Öğrenciler part-time hayata mahkum

28 Eyl 2021
öğrenciler part-time hayata mahkum

Ülke nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan üniversiteli gençler, hayat pahalılığı nedeniyle büyük bir kıskacın içine girdi. Yurtlara yerleşemeyen, artan kira fiyatları nedeniyle ev tutamayan öğrencilerin aldığı kredi ya da burslar günlük ihtiyaçları bile karşılamıyor. Ülke nüfusunun yüzde 10’unu oluşturan üniversiteli gençler, hayat pahalılığı nedeniyle büyük bir kıskacın içine girdi. Yurtlara yerleşemeyen, artan kira fiyatları nedeniyle ev tutamayan öğrencilerin aldığı kredi ya da burslar günlük ihtiyaçları bile karşılamıyor.

Üniversite öğrencileri kampüslere dönmeye başladı. Öğrenciler yüz yüze eğitime verilen aranın ardından yaşadıkları kentlerden okudukları kentlere göç ediyor. Ancak artan kiralar, devlet yurdu kapasitelerinin yetersizliği, özel yurt fiyatlarının pahalılığı öğrencileri ve aileleri şimdiden geçim sıkıntısının içerisine hapsetti. Öğrenciler artık kendilerini öğrenci gibi hissetmiyor, geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor. Birçok öğrenci ise masrafları karşılayamadığı için eğitimlerine ara vermek zorunda kalıyor.

AKP’nin her ile açtığı yükseköğretim kurumları nedeniyle ülkenin büyük bölümü üniversite öğrencisi haline geldi. Yüksek lisans ve doktora okuyanlar da dahil olduğunda üniversite öğrencileri ülke nüfusunun yüzde 10’unu oluşturuyor. Bu sayıya karşılık ekonomideki kötü gidiş nedeniyle öğrencilere yeterli imkân sağlanamıyor. Verilen burs ya da kredilerin yetersizliği, yurtlardaki kontenjan azlığı, kiralardaki artış öğrencileri zor durumda bırakıyor. Öte yandan bunların yanında sürekli yukarı ivmelenen hayat pahalılığı da öğrenciler açısından önemli bir sorun. Bütün bunlar bir araya gelince öğrenciler değil akademik ihtiyaçları karşılamak yaşamak için bile oldukça çabalıyor.

Öğrencilerin çoğu hayatlarını sürdürmek için bir işte çalışıyor. Bu da hem hayat standardını hem de akademik hayatı ciddi şekilde olumsuz etkiliyor. Büyük kentlerde okuyanlar için bu olumsuzluk ikiye katlanıyor.

Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) verilerine göre ülkede yüksek lisans ve doktora okuyanları da dahil edersek toplam 8 milyon 240 bin 997 öğrenci bulunuyor. Yüksek lisans ve doktora okuyanlar dışarıda bırakıldığında ise bu sayı 7 milyon 791 bin 274’e iniyor. Her sene daha da artan üniversiteler ve kontenjanlar da bu sayının yükselmesine neden oluyor. Buna karşın öğrenci sayısı arttıkça üniversitelerin ve öğrencilerin niteliği artmıyor. Öğrenciler eğitimden ziyade ekonomik zorluklarla yaşamak zorunda olduğu için büyük bir kısmı eğitim hayatı boyunca çalışıyor. Kimisi de yarı zamanlı iş buluyor.

Üniversiteyi yeni kazanan bir öğrenci ve ailesinin yapması gereken masrafları derledik. Ortaya çıkan sonuç, bir öğrencinin şehir dışında okuma maliyetinin asgari ücretle yarışır düzeyde olduğunu gösteriyor. Üniversite öğrencisinin sadece barınma, ulaşım ve beslenme giderleri bin 700 ila 2 bin lira arasında değişiyor. Kültür sanat, sinema veya giyim gibi ekstra masraflar ülkedeki üniversite öğrencisinin aylık gideri büyük şehirlerde 2 bin 500 liraya kadar çıkıyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (KYK) öğrenciye verdiği burs yalnızca 650 lira.

En önemli sorun ekonomi
Ipsos araştırma şirketi 75’inci dönem "Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması"nın sonuçlarını yayımladı. Araştırmada üniversiteli gençler ülkedeki en büyük sorunun ekonomi olduğunu ifade etti. Üniversiteliler ayrıca ekonomiyi toplumun geneline göre daha önemli bir sorun olarak belirtiyor.

Toplumun yüzde 60’ı ekonomiyi en önemli sorun olarak görürken üniversitelilerin yüzde 70’i ekonomiyi en önemli sorun olarak belirtiyor. Diğer taraftan koronavirüs salgını üniversiteliler nezdinde çok önemli bir sorun olarak ifade edilmiyor. Toplumun genelinde koronavirüs salgını yüzde 24 ile en önemli sorun olarak ikinci sırada görülürken, Üniversite gençlerinin sadece yüzde 4’ü salgına işaret ediyor. Bu gençler için eğitim yüzde 12 ile daha önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“Duygu durumu açısından üniversite öğrencilerini toplum geneli ile karşılaştırdığımızda olumsuz duyguların onların için daha baskın olduğunu tespit ettik. Üniversitelilerin yarısından daha fazlası yorgun, bıkkın ve endişeli hissediyor. Kafası karışmış, üzgün ve yalnız hissedenler de kayda değer oranda.”

Günlük 25 TL ile geçiniyorlar
Twentify tarafından 15-24 yaş arası bin 998 genç ile yapılan anket çalışmasında gençlerin yaşam koşulları analiz edildi. Yaşadıkları evi ortalama 3 kişiyle paylaşan gençler hanelerinde oda sayısını ortalama 3,5 olarak belirtiyorlar. Evlerin yüzde 66’sı ise gençlerin ailelerine ait. Araştırmada şu ifadeler kullanılıyor: "Ayda yaklaşık 750 TL harçlıkları/gelirleri olan gençler günlük 25 TL ile geçiniyor. Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 37’sinin aylık 0-99 TL arasında gelirleri olduğunu düşünürsek, her 10 gençten 4’ünün ay içinde sadece yol paraları var diyebiliriz. Gençlerin yalnızca yüzde 28’i banka müşterisi olmamış."

Ankete katılan genç kadınların kültürel aktiviteleri daha çok tercih ettikleri belirtiliyor. Yapılmak istenen ama yapılamayan aktivitelerin başında kültürel aktiviteler ve alışveriş geliyor.

Yapılmamasının önündeki en büyük engel yeterli gelirleri olmaması gösteriliyor. Yüzme gençlerin yüzde 42’sinin en çok yapmak isteyip yapamadığı spor olarak belirtiliyor.

Barınma
Üniversiteye giden öğrencinin ilk sorunu barınma. Üniversitelerin yüz yüze eğitime başlayacaklarının netleşmesiyle birlikte öğrencilerin kalacak yer telaşı da başladı. KYK’ye bağlı 750 civarı yurt var. Bu yurtların kapasitesi ise 700 bin kişiye anca yetiyor. Bu nedenle öğrenciler özel yurtlara mahkûm kalıyor. Ülke genelinde 4 bini aşkın özel yurt bulunuyor ve bu yurtların fiyatı 2 bin ila 3 bin lira arasında değişiyor. Öğrencilerin yığılması nedeniyle özel yurtlarda da yer kalmaması üzerine öğrenciler kiralık dairelere yöneliyor. Ancak artan kiralar nedeniyle ucuz ve yaşanılabilir bir ev bulmak zorlaşıyor. Yurtlar ve kiralık daireler için ilk girişte belli bir miktar depozito ödenmesi gerekiyor. Bu miktar, yurdun aylık ödemesine ya da dairenin aylık kirasına göre değişiklik gösteriyor.

Beslenme
Gıda fiyatlarındaki artış öğrenci sofrasına da yansıyor. Devlet yurtlarında öğrencilere sabah kahvaltısı ve akşam yemeği için fiş veriliyor. Bazı özel yurtlar da kahvaltı ve akşam yemeğini fiyata dâhil ediyor. Ancak evde kalan bir öğrenci için artık makarna bile pahalı. Öğrenciler için dışardan alınan en ucuz beslenme seçeneği olan tavuk döner bile 15 liraya çıkmış durumda. Böyle olunca bir öğrencinin porsiyonu küçülüyor, cebinden çıkan para artıyor.

Ulaşım
Okula yakın semtlerde kalacak yer bulamayan öğrencilerin en önemli masrafı ulaşım. Yerel yönetimlerde öğrenci ulaşımı için indirimli tarifeler mevcut. Aylık abonmanlık üzerinden belediye otobüslerini öğrenciler indirimli kullanabiliyor. Ancak bunun dışında dolmuş, minibüs gibi seçenekler için indirimli bir tarife söz konusu değil. Mesafeye göre değişen dolmuş fiyatları 10 liraya kadar çıkabiliyor.

Yurtlar cemaatlerin elinde
Son günlerde en çok konuşulan konulardan olan yurt sorunuyla ilgili Sosyal Demokrasi Vakfı Gençlik örgütlenmesi (SODEV Genç) bir rapor yayımladı. SODEV Genç yayınladığı raporda yükseköğrenimde barınma sorununun boyutlarını gözler önüne serdi. 2020 yılı Temmuz ayı itibari ile Türkiye’de yer alan yükseköğrenim yurtlarının yüzde 66’sının vakıf, dernek ve özel işletmelere ait olduğu ifade edilen raporda, geri kalan yüzde 34’ü oluşturan 793 KYK öğrenci yurdunun ise ihtiyacın çok altında kaldığı belirtildi. Raporda barınma sorunun başlıca nedeni olarak, AKP iktidarının vakıf ve dernekler adı altında dinî cemaatler ve tarikatlara çeşitli ayrıcalıklar tanıması gösterilirken, 2020-2021 yılları arasında 20 KYK öğrenci yurdunun kapatıldığı bilgisi yer aldı.

Yatak başına 32 öğrenci düşüyor
10 büyükşehirde yer alan, öğrenci yurt kapasitelerinin araştırıldığı raporda, İstanbul’da yatak başına 32, Ankara ve İzmir’de 11, Bursa’da 10, Mersin’de 7, Antalya’da 6, Diyarbakır’da 5, Adana’da ve Konya’da 4, Erzurum’da ise 3 öğrenci düşüyor denildi. Bunun yanı sıra son bir yılda İstanbul’da 426, Ankara’da 196 ve İzmir’de bin 156 yatağın mevcut KYK yurtlarından eksildiği ifade edildi. Ülke genelinde KYK yurtlarında toplam 17 bin 341 yatağın azaldığı aktarıldı.

Rapor kapsamında yer alan bir diğer çarpıcı veri ise 2019 ve 2020 yılları arasında öğrenci sayısı yüzde 1,62 artmasına rağmen 2020-2021 eğitim-öğretim döneminde yurt kapasitesinin yüzde 2,47 azalması oldu.

Barınma sorunun yanında gençlerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen SODEV Genç, son 20 yılda KYK Öğrenim Kredisinin nasıl değer kaybettiğini açıkladı. 2011 yılında 240 TL olan öğrenim kredisiyle 153 dolar alınabiliyorken, 2021 yılında 650 TL olan öğrenim kredisiyle sadece 78 dolar alınabildiği belirtildi.

Kaynak: Mustafa KÖMÜŞ - Havva GÜMÜŞKAYA / BirGün

 

paylaş