Danıştay, Tank Palet fabrikasını otoyol sandı!

10 May 2019

Türk Harb-İş Sendikası’nın Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesine karşı açtığı davada, Danıştay 13. Dairesi, yürütmenin durdurulması talebini reddetti. İptal davasına ise devam edilecek.

Tank Palet Fabrikası'nda örgütlü Türk Harb-İş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 20 Aralık 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanan Tank Palet Fabrikası'nın 25 yıllığına işletme hakkı devri yoluyla özelleştirilmesine ilişkin aldığı kararın yürütmesinin durdurulması ile tümden iptali için Danıştay'a iki ayrı dava açtı. Sendika dava dilekçesinde, Cumhurbaşkanının özelleştirme kararı alma yetkisi olmadığını, yetki tecavüzü nedeniyle özelleştirmenin hukuka aykırı olduğunu belirtti. Dilekçede ayrıca, askeri fabrika ile kuvvet komutanlıkları arasında hiçbir fark olmadığı, özelleştirmenin milli güvenliği zafiyete uğratacağı, fabrikanın yabancı şirketlerin eline geçmesini önleyecek bir güvencenin de bulunmadığı uyarıları yapılarak yürütmenin durdurulması talep edildi.

 

Ulusal güvenlik zedelenir

Türk Harb-İş, davada kararın iptali için sıraladığı gerekçelerde, fabrikanın savunma sanayi alanında Türkiye’deki tek kurum olduğunu bu yüzden özel sektöre devretmenin milli güvenlik açısından risk oluşturabileceğini, stratejik önemde bir tesis olduğunu, silah sistemlerinin sır niteliğinin kaybolması bakımından da kamu yararı bulunmadığını, askeri silah sistemlerinde kullanılan özellikler ve NATO gereklerini sağlayan gizli bilgiler olduğunu, bu bilgilerin devlet için önem arz ettiğini bildirmişti.

Ülkeyi savunmanın Anayasal bir görev olduğunu hatırlatan sendika iptal gerekçelerinde şunları da sundu: “Bu ödevin bizzat devlet eliyle yerine getirilmesi gereklidir. Milli savunmaya yönelik askeri faaliyetler doğrudan devlerin egemenlik sahası içindeki faaliyetlerinden olup, özel-tüzel kişi ve kurumlar eliyle yerine getirilmesi mümkün değildir. 1. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün işletme hakkının yüzde 49’unun Katar menşeli olan bir firmaya devredilmesi milli güvelik zafiyetine neden olacaktır. Ayrıca tüzel kişilerin tamamının yabancı sermayeli şirketler tarafından satın alınmayacağını garantisi bulunmuyor.”

 

Otoyoldan farkı yok

Davalı Cumhurbaşkanlığı ise savunmasında, sendikanın dava açma yetkisi olamayacağını belirtti. Cumhurbaşkanının özelleştirme kararı alabileceği belirtilen savunmada, kamu kurumlarının mal ve hizmet üretim birimleri ile baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri varlık ve birimlerinin işletme haklarının verilmesi yöntemiyle özelleştirilmesinin yasaya uygun olduğu ifade edildi. Danıştay ret kararında Cumhurbaşkanının özelleştirme kararı alabileceği belirtildi. Kararda, Özelleştirme Kanunun baraj, gölet, otoyol, yataklı eğitim kurumları, limanlar ve benzeri kamu mal ve hizmet üretim birimlerinin verimliliği artırmak amacıyla işletme hakkı yoluyla özelleştirilmesine izin verildiğine dikkat çekilirken Tank Palet Fabrikası'nın da verimliliği artırmak için işletme hakkı devri yoluyla özelleştirileceği, dolayısıyla özelleştirme ilkelerine aykırı bir durum olmadığı ifade edildi.

Başkan dahil 4 üyenin oy çokluğuyla alınan karara tek itiraz ise üye Doç. Gürsel Özkan'dan geldi. Özkan, karşı oy yazısında, özelleştirmeye Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (ÖYK) karar verebileceğini, yetki yönünden Cumhurbaşkanı kararının hukuka uygun olmadığını bildirdi.

Fabrikanın özelleştirmesine karşı çıkanlara Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada yapılan iş, özelleştirme de değildir. İşletme hakkının belli şartlar, belli süreler, belli kısıtlamalar dahilinde BMC’ye devredilmesidir” demişti.

 

 

 

paylaş