Ücrette cinsiyet farkı açılıyor

09 Ara 2018

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nun 2018/2019 Küresel Ücretler Raporu, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

ILO, 2017'de küresel ücret artışının, 2008'den bu yana en düşük seviyeye gerilediğini, dünyadaki kadınların da erkeklere göre hâlâ yüzde 20 daha az kazandığını bildirdi.

ILO tarafından iki yılda bir hazırlanan Küresel Ücret Raporu’na göre; 70 ülke arasında anne işçiler açısından en olumsuz koşullar Türkiye’de. Bir başka ifade ile anne olmanın en ağır bedelini kadınlar ödüyor.

130 ülkeden verilere dayanarak hazırlanan rapor, reel olarak (enflasyona göre ayarlanmış) küresel ücret artışı oranının 2016'da yüzde 2,4 iken 2017'de yüzde 1,8'e düştüğünü ortaya koydu.

Raporda, 2017'de küresel ücret artışının, 2008'den bu yana en düşük seviyede gerçekleştiği, küresel finansal kriz öncesi ücretlerin de çok gerisinde kaldığı vurgulandı.

Dünyanın en büyük 20 ekonomisini oluşturan G20 ülkeleri içindeki gelişmiş ülkelerde 2016'da 0,9 olan küresel ücret artışı 2017'de de 0,4'e gerilerken, buna karşılık, G20 içindeki yükselen ve gelişmekte olan ülkelerde ise ücret artışı 2016'da 4,9 iken 2017'de yüzde 4,3 oranında seyretti.

Raporda, son 20 yılda Türkiye'nin de aralarında bulunduğu yükselen ve gelişmekte olan G20 ülkelerinde ortalama reel ücret neredeyse 3 katına çıkarken, gelişmiş G20 ülkelerinde ise sadece yüzde 9 oranında artış olduğuna dikkati çekildi.

 

Ücret artışı yüzde 1

Raporda, G-20’deki gelişmekte olan ülkeler içinde Türkiye’de ortalama ücret artışı 2017 yılında yüzde 1'e düştüğü, Suudi Arabistan, Endonezya ve Hindistan’da ise arttığı bildirildi.

Son 2008 ve 2017 yılları arasında Çin’de çalışanların maaşının iki misli arttığı belirtilirken, Meksika dışında bütün gelişmekte olan G-20 ülkelerindeki ücretlilerin ortalama maaşlarında genelde son 10 içinde ücret artışı görüldüğü kaydedildi. Raporda, gelişmekte olan G20 ülkeleri içinde Brezilya ve Güney Afrika’da 2016 yılında sonra ücretlerde olumlu artış kaydedildiği bildirildi.

 

Kadınlar yüzde 20 az kazanıyor

Rapora göre, küresel düzeyde cinsiyete dayalı ücret eşitsizliği yüzde 18.8 olarak gerçekleşiyor. Türkiye’de bu oran yüzde 12 seviyesinde. Cinsiyete dayalı gelir eşitsizliği Belçika’da yüzde 2.7’iken, Norveç’te yüzde 11.7, Fransa’da yüzde 13.3, İngiltere’de yüzde 16.6 seviyelerinde gerçekleşiyor. Cinsiyete dayalı ücret farklılıkları ile mücadele küresel düzeyde tüm ülkelerin önünde başa çıkılması gereken bir sorun olarak duruyor.

Cinsiyete dayalı ücret farklarının, 70 ülkeyi ve dünya genelinde ücretli çalışanların yaklaşık yüzde 80'ini kapsayan verilere göre, "yenilikçi ve daha doğru yollarla" hesaplandığının altı çizilen raporda, dünyadaki kadınların halen erkeklere göre yaklaşık yüzde 20 daha az kazanmaya devam ettiği kaydedildi.

Rapora göre, Türkiye’de erkekler kadınlara oranla yüzde 9,3 daha fazla kazanıyor. Dünyada, erkeklerin kadınlara oranla daha fazla kazandığı ülkelerin başında Sierra Leone geliyor. Bu ülkede erkekler kadınlara oranla yüzde 44,6 daha fazla kazanıyor. Bu ülkeyi yüzde 43 ile Gambia 42 Pakistan izliyor. Filipinlerde ise durum tam tersi, kadınlar yüzde 6,6 ile erkeklerden daha fazla kazanıyor.

 

Annelik sonrası işsizlik yaygın

Rapora göre Türkiye, yüzde 29.6 ile hem üst, hem de orta ve alt gelir grubundaki ülkeler arasında annelik ücret farkının en yüksek olduğu ülke olarak bu alanda en olumsuz koşullara sahip.

Babalar ise, baba olmalarına bağlı olarak sunulan ek ücretler sayesinde, baba olmayan erkeklere göre daha yüksek ücret seviyeleri ile ödüllendiriliyor. Bir başka ifade ile, kadınlar anne oldukları için ücret yönünden cezalandırılırken, babalar ödüllendiriliyor.

Annelik, çalışma hayatının kesintiye uğramasına ve kadının kalıcı olarak işgücü piyasasının dışına savrulmasına da neden oluyor.

Kadınların işgücüne katılma oranı, kazanç seviyesinden ve yaş grubundan bağımsız olarak zaten tüm ülkelerde erkeklerin işgücüne katılma oranının altında kalıyor. Daha olumsuz bir gelişme, 25-35 yaş grubundaki kadınlar açısından yaşanıyor. Bu yaş grubunda anne olduğu için işgücü piyasasından çıkan kadınlar, çoğunlukla yeniden çalışma hayatına dönemiyor.

 

Eğitim farkı değil, cinsiyet farkı

Rapor, eğitim farklılıklarının söz konusu eşitsizliği açıklamakta yetersiz kaldığını ortaya koyuyor. Nitekim yüksek gelir grubundaki ülkelerde eğitimin cinsiyetler arası ücret farklılıklarına bir puandan daha az bir etkisi olduğu görülüyor.

Yani kadınlar daha az eğitimli oldukları için daha az kazanmıyor. Aksine, çalışma hayatına katılan ücretli işlerde çalışan kadınların erkeklerden daha iyi eğitim seviyelerine sahip olduğu tespit ediliyor.

ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, “Cinsiyete dayalı ücret farkı, sosyal adaletsizliğin en büyük tezahürlerinden biri. Kadınlara hak ettiği ücreti ödememek, kadına karşı şiddetin en kötü biçimlerinden birisi” ifadelerini kullandı.

ILO Türkiye Direktörü Özcan, “Türkiye, rapor kapsamındaki 70 ülke arasında analık ücret farkının en yüksek olduğu ülke. Anne olan ve olmayan kadınlar karşılaştırıldığında, iki grubun kazandığı ücretler arasında yüzde 30’luk bir fark olduğunu görüyoruz. Yani Türkiye’de anne olmanın cezası yüzde 30 daha düşük ücret elde etmek. Dünyada, anne olmanın bedelini en çok Türk kadını ödüyor” dedi.

 

Sürdürülebilir ücret artışı

ILO Genel Direktörü Guy Ryder, rapora ilişkin yaptığı açıklamada, 2018'de de küresel ücret artışlarının düşük oranda seyrettiği bilgisini paylaşarak, "Bu şekilde duraksama gösteren ücret artışları, ekonomik büyümenin ve yükselen yaşam standartlarının önündeki en büyük engeldir. Ülkeler sosyal ortaklarıyla birlikte, sosyal ve ekonomik olarak sürdürülebilir ücret artışı elde etmenin yollarını araştırmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Ryder, kadınların erkeklere göre hala yüzde 20 az kazanmasını da eleştirerek, "Cinsiyete dayalı ücret farklılıkları, günümüz sosyal adaletsizliğinin en büyük tezahürlerinden birini temsil ediyor." ifadesini kullandı.

paylaş