Umut pazarı

30 Tem 2022
Umut pazarı

Daha iyi bir yaşam umuduyla çıkılan yol, insan kaçakçıları için ise bir pazar. ILO’ya göre 40,3 milyon sığınmacı insan ticareti mağduru. Bunların 24,9 milyonu emek sömürüsü ile karşı karşıya, 15,4 milyonu zorla evlendiriliyor.
Savaşlar, iç çatışmalar, yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik ve daha iyi bir hayat için çıkılan yolda kitlesel göçlerin doğurduğu mağduriyet, her geçen gün artıyor.
İnsan ticareti dünyada en hızlı büyüyen yasadışı endüstrilerden biri olurken, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bugün Dünya İnsan Ticareti ile Mücadele Günü kabul ediliyor. BM’ye göre, uyuşturucu ticaretinden sonra dünyadaki en büyük ikinci yasadışı geliri, insan ticareti üzerinden sağlanıyor. Son yıllarda ciddi artış gösteren ve küresel soruna dönüşen insan ticareti ağır insan hakları ihlalleri olarak ortaya çıkıyor. İnsan ticaretinin hedef kitlesi ise dezavantajlı sosyoekonomik durumdaki ülkeler.

Avrupa’ya açılan kapı Türkiye
Avrupa ve Asya’yı birleştiren Türkiye, tarih boyunca göçmenler için bir geçiş ve varış ülkesi oldu. Ortadoğu’dan Avrupa’ya uzanan umut yolculuğunda jeopolitik konumu ve komşu Irak, İran ve Suriye’de devam eden çatışmalar nedeniyle Türkiye, önemli bir göç yolu. Bu nedenle de insan kaçakçılığının her geçen gün arttığı ülkede neredeyse her gün ölümler yaşanıyor. Özellikle insan kaçakçılarının ağına düşerek botlarla Yunanistan’a geçmeye çalışan göçmenler açık denizde can veriyor. Sahil güvenlik Komutanlığı’nın deniz yoluyla yapılan göç esnasında meydana gelen ve arama kurtarma faaliyetleri sonucunda yayımladığı verilere göre yalnızca temmuz ayında 4 bin 783 kişi yakalanırken Göç İdaresi Başkanlığı verileri ülkeye yasal olmayan yollarla girenlerin sayısının aynı ayda 150 bine dayandığını ortaya koydu.
Öte yandan Göç İdaresi Başkanlığı yaptığı açıklamada 2016’dan bu yılın nisan ayına kadar 38 bin 117 göçmen kaçakçısının yakalandığını açıklamıştı. Açıklamada bu kaçakçılardan 9 bin 288’inin tutuklandığı ifade edilmişti. Ayrıca bu yıl göçmen kaçakçılığından yakalananların geçen yılın nisan ayına göre yüzde 53 arttığı aktarılmıştı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nda, Göç ve Uyum Alt Komisyonu tarafından hazırlanan ‘Türkiye’de Düzensiz Göç ve Düzensiz Göçle Mücadele- Van Örneği Raporu’, 15 Haziran’da görüşülmüştü. Rapora göre 2021 yılında Van ilinde göçmen kaçakçılığı yapan toplam 479 organizatör yakalandı. Yakalanan göçmen kaçakçılarının 419’unun Türkiyeli olduğu belirtildi. Bu kaçakçıların sadece 212’si tutuklandı.

40,3 milyon kişi insan ticareti mağduru
ILO’nun 2021 tahminlerine göre dünya genelinde 40,3 milyon kişi insan ticareti mağduru. Bunların 24,9 milyonu emek sömürüsü ile karşı karşıya iken 15,4 milyonu zorla evlendiriliyor. 4,8 milyon kişi ise zorla cinsel sömürüye maruz bırakılıyor. ILO’nun tahminlerine göre insan ticaretinden elde edilen yıllık gelir ise 150 milyar dolar.

Kız çocukları tacirlerin hedefinde
İnsan ticareti mağduru erkek ve oğlan çocuklarının oranı yüzde 29 iken kadın ve kız çocuklarında bu oran yüzde 71 civarında. Mağdurların 30,2 milyonu (yaklaşık yüzde 75’i) 18 yaş üzeri. 18 yaşın altındaki çocukların sayısının ise 10,1 milyon (yüzde 25) olduğu tahmin ediliyor.
İnsan ticaretinin en yoğun olduğu bölgelerin başında Kuzey Afrika ve Ortadoğu geliyor. Son verilere göre Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da yurtiçinde bile kişilerin yüzde 45’i insan ticaretine maruz kalıyor.
Suriye iç savaşının ardından başlayan kitlesel göçler, insan ticareti trafiğinde büyük artışa neden oldu. Ukrayna’dan kaçarak sığınmacı olan yaklaşık 7 milyon kadın ve çocuk, insan ticareti ile ilgili kaygıları artırdı.

Frontex, EGE’deki hak ihlallerine göz yumdu
AB’nin "gizli" ibareli raporunda, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenliği Ajansının (Frontex), Yunanistan’ın Ege’de mültecilere yönelik "geri itme" (push back) uygulamalarını görmezden gelerek buna aktif yardım sağladığı teyit edildi. AB Komisyonu’na bağlı Avrupa Dolandırıcılıkla Mücadele Ofisi’nin (OLAF) "gizli" ibareli raporunda, Frontex’in, Yunan sahil güvenliğinin "geri itme" uygulamalarını bilinçli olarak görmezden geldiği kaydedildi. Raporda, 2020’nin Ağustos ayındaki bir vakada, 30 sığınmacının Türkiye karasularına doğru itilmesini filme alan Frontex’e ait uçağın, müdahale etmek yerine "tanık" konumuna düşmemek için Ege’de bulunduğu bölgeden çekildiği aktarıldı.

Finansmanı AB
Alman Spiegel dergisi ve Fransız Le Monde gazetesinin ulaştığı 129 sayfalık raporda, sığınmacıların sistematik olarak şişme botlar ve can kurtarma salları ile açık denize bırakıldıkları, Frontex’in Yunanistan’ın insan hakları ihlallerinden oldukça erken dönemde haberdar olmasına rağmen bu vakaları örtbas ettiği kaydedildi. Raporda, en az 6 vakada rol alan Yunan sahil güvenlik teknelerinin finansmanında AB kaynaklarının da kullanıldığı, dolayısıyla Avrupalı vergi mükelleflerinin parasının yasadışı uygulamalara alet edildiği belirtildi.
Spiegel, OLAF’ın raporunun, Frontex Başkanı Fabrice Leggeri’nin nisan ayındaki istifasında rol oynadığını bildirdi.
Kaynak: BirGün

paylaş