Mehmet Ali Güller

08 Ağu 2020

AKP için Doğu Akdeniz yıllarca -Türkiye’nin çıkarları açısından- konu olmadı. Hatta tersine konu oldu; AKP hükümeti AB’ye aday üyeliğinin içeride kendi iktidarına yarayacağı gerçeğinden hareketle Denktaş karşıtı çizgi izledi, Annan Planı’nı destekledi ve Türkiye ile KKTC’nin çıkarlarının karşısında konumlandı.

Tüm bu yıllar içerisinde Doğu Akdeniz’de yeni hidrokarbon rezervleri bulunuyor; Doğu Akdeniz ülkeleri GKRY (2005), Suriye (2009), Libya (2009) ve Lübnan (2010) münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan ediyor; GKRY 2003’te Mısır’la, 2007’de Lübnan’la, 2010’da İsrail’le MEB sınırlandırma anlaşması yapıyor ama olanlar tüm uyarılara rağmen AKP’nin umurunda olmuyordu.

Zira AKP’nin gündemi başkaydı; davası vardı, “150 yıllık modernleşme hikâyesiyle” hesaplaşması gerekiyordu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki ulusal çıkarları ancak davasıyla örtüşürse ilgi alanına girebiliyordu.

07 Ağu 2020

ABD’li Delta Energy şirketinin Suriye’nin kuzeydoğusunda PKK’nin uzantısı PYD/YPG ile petrol anlaşması yapması, göstere göstere geldi:

ABD Başkanı Donald Trump bir yıl önce “Kürtlerin petrol bölgelerine yönelme zamanı gelmiştir” diyerek işareti vermişti (24.10.2019).

Aynı gün, ABD’li Senatör Lindsey Graham Beyaz Saray’da ABD Genelkurmay Başkanı Org. Mike Milley’den brifing aldıktan sonra gazetecilere konuşmuş ve “Pentagon, Suriye petrolü için plan hazırlıyor” demişti.

16 Tem 2020

Türkiye ile Mısır, Libya’da gittikçe daha da gergin bir saflaşmanın aktörleri haline geliyorlar. Bu gerginliği giderecek bir hamle, ne Ankara’dan ne de Kahire’den geliyor...

Ankara, Libya’nın batısına hâkim Sarraj liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni; Kahire ise Libya’nın doğrusuna hâkim Temsilciler Meclisi’ni ve meclisin destek verdiği Libya Ulusal Ordusu’nu/Hafter’i destekliyor.

Sirte-Cufra hattı ise hem bu doğu-batı bölünmesinin sınırı hem de Türkiye ile Mısır’ı askeri olarak karşı karşıya getirme potansiyeli taşıyan kırmızıçizgi haline gelmiş durumda... Öyle ki Berlin Konferansı’nın ev sahibi Almanya, Sirte-Cufra hattının “askerden arındırılmış bölge” haline getirilmesini savunmaktadır. Bunun, Libya’nın fiilen bölünmesinin kabulü anlamına geleceği açık...

09 Tem 2020
Şu olguları tarihsel sırasıyla anımsamakta yarar var:
- Erdoğan Trump’a yazdığı mektupla, Libya ve Suriye’de yeniden işbirliği yapmak istediğini ilan etti (29.4.2020).
- Trump’la telefonda görüşen ErdoğanLibya konusunda ABD-Türkiye arasında yeni bir dönem başlayabilir, bazı mutabakatlarımız oldu” dedi (8.6.2020).
- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın Trablus’a gitti (17.6.2020).
- Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, “ABD ile Libya’da ortak çalışma talimatı aldık” dedi (18.6.2020).
- Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Adnan Özbal, Trablus yakınlarındaki deniz üssünü ziyaret etti (30.6.2020).
11 Haz 2020
Tayyip Erdoğan, 8 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump’la görüştü. Ne görüştüğünü de aynı akşam çıktığı televizyonda açıkladı: “Bu akşam yaptığımız görüşmeden sonra ABD-Türkiye arasında süreçle ilgili yeni bir dönem başlayabilir. Yaptığımız görüşmede bazı mutabakatlarımız oldu.”
Mutabakatlar...
Nelerdir onlar, henüz bilmiyoruz. Ama bildiğimiz şu:
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu açıklıyor: “İki başkan bizleri görevlendirdiler. ‘Dışişleri bakanları, savunma bakanları ve istihbarat başkanları, güvenlik danışmanı birlikte bir çalışma yapsınlar, sonra biz bunu değerlendirelim’ dediler. Biz de önümüzdeki süreçte kendi muhataplarımızla, Libya’da barış, istikrar ve huzur için ne yapabiliriz, hangi adımları atabiliriz, bunları konuşacağız.” (Hürriyet, Abdülkadir Selvi, 10.6.2020)
Erdoğan’a Libya’da NATO desteği
Kuşkusuz bu gelişme iki nedenle sürpriz değil:
10 Haz 2020
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova 5 Haziran’da dikkat çeken bir açıklama yaptı. Moskova’nın Ankara’ya iki önemli mesajı vardı:
1) “Heyet Tahrir el-Şamın (HTŞ) siyasi muhalif hareket olarak sunulması amacıyla örgüte yeni bir isim verileceği belirtiliyor. BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist kabul edilen örgütlerle oynanan bu tür oyunlar, onları ideolojik ve laik, iyi ve kötü, aşırılıkçı ve ılımlı şeklinde ayırma girişimleri, hiç kimseye iyilik getirmedi.
2) “Türk partnerlerin İdlib’i kontrol eden radikallerin etkisiz hale getirilmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getireceğini umuyoruz.
Türkiye’nin Suriye’deki ortağı Rusya’nın bu mesajları, İdlib konusunda 5 Mart mutabakatının uygulanmadığı anlamına geliyor haliyle...
Peki, neden?
ÖSO’yu homojenleştirme
17 May 2020
ABD Başkanı Donald Trump ilginç bir açıklama yaptı: “F-35’lerin ana gövdesi Türkiye’de üretiliyor ve Türkiye’den gönderiliyor. Şimdi Erdoğan ile iyi ilişkilerimiz var, ama ya olmasa ne olacak? ‘Size F-35 parçalarını vermiyoruz’ deseler ne yapacağız?” (14.5.2020).
İlginçliği şundan: ABD, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi almasına tepki olarak Türkiye’ye F-35’leri vermiyor. Üstelik dördünün parası ödenmişken!
Dahası, “2020 Nisanı’nda S-400’ler çalıştırılacak” kararlılığı nedeniyle Türkiye’nin 2020 Martı’nda F-35 üretim programından çıkarılacağını da ilan etmişlerdi. Bir ortak üretim olan F-35’lerin 12 parçasını Türkiye üretiyor çünkü…
Nitekim F-35 Programı Direktörü Korg. Eric Fick, Kasım 2019’da ABD Senatosu’nun sorularını yanıtlarken şöyle demişti: “Halen 12 parça için arayışımız devam ediyor. Türkiye’nin F-35 programından resmi olarak 2020 yılının mart ayında çıkmasını bekliyoruz ancak bu tarihe kadar alternatif arayışlarımız sürecek.
12 May 2020
Sıkışan iktidarlar “düşmanla” beslenir: Kimi “Çin, virüsü laboratuvarda üretti” komplosuyla, kimi de “muhalefet darbe yapacak” propagandasıyla başarısızlığını örtmeye, kötü ekonomi tablosunu gizlemeye, safları sıklaştırmaya çalışır.
Evet, virüs salgını nedeniyle Çin’i düşmanlaştıran Trump yönetimi de muhalefeti düşmanlaştıran Erdoğan yönetimi de sıkışık durumda.
Bahçeli’nin IMF karnesi
Ekonomi tablosu kötü ve muhalefet bunun sorumlusu olarak Berat Albayrak’ı suçluyor. Öyle ki Albayrak’ı savunmak için Devlet Bahçeli bile mesaj yayımlıyor. Hem de kendi siyasi geçmişini eğip bükerek...
06 Nis 2020

 

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO dışişleri bakanları video konferans toplantısından sonra yaptığı açıklamada, “Ukrayna ve Gürcistan ile ortaklığı daha güçlü bir şekilde derinleştirme kararı aldıklarını” ilan etti (2.4.2020).

Stoltenberg, bu iki ülkeye yapılacak destek paketlerinin içeriğini de açıkladı: Tatbikatlar düzenleme, NATO eğitim ve öğretim programına daha fazla erişim sağlama ve bölgenin hava sahasında nelerin olup bittiğini daha iyi anlamak için radar verilerinin değişimi…

Stoltenberg’in açıkladığı bu paketler, ABD’nin Rusya’yı (ve aslında Türkiye’yi de) Karadeniz’den sıkıştırma ve çevreleme siyasetini zorlayacağını gösteriyor.

Erdoğan’ın NATO’yu daveti

2008’deki Gürcistan yenilgisinden sonra ABD, Doğu Karadeniz hedefini belli ölçülerde rafa kaldırmış ancak bölgesel ilişkilerdeki çatlaklardan yararlanmak üzere pusuya yatmıştı.

O çatlaklardan en önemlisi, Rus uçağının düşürülmesiyle Ankara-Moskova ilişkilerinin krize girmesi oldu.

04 Nis 2020

Vaka sayısına göre koronavirüsün merkezi artık ABD. Üstelik ABD’nin “özel sağlık” anlayışı bu sorunla baş edebilmeyi güçleştiriyor. Yetersiz tıbbi ekipman feryatları Beyaz Saray’ın kapılarını vuruyor…

İşte bu şartlardaki ABD, bir yıldan fazla süre önce yaptığı ama başaramadığı Venezüella’da darbe girişimini, farklı yöntemlerle sürdürüyor.

ABD, Venezüella’nın parasını çaldı

Anımsayalım: Ocak 2019’da ABD darbenin düğmesine bastı ve Chavez’in kamucu programını sürdüren Maduro’yu devirmeye girişti. Washington, desteklediği “serbest piyasacıGuaido’nun başkanlığını tanıdığını ilan etti ve dünyadan da Maduro yerine Guaido’yu tanımasını istedi. Fakat Maduro, Venezüella halkının desteğiyle darbeyi püskürttü.

Sayfalar