Eğitim emekçisinin vahim tablosu

23 Kas 2022
Eğitim emekçisinin vahim tablosu

- Yüzde 83.1’inin hane geliri yoksulluk sınırının altında,
- Yüzde 61.40’ının gelirinin giderinden az,
- Yüzde 97.5’i maaşının yaşam standartlarını karşılayamadığını düşünüyor,
- Yüzde 90’ının kredi kartı borcunu ödemekte zorlanıyor ve yüzde 31.89’unun şahıslara nakit borcu var, yüzde 43’ünün istisnasız her ay borç para bulmaya çalışıyor,
- Yüzde 91’inin ek iş arama ihtiyacı duyuyor,
- Yüzde 94’ünün kıyafet ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor, yüzde 90’ından fazlasının çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor,
- Yüzde 96.7’sinin maaşının düşüklüğü nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığını düşünüyor,
- Sadece yüzde 63,43’ünün ayda bir kez ailesiyle dışarıda yemek yiyebiliyor, köyüne ya da ailesinin yazlığına gitmek dışında yüzde 97’sinin hiç tatil yapamıyor.

Eğitim-İş,  24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi “Eğitim çalışanlarının sosyo ekonomik durumları ve Öğretmenlik Meslek Kanununa ilişkin görüşlerini” araştıran bir anket çalışmasını kamuyou ile paylaştı. Çalışma 7 Kasım 2022 – 19 Kasım 2022 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan 16.096 eğitim emekçisinin katılımıyla gerçekleştirildi.
Anket çapraz ve çift doğrulamalı sorular da içeren ve istatistiki olarak bilimsel yöntemlerle hazırlandı.

‘Tarihin en iç karartıcı oranları’
Eğitim-İş, anket açıklamasında şunları dile getirdi:
“Önümüzdeki 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yöneticiler her zamanki gibi biz öğretmenlere övgüler dizmek için sıraya girecek olsa da öğretmenlerin içinde bulunduğu maddi ve manevi tablo, kendilerine ne kadar değer verildiğinin en somut göstergesi durumundadır.
Eğitim-İş olarak gelenekselleştirdiğimiz Öğretmenler Günü’ne özel anket çalışmamız, bu sene tarihin en iç karartıcı oranlarıyla durumun vahametini gözler önüne sermektedir.
Anketimiz, öğretmenlerin sadece ekonomik olarak yaşadığı darboğaz’ı işlemeyip mesleki koşullarını ve fikirlerini de konu almaktadır.
Sayın basın emekçisi;
Bu anket, dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, öğretmenlerin yoksulluğa ve itibarsızlığa sürüldüğünün göstergesidir.
Oysa hepimiz biliyoruz ki eğitimcisinin itibar görmediği bir ülkenin, eğitim sisteminin iyi olma ihtimali; eğitim sistemi iyi olmayan bir ülkenin de dünya ülkelerinden itibar görme ihtimali yoktur!
Dolayısıyla anketimizdeki veriler, sadece eğitim emekçisinin ne kadar zor bir tabloya terk edildiğini değil aynı zamanda eğitimin önem sırasında ne kadar geriye itildiğinin de resmidir.
Öğretmenlerin yılda bir kez Öğretmenler Günü’nde hatırlanmaya değil, sorunlarına samimiyetle ve çözüm odaklı yaklaşılmasına ihtiyacı vardır. Bu nedenle öğretmenlerin kazanımlarına göz diken ve emeğini küçümseyen anlayışın Öğretmenler Günü’nde riyakarca sarf edeceği ezbere övgüleri istemiyoruz. Eğitim-İş olarak 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, MEB tarafından düzenlenecek olan hiçbir resmi törende yer almayacak, Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’e saygı duruşumuzu gerçekleştirerek, öğretmene değer veren kurumlarla ve yurttaşlarımızla birlikte bu günü kutlayacağız.
Bu acil gündemi kamuoyuna duyurmak konusunda sergileyeceğiniz emek için şimdiden teşekkür ederiz.”

Anket sonuçları:
- Aylık Hane Geliri
Eğitim çalışanlarının yarıdan fazlasının aylık hane geliri (%50.51) 15001-25000 TL arasında, %30’dan fazlasının 10001-15000 TL arasında, %14’ten fazlasının ise 25001-35000 TL arasındadır. Bu bilgilere göre araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %83.1’i toplam aylık hane gelirlerinin yoksulluk sınırının (Birleşik Kamu-İş tarafından açıklanan Ekim 2022 Yoksulluk sınırı 24 bin 515 TL) altında olduğu görülmektedir. %16.9’unun ise ailelerindeki diğer çalışanların gelirleri ile aylık hane gelirleri yoksulluk sınırı üzerine çıkmaktadır .

- Ev Sahibi Olabilme
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %63.64’ünün kendi evine sahip olduğu, %36.37’sinin ise ev sahibi olmadığı görülmektedir. Şekil-3 incelendiğinde ise ev sahibi olduğunu ifade edenlerin %47,5’inin halen ev kredisi ödemeye devam ettiği görülmektedir. Mesleki kıdem yılına göre eğitim çalışanlarının ev sahibi olma durumları incelendiğinde 26 yıl ve üzeri süredir emek veren eğitim çalışanlarının yaklaşık %25’inin (dörtte biri) (%24.6) hala ev sahibi olamadığı anlaşılmaktadır.

- Ev Kredisi Ödeme
Araştırmaya katılan tüm eğitim çalışanlarının %39.97’si ev kredisi ödemeye devam etmektedir.

- Hayal Edilen Öğretmenlik Meslek Kanunu
Hayalin gerçekleştiğine inanan eğitim çalışanlarının sadece %1.99 (yaklaşık %2) olduğu görülmektedir. Eğitim çalışanlarının çok büyük bir çoğunluğu (yaklaşık %91) bu kanunun öğretmenlerin yıllardır talep ettiği Öğretmenlik Meslek Kanunu hayalinden uzak olduğunu değerlendirmektedir.

- Öğretmenlik Meslek Kanunu Kariyer İlişkisi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının yaklaşık %92’si Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun kariyer imkanı getirmediğini ifade etmiştir.

- Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Öğretmenlerin Sorunlarına Çözüm Getirmesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının sadece %0.50’si Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenlerin sorunlarına çözüm getireceğini ifade ederken, %96.36’sı öğretmenlerin sorunlarına çözüm getirmeyeceğini ifade etmiştir.

- Kariyer Basamakları Sınavı’nın Öğretmenlerin Becerilerini Ölçmesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının tamamına yakını (%97.62) Kariyer Basamakları Sınavının Öğretmenlerin Becerilerini ölçmeyeceğini düşündüklerini ifade etmiştir.

- Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun Öğretmenin İtibarına Katkısı
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının tamamına yakını (%97) Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun öğretmenlik mesleğinin itibarının artmasına katkı sağlamayacağını düşünmektedir.

- Sınav İle Ünvan Yerine Ekonomik ve Sosyal Hakların İyileştirilmesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının sınavla unvan verilmesi yerine ekonomik ve sosyal haklarının iyileştirilmesine ilişkin görüşleri sorulduğunda; %96.03’ünün sınavla unvan verilmesi yerine, ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesini istediği görülmektedir.

- Eğitim Çalışanlarının Tatile Gidebilme Sıklığı
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının yaklaşık %38’inin hiç tatile gidemediği, yarıdan fazlasının (%57,83) yılda bir kez tatil yapabildiği, sadece %4.34’ünün ise yılda birden fazla kez tatil yapabildiği görülmektedir. Aylık geliri 35001-45000 TL arasında olanların %24’ü, 45001 TL ve üzerinde olanların %22.2’si, yılda birden fazla kez tatile gidebilirken, bu oran 10000 TL ve altında olanlarda ve 10001-15000 TL arasında olanlarda %2.4, 15001-25000 TL arasında olanlarda ise %3.2’de kalmaktadır.

- Evde veya Köyde Tatil
Tatilin geçirildiği yere ilişkin sorunun cevapları incelendiğinde; araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının dörtte üçe yakınının (%74.10) tatilini genellikle evinde ya da köyünde geçirdiği anlaşılmaktadır. Tatilini genellikle ya da ara sıra evinde ya da köyünde geçiren eğitim çalışanlarının oranı ise %97’dir. Tatilini genellikle evinde ya da köyünde geçirenlerin %47.3’ü hiç tatile gidemediğini belirtirken, %51.2’si yılda bir kez, sadece %1.5’i ise birden fazla kez tatile gittiğini belirtmiştir.

- Gelir Dengesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %61.40’ı giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu ifade etmiştir.

- Alım Gücü Düşüşü-Ek İş Arama
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %91,53’ü alım gücünün düşmesine bağlı olarak kısmen ya da tamamen ek iş aramayı düşündüğünü ifade etmektedir.

- Kredi Kartı Borcu Ödemeleri
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %58,58’i kredi kartı borcunu ödemekte zorlandığını ifade ederken, kısmen zorlandığını ifade edenlerle birlikte bu oran %90,26’yı bulmaktadır. Eğitim çalışanlarının büyük çoğunluğunun kredi kartı borcunu ödemekte zorlandığı görülmektedir.

- Kıyafet Giderleri
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %59,06’sı kıyafet giderlerini karşılayamadığını ifade ederken,%35,02’si ise kıyafet giderlerini karşılamakta kısmen zorlandıklarını ifade etmektedir. Eğitim çalışanlarının %94,08’inin ihtiyacı olan kıyafet giderlerini karşılamakta zorlandığı görülmektedir.

- Eğitim Çalışanlarının Çocuklarının Eğitim İhtiyacı
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %54,65’i çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. %35,64’ü ise çocuklarının eğitim ihtiyacını kısmen karşılamakta zorlandıklarını ifade etmiştir. Kısmen ve tamamen çocuklarının eğitim ihtiyacını karşılamakta zorlanan eğitim çalışanlarının oranı %90,29’u bulmaktadır.

- Eğitim Öğretime Hazırlık Ödeneği
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının neredeyse tamamı (%99,77) eğitim öğretime hazırlık ödeneğinin yetersiz olduğunu ifade etmiştir.

- Maaş-Yaşam Standardı
Öğretmenlerin %93’ten fazlası maaşının yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde olmadığını ifade etmektedir.

- Maaş-Saygınlık Değerlendirmesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının büyük çoğunluğu (yaklaşık %97) maaş yetersizliği sebebiyle toplumdaki saygınlığının azaldığını düşünmektedir.

- Ev Kirası Artışı-Ödeme
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %85,58’i yüksek kira artışları nedeniyle kiralarını ödemekte zorlandıklarını ifade etmişlerdir.

- Milli Eğitim Bakanlığının Tüm Öğretmenlere Eşit Muamelesi
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %85’ten fazlası Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere eşit muamele yapmadığını düşünmektedir. Bu cevaba göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenler arasında ayırımcılık yaptığı değerlendirilmektedir.

- Öğretmenlik Mesleğinin Saygınlığı
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının %99’dan fazlası öğretmenlik mesleğinin saygınlığının azaldığını düşünmektedir.

- Mülakat-Liyakat
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının dörtte üçe yakını (%73.27) mülakat sınavlarında liyakate göre karar verilmediğini düşünmektedir.

- Eğitim Yöneticilerinin Liyakat Esasına Göre Atanması
Araştırmaya katılan eğitim çalışanlarının dörtte üçten fazlası (%75.74) eğitim yöneticilerinin liyakat esasına göre atanmadığını düşünmektedir.

paylaş