Kreş isteyeni işten atan Turkcell’e tazminat cezası

09 Eyl 2020
kreş isteyeni işten atan turkcell’e tazminat cezası

Turkcell Global Bilgi Çağrı Merkezi Şirketi'nin Diyarbakır Şubesi’nde müşteri temsilcisi olarak çalışan B.Ç., işyerinde kreş açılıp açılmayacağı konusunda ihtarname gönderdi. İhtarnameyi 'istifa' olarak kabul eden şirket, B.Ç.’nin işine son vererek kıdem ve ihbar tazminatını ödemedi. İş Mahkemesi, işyerinde kreş açmanın yasal bir zorunluluk olduğuna karar vererek Turkcell’i, B.Ç’ye kıdem ve ihbar tazminatı ödemeye mahkum etti.

Gazeteduvar’dan Deniz Tekin’in haberine göre, Türkiye’nin en büyük GSM şirketi olan Turkcell’e bağlı Global Bilgi Pazarlama Danışmanlık ve Çağrı Servisi Hizmetleri A.Ş. Diyarbakır Şubesi’nde 2013 yılından beri müşteri temsilcisi olarak çalışan B.Ç., işyerinde kreş olmadığı için iş saatlerinde 3 yaşındaki çocuğunu yakınlarına bırakmak zorunda kaldığını, gerektiğinde gidip çocuğuna bakamadığını belirterek şirket idaresine başvurdu. İkinci çocuğuna hamile olan anne B.Ç., çalıştığı işyerinde kreş açılmasının yasal bir zorunluluk olduğunu ve çocuğuna gerekli ilgiyi gösteremediğini, yaşadığı sıkıntıları şirketin yöneticilerine defalarca sözlü olarak bildirip kreş açılmasını istemesine rağmen bir sonuç alamadı.

Bunun üzerine anne B.Ç., işyerinde kreş açılması için avukatı ile birlikte noter aracılığıyla 2018 yılının Ağustos ayında çalıştığı şirkete ihtarname gönderdi. İhtarnamede, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30. maddesine dayanılarak 16 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ‘Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’e göre 150’den fazla kadının çalıştığı işyerlerinde emzirme odası ve kreş açılması zorunlu olduğu, buna rağmen taleplerinin reddedildiğini hatırlattı.

B.Ç. ihtarnamenin devamında şöyle dedi: “Kreş açma yükümlülüğünüzü yerine getirmediğiniz gibi tarafıma çocuğumu herhangi bir kreşe bırakmam ve bakabilmem için gerekli desteği de sağlamamaktasınız. Bir anne olmam ve 3 yaşında bir kızımın olması vesilesiyle kızımı bırakıp gerektiğinde bakabilmem amacıyla kreş açma yükümlülüğünüzü yerine getirmeniz için iş bu yazılı ihtarımla tekrar hatırlatmak zorunda kaldım. Kanundan doğan yükümlülüğünüzü yerine getiremediğiniz veya getiremeyeceğinizi bildirdiğiniz takdirde kızıma bakmak ve kızımla ilgilenmek zorunda kalacağımdan dolayı iş sözleşmemi kanundan doğan ve haklı gerekçelerle sonlandırmak zorunda kalacağımı ihtaren tarafınıza bildiririm. İş bu ihtarıma 7 gün içinde olumlu veya olumsuz yazılı bir cevapla tarafıma bilgi verilmesini rica ederim.”

Tazminatsız işten çıkarıldı
İhtarname çekildikten dört gün sonra şirketin insan kaynakları birimine çağrılan B.Ç.’ye kreş açılmayacağı sözlü olarak bildirildi ve ihtarname ise istifa beyanı kabul edildi. Şirket, 3 yıl 7 aydır şirkette çalışan ve ikinci çocuğuna hamile olan B.Ç.’yi işten çıkardı. B.Ç.’nin istifa ettiği ileri sürülerek kıdem ve ihbar tazminatını da ödemeyen şirket, işten çıkarma nedenini “istifa” olarak SGK’ye bildirdi. Bu nedenle B.Ç. işsizlik maaşı da alamadı.

Bunun üzerine B.Ç., işten istifa etmediğini, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde sonlandırıldığı, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediği gerekçesiyle şirket aleyhine Diyarbakır 3. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Avukatlar ‘Turkcell büyük şirket’ dedi
Turkcell’in avukatları savunmalarında, çalışan anne B.Ç.’nin iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sonlandığını, beyanlarının aksine işyerinde kreş ve emzirme odasının bulunduğunu, kreş açılması yönünde şirkete talepte bulunmadığını ileri sürdü. Avukatlar, Turkcell şirketinin dünya genelinde iş yapan bir firma olduğunu ve birçok başarıya imza attığını, bu nedenle kuralları olan bir işyeri olduğunu ve tüm çalışanların bu kurallara uymakla yükümlü olduğunu savundu. B.Ç’nin işe girerken yoğun iş temposu ile çalışacağını bilerek girdiğini, doğum izninden sonra kendi irade beyanı ile çalışmaya devam ettiğini, 3 yıl geçtikten sonra irade beyanından dönmesinin haklı nedene dayanmadığını savunarak davanın reddedilmesini talep etti.

Davayı geçen Haziran ayında karara bağlayan mahkeme, Turkcell’i haksız bularak, B.Ç’nin 10 bin 563 TL olarak hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı ile 460 TL olan yargılama giderinin yasal faiziyle birlikte Turkcell’den tahsil edilmesini hükmetti.

Mahkeme kararının gerekçesinde, B.Ç.’nin şirkete gönderdiği ihtarnamenin “istifa” hükmünde kabulünün mümkün olmadığını vurgulayarak, “Yönetmelikteki düzenleme gereği işverenin kreş açma zorunluluğunun bulunmakta olup, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren karşısında işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı bulunmakta olduğu ancak, davacının 30/07/2018 tarihinde işe gelerek çalışma isteğini ve iş sözleşmesini feshetme iradesinin bulunmadığını gösterdiği ancak işveren tarafından davacının çalışmasına izin verilmeyerek davacının istifa ettiği kabul edilerek işten çıkışının yapıldığı, bu nedenle davalı işverenin iş sözleşmesini feshettiğinin kabul edilmesi gerektiği ve davalı haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini ispat edemediğinden Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesine karar vererek hüküm tesis edilmiştir” denildi. Turkcell avukatları, kararı İstinaf mahkemesine taşıdı.

Bin 300 kişinin çalıştığı şirkette kreş yok
Kararı değerlendiren B.Ç’nin avukatı Vedat Yüce, dava sürecinde toplanan deliller, mahkemenin kararının kendilerini haklı çıkardığını söyledi. Yüce, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30. maddesine dayanılarak 2013 yılında çıkarılan yönetmeliğe göre 100 ile 150 kadının çalıştığı iş yerinde emzirme odası, 150’den fazla kadının çalıştığı işyerinde ise işveren tarafından kreş açılma zorunluluğunu olduğunu hatırlattı.

Müvekkili B.Ç’nin çalıştığı çağrı merkezinde çalışan 1300 kişiden yaklaşık yüzde 65’inin kadın olduğu bilgisini veren Yüce, şirketin kendilerini haklı çıkarmak için olmayan bir şeyi var olarak göstermeye çalıştığını ancak işyerinde kreş olduğuna dair bir belgeyi mahkemeye sunamadıklarına dikkat çekti.

İşverenin işyerinde verimli ve iyi bir performansın sergilemesini istiyorsa, işçilerin haklarını korumak ve gözetmek zorunda olduğuna işaret eden Yüce, “0-6 yaş arasındaki çocuklar annelerine çok bağımlıdır. Çocuğun psiko-sosyal gelişimi, sağlıklı beslenmesi için annesinin ilgisine ve desteğine ihtiyacı var. Bu nedenle çalışan anneler için çalışma saatleri boyunca çocuklarını güven içinde bırakabilecekleri kreşlerin açılması ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Kreş sayısının azlığı, çalışan annelerin çocuk bakımında büyük zorluklarla karşılaşmalarına neden olmaktadır” dedi.

Turkcell, yerel mahkemenin kararına karşı Diyarbakır Bölge Adliyesi Mahkemesi’ne başvurdu.

 

paylaş