Tarımda “Sıfır gümrük” kararına tepkiler artıyor

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
02 Ağu 2017

CHP milletvekil Sarıbal ve MHP genel başkan yardımcısı ve milletvekili Karakaya, tarımda sıfır gümrük uygulamasına tepki gösterdiler.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bakanlar Kurulu kararıyla TMO'ya ve ESK sıfır gümrükle ithalat yetkisi verilmesine sert tepki gösterdi. Sarıbal, "İthalatın fiyatları düşürmediği yaşanarak görülmüştür. Buna rağmen ithalat sarmalında hala ısrar edilmektedir" açıklamasını yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) gümrük vergisiz buğday, arpa, mısır ve pirinç, Et ve Süt Kurumu'na (ESK) ise sıfır gümrük vergisiyle büyükbaş ve küçükbaş canlı hayvan ile et ithalatı yetkisinin çiftçiye darbe vurduğunu söyledi.

Et ve Süt Kurumu'na ve Toprak Mahsulleri Ofisi'ne sıfır gümrükle ithalat yetkisinin verilmesine tepki gösteren Sarıbal, Hükümet gümrük vergisi oranlarını indirerek, enflasyonu düşündüğünü ancak bunun başarısız sonuçlandığını kaydetti. Sarıbal, “Kırmızı et sorununun ithalat yoluyla çözülmesinin mümkün olmadığı, ithalatın fiyatları düşürmediği yaşanarak görülmüştür. Buna rağmen ithalat sarmalında hala ısrar edilmektedir" ifadelerini kullandı.

Çiftçi değil, şirketler korunuyor

Hükümetin çiftçinin değil şirketlerin çıkarlarını koruyan politikaları uyguladığını ileri süren Sarıbal, “Tarımsal üretimde koruma duvarlarını kaldırmak, başka ülkelerin devlet destekli ürünlerine kapıları sonuna kadar açmak, başka ülkelerin çıkarına fayda sağlamak anlamına gelmektedir. Gümrük vergisi oranlarını düşürmek veya sıfırlamakla üretimi değil ithalatı teşvik eden politikalar uygulamaktadır. Böylelikle ülkemize tarım ürünleri satan başka ülkelerin çiftçilerini desteklemektedir" değerlendirmesini yaptı.

Pahalı ve dışa bağımlı

Türkiye'nin birçok üründe dışa bağımlı hale geldiğini söyleyen Sarıbal, şunları kaydetti:

“Çiftçimizin kullandığı girdiler hem pahalı hem de dışa bağımlıdır. Buna karşılık ürün fiyatları ise düşüktür. Sübvansiyonlu ucuz ithal ürünlerle rekabet şansı bulunmayan üreticimize bu durumda tarımı, toprağı terk etmekten başka çare kalmamaktadır. Daha önce de belirttiğim gibi, çözüm çiftçiyi terbiye edici ithalat politikalarında değil, üretim maliyetlerinin düşürülmesinde, destekleme politikasında ve daha da önemlisi üretim planlamasında aranmalıdır."

Çiftçi aleyhine sonuçlanıyor

Karakaya, TMO ve ESK'ya ithalat yetkisi verilmesinin, piyasaların gerektiğinde hem üretici hem de tüketici lehine regüle edilmesinde öteden beri kullanılan bir araç olduğunu ancak böyle bir yetkinin hasat döneminin ortasında verilmesinin regülasyon tekniği açısından son derece yanlış olduğunu kaydetti. Karakaya, "Bu yetki hasattan çok sonra genellikle fiyatların anormal düzeyde yükselmesi söz konusu olduğu zamanlarda fiyatın düşmesi maksadıyla verilir. Hatta çoğu zaman da bu yetkiler kullanılmadan maksat da hasıl olur. Verilen bu yetki ithalat yapılacağı anlamına gelmez, gelmemelidir de. Bu, spekülatörlere ve muhtemel spekülasyonlara karşı kamu gücünü kullanma yetkisidir. Gelin görün ki yaptığı ilk hatayı düzeltmeye çalışan Hükümet bunu da ağzına yüzüne bulaştırmış, çiftçi aleyhine sonuçlanmasına neden olmuştur. Bu, iyi niyetle yapılmış olsa bile manipülasyona açık böyle bir konuda gerekli bilgilendirme ve aydınlatmalar yerinde ve zamanında yapılmamıştır. Bu, acemi birisinin suni teneffüs yapmaya çalışırken kazazedenin ölüm riskini daha da artırması gibi bir şeydir" ifadesini kullandı.

İthalden vazgeçilmeli

Hububat üreticisinin, 2003 yılından bu yana alın terinin karşılığını almadığını söyleyen Karakaya, o tarihlerde 1 litre mazot almak için 2,5 kg buğday satan çiftçinin, bugün yaklaşık 5 kg buğday satmak zorunda kaldığını ifade etti. Karakaya, Hükümetin, gıda fiyatlarının her yükselişinde hep ithal silahını kullandığını, buna karşın her seferinde fiyatların düşme yerine daha da yükselerek geri döndüğünü dile getirerek, “İthalatı üretimin alternatifi görmek AKP hükümetlerinin genel yaklaşımı olmuştur. Bugün de maalesef aynı şeyi yaparak farklı sonuç beklendiğini görmek Türk tarımı adına üzücü bir durumdur" dedi.

 

Hükümet yanlış yolda

Karakaya, şunları kaydetti:

"Gıda fiyatlarında yaşanan öngörülemeyen artışların sebebini, gıdanın hammaddesi olan tarım ürünlerinin fiyatlarında arayan Hükümet fevkalade yanlış bir yoldadır. Hükümet, ithalatı üretimin alternatifi görme anlayışından vazgeçmeli ve piyasa temelli çözüm politikaları yerine bir an önce tarımın yapısal sorunlarına yönelik çalışmalara hız vermelidir. Başta mazot, gübre, elektrik, tohum ve finans olmak üzere girdi maliyetleri düşürülmeli ve dünya girdi maliyetleriyle uyumlaştırmalar sağlanmalıdır. TMO bir an önce Tarım Ürünleri Müdahale Kurumu haline dönüştürülmeli, fiyat istikrarının sürdürülebilir kılınması için de vadeli işlemler ve lisanslı depoculuk faaliyetleri etkinleştirilmelidir."