Türk-İş: "Açlık sınırı 2.903 TL, Yoksulluk sınırı ise 9.457 TL"

28 Tem 2021
Türk-İş açlık sınırı 2.903 TL yoksulluk sınırı ise 9.457 TL

- Ücret gelirlerindeki artış fiyat artışlarının hızına yetişmiyor…
- Dört kişilik ailenin açlık sınırı 2.903 TL, yoksulluk sınırı ise 9.457 TL
- Mutfak enflasyonu aylık yüzde 1,35; on iki aylık yüzde 20,65 oranında…
- Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti tutarı 3.546 TL.

Türk-İş tarafından 34 yıldan bu yana her ay düzenli olarak yapılan “Açlık ve Yoksulluk Sınırı” araştırması ücretli çalışanların geçim şartlarını ortaya koydu.

İnsan onuruna yaraşır yaşama ve çalışma şartlarının sağlanması, sosyal devlet olmanın önceliği olmak durumundadır. Başta asgari ücret ve ülkedeki genel ücret ortalaması ile emekli maaşlarının düzeyi, çalışanların emeklileri ile birlikte geçim şartlarını net olarak ortaya koymaktadır.

Elde edilen gelirin insanca geçime yetecek düzeyde olmadığı bir durumda, ücret gelirlerinin enflasyon kadar veya biraz üzerinde artırılması, yoksulluğun sürdürülmesi anlamındadır.

Türk-İş Araştırmasının Temmuz 2021 ayı sonucuna göre;

- Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.903,41 TL,
- Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 9.457,36 TL,
- Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.546,22 TL olmuştur.

Ülkemizde aylık net asgari ücret 2.825,90 TL’dir. Bu ücret düzeyinde milyonlarca çalışan bulunmaktadır. Kayıtdışı istihdam edilenler, işsizlik baskısıyla bu yetersiz ücretin bile altında yaşamını sürdürmek zorunda kalmakta, “mülteci” konumunda çalışanlar ise ucuz işgücünün merkezinde yer almaktadır. Çalışanların mevcut gelir düzeyi ile temel ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama tutarı arasındaki fark geçim şartlarındaki ağırlığın önemli bir göstergesidir.

Çalışma hayatını doğrudan etkileyen bu alanda sosyal devlet ve sosyal adalet temelinde yeni bir “gelirler politikası” uygulanması gereği açıktır.

Asgari ücret yine açlık sınırının altında kalmaktadır. Asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti arasındaki fark bu ay itibariyle 720 TL’dir (2020 yılının Temmuz ayı itibariyle net asgari ücret 2.324,70 TL ve bir kişinin aylık yaşama maliyeti asgari ücretin 594 TL üstünde 2.919 TL olarak hesaplanmıştır).

Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması (mutfak masrafı) geçen aya göre 39 TL, yılbaşına göre 313 TL ve geçen yıla göre 497 TL artmıştır. Yapılması gereken toplam harcama tutarı (aile bütçesi) ise aylık 126 TL, yıllık 1.619 TL tutarında artmıştır.

Türk-İş’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim Temmuz 2021 itibariyle şu şekilde gelişti:

• Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,35 oranında artış gösterdi.
• Yılın ilk yedi ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 12,10 oranında gerçekleşti.
• Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 20,65 oldu.
• Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 18,48 olarak hesaplandı.

Türk-İş hesaplamasına temel alınan gıda ürünlerinin, doğrudan piyasadan derlenen fiyatlarında Temmuz 2021 itibariyle gözlenen değişim -harcama grupları itibariyle- şu şekilde olmuştur:

• Süt, yoğurt, peynir grubunda; bu ay süt ve yoğurt fiyatında artış tespit edilirken peynir fiyatı -şimdilik- aynı kaldı. Fiyat artışları ayın ilk haftası itibariyle etiketlere yansıdı.
• Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta; Kurban Bayramının da etkisiyle et ile sakatat (ciğer, yürek, böbrek) fiyatı aynı kaldı ve fakat tavuk fiyatında artış görüldü. Sona eren balık sezonu nedeniyle, çoğu balıkçı kepenk kapatırken açık olan sınırlı satış yerlerinde kültür balıkları yine ağırlıklı oldu ve fiyatı ortalamada aynı kaldı. Yumurta fiyatı bu ay da artış gösterdi. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) fiyatı bu ay ayında değişmedi.
• Yaş sebze-meyve fiyatları, özellikle sebzedeki fiyat gerilemesi nedeniyle ortalamada düştü ve bu durum mutfak harcamasına olumlu yansıdı. Geçen ay kilogramı ortalama 7,90 olan taze sebze-meyve fiyatı bu ay 7,33 TL olarak hesaplandı. Ortalama sebze kilogram fiyatı geçen ay 7,21 TL iken bu ay yine 6,31 TL’ye geriledi. Ortalama kilogram meyve fiyatı ise değişmedi bu ay 8,55 TL olarak hesaplandı (geçen ay 8,54 TL).
Bu ay, 13 sebze ve 11 meyve olmak üzere toplamda 24 üründeki fiyat değişimi izlendi ve hesaplamaya temel oldu. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alındı. Ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebzenin toplam miktarından hareket edildi.
• Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; beklenen ve aylardır yürürlüğe girmeyen ekmek zammı bu ay yüzde 16,67 oranıyla uygulamaya kondu. Düşük gelirli ailelerin sıklıkla tükettiği ekmeğe yapılan zam aile bütçesini olumsuz etkiledi ve harcamaları artıran temel unsur oldu. Un ve irmik fiyatı ile bulgur fiyatı değişmedi, ancak pirinç fiyatında artış görüldü.
• Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; tereyağı ve margarin ile zeytinyağı ve ayçiçek yağı fiyatı aynı kaldı. Siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatı da değişmedi. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünlere bayram döneminde indirim uygulandı. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) ile çay ve ıhlamur fiyatı değişmedi. Aynı şekilde, bal, pekmez, reçel, şeker, tuz ve salça fiyatında da farklılık olmadı.

Türk-İş tarafından hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Ancak hanede çalışan sayısının sınırlı ve fakat ele geçen ücretin yetersiz olduğu durumlarda, elde edilen gelir birden fazla kişinin geçimini karşılayamamakta, kişi başına “insanca geçim için” yapılması gereken harcama tutarı yetersiz kalmaktadır.

 

paylaş