Sendikalardan reform paketine tepki

13 Nis 2019

“Yeni Ekonomik Program Yapısal Dönüşüm Adımları 2019” adıyla açıklanan ekonomik hedeflere sendikalardan tepkiler geldi.

Sendikalar yaptıkları açıklamalarda, yapısal dönüşüm adı altında kamuoyuna sunulan ekonomik programın, emekçiler için acı reçete olacağı vurgulandı.

Açıklamaların ortak noktalarından biri de, derinleşen ekonomik krizin faturasının emekçilere yüklendiği, kriz nedeniyle yaşamını sürdüremez hale gelen halkın yaşam hakkının elinden alınacağı vurgulandı.

Sendikalar, kıdem tazminatını fona devretme adımına izin vermeyeceklerini, Zorunlu BES'in, tümden zorunlu hale getirilmesine karşı mücadele edeceklerini açıkladılar.

 

DİSK: "Krizin faturasının işçilerin ve halkın sırtına yüklenmesini kabul etmeyeceğiz.

Kıdem tazminatımızı, ücretlerimizi ve sosyal güvenlik haklarımızı sonuna kadar savunacağız.

Hükümeti uyarıyoruz: İşçiler kriz koşullarında giderek ağırlaşan bir yaşam mücadelesi verirken, kıdem tazminatına ve işçilerin cebine el uzatmanın karşısında her türlü demokratik direniş meşru bir hak olacaktır.

 

Birleşik Kamu-İş: "AKP hükümeti son yıllarda milyonlarca emekçinin çalışma yaşamını kuralsızlaştırmakta, iş güvencelerini ortadan kaldırmak istemekte ve kıdem tazminatı hakkını hedefe koymaktadır.

AKP iktidarı, 31 Mart yerel seçimlerinin sonuçlarını unutmamasını hatırlatıyoruz. AKP iktidarını, ekonomi paketinden ve kıdem tazminatı hakkına göz dikmekten vazgeçmelidir.

Ülkemizdeki ekonomik kriz yurttaşlar üzerinde artan bir hızla kendini hissettirmektedir. Krizin yükünü emekçilerin, çalışanların ve yoksulların sırtına yükleyenlerden ilk fırsatta hesap sorulacağını belirtiyoruz.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak; ekonomi paketini kabul etmiyoruz, kıdem tazminatı hakkımızı reform adı altında sermayeye peşkeş çekilmesine karşı çıkıyoruz."

 

Türk-İş: "Bir yıla 30 günlük kıdem tazminatı ödemesi olan 30 günü muhafaza edilmeli. 30 günün üzerinden başka bir şey konuşmayı doğru bulmuyoruz. Fonlar bizim için hiç açıcı tablo değil. Mevcut yapıyı tutalım. Kıdem tazminatı alamayanlarla ilgili meseleyi çözelim. Mevcut yapı bozulacaksa onun içinde olmayız. Bireysel emeklilikle ilgili konu var o da bu meselenin içinde. Zorla tasarruf olmaz. Bu meselede üç sendika bir araya gelmek zorundayız."

 

KESK: "İşçilerin, emekçilerin, yoksullaştırılmış halkın IMF’siz IMF programının parçası, işveren örgütlerinin hazırladığı paketlere değil, artan hayat pahalılığı ve işsizliği ortadan kaldırmayı, ülkemiz tarafından da onaylanan uluslar arası sözleşmelerle garanti altına alınan onurlu çalışma hakkını hayata geçirmeyi temel alan, emek-insan-toplum odaklı bir dönüşüm programına ihtiyacı vardır.

KESK olarak her geçen gün yakıcılığını daha fazla hissettiren, ekonomik krizin faturası yıkılmak istenen %99’un gerçek ihtiyacı olan bu programın hayat bulması için üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz."

 

DİSK/Birleşik Metal-İş: "On yıllar önce işçilerin verdiği büyük mücadelelerle elde edilen bu hakkı korumak şimdi bizim için bir namus borcudur. Kıdem tazminatlarımız çalışma hayatında çocuklarımıza bırakacağımız mirastır. Yıllardan beri dile getirdikleri kıdem tazminatlarımızı fona devretme girişimlerini şiddetle ret ediyoruz.

Biz emekçiler, üretenler demokrasinin sandık başına giderek oy vermekten ibaret olmadığını biliyoruz. Asıl işimiz şimdi başlıyor. Seçimden önce türlü vaatlerle oy peşinde koşanların, hemen ertesi günlerde gözlerini emekçilerin haklarına diktiklerini de görüyoruz. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikası olarak emekçilerin alınterlerini, birikmiş emeklerini hedef alan bu gasp girişiminin karşısında olacağımızı herkesin çok iyi bilmesini istiyoruz."

 

Türk-İş/Tekgıda-İş: "Kıdem Tazminatı işçilerin son kalesidir, ona dokunan gerçekten yanar. Biz o son kaleyi bedeli ne olursa olsun koruyacağız. Sendiak olrak örgütlü olduğumuz tüm işyerlerinde işi durdurur, en yakın fabrika çalışanları ile buluşmak üzere işyerlerimizi terk ederiz."

paylaş