Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Fri, 12 Jun 2026 09:18:47 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.5 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 İSİG: Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34123/isig-mayis-ayinda-212-yilin-ilk-bes-ayinda-en-az-835-isci-hayatini-kaybetti/ Fri, 12 Jun 2026 09:18:42 +0000 https://yenidunya.org/?p=34123 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) 2026 Mayıs ayı iş cnayetleri rapornu açıkladı.
“Çocuk İşçiliğine ve İş Cinayetlerine Karşı Mücadeleye” başlığıyla yayınlanan raporda yer alan verilere göre; Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk beş ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 149, Nisan 190, Mayıs 212) 835’ye ulaştı.

Raporda şu veriler yer aldı:
-Mayıs ayında en az 212 iş cinayeti
-Kendi nam ve hesabına çalışanların ölümlerinde artış meydana geldi
-İş cinayetleri en çok güvencesiz işkollarında: Tarım, inşaat, taşımacılık
-Ölüm nedenlerinde trafik/servis kazası, ezilme/göçük, yüksekten düşme, kalp krizi ilk sırada
-Silikozis nedenli 3 işçi öldü
-Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedenli ölümlere dikkat
-Her ay mobbing nedenli işçi ölümleri oluyor
-Görünmez kılınan kadın işçi ölümleri
-En az 16 göçmen işçi ölümü gerçekleşti
-Yaşlı, emeklilik çağındaki işçi ölümlerinde dikkat çekici artış yaşandı

“Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü…” cümlesiyle başlayan raporda şunlar yer aldı:
“Çocuklarımızın okuması, oynaması, gezmesi, ruhsal ve fiziksel gelişimlerini tamamlaması, sağlıklı ve güvenli yaşaması gerekirken son yıllarda derinleşen yoksulluk temelinde hızla ve özellikle devlet eliyle de öğrenci/çırak/stajyer adlarıyla işçileştiriliyorlar.
Ülkemizde Çalışma Bakanlığı’nın sitesinde yer alan istatistikleri incelediğimizde resmi olarak her yıl 13-14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçiyor ve bu ölümler duyu(ru)lmuyordu. Ancak 2013 yılından beri İSİG Meclisi olarak kayıt altına aldığımız iş cinayetleri raporlarında da belirttiğimiz üzere son on üç yılda en az 862 çocuk (her yıl 64-65 çocuk) hayatını kaybetti ve bu tablo son iki yılda daha da derinleşti. 2024 yılında 71 çocuk işçi ölürken 2025 yılında ölen çocuk işçi sayısının 94 olması çocuk emeğinin durumunu özetliyor. Binlerce yaralanma, uzuv kaybı, ruhsal ve fiziksel gelişime vurulan darbeler gözükmüyor bile… Bu ay dördü tarım, biri ticaret, biri inşaat ve biri metal işçisi olmak üzere 7 çocuk işçi hayatını kaybetti. Ölen çocuklar arasında uzun zamandır ‘mesleki eğitim değil çocuk işçilik’ diye mücadele ettiğimiz MESEM uygulaması kapsamında çalışan bir çocuk da bulunuyordu.”

İSİG: Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
Tarım, Orman işkolunda 48 emekçi (16 işçi ve 32 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 38 işçi; Taşımacılık işkolunda 33 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 16 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 11 işçi; Metal işkolunda 10 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 10 işçi; Enerji işkolunda 7 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 6 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Madencilik işkolunda 5 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 5 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 4 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 4 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 2 işçi; İletişim işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 4 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 51 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 37 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 34 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 30 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 11 işçi; İntihar nedeniyle 9 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 8 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 6 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 6 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 13 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
0-14 yaş arası 1 işçi,
15-17 yaş arası 6 işçi,
18-29 yaş arası 37 işçi,
30-49 yaş arası 84 işçi,
50-64 yaş arası 68 işçi,
65 yaş ve üstü 13 işçi,
Yaşını bilmediğimiz 3 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin bölgelere göre dağılımı
Mayıs ayında Türkiye’nin 57 şehrinde ve yurtdışında üç ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleşti.
En çok iş cinayeti İstanbul, Ankara, Sakarya, Bursa, Gaziantep, Antalya, Mersin, Aksaray, Samsun, Adana, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Siirt ve Şanlıurfa gibi sanayi merkezleri olan ya da tarımsal üretim veya inşa faaliyetlerinin yoğunlaştığı şehirlerde meydana geldi.
24 ölüm İstanbul’da; 11 ölüm Ankara’da; 10 ölüm Sakarya’da; 9’ar ölüm Bursa ve Gaziantep’te; 8’er ölüm Antalya ve Mersin’de; 6’şar ölüm Aksaray ve Samsun’da; 5’er ölüm Adana, Denizli, İzmir, Kahramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Siirt ve Şanlıurfa’da; 4’er ölüm Bolu, Konya, Manisa ve Tekirdağ’da; 3’er ölüm Balıkesir, Kayseri, Kocaeli, Muğla, Şırnak ve Yozgat’ta; 2’şer ölüm Adıyaman, Afyon, Bartın, Bitlis, Eskişehir, Hakkari, Hatay, Isparta, Kütahya, Mardin, Sivas, Trabzon, Zonguldak ve Ukrayna’da; 1’er ölüm ise Ardahan, Aydın, Batman, Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Edirne, Giresun, Gümüşhane, Kars, Kilis, Kırşehir, Muş, Nevşehir, Rize, Sinop, Van, Kıbrıs ve Meksika’da meydana geldi…

İSİG: Mayıs ayında 212, yılın ilk beş ayında en az 835 işçi hayatını kaybetti
]]>
Eğitim-İş: Mayıs ayı itibarıyla en düşük öğretmen maaşı 10 bin 470 TL değer kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34118/egitim-is-mayis-ayi-itibariyla-en-dusuk-ogretmen-maasi-10-bin-470-tl-deger-kaybetti/ Sat, 06 Jun 2026 08:54:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=34118 Eğitim-İş, TÜİK’in mayıs ayı verilerine göre kamu emekçilerinin Temmuz 2026’daki zam oranının en az yüzde 12,40 olacağını belirterek, yoksulluk sınırının 113 bin 845 liraya ulaştığı koşullarda, mayıs ayı itibarıyla en düşük öğretmen maaşının 10 bin 470 lira, doktor öğretim üyesi maaşının ise 15 bin 521 lira değer kaybettiğini açıkladı.

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş), sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı mayıs ayı enflasyon verileri ile kamu emekçilerinin maaşlarında yaşanan kayıplara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gelir artışının yapılacağı tarih yaklaştıkça TÜİK’in enflasyon oranlarını gerçeğin çok altında açıkladığı kaydedilen açıklamada, bu durumun emekçiyi düşük gelir artışına mahkum etme çabasının bir sonucu olduğu belirtildi.

TÜİK verilerine göre 2026 yılının mayıs ayı enflasyonunun yüzde 1,71 olduğu hatırlatılan açıklamada, mayıs enflasyonu ile birlikte 2026 yılına ait beş aylık enflasyonun yüzde 16,61, enflasyon farkının ise yüzde 5,05 düzeyinde gerçekleştiği aktarıldı. Açıklamada, “Buna göre Temmuz 2026 için 8. Toplu Sözleşmede belirlenen yüzde 7 oranındaki zamma, enflasyon farkının eklenmesi ile kamu emekçilerinin gelirlerinde yaşanacak artışın yüzde 12,40’ın altında olmayacağı kesinleşti” bilgisine yer verildi.

Emekçiden sermayeye servet aktarımı
Eğitim-İş’in paylaşımı şöyle:
“Gelir artışının yapılacağı tarih yaklaştıkça TÜİK’in enflasyon oranlarını gerçeğin çok altında açıklaması, emekçiyi düşük gelir artışına mahkûm etme çabasının sonucudur. Toplu sözleşmede halkın satın alma gücünü enflasyona karşı koruması imkânsız olan zam oranlarına atılan imzalar, TÜİK’in enflasyonu gerçek dışı ve oldukça düşük oranlarda açıklamasıyla birleştirildiğinde emekçinin yoksullaşması kaçınılmaz olmaktadır.
TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 24’e çıkarırken, yoksulluk sınırı artarak 113 bin 845 liraya ulaşmışken, kamu emekçilerinin maaşları her ay enflasyon karşısında önemli tutarlarda erimektedir. Mayıs ayı ile birlikte satın alma gücü Dr. Öğretim Üyesi maaşı için 15 bin 521 lira, Tekniker maaşı için 11 bin 63 lira, Şef maaşı için 10 bin 675 lira, en düşük öğretmen maaşı için 10 bin 470 lira ve hizmetli için maaşı 9 bin 577 lira tutarında düşmüştür. Bu şartlar altında ülkede geçim adeta imkansızlaşırken siyasi iktidar ile TÜİK kararlı biçimde emekçiden sermayedara servet aktarımına devam etmektedir. Kaynakların yetersizliği söylemleri ile emekçinin cebini boşaltıp, sermayedarın kasasını dolduran zihniyet, emekçiyi yoksullaştırma politikaları ile enflasyonun yarattığı gelir dağılımı adaletsizliğine engel olmak yerine ortak olmaktadır.”

Kaynak: ANKA

]]>
Yeraltından çıkıp örnek oldular https://yenidunya.org/emek-gundemi/34114/yeraltindan-cikip-ornek-oldular/ Sat, 06 Jun 2026 06:38:35 +0000 https://yenidunya.org/?p=34114 Doruk madencileri, yeraltında döktüğü terin hakkını son kuruşuna kadar aldı. 14 yıllık madenci Yüksel, mücadeleyi dayanışmanın kazandırdığını belirterek en unutulmaz anın madenci çocuklarının yaşadığını mutluluk olduğu söyledi.

Doruk Madencilik işçileri, 2022 yılında Yıldız SSS Holding devredilmesiyle başlayan haksızlıkları Bağımsız Maden İş’le tanışmalarının ardından verdikleri sendikal mücadeleyle kazanımla sonuçlandırdı. Ankara’dan hakları için yola çıkan, 180 kilometre yol kat ederek Ankara’ya ulaşan işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde defalarca gözaltına alınıp, polis müdahalelerine maruz kalmalarına rağmen mücadelelerinden bir an olsun vazgeçmedi.
İçişleri Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın garantörlüğünde sözler alan, ardından verilen sözler tutulmayınca yeniden direnişe geçen Bağımsız Maden İş ve 130 maden işçisi, tüm baskı ve engellemelere rağmen Ankara’dan bu defa tüm haklarını alarak, kazanımlarının mutluluğu ve mücadelelerinin verdiği yorgunlukla birlikte geri döndü.

Doruk Madencilik işçilerden, mücadelenin ön safrasında yer alan Özkan Yüksel, yaşadığı mutluluğu ve dayanışmanın, birleşmenin önemini BirGün’den Ebru Çelik‘e anlattı. Yaşanan süreçte çok yorduklarını aktaran işçi, yürüyüşte ayaklarının yaralandığını, gece yerlerde yattıklarını, soğukta bir battaniyeye dört arkadaş sarılarak ısındıklarını söyledi.
Her şeye rağmen hissettiği yorgunluğun, kazanmanın mutluluğuna dönüştüğünü belirten Yüksel, kazanım haberini aldıklarında ilk olarak madencilerin çocuklarının yüzlerine bakıp, onların mutluluğunun kendi için en unutulmaz an olduğunu ifade etti.

Ankara’ya kaçak gittik
Öncelikle en şaşırdığı olayın Ankara’ya kaçak olarak gitmeleri olduğunu söyleyen Yüksel, 130 işçinin yaklaşık 35’inin, Eskişehir’de telefonlarını kapatarak ve polislere görünmeden yola koyulduklarını söyledi. Ankara’ya vardıklarında geceyi Aşti’de bir otoparkta saklanarak geçirdiklerini, sabah olduğunda ise Yıldızlar SSS Holding’in önünde olmak için yola koyulduklarını aktaran Yüksel, o anları şöyle anlattı:
“Ankara’ya ulaştık ve AŞTİ’de kapalı bir otoparkta gizlendik. Kaçak gibi, gizli saklı bir şekilde Ankara’ya indik. Şirket önüne geleceğimiz sırada bakanlık halka ‘Gelen insanların paraları yattı, eylem yok, geri dönün’ demiş. O sırada muhalefet ve milletvekilleri de oradaydı. Başaran Aksu bizim 60-65 kişiyle holdingin önüne gitmek üzere yolda olduğumuzu söyleyince milletvekilleri şok olmuş, ‘Millet burada, onlar nasıl gitti?’ diye şaşırmışlar. Biz takip edilmemek için bütün iletişimimizi kapatmış, telefonlarımızı uçak moduna almıştık. Sabah saat 11’de AŞTİ’den taksiler tutarak holdingin önüne gittik.”

Halk bizim için oradaydı
Mücadelede kendini hiç yalnız hissetmediğini söyleyen direnişçi, Holding önündeki desteği, dayanışmayı gördüğünde işçi sınıfının birleşmeden kazanamayacağını bir kez daha o kalabalığı gördüğünde anladığını söyledi:
“Ben o kadar büyük bir kitlenin olacağını zannetmiyordum. Çok büyük bir destek geldi. Halk bizim için oradaydı, herkesin gözleri doluydu. İnsanların bize bakışı, sarılmaları, sanki özlenen bir akrabaya sarılır gibiydi. Gördüğüm herkesle sarıldım, kucaklaştım, sohbet ettim.”
Duygularını sözlerle ifade edemediğini ifade eden Yüksel, işçilerin ekonomik olarak çöktüğünü ve aldıkları haklarıyla tüm işçilerin borçlarını ödeyeceklerini söyledi. “Aramızda zamanında iki üç ay ev kirasını ödeyemeyen, kirası birikmiş insanlar, icra takibi olanlar vardı” dedi.

Üç arkadaşım yeraltında
Son olarak yaptıkları işin önemine ve zorluğuna değinen Yüksel, madenciliğin en zor ve tehlikeli mesleklerden biri olduğunu belirterek 14 yıldır yaptığı mesleğinde 3 arkadaşını yeraltında bıraktığını anlattı. Madenciliğe başladığı 2012’in Haziran ayında madende yaşanan bir patlamada arkadaşını kaybettiğini söyleyen Yüksel, o anları unutamadığını, manyak madencinin de o gün istifa ettiklerini ifade ederek yaptıkları işi ve yaşanan iş cinayetini şu sözlerle aktardı:
“Patlamanın şiddetiyle üç kişiyi birden geri fırladı. Makineyi kullanan arkadaşımız orada vefat etti. 2-3 hafta kendimi toparlayamadım. Yeraltında her şey olabilir. Her an her an gaz sızıntısı, toz patlaması, grizu olabilir. Havasız ya da oksijensiz kalabilirsiniz. Yerin 550-600 metre altında çalışıyorsunuz. İlerisinde iki kilometre, toplamda ise 16-17 kilometre uzunluğunda galerilerimiz var. Artık daha iyi şartlarda, daha güvenceli ve güvenli çalışmak için mücadele edeceğim.”

Özşen Madencilerinin çocuklarından mesaj var: “Babamızın hakkını istiyoruz”
Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Özşen Madencilik’te çalışan işçilerin aylardır ödenmeyen ücretleri, fazla mesai alacakları ve tazminatları için sürdürdükleri direniş 17’inci gününde açıklama gerçekleştirdi. Barta Tekstil, Temel Conta, Digel Tekstil ve direnen tüm işçi sınıfına destek açıklaması yapan madenciler “Birimizin kurtuluşu, hepimizin kurtuluşu olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diyerek işçi sınıfına birleşme çağrısı yaptı.
Diğer yandan işçilerin çocukları baretlere yazı yazarak kamuoyuna mesaj gönderdi: “Biz babamızın hakkını istiyoruz”, “Babamızı çok özledik.”

]]>
“Emeklisini yoksulluğa mahkum eden bir toplumun vicdanı yaralıdır.” https://yenidunya.org/emek-gundemi/34112/emeklisini-yoksulluga-mahkum-eden-bir-toplumun-vicdani-yaralidir/ Sat, 06 Jun 2026 06:24:46 +0000 https://yenidunya.org/?p=34112 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Başkanı Salman Hürkardeş, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerini eleştiren yazılı bir açıklama yaptı.
“Ben kendim de emekli bir yurttaşım, emekli aylığımın yıllar içerisinde nasıl eridiğini yaşayarak biliyorum” diyen Hürkardeş, “Bu sistem sadece bizi yoksullaştırmakla kalmıyor, çocuklarımızın, torunlarımızın, gençlerin ve kadınların gelecek umutlarını da karartıyor.” dedi.

TÜİK, Mayıs ayı enflasyon oranını yüzde 1,71 olarak, yıllık yüzde 32,61 olarak açıkladı, inandırıcı mı? Kesinlikle hayır; ben kendim de emekli bir yurttaşım, emekli aylığımın yıllar içerisinde nasıl eridiğini yaşayarak biliyorum; görevim gereği üyelerimizin yaşadığı geçim zorluklarına, barınma sorunlarına, kritik hastalıklarda randevu bulamayıp çaresiz kalmalarına aşinayım.
Kaldı bir ay, haziran ayı da açıklanınca altı aylık enflasyon farkını hesaplayıp ‘’Temmuz zammı’’ diye aylıklarımıza yansıtacaklar. Enflasyon farkı ödemesine zam olarak adlandırmak dilin hileli kullanımıdır. Emekli aylıklarına gerçekten zam yapılsa bizim alım gücümüzün artması, en azından korunması gerekirdi.
Bu hesaplamalara göre yapılacak artışlar derde deva olmaz, emekliler ilk hedef olarak 2002 yılı öncesi koşullara ulaşmak istiyorlar.2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 lira iken en düşük emekli aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 liraydı. Bugünkü 28 bin 75 liralık asgari ücretin yüzde 40 fazlası 39 bin 305 lira eder. Siz en düşük emekli aylığı olarak 20 bin lira veriyorsunuz, yani yaklaşık olarak aylıkların yarısını yok etmişsiniz, şimdi kırıntılarla idare edin diyorsunuz. Üstelik de emeklilik sisteminde prim gün sayısına bağlı dengeleri de bozdunuz, herkesi yoksullukta eşitliyorsunuz. Üç yıldır memur emeklilerinin yasa gereği hakları olan seyyanen zammı bile uygulamadınız.

Toplumsal sorumluluk
Biz emekliler, bu iktidarın uyguladığı, yoksulluğumuza sebep olan neo liberal yağma sistemine razı olmadığımızı ve olmayacağımız her fırsatta hem bireyse hem topluca dile getiriyor, çözüm yollarını da sunuyoruz. Bu sistem sadece bizi yoksullaştırmakla kalmıyor, çocuklarımızın, torunlarımızın, gençlerin ve kadınların gelecek umutlarını da karartıyor. Emeklisini yoksulluğa mahkum eden bir toplumun vicdanı yaralıdır. Çocukların gençlerin kadınların yarınından umudu kırıksa toplumun geleceği tehlikededir. Bu yüzdendir ki mücadelemizi sadece kendimizle sınırlamıyor kurtuluşumuzun hep birlikte olacağının bilinciyle hareket ediyoruz.

Çare var
Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki gibi planlı kamucu karma ekonomi modelinin tekrar uygulanması şarttır. Bugün ülkemizde milyonlarca emekçinin yoksulluğu pahasına bir avuç dolar milyarderi var, dağlarımız yaylalarımız zeytinliklerimiz vahşi madenciliğin saldırısı altında. Sağlıklı toplum için, emekçilerin birlikte ürettiği hakça bölüştüğü bir düzene ulaşmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Herkesin karnı tok sırtı pek başı dik olsun, çocuklarımız ve torunlarımızla birlikte onurumuzla insanca yaşayalım.

]]>
Direnişin dersini verdiler https://yenidunya.org/emek-gundemi/34109/direnisin-dersini-verdiler/ Fri, 05 Jun 2026 09:26:52 +0000 https://yenidunya.org/?p=34109 İtalyan Lisesi Grevi kazanımla sonuçlandı

Özel İtalyan Lisesi’nde öğretmenlerin 123 gündür sürdürdüğü grev kazanımla sonuçlandı. Öğretmen Bük, “Üzerimizde kazanmanın verdiği gurur var” derken Aydurmuş ise “Örgütlenmenin önemini gördük” diye konuştu.

İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde 14 öğretmeninin 123 gündür sürdürdüğü grev, okul yönetiminin toplu iş sözleşmesini imzalamasıyla kazanımla sonuçlandı. Dün sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte grev sona ererken öğretmenler ise işe döndü. Tez-Koop-İş’te örgütlü öğretmenlerin ısrarlı direnişi sonucunda yaklaşık 40 yılın ardından ilk kez bir özel okulda toplu iş sözleşmesi imzalanmış oldu.

“Başımızı öne eğmedik, diz çökmedik”
BirGün’den Metin Yetim’in haberine göre, dün okul önünde yapılan açıklamada öğretmenler adına konuşan Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt, “Önümüze barikatlar kurdular, bizi yalnızlaştırmaya çalıştılar, hakkımızı arıyoruz diye bizi suçladılar ama bir milim bile eğilmedik. Başımızı öne eğmedik, diz çökmedik. Biz bu mücadeleye neden başladık? Türk öğretmenleri olarak daha ağır bir ders yükünün altında ezilmeye, kötü çalışma koşullarına ve mesleki standartlarımızın yok sayılmasına karşı çıktık. Varılan uzlaşmayla hem okuldaki ayrımcılığa son veren hem de mali haklarımızı güvenceye alan emsal niteliğinde bir anlaşmaya vardık” dedi.

“Öğrencilerimizi bırakıp greve çıkmak çok zordu”
5 yıldır Özel İtalyan Lisesi’nde çalışan 25 yıllık edebiyat öğretmeni Aslıhan Bük “Üzerimizde kazanmanın verdiği bir gurur var. Öğretmenler yıllardır kötü ve zor koşullarda çalıştırılıyor ki özel okullarda bu durum daha fazla. Umarım herkes için bir ilham kaynağı oluruz ve tüm öğretmenlerimiz daha iyi koşullara kavuşur. Bu bizim en büyük temennimiz” dedi.
“Öğrencilerimizi bırakıp greve çıkmak çok zordu” diye konuşan Bük özetle şu ifadeleri kullandı: “Bu kadar uzayacağını, neyle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ama kazandık. Mücadelede direnmek önemli bir şey, haklılığını ispatlamak önemli bir şey. Dayanmak da zordu ama başarmanın da bir mutluluğu var.”

‘Örgütlenerek başardık’
Öğretmen Hamise Aydurmuş ise direnmenin ve örgütlenmenin önemini gördüklerini söyledi. Aydurmuş, “14 öğretmen kenetlendik ve hiç fire vermedik. Hiçbir arkadaşımız grev kırıcı olmadı. Öğretmen işçidir, özel sektör çalışanıdır ve aslında iş verimliliğini artırmak için de bu şekilde toplu sözleşmelerle süreci ilerletebilirler. Mutsuz öğretmenler iyi nesiller yetiştiremez. Biz beyaz yakalılar olarak biz kendimizi farklı yere konumlandırıyoruz. Bu yüzden de çok savunmasız kalıyoruz. Bu nedenle örgütlenmeliyiz” ifadelerini kullandı.

‘Mücadeleyi öğrendiler’
Veli Banu Evrim Taşer ise en başından bu yana öğretmenlerin grevini desteklediklerine dikkat çekti. Taşer “Çocuklarımız bu grevde bir gün haksızlığa maruz kaldıklarında haklarını nasıl arayacaklarını ve zafere nasıl ulaşacaklarını öğrendiler. ‘Hak verilmez, alınır’ ile ‘Bu düzeni değiştireceğiz’ demesini öğrendiler. Eğitimin kalitesi öğretmenin refahıyla ilişkili. Öğretmenler bugün hâlâ hak ettiklerinin altında maaş alıyor” dedi.

]]>
Doruk Madencilik işçileri: ‘Birlikte direndik, birlikte kazandık’ https://yenidunya.org/emek-gundemi/34106/doruk-madencilik-iscileri-birlikte-direndik-birlikte-kazandik/ Fri, 05 Jun 2026 09:19:24 +0000 https://yenidunya.org/?p=34106 Bağımsız Maden İş Sendikası, Doruk Madencilik işçilerinin tazminat, yıllık izin, TİS farkları ve ücretsiz izin dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğini belirterek, direnişin zaferle sonuçlandığını duyurdu.
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerinin eylemleri sonuç verdi. Bağımsız Maden İş Sendikası, işçilerinin tazminat, yıllık izin, TİS farkları ve ücretsiz izin dönemine ilişkin alacaklarının ödendiğini duyurdu.

“Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz.”
Bağımsız Maden İş Sendikası’nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verilidi:
“Doruk Madencilik direnişimiz zaferle sonuçlanmıştır. Madencilerin tazminatları, yıllık izinleri, TİS farkları ve yasa dışı zorunlu ücretsiz izinde geçen sürelerin ücretleri işçilerin hesaplarına yatırılmıştır. Hesaplamalarda eksiklik veya yanlışlık tespit edilme ihtimaline karşı sendikamız, bakanlık ve şirket arasında takip eden süreçte işleyecek bir mekanizma tanımlanmıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın sürdürdüğü sendikal haklara ve zorunlu ücretsiz izin uygulamasına ilişkin teftişin sonucunda ortaya çıkabilecek fazladan hakların da şirket tarafından itiraz edilmeksizin ödeneceği konusunda kesin mutabakata varılmıştır. Hiçbir söze kanmadık, yalnızca irademize ve dayanışmaya inandık. Bizimle yürüyen halkımıza ve madenci dostlarına teşekkür ederiz. Birlikte direndik, birlikte kazandık. Ankara’daki heyetimizle, Edirne’de sendikamız öncülüğünde 15 gündür direnen Özşen Madencilik işçilerinin yanına geçiyoruz. Köleliğe karşı her daim, her yerde mücadele edeceğiz.”
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Ancak taahhüt edilen ödemeler yapılmayınca işçiler yeniden eyleme başlamıştı.

Kaynak: ANKA

]]>
“Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” adı altında “Örtülü zam” https://yenidunya.org/yurt/34104/saglikli-hayata-katki-fonu-adi-altinda-ortulu-zam/ Thu, 04 Jun 2026 10:11:28 +0000 https://yenidunya.org/?p=34104 Sağlık Bakanlığı, sağlık alanında kamu kurum ve kuruluşlarına kaynak aktarımı ve okullardaki beslenmeyi destekleme amacıyla “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” kurulması için bir taslak hazırladı.

Taslak metine göre, şekerli içecekler, atıştırmalık gıdalar ve tütün ürünlerine getirilecek yeni fon kesintileriyle vatandaşın alışveriş sepeti zam tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Tasarıya göre, bu ek ödemelerle oluşturulacak bütçe doğrudan sağlık projelerine aktarılacak.

Sağlık Bakanlığı’nın hazırlamakta olduğu yeni yasa taslağı kapsamında, birçok gıda ve tütün ürünü için ek bir fon payı alınacak. Fon gelirleri market raflarında satılan ambalajlı ürünlerden ve tütün mamullerinden sağlanacak. Hedef, özellikle çocuklar ve gençler arasında sağlıklı beslenme alışkanlıklarını artırmak ve kamu sağlığına destek vermek.

Fon kesintisi ürün fiyatlarını yükseltecek
Taslağa göre “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” adı altında kurulması planlanan yeni yapı, çeşitli ürünlerden alınacak fon katkılarıyla finanse edilecek. Şekerli içecekler için şeker miktarına göre 100 mililitrede 1 TL’den başlayıp 5 TL’ye kadar ulaşabilen bir fon kesintisi getiriliyor. Atıştırmalık ürünlerin satış fiyatının yüzde 20’si oranında, nişasta bazlı şeker içeren ürünlerde ise bu oran içeceklerde 10 TL’ye, atıştırmalıklarda ise yüzde 40’a kadar yükseltilebilecek.

Tütün mamullerinde ise paketli ürünlerden kutu başına 20 TL, açık tütünde ise kilogram başına 100 TL kesinti uygulanması gündemde. Belirlenen miktarların yarısını düşürüp iki katına çıkarma yetkisi ise Cumhurbaşkanına veriliyor. Aynı zamanda, her yıl bu oranlar yeniden değerleme oranında artırılacak.

Fonun iddiası sağlıklı toplum!
Fon yönetiminin başında Sağlık, Tarım, Maliye, Ticaret, Aile ve Milli Eğitim bakan yardımcılarından oluşan bir kurul yer alacak. Kamu tüzel kişiliğine sahip bu fon, kurumlar vergisinden muaf tutulacak. Ayrıca fonun elde ettiği gelirler iktisadi kazanç kapsamında değerlendirilmeyecek. Bağış yapan mükelleflerin hayır ve yardımları gelir ve kurumlar vergisinden indirilebilecek.

Toplanan kaynaklar, okullarda sağlıklı beslenme programlarının yaygınlaştırılması, obezite ve diş sağlığı kontrolleri, kantin destekleri ve gıda sektöründe şeker azaltmaya yönelik AR-GE çalışmaları gibi alanlara aktarılacak. Ayrıca, yerel yönetimlerin park, yürüyüş yolu ve spor sahası projeleri ile kapalı alan tütün denetimleri ve tıbbi donanım alımları da fon kapsamında finanse edilecek.

]]>
Madenciye bir tokat da polisten https://yenidunya.org/emek-gundemi/34100/madenciye-bir-tokat-da-polisten/ Thu, 04 Jun 2026 08:24:45 +0000 https://yenidunya.org/?p=34100 Özşen Madencilik işçilerinin 3 aydır ödenmeyen ücretleri için firma sahibi Kiremitçiler’in ofisine başlattıkları yürüyüşe polis ve jandarma müdahalede bulundu. İşçilerin darp edildiği müdahale anlarında polis bir madenciye tokat attı.

BirGün’den Ebru Çelik’in haberine göre, Kiremitçiler Grup’a bağlı Özşen Madencilik işçileri, 3 aydır ödenmeyen ücretleri için Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesindeki Kiremitçiler’in ofisine yürüyüş başlattı. İşçiler jandarma ve polis tarafından defalarca engellenmeye çalışılsa da abluka aşılarak yürüyüş devam etti. Yürüyüş esnasında polis ve jandarma madencilere defalarca müdahalede bulundu. İşçilerin paylaştıkları görüntülerde bir çevik kuvvet polisinin maden işçisine tokat attığı görüldü. Madencilere uygulanan polis şiddeti tepki çekerken Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz “İşçilerin tüm haklarını almadan durmayacağız, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

Abluka durduramadı
Bağımsız Maden İş’te örgütlü Özşen Madencilik işçileri, ödenmeyen ücretleri için başlattıkları direnişin 15’inci gününde dün Tekirdağ Namık Kemal Dinlenme Tesisi’nden Süleymanpaşa’daki Kiremitçiler Grup ofisine yürüyüş başlattı. İşçiler, gelen müdahaleler ve ablukalara rağmen yürüyüşlerini tamamlayarak Kiremitçiler Grup’un ofisine ulaştı. Polis müdahalelerine baretlerini yere vurarak tepki gösteren işçiler, “Zafer direnen madencinin olacak” sloganı attı. İşçiler “Haklarımızı almadan bu yoldan dönmeyeceğiz. Gerekirse rotamızı Ankara’ya çevireceğiz” dedi.
Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Kemal Yılmaz, yürüyüş esnasında gelen müdahaleler nedeniyle işçilerin ve sendika yetkililerin zor anlar yaşadığını söyledi. Madencilere uygulanan polis şiddetini kınadıklarını vurgulayan Yılmaz, yaşananları şu şekilde aktardı: “Normal şartlarda sabah saat 10.00’da Namık Kemal Dinlenme Tesisi’nden yürüyüşe başlamayı planlıyorduk, temennimiz buydu. Fakat buradaki emniyet güçleri, polis ve jandarma yolumuzu kesti. Yolda yürürsek güvenliğimizi tehdit edecek durumlar gelişebileceği tezini savunarak bizi engellemeye çalıştılar. Bu engelleme nedeniyle orada yaklaşık iki saate yakın beklemek zorunda kaldık. Sonrasında farklı bir noktadan yürüyüşe başlama kararı aldık ve oradan yola çıktık.”
Yürüyüş esnasında belirledikleri güzergâhın dışında bir rota dayattıkları için yol boyunca çok kez tansiyonun yükseldiği anlar yaşandığını aktaran Yılmaz, “Polisin en sert müdahalede bulunduğu o an doğrudan merkeze girmemizi ve ofisin önüne geçmemizi engellemek istemelerinden kaynaklandı. Ama biz nihayetinde yürüyüşümüzü kendi planımız dahilinde gerçekleştirdik ve ofisin önüne kadar gittik. Bu defa da ofisin önünü abluka altına aldılar” diye konuştu.

Mücadele sürecek
Yürüyüş esnasında defalarca üstlerinin ve telefonlarının aradığını belirten Yılmaz, şöyle devam etti: “Yalnızca biz değil işçilere de aynı muamele yapıldı. Biz bunu kesinlikle reddediyoruz. Çünkü burada ortada çok ciddi bir mağduriyet söz konusu. Eğer ortada iyi niyetle ilgili bir durum varsa, bu iyi niyet bizim karşımızda barikat kurmak olmamalıdır. Yetkililerin, mağdurların karşısında bir müzakereci pozisyonu alması ve kendi yetkilerini bu mağduriyeti çözmek için kullanması gerekir. İşçilerin tüm haklarını almadan bu müdahaleler bizi yıldırmayacak. Madencilerin yer altında, gün yüzü görmeden alın terleriyle kazandıkları tüm haklarını şirketlere bırakmamak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

İşçilerin talepleri
-İşten atılan arkadaşlarımız işe geri alınsın
-Ödenmeyen maaşlar derhal ödensin
-2025’yılından ödenmeyen mesai ücretleri eksiksiz ödensin
-Emekli olan madencilerin mağduriyeti derhal giderilsin
-Çalışma koşulları işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına uygun hale getirilsin
-İşçilere dönük tehdit, baskı ve yıldırma girişimleri derhal son bulsun.

Biz engellenirsek halkımız hakkımızı arasın!
Diğer yandan, ödenmeyen ücretleri için direniş başlatan Doruk Madencilik işlerinin üç bakanlık ve Yıldızlar SSS Holding’e verdiği mühlet bugün doluyor. “Saat 12.00’ye kadar tüm alacaklar işçilerin hesaplarına yatmaz ise yeniden Ankara’ya geleceğiz” diyen işçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, “Engellemelere rağmen organizasyonumuzu yaptık. Altı noktadan holdingin önüne yarın saat 12.00’de gireceğiz. Bizi takip eden gazeteci, sanatçı, akademisyen dostlara, işçiden emekçiden yana her tür siyasete, sendikaya, yüreği bizimle atan her tür yurttaşımıza, üniversite ve lise öğrencisi arkadaşlarımız kendi hesaplarınızdan yarın saat 12:00’a Holding önüne çağrı yapın” dedi. İşçilerden Özkan Yüksel, “Biz her şeyi göze aldık. Bizi engeller, gözaltına alırlarsalar halkımızı bizim yerimize Holding önünde hakkımızı aramaya davet ediyorum” çağrısı yaptı.

]]>
TÜİK nisan ayı resmi işsizlik verilerini açıkladı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34098/tuik-nisan-ayi-resmi-issizlik-verilerini-acikladi/ Thu, 04 Jun 2026 08:17:04 +0000 https://yenidunya.org/?p=34098 TÜİK verilerine göre resmi işsizlik oranı hafif bir artışla yüzde 8,2’ye yükselirken; zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücünü de kapsayan geniş tanımlı işsizlik (atıl işgücü) oranı yüzde 30,1 olarak gerçekleşti. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı ise yüzde 14,5 olarak hesaplandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaş grubundaki işsiz sayısı, nisanda bir önceki aya kıyasla 5 bin azalarak, 2 milyon 868 bin kişiye geriledi. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artışla yüzde 8,2 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı, geçen yılın aynı ayına göre ise 0,5 puan azaldı.
İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8, kadınlarda yüzde 11 olarak tahmin edildi.

Genç nüfusta işsizlik yüzde 14,5
Söz konusu ayda, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfustaki işsizlik oranı, nisanda bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 14,5 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı, erkeklerde yüzde 12, kadınlarda yüzde 19,4 olarak hesaplandı.

Gerçek işsizlik yüzde 30,1
Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı nisan ayında bir önceki aya göre 1,2 puan azalarak yüzde 30,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,5 olarak tahmin edildi.

İstihdam ve işgücü azaldı
TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı nisan ayında 356 bin kişi azalarak 32 milyon 166 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,6 puanlık düşüşle yüzde 48,1 seviyesine geriledi.
İşgücü de aynı dönemde 361 bin kişi azalarak 35 milyon 34 bin kişi olarak kaydedildi. İşgücüne katılma oranı 0,6 puan düşerek yüzde 52,4 seviyesine indi.

Çalışma süresi ve atıl işgücü
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi Nisan ayında 0,3 saat artarak 42,1 saat olarak gerçekleşti.
Atıl işgücü oranı ise 1,2 puan azalarak yüzde 30,1 seviyesine geriledi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,3, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,5 olarak açıklandı.

]]>
Özel İtalyan Lisesi grevi kazanımla bitti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34094/ozel-italyan-lisesi-grevi-kazanilma-bitti/ Wed, 03 Jun 2026 13:04:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=34094 Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin ücret ve çalışma koşullarına karşı başlattığı grev, 123. günde zaferle sonuçlandı. TEZ-KOOP-İŞ’ten yapılan açıklamada “Grevimiz, bugün hukuki bağlayıcılığı olan tutanağın imzalanmasıyla sona eriyor. Okul yönetimi, grevimizin resmi ve hukuki olarak sona erebilmesi için gerekli olan resmi tutanakları imzalamış, sendikamıza ve Çalışma Bakanlığı’na iletmiştir” denildi.

Türk öğretmenlere yönelik ayrımcılık nedeniyle yaklaşık 3 ay önce başlayan grevde önemli bir noktaya gelindi.
İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Özel İtalyan Lisesi’nde Türk öğretmenlere yapılan adaletsizliğe karşı çıkan TEZ-KOOP-İŞ sendikasına bağlı öğretmenler tarafından başlatılan grev 123. günde sonuç verdi. TEZ-KOOP-İŞ’ten yapılan açıklamada “Grevimiz, bugün hukuki bağlayıcılığı olan tutanağın imzalanmasıyla sona eriyor. Okul yönetimi, grevimizin resmi ve hukuki olarak sona erebilmesi için gerekli olan resmi tutanakları imzalamış, sendikamıza ve Çalışma Bakanlığı’na iletmiştir” denildi. 

Özel İtalyan Lisesi grevi kazanımla bitti

“İlk öğretmen grevi”
Sendika, süreçte destek olan herkesi grevin yasal bitiş saati olan 4 Haziran 2026 Perşembe günü saat 11.00’de okulun önünde yapılan basın açıklamasına çağırırken öğretmenlerin açıklamanın ardından saat 12.00’de sınıflara döneceği belirtildi. Son gelişme sonrası Cumhuriyet’e konuşan Özel İtalyan Lisesi Grev Gözcüsü ve okulun tarih öğretmeni İlhan Gülek “Türkiye’nin ilk öğretmen grevinin hikayesiydi bu” ifadelerini kullandı.

“İmkansız denilen bir yoldu”
“Yaşadığımız tüm zorluklara ve baskılara rağmen, grevin sona erdirilmesi için gerekli resmi tutanaklar bizim istediğimiz gibi imzalandı ve sendikalı olarak işimizin başına dönüyor, öğrencilerimize kavuşuyoruz” diyen Gülek, “Hikayemiz, ülkemizin İşçi, emekçi sınıfı için mutlu bitti. Biz ilktik. Umarız eğitim emekçileri için imkansız denilen bir yolu açmışızdır” temennisinde bulundu.

Kaynak: Cumhuriyet

]]>