İşsizlik çığ gibi!

12 Şub 2021
işsizlik çığ gibi

•    Geniş tanımlı işsizlik yüzde 28,8
•    Geniş işsiz sayısı 10 milyon 382 bin
•    Kadın işsizliği (geniş) yüzde 37,7
•    Genç işsizliği (geniş) yüzde 43,5
•    Ümidini kaybeden işsiz sayısı 1 milyon 674 bin
•    Covid-19 nedeniyle aylık ortalama iş kaybı 4,4 milyon

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), TÜİK tarafından açıklanan TÜİK Kasım 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını değerlendiren raporunu kamuoyu ile paylaştı.

Rapordan özet bulgular şöyle:
•    Covid-19’un Yarattığı İstihdam Depremi Sürüyor.
•    Geniş Tanımlı İşsizlik Yüzde 28,8, Geniş Tanımlı İşsiz Sayısı 10 Milyon 382 Bin.
•    Genç İşsizliği (Geniş) Yüzde 43,5, Kadın İşsizliği (Geniş) 37,7
•    Covid-19 Etkisiyle Revize Geniş Tanımlı İşsizlik İse 11 Milyon 768 Bin Olarak Gerçekleşti.
•    İstihdam Bir Yılda 1 Milyon 103 Bin Kişi Azaldı.
•    İş Başında Olanların Sayısı İse 2 Milyon 217 Bin Azaldı.
•    Ümidi Kaybeden İşsiz Sayısı 1,7 Milyona Yaklaşıyor.
•    Covid-19 Döneminde Aylık Ortalama İş Kaybı 4 Milyon 388 Bin.

TÜİK Kasım 2020 Hanehalkı İşgücü Araştırması (HİA) sonuçlarını 10 Şubat 2021’de açıkladı. Kasım 2020 verileri salgının en yoğun geçtiği Nisan ve Mayıs aylarından sonra kısmi bir gerilemenin görüldüğü ve ekonominin açıldığı dönemi yansıtıyor. Ancak istihdam ve işsizlikteki vahim tablo sürüyor.

TÜİK’e göre dar işsizlik oranı (standart işsizlik oranı) 0,4 puanlık azalış ile yüzde 12,9 seviyesinde gerçekleşti. Yine TÜİK’e göre Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 303 bin kişi azalarak 4 milyon 5 bin kişi oldu. TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Covid-19’un istihdam üzerinde yarattığı tahribatı yansıtmıyor, tersine saklıyor.

Nisan 2020’den bu yana uygulanan işten çıkarma yasağı nedeniyle TÜİK’in dar tanımlı/standart işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor. TÜİK’in verileri perdelenmiş verilerdir.

TÜİK verileri hatalı
TÜİK’in Kasım 2020 dönemine ait sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı Covid-19 döneminde yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan bir sonuçtur.

TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniği Covid-19 gibi bir salgının etkilerini yansıtmaktan uzaktır. TÜİK, sadece araştırmanın yapıldığı referans haftasından geriye doğru 4 hafta içinde iş arayanları işsiz sayıyor. Oysa Covid-19 döneminde işten çıkarma yerine yaygın olarak kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği uygulanması nedeniyle milyonlarca işçi çalışmadığı halde istihdamda gözükmektedir.

TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçiler iş aramadıkları için işsiz sayılmıyor. İŞKUR’a göre bugüne kadar yaklaşık 3,6 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon 217 bin işçi de ücretsiz izin ödeneği (nakdi ücret desteği) aldı. Ancak TÜİK bu işçileri istihdamda kabul ediyor.

Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Covid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar. TÜİK onları da dar tanımlı işsizler içinde saymıyor. TÜİK kendi verilerinin ayrıntılarında yer alan geniş işçilere ilişkin veri açıklamıyor, geniş tanımlı işsizlik hesaplaması yapmıyor.

ILO işsizlik yöntemleri farklı
TÜİK verilerine göre işgücü son bir yılda 1 milyon 406 bin azalarak 32 milyon 477 binden 31 milyon 71 bine geriledi. İstihdam, Kasım 2019-Kasım 2020 arasında 1 milyon 103 bin azalarak 28 milyon 169 binden 27 milyon 66 bine geriledi. Kasım 2019’da 27 milyon 455 bin olan istihdam içinde olup işbaşında olanların sayısı 2 milyon 217 bin kişi azalarak 25 milyon 238 bine geriledi.

TÜİK tarafından açıklanan dar tanımlı işsizlik istidamdaki daralmayı ve Covid-19 nedeniyle yaşanan iş kaybını açıklayamıyor. Oysa Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Covid-19 nedeniyle yaşanan iş kaybını ölçmek için yeni bir yöntem öneriyor. Eşdeğer tam zamanlı iş kaybı olarak ifade edilen bu yöntemin ayrıntılarına ilişkin dipnottaki kaynaklara ve raporun sonundaki yöntemsel açıklamaya bakılabilir.

TÜİK HİA Kasım 2020 verilerini ILO tarafından da kullanılan eşdeğer tam zamanlı istihdam kaybı yönetimini kullanarak yeniden hesapladık ve Covid-19 döneminde yaşanan iş kaybını, diğer bir ifadeyle geniş tanımlı işsizliği yeniden hesapladık. Bunu Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsizlik olarak ifade ettik.

Bilindiği gibi TÜİK istihdamda olup işbaşında olmayanların sayısını ayrıca açıklıyor. Bunlar istihdam ilişkisi devam eden ve üç ay içinde işlerine döneceklerini düşünenler ile işbaşında olmayıp gelirinin en az yarısını elde edenlerdir. Dolayısıyla kısa çalışma ödeneği ile ücretsiz izin alanlar bu kapsamdadır.

ILO, Covid-19 nedeniyle çalışılmayan süreyi eşdeğer tam zamanlı istihdama dönüştürerek Covid-19 nedeniyle meydana gelen iş kaybını hesaplıyor.

ILO’nun hesaplama yöntemini kullanırken mevsim etkisini ortadan kaldırmak için geçen yılın aynı dönemini (Kasım 2019 tarihini) baz aldık. Bu tarihte işbaşında olanların sayısını haftalık ortalama fiili çalışma süresiyle çarparak o dönemki toplam çalışma süresini hesapladık. Aynı işlemi Kasım 2020 için de yaptık. Böylece çalışma süresinde meydana gelen toplam kaybı ve toplam işgücü kaybını haftalık 45 saatlik çalışmaya bölerek eşdeğer tam zamanlı iş kaybını bulduk.

ILO metodolojisinden yararlanarak yaptığımız hesaplamaya göre Covid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 2 milyon 829 bin olarak gerçekleşti. Kasım 2020’de revize edilmiş geniş tanımlı işsiz ve iş kaybı sayısı (tam zamanlı istihdam kaybı dahil) Kasım 2019’a göre 1 milyon 386 bin artarak 11 milyon 768 bine yükseldi. 36 milyon 5 bin olarak hesapladığımız geniş işgücüne göre revize edilmiş geniş tanımlı işsizlik (istihdam kaybı dahil) oranı ise yüzde 28,8 olarak hesaplandı.

İş bulma ümidini yitirenler artıyor
Son bir yılda toplam işgücü 1 milyon 406 bin azalarak 32 milyon 477 binden 31 milyon 71 bine geriledi.

İşgücüne katılım oranında büyük düşüş yaşanmaya devam ediyor. Kasım 2019’da yüzde 52,5 olan işgücüne katılma oranı son bir yılda 3,2 puan gerileyerek yüzde 49,3’e düştü.

Kadın işgücü son bir yılda 867 bin kişi azalarak 10 milyon 596 bin ve erkek işgücü ise 538 bin azalarak 21 milyon 343 bine geriledi. Böylece son bir yılda toplam işgücü yüzde 4,3, erkek işgücü yüzde 2,5 ve kadın işgücü yüzde 8,2 azaldı.

Ücretsiz izin uygulamalarının başlamasıyla beklendiği üzere işbaşında olanların sayısında ciddi düşüşler meydana geldi. Buna göre işbaşında olanların oranı kadınlarda ciddi bir biçimde azalmaya devam ediyor. İşbaşında olanların toplam sayısı son bir yılda yüzde 8,1, erkeklerin sayısı yüzde 6,5 ve kadınların sayısı yüzde 11,5 azaldı.

Kısa çalışmanın ve ücretsiz izin uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte çalışma saatlerinde de bir düşüş meydana geldi. Kasım 2019’da 44,9 saat olan işbaşında olanların haftalık ortalama çalışma süresi, Kasım 2020’de 43,8’e geriledi.

İşgücüne dahil olmayanlar kategorisinde olan iş aramayıp çalışmaya hazır olanların ve ümitsizlerin sayısında patlama yaşanmaya devam ediyor. İş aramayıp çalışmaya hazır olanlar son bir yılda 1 milyon 647 bin artarken, ümitsizler 959 bin arttı. Kadın ümitsizlerin oranında vahim bir artış yaşandığı görülüyor. Ümitsiz işsizlerin sayısı genelde yüzde 134,1, erkeklerde yüzde 107,9, kadınlarda yüzde 171 arttı.

Erkeklerde Kasım 2019’da yüzde 15,6 olan geniş̧ tanımlı işsizlik oranı yüzde 24’e ve kadınlarda ise Kasım 2019’da yüzde 28,5 olan geniş̧ tanımlı işsizlik oranı yüzde 37,7’ye yükselmiştir. Geniş̧ tanımlı işsizliğin artışının en önemli nedeni ümidini yitiren işsizler ile iş aramayıp çalışmaya hazır olanların sayısında Covid-19 döneminde meydana gelen artıştır.

Kasım 2020’de dar tanımlı toplam işsiz sayısı 4 milyon 5 bin, kadınlarda 1 milyon 458 bin ve erkeklerde 2 milyon 547 bin olarak açıklanmıştır.

Covid-19 etkisiyle revize geniş tanımlı işsiz ve iş kaybı ise Kasım 2020’de toplamda 10 milyon 382 bin, kadınlarda 4 milyon 764 bin ve erkeklerde 5 milyon 619 bin olarak gerçekleşti.

TÜİK’in işbaşında olanlara ilişkin verisi istihdamda olup referans döneminde en az bir saat çalışmış olanları kapsamaktadır. İstihdamda olup işbaşında olanların sayısında salgının etkisiyle Kasım 2020’de bir düşüş yaşandı. Kasım 2019’da 27 milyon 455 bin kişi işbaşında iken, Kasım 2020’de bu sayı 2 milyon 217 bin kişi azalarak 25 milyon 238 bine geriledi.

İstihdamda olup işbaşında olmayanlar özellikle kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin kullandırılan işçilerin durumunu göstermesi açısından önemlidir. İşbaşında olanların sayısındaki azalmayı ILO’nun kullandığı tam zamanlı eşdeğer iş kaybı hesaplamasında dikkate aldık.

İşgücüne dahil olmama nedenleri kategorisinde yer alan ve son dönemlerde artış eğiliminde olan ümitsiz işsizler ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanların (diğer) sayısı Covid-19 nedeniyle artmaya devam ediyor. Son bir yılda ümitsiz işsizlerin sayısı 959 bin kişi artarak 1 milyon 674 bine ulaştı.

İş aramayıp çalışmaya hazır olanların toplamı ise 3 milyon 158 bine yükseldi. Bu durum iş arama eğiliminin azalmasına işaret etmektedir. Dar tanımlı işsizliğin düşük görünmesinin önemli nedenlerinden biri işsizlerin iş bulamayacaklarını veya iş olmadığını düşünerek iş arama eğiliminde olmamalarıdır.

Gençlerde gerçek işsizlik yüzde 43,5
Covid-19 döneminin işgücü piyasalarında yarattığı tahribattan gençler daha fazla etkileniyor. Covid-19 salgınından önce 2019 yılı sonu itibarıyla küresel düzeyde genç işsizliği yüzde 13,6 seviyesindeydi. Ancak Covid-19 salgını nedeniyle dünya genelinde her 6 gençten biri işsiz kaldı.

Türkiye, Covid-19 nedeniyle genç işsizliğinin arttığı ülkelerden biri. Kasım 2020’de yüzde 28,8 olan geniş tanımlı işsizlik oranına göre yaklaşık 1,5 kat daha fazla olan geniş tanımlı genç işsizliği Covid-19 salgınından en fazla etkilenen gruplar arasındadır. Kasım 2019’da genç işsizliği oranı yüzde 32,9 iken Kasım 2020 itibarıyla geniş tanımlı genç işsizliği oranı yüzde 43,5’e yükseldi. Son 1 yılda geniş tanımlı genç işsizliği 10,6 puan arttı.

Kadınlar istihdam dışına çıktı
Bütün veriler kadın işgücünün erkeklere göre Covid-19’dan daha olumsuz etkilendiğini gösteriyor. Kadınlar Covid-19 döneminde ücretli istihdamdan daha fazla çekilmek zorunda kaldılar. Bütün veriler kadın işgücünün erkeklere göre Covid-19’dan daha olumsuz etkilendiğini gösteriyor. Kadınlar Covid- 19 döneminde ücretli istihdamdan daha fazla çekilmek zorunda kaldılar. Covid-19 bakım emeğine (hasta bakımı, çocuk bakımı, yaşlı bakımı, ev hijyeni gibi) olan ihtiyacı artırdı. Bu duruma çözüm üretilemediği için kadınlar daha fazla istihdam dışına çıkıyor. Öte yandan işletmelerde yaşanan zorluklar da kadınların Covid-19 döneminde erkeklere göre daha fazla istihdamdan ayrılmasına yol açıyor. Sonuç olarak Covid-19 döneminde kadınların ev içi iş yükü çok daha fazla arttı.

Kasım 2019’da kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 33,9 iken Kasım 2020’de bu oran yüzde 30,6’ya düştü. Kasım 2019’da yüzde 71,6 olan erkeklerin işgücüne katılma oranı Kasım 2020’de yüzde 68,4’e geriledi. Kasım 2019’da toplam istihdam oranı yüzde 45,6 iken Kasım 2020’de 2,7 puan azalarak yüzde 42,9’a geriledi. Kasım 2019’da yüzde 63,3 olan erkeklerin istihdam oranı 3,1 puan gerileyerek Kasım 2020’de yüzde 60,2’ye geriledi. Kasım 2019’da yüzde 28,3 olan kadınların istihdam oranı 2,3 puan gerileyerek Kasım 2020’de yüzde 26’ya geriledi. Toplam istihdam son bir yılda yüzde 3,9 azalmışken kadınlarda yüzde 6,5 ve erkeklerde yüzde 2,7 azalmıştır.

 

paylaş