Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı'dan itiraf: "Silah değil, gıda"

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
12 Oca 2018

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba'dan itiraf gibi açıklama geldi. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki "Ziraat Öğretiminin 172. Yılı Kutlama Töreni"nde yaptığı konuşmada, milli tarımın ve üretimin her şeyden önce geldiğinin altını çizdi.

Dünyadaki açılığa dikkat çeken Bakan Fakıbaba, 20-25 yıl sonra silahların değil gıdanın konuşulacağını, gıda üretimek zorunda kalınacağını vurguladı.

Gelecek 20 yıl içinde gelişmiş ülke olmanın tek kıstasının gıda olacağına dikkat çeken Fakıbaba, "20-25 yıl sonra silah mı gıda mı? Gıda, gıda, gıda... İstediğiniz kadar silahınız olsun ama gıda ile her işi halledeceksiniz. Eğer bir ülke kendi gıdasını üretemiyorsa, başka ülkelere muhtaçsa, tam bağımsız bir ülke haline de gelememiştir diyorum" dedi.

Fakıbaba'nın bu itirafı, Türkiye'nin tarım alanında 126 ülkeden yaptığı 133 ayrı kalemdeki gıda ithalatı ile dünyadaki konumunu kaybettiği döneme denk gelmesi açısından da ilginç.

Tarımsal kalkınma vurgusu

Samsun'da katıldığı bir programda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yanlış gıda politikalarına değinen, Fakıbaba "Gıdanız olduğu müddetçe gelişmiş ülkeler olacaksanız" diye konuştu.

Fakıbaba, kırsal kalkınmanın büyük önem taşıdığını aktardığı konuşmasında, "Maalesef ihmalden dolayı, burada bizim de ihmalimiz var, çok değerli bilim adamlarının da, oradaki yaşamı, orada yaşanan ortamı maalesef insanlar yetersiz bulmuş ve şehirlere gelmişler" dedi. Köylerin sahipsiz kaldığını ve kırsal kalkınmaya ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Fakıbaba, bu sayede tersine göçün sağlanabileceğini de sözlerine ekledi.

Bakan Fakıbaba, şöyle devam etti: "Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, 'Milli ekonominin temeli ziraattir' diyerek tarımın ülke ekonomisindeki önemini vurgulamış. Önemli bir vizyon. Ben sadece ülke ekonomisi değil, ülkemin bağımsızlığı olarak da kabul ediyorum."

Fakıbaba, gıdanın önemine vurgu yaparak, gıda güvenliğinin büyük önem taşıdığını anlattı. "O güvenliği sağlayamazsak, karnımızı doyuramazsak, 100 tane Samsun olsa 40'ıncı gün dayanırsınız, 41'inci günü, 50'nci günü, Allah korusun düşmanım falan dışında söylüyorum, sizin malınız olsa bir şahsa dersiniz ki; 'Yahu bir karnımı doyurayım ben bu Samsun'u veriyorum.' Çünkü ölmek üzeresiniz" diye konuşan Fakıbaba, tarımsal kalkınmanın büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

 

800 milyon aç

Fakıbaba sözlerine, "Çiftçilerim ürünleri çok zor şartlarda üretiyor ama çok kolay tüketiyoruz. Dünyada 800 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği yerde önümden yiyeceklerin yarım yarım gitmesi zoruma gidiyor. Bunu anlatmak için yetişmiş akademik kadroyla bilgili insan kaynağına ihtiyaç var. 20-25 yıl sonra silah mı gıda mı diye sorulsa gıda denecek. İstediğiniz kadar silahınız olsa da gıdayı üretmek zorunda kalacağız. Bu nedenle ziraat ve veteriner fakülteleri çok önemli öğretim kurumlarıdır. Tarımsal öğretime başlanan 1846 yılından bu zaman çok yol kat edildi. Bugün gelinen nokta bir son değil bir başlangıç olarak kabul edilmelidir. Elde ettiğimiz bilgileri daha da ilerleterek tarımı aktarmalıyız. Tarım milli bir olaydır. Tarımımıza özel önem vereceğiz. Hiç ahıra girmeden diploma alan veteriner hekim ve mühendis arkadaşlar var. Veteriner ahıra girip o koku üstüne sinmezse o arkadaş veteriner değildir. Son 15 yılda mühendis ve veteriner hekim sayısını 3 kat artırdık. Bu yeterli olmayacak bunları daha da artıracağız. Su ürünleri mühendisleri sayısında da artış yaşanacak. Bütçe imkanları doğrultusunda ihtiyaç olan istihdamı sağlayacağız. Bu sayı şu anda yeterli değil.” diye devam etti.