Direnişçi Özsüt işçileri ile söyleşi

18 Tem 2019

Özsüt işçileri hakları için aylardır direniyor. 16 Temmuz Salı günü gasbedilen hakları için Kadıköy Özsüt önünde bir açıklama yaptılar.

yenidünya olarak Özsüt işçileri ile söyleşi gerçekleştirdik.

 

yenidünya: Merhaba, direnişinizi selamlıyoruz. Direnişinizin amaç ve nedenlerini anlatabilir misiniz?
Özgür: Merhaba, tabii ki. Önce kendimden söz edeyim. Yaklaşık 3 yıldır Özsüt işletmelerinde çalışmaktayım. Mağaza müdürüyüm, orta düzey yönetici olarak çalışıyorum. Son bir yıldır finansal kriz iddiası ile maaşlarımız 3 ay gecikmeli ödenmeye başladı. Geç ödemeler konusunda sürekli oyalanıyoruz.

Biz finansal bir kriz olduğuna inanmıyoruz. Çünkü, patronlardan biri İstanbul'un en pahalı ikinci yalısında oturmakta. Diğer ortağın Urla'da onlarca malikanesi var, pahalı lüks arabalarda geziyor. Şu an şirket genel müdürü 100 bin lira maaş alıyor. Ama şurada direnen işçilerin alacakları 93 bin lira olmasına rağmen bu parayı yatırmıyorlar, yatırmamakta direniyorlar. Biz bu tutumu finansal krize bağlamıyoruz. Nedeni parayı çok sevmeleridir. Direnişimizin temel nedenlerinden biri bu, maaşlarımızın ödenmemesi.

Direnişimizin bir diğer nedeni ise, şirket içinde ciddi bir mobbing (sistemli psikolojik baskı) var. Özellikle yöneticileri bu konuda zorluyorlar. Alt personelin kıdem gibi haklarını ödemekten kaçmak için, sürekli tutanak tutuyorlar. Bu konuda bana ve yönetici arkadaşlarıma çok net mobbing uygulandı. Biz bu mobbinge göğüs gerdiğimiz için, işçi arkadaşlarımızın yanında durduğumuz için haksız hukuksuz nedenlerle iş akdimiz feshedildi. Tazminatlarımız gasbedildi.

Biz mahkeme sürecini başlattık. İçeride bulunan hak edişlerimiz de ödenmiyor. Şu an Mayıs maaşım, Haziran maaşım ve 3 yıldır kullanmadığım yıllık izinlerim bulunmakta. Bunlar tarafıma hiçbir şekilde ödenmiyor.

Şirketi yazılı veya sözlü aradığımızda bir muhatap bulamıyoruz. Mail atıyoruz, dönüş olmuyor. Telefonla arıyoruz, telefonlarımız açılmıyor. Açsalar bile şöyle komik bir cevap veriyorlar. "Herkes bekliyor, siz de bekleyeceksiniz". Bizim, iş akdimiz feshedilmiş, şirketle hiçbir ilişkimiz kalmamış, aradan 1 ay geçmiş ve 3 aylık alacağımız ödenmiyor.

Bizim direnişimiz bu yüzden ve direnişimiz kişisel değil. Bugün benim maaşım yatsa da, arkadaşlarımızın maaşı yatmazsa direnişimiz devam edecek.

Hem işten çıkartılmış, hem de çalışan arkadaşlarımız için bu eylemlerimiz sürmekte. Hepinizden destek bekliyoruz.

yenidünya: Şu an burada 11 kişisiniz. Türkiye genelinde böyle bir direniş var mı?
Özgür: Türkiye genelinde, bu markanın 450 çalışanı var. Hepsi maaşlarını alamıyorlar, hepsi mağdurlar.

Birçok arkadaşımız da korktuğu için sesini çıkaramıyor. Birçok insan bize ulaşıp ne yapabiliriz diye soruyor. Avukatlardan bilgi almaya çalışıyorlar, haklarımız için.

Kadıköy mağazası önünde 4 gündür direnişimiz devam ediyor. Yarından sonra (18 Temmuz) maaşlar yine yatmazsa bu eylemler İzmir'de de, diğer mağazalarda da başlayacak. Çünkü artık insanlar kiralarını bile ödeyemiyorlar, bıçak kemiğe dayanmış durumda.

Kendimdem örnek vereyim, çocuğumun okul kayıt işlemlerini yaptıramadım. Kiramı ödeyemedim, borçlarımı ödeyemiyorum, kredi borcumu ödeyemiyorum, mağdur durumdayım. Diğer arkadaşlar için de aynı durum geçerli.

Bir arkadaştan örnek vereyim, okul harcını yatıramadığı için, 1 yıl kaybetti. Özsüt şu gün yatıracağım, bu gün yatıracağım diye oyaladı ve parasını yatırmadığı için bu arkadaşımız bir yıl daha okumak zorunda kalacak. Ve bir insanın ömründen bir yılını çaldı. Belki şu an okulunu bitirmiş ve iş hayatına başlıyordu. Tek suçu Özsüt firmasında çalışan olmaktı.

yenidünya: İşten çıkarılan arkadaşlardan haklarını alan oldu mu?
Özgür: İşten çıkarılan arkadaşlarımızın hiçbirinin haklarını vermediler. İşten çıkarmalar da şu şekilde yaşandı, insanların gözünün üstünde kaşın var diyerek komik nedenlerle iş akidlerini feshettiler. Biliyorsunuz Türkiye'de böyle şeyler çok kolay, patronun bir beyanı ile iş akdiniz feshediliyor ve mahkeme süreci başlıyor. Tabii ki onlar da biliyorlar 2 yıl sonra kaybedeceklerini, ama iki yıl sonra marka iflas mı edecek, başka birine mi satılacak. Bunlar hep personeli oyalayarak tazminatlardan kaçma yöntemidir. Yani şöyle, iki yıl  sonra mahkemeyi de kaybetsek, oyalarız diye düşünüyorlar. Çünkü şirketi satmanın peşindeler ya da iflas vermenin.

Bir diğer işten çıkarma yöntemi de, iş performanslarından dolayı insanlara bir ihbarname veriyorlar. Bir A4 kağıda şu kadar para alacağınız var, şu kadar yıllık izniniz var, işte hak edişiniz şu kadar diye.. Ve elimize bir kağıt tutuşturuluyor, bu parayı da alamıyoruz.

Bu parayı alamadığımız için birçok arkadaşıız mahkeme süreci başlattı. İşten çıkartılsak da paramızı alamıyoruz.

İçerideki arkadaşlara haklarını aramamaları konusunda ciddi bir mobbing var. Tehditvari konuşmalar var. Bunların bir kısmını mail olarak almış durumdayız. Bazıları sözlü olarak, kanıtımız yok ama şahitlerimiz var.

Bunların dışında bize yaptırdıkları fazla mesailer var. Bize her defasında bunları alacak olarak tarafımıza tebliğ ettiler ama hiçbir zaman ödemediler. Bunları izin olarak kullandıralım dediler, onu da yapmadılar.

Mesela benim içeride 500 saat fazla mesai alacağım var ve bunları ödemiyorlar. Bunları ödemedikleri gibi, mesela yemek çeki veriyorlar, 270 lira gibi komik rakam. Bunu da ayın birinde vermeleri gerekirken ayın onbeşine yirmisine kadar insanları oyalıyorlar.

İnsanlara maaşlarını vermiyorsun, izinlerini vermiyorsun, yemek çeklerini yatırmıyorsun. Ama bu insanlardan her gün işe gelmelerini, insanların performasının iyi olmasını, satış odaklı çalışmaları gerektiğini söylüyorsun. Şimdi soruyorum, maaşın içindeki yol parasını vermiyorsun, maaş vermiyorsun, yemek çeki yok. Bu insanlar ne yiyecek, iş yerine hangi parayla gelecekler.

Ben, 28 yıllık iş yaşamımda böyle durum görmedim. Bu finansal kriz olsaydı, şu an patron İstanbul'un ikinci yalısında oturmuyor, 2 oda bir salon dairede oturuyor ama işçinin parasını ödüyor olurdu.

yenidünya: Sendikanız var mı? Bu kadar fazla çalışan varken sendikalı olmayı düşündünüz mü?
Özgür: Sendikamız yok. Düşündük, ancak bir yıl önce Özsüt fabrikasında çalışan işçiler sendikalaştıkları için 170 işçi işten atıldı. Ve orada da şöyle bir hukuksuzluk yapılmak istendi. İşçiler 2 ay ücretsiz izne çıkartılmak istendi. Ve takdir edersiniz ki 2 ay çok uzun bir süre, hiç kimse ücretsiz izne 2 ay çıkmak istemez. Herkesin kirası vs. var. Bu dayatılınca tabii bunu kabul etmediler. Ve bir günde 170 işçi kapının önüne kondu. Ve hâlâ haklarını almış değiller. Durum bu... Bu markanın gerçek yüzü bu.

Dışarıdan belki Özsüt firması eski, köklü bir firma. Ama özellikle Arap sermayesi 10 şirketi 2015'de aldıktan sonra, şirket freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı çakılmakta. Her yönden yönetim biçimi, müşteriye bakış olarak.

Her tür hukuksal oyalamayı veya hukuksuz uygulamayı kullanıyorlar. Örneğin, bir arkadaşımız alacağı için icraya başvurdu, buna bile hemen itiraz ettiler. Alacağınıza dahi oyalıyorlar. En fazla birkaç yıl sonra kötü niyet tazminatı öderim diyorlar.

Şu an şirket satış aşamasında, bu hafta satış olacağı söyleniyor. Hatta bize "Satış yapacağız, bu tür eylemlere gitmeyin. Biz satıştan sonra sizin alacaklarınızı yatıracağız" dediler. Biz eylemlere 15 gün önce başlamıştık, bir ara eylemden vazgeçtik. Ayın 11'inde haklarınızı yatıracağız dediler. Ayın 11'i, 12'si oldu. 13'ünde aradık dalga geçer gibi konuştular. Biz de 13'ü itibarıyla eylemlere başladık. Tarafımıza sürekli mesajlarla baskı uyguluyorlar.

yenidüny : Herhangi bir tehdit yapıldı mı?
Özgür: Yok. Ama bize baskı uyguluyorlar. "Biz sizi böyle bilmezdik, böyle yapacağız, şöyle yapacağız, biz senin paranı yatırsak diğerlerini vazgeçirir misin" gibi. Bir arkadaşımızın parası yattı. Demek olabiliyormuş. Demek kriz yok. Bir yalan var ortada...

Haksız beyanlar, biz hukuksal olarak tüm yolları arıyoruz. Ama eylem olarak da haklarımızı arayacağız. Yakında Türkiye'nin tamamına yayılacak. Herkes görecek. İzmir Kemalpaşa merkez, yöneticilerin, patronların bulunduğu yer. Buralarda haklarımızı arayacağız. Sonuna kadar takipçisi olacağız. En azından biz yaşadık, diğer arkadaşlar yaşamasın.

Kişisel bir şey söyleyeyim, 3 yıldır çalıştığım işyerinde bir tek uyarı almadım, ama bir günde iş akdimiz feshedildi. Kaç yıldır iyiydik de, bir günde mi kötü olduk. Çünkü dediğim gibi, herhangi bir savunma alınmamış, ihtar çekilmemiş, bir kere bile işe geç kalmamışız, işimizi aksatmamışız. Ki hukuk şunu diyor, 3448 sayılı yasa "İşveren maaşınızı ödemezse işinizi yapmama hakkına sahipsiniz". Ama biz iş ahlakı olarak bunları yapmadık, işimizin arkasında olduk, kaptanın gemiyi en son terk etmesi gibi sonuna kadar bekledik.

Tarafımıza yapılanlar ortada, şirketlerin dini imanı yok, her şeyleri para, bir duygusallık da yok şirketlerde. Biz belki personel olarak şöyle bakabiliyoruz, biz buradan ekmek yiyoruz, biraz daha idare edelim diyoruz. Ama şirket bizi kolaylıkla gözden çıkarıyor. Haksız hukuksuz bir şekilde.

İşten çıkarılmamız 29. maddeye göre, maddenin içeriğine baktığımızda, cinsel taciz gibi birçok şuçlama var. Biz 24 saat kameralı bir ortamda çalışıyoruz, kadın arkadaşlarımızla. İşte işten 2 saat erken çıkmışsın, şirketi zarara uğratmışsın gibi. Ama bizim fazla mesailerimizden, alacaklarımızdan söz eden yok. Onlar sizden olsun diyorlar.

Hukuksal sürecimiz başladı. Yönetim tarafından yollanmış ciddi mailler elimizde var. Bunlar mahkeme sürecinde sonuçlanacak.

Alacaklarımızın ödenmesi için buradayız. STP Gıda veya Özsüt tüm personelin kurumsal tarafı için bahsediyorum. Çünkü bir de bayiler var, onlar bu konuya uzak. Onların da bu durumdan haberi yok. Şu an markanın kötülenmesi onlara da darbe vurmuş durumda, şöyle düşünün onlarca para ödeyip marka hakkını almışsınız, ama Özsüt hukuksuz davrandığı için siz de mağdur oluyorsunuz.

Onlara da buradan geçmiş olsun diliyorum.

Özsüt kurumsal taraf için konuşuyorum, paraları ödeyip sözlerini tutsunlar, yoksa biz her gün burada eylem yapmaya kararlıyız. Paramızın tamamını alıncaya kadar.

Son söz Twitter'da bir hashtag açtık "#Özsüt sözünü tut" diye, herkesten destek bekliyoruz.

yenidünya: Çok teşekkür ederiz. Haklı direnişinizin sonuna kadar arkasındayız.

Söyleşi: Yaşar SALTÜRK

paylaş