Vergi ve kesintiler ücretleri nasıl kemiriyor?

20 Eyl 2022
Vergi ve kesintiler ücretleri nasıl kemiriyor?

- İşçiler ağustos ayından itibaren yüzde 27’lik üçüncü vergi dilimine girmeye başladı.
- Temmuz ayında alınan ücret zamları vergiye gitti.
- Ocak ayında 637 TL vergi ödeyen bir çalışan eylül ayında 2.342 TL vergi ödüyor
- Ocak ayında yüzde 21 olan ücretlilerdeki vergi ve kesinti oranı ağustos ayından itibaren yüzde 31’e yükseldi.
- Ocakta 2.175 TL olan vergi ve sigorta prim kesintisi toplamı mayısta 2.600 TL’ye, temmuzda 4.040 TL’ye ve eylülden itibaren ise 4.657 TL’ye yükseldi.
- İşçilerin vergi yükünün artmasının iki temel nedeni var:
1) Vergi oranları çok yüksek,
2) Vergi tarife dilimleri düşük tutuluyor ve böylece çalışanlar kısa sürede bir üst dilime giriyor.

DİSK Araştırma Merkezi DİSK-AR “Vergi ve kesintiler ücretleri nasıl kemiriyor?” başlıklı bir rapor hazırladı. Raporda "İşçiler bir yandan yüksek enflasyon bir yandan gelir vergisi yükü altında eziliyor." denildi.
“Yüksek enflasyon nedeniyle büyük alım gücü kaybı yaşayan işçilerin, eline geçen net ücretler de artan vergi ve kesinti yükü nedeniyle giderek düşüyor. İşçiler ağustos ve eylül aylarında temmuza göre daha düşük ücret alıyor. Bir yandan yüksek enflasyon bir yandan vergi ve kesintiler ücretleri kemiriyor. Gelir vergisi oranlarının yüksekliği ve vergi tarife dilimlerindeki adaletsizlik nedeniyle işçiler yılın ikinci yarısında giderek çok daha fazla vergi veriyor ve net ücretleri düşüyor.
2021 ve 2022 yıllarında yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle çalışanlar çok daha hızlı biçimde ikinci ve üçüncü vergi dilimlerine girmeye başladı. Çalışanlar nisan ve mayıs aylarında ikinci vergi tarife dilimine (yüzde 20), ağustos ve eylül ayında ise üçüncü tarife dilimine (yüzde 27) giriyor ve ciddi kayıplara uğruyor.
Gelir vergisi tarife dilimleri ve bu dilimlere uygulanan kesinti oranları çalışanlar açısından büyük önem taşıyor. Vergi dilimleri ve oranları çalışanların hangi gelir düzeyinde ne kadar vergi ödeyeceğini belirliyor. Ülkemizde halen ücretliler açısından bir ayırım yapılmaksızın tek gelir vergisi tarife dilimi uygulanıyor.
Gelir vergisi tarife dilimleri ve oranları adil biçimde düzenlenmediğinden çalışanlar üzerindeki vergi yükü artıyor. Çalışanların yıl içinde aldığı ücret zammının önemli bir bölümü vergiye gidiyor. Alınan zamdan birkaç ay sonra artan vergiler nedeniyle net ücret düşüyor. Özellikle günümüzde yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretlere bir darbe de vergi dilim ve oranları vuruyor.
Yüksek enflasyon nedeniyle büyük alım gücü kaybı yaşayan işçilerin, eline geçen net ücretler de artan vergi ve kesinti yükü nedeniyle giderek düşüyor. İşçiler ağustos ve eylül aylarında temmuza göre daha düşük ücret alıyor. Bir yandan yüksek enflasyon bir yandan vergi ve kesintiler ücretleri kemiriyor.
Gelir vergisi oranlarının yüksekliği ve vergi tarife dilimlerindeki adaletsizlik nedeniyle işçiler yılın ikinci yarısında giderek çok daha fazla vergi veriyor ve net ücretleri düşüyor.
2021 ve 2022 yıllarında yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle çalışanlar çok daha hızlı biçimde ikinci ve üçüncü vergi dilimlerine girmeye başladı. Çalışanlar nisan ve mayıs aylarında ikinci vergi tarife dilimine (yüzde 20), ağustos ve eylül ayında ise üçüncü tarife dilimine (yüzde 27) giriyor ve ciddi kayıplara uğruyor.
Gelir vergisi tarife dilimleri ve bu dilimlere uygulanan kesinti oranları çalışanlar açısından büyük önem taşıyor. Vergi dilimleri ve oranları çalışanların hangi gelir düzeyinde ne kadar vergi ödeyeceğini belirliyor. Ülkemizde halen ücretliler açısından bir ayırım yapılmaksızın tek gelir vergisi tarife dilimi uygulanıyor.
Gelir vergisi tarife dilimleri ve oranları adil biçimde düzenlenmediğinden çalışanlar üzerindeki vergi yükü artıyor. Çalışanların yıl içinde aldığı ücret zammının önemli bir bölümü vergiye gidiyor. Alınan zamdan birkaç ay sonra artan vergiler nedeniyle net ücret düşüyor. Özellikle günümüzde yüksek enflasyon karşısında eriyen ücretlere bir darbe de vergi dilim ve oranları vuruyor.”
Taleplerimiz:
- Gelir vergisi oranı ücretlilerde yüzde 10’a düşürülmelidir.
- Vergi tarife dilimleri en az asgari ücret veya yeniden değerleme oranında artırılmalıdır
- İşverenlere uygulanan 5 puan SGK prim desteği çalışanlara da uygulanmalıdır.
- Damga vergisi kaldırılmalıdır.

Vergi ve kesinti yükü artıyor: Ücretler eriyor
DİSK’e bağlı sendika üyelerinin bordrolarını dikkate alarak yapmış olduğumuz örnek hesaplamaya göre ücretler üzerindeki vergi ve kesinti yükü yıl içinde çarpıcı biçimde artıyor. Ücretlerin asgari ücret kadar kısmına uygulanan vergi istinasına rağmen net ücretlerde büyük düşüşler yaşanıyor. Ağustos ayına ait bu bordrolarda işçilerin yüzde 27’lik üçüncü vergi dilime girdiği ve işçilerin toplam kesinti ve vergi yükünün yüzde 30,5 ile yüzde 34,7 arasında değiştiği görülmektedir.
Aşağıda örnek bir hesaplamaya göre işçilerin gelir kaybı yer almaktadır. Örneğimizde Ocak 2022’de giydirilmiş brüt ücret ve yan ödemeleri (fazla mesai, sosyal ödenekler vb.) toplamı 10.000 TL olan bir çalışanın Temmuz 2022’de brüt giydirilmiş kazancının 15.000 TL olduğu varsayılmıştır.
Metodolojik ayrıntıları raporun sonunda yer alan hesaplamaya göre örneğimizde yer alan işçi Ocak 2022’de 637 TL gelir vergisi öderken bu miktar Mayıs 2022’de 1.062 TL’ye Temmuz 2022’de 1.725 TL’ye ve Eylül 2022’den itibaren ise 2.342 TL’ye çıkmıştır. Böylece Eylül 2022’deki gelir vergisi kesintisi artışı ocak ayına göre 3,7 kat olmuştur.

Ocak ayında 637 TL, eylül ayında 2.342 TL vergi
Aynı çalışanın Ocak 2022’de 2.175 TL olan toplam vergi ve sigorta prim kesintisi (gelir vergisi, damga vergisi, işsizlik sigortası primi ve SGK primi) Mayıs 2022’de 2.600 TL’ye, Temmuz 2022’de 4.040 TL’ye ve Eylül 2022’den itibaren ise 4.657 TL’ye yükselmiştir. Böylece yılbaşında toplam kazancın yüzde 21,7’si vergi ve kesintilere gitmektedir. Ücretin yüzde 78,3’ü işçiye kalırken, Eylül 2022’ye gelindiğinde kesinti oranı yüzde 31’e yükselmekte olup işçinin eline geçen ücret yüzde 69’a düşüyor .
Yukarıdaki örnekten hareketle işçi, 2022 yılı içinde 17.821 TL’si gelir vergisi olmak üzere toplam 41 bin TL vergi ve kesinti ödemektedir. Brüt ücreti Temmuz 2022 döneminde yüzde 50 artmasına rağmen net ücreti düşmektedir.

Yılbaşında yüzde 22, yıl sonunda yüzde 31
Yılın başında brüt ücretin yaklaşık yüzde 22’si vergi ve kesintiye gider yılın sonunda bu oran yüzde 31’e yükseliyor.
DİSK’in vergi ve kesinti önerilerini dikkate alarak yaptığımız hesaplamaya göre ise (damga vergisinin kaldırılması, SGK işçi priminin 5 puan indirilerek yüzde 9 olarak uygulanması, en düşük vergi dilimine uygulanan oranın yüzde 10’a düşürülmesi ve en düşük vergi dilimi tutarının asgari ücret artışı kadar artırılması) brüt giydirilmiş ücreti Ocak 2022’de 10.000 ve Temmuz 2022’de 15.000 TL olan bir işçi mevcut uygulamaya göre yılbaşında 637 TL vergi verirken DİSK’in talepleri sonrası bu miktar 450 TL’ye düşmekte, mevcut uygulamaya göre Eylül 2022’de 2.342 TL olan vergi miktarı ise 768 TL’ye düşmektedir.
Sigorta primi ve damga vergisi indirim ve muafiyetlerini de dikkate alarak yaptığımız hesaplamaya
göre 41 bin TL olan kesinti 22 bin TL’ye düşmektedir. Böylece işçinin yıllık kazancı yaklaşık 19 bin TL artmaktadır.
DİSK’in talebi uygulandığında Eylül 2022 itibarıyla yüzde 31 olan toplam vergi ve kesinti yükü yüzde 14-17 bandına gerilemektedir.

Vergi dilimleri az artırılarak işçiden daha çok vergi alınıyor Görüldüğü gibi ücretli çalışanlar ağustos ve eylül aylarından itibaren ikinci ve üçüncü vergi dilimlerine girmeye başladıkları için net ücretleri düşüyor. Eylül, ekim ve kasımda daha düşük ücret alıyorlar.
Ele geçen net ücretlerin düşmesinin esas sebebi vergi ve kesinti yüküdür. Yılın başında brüt ücretin yaklaşık yüzde 22’si vergi ve kesintiye giderken, yılın sonunda bu oran yüzde 31’e yükseliyor.
Net ücretlerin ağustos ve eylül aylarından itibaren düşmesinin iki temel nedeni var. Birincisi ücretlilere uygulanan gelir vergisi oranlarının yüksekliği, ikincisi vergi tarife dilimlerinin enflasyon, ücret artışları ve yeniden değerleme oranlarından az artırılmasıdır.
2006 öncesinde ücret gelirlerine uygulanan vergi oranları diğer gelirlere göre 5’er puan daha düşüktü.
2006 sonrasında ücretlere sağlanan bu 5 puanlık indirim kaldırıldı ve ücret gelirleri de diğer gelirlerle aynı oranda vergilenmeye başlandı. 2005 yılında ücret dışı gelirlerin ilk dilimine uygulanan vergi oranı yüzde 20 iken ücretler bundan 5 puan daha düşüktü ve yüzde 15’ti.
Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre 2022’de yüzde 15’lik vergiye tabi ilk gelir vergisi dilimi 32 bin TL olarak saptandı . Asgari ücretin Aralık 2021’de yüzde 50 oranında artması nedeniyle ilk vergi dilimi artışı düşük kaldı. İşçiler hızla ikinci ve üçüncü dilime girdi.
Öte yandan devletin alacakları için öngördüğü yeniden değerleme oranının ilk gelir vergisi dilimi artışının üstünde olması ücretliler aleyhine bir tablo oluşturuyor. Böylece ücretliler daha çabuk ikinci ve üçüncü vergi dilimine giriyorlar.
2000 yılında 2.500 TL olan ilk vergi dilimi baz olarak kabul edilerek ilk vergi dilimleri yeniden değerleme oranına göre artırılsaydı 2022’de ilk vergi dilimi 81.689 TL olarak uygulanmalıydı. Oysa bu dönemde ilk vergi dilimi 32.000 TL olarak uygulandı.
2000 yılında 2.500 TL olan ilk vergi dilimi baz olarak kabul edilerek ilk vergi dilimleri yeniden değerleme oranına göre artırılsaydı 2022’de ilk vergi dilimi 81.689 TL olarak uygulanmalıydı.
İlk vergi dilimlerinin yeniden değerleme oranına göre artırılmaması sebebiyle olması gereken ilk vergi dilimi ile belirlenen ilk vergi dilimi arasındaki makas açılmaya devam ediyor. 2022’de yeniden değerleme oranına göre olması gereken ilk vergi dilimi ile mevcut ilk vergi dilimi arasında 49.689 TL’lik bir fark söz konusu.
2022’de 81.000 TL kazanan bir ücretli halihazırda yüzde 27’lik üçüncü vergi dilimine girerken ilk vergi dilimi yeniden değerleme oranı kadar artırılmış olsaydı yüzde 15’lik ilk vergi dilimine girecekti.
İlk vergi dilimi artışının belirlenmesinin bir yolu yeniden değerleme oranında artış iken bir diğeri asgari ücret artışıdır. Pek çok ücretli asgari ücret civarında bir ücretle çalışırken ilk vergi diliminin asgari ücret kadar artırılmaması ücretlerin daha erken yüksek oranlarda vergilendirilmesine yol açıyor. Böylece asgari ücret ile ilk vergi dilimi arasındaki makas açılıyor.
2000 yılında 2.500 TL olan ilk vergi dilimini 100 kabul edersek 2022’de 32.000 TL olan ilk vergi dilimi 1.280 olmaktadır. Böylece aradan geçen 22 yılda en düşük vergi dilimi tutarı yüzde 1.180 oranında arttı. 2000 yılında 114 TL olan brüt asgari ücret 100 kabul edildiğinde 2022 Ocak’ta 5.004 TL olan brüt asgari ücret, 4.389 olmaktadır. Böylece 2002’den bu yana brüt asgari ücret yüzde 3.289 oranında arttı.
Asgari ücret ile en düşük vergi dilimi artışı arasındaki bu büyük fark sebebiyle asgari ücretliler ve tüm ücretliler daha erkenden daha yüksek vergi dilimine girmeye başladı. Oysa 2000 yılında 2.500 TL olan en düşük vergi dilimi baz alınarak asgari ücret artışı kadar artış yapıldığında 2022’de ilk vergi dilimi 110 bin TL’yi bulacaktı. Böylece 2022’de 32.000 TL olarak uygulanan ilk vergi dilimi ile olması gereken arasındaki fark 78 bin TL’ye yaklaştı.

Dolaylı vergiler çalışanın vergi yükünü artırıyor
Türkiye’de dünyadaki eğilimin tersi olarak doğrudan vergiler düşük dolaylı vergiler yüksektir. Dolaylı vergilerin yüksekliği vergi yükünün tüketiciye, vatandaşa ve dar gelirliye yüklenmesi anlamı taşıyor. Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), banka ve sigorta ile gümrük vergileri dolaylı vergilerdir. Dünyada genellikle dolaylı vergiler düşük, dolaysız (doğrudan) vergiler yüksektir.
Dolaylı vergiler geliri ne olursa olsun bütün yurttaşlar tarafından aynı oranda ödenmekte ve vergilerin geniş bir tüketici grubu tarafından ödenmesi anlamına gelmektedir. İşçiler bir yandan gelir vergisi tevkifatı yoluyla vergilerini daha ücretlerini almadan peşin ödemekte, öte yandan tüketim sırasında da ikinci kez vergi ödemektedir. Böylece çifte vergilendirmeye maruz kalmaktadır.
AKP döneminde vergi adaletsizliği giderek arttı. Dolaylı vergiler (tüketimden, mal ve hizmetlerden alınan vergiler) 1990’da yüzde 48 iken 2021’de yüzde 68,8’e ulaştı.
1990’da yüzde 52 olan doğrudan vergilerin payı 2021’de yüzde 32’ye geriledi. Çalışanlar bir yandan yüksek gelir vergileri öte yandan tüketim vergileri ile vergi yükü altında ezildi.

İşverenlere 217 milyar tl sgk prim desteği sağlandı
2008’den itibaren SGK işveren prim payının 5 puanı bütçeden karşılanmaktadır. 2010’da 3,8 milyar TL olan 5 puanlık SGK prim desteği, 2022’de 43,1 milyar TL’ye ulaşmıştır. İşverenlere 5 puanlık prim indirimi uygulamasının 2010’dan günümüze bütçeye yükü 217 milyar TL’dir.
İşverenler için uygulanan 5 puanlık SGK prim desteğinin benzeri işçiler için uygulanmamaktadır. İşçilere de işverenlere olduğu gibi 5 puanlık SGK prim desteği uygulanmalıdır.

paylaş