Şeker fabrikaları satılırken Bekir Bozdağ'ın görevi çok zor

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
09 Nis 2018
AKP hükümeti, şeker fabrikalarının satışına başladı. Üç gün önce Bor ve Kırşehir şeker fabrikaları satıldı. Ülke genelinde şeker fabrikalarının satışına karşı yaygın ve güçlü bir direnç var.
 
Aynı zamanda Yozgat milletvekili olan Bekir Bozdağ'a Yozgat'ta düzenlenen Bakanlık Çalışmaları Değerlendirme toplantısı öncesi sorulan sorulardan biri de, Kılıçdaroğlu'nun şeker fabrikalarının satışına karşı oluşuyla ilgili ne düşündüğü idi.
 
Bozdağ verdiği cevapta 1983 seçimi öncesi Turgut Özal ile Necdet Calp arasındaki tartışmaya değinerek "Calp köprüyü sattırmam dedi, ama aziz milletimiz Özal'ı iktidar yaptı" dedi. 
 
Bozdağ neyi demedi? Emekçilerin, madencilerin, özelleştirme ve talan düzeninin simge ismi Özal'ı, 1991 yılında Ankara'ya yaptıkları yürüyüşte ''Çankaya'nın şişmanı, işçi düşmanı'' veciz sloganıyla andıklarını söylemedi.
 
Devamla Bozdağ, ''Şimdi yıl olmuş 2018 gene sattırmayız diyor. Aynı tas, aynı hamam yola devam ediyor. Bugün dünyanın ileri ülkelerinin tamamında özelleştirmeler yapılmış, hatta Rusya, komünizmden vazgeçen bir ülkedir, orada dahi özelleştirmelerin çok büyük oranda tamamlandığını görüyoruz. Devlet fabrikatör değildir, devlet yatırım yapanların önünü açacak, onlara destekler verecek ve özel sektör güçlenecektir. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi milletimizin de, devletimizin de, pancar üreticimizin de, fabrikada çalışan işçilerimizin de yararınadır'' dedi.
 
Bozdağ neyi demedi? ''Tekel satıldı, sigaralar ithal tütünle üretiliyor, içki bölümü önce Amerikan, ondan sonra da İngiliz sermayesine satıldı, Seka satıldı, kâğıt ithal ediliyor'' demedi.
 
Bir başka şeyi daha söylemedi, ki bizce bu çok önemli. Kendince çok güçlü bir argüman olarak Rusya örneğini veriyor. Doğru söze ne denir?
 
8 Aralık 1991'de Sovyetler Birliği'nin içeriden dağıtılmasıyla, özelleştirmeler yağma ve talan boyutunda yapıldı. Rus mafyası ekonomide etkin bir güç oldu. Dünya basınında adı çok bilinen 'Rus oligark'ların hikâyeleri, yatları, özel uçakları konuşulur oldu. Rus halkının kazanımları belli ellerde toplandı. Zenginlik küçük bir azınlığın elinde toplanınca yoksulların sayısı da doğal olarak arttı. Yüksek öğrenim görmüş nitelikli elemanlar bile yurtdışında, Türkiye dahil her türlü işte çalışmak zorunda kaldılar. Yaşam süresi kısaldı, yaşanan ekonomik bir soykırımdı.
 
Bozdağ, Rusya'nın son yıllardaki toparlanmasının ardında, kamunun ekonomide yüzde otuzbeşlere düşen payının, yüzde yetmişlere çıkması olduğunu da söylemiyor.
 
Bozdağ, tüm bunları söylerken televizyondan onu izlemek ilginçti, kendisi halka bu kadar karşı bir uygulamayı büyük bir pişkinlikle anlatırken, ille de satacağız derken, yanındakilerin mutsuz ifadeleri gözden kaçmadı.
 
Türkiye emekçileri yaratıcıdır, zorla elinden alınanları geri almayı bilir.