Flormar değil direniş güzelleştirecek

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
04 Tem 2018

Anayasal haklarını kullanarak Petrol İş Sendikası Gebze Şubesinde örgütlenen Flormar işçileri, patronun tehdit ve baskılarının ardından çoğunluğu kadın yaklaşık 130 işçiyi işten atmasına karşılık 15 Mayıs’tan bu yana fabrika önündeki direnişlerini sürdürüyor.

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan, ülkenin önde gelen kozmetik firmalarından Flormar’da işçiler, patronun sendika düşmanı tutumuna cevabı direnerek veriyor.

Biz de sizlerle paylaşmak üzere fabrikaları önünde sendikalarına, emeklerine ve geleceklerine sahip çıkmak için direnen Flormar işçileriyle, sendikalaşma ve direniş süreçlerine dair kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

yenidünya: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Flormar işçisi: Adım Sultan Kılıç, dokuz yıldır bu fabrikada çalışıyorum.

yenidünya: Neden sendikalı oldunuz?

Flormar işçisi: Daha iyi bir hayat, daha iyi bir ücret ve çocuklarımızın geleceği için.

yenidünya: Ne kadar ücret alıyordunuz?

Flormar işçisi: Asgari ücret alıyordum.

yenidünya: Çalışma koşullarınızdan bahseder misiniz?

Flormar işçisi: Günlük on saat normal çalışma süremiz vardı, mesai ile birlikte on iki saate kadar çıkıyordu.

yenidünya: Sendikalı olduktan sonra neler yaşadınız?

Flormar işçisi: Üye olduktan sonra baskı ve tehditler oldu. Ben açıkça tehdit edildim. “Sendika gelmez ortada kalırsınız, isim verin kimler üye oldu, söyleyin onları işten çıkaralım” dediler. Bu süreçte arkadaşlarımızı satmamızı istediler ama tabii ki mümkün değildi. Sonra hepimizi işten attılar.

İlk 13, sonra 68 kişiyi çıkarttılar, şu an atılan 125 kişiyiz. Ancak ilk işten çıkarmalar olmaya başladığında sendikaya üye olan sayımız 70 civarındayken, işten atmaların ardından bir hafta içinde üye sayımız 200 oldu. Yani onların amacı o 70 kişiyi temizlemekken biz birlikte yürümek için daha da çoğaldık.

yenidünya: Fabrikada işten atmalardan önce kaç kişi çalışıyordu?

Flormar işçisi: 300’ün üzerinde çalışan vardı.

yenidünya: Yani Flormar patronu şu an fabrikanın üçte birini işten çıkararak işi bilen, yıllardır bu fabrikaya emek veren, kalifiye işçilerini ekmeğinden etmiş durumda. Siz de bunun üzerine bir direniş başlattınız, sonra ne oldu anlatır mısın?

Flormar işçisi: İçerideki arkadaşlarla görüşmemizi engelliyorlar. Fabrika kapısını türlü yöntemlerle duvara çevirdiler, demirlerle ördüler. Arkadaşlarımıza “Telefonlarınız dinleniyor, onları aramayın” diye baskı yapıyorlar.

Sanki biz ne yapıyoruz? Anayasal hakkımızı kullandık kötü bir şey yapmadık, kimseye zarar da vermedik, onları tehdit de etmedik. Onlar bizi tehdit edip bize zarar verdi. Servisi üstümüze bile kırdırlar, bıçak çekildi, tehdit edildik.

yenidünya: Sizin enerjiniz çok iyi, birlikte dayanışmanız çok iyi gördüğümüz kadarıyla. Direnişteki çoğu işçi kadın, bundan dolayı kadın örgütlerinin desteği de çok. Bu konuda neler hissettiniz, yalnız olduğunuzu düşündünüz mü?

Flormar işçisi: Hayır, hiç yalnız değildik. Hiç yalnız olduğumuzu da düşünmedik. Sürekli destek verenler var, buraya gelenler var, arayanlar var. Her yerden destek geliyor. Destekler bir gün bile eksilmedi.

yenidünya: Direnişiniz dünyaya yayıldı, birçok ülkede ve dilde destek veriliyor. Yves Rocher firması da, Flormar hisselerinin büyük çoğunluğuna sahip olması dolayısıyla protesto ediliyor. Fransa’da da eylemler oldu. Bu konudaki hislerinin neler?

Flormar işçisi: Etkinlikler oluyor, gidiyoruz, konuşuyoruz. Söz hakkımız oluyor, kendimizi anlatıyoruz. Sürecimizi anlatıyoruz, destek istiyoruz, destek görüyoruz.

yenidünya: İlk gün ile bugünü kıyaslarsanız ruh hâliniz, beklentileriniz ve özgüveniniz nasıl?

Flormar işçisi: İlk günden daha inançlıyız, başaracağımıza olan inancımız daha fazla. Daha önceden tel örgü ve brandalar yoktu. Bunlar bizi daha da hırslandırıyor. Yani onlar bizi sindirmek istedikçe biz daha çok hırslanıyoruz.

yenidünya: Çevrenizden, ailenizden, komşularınızdan, arkadaşlarınızdan destek alıyor musunuz?

Flormar işçisi: Tabii ki destek alıyoruz; bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. Her hâlükârda biz hakkımızı alacağız.

yenidünya: Burada, Gebze’de fabrikanın önünde duruyoruz diye düşünebilirsiniz ama siz Türkiye’de birçok insana emeğinin karşılığını alacağına dair umut aşılıyorsunuz, ışık tutuyorsunuz çok değerli bir iş yapıyorsunuz. Biz de bu direnişinizin sonunda hakkınızı alacağınıza inanıyoruz.

Flormar işçisi: Ben umutluyum, hakkımızı alacağız, yeniden fabrikaya gireceğiz.

yenidünya: Sizler bir şeyler söylemek ister misiniz?

Flormar işçisi: Arkadaşlarımızla aynı düşüncedeyiz onlar branda tel örgü çektikçe biz daha inatçı oluyoruz, sinirleniyoruz. Bizi işten attıktan sonra en az altı yedi kamera koydular. Kameralar karşısında mücadele veriyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar bizi yıldıramazlar. Korkan içeride olan, onlar bizler değiliz.

yenidünya: Sendikaya üye olmalar devam ediyor mu?

Flormar işçisi: Tabii ki yüzün üzerinde üye var. Önceden bir alkış yapanı bile işten çıkarıyorlardı. Şimdi işten çıkarmıyorlar, yıllık izine ayırıyorlar. Taktik değiştirdiler.

yenidünya: Sendikanızdan destek alıyor musunuz?

Flormar işçisi: Evet maddi manevi sürekli destek alıyoruz. Onların desteği olmasa belki BİZ bu kadar ilerleyemezdik. Sadece sendika değil, diğer fabrikalardan da desteğe geliyorlar. Her yerden destek geliyor. Destek gördükçe umutlanıyoruz mesela sizin videonuzu gördük gerçekten gurur duyduk. Sadece biz değil, bizim için dışarıda da bir şeyler yapanlar var.

yenidünya: Eylemler çoğu yerde yapıldı, yapılmaya da devem edecek. Siz direndikçe bu boykot bu direniş daha da yayılacaktır. Siz burada direndikçe Türkiye’ye ve dünyaya yayılmaya devam edecek. Peki sizlerin bir beklentisi, arzusu, eksik kaldığını düşündüğünüz bir şey var mı?

Flormar işçisi: Biz bu direnişin büyüyeceğini, bu kadar destek alacağımızı bilmiyorduk. Bize içeride diyorlardı ki "Biz bir aileyiz", bir anda sendikalı olduğumuz için bizi evlatlıktan reddettiler. Ama biz Petrol İş ile aile olduk. Biz içeride yakın değildik bu arkadaşlarla, dışarı çıktık, şimdi diyoruz ki gerçekten bir aileyiz.

yenidünya: Çok teşekkür ediyoruz.

 

Röportaj: Fethiye Kabataş & Emrecan Araz