Sabah

13 Nis 2021

Rusya, Ukrayna sınırına 80 bin askeri boşu boşuna yığmadı. Bu açık bir savaş işareti olarak okunabilir. Birkaç haftadır Rusya, dünyanın tepkisini ölçüyor. Daha ne kadar süre bekler bilemiyorum, ama bu işin sonunda doğrudan bir ilhakla daha karşılaşabiliriz. Putin belli bir süredir dünya ile irtibatı kesti. Kapılarını diyaloğa kapamış gibi bir hali var.
Hem özelde Amerika'nın hem de genelde Batı'nın oldukça zayıf tepki verdiğini düşünüyorum. İki Amerikan savaş gemisi Karadeniz'e çıktı. Ama bu Rusya'nın başlatacağı bir kara savaşını caydırmak için yeterli değil. Amerikan Dışişleri Bakanı Blinken de bir iki açıklama yaptı. Ama çok cılız... "Rusya saldırganlık ederse bedelini öder" diyor. Fakat o bedelin ne olduğunu kimse bilmiyor. Rusya bu tür açıklamalardan bırakın çekinmeyi, daha da cesaretleniyor olabilir.

11 Oca 2021

2007-2010 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde yüksek lisans yaptım. Kulaklarımı ve boynumu kapatacak şekilde diktirdiğim bone üzerine şapka takarak, kimseye görünmemek için ana giriş kapısı yerine Bebek kapısını kullanarak, dik ve uzun bir yokuş yolu tırmanarak bölümüme gidiyorum. Bölüm içinde başörtülüyüm ama ne o meşhur yemyeşil çimlerin ne kantinin keyfini çıkarabiliyorum; güvenlik görevlilerine görünmeden eğitimimi tamamlamaya çalışıyorum.

09 Mar 2020

Başkan Erdoğan dün krizini görüşmek üzere Moskova'daydı. Rus lider Putin ile yaptığı ikili zirve tüm başkentlerin ilgi odağındaydı. Bütün uzmanlar 2015 uçak krizinde bu yana en gergin toplantının gerçekleştiğinde hemfikirdi. Zaten on gündür sahadaki askeri hareketliliğin artması bir anlamda bu zirveye hazırlıktı. Heyetler arası görüşmelerden bir uzlaşma çıkmadığı için son söz Erdoğan ve Putin görüşmesine bırakılmıştı. İki liderin basına ilk açıklamaları ve baş başa görüşmeyle başlanması içerideki müzakerenin ne kadar kritik olduğunu ve zorlu geçeceğini gösteriyordu. Erdoğan bölgedeki sıkıntı dolayısıyla dünyanın gözünün burada olduğunu ifade etti: "Bugün burada atacağımız adım, alacağımız isabetli kararlar bölgeyi de ülkelerimizi de rahatlatacaktır." Putin de şehit olan askerlerimizle ilgili başsağlığı diledikten sonra krize çözüm bulma istekliliğini gösterdi:

02 Mar 2020

Önceki akşam 'den yüreğimizi yakan acı haber geldi. 33 askerimiz destekli Esad güçleri tarafından şehit edildi. Milletimizin ve kahraman askerlerimizin ailelerinin başı sağ olsun. Türk askerinin konumu Rus makamlarına bildirildiği halde hain saldırıyı engellemeyen İdlib'de yaşanandan sorumludur. Saldırıdan sonra Ankara, tüm gece SİHA'larla 200 hedefi ve 329 rejim unsurunu etkisiz hale getirdi. İletişim Başkanı Altun'un yaptığı açıklamaya göre "Rejim hedefleri Türkiye için meşru hedef" konumunda.

14 Şub 2020

İdlib krizini yönetmek için Ankara üç düzlemde seferberlik halinde. Bunlar, askeri operasyon, diplomasi ve uluslararası kamuoyu. Esad güçlerinin 13 askerimizi şehit etmesinden sonra öncelikli olan elbette askeri düzlem. Gözlem noktalarını tahkim eden Ankara alan kontrolüne geçiş için birlikler sevk etmeye devam ediyor. Başkan Erdoğan, Esad güçlerinin Soçi mutabakatına göre tüm İdlib'den çekilmesi için şubat sonuna kadar süre vermişti. Çarşamba günkü grup toplantısında da Türkiye'nin askeri operasyonunun koordinatlarını açıkladı: "Gözlem noktalarındaki veya diğer yerlerdeki askerlerimize en küçük bir zarar gelmesi halinde, bugünden itibaren, İdlib'le ve Soçi Muhtırası sınırlarıyla bağlı kalmadan, rejim güçlerini her yerde vuracağımızı buradan ilan ediyorum." Bu cümleden anlaşılan operasyonun alanı tüm İdlib, ancak saldırının bedeli Esad güçlerine tüm Suriye'de de ödetilebilir.

10 May 2019

İşe bakın... Tam bir süre daha aslında hukuku en üstte tutuyormuş, hukuk ahlakını ve demokrasiyi savunuyormuş havasını atmaya hazırlanıyorlarken... Ağızlarındaki baklaları birer birer çıkartmak zorunda kaldılar. Artık hangi belagat bu berbat manzaranın üstünü örtebilir ki?.. Söyleyin bana... Bir yargı kararını "mazereti ve gerekçesini" umursamadan eleştirmenin neresi etik, neresi hukuk, neresi demokrasi savunmasıdır? Bütün bunların en nihayetinde "yüksek yargı bizim/benim onaylamadığım kararları alamaz" manasına geldiğini sokakta top oynayan çocuklar bile anlar. Ya 2007'de Anayasa Mahkemesi'nin "367 Kararı"yla YSK'nın İBB seçiminin tekrarına karar verişi arasında bağlantı kurmaya ne demeli? Bu tutum hukukun savunulmasından ziyade yeni siyaset yolları için hayal gücünün zorlanması anlamına gelmiyor mu?

***

22 Oca 2017

 

MHP, Türkiye’ye yönelik saldırılar yoğunlaşınca adına ve liderinin ismine yaraşır biçimde bir devlet/millet partisine dönüştü. Devlet Bahçeli, kim ne derse dersin MHP’nin Türkeş’ten sonraki ‘ikinci başbuğ’u olarak adını tarihe yazdırdı

"20 Temmuz'da bir darbe yapıldı Türkiye'de, OHAL ilan edildi. 15 Temmuz FETÖ'nün kontrollü bir darbe girişimiydi, 20 Temmuz ise gerçek darbe..."

"12 Eylül'de 'Bizim çocuklar başardı' diyorlardı. Çok şükür 15 Temmuz'da onların gayri meşru çocukları kaybetti. Her birimiz Türkiye'yi son neferimize kadar savunmalıyız."

Birincisi, hakikati ters yüz ederek gerçek darbeyi değil, ona karşı yürütülen mücadeleyi hedef alan; ikincisi ise Türkiye'ye karşı açılmış savaşın, yani hakikatin bilincine varmış bir siyasi aklın ürünü olan bu açıklamaların kimlere ait olduğunu tahmin edersiniz. İlki CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ikincisi ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamaları.

14 Oca 2017

 

CHP ve HDP'nin Meclis kürsüsünü kırmaya varan direnişi devam ediyor.

Ancak Cumhurbaşkanlığı sistemini içeren yeni anayasanın maddeleri Ak Parti ve MHP işbirliğiyle bir bir Meclis'ten geçiyor.

Kavga gürültü arasında işin özü atlanıyor.

Aslında bu kavga gürültünün bir nedeni de o zaten.

Örneğin anayasa değişikliğine "ölümüne," "kefen giydik", "Kansız değiştirilemez" diye karşı çıkanlar... Kavga çıkartmasalar geçmesin diye uğruna burun kırdıkları bir maddenin şu olduğunu seçmene izah edebilirler miydi?

Yargı yetkisinin, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına dair hüküm, 'bağımsız ve tarafsız' mahkemelerce kullanılacağı şeklinde değişti.

Peki, kabul edilmesin diye milletvekili ısırdıkları şu madde önerisine ne buyrulur? 

Seçilme yaşı 25'ten 18'e düşürüldü.

Bilemiyorum, belki de milletvekillerinin 5 yılda bir Cumhurbaşkanıyla birlikte seçilmesine içerleyip Meclis'i kilitlemeye çalışıyorlardır.

"Hayır, bizim itirazımız paketin tümüne" dediklerini duyuyorum.

12 Haz 2016

Başbakan Binali Yıldırım'ın, "Terör örgütünden, 'Silahları bırakabiliriz, görüşebiliriz' gibi doğrudan, dolaylı haberler geliyor. Konuşacak hiçbir şey yok" açıklaması kamuoyunda hayli merak uyandırdı. Haliyle, "Acaba, perde arkasında yeni bir siyasi diplomasi mi işliyor?" sorusu da gündeme geldi. İşin aslı... Örgütün siyasal uzantıları bir süredir, "devlet heyeti" üzerinden nabız yoklamaya çalışıyor. Ancak bu girişimler, Doğu ve Güneydoğu'daki bazı il ve ilçe merkezlerinde sıkışan terör örgütüne soluk aldırma veya teröristleri güvenli tahliye arayışı olarak yorumlanıyor.
Öte yandan... İmralı ile görüşme olup olmadığı da bir başka merak konusu...
Edindiğim bilgi, "resmi formatta ve içerikli görüşmeler olmadığı" yönünde. Lakin devletin ilgili kurumlarının temsilcileri, uzun yıllardır olduğu gibi geniş aralıklarla Ada'ya gidip geliyorlar. Güncel durum şimdilik bundan ibaret.
***
Bu görüşme bahsinin belki de en önemli kısmı şu:

07 Oca 2015

Demokrasi diye atıp tutuyorsun ama meclis komisyonundan senin istediğin yönde karar çıkmayınca da bozuk çalıyorsun.
Aynı karar yarın öbür gün meclis genel kurulundan çıkmayınca da bozulacaksın.
Tıpkı, halk senin tuttuğun partiyi iktidara getirmeyince bozulduğun gibi...
Çare yok, bu oyunu "kurallarına göre" oynamayı öğreneceksin.
İftira etmekten de belki günün birinde vazgeçersin.
Muhalefet yap, tabii yap ama "adam gibi" yap. 
"Bu işin sonu Anayasa Mahkemesi'ni kapatmaya kadar gidecek gibi duruyor" diyorsun.
Ağzını topla.
Hiçbir kuvvet Anayasa Mahkemesi'ni "kapatabilemez", yok böyle bir şey.
Sonra dönüp "görünen o ki kurum lağvedilecek" diyorsun.
Yok böyle bir şey, kimsenin buna gücü yetmez. (Kapatmayla lağvetme arasındaki farkı da istersen ortamektep Yurttaşlık Bilgisi kitaplarından öğrenebilirsin.) Haaa, yeni anayasa yapılırsa içine böyle bir müessese konmayabilir tabii, orada haklısın. O zaman öyle de, lafı çarpıtma.

Sayfalar