına oranı 2012’de yüzde 44 iken 2020’de yüzde 73’e yükseldi.

• Asgari ücretin kişi başına GSYH’ye oranı düşüyor
1974’te kişi başına GSYH’nin yüzde 80,6’sı düzeyinde olan asgari ücret, 2022 yılında GSYH’nin yüzde 43,7’ye geriledi. 2016’da asgari ücretin kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 59,7 iken 2022’de yüzde 43,7’ye geriledi. Asgari ücret kişi başına gelire paralel olarak artsaydı brüt asgari ücretin 2022’de ortalama 5 bin 738 TL değil, 10 bin TL’nin üzerinde olması gerekirdi.

• Çalışanların yarısı asgari ücret civarı ve altında ücret alıyor
2021 yılı itibarıyla asgari ücretin yüzde 10 fazlası ve altında ücret alan işçilerin oranı yüzde 48,7’dir. Bu oran özel sektörde, kadınlarda ve kayıtdışı çalışanlarda daha da yükselmektedir.

• Özel sektör işçilerinin yüzde 65’i asgari ücretli
Özel sektör işçilerinin yüzde 21,7’si asgari ücrete erişemiyor. Özel sektörde asgari ücret ve altında ücretle çalışanların oranı yüzde 50,4 ve asgari ücret civarında çalışanların oranı (yüzde 10 komşuluğunda) yüzde 64,7’dir.

• Kayıtdışı çalışanların dörtte üçü asgari ücrete erişemiyor
Kayıtdışı çalışanlarda asgari ücret ve altında ücret alanların oranı (yüzde 5 komşuluğu) yüzde 84,7’dir. Kayıtdışı çalışanların yüzde 23’ü 1.500 TL’nin altında bir gelir elde etmektedir.

• Kadınların yüzde 60’ı asgari ücretle çalışıyor
Kadınların çok büyük bir bölümü asgari ücret ve daha altında ücretlerle çalışmaktadır. Asgari ücretin yüzde 10 fazlası ve altında ücret alanların oranı genelde yüzde 48,7 iken kadınlarda yüzde 55,6’ya yükselmektedir.

• Türkiye Avrupa’da asgari ücretin en düşük olduğu ülkeler arasında
2012’de Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücrete sahip 12 ülke varken, 2022’de bu sayı 2’ye düştü. Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip iki ülke Bulgaristan ve Arnavutluk’tur.

• Dolar cinsinden asgari ücret en düşük seviyesinde
2008’de yıllık 371 ABD doları olan asgari ücret 2016’da 430 dolara yükseldi. Sonra ekonomik ve siyasal istikrarsızlığa bağlı olarak asgari ücret dolar cinsinden gerilemeye başladı. Asgari ücret TL’nin değer kaybının hızlanmasıyla 2022 yılı ortalaması olarak 298 ABD dolarına kadar geriledi.

• Asgari ücret 25 Cumhuriyet altınından 9 altına geriledi
Merkez Bankası’nın yıllık ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarına göre 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın alınabilirken 2022’de yıllık net asgari ücretle sadece 9 Cumhuriyet altını alınabilmektedir.

DİSK’in 2023 Asgari Ücret Talepleri
- Asgari ücret değil toplu pazarlık kapsamı genişletilmeli
Asgari ücret civarında çalışanların kapsamı çok yüksektir ve asıl mesele asgari ücretle çalışanlarının kapsamını daraltmak ve ücret düzeylerini toplu pazarlıkla belirlemektir. Türkiye’de sendikalaşma ve toplu pazarlığın kapsamının artırılması temel meseledir. Milyonların asgari ücrete mahkûm edilmemesi için sendikal hakların kullanımının önündeki tüm engeller ve barajlar kaldırılmalı, toplu pazarlık kapsamı genişletilmelidir.

- Asgari ücretin tespitinde asgari ücretin ortalama ücret haline geldiği dikkate alınmalı
Asgari ücret ülkemizde en düşük ücret değildir ve hızla ortalama ücret haline dönüşmektedir. Asgari ücret, milyonların meselesidir. Asgari ücret tespitinde bu gerçek dikkate alınmalıdır.

- Asgari ücret artışında resmi enflasyon değil, kişi başına GSYH artışı esas alınmalı
Asgari ücret baskılanmış ve güdümlü resmi enflasyona göre değil geçim şartlarına ve ekonomik büyümeye göre saptanmalıdır. Dar gelirlilerin gıda enflasyonu ile kişi başına ekonomik büyüme asgari ücret artışında esas alınmalıdır.

- Asgari ücret yüksek enflasyon koşullarında yıl içinde tekrar belirlenmeli
Yüksek enflasyon koşullarında yılda bir kez asgari ücret belirlenmesi çalışanları kayba uğratır. Bu nedenle enflasyon tek haneli oranlara düşünceye kadar asgari ücretin yılda birkaç kez belirlenmesi zorunludur.

- Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimi oranı yüzde 10’a indirilmeli
Asgari ücrete sağlanacak vergi muafiyeti ve desteği yanında asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanacak oran yüzde 10’a düşürülmelidir. Böylece asgari ücrete yakın çalışan işçiler daha az vergi vermiş olurlar. Vergi dilimleri tarifesi en az kişi başına GSYH oranında artırılmalıdır.

-Asgari ücret belirlenirken geçim şartları gözönünde bulundurulmalı
Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı bir kriter olarak dikkate alınmalı ve hanede iki çalışan olması varsayımından hareketle asgari ücret en az yoksulluk sınırının yarısı civarında olmalıdır.

-Asgari ücret uluslararası kurallara uygun saptanmalı, işçinin kendisi ve ailesi birlikte hesaba katılmalı
Türkiye’de asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara uyulmuyor. Birleşmiş Milletler, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Konseyi standartları dikkate alınmıyor. Asgari ücret tespitinde işçinin ailesi hesaba katılmıyor. Asgari ücret tespitine ilişkin 131 sayılı ILO Sözleşmesi onaylanmalı, Avrupa Sosyal Şartı’na asgari ücretle ilgili konan çekince kaldırılmalıdır.
Asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, uluslararası standartlara uygun şekilde işçinin geçindirmekle yükümlü olduğu aile bireyleri de esas alınmalıdır.

- Asgari ücret bütün işçiler ve memurlar için ortak saptanmalı
Devletin işçi çalışanları ile memur çalışanları arasında ayrım yapması Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Bu nedenle en az işçi, memur ile emeklilerin ücret ve maaşları aynı olmalıdır. Asgari ücret en az memur maaşı dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

-En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmeli
2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı Yasa’dan önce asgari ücretten düşük emekli aylığı söz konusu değildi. Günümüzde emekli aylıkları Hazine tarafından karşılanan farkla 3.500 TL’ye tamamlanmaktadır. Emekli aylıklarında alt sınır geçmişte olduğu gibi asgari ücret olmalıdır.

- Asgari ücret en az net 13.200 TL olmalı
Asgari ücret miktarı saptanırken asgari ücretin ortalama ücret olduğu gerçeği unutulmalıdır. Gerek yüksek enflasyon gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2023 yılının ilk yarısında asgari ücreti en az net 13.200 TL olmalıdır.
Dört kişilik bir ailenin asgari geçim şartlarını belirleyen yoksulluk sınırı Kasım 2022 itibarıyla 26 bin TL’nin üzerindedir. Bir hanede iki asgari ücretli çalışan olduğu varsayımı ile asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısından az olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle 2023 yılı ilk yarısı için asgari ücret en az net 13.200 TL olmalıdır. Bu miktar 2023 yılı içinde tekrar saptanmalıdır.

Araştırmanın tümü:
https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2022/12/DiSK-AR-2023-Asgari-Ucret-Rapor-FINAL.pdf