Mehmet Ali Güller

09 Nis 2022

Önceki gün tuhaf bir altılı toplantı vardı. Telekonferans yöntemiyle yapılan toplantıya altı ülkenin savunma bakanları katıldı ve Karadeniz’i görüştü.

Karadeniz’e kıyısı olan altı ülke bulunduğundan yanlış bir çağrışım yapabilir; altılı toplantıda altı Karadeniz ülkesi yoktu, beş Karadeniz ülkesi vardı: Türkiye, Ukrayna, Gürcistan, Bulgaristan ve Romanya. 

Ya altıncı ülke? Karadeniz’le ilgisi olmayan Polonya!

AKAR’IN MAYIN TOPLANTISI

Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı’nın internet sitesindeki açıklamasına göre bu altılı toplantı, Türkiye’nin davetiyle ve koordinasyonunda yapılmıştı. 

08 Ara 2021

Putin ile Modi’nin zirvesi öncesi şöyle diyor TRT: “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yarın Hindistan’a yapacağı ziyarette savunma iş birliği ve Çin’e karşı ortaklık konularını görüşmesi bekleniyor.” (trthaber.com, 5.12.2021).

Kim bekliyor? Uluslararası ilişkiler uzmanları mı? Diplomatik kaynaklar mı? Amerikalılar mı? TRT yöneticileri mi? Belli değil!

Özne, gizli…

TRT’nin bu “haber”inin alındığı adres Anadolu Ajansı. Ancak orada da bir kaynak yok!

Haber dedik ama gazetecilik ölçülerine göre bu bir haber değil elbette… Hatta başarısız bir yorum-analiz bile değil. Temenni içeren kaba bir propaganda çalışması en fazla…

Yazık ki vergilerimizle uluslararası ilişkilere takla attırılan işler yapılıyor Anadolu Ajansı’nda ve TRT’de!

SETA’NIN AA VE TRT’Yİ DÜŞÜRDÜĞÜ DURUM

23 Kas 2021

Türkiye’de iki konu sık sık işlenir: Birincisi, Rusya ile ABD’nin Kürt politikasının hiçbir farkının olmadığı, ikincisi de ABD ile Rusya’nın Suriye’nin “paylaşımında” anlaştığı konuları…

Bugünlerde yine ABD ile Rusya’nın Suriye’de anlaştığı iddiaları gündeme getiriliyor. Oysa “Suriye’yi paylaşma” diye sunulan anlaşma, Suriye’deki Amerikan ve Rus askerlerinin olası çatışmasını önlemek üzere “askeri koordinasyonla” sınırlı olan bir anlaşmadan ibarettir.

BİRLİK - AYRILIK FARKI

İkinci konu ise daha çok ABD’nin “günahını” hafifletmek isteyen Amerikancıların “Moskof düşmanlığı” üzerinden gündeme getirilir. ABD’nin PYD’ye desteğini “normalleştirmek” için, “PYD’nin Moskova’da temsilciliği var” derler ve bu gerçek üzerinden Rusya’nın da ABD gibi PYD’yi desteklediğini savunurlar. Hatta buradan hareketle Türk-Rus işbirliğini sabote etmeye kalkarlar.

16 Kas 2021

Belarus’tan Polonya’ya (yani AB’ye) geçmek üzere sınırda bekleyen yaklaşık 2 bin göçmen nedeniyle dünya alarmda…

Avrupa Birliği’nin (AB) çeşitli kurumları toplantı üzerine toplantı yapıyor, AB, Belarus’a uyguladığı yaptırımları genişletme kararı alıyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve NATO üst üste açıklamalar yayımlıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’yı suçluyor.

Ukrayna alarmda. Letonya Belarus sınırında askeri tatbikat başlattı. Türkiye, AB baskısı nedeniyle Irak, Suriye ve Yemen vatandaşlarına İstanbul-Belarus uçak bileti satmama kararı aldı. Konu, Irak Kürt Bölge Yönetimi ile PKK arasında bile krize neden oldu.

FRANSA-İNGİLTERE GÖÇ KRİZİ

Oysa bu süreçte, Fransa ile İngiltere arasında da bir göç krizi var ve neredeyse haber değeri bile görmüyor. Üstelik Belarus-Polonya sınırında bekleyenlerin yaklaşık iki katı göçmen, Fransa’dan İngiltere’ye geçmiş durumda ve Paris ile Londra karşılıklı birbirini suçluyor.

07 Kas 2021

Mehmet Eymür yine sahnede. Yeni şey söylemeden, 40 yıldır söylediklerini tekrarlayarak yine gündem oldu, konuşuldu, tartışıldı.

Oysa Eymür, bunlardan fazlasını, MİT’ten atıldığında, MİT’in arşivini çalarak gittiği ABD’de kurduğu “atin” adlı internet sitesinde yazmıştı.

O nedenle Eymür’ün söyledikleri ve basında “yeniymiş” gibi tartışılan konular üzerinde durmayacağız. Ancak Eymür’ün anlattıklarından hareketle bir “devlet analizi” yapmaya çalışacağız.

HUKUKSUZ DEVLET

Devletin en önemli kurumlarından olan MİT’te üst düzey yöneticilik yapmış; 12 Mart, 12 Eylül ve 90’ları devlet görevlisi olarak geçirmiş Mehmet Eymür’ün iki sözü, “devlet” ve “devlet görevlisi” anlayışının tipik yansımasıdır:

10 Eyl 2021

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın şu bir haftalık icraatı, bunun AKP iktidarının “laikliği biraz daha aşındırma” operasyonu olduğunu ortaya koymaktadır: 

- Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının yeni yerleşkesinin temel atma töreninde Erdoğan ile dua. 

- Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki 30 Ağustos törenlerinde protokolde 52. sıradan 12. sıraya çıkarak Genelkurmay Başkanı’nın önüne geçirilmesi.

- Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademi Merkezi’nin açılışında ve ardından da akademi öğrencilerinin mezuniyet töreninde Erdoğan ile dua. 

- “Sosyal medya yasasının çıkması zorunluluktur” açıklaması. 

- “İnanç insan ile Allah arasında olsun, ticarete, siyasete, yargıya yansımasın diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar” demesi. 

12 Ağu 2021

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) ünlü savunma, ulusal güvenlik ve dış politika dergisi National Interest, Amerikan hegemonyasının durumunu inceledi.

Mark Katz imzalı inceleme, ABD’nin dünyadaki hegemonyasının sona ermekte olduğunu belirtti ve buna dair işaretleri sıraladı.

HEGEMONYA SONUNA İŞARET EDEN 6 KONU

Katz, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasının ardından ABD’nin dünyanın tek baskın gücü haline geldiğini ancak 21. yüzyılın başından beri var olan tehditlerin bu iddiayı artık şüpheli hale getirdiğini savundu.

Katz’a göre, Amerikan hegemonyasının sora ermekte olmasının işaretleri şunlar:

1) ABD, Afganistan ve Irak’taki geniş çaplı ve uzun süreli operasyonlarda üstünlük sağlayamadı. Afganistan’dan ve 2021 sonunda Irak’tan çıkmayı planlaması, ABD’nin nüfuzunun tükendiğini gösteriyor.

2) ABD, 2008’de Gürcistan’da, 2014’te Ukrayna’da Rusya’ya yanıt verebilmekte zayıf kaldı.

15 Haz 2021

Erdoğan-Biden görüşmesi öncesinde yazdıklarımda iki temel sonuç vardı:

1. Erdoğan ve Biden, Türk-Amerikan ilişkilerini “kurtarmak” için NATO’yu en uygun zemin görüyorlar.

2. Erdoğan ve Biden, sorunları paranteze alarak işbirliği alanları üzerine odaklanmak istiyorlar: Afganistan ve Ukrayna başta olmak üzere, adım adım Libya ve Suriye konuları üzerinden işbirliği yapmaya çalışacaklar.

Özetle ABD için “müttefiklerini denetleme”, Türkiye için “ABD’yle iyi ilişkilerin” aracı olan NATO ve NATO’culuk, Erdoğan ve Biden ilişkilerinin temel zemini olacak.

05 May 2021

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın ilk 100 günü, Washington’ın üç geri adımı ile tamamlandı. Kuşkusuz her üç geri adım da nihai geri adım değil; ABD uygun şartlar buldukça hamle yapmaya, kararlılık karşısında da geri adımlar atmaya devam edecek…

Hegemonyası zayıflamakta olan ABD için “ileri-geri” hareket etmek, kaçınılmaz artık…

ABD, ÇİN KARŞISINDA GERİ ADIM ATTI

Biden yönetimi işbaşı yaptıktan sonra Çin’e karşı yüksek perdeden açıklamalar yaptı. Hint-Pasifik stratejisi gereği Çin’i Hindistan’dan Japonya’ya uzanan geniş hat üzerinde çevreleme stratejisini yoğunlaştıracağını ortaya koydu. Bunun gereği olarak Asya’ya çıkarma yaptı ve Japonya’dan Avustralya’ya, Hindistan’dan Güney Kore’ye temaslarda bulunarak Çin’e karşı bir cephe inşa etmeye çalıştı. Hatta Pentagon içinde “Çin Görev Gücü” kurarak, silahlı mesaj da verdi.

21 Mar 2021

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın 609 sayfalık HDP’yi kapatma iddianamesinin en önemli savı şu: “HDP, Abdullah Öcalan’ın projesidir, PKK’nin partisidir.” 

Kuşkusuz doğru ama eksik bir doğru... 

Pek çok gazeteci yazdı: HDP, İmralı’da doğrudan Öcalan’ın talimatıyla kuruldu. Öcalan, “devlet görevlilerinin” önünde BDP yöneticilerine HDP’yi kurma talimatı verdi. Ve başta, Selahattin Demirtaş HDP projesine karşıydı.

Kuşkusuz iddianameye de giren HDP’nin İmralı’da kurulduğu olgusu, kapatılmak istenen bir partinin, iktidarın ve devletin bilgisi ve gözünün önünde kurulduğu gerçeğini ortaya koyuyor. 

HDP, HAKAN FİDAN PROJESİDİR

Ancak mesele aslında bundan öte. 2013’te yazmıştım: HDP, bir Fidan-Öcalan projesidir diye. 

Sayfalar