Barış Doster

26 Mar 2021

Dış politikayla ilgilenenler, kaçınılmaz olarak, zorunlu olarak, bir yandan ülkelerin içindeki sınıf mücadelesiyle; yani üretim, mülkiyet, bölüşüm ilişkileriyle; bir yandan da ülkelerin dışındaki pazar, ham madde, ucuz emek talebiyle ilgilenirler. İçeride baktıklarıyla dışarıda baktıkları birbirinin tamamlayanı, bütünleyenidir. Aralarında doğrudan ilişki vardır. Çünkü iktisat; siyasetle ve dış politikayla doğrudan ilgilidir. Bu nedenle, sıklıkla vurguladığımız üzere, büyük bir devletin, emperyalist bir gücün kurumsal dış politikası, bir partiden diğer partiye, bir başkandan diğer başkana değişmez. Aksini öne sürenler yanılırlar. Bunun somut örneği, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) izlediği dış politikadır.

16 Nis 2020
Salgın hastalık, ülkelerin sağlık sistemlerini, mali yapılarını, yönetim biçimlerini sarsmakla, sınamakla, mukavemetini ölçmekle kalmadı. Aynı zamanda büyük bir insanlık ve uygarlık sınavına da soktu dünyayı. Batılı, merkez, gelişmiş, kapitalist ülkeler, emperyalist devletler, bu sınavdan geçemediler. Sadece dünyanın geri kalanına, doğuya, Asya'ya, Afrika'ya, üçüncü dünyaya, Atatürk'ün deyimiyle mazlum milletlere kulaklarını tıkamakla kalmadılar. Birbirlerine de sırtlarını döndüler. Örneğin; geçen haftalarda Almanya'ya gidecek maskelere el koyan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), önceki gün de, Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) sağlamakta olduğu fonu kesti.