Hazal Yalın

08 Ara 2022

Çeviren: Hazal Yalın

Zyuganov’un 9 Kasım tarihli Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKM) Merkez Komite (MK) Plenumu raporu, benim RFKP metinlerinde aşina olduğum klişelerin dışında, ciddi teorik ve siyasi bir metin.

Birincisi, Ekim Devrimi’nin tarihi önemi ve Sovyetler Birliği’nin gerek savaş öncesi gerek savaş sonrası devasa başarıları üzerinde uzun uzadıya duruyor. Burada Lenin’in dehasının eseri olan üç yapısal dönüşümü özellikle vurguluyor: elektrifikasyon, NEP (Yeni Ekonomi Politikası), SSCB. Elektrifikasyon Sovyet sanayileşmesinin temelidir. NEP (çokça yazdığım gibi) Sovyet entelektüeli için tarihinin asr-ı saadetidir. Üçüncüsü ise Rusya toplumunda sola yöneliş derinleştikçe yükselen antikomünist propagandaya karşı bir savunma çizgisi. 

05 Eki 2022

Rusya Anayasa Mahkemesi, dört yeni federal birimin RF bünyesine katılması kararını onadı. Karar değil gerekçe önemli. Bu gerekçe hiç kuşkusuz, sözgelimi Uluslararası Adalet Divanı’nın Kosova kararı kadar hukuki.
 

Rusya Anayasa Mahkemesi, dört yeni federal birimin Rusya Federasyonu bünyesine katılması kararını onadı. Mahkemenin Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin Rusya bünyesine katılmasını onama kararını hızla okudum. (Diğerleri de esas itibariyle bunun tekrarı.) Üzerinde etraflıca durmak gerek.

İlk dikkatimi çeken ifadeler şunlar:

04 Tem 2022

Putin'in 30 Haziran'da yaptığı iki konuşma, hem Kremlin liderliğinin eğilimlerini göstermesi açısından önemli, hem de benim aşağıdaki gözlem ve yorumlarım için vesile teşkil ediyor.

St. Petersburg Adli Forumu

Putin’in 30 Haziran’da yaptığı iki konuşma, genel (stratejik) bir yaklaşımdan başka (veya bundan ziyade) yaklaşımın nasıl formüle edildiğini (hiç de önemsiz olmayan bir terminoloji meselesi) göstermesi açısından da dikkat çekiciydi.

St. Petersburg Adli Forumu’nda açılış konuşmasında geleneksel muhafazakâr izleğe bağlı kaldı (bu onun değişmeyen izleğidir) ve “uluslararası ilişkilerde çok kutuplu bir sistemin aktif olarak şekillenmekte” olmasına rağmen bunun “genel kabul görmüş uluslararası hukuk ilkeleri ve BM Şartı” çerçevesinde kurulması gerektiğinin altını çizdi.

Bu yaklaşımın doğuracağı kaçınılmaz sonucu es geçmedi; eğer yeni bir dünya düzeni şekillenmekteyse “hukuk, günümüz problemlerine ve meydan okumalarına, fırtınalı ve kökten değişikliklere uygun biçimde tepki gösterebilir” mi?

17 Haz 2022

YDH- Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un YDH’da çevirdiğim mülakatı, bazı belli başlı noktaları vurgulamayı gerektiriyor.

1) BBC gazetecisinin üslubu. Sadece sorgulayıcı ve hatta saldırgan değil küstah ve açıkça terbiyesiz. Neredeyse 30 yıldır Moskova’da çalışan birinin bu davranışı, gerçekten de bir “Batılı davranış normu” olduğuna yorulabilir.

2) Bu gazetecinin neredeyse 30 yıldır yaşadığı ülkeyi tanımıyor olması da aynı “Batılı davranış normunun” dominant niteliğine yorulabilir. Gerçekten de, Rusya’yı romanlardan tanıyan biri bile, II’nci Dünya Savaşı’nın anıları pek az silinmiş olan bu ülkede “keşke savaş olmasa” ünleminin savaşçıllık olmadığı gibi pasifizm anlamına gelmediğini de bilir.

3) BBC gazetecisinin “temsilciliği”. Bu gazeteci kendisini düpedüz İngiltere devletinin temsilcisi yerine koyuyor. “İrlanda Cumhuriyeti’ne tecavüz etmezdik” cevabı, muhatabını tarihten bihaber bir aptal yerine koymaktan başka buna da yorulabilir.

22 May 2022

24 Şubat’tan beri alınan en önemli kararlar sıralansa, hangisinin daha önemli olduğu tartışmaya açıktır: Doğal gaz ödemelerinin Gazprombank’taki paralel hesaptan ruble olarak yapılmasını zorunlu kılan 31 Mart kararnamesi mi, yoksa Rusya’nın yaptırımlarını tespit eden 3 Mayıs kararnamesi mi?

Birincisi üzerinde daha ilk günlerde durmuştum. O zaman, “ne var ki bunda, ödemeleri gene dolar veya avro üzerinden yapacaklar işte, hiçbir değişiklik yok,” itirazlarının anlamsızlığına değinmiş ve şöyle demiştim:

... o öyle demiş, bu da böyle demiş, ha kel Hasan ha Hasan kel’ değildir. Bu fiktif sistem içinde sıfatı nereye koyduğunuz önem kazanır. Eğer ödeme avro olarak yapılıyor, ancak rubleye çevrilene kadar satış işlemi tamamlanmıyor, bu çevirme işlemi de alıcının talimat vermesini zorunlu kılıyorsa, siyasi bir sonuç doğurur. Bu siyasi sonuç maddi olarak da derhal belirir; nerede? Rublenin değerinde.”

İkincisi üzerinde de özel olarak durmak gerek.

11 Nis 2022

Ukrayna meselesi artık Ukrayna meselesi olmaktan çıkıyor. Bu mesele, Rusya’nın ne olacağı meselesi haline geliyor. Bugüne kadarki enerji kaynaklarına dayanan devlet kapitalizminde devam mı edecek, yoksa iki yandaki iki anayoldan birine mi sapacak?

Yapı

Rusya. Çöküş, Yükseliş, Dinamikler”de, Rusya’nın doğrudan yabancı yatırımlar istatistikleri üzerinde etraflıca durmuştum. Bunlar, görünürde, Türkiye’nin neredeyse 10 katını bulur; troyka blokunun en küçüklerinden Kanada’nın ise ancak 4’te 1’idir. 

Bununla birlikte, gerçek yurt dışı yatırımların bu istatistiklerin çok daha altında olduğu sonucuna varmıştım. 

Bugün, Ukrayna krizinin ardından yakıcı sınıfsal sonuçlar doğuran bu rakamlar nereden kaynaklanıyordu?

(a) Orta burjuvazi

24 Mar 2022

Hazal YalınŞimdilik “sol yurtsever güçler” adı altında neredeyse blok olarak hareket eden sol, belli bir iç tutarlılığı korursa, neoliberal blok geçmişe göre çok daha zayıflayacaktır.

Uzunca bir süredir, Rusya’da solun yeniden yükselişe geçtiği üzerine gözlemlerimi yazmaya çalışıyorum.

Bu yükselişin ortaya çıkışını gösteren birbiriyle çelişik iki temel görüngü vardı. İlki, 2021 ocak ayındaki gösterilerdi.

Gösteriler, neoliberal muhalefetin Nemtsov’dan sonraki altın çocuğu Navalnıy’ın “Putin’in sarayı” iddialarıyla ortaya çıkmıştı. O zaman, daha önceki gösterilerle bunlar arasındaki yapısal bir farka dikkat çekmiştim: Rusya’da iktidarı hedef alan gösteriler geleneksel olarak orta burjuvazinin alametifarikası olduğu halde, ilk defa geniş emekçi kitleler de, üstelik pandeminin en korkutucu ilk aşamasında, sokaklara dökülmüşlerdi. Dahası, gösterilerin ağırlık merkezi de ilk defa, Kremlin’in sessiz rıza kaynağı olan taşraya kaymıştı.

17 Mar 2022

Askeri eylemin gidişatı, benim uzmanlık alanım değil. Ancak eylemin siyasi sonuçları, bunun Rusya’daki sosyal yansımalarıyla yakından ilgilenmeye çalışıyorum. Cevabını bulmaya çalıştığım esas soru şu: Rusya, nasıl bir sınıfsal altüst oluşa gebe? 

Bu yüzden aşağıda, çatışmanın askeri yanına değinmeden, sadece siyasi ve sosyal sonuçlar üzerinde durmaya çalışacağım.

Yalnız, aslında büyük önem taşıdığı halde iki noktaya değinmeyeceğim. İlki, aynı zamanda bir çevirmen olarak beni de çok yakından ilgilendiriyor: Rus olan her şeye bu boyutta bir kültürel düşmanlık açıkça III. Reich’ı çağrıştırıyor. 

İkincisi ise Rusya ile post-Sovyet coğrafyası, özellikle de Orta Asya cumhuriyetleri arasındaki ilişkilerin, keza Rusya’nın geleneksel “stratejik ortakları” (özellikle İran) ve müttefikleri (özellikle Suriye) arasındaki ilişkilerin bu süreçten nasıl etkileneceği. Bunları dikkatle takip etmek gerekecek. 

Savaş kaçınılmaz mıydı?

Sayfalar