Kıdem fonu emekçi düşmanı

15 Ağu 2019

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK- İŞ) hazırladığı “Kıdem Tazminatı Fon Yerine Güvence Gereksinimi” isimli broşürde kıdem tazminatının fona devri halinde işçilerin yaşayacakları hak kayıpları anlatıldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 10 Nisan 2019 tarihli “Yeni Ekonomi Programı, Yapısal Dönüşüm Adımları” başlıyla sunduğu yeni ekonomi paketinde kıdem tazminatının fona devir edileceğini ifade etmişti. Bakan Albayrak’ın bu açıklaması sonrası tazminatların fona devriyle ilgili işçi ve işveren kesimlerinden çeşitli değerlendirmeler geldi, işçi kesimi tazminatların fona devrine kesinlikle karşı olduklarını açıkladı.

Selüloz-İş Sendikası Genel Merkezi Hukuk Müşaviri Dr. Avukat Murat Özveri, TÜRK- İŞ için “Kıdem Tazminatı Fon Yerine Güvence Gereksinimi” isimli broşür hazırladı ve kıdem tazminatlarının fona devri sonucu işçilerin hak kayıplarını ele aldı.

 

Kıdem hakkı 14 güne düşecek

Özveri kıdem tazminatları fona devir edilirse işçilerin yarı yarıya kayıp yaşayacağının altını çizerek, şunları belirtti: “Kıdem tazminatı işçinin fesih tarihindeki giydirilmiş 30 günlük brüt ücretidir. İşçinin fondan aynı ücreti alabilmesi için yatırılması gereken prim oranı yüzde 8.3’tür. Kamuoyuna sunulan taslaklarda işveren için öngörülen prim oranı ise 2004’te yüzde 3’tür. 2013 taslağında ise oran belirtilmemiştir. Yüzde 3’lük prim oranı matematiksel olarak kıdem tazminatına esas ücretin yarı yarıya azalması hatta 14 günlük ücrete düşmesi anlamına gelmektedir.”

 

Son ücret baz alınmayacak

Fon sisteminde işçinin giydirilmiş değil çıplak ücretinin esas alınmak istediğine dikkat çeken Özveri, “Kıdem tazminatına esas ücret sadece gün olarak değil bu yolla da miktar olarak düşecektir. Ayrıca, fona devirden sonra kıdem tazminatı hesabında son ücret esas alınmayacak son bir yıl içindeki ücretlerin ortalaması esas alınacak, kıdem tazminatına esas ücret bir de bu yöntemle düşürülecek” dedi.

 

Kıdem alma zorlaşacak

Özveri fona devir halinde işçilerin yaşayacakları hak kayıplarını ise özetle şöyle anlattı:

İş güvencesi zayıflayacak. Fona devirle birlikte kıdem tazminatının iş güvencesine etkisi ortadan kalkacak, işveren maliyet kaygısı yaşamadan işçiyi çıkarabilecek.

İşverenin primlerin yatırmaması halinde işçiler hiç kıdem tazminatı alamama riskiyle karşı karşıya kalacak. İşçiler bir dizi davalarla boğuşacak.

Kıdem tazminatını hakkediş koşulları ağırlaşacak. 10 yıllık prim ödeme süresi dolmayanlar evlilik nedeniyle, askerlik nedeniyle, sağlık nedeniyle işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alamayacak. On yıl on beş yıl prim ödeme süresi, mevsimlik çalışan işçilerde iki katına yirmi 30 yıla çıkacak. Sık sık iş değiştirmek ara vermek zorunda kalan işçiler, inşaat sektöründe çalışanlar prim ödeme süresini doldurmakta zorlanacak bu süre onlar içinde katlanacak.

Fon tasarısına göre 15 yıl kesintisiz çalışıp, hiç prim eksiği olmadan 3600 gün prim yatırmamış olanlar kıdem tazminatı hak edemeyecek. Fon tasarısına göre her şey yasalara uygun gitse işverenler prim ödeme yükümlüklerini geciktirmeksizin yerine getirseler, bir işçi 10 yıl-15 yıl kesintisiz çalışmadan kıdem tazminatı alamayacak. İkinci kez alması için beş yıl daha kesintisiz çalışması zorunlu.

 

İşten atmak kolaylaşacak

Özveri fon ile birlik işverenin işçiyi kolayca işten çıkarabileceğinin altını çizerek, “İşçi işini ne kadar iyi yaparsa yapsın, ekonomik zorluk, teknolojik gelişmeler gibi tamamen kendi dışında gerçekleşen sebepler ile işsiz kalabilecektir. Çalışanlar, bu gün olduğu gibi yarın da kendilerinden kaynaklanmayan sebepler ile işsiz kaldıklarında bir de kıdem tazminatını alamazlar ise, diğer bir ifade ile, 15 yıl prim ödenmemiş olduğu için fondan kıdem tazminatını, işletme gereklerinden doğan geçerli fesihlerde de geçersiz fesih tazminatını alamadıkları takdirde karşı-karşıya kalacakları geçim sıkıntısına, asgari ücretin brüt tutarının yüzde 40’nı aşmayan ve en çok 10 ay süre ile alacakları işsizlik ödeneği ilaç olamayacaktır” açıklamasında bulundu.

 

Fonlar emekçiye düşman

Fonlar karşılığında devletin halka bir şey vaat ettiğini ve bir riski ortadan kaldırmak için taahhüt verdiğini hatırlatan Özveri, Türkiye’de kurulan fonlarda hiçbir zaman sözlerin yerine getirilmediğini daha önce kurulan 4 fon örneğiyle anlattı: “1970 yılında Devlet Memurları Yardımlaşma Kurumu kuruldu ve memurların ücretinde yapılan yüzde 5’lik kesinti yapıldı ancak fon çalışmadı, kesintiler geri ödendiğinde değer kaybı yaşandı. 1986 yılında Konut Edindirme Yardımı (KEY) ile işçi ve memurlardan 9 yıl kesinti yapıldı, 1996 yılında çalışanlar konut sahibi olamadan durduruldu, fonda biriken paralar eridi.”

 

İşsizlik Fonu zararda

İşçileri yakından ilgilendiren bir diğer fon ise işsiz kaldıkları dönemde kullanacakları İşsizlik Sigortası Fonu. Bu fondaki paralarında değer kaybettiğini açıklayan Özveri, fonun 2018 Nisan- 2019 Nisan arası getirisinin yüzde 11.83 olduğunu ancak Yurt içi Üretici Fiyat Endeksinin yüzde 30.12 oranında gerçekleştiğini belirtti ve fonun zarar ettiğinin altını çizdi.

 

Kıdem güvencedir

Kıdem tazminatını “işçinin ötelenmiş ücreti” diye tanımlayan Özveri, “İşçiye çalışarak hak ettiği ücreti kıdem tazminatına ilişkin yasal düzenleme nedeniyle iki şekilde ödenmektedir. Birinci ücret ödeme şekli periyodik ücret ödemeleridir. Periyodik ücret en geç ayda bir işçiye ödenmelidir. İkinci ücret ödeme şekli ise kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemesi ötelenmiş, ertelenmiş ücrettir. Sonuç olarak kıdem tazminatı periyodik olarak ödenen asıl ücret dışında işçiye geciktirilerek yapılmış bir toplu ödemedir” diye açıklama getirdi.

 

paylaş