Milyarderleri değil, milyonları kurtarın

21 Mar 2020
milyarderleri değil milyonları kurtarın

İstihdam edilenlerin yüzde 54'ü iflasın eşiğinde olan küçük işyerlerinde çalışıyor. 9,7 milyonun sosyal güvenlik kaydı bulunmuyor. Bu kesimler işsizliğin eşiğinde. Bu yüzden korona salgını diğer ülkelerden daha sert bir talep şokuna neden olabilir. 

BirGün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre; Türkiye’nin en önemli gündemi, yayılmaya devam eden koronavirüs. Yurttaşlar bir yandan virüsten korunmak için türlü tedbirler alırken bir yandan da virüsün yarattığı ekonomik tahribat yüzünden endişeli. Halk virüsten nasıl korunacağını biliyor ancak ekonomik yıkıma karşı geniş kesimlerin elinden gelen bir şey yok. Hükümetin ekonomi paketi ise korunmaya muhtaç geniş kesimler yerine sermayedarları destekleyince endişe daha da artmış oldu.

Ekonominin emek cephesindeki tedirginliği devam ederken dün Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 yılına ilişkin işgücü istatistiklerini yayımladı. İşsizlik oranını yüzde 13,7 olarak tahmin eden TÜİK, 4 milyon 469 kişinin de işsiz olduğunu tespit etti. Hükümetin açıkladığı ekonomi paketi düşünülerek verilere yakından bakıldığında ortaya açık bir gerçek çıkıyor; milyonlar güvencesiz ve büyük tehlike altında.

Yevmiyeli çalışanlar açlıkla yüz yüze
İçişleri Bakanlığı salgına karşı tedbir amacıyla tam 149 bin 382 işyerinin faaliyetine ara vermesini istedi. Buna karşılık buralarda çalışanların faturaları ertelenmedi, kiraları duruyor, kredi kartı borçları ise cabası. Bu işyerleri daha çok küçük esnaf niteliği taşıyan ve hizmet sektöründe yer alan kafeterya, kahvehane, çay bahçesi, dernek lokali, internet kafe gibi mekanlardan oluşuyor. Faaliyeti durdurulan kahvehane sayısı 57 bin 377, kafeterya ise 18 bin 26. Bu tip işyerlerinde çalışanların genellikle yevmiye usulü çalıştığı düşünülürse ekonomik tehdidin boyutu daha net anlaşılıyor.

İstihdamın yüzde 54’ü küçük işletmelerde
Üstelik TÜİK verileri de geniş halk kesimlerinin yaşadığı tehdidi gizlemiyor. Verilere göre ülkede başkasının hesabına çalışarak ücret veya yevmiye geliri elde eden 19 milyon 216 bin kişi bulunuyor. İşverenler, kendi hesabına çalışanlar, ailesinin yanında ücretsiz çalışanlar da hesaba katıldığında Türkiye ekonomisinin toplam istihdamının 28 milyon 80 bin kişi olduğu tahmin ediliyor.

Ancak koronavirüs salgını özellikle olağanüstü durumlara dayanma gücü yetersiz olan küçük işletmeleri tehdit ediyor. Buna karşılık Türkiye adeta bir küçük işletme cenneti. Bu özelliğiyle diğer ekonomilerden ayrılıyor. Zira gelir sahiplerinin yüzde 54’ü, çalışan sayısı 10 ve altında olan işyerlerinde istihdam ediliyor. Sayı olarak ifade etmek gerekirse bu sayı 15 milyon 159 bin kişiye karşılık geliyor. Bu kişiler koronavirüs salgınına karşı güvencesiz durumda.

9,7 milyon kişinin sosyal güvenlik kaydı yok
Dahası Türkiye ekonomisini, salgının yayıldığı Avrupa ülkelerinden ayıran önemli bir özelliği de kayıt dışı istihdamın büyüklüğü. TÜİK verilerine göre kayıt dışı çalışanların sayısının 9 milyon 692 bin kişi olduğu tahmin ediliyor. Bu kişilerin her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı bulunmadığı gibi olası bir ani duruş karşısında işten çıkarılmalarının önünde işvereni caydıracak herhangi bir önlem de bulunmuyor. Ayrıca bu kişiler ülkedeki temel tüketim mallarının yaklaşık dörtte birinin talebini yaratıyor. Başka bir deyişle bu kesimlerin işsiz kalması aynı zamanda tüm ekonomik gidişatı etkileyecek büyüklükte. Ani duruş domino etkisi yaratabilir ve tüm ekonomik aktörler bu tablo karşısında işini kaybedebilir.

65 yaşın üzerinde 850 bin çalışan var
Salgın zengin fakir ayırt etmiyor dense de, ülkede yaşamak için çalışmak zorunda olanlar kara bir girdabın içine hapsolmuş durumda. Salgının özellikle yaşlı insanları etkilediği, bu insanlarda ölüm oranının daha yüksek olduğu biliniyor. Ancak bu durum ülkede hayatta kalmak için yüzbinlerce yaşlı yurttaşın çalışmak zorunda olduğu gerçeğini değiştirmiyor. TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerinde 850 bin kişinin istihdamda olduğu tahmin ediliyor. 65 yaş ve üzerindeki 20 bin yurttaş ise son 4 hafta içinde aktif biçimde iş aradı ve 15 gün içinde çalışmaya hazır.

TÜİK’e göre işsiz kimdir?
TÜİK’e göre 15 yaşın üzerinde olup, son 4 hafta içinde herhangi bir biçimde iş arama kanallarından birini kullanan, gelecek 15 gün içinde çalışmaya hazır kişilere işsiz denir. Ücretsiz izinli olduğu için iş aramayanlar, iş bulma ümidi olmayanlar, ev işleriyle meşgul olduğu için çalışmayan ancak iş olsa çalışırım diyenler, aynı şekildeki öğrenciler ve emekliler TÜİK’in işsiz tanımına girmemektedir.

 

paylaş