Soma katliamını unutma, unutturma!

13 May 2022
Soma katliamını unutma, unutturma!

Soma, 301 maden işçisi..
Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan maden faciasında 301 madenci hayatını kaybetti, 162 işçi ise yaralandı.
Katliamın ardından Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde sanıklar hakkında "olası kastla insan öldürme", "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma", "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçlamalarıyla dava açıldı.
Davanın üzerinden 8 yıl geçti. Davada tutuklu sanık kalmadı ancak davanın 2 avukatı şu an tutuklu...

Dava süreci
11 Temmuz 2018 tarihinde sonuçlanan davada, 51 sanıktan 37'si hakkında beraat kararı verildi. Beraat edenler arasında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş'nin faciadan altı ay öncesine kadar yönetim kurulu başkanı olan Alp Gürkan da yer aldı. Alp Gürkan'ın oğlu Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'a "basit taksirle insan öldürme" suçundan 15 yıl, şirketin genel müdürü Ramazan Doğru ile genel müdür yardımcısı İsmail Adalı'ya "bilinçli taksirle insan öldürme" suçundan 22 yıl 6 ay ve aynı suçtan işletme müdürü Akın Çelik'e 18 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Can Gürkan, Nisan 2019'da tahliye edildi.
Yerel mahkemenin kararı ardından dosya, istinaf mahkemesine gitti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etti. Dosya, Yargıtay'a gönderildi. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Eylül 2020'de Can Gürkan hakkında "basit taksirle insan öldürme", Ramazan Doğru, İsmail Adalı, Akın Çelik hakkında ise "bilinçli taksirle insan öldürme" ilişkin hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Yargıtay kararında oy birliği ile "sanıkların şirketteki pozisyonları gereği ocak içerisindeki yüksek riskleri bilmelerine rağmen faaliyetlerine uzun süre devam ettiklerine" kanaat getirdi.
Bu karardan üç ay sonra Yargıtay 12. Ceza Dairesi heyetindeki beş üyenin üçü değiştirildi. Değişen heyete, eski Adalet Bakanı Kenan İpek, eski Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Yapıcı ve eski HSK Genel Sekreteri Fuzuli Aydoğdu getirildi. Yeni heyet, 10 gün içerisinde sanıkların suçunu "olası kastla öldürme" suçundan "bilinçli taksirle öldürme" yönünde değiştirdi. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, müdür yardımcısı İsmail Adalı ve işletme müdürü Akın Çelik Yargıtay kararından sonra tahliye edildi. Şu an dosya kapsamında tutuklu sanık bulunmuyor.

İşçiler hala tazminat alamadılar
Katliamın üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin maddi ve manevi tazminat davalarının hala sonuçlanmadığı ortaya çıkmıştı. Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, hayatını kaybeden 301 madenci için Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TKİ) aleyhine 682 dava açıldığını ve yargılama devam ettiği için 194 kişinin tazminat alamadığını açıklamıştı.

Katliamın 8. yılında sendikalar, barolar ve demokratik kurumlar açıklama yaptı.
Açıklamaları aşağıda derledik...
Türk-İş
Türk-iş yönetim kurulu, 13 mayıs 2014 tarihinde yaşanan ve 301 maden işçisinin şehit olmasıyla tarihimizin en büyük iş cinayeti olarak kayda geçen Soma işçi aktliamının 8. yıl dönümü nedeniyle “Soma faciasının acısı unutulmadı” başlıklı bir açıklama gerçekleştirdi.
Açıklama şu şekilde:
“13 Mayıs 2014 tarihinde ülkemizde yıllar geçtikçe acısı devam eden bir ‘iş cinayeti’ yaşandı. Kar hırsının ön plana çıktığı, emeğin ötelendiği politika nedeniyle 301 maden işçimizi Soma’da şehit verdik. 301 aile çocuğunu, babasını, eşini Soma’da kaybetti. Bu acıyı sadece aileler değil, işçi sınıfı da asla unutmadı ve hiç bir şekilde unutturmayacaktır.
Türk-İş, çalışanların iş ve yaşama şartlarının insana yakışır seviyede olması faaliyetlerini önceliğimiz olarak görmeye devam edecektir.
Soma Faciası sonrasında yapılan mevzuat çalışmaları ile özellikle maden yeraltı işletmelerinde iş şartlarında iyileştirmeler sağlandı. Ancak aradan geçen 8 yıla rağmen geçmiş yüzyıl yöntemleriyle kaçak çalışan bazı maden işyerlerinin olduğu da bilinmektedir. Sendikal örgütlenmenin olmadığı, kuralsız ve denetimsiz olarak çalışmalarını sürdüren bu ve benzeri işyerleri, çalışma hayatının kanayan yarasıdır.
Soma Faciası yargılaması da toplum vicdanında karşılığını bulmamıştır. Ülkedeki işçi sağlığı alanında yaşanan ihmalin müeyyidesi hukuk alanında beklenen ölçüde olmamış, eksik kalmıştır.
Bu ve benzeri işyerlerinde gerekli önlemlerin alınması ve asgari çalışma koşullarının sağlanması, denetimlerin titizlikle yapılması gerekmektedir. Yaşanan iş kazaları öngörülebilir niteliktedir ve aslında gerekli önlemler alındığı takdirde, yaşanmayacaktır. Maden işyerlerinde, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda belirtildiği gibi, en son teknolojik gelişmeler kullanılarak üretim yapılması, gerçek anlamda denetimlerin yapılması sorunun çözüm yoludur. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri bir maliyet unsuru değildir. İnsan hayatı ve işçi emeği ihmal edilemeyecek en yüce değerdir.
Soma Faciasının bu acı 8. yıl dönümünde, 301 Maden Şehidimizi rahmetle anıyor, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”

Birleşik Kamu-İş
Birleşik Kamu-İş, Soma işçi katliamının 8.yılı nedeniyle, “Soma Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız” başlıklı bir açıklama yaptı.
Açıklama şöyle:
“Cumhuriyet tarihinin en büyük işçi katliamının yaşandığı Soma’da, acılar tazeliğini korumaktadır. Çünkü 301 işçinin hayatını kaybettiği, yüzlerce işçinin yaralandığı, çocukların babasız, kadınların eşsiz, anne-babaların evlatsız kaldığı bu katliamın hesabı sorulmadı, yaralar hala sarılmadı ve kurtulan madenciler ile hayatını kaybeden madencilerin aileleri mağdur durumda bırakıldı.
Zor olan, Soma faciasının üzerinde sekiz yıl geçmesine rağmen sorumlular cezalandırılmadı. Bu da yetmezmiş gibi acılı ailelerin gönüllü avukatlığını üstlenen Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın cezaevinde olması, hukukun içinde bulunduğu içler acısı durumun göstergesidir.
Yakınlarını kaybeden madenci aileleri, sorumluların cezalandırılmamasına büyük tepki duymaktadır. Çünkü madenci ailelerinin acıları bu nedenle kabuk bağlamamaktadır.
Emperyalistlerin kar hırsından dolayı maden ocaklarını özelleştiren, denetimsiz bırakan, taşeronlaştırma sistemini hayata geçiren AKP iktidarı, yaşanan bu kazaların ve katliamların birinci derecede sorumlusudur.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; sekiz yıl önce Soma’da cinayete kurban giden 301 emekçimizin, aileleri ve yakınlarının acıları önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Eğitim-İş
Eğitim-iş merkez yönetim kurulu soma katliamının 8. yılı nedeniyle, “Soma katliamında yitirdiğimiz maden işçilerini saygıyla anıyoruz” başlıklı bir açıklama yaptı.
Açıklam şöyle:
“13 Mayıs 2014 tarihinde yüzyılın en büyük işçi katliamı yaşandı. Soma’da 301 madencinin katledildiği facianın üzerinden 8 yıl geçti. Sadece Türkiye tarihinin değil, dünyada son 50 yılın en ölümcül 2. maden kazası olan Soma faciasını unutmadık, unutmayacağız.
Cinayetten farksız olan ancak AKP iktidarının “kaza” diyerek normalleştirmeye çalıştığı katliamın sorumlularından hesap sorulmasını defalarca istedik. İş cinayetlerine karşı Yatağan’dan başlattığımız “Emeğe Saygı Yürüyüşümüz”de de olduğu gibi gösterilen tepkiler AKP iktidarı tarafından çok sert şekilde bastırılmaya çalışıldı. Sorumlular, hesap vermek bir yana iktidar ve “ölüm madencinin fıtratında var” diyen dönemin Başbakan’ı tarafından korundu.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini bilerek ve isteyerek almamak hata değil, cinayettir. Bu cinayetin sorumluları, hesap vermek bir yana hakkında “taksirle öldürme” suçundan 15 yıl hapis cezası verilen maden patronu tahliye oldu ve 301 maden işçisinin ardından, adalet de insanlık da bir kez daha göçük altında kaldı.
İşçinin emeğinin olduğu kadar yaşamının da ucuz olduğu bu ülkede, iş kazalarına bağlı işçi ölümlerinin artması ve Soma’da yaşananlar bir tesadüf değildir. Güvensiz ve esnek çalışmayla, taşerona iş gördürmenin adeta genel kural olduğu, işsiz yığınlar yoluyla çalışanların tehdit edildiği, sendikalaşmanın önüne engeller konulduğu bir dönemden geçiyoruz.
İşsizlik ve yoksulluk, ekmeğe ihtiyacı olan yurttaşlarımıza iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmadığı ortamlarda, güvencesiz, örgütsüz çalışmayı dayatıyor. Bu durum can kayıplarını da içeren ölümcül kazaları beraberinde getiriyor. Daha fazla kar için işçinin, emekçinin yaşamını hiçe sayan zihniyetin sonucu olarak Türkiye bugün iş cinayetlerinin en fazla olduğu ülkelerden biridir.
Tüm iş kollarında ama özellikle ağır ve tehlikeli işlerde taşeron işçilik uygulamasına bir an önce son verilmelidir.
Eğitim-İş olarak Soma başta olmak üzere tüm iş cinayetlerinde yaşamını kaybeden kardeşlerimizi saygıyla anıyor, emeğin karşılığını aldığı, ağır çalışma koşulları, işçi kıyımları ve taşeronlaştırmanın son bulduğu hakça bir düzen için özgürlük mücadelesini yükseltmek gerektiğini vurguluyoruz.”

Ankara Barosu
Ankara Barosu, Soma Katliamı'nın yıl dönümünde, “Soma faciasında hayatlarını kaybeden işçilerimizi rahmetle anıyor, adaletin ve hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ve emeğin değerini bulması için Soma’yı unutmuyoruz” açıklamasını yaptı.
Barodan yapılan açıklama şöyle:
“Soma faciası, tarihimizde yaşanmış en büyük iş cinayetlerinden birisidir.
‘Fıtrat’ veya ‘Bu işin doğasında var’ denilerek geçiştirilmeye çalışılan bu facia emeğin yok sayılışının ve değersizleştirilmesinin en canlı kanıtıdır.
Gerekli önlemler alınmadan, ağır koşullar altında ve bir avuç kömür için 301 işçimizin yaşamını yitirmesi ise emek sömürüsünün acı ve kara bir tablosudur.
Soma faciasında hayatlarını kaybeden işçilerimizi rahmetle anıyor, adaletin ve hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ve emeğin değerini bulması için Soma’yı unutmuyoruz!”

paylaş