Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 22 May 2024 13:50:18 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.5.2 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 KAMU-AR: Gıda fiyatlarında ilk beş aylık artış yüzde 26’ya ulaştı https://yenidunya.org/emek-gundemi/30176/kamu-ar-gida-fiyatlarinda-ilk-bes-aylik-artis-yuzde-26ya-ulasti/ Wed, 22 May 2024 13:50:17 +0000 https://yenidunya.org/?p=30176 -Gıda fiyatları mayıs’ta yüzde 0,8 arttı
-Gıda fiyatları mayıs’ta bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında artış kaydetti.
-Yılın ilk beş aylık dönemindeki artış ise yüzde 26’ya ulaştı.
-Bu artışla birlikte gıdada yıllık enflasyon yüzde 92,7 oldu.
-Türkiye’nin, bugünkü yüksek enflasyon sürecine sürüklendiği Eylül 2021’de 100 liraya satın aldığı bir gıda sepeti için vatandaşlar, bu ay 845 lira ödemek zorunda kaldılar.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMUAR, “Halkın enflasyonu araştırması Mayıs 2024” raporu açıklandı.
Rapora göre, yoksuların harcamasının yüzde 35,8’i gıdaya gidiyor. Gıda fiyatlarında yılın ilk beş ayında yüzde 26, yıllık olarak ise yüzde 92,7 oranında artış gözlendi.
Dünya genelinde gerileyen gıda fiyatları, konjonktürel olarak son aylarda artış hızı yavaşlasa da Türkiye’de aralıksız 48 aydır artıyor. Bu yıl Mayıs ayında gıda fiyatlarında bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında artış yaşandı. Yılın ilk beş aylık döneminde yüzde 26 oranında yükselen gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 92,7 olarak hesaplandı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir gıda sepetini esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Mayıs 2024 sonuçları açıklandı.

Yoksuların harcamasının yüzde 35,8’i gıda
TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 16,6’sını, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 35,8’ini gıda için yapıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 48 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri etkiliyor. Açıklanan enflasyon bu nedenle bu kesimin gerçek hayatta yaşadığı enflasyonu tam olarak yansıtmıyor. Zira TÜİK enflasyonu hesaplarken gıda harcamalarının ağırlığını yaklaşık yüzde 25 olarak esas alıyor.

Açlık riski artıyor
İktidarın daha sonra “akıl dışı ilan ettiği” ancak yerel seçimlerden önce yeniden uygulamaya başladığı yanlış ekonomik politikaların tetiklediği yüksek enflasyon sürecinin en ağır faturasını gıda fiyatları yüzünden yoksullar ödüyor.
Türkiye’nin, iktidar eliyle bu yanlış politikalarla yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 743 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl Mayıs ayında 845 lira ödemek zorunda kaldılar.
Gıda fiyatlarındaki artış, mevsimlik etkilerle son aylarda yavaşlasa da ücretli ve emekli gibi sabit gelirliler her geçen ay gelirlerinin daha büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalıyorlar.

KAMU-AR: Gıda fiyatlarında ilk beş aylık artış yüzde 26’ya ulaştı

Aylık fiyat artışı
Mayıs’ta et, sebze ve meyve grubu dışındaki gıda harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre arttı. Süt ve süt ürünleri, yağ ve diğer işlenmiş gıda maddelerinde fiyat artışı devam etti.

KAMU-AR: Gıda fiyatlarında ilk beş aylık artış yüzde 26’ya ulaştı

Mayısta, ekmek-pirinç-un-bulgur fiyatları önceki aya göre ortalama yüzde 0,4 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 0,2 oranında azalış yaşandı.  Et ve balık fiyatları geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 83,8 oranında arttı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar bir önceki aya göre yüzde 3,2 oranında artarken, yağ fiyatlarındaki artış yüzde 5 olarak gerçekleşti.
Meyve fiyatlarının yüzde 1,9 oranında gerilediği Mayıs ayında sebze fiyatlarında da bir önceki aya göre ortalama yüzde 1,9 oranında düşüş yaşandı.
Mayıs’ta bakliyat fiyatları önceki aya göre değişmedi. Salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan diğer gıda fiyatları ise yüzde 2 oranında zamlandı.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için Mayıs’ta, bir önceki aya göre yüzde 0,6 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Beş aylık değişim
Gıda fiyatlarında bu yılın ilk beş aylık döneminde ise toplam yüzde 25,8 oranında artış gerçekleşti. Bu dönemde ekmek-pirinç-un-bulgur-makarna fiyatları yüzde 13,5, et-balık fiyatları yüzde 33,7, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatları yüzde 17,5, yağ fiyatları yüzde 24,4, meyve fiyatları yüzde 48,6, sebze fiyatları yüzde 33, bakliyat fiyatları yüzde 18,8, diğer ürünlerin fiyatları yüzde 13,2 arttı.

Yıllık değişim
Bu yıl Mayıs’ta geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 49,2, et-balık fiyatlarında 83,8, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 60,4 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 93 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 121,4, sebze fiyatları ise yüzde 233,5 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 68, diğer gıda fiyatları ise yüzde 79,4 oranında zamlandı.
Gıda fiyatlarında yıllık olarak ise yüzde 92,7 oranında artış gözlendi.

Yıllık ortalama artış
Mayıs 2024 sonu itibariyle son 12 aylık ortalama gıda fiyatları ise bir önceki 12 aylık ortalama fiyatlara göre yüzde 99,2 oranında arttı.

]]>
Üç ülke Filistin’i tanıyacağını açıkladı https://yenidunya.org/dunya/30173/uc-ulke-filistini-taniyacagini-acikladi/ Wed, 22 May 2024 07:58:15 +0000 https://yenidunya.org/?p=30173 Norveç, İrlanda ve İspanya, Filistin devletini tanıyacaklarını duyurdu
Norveç hükümeti, İrlanda Başbakanı Harris ve İspanya Başbakanı Sanchez, Filistin devletini tanıyacaklarını açıkladı.
İsrail Filistinli katliamlarını sürdürürken, Norveç, İrlanda ve İspanya’dan Filistin devletini tanıma kararları geldi.
İsrail, Filistin devletini tanıyacağını duyuran İrlanda ve Norveç’teki büyükelçilerini geri çağırma kararı aldı.

Peşpeşe tanıma kararları
Norveç hükümeti Filistin’i, uluslararası hukuka ve ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarına uygun şekilde 1967 sınırlarıyla 28 Mayıs’ta tanıyacağını duyurdu.
İspanya Başbakanı Sanchez, ülkesinin 28 Mayıs’ta Filistin devletini resmen tanıyacağını açıkladı.
İrlanda Başbakanı Harris de ülkesinin Filistin devletini tanıyacağını duyurdu.

]]>
Vatandaşın borç çıkmazı derinleşiyor https://yenidunya.org/yurt/30168/vatandasin-borc-cikmazi-derinlesiyor/ Tue, 21 May 2024 11:30:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=30168 40.3 milyon vatandaşın 3,1 trilyon borcu var

Ekonomik kriz nedeniyle alım gücünde büyük kayıplar yaşayan vatandaş, kredi ve kredi kartlarıyla geçinmeye çalışıyor. Vatandaşın kredi kartı ve kredi borcu ise her geçen gün katlanıyor.
Borçlanmaya devam eden vatandaşların kredi borçları yüzde 65 artışla 3 trilyonu aşarken borçlu kişi sayısına da yaklaşık 2 milyon eklendi.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, kredi borçları yüzde 65 artarak 3.1 trilyon TL’ye ulaştı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) 10 Mayıs haftasına ait son verilerine göre bankalarca verilen bireysel krediler ile kredi kartı borçları toplamı 3 trilyon 64 milyar TL oldu.

Bireysel kredilerde artış
Bireysel kredilerin yüzde 99’u bankalar tarafından kullandırılırken, bireysel kredilerin yüzde 46’sını kredi kartları, yüzde 29’unu ihtiyaç kredileri, yüzde 15’ini konut kredileri, yüzde 3’ünü taşıt kredileri ve yüzde 7’sini kredili mevduat hesabı oluşturdu.
Takipteki krediler hariç, bireysel kredi kullanan kişi sayısı ise son bir yılda yaklaşık 2 milyon kişi artarak 40.3 milyon kişi olurken, ortalama kredi bakiyesi ise 76.8 bin TL düzeyinde gerçekleşti.
Bunun 1 trilyon 653 milyar TL’sini bireysel krediler oluştururken, kredi kartı borçları ise 1 trilyon 410 milyar TL’ye ulaştı. Bireysel kredi borçlarının, 445 milyar 453 milyon lirasını konut kredileri, 90 milyar 398 milyon TL’sini taşıt kredileri, 1 trilyon 117 milyar 843 milyon TL’sini ihtiyaç kredileri oluşturdu. Bireysel kredilerdeki artış, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.2 bulurken, kredi kartlarındaki artış ise söz konusu dönemde yüzde 110.6 oldu. BDDK verilerine göre toplam borçtaki yıllık artış oranı ise yüzde 51.5’i buldu.

Sorunlu krediler 1 trilyonu aştı
Bankaların bilançolarında yüzdürülen sorunlu krediler de dağ gibi büyüyor. TBB’nin açıkladığı sorunlu ve yeniden yapılandırılan kredilere ilişkin verilere göre ‘yakın izlemedeki kredi’ tutarı 2023 sonunda bir önceki yıla göre 263 milyar lira (yüzde 41) artışla 912 milyar TL’ye yükseldi. Tahsili gecikmiş krediler ise 28 milyar lira (yüzde 18) artışla 182 milyar liraya yükseldi. Böylece bankacılık sektörünün takipteki krediler yanında yakın izleme kapsamındaki sorunlu kredi hacmi 2023 sonu itibarıyla 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi.

]]>
Emekli huzurevi kapısında https://yenidunya.org/emek-gundemi/30164/emekli-huzurevi-kapisinda/ Tue, 21 May 2024 10:00:00 +0000 https://yenidunya.org/?p=30164 Huzurevlerine yapılan başvurular son 5 yılda yüzde 41 arttı

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, “Kiralarını ödemekte zorlanan yaşlılarımız çareyi huzurevlerinin kapısında arıyor” dedi. Son beş yılda huzurevlerine başvuru yapanların sayısı yüzde 41 artarak 19 bin 670’i buldu.
Başevirgen, 10 bin TL aylıkla temel gereksinimlerini dahi karşılamakta zorlandıklarını belirterek, “Kiralarını ödemekte zorlanan yaşlılarımız çareyi ise huzurevlerinde arıyor” dedi.
Başevirgen, son 5 yılda huzurevi ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine yapılan başvurulardaki artışı CİMER’e sordu. Gelen yanıtta son 5 yıl içindeki yüzde 41’lik artış ise dikkat çekti. Yaşlıların ekonomik gerekçelerle huzurevlerine yöneldiğini belirten Başevirgen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “10 bin liralık emekli maaşlarıyla temel gereksinimlerini bile karşılamakta zorlanan emeklilerimiz; bir de fahiş kira artışlardan dolayı barınma kriziyle karşı karşıya kaldı. Kiralarını ödemekte zorlanan yaşlılarımız çareyi ise huzurevlerinde arıyor. 2023 yılında huzurevi ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine başvuru yapanların sayısı 19 bin 670’yi buldu. Son 5 yılda huzurevlerine yapılan başvurularda ortalama yüzde 41 oranında artış yaşandı” ifadelerini kullandı.

Kapasite yetersiz
2023 yılında huzurevlerine yapılan başvuruların, kapasitenin üstünde olduğuna dikkati çeken Başevirgen, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı 17 bin 499 kapasiteli 168 resmi yaşlı bakım bulunuyor. Bu kurumlarda 14 bin 696 yaşlı hizmet alıyor. Buna karşılık ise 2023 yılı itibariyle bakanlığa başvuru yapanların sayısı 19 bin 670’i buldu. Bakanlığın açıklamasına göre 2 yıldan fazla sıra bekleyen yaşlı bulunmuyor ama kapasitenin üzerindeki başvurular bunun çok da doğru olmadığını gösteriyor” değerlendirmesini yaptı.
Özel huzurevi ve yaşlı bakım merkezi fiyatlarına da değinen Başevirgen, şunları kaydetti: “2024 yılında özel huzurevi ve yaşlı bakım merkezi fiyatları yüzde 130’dan fazla zamlandı. 2024 fiyatlarıyla özel huzurevlerinde konaklamanın maliyeti 22 bin liradan 66 bin liraya kadar değişiyor. Huzurevinde kalan birçok memur emeklisi yaşlılar ödemekte güçlük çekecekleri yüksek ücretler konusunda ‘Çıkartılır mıyız’ endişesi yaşamaya başladı. Emekli maaşına yapılan yüzde 49,25 zamla yaşlılarımız özel huzurevlerinin kapısından dahi geçemiyor. Bu fiyatlarla emeklilerin özel huzurevlerinde ve yaşlı bakım merkezlerinde kalma gibi şansları yok. Mecburen devlete ait huzurevlerine yönelen 60 yaş üstü vatandaşlar kapasitenin üzerindeki başvurular nedeniyle uzun süre beklemek zorunda kalıyor.”

Kaynak: BirGün

]]>
Toplu sözleşmedeki haklar kaldırılamaz https://yenidunya.org/emek-gundemi/30160/toplu-sozlesmedeki-haklar-kaldirilamaz/ Tue, 21 May 2024 09:32:11 +0000 https://yenidunya.org/?p=30160 Kamu-Sen çalışanların haklarını budayan tasarruf paketine iptal davası açtı

Kamu-Sen, toplu sözleşme ile gelen hakların kararname ile kaldırılamayacağını savunarak, personel servislerinin kaldırılması, lojman kiralarının artırılması gibi kararlara tepki gösterdi.

İktidarın emekçilerin kazanılmış haklarını da budayan Cumhurbaşkanlığı Kamuda Tasarruf Genelgesi yargıya taşındı. Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Kamu-Sen), lojman kiralarını artıran, servisleri kaldıran, kamuya alınacak personel sayısını sınırlandıran düzenlemelerin iptali istemiyle dava açtı.
Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 17 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayınlandı. Genelgede emekçilerin haklarını kısıtlayan maddelere sendikaların tepkisi artıyor.
Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre, Türkiye Kamu-Sen itirazlarını şöyle sıraladı:
Kamuya yeni personel alımının emekli olan kamu görevlisi sayısı ile sınırlandırılması gözden geçirilmesi gereken bir karardır. Böyle bir karar, önümüzdeki yıllarda artacak nüfusa ve hizmet ihtiyacına paralel olarak kamu çalışanı açığının daha da büyümesine yol açacaktır.
Personel servislerinin kaldırılmasının toplamda 85 milyon TL tutarında bir tasarruf sağlayacağı ifade edilmektedir. Ancak personele verilecek ulaşım kartları, artacak akaryakıt masrafları dikkate alındığında maliyet tasarruf miktarından çok daha fazla olacaktır.

‘Toplu sözleşmeye’ darbe
Servis hizmetlerine yönelik olarak alınmış toplu sözleşme kararlarının da böyle bir çalışma ile iptal ediliyor olması, sendikacılık ve toplu sözleşme ilkelerine aykırı bir durum olarak toplu sözleşmenin özerkliğini yok etmek anlamı taşıyacaktır.
Toplu sözleşme ile alınan kararların idari keyfiyetle iptal edilmesi, örgütlenme özgürlüğüne ve toplu sözleşme hakkına darbe vurmak anlamına gelmektedir. Böyle bir karar, diğer toplusözleşme hükümlerinin de iptal edilebilmesinin önünü açacaktır.
Son yıllarda ev kiralarında meydana gelen fahiş artışlar, kamu görevlilerinin büyükşehirlerde ve tatil beldelerinde çalışmalarını imkânsız hale getirmiştir. Birçok yerde ev kiraları maaşın üzerindedir.
Kamu lojmanları ise nispeten kolaylık yaratmaktadır. Bu kiraların rayiç bedel üzerinden değerlendirilecek olması kamu hizmetlerinin tamamen aksamasına yol açacak, beklenen etkiyi yaratamayacaktır.
Halen yürürlükte olan toplu sözleşme ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararları, personel servisleri, seyahat kartları, giyim yardımları gibi Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne konu olan pek çok hususa ilişkin, kanun gücünde hükümler içermektedir. Kanun hükmündeki kararların normlar hiyerarşisine aykırı bir biçimde genelgeler ya da yönetmelikler yoluyla kaldırılması hukuka aykırı bir durumdur.

Tasarruf bahanesiyle esneklik
İktidar “kamuda tasarruf” adı altında yeniden esnek çalışma modelini gündeme getirdi. Sendikalar, bu esnek ve uzaktan çalışma modellerinin bütçeye ancak “daha az maaş” verilerek katkı yapabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Kamu-Sen’den yapılan açıklamada, “Esnek ve kısmi çalışma, bilinen anlamıyla güvencesiz istihdam ve çalışılan süreye bağlı olarak ödenen düşük ücretleri ifade etmektedir. Kamu personel rejiminin, anayasanın 128. maddesine uygun olarak kamu hizmetlerinin asli ve sürekli devlet memurları ve diğer kamu görevlileri eliyle gördürülmesine dayandırılması gerekmektedir. Esnek ve kısmi zamanlı çalışma, kamu hizmetlerinin aksamasına da yol açacak bir sistemdir. Özellikle güvencesiz istihdama yol açacak, çalışan yoksulluğunu artıracak düşük ücrete dayalı kısmi ve esnek çalışma modellerinden uzaklaşılması kamu hizmetlerinin etkili ve verimli bir biçimde sunulması için vazgeçilmez unsurdur” dendi.

]]>
Emeklilere göstermelik indirim: Yüzde 15 https://yenidunya.org/emek-gundemi/30157/emeklilere-gostermelik-indirim-yuzde-15/ Tue, 21 May 2024 09:01:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=30157 Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, emekliler, kamu kurum ve kuruluşlarının misafirhane, sosyal tesis ve konukevlerinden yüzde 15 indirimli faydalanabilecek. İndirim kararı yıl sonuna kadar geçerli.

Emekli maaşları yıl başından bu yana arka arkaya gelen zamlar ile adeta buhar oldu. İTO ve ENAG enflasyon verilerine göre yılbaşından bu yana yüzde 21 oranında yoksullaştık.
Ancak, 2024 yılını “Emekliler Yılı” ilan eden AKP iktidarı milyonlarca emeklinin beklentilerini karşılamak yerine, 2024 yılını emeklilere cehennem etti.

Göstermelik adım
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıkladığı yeni uygulamaya göre emeklilere indirim kararı alındı.
Resmi Gazete’de yer alan karara göre emekliler kamuya ait misafirhane, öğretmenevi, sosyal tesis ve konukevlerinden yüzde 15 indirimli faydalanabilecek.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı spor tesislerinin emekliler için kullanımı da mümkün olacak. Karar 31 Aralık 2024 tarihine kadar geçerli olacak.
İndirim kararının neden yüzde 15, neden yıl sonuna kadar olduğu ise açıklanmaya muhtaç…

]]>
Yasal faiz oranı yüzde 24 oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/30153/yasal-faiz-orani-yuzde-24-oldu/ Tue, 21 May 2024 08:08:13 +0000 https://yenidunya.org/?p=30153 Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararnamesi’ne göre yasal faiz oranı yıllık yüzde 24 olarak belirlendi. 1 Haziran itibariyle geçerli olacak.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un birinci maddesinde düzenlenen kanuni faiz oranının 1 Haziran’dan geçerli olmak üzere yıllık yüzde 24 olarak uygulanmasına karar verildi.
Yasal faiz oranı 2002 yılında yüzde 55 olarak uygulanıyordu. Ancak sonraki yıllarda kademeli olarak yüzde 9 oranına kadar düşürüldü.
Yasal faiz oranının, yükseltilmesi özellikle işçi alacaklarını olumlu etkileyecektir. Ancak, oranın enflasyon oranlarında düşük olamsınını da hak kayıplarına yol açtığı gözden kaçmamalı.

Yasal faiz oranı neleri etkiliyor?
4857 Sayılı İş Kanunu 34. maddesine göre, ‘Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. ‘ hükmü yer almaktadır. En yüksek mevduat faizi uygulanacak ücret kapsamına temel ücretin yanında, ihbar tazminatı, yıllık izin alacakları, prim, ikramiye, sosyal yardımlar, ücret ekleri ile iş kazası ve meslek hastalığı tazminatları da girmektedir. Ayrıca tazminat davalarında alacaklar yasal faiz oranından ödenir.

]]>
“Gıda zehirlenmeleri politiktir” https://yenidunya.org/yurt/30149/gida-zehirlenmeleri-politiktir/ Mon, 20 May 2024 16:34:56 +0000 https://yenidunya.org/?p=30149 Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası, son zamanlarda gıda zehirlenmelerindeki artışı değerlendiren bir açıklama yaptı.
TMMOB GMO’nun “Gıda zehirlenmeleri politiktir” başlıklı açıklamasında, “Sağlıklı bir yaşam için güvenli gıda tüketmek tüm insanların hakkıdır. “Güvenli Gıda” tüketildiğinde herhangi bir hastalığa neden olmayan gıdadır. Gıda zehirlenmesi ise, güvenli olmayan bir gıda maddesinin tüketilmesi sonucu meydana gelen hastalık durumudur. Gıda güvenliğinin sağlanmasında en önemli konu, etkin ve nitelikli denetimlerdir. Çok üzücü sonuçlara varabilecek ve ölümle sonuçlanabilecek gıda zehirlenmelerinin önüne geçmek için, toplu yemek üretimi ve tüketimi yapılan yerlerin yeterli sıklıkta ve etkin denetimi zorunludur.” denildi.

“Gıda zehirlenmeleri politiktir”
Son yıllarda çalışan insan sayısı, hızlı kentleşme, okul ve şirket sayısının artışı gibi demografik etkenlerle toplu beslenme hizmetlerine talep artmıştır. Her gün; sanayi kuruluşlarında, fabrikalarda, küçük ve orta ölçekli işletmelerde, kamu kuruluşlarında, hastanelerde, okullarda ve öğrenci yurtlarında bulunan milyonlarca kişi toplu yemek firmaları vasıtasıyla yemek yemektedir. Bazı kurumlarda yemekler kendi personeli tarafından hazırlanırken, pek çok kurum, yemek üreticisi şirketlerden “Yerinde Yemek Üretimi” veya “Taşıma Yemek” satın almayı tercih etmektedir. Sonuç olarak, çok sayıda toplu yemek üretimi yapan firma kurulmuş ve büyük bir pazar oluşmuştur. Bu bağlamda, yemek üretimi ve hizmetinin sağlıklı ve güvenli olması, göz ardı edilemeyecek önemli bir kriterdir. Üzülerek belirtmek isteriz ki, milyonlarca insanın sağlığını doğrudan ilgilendiren bu hizmet ve üretimi sadece kar amacı ile yapan, maliyet endişesi ile kalitesiz ve güvenli olmayan yemekleri sunan, halk sağlığını önemsemeyen, gıda mühendisi çalıştırmaktan kaçınarak kontrol mekanizmasını ortadan kaldıran firmalar sebebiyle, özellikle son günlerde “Gıda Zehirlenmesi” vakalarında artış yaşanmaktadır.

Güvenli gıda zarar vermez
Sağlıklı bir yaşam için güvenli gıda tüketmek tüm insanların hakkıdır. “Güvenli Gıda” tüketildiğinde herhangi bir hastalığa neden olmayan gıdadır. Gıda zehirlenmesi ise, güvenli olmayan bir gıda maddesinin tüketilmesi sonucu meydana gelen hastalık durumudur. Bir gıdanın görünüş, kıvam, koku ve/veya tadında tüketici tarafından kabul edilemeyecek şekilde meydana gelen değişiklikler gıdanın bozulmuş olduğunu gösterir.

Gıda bozulmalarının nedenleri?
Kirli, insani tüketime uygun olmayan sular, uygun olmayan hammadde kullanımı, son tüketim tarihi geçmiş ürün kullanımı, yetersiz personel hijyeni, ekipmanların yetersiz temizlenmesi ve yeterli durulanmaması, gıdaya uygun olmayan ekipmanların (kalaysız bakır kaplar, yıpranmış tahta ekipmanlar, vb.) kullanımı, çapraz bulaşma, ürünleri uygun olmayan koşullarda muhafaza etme, yetersiz soğutma, soğuk zincirin kırılması, donmuş ürünleri uygun koşullarda çözündürmeme, çözünen gıdanın tekrar dondurulması ve tekrar çözündürülmesi, gıdaların yeterli ve uygun sıcaklıkta pişirilmemesi, gıdaların birden fazla kez ısıtılması, ısıtılma işleminin yetersiz sıcaklık uygulanarak yapılması, buzdolabı ve dondurucu sıcaklıklarının uygun olmaması, buzdolabına gıda kaplarının üzeri kapatılmadan konulması, gıdanın tüketimden uzun süre önce hazırlanması, gıdaların bakterilerin gelişebileceği sıcaklıkta tutulması, gıdaların taşınması esnasında sıcaklık muhafazalı kapların kullanılmaması, taşıma araç ve kaplarının kirli olması gibi nedenler gıda bozulmalarına ve dolayısıyla gıda zehirlenmelerine yol açmaktadır.

Gıda zehirlenmesinde nasıl davranılmalı?
Gıda zehirlenmelerine en çok yol açabilecek gıdalar; tavuk yemekleri, balık, pirinç pilavı, bulgur pilavı, krema içeren tatlılar, yumurta ve yumurta içeren ürünler ve çiğ yenen salatalardır. Toplu yemek sektöründe, özellikle taşıma hizmetlerde yaz aylarındaki sıcaklık artışı nedeniyle mikrobiyal bozulmaların oluşma riski bu gıdaların üretim, taşıma ve sunum basamaklarına daha dikkat edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Özellikle taşıma esnasında sıcak ve soğuk zincirin korunması ve yemeğin uygun sunum sıcaklığında servis edilmesi de büyük önem arz etmektedir.
Bir kişide kusma, ishal, ateş, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, mide bulantısı, çifte görme, bulanık görme gibi belirtiler gözlemlenmesi durumunda gıda zehirlenmesinden şüphe edilebilir. Gıda zehirlenmesinden şüphelenildiği durumlarda, bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gıda zehirlenmesi teşhisi burada yapılacak tetkikler sonucunda, doktor tarafından konulur.

Gıda üreten KOBİ’ler fiyat hareketlerinden olumsuz etkileniyor
Hazır yemek sektörü gıda fiyatlarındaki artışlardan en çok etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Özellikle son yıllarda, neredeyse saat başı değişen gıda fiyatları, sektördeki üreticileri zorlamaktadır. Hammadde fiyat dalgalanmaları, döviz kurlarında yaşanan artışlar, akaryakıt fiyatlarına bağlı olarak sürekli artan taşıma maliyetleri de diğer olumsuz faktörler olarak sıralanabilir. Ürün alış fiyatlarını, belirli periyotlardaki anlaşmalarla belirleyen işletmeler, bu dönemde fiyat karmaşası yaşamakta, bazı ürünlerde günlük hatta saatlik fiyat almaktadır. Yetersiz finansmana sahip, özellikle gıda sektöründe çoğunluğu oluşturan KOBİ’lerin, bu ekonomik şartlara uzun süre dayanamayacağını herkesin takdirine bırakıyoruz. Kapanan her işletme ekonomik kayıptır, birçok emekçinin işsiz kalması demektir, sosyoekonomik bir sorundur.

“Çiftçi ve aile işletmelerini desteklemeli”
Tarım ürünlerinde üretimin düşmesi, “Paramız var ki ithal ediyoruz” mantığının ülkeyi yönetmesi, iklim değişikliğine bağlı küresel ısınma ve aşırı doğa olayları, pandemi, bölgesel savaş ve çatışmalar, temel gıda hammaddelerinin zaman zaman ulaşılamaz hale gelmesine neden olmaktadır. Çıkar yol, ithalat yapılan ülke çiftçisinin desteklenmesinden vazgeçilerek öz kaynaklarımıza dönmek, 90 milyon vatandaşımıza yetecek tarımsal üretimi sağlayabilecek çiftçi ve aile işletmelerini desteklemektir.

“Öncelik fiyat değil, güvenli yemek”
“Yemek Hizmeti” sadece karın doyurmak değil, bir insanın sağlıklı beslenmesini ve güvenli gıdaya ulaşmasını sağlamak demektir. Kurumlar, hizmet alımında ilk ve en önemli kriter olarak fiyatı görmektedir. Kaliteli hammadde kullanmayan ve hijyenik koşullarda üretim yapmayan bazı yemek firmaları, ucuz fiyat verdiği için tercih edilirken, kayıt dışı üretimle vergi kabına sebep olmaktadır. Ayrıca besleyici değeri düşük, bol karbonhidratlı menüler ile çalışanların sağlığını tehdit etmekte ve yetersiz beslenmelerine neden olmaktadır. Yemek hizmetinin verilmesi için gerekli şartların, “Ucuz Yemek” ve “Düşük Fiyat Politikaları” sebebiyle, ikinci plana atılması ve görmezden gelinmesi, toplum sağlığını sık sık karşılaşılan gıda zehirlenmeleri ile tehlikeye atmaktadır. Hazır yemek sektöründe fiyatın değil, güvenli yemeğin tercih edilmesi gerektiği gündeme getirilerek, toplumsal bilinç artırılabilir, firmalar uygun şartlarda üretim yapmaya zorlanır ve haksız rekabet önlenebilir.

Kamu denetimi şart
Toplu yemek üretilen mutfak işletmeciliği birçok sistemi içine alan ve her aşamada kontrol gerektiren bir süreçtir. Doğrudan tüketiciye ulaşan yemek üretimi, kaliteli hammadde alımı, uygun depolama şartları, uygun ekipman kullanımı, sağlıklı ve uygun koşullarda işleme ve sunum, eğitimli personelin çalıştırılması ile gerçekleşmektedir. Sadece ve sadece gerekli koşulları sağlayan mutfaklarda kaliteli ve güvenli yemek üretimi yapılabilir ve tüketime sunulabilir. Bu bağlamda, gıda mühendisi istihdamı zorunlu hale getirilmeli ve kamu otoritesi tarafından denetlenmeli, maliyet düşürme endişesi ile kalitesiz ürün ve hammadde kullanımından vazgeçilmeli, personel eğitimine önem verilmeli ve fiyat tercih kriteri olmaktan çıkarılmalıdır. Özellikle kamu kurumları bu konuda öncü olmalı, ihale şartnameleri bu kriterleri göz önünde bulundurularak hazırlanmalıdır.

“Gıda Kontrol” uzmanları yetersiz sayıda
Gıda güvenliğinin sağlanmasında en önemli konu, etkin ve nitelikli denetimlerdir. Çok üzücü sonuçlara varabilecek ve ölümle sonuçlanabilecek gıda zehirlenmelerinin önüne geçmek için, toplu yemek üretimi ve tüketimi yapılan yerlerin yeterli sıklıkta ve etkin denetimi zorunludur. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerinden de anlaşılacağı üzere, “Gıda Kontrol” konusunda görevli uzman sayısı istenen seviyede değildir, görev alması gereken gıda mühendislerinin sayısı da yetersizdir. Bu bağlamda, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla yeterli sayıda uzmanın görev yapması sağlanmalı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda Gıda mühendislerinin istihdamı artırılmalıdır.

]]>
UCM, İsrail Başbakanı Netanyahu için tutuklama kararı istedi https://yenidunya.org/dunya/30145/ucm-israil-basbakani-netanyahu-icin-tutuklama-karari-istedi/ Mon, 20 May 2024 13:11:44 +0000 https://yenidunya.org/?p=30145 Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında hakkında savaş suçu iddiasıyla tutuklama kararı istedi.
UCM Savcısı Karim A. A. Khan, Netanyahu ve Gallant için ‘yakalama kararı’ başvurusunda bulundu. Mahkeme savcısı, Netanyahu’nun savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar için cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler olduğunu söyledi.
Savcı Khan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin de aralarında olduğu 3 Hamaslı yetkili için de ‘yakalama kararı’ çıkarılmasını istedi.

“Savaş suçlarından” sorumlu tutuldu
Savcı Han, Netanyahu ve Gallant’ın 8 Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’nde “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu” bildirdi.
Roma Statüsü’nün ilgili maddelerinin ihlal edildiğine dikkati çeken Han, İsrailli yetkililere yöneltilen suçlar arasında “savaş suçu olarak sivillerin aç bırakılması”, “kasten büyük acılara veya vücutta ya da sağlıkta ciddi yaralanmalara neden olmak” ve “savaş suçu olarak zalimce muamelenin” yer aldığını kaydetti.
Han, Netanyahu ve Gallant’a yöneltilen diğer suçlar arasında ise “kasten öldürme”, “savaş suçu olarak cinayet”, “savaş suçu olarak sivil nüfusa karşı kasıtlı saldırılar düzenlemek”, “açlıktan kaynaklanan ölümler de dahil olmak üzere, insanlığa karşı suç olarak imha ve/veya cinayet”, “insanlığa karşı suç olarak zulüm” ve “insanlığa karşı suç olarak diğer insanlık dışı eylemler” olduğunu belirtti.
Başsavcı, işaret edilen insanlığa karşı suçların, “devlet politikası uyarınca Filistinli sivil nüfusa yönelik yaygın ve sistematik saldırının parçası olarak işlendiği” ve bu suçların devam ettiğini vurguladı.

Açlık “savaş silahı” olarak kullanıldı
Gazze’de açlığın “savaş silahı” olarak kullanıldığına işaret eden Han, 8 Ekim 2023’ten itibaren üç sınır kapısının “uzun süre tamamen kapatılması ve yeniden açıldıktan sonra temel malzemelerin geçişinin keyfi olarak kısıtlanması suretiyle uygulanan tam kuşatmanın” Gazze’de halkın temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmasına yol açtığını bildirdi.
Gıda kuyruğunda bekleyen siviller ve insani yardım kuruluşu çalışanlarına yönelik saldırılara da dikkati çeken Han, saldırıların ölümlere ve kuruluşların Gazze’deki faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırmalarına neden olduğunu aktardı.
Han, Gazze’de kıtlığa neden olan bu eylemlerin İsrail’e, tehdit olarak algıladıkları Gazze’nin sivil halkını toplu cezalandırmak amacıyla “Gazzeli sivil halka karşı açlığı savaş yöntemi olarak kullanmak ve diğer şiddet eylemlerini gerçekleştirmek için ortak planın parçası olarak işlendiğini” aktardı.

Karar HAMAS ile dengelendi
Savcı Khan, Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Hamas’ın Gazze’deki lideri Yahya Sinvar ve Hamas’ın askeri kanadı İzeddin el-Kassam Tugayları’nın lideri Muhammed ed-Dayf hakkında da “yakalama kararı” başvurusunda bulundu.

]]>
Haydi Emekliler Kredi Yurtlar Kurumuna https://yenidunya.org/yazarlar/fatih-kaplan/30141/haydi-emekliler-kredi-yurtlar-kurumuna/ Mon, 20 May 2024 08:14:07 +0000 https://yenidunya.org/?p=30141 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Bildiğiniz gibi Sosyal Güvenlik Kurumu SGK, emekliler açısından sadece maaş ve ikramiye ödeyen teknik bir kurumdu. Artık SGK’yi sosyal açıdan da emeklilerimize hizmet verecek, gerçek anlamda emeklilerimizi SGK’ye paydaş yapacak, sosyal yönü de olan bir kurum haline dönüştürüyoruz. SGK’yi emeklilerimizin hayat kalitesini artıracak arz odaklı hizmetlerle dinamik bir yapıya kavuşturuyoruz. Bu model kapsamında emeklilerimize yönelik sağlık hizmetlerinden sosyal faaliyetlere kadar geniş bir yelpazede hizmetler sunulacak.” dedi.

Açıklamanın devamında öğreniyoruz ki, emekliler yaz aylarında uygun olan Kredi ve Yurtlar Kurumu KYK binalarından ücretsiz olarak yararlanabileceklermiş. Bu müjdeyi duyan emekliler acı acı gülümsemişlerdir.

Sayın Bakan, siz emeklilerle alay mı ediyorsunuz? İktidarınız boyunca her yıl yoksulluğunu arttırdığınız emekliyi sonunda sefaletin en dibine yuvarladığınızın farkında değil misiniz?Emeklinin aylığı kiraya yetmiyor, siz, gel KYK’dan yararlan, diyorsunuz. Tuzu kuru biri olarak yoksulun durumundan bu kadar mı habersiz kaldınız.

Bakın gene anlatalım. 2002 yılı Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken, en düşük işçi emeklisi aylığı bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL idi. 2024 yılı en düşük emekli aylığının 2002 düzeyine gelebilmesi için 17002 TL’lik asgari ücretin yüzde 40 fazlası olan 23802 TL olması gerekiyor. Aylıkların en az 25 bin/26 bin TL aralığında olacağını gösteren farklı hesaplama yöntemleri de var. Siz kaç lira veriyorsunuz? On bin lira. Yani en düşük emekli aylığı alandan her ay ortalama 15 bin lirayı esirgiyorsunuz. Ayrıca, yüksek gün sayısı ve primi ödemiş olanları da aşağıya doğru iterek emeklileri yoksullukta birbirlerine yaklaştırıyorsunuz.

Emekli sizin parlak projelerinizle ilgilenmiyor, gölge etmeyin başka ihsan istemem diyor.Siz aradan çıkın, iktidarınızın öncesindeki 2002 koşulları şimdilik bize yeter.

Asgari ücret, işe ilk olarak başlayan deneyimsiz işçiye verilebilecek en az tutarı gösterir ve kısa süreli olmalıdır. Çalışan kıdem aldıkça, ustalaştıkça aylığı da artmalıdır.

Asgari ücret insanca yaşamaya yetmiyor, acilen yükseltilmelidir. Kişi, çalışma yaşamının sonuna gelip usta bir işçi-emekçi olarak emekli olduğunda asgari ücretin üzerinde bir aylığı elbette ki hak etmiştir. En düşük emekli aylığı asgari ücret kadar olsun istemini kabul edemeyiz. Asgari ücret yoksulluktur, emekliyi yaşam boyu yoksulluğa mahkûm etme talebi insan onurunu zedeler.

Fatih Kaplan, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Genel Basın Yayın Sekreteri

]]>