Fırtına geliyor şemsiyenin altına girin

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
15 Kas 2018

Birleşik Metal-İş Sendikası Bilim ve Danışma Kurulu’nun 3. Toplantısı 4 Kasım 2018 Pazar günü, sendikanın Sapanca, Sardunya Eğitim ve Dinlenme Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Bilim ve Danışma Kurulu üyesi akademisyenler, uzmanlar ve merkez yönetim kurulu üyeleri katıldı.

 

Bilim ve Danışma Kurulu, sonuç bildirgesinde şu konulara vurgu yapıldı:

“Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizin etkilerinin önümüzdeki süreçte daha belirgin hale geleceğine dikkat çekilmiştir. Bu krizin 2008 krizinden farklı öğeler taşıdığının, emek örgütlerinin ortak hareket zeminlerinin daraldığının, diyalog mekanizmalarının büyük oranda kaybolduğunun, krizin küresel olmaktan çok “yerli ve milli” bir kriz olduğu tespiti yapılmıştır. Bu süreçte işçi hareketinin daha fazla kriminalize edilmeye çalışılacağına, işçileri birbirine düşürmek için göçmen işçiler ve Suriye bağlamında gündeme gelen savaş stratejilerinin kullanılacağına, krizin yükünün şirketleri kurtarmak adına geniş emekçi kesimlerin üzerine yıkılması tehdidine işaret edilmiştir.”

Bu çerçevede;

1. 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer alan “bireysel hesaba dayalı bir kıdem tazminatı reformu” hedefini de dikkate alarak, işçi ücretlerinin ödemesi geriye bırakılmış kısmı olarak nitelendirebileceğimiz kıdem tazminatının fona devri yolu ile kaldırılmasına yönelik düzenlemelere dair işçilerin bilgilendirilmesinin,

2. Özel emeklilik fonlarına destek olmak amacıyla gündeme getirilen, ücretlilerin iradelerini yok sayarak, bireysel emeklilik fonlarına otomatik katılımlarını ve söz konusu fonlarda belirli sürelerle zorunlu olarak kalmalarını hedefleyen/uygulamaya sokan politikalara karşı farkındalığın, bu konuda siyasal iktidara otomatik katılım konusunda yetki veren yönetmeliğin iptal edilmesi talebinin,

3. Emeklilikte yaşa takılanlarının taleplerinin göz ardı edilmemesinin,

4. Kamuda insan kaynakları başlığı altında, kamu emekçilerinin iş güvencesini daha da geriletmeyi, kamu emekçilerinin üzerindeki keyfi uygulamaları yaygınlaştırmayı amaçlayan esneklik düzenlemelerine karşı, kamu emekçilerle dayanışma halinde bulunulmasının,

5. Emek örgütlerinin ortak hareket etme zemininin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin yürütülmesinin, bu konudaki girişimlerin desteklenmesinin,

6. Krize ve krizin faturasının işçilere çıkartılmasına karşı, ortalama çalışma saatlerinin (resmi çalışma süreleri ve fazla mesailerin azaltılması yolu ile) kısaltılmasının, toplu işten çıkartmaların yasaklanmasının, işçilerin alacaklarının en öncelikli alacak haline getirilmesinin, ücret garanti fonundan yararlanma koşullarının iyileştirilmesinin, işsizlik fonunun siyasal iktidar tarafından, kasıtlı yatırım tercihleri ile zarara uğratılmasının engellenmesinin, işsizlik fonundan yararlanma şartlarının genişletilmesinin ve amaç dışı kullanımlara son verilmesinin,

7. Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında giderek alım gücünü kaybeden asgari ücretin, tespitinde, TÜİK tarafından belirlenen tutarların bile gerisinde kaldığı gerçeğinden hareketle, asgari ücretin geçim ücretinin altında kalmamasının, asgari geçim indiriminin toplam ödenen vergi miktarı düzeyinde belirlenmesinin, asgari ücretin ve emekli maaşlarının, en düşük memur maaşının altında kalmamasının talep edilmesinin, bu konuda bir eylem programının gündeme getirilmesinin,

8. Krizin işyerlerinde etkilerini izlemek üzere örgütlü tüm işyerlerinde kriz izleme sisteminin kurulmasının,

9. İşçileri farklılıklarını kışkırtarak (özellikle göçmen işçiler ve Suriye bağlamında) bölmeye yönelik girişimlere ve işçi eylemlerinin kriminalize edilmesi girişimlerine karşı durulmasının bu bağlamda işçi eylemleri arası dayanışmanın güçlendirilmesinin,

10. Gıda fiyat artışlarına karşı alternatif gıda politikalarının gündeme getirilmesinin, kooperatifler üzerinden bir organizasyon yapılmasının, kooperatif-sendika ilişkisinin gündeme getirilmesinin, bu çerçevede bölgesel çabaların anlamlı olacağının,

11. Mevcut üye kaybının önüne geçmek ve işçilerin yaşam koşullarını korumak hedefini de dikkate alarak, diğer sendikaların tabanını harekete geçirmek, ve diğer sendikaları ortak tutum almaya zorlamanın, bu kapsamda bölgesel eylemlerin yapılmasının,

12. Örgütsüz işyerlerine yönelik “Fırtına geliyor şemsiyenin altına girin“ vb. çağrılarla sendikal örgütlülüğünün yaygınlaştırılmasının,

13. Bu süreçte vazgeçilecek ilk maliyet kalemi olarak, işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik alınan tedbirlerin görülmesine ve işçilerin sağlığını riske atacak uygulamaların gündeme gelmesine karşı tutum almanın önemine dikkat çekilmiştir.

 

Toplantı sonucunda, Bilim ve Danışma Kurulu bünyesinde İşçi sağlığı ve İş Güvenliği alanında yürütülen faaliyetlerin rapor haline getirilerek, bilimsel yayın haline getirilmesi, Mart 2019’da bölgesel bir çalıştayın, Mayıs 2019’da bir atölye çalışmasının yapılmasına, raporda sorunlu görülen işyerlerindeki temsilcilerin eğitime alınmasına, bu atölyelerin bir okul haline getirilmesine, ilk çalışmanın Kocaeli bölgesinde yapılmasına, drama yönteminin söz konusu çalışmalarda etkin olarak kullanılmasına karar verilmiştir.