ABD: Astana süreci bitmelidir

Yazıcı-dostu sürüma-posta gönderPDF sürümü
04 Ara 2018

 

ABD Başkanı’nın Suriye Özel Temsilcisi, Suriye sorununun çözümüne önemli katkılarda bulunan Astana ve Soçi girişimlerinin artık sürdürülmemesi gerektiğini söyledi.

YDH - Fars haber ajansının bildirdiğine göre Amerikan Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey; Türkiye, Rusya ve İran’ın Suriye sorununa çözüm için başlattığı Astana sürecini “tuhaf” diye niteledi.

Temsilciler Meclisi Dış İşleri Komisyonu’nda soruları cevaplayan James Jeffrey, şunları söyledi: “İstanbul toplantısından sonra Ruslar, İranlılar ve Türklerin üçüncü anayasa komisyonu listesini hazırlamasını ummuştuk; ancak bunu başaramadılar. BM Temsilcisi de bu konuda somut bir ilerleme sağlanamadığını söyledi.

Şu an BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan De Mistura’nın aralık ayı ortasındaki raporunu bekliyoruz.

Bizim ve Birleşmiş Milletler üyelerinin çoğunun görüşü, tuhaf Soçi-Astana girişiminin artık devam ettirilmemesidir.

Onlar anayasa hazırlayıp da Mistura’ya sunacaklardı; ama başaramadılar. Bize göre eğer aralık ayı ortasında da yapamazlarsa bu süreç durmalıdır."

James Jeffrey, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan Soçi anlaşmasının aslında ABD Başkanı Donald Trump’ın sayesinde gerçekleştiğini öne sürerek şunları söyledi:

“Türkler, İranlılar ve Ruslarla İdlib’de gerilimin azaltılması konusunda neredeyse 1 yıl önce müzakerelerde bulunmuştu. 7 Eylül’de yapılan toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 'Ateşkes olmayacak' diyerek küçük düşürmüştü. Ama 10 gün sonra Erdoğan Putin’den yazılı olarak bugün hâlâ korunan ateşkes anlaşmasını koparmayı başardı. Bu değişikliğin sebebi Başkan Trump’ın doğrudan ve dramatik şekilde müdahale etmesi ve herhangi bir saldırıda kimyasal silah kullanılması durumunda sert karşılık verileceğini söylemesiydi. Trump, açıkça böyle bir operasyonun bölgede çatışmanın ciddi şekilde tırmandırılması anlamına geleceğini söyleyerek Rusya üzerindeki baskıyı arttırdı.”

ABD’nin Suriye’deki önceliği İran’ın nüfuzunun zayıflatılması

Amerika’nın Sesi’nin haberine göre ise Jeffrey, Amerika’nın Suriye’deki önceliklerini IŞİD’in tamamen yenilgiye uğratılması ve İran’ın nüfuzuna karşı çıkmak olarak sıraladı.

Türkiye’nin Suriye Demokratik Güçleri’ne yönelik tavrına tepki gösteren Jeffrey, Suriye’nin kuzeyinde herhangi tek taraflı bir askerî operasyonun kaygı verici olduğunu, Amerikalı personeli tehlikeye atacak herhangi bir hamlenin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Jeffrey, Suriye’nin kuzeyinde ayrı bir yapı kurmak ya da Suriye’nin toprak bütünlüğünü değiştirmek istemediklerini iddia etti.

Gülünç soruya tuhaf cevap

ABD Temsilciler Meclisi’nde “Esat rejiminin Suriye’nin kuzeyini ele geçirme teşebbüsünde bulunması hâlinde Amerika’nın uzun vadeli stratejisinin ne olacağı” şeklindeki bir soruyu cevaplayan James Jeffrey şunları söyledi:

“Suriye’nin kuzeyinde biz IŞİD’e karşı operasyonlarımızı sürdürürken, herhangi bir ülke tarafından tek taraflı olarak bir hamle yapılması ya da herhangi bir müdahale bizim için endişe verici olur.

Orada görev yapan Amerikan askerlerini riske atar. Daha önce Deyr Ez Zor bölgesi yakınlarında böyle bir çaba olmuştu. Biz de kendimizi savunma hakkımızı kullandık ve karşılık verdik.

Bizim yapmayı umduğumuz bu bölgenin istikrarlı hâle gelmesine yardımcı olmak ve bu bölgenin yeni Suriye’ye entegre olmasını sağlamak.

Biz Suriye’nin kuzeyinde yeni bir yapı oluşturmak ya da Suriye’nin toprak bütünlüğünü değiştirmek istemiyoruz. Bizim amacımız bölgedeki istikrarı muhafaza ederek Suriye’de siyasi süreci ilerletmek için bunu bir kaldıraç olarak kullanmak.”

"Kürtlerle İşbirliğimiz Taktiksel"

Jeffrey, Amerika’nın PYD ile ilişkisinden rahatsızlık duyan Türkiye’nin kaygılarını gidermek için de şunları söyledi:

“Türklerin bu konuda büyük endişeleri var, bu endişeleri anlıyoruz. Bizim ilişkimizin olduğu bazı Kürt grupların yani bizim IŞİD’le mücadelede askerî ortağımız olan Suriye Demokratik Güçleri’nin içinde PYD/YPG bağlantıları var.

Biz Türklerle günlük olarak bu konuda irtibattayız. En önemlisi Menbic bölgesinde yani Fırat’ın batısında YPG/PYD’nin bölgeyi terk etmeye teşvik için çalıştığımız faaliyetimiz var.

Bu süreç de iyi ilerliyor. Bizim Kürtlerle işbirliğimiz taktik işbirliği. Yani bir dönüşüm ya da değişim içeren işbirliği değil, ortak bir amaca yani IŞİD’in yenilgiye uğratılması amacına hizmet eden geçici bir işbirliği.”