Öğrencime dokunma!

06 Mar 2012

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜÖÜD) Boğaziçi Üniversitesi Şubesi bugün (23 Aralık 2011 Cuma) saat 13:30′da Güney Kampus Ana Meydan’da yaptığı basın açıklamasıyla AKP iktidarının devrimci ve ilerici öğrencilere yönelik sistemli tutuklama kampanyasını protesto etti.
Basın açıklamasında 126 öğretim elemanının imzasını taşıyan metin okundu. Metinde “gençleri şiddetle terbiye etmekten bir türlü vazgeçmeyen” devlet yapısına karşı çıkılırken, öğretim elemanlarının tutuklu öğrencilere sahip çıkacağı belirtildi.
Şiddetli yağmura rağmen yüzlerce öğetim elemanının katıldığı basın açıklamasında, “Aydınlık Türkiye, daha  iyi bir dünya, öğrencime dokunma”, “İçeride dışarıda, hücreleri parçala” sloganları atıldı.
Basın açıklamasında okunan metni okurlarımıza sunuyoruz.
***
Öğrencime dokunma!
Çağdaş Hukukçular Derneği’nin raporuna göre Türkiye’de 500’e yakın öğrenci tutuklu. Öte yandan, devlet kaynaklarına dayalı, resmi bir başka hesaplamaya göre tutuklu öğrenci sayısı 138. Hangi rakamın doğru olduğu sorunu bir yana, bu sayılar bir gün azalıyor, ertesi gün çoğalıyor. 2011 Türkiye’sinde öyle görünüyor ki, asayiş ve adalet kurumları bir biçimde öğrencileri tutuklamak istiyor ve bunun için son derece tuhaf gerekçeler üretiyor.
Bizim bu duruma itirazımız var! Çünkü:
Aileleri bu gençleri fedakârlıkla büyütüp bize yolladı. Okullarımıza geldiklerinde biz de onları özenle eğittik; bildiklerimizi onlarla paylaşmaya, bilgiyi birlikte çoğaltmaya çalıştık. Ancak öyle anlaşılıyor ki, Türkiye’deki devlet yapısı, gençlerini “şiddetle terbiye etmek”ten bir türlü vazgeçemiyor!
Gençler ve öğrenciler onları olur olmaz, çoğunlukla da inanılmaz biçimlerde hedef haline getiren kanunlar ile bunların uygulayıcılarının insafına terk edilmiş durumda. Bir “güvenlik devleti” anlayışıyla yoğrulan TMK ve TCK’nın belirli maddeleri gibi kanunların ve bunları uygulayanların öğrencilerimize hoyratça davranmalarından, onlara eziyet etmelerinden rahatsızız. Her yeni örnekle karşılaştıkça sıkıntımız artıyor ve daha güçlü biçimlerde eza çekiyoruz.
Biz, durumu böyle değerlendiren öğretim görevlileri olarak artık bu duruma seyirci kalmayacağız. Demokrasinin yerleştiği ve uygulandığı bir Türkiye’nin oluşumuna katkıda bulunmak için öğrencilerimize sahip çıkıyor ve yetkililere sesleniyoruz:Öğrencilerimize dokunmayın!
Şu ana kadar ve bu andan itibaren hoyratça muamelelere tabi tutulan öğrencilerimizin durumunu takip edecek, maruz kaldıkları hak ihlallerine karşı destekçileri olacağız.
İddianameleri beklerken tüketilen ya da duruşmalar arasına serpiştirilen aylara, tutukevlerinde kaybedilen yıllara, öğrencilerimizin sınıflarından ve hayatlarından çalınan zamana işaret edeceğiz.
Gençlere hak ettikleri özenin gösterildiği demokratik bir ortamın oluşması için şunları talep ediyoruz:
Daha fazla gecikmeden CMK’nın 100, 250, 252; TCK’nın  220, 314; TMK’nın  6, 7 ve 10. maddeleri kaldırılmalıdır.
Ayrıca, özel yetkili mahkemelerin görev, yetki ve yargılama usullerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve hatta 12 Eylül Darbesi’nden bize miras kalmış olan mevcut anayasaya bile aykırı olduğu görülmeli ve bunların kaldırılması yoluna gidilmelidir.
Sınıflarda öğrencilerimizle tam mevcutlu olarak bir arada olmak istiyoruz!
Aydınlık bir Türkiye ve daha iyi bir dünya için…Öğrencilerimize dokunmayın!

paylaş