Salgın yoksulu daha yoksul yaptı!

27 Mar 2021
salgın yoksulu daha yoksul yaptı

Tüketici Hakları Derneği (THD), “Covid-19 Pandemisinde Yoksulların Temel Gıdalara Erişimi” adlı bir rapor yayımladı. Raporda ülkedeki ekonomik krizin yanı sıra pandeminin getirdiği yeni ve zor koşullar nedeniyle geçinmekte güçlük yaşayan milyonların açlık ve yoksullukla baş başa bırakıldığına dikkat çekildi. Bu süreçte geliri azalan yurttaşlar temel tüketim harcamalarına yönelik tercihlerini değiştirmek zorunda kaldı. Hane halkı gelirleri azalırken diğer taraftan temel gıda ürünlerinin fiyatları pandemi süresince sürekli arttı.

BM kalkınma Programı’nın (UNDP) “pandemi dalga dalga yayılıyor; baş etme gücü en düşük olan insanları ezebilecek güçtedir” değerlendirmesi ekonomik geliri düşük veya ekonomik gelirden yoksul kesimler için Covid-19 salgınının önemsenmesi gereken bir tehlike olduğunu göstermektedir. “Covid-19 Pandemisinde Yoksulların Temel Gıdalara Erişimi” çalışması salgının sağlık açısından yarattığı risklerin yanında bu sürecin yoksullar için temel gıdalara erişim konusunda ortaya çıkardığı zorlukları ve yoksulların temel gıdalara erişememelerinin sebep olduğu hak ihlali durumunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.

Çalışma sürecinde, asgari ücret ve altında geliri olan veya herhangi bir gelirden yoksun olan yoksullar hedef kitle olarak seçilmiştir. Çalışma 15 Aralık-15 Ocak tarihlerinde 173 kişinin katılımıyla online gerçekleştirilmiştir. Online anket çalışmasında yoksullara demografik bilgiler ile pandemi öncesinde ve pandemi sürecinde ekonomik durumları ve temel gıdaları tüketme miktarları sorulmuştur.

Çalışmanın yapıldığı dönemde Türkiye’de durum
Dört 4 kişilik bir ailenin temel gıda gereksiniminin karşılanması için ihtiyaç duyulan asgari tutar düzeyi olan açlık sınırı 2021/Ocak için 3.267TL, barınma, sağlık, gıda, bakım ihtiyaçları için gerekli asgari düzeyi gösteren yoksulluk sınırı ise 11.186TL olarak tespit edilmiştir. Bir önceki döneme göre açlık sınırı %18,88, yoksulluk sınırı ise %30,52 düzeyinde artmıştır. Bu artışlar, ülkede temel gıda ve hizmetlerin fiyatlarının arttığını göstermektedir. Bu durum, OECD verilerince de doğrulanmaktadır. 2020/Aralık dönemi itibariyle 2020 yılı gıda enflasyonunda OECD ülkelerinin genel ortalaması %3,3 iken, Türkiye’de bu oran %20,6 olmuştur.

Gıda enflasyonunda yaşanan artış açlık sınırı düzeyinde gerçekleşen artış oranıyla yakınlık göstermektedir. 2020 yılında Türkiye’de gerçekleşen gıda fiyat artış oranı Türkiye’yi takip eden Şili, İrlanda ve Kıbrıs’ın toplamına eşittir. Gıda fiyatlarındaki artışın yüksek olmasına rağmen 2021 yılı için asgari ücret bir önceki yıla göre %21,56 artarak net 2.825,90TL olarak belirlenmiştir. Ancak, bu artış açlık sınırı için belirlenen düzeyi yakalayamamıştır. 2020 yılının Ocak ayında asgari ücretle 388$ alınabilirken, 2021 yılı Ocak ayında bu tutar 381$ olmuştur.

2020 yılı Ocak ayında Kişi Başına Düşen Milli Gelir 4.371,80 TL olarak gerçekleşmiş ve asgari ücret kişi başına düşen milli gelirin ancak yarısı kadar olabilmiştir.

Çalışmada elde edilen veriler
✓ Çalışmaya katılanların %73,4’ü 50 yaş ve altındaki kişilerden oluşmaktadır. Bu grup, çalışma yaşamına aktif katılan yaş grubunda olmaları rağmen, %55,9’u işsizdir.
✓ Bu grubun %23,3’ü 11 Mart tarihinden sonra işten çıkarılmıştır.
✓ Katılımcıların %54,3’ü erkek, %45,7 kadınlardan oluşmaktadır.
✓ Katılımcıların %63,6’sı evlidir.
✓ TÜİK’in 2019 yılı “Nüfus ve Konut Araştırması” verilerine göre Türkiye’de ortalama hane halkı büyüklüğü 3,35 kişi olmasına rağmen çalışmaya katılımcıların yaklaşık yarısının (%46,8) hane halkı büyüklüğü 4 kişi ve üstündedir.
✓ %14,5’inin aylık düzenli geliri bulunmamaktadır.
✓ %68,2’sinin aylık hane halkı geliri 4000TL’nin altındadır.
✓ Çalışmaya katılanların %81,5’i yani her 5 kişiden 4’ü borçlu durumdadır. Katılımcıların %70,5’inin bankalara borcu bulunmaktadır. Borçlulukta bankaları arkadaşlar, akrabalar ve işyeri takip etmektedir.
✓ Borçları bulunan yoksulların %17,3’i borçlarını ödeyemedikleri için icralık olmuşlardır.
✓ %28,3’ü pandemi sürecinde maaşında kesinti yapıldığını belirtmiştir.
✓ Yeterli gelirden ya da gelirden yoksunluk, yoksulları başka kaynaklara yönlendirmiştir. Katılımcıların %28,9’u kamu bankalarının pandemi sürecinde kullandırdığı kredilere başvurmuş, %19,7’si kamu kurumları ve özel şirketlerden ve %35,8’i akrabalarından destek/yardım almak zorunda kalmışlardır.
✓ Katılımcıların %97,7’sine göre pandemi döneminde gıda fiyatları yükselmiştir.

Öneriler
- Temel besin ürünlerinin ithalat yoluyla temin edilmesi fiyatların yüksek olmasına ve yoksullar için erişilemez olmasına neden olmaktadır. Bu sorunu çözmek için yerli üretimin artırılması sağlanmalıdır.
- Toplumu salgından korumak için ayrılan kaynakların paylaşılmasında öncelik şirketlere değil halka ve yoksullara verilmelidir.
- Yoksulların sağlıklı ve insanca beslenmesini sağlamak için temel besin ürünlerinde sübvansiyon uygulanmalıdır.
- Asgari ücretin açlık sınırının üzerinde olması ve brüt asgari ücretten hiçbir kesinti yapılmaması sağlanmalıdır.
- Kısa Çalışma Ödeneği, İşsizlik Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteğinin işe devam edilen dönemde alınan ücretle eşit olması sağlanmalı veya aradaki fark devlet tarafından İşsizlik Ödeneği Fonu dışından karşılanmalıdır.
- İşsiz olan yoksullara hanede yaşayan kişi sayısı gözetilerek açlık sınırını aşacak düzeyde aylık Nakdi Ücret Desteği sağlanmalıdır.
- Ekonomik gelirden yoksun veya asgari ücret düzeyinde maaş alanlara elektrik, su ve doğalgaz bedelsiz sağlanmalıdır.
- Çocuklu hanelerin ihtiyaçları gözetilerek bu aileler için ek destekler ve çocukların gereksinimlerini karşılayacak önlemler alınmalıdır.
- Yerel yönetimler pandemi sürecinde planlanan uygulamalara dahil edilmeli ve merkezi bütçeden bu kesimlere ek kaynaklar aktarılmalıdır.

 

paylaş