21 Aralık 2011 grevi

06 Mar 2012

21 Aralık 2011 Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde yeni bir grevin yazılmasıyla noktalandı. Eğitim,sağlık ve büro emekçileri Türkiye’nin her bölgesinde her türlü baskı ve hak gaspına karşı haklarını savunmak için grevdeydi. İstanbul’da gerçekleştirilen görkemli yürüyüş ve mitinge 10.000′lerce eğitim, sağlık ve büro emekçisi, ilerici, devrimci, yurtsever katıldı. İşçi sınıfı mücadelesinin bir ürünü olan Suphi’den Bilen’e Gelenek Yaşıyor Girişimi ve TÜM-İGD de alanlarda yerini aldı.Grev sesleri İstanbul’un dört bir yanını sardı Sabahın erken saatlerinde iş yerlerine giden eğitim ve sağlık emekçileri “Bu işyerinde GREV vardır” pankartlarını asarak grevi başlattılar. Hastanelerde hasta ve hasta yakınlarına bildirileri ve hastane içinde gerçekleştirdikleri basın açıklamalarıyla ulaşan emekçiler grevlerinin haklı sebeplerini gür sesle haykırdılar.10.000′lerce emekçi 3 koldan Beyazıt Meydanı’na yürüdü Hastanelerde, okullarda gerçekleştirilen çalışmaların ardından kamu emekçileri belirlenen buluşma noktalarına akın ettiler. Çapa Tıp Fakültesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Eminönü’nde toplanan kamu emekçileri bu alanlardan Beyazıt Meydanı’na doğru yürüyüşe geçtiler. Suphi’den Bilen’e Gelenek Yaşıyor Girişimi ve TÜM-İGD’li gençler Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu kortejiyle Çapa Tıp Fakültesi önünden başlayan yürüyüş kolundaydı. İstanbul’un en işlek caddelerinden biri olan Millet Caddesi’ni trafiğe kapatarak yürüyüşe geçen KESK’liler, sağlık emekçileri, Tıp Öğrenci kolları, ilerici, devrimci, yurtsever insanlar “Kıdem hakkımız gaspedilemez”, “Asgari ücret=Azami sefalet”, “Sağlık haktır satılamaz”, “Sağlık dönüşüm ölüm demektir”, “Hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır” sloganlarını hep birlikte yükselttiler. Çapa ve Cerrahpaşa yürüyüş kolları Haseki Eğitim Hastanesi’nin önünde biraraya gelerek sağlık emekçileri adına bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Açıklamayı İstanbul Tabip Odası Başkanı Taner Gören okudu. Basın açıklamasının ardından DEV-SAĞLIK-İŞ Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da bir konuşma yaptı. Basın açıklamasının ardından yürüyüş kolları birleştirilerek Beyazıt Meydanı’na doğru yürüyüş sürdürüldü.Beyazıt Meydanı, Grev Meydanı! Yürüyüş kollarının miting alanına ulaşmasıyla ilerici, devrimci, yurtsever hareketin tarihinde çok önemli yer tutan Beyazıt Meydanı “Grev Meydanı”na dönüştü. “Grev Meydanı”na ulaşan kamu emekçileri “Baskılar bizi yıldıramaz. Devrimci tutsaklara özgürlük” şiarını hep birlikte yükselttiler. İstanbul Üniversitesi Ana Kapısı, eğitim emekçilerinin astığı “Bu iş yerinde GREV vardır”, öğrencilerin astığı “Arkadaşlarından haberin var mı? Tutuklu öğrencilere özgürlük” sloganlı pankartlarla donatıldı. Dayanışma grev alanında yalnızca bir kelimeden ibaret değildi. Greve çıkan on binlerce emekçi, greve destek olan öğrencilerin yanı sıra basın emekçileri de dayanışmayı yükseltmekteydi. Grevin haberini yapmak için alanda bulunan basın emekçileri önceki gün gözaltına alınanlar başta olmak üzere tüm tutsak basın emekçileri için 3 dakikalık destek eylemi gerçekleştirerek dayanışmayı yükselttiler. Tüm yürüyüş kollarının alana girmesiyle miting programı başladı. Yunanistan kamu emekçilerinin selamının iletilmesinin ardından tutuklu bulunan KESK üyeleri, öğrenciler, gazeteciler ve devrimciler selamlandı. Sendikal Güç Birliği Platformu temsilcisi Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, DİSK Genel Başkan Vekili Tayfun Görgün, Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey Üyesi Osman Öztürk ve KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tombul, Ekvador Demokratik Halk Hareketi (MPD) Milletvekili Geovanni Ayala birer konuşma yaptılar. İsmail Hakkı Tombul, kamu emekçilerin grev hakkının engellenmesine inatla karşı gelerek meydanları dolduran grevcileri selamladı. AKP’nin kamu çalışanlarını ve halkı aldattığını belirtti. Bir yıl önce toplu sözleşmeyle ilgili düzenleme yapma sözü veren hükümetin bu sözü tutmak yerine kamu çalışanlarını görmezden gelen uygulamalarını sürdürdüğünü vurguladı. İşçiyi, emekçiyi, emekliyi, işsizi kapsamayan bir bütçenin kabul edilemez olduğunu söyledi. En uzun gecenin yaşanacağı grev gününün aydınlığı müjdelediğini vurgulayarak “karanlığın en yoğun olduğu anın aydınlığa en yakın an olduğu”nu belirtti. Tombul konuşmasını KESK’li ve çeşitli muhalif kesimlere mensup tutsakların adlarını anıp selamlayarak noktaladı.Yaşasın enternasyonal dayanışma Mitingte işçi sınıfının halkların kardeşliğini yükselten, enternasyonal dayanışmayla güçlenen mücadelesi Ekvador Demokratik Halk Hareketi (MPD) Milletvekili Geovanni Ayala’nın konuşmasıyla bir kez daha ispatlanmış oldu. Ayala’nın konuşması kitle tarafından coşkuyla karşılandı. Ayala’nın konuşmasının ardından Maltepe Belediyesi’nde çalışan taşeron işçilerinin işten atılma tehdidine karşı direniş çadırı kurdukları kürsüden duyurularak direnişçi işçiler selamlandı. İşçi sınıfının tarihine altın harflerle yazılan 21 Aralık 2011 Grevi, konuşmaların ardından Grup Yorum ve Mezopotamya Kültür Merkezi’nden bir sanat emekçisinin Türkçe, Kürtçe seslendirdiği ezgileri eşliğinde Grev Meydanı’nın halaylarla kuşatılmasıyla sona erdi.

paylaş