user2 – Yeni Dünya https://yenidunya.org Yeni Günün Habercisi Wed, 26 Aug 2026 11:13:27 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.8.8 https://yenidunya.org/wp-content/uploads/2022/02/cropped-YD-ikon-512-1-75x75.png user2 – Yeni Dünya https://yenidunya.org 32 32 KAMU-AR: Gıda fiyat artışı ağustos ayında da durmadı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34390/kamu-ar-gida-fiyat-artisi-agustos-ayinda-da-durmadi/ Wed, 26 Aug 2026 11:13:25 +0000 https://yenidunya.org/?p=34390 Birleşik Kamu-İş Araştırma Birimi KAMU-AR’ın Ağustos ayı gıda enflasyonu araştırması açıklandı.
Araştırma mutfaktaki yangının ağustos ayında da nasıl büyüdüğünü gözler önüne seriyor.

-Gıda fiyatlarında yükseliş sürüyor
-Halkın en fazla tükettiği gıda maddelerinden oluşan bir sepet esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, gıda fiyatları auğstosta önceki aya göre yüzde 0,5 oranında arttı
-Yılın ilk sekiz aylık dönemindeki gıda enflasyonu yüzde 37,7’ye çıktı.
-Gıda fiyatları ağustos 2026 itibariyle son bir yılda ise yüzde 56,7 oranında artış gösterdi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR’ın fiyatlarını Türkiye’nin büyük bir bölümünde yaygın şubeleri bulunan zincir marketlerden derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hesapladığı gıda fiyatları endeksinin Ağustos 2026 sonuçları açıklandı.
Gıda fiyatları sebze ve meyve fiyatlarındaki mevsimlik düşüşlere rağmen et, yağ ve işlenmiş gıda fiyatlarındaki artışın etkisiyle ağustosta da devam etti. Haziranda yüzde 1,9, temmuzda yüzde 1,6 oranında artan gıda fiyatlarında ağustos ayında da yüzde 0,5 oranında artış yaşandı. Yılın ilk sekiz aylık döneminde yüzde 37,7 ve son bir yıllık dönemde ise yüzde 56,7 oranında artış gerçekleşti. Birleşik Kamu – İş Gıda Fiyatları Endeksindeki aralıksız artış serisi de ağustosla birlikte 75 aya kadar yükseldi.

KAMU-AR: Gıda fiyat artışı ağustos ayında da durmadı

Açlık riski büyüyor
Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yüksek enflasyon sürecinin gıda fiyatları aracılığıyla ücretliler, dar gelirliler ve yoksullara çıkardığı fatura, açlık  riskini büyütmeye devam ediyor.
Gıda fiyatları, Türkiye’nin, içinde bulunduğu bu enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den başlayarak Ağustos 2026’ya kadar yüzde 2.181 oranında arttı. Eylül 2021’de 1000 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl ağustos ayında 22 bin 810 lira ödemek gerekti.
 Gıda fiyatlarının yüzde 2.181 oranında arttığı Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanlarının maaş ve ücretlerinde yaşanan artış ise yüzde 1.292’de kaldı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 1000 lira olan ortalama kamu çalışanı ücreti son zamla birlikte Temmuz 2026 itibariyle 13 bin 920 liraya çıktı. Gıda fiyatları artmaya devam ederken maaş ve ücretler yıl sonuna kadar değişmeyecek. Gelirlerindeki artış gıda fiyatlarındaki artışı bile karşılamaya yetmeyen ücretlilerin alım gücü gıda fiyatlarına karşı karşısında reel olarak yüzde 39 oranında eridi.  Buna göre bir kamu çalışanının 2021 yılında maaşıyla aldığı gıda sepetinin şimdi en fazla yüzde 61’ini alabiliyor.
Açlık ve yoksulluk riski, sonbaharla birlikte önümüzdeki aylarda da büyümeye devam edecek. Zira hem tarım sektörünün sorunları hem de girdi fiyatları artıyor. TÜİK’e göre son bir yılda yüzde 32,1 olan girdi fiyatlarındaki artışlar gecikmeli de olsa gıda fiyatlarına da birkaç kat olarak yansıyor.
Birleşik Kamu-İş’in gıda fiyatları endeksi Haziran 2020’den bu yana, yani 75 aydır aralıksız olarak bir önceki aya göre artıyor.

Aylık fiyat artışı
Ağustosta gıda fiyatlarındaki artışta et-balık, yağ ve işlenmiş gıda fiyatları belirleyici oldu. Meyve, sebzede ve süt-süt ürünlerinde fiyatlar düşerken, diğer harcama gruplarında ise fiyatlar ya değişmedi ya ılımlı artışlar gösterdi ya da azaldı.

Ekmek-pirinç-un-bulgur harcamaları ağustosta önceki aya göre değişmedi, et ve balık grubu harcamalarında ise yüzde 4,4 oranında artış yaşandı. Süt, süt ürünleri ile yumurta grubunda fiyatlar yüzde 1,5 oranında gerilerken, margarin ve sıvıyağ harcamaları ise yüzde 3,3 oranında arttı.
Meyve fiyatlarının yüzde 4,7 oranında gerilediği ağustosta sebze fiyatlarında ise ortalama yüzde 4,2 oranında gerileme kaydedildi.
Bakliyat fiyatlarının değişmediği ağustos ayında salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri işlenmiş gıda maddelerinden oluşan işlenmiş gıdada fiyatlar yüzde 3,8 oranında yükseldi.
Vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 temel gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0,5 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

KAMU-AR: Gıda fiyat artışı ağustos ayında da durmadı

Sekiz aylık artış yüzde 37
Ocak-ağustos döneminde ise ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 35,1, et-balık fiyatları yüzde 30, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 28,2 artış kaydetti. Bu dönemde yağ fiyatları yüzde 12,8, meyve fiyatları yüzde 47,3, sebze fiyatları ise yüzde 90,7 oranında yükseldi. Bakliyat fiyatları sekiz ayda yüzde 27,8, diğer gıda fiyatları ise yüzde 19,4 oranında arttı.
Gıdada yılın ilk sekiz aylık dönemindeki toplam artış yüzde 37,7 olarak hesaplandı.

Yıllık artış yüzde 56,7
Gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 56,7 olarak gerçekleşti.
Son bir yıllık dönemde ekmek, un, bulgur, makarna fiyatları yüzde 47,7, et-balık fiyatları yüzde 45,1, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 34,4, yağ fiyatları yüzde 30,5 oranında zamlandı. Meyve fiyatları yüzde 67,4, sebze fiyatları ise yüzde 153,6 oranında arttı. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 51,2, diğer gıda fiyatları ise yüzde 41,3 oranında artış gösterdi.

12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 55,3
Eylül 2025 – Ağustos 2026 aylarına kapsayan son 12 aylık dönemin ortalama gıda fiyatları, Eylül 2024 – Ağustos 2025 aylarını kapsayan 12 aylık dönemdeki ortalama gıda fiyatlarına göre yüzde 56,2 oranında yükseldi.
On iki aylık ortalama fiyat artışı ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 37,8, et-balık fiyatlarında 61,6, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 36,4 oldu. Yağ fiyatları yüzde 33,9, meyve fiyatları yüzde 92,5, sebze fiyatları ise yüzde 97,1 oranında arttı. Bakliyatta ortalama fiyatlar bir önceki 12 aylık ortalamaya göre yüzde 37,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 34,3 oranında arttı.

]]>
Madencilerden Cumhurbaşkanlığına yürüme kararı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34386/madencilerden-cumhurbaskanligina-yurume-karari/ Sun, 23 Aug 2026 19:48:59 +0000 https://yenidunya.org/?p=34386 Doruk Madencilik ve Elazığ ETİ Gümüş işçilerinin alacaklarının ödenmesi talebiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren madenciler, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na yürüme kararı aldı.

Bağımsız Maden-İş Sendikası’nda örgütlenen Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve ETİ Gümüş çalışanı madenciler, eylemlerinde yeni bir sürecin başlayacağını açıkladı.
Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde taleplerini dile getiren madenciler bakanlık sorunlarımızı çözmese Cumhurbaşkanlığına yürüyeceklerini açıkladı.

Erdi Kahveci’nin anısına sessiz protesto
Beypazarı’ndaki maden kazasında yaşamını yitiren Erdi Kahveci’nin anısına hafta sonunu sessiz ve slogansız geçiren işçiler, pazartesi günü itibarıyla Bakanlık önünde günün 24 saati kesintisiz nöbet eylemine başlayacaklarını bildirdi.
Bağımsız Maden-İş’in X hesabından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
“Hafta sonunu maden cinayetinde kaybettiğimiz Erdi Kahveci için sessiz ve slogansız geçirdik.
Eğer salı gününe kadar Enerji Bakanlığı sözünü tutup sorumluluk almazsa çarşamba günü Bakanlık önünden bir üst makama, Cumhurbaşkanlığı’na yürüyeceğiz.”

Salı gününe kadar süre
Madenciler, taleplerinin karşılanması için Enerji Bakanlığı’na salı gününe kadar süre verdiklerini bildirdi. Yapılan açıklamada, Bakanlığın verdiği sözleri tutması ve sorumluluk alması gerektiği vurgulandı.

Madencilerden Cumhurbaşkanlığına yürüme kararı

“Fazla üretim, fazla kazanç uğruna can veriyoruz”
Bağımsız Maden-İş Sendikası yöneticisi Volkan Çetin Ankara’nın Beypazarı ilçesinde yaşanan maden kazasını anımsatarak, şunları söyledi:
“Yeni açılan üretim panolarında belli bir ilerleme olduktan sonra üretimin kontrollü şekilde durdurulup, arka göçürme dediğimiz olayın kontrollü şekilde yapılması gerekiyor. Bu şirket anladığımıza göre üretimi durdurmayıp, kontrollü şekilde arkayı göçüreceği yerde kendiliğinden göçmesini beklemiş.
Kendiliğinden göçme olunca oradaki çalışan insanları, işte bu vahim kaza diyemiyoruz, kesin ve kesin resmen açık ve öngörülebilir bir olay, insanları iş cinayetinde öldürdüler. Bu şirketin belli bir süre üretimi durdurup, o arka göçürme dediğimiz olayı kontrollü bir şekilde yapması gerekiyordu. Ama fazla üretim, fazla kazanç uğruna arkadaşlarımızı cinayete kurban verdik. Bu soruşturmanın kesinlikle ve kesinlikle takipçisi olacağız.”

“İtibarını zedeliyormuşuz. Biz o zaman ölelim”
Doruk Madencilik işçisi de Yıldızlar SSS Holding’in “itibarımızı zedeleyenlere dava açacağız” açıklamasını hatırlatarak, “Ben bir babayım, özel bir çocuğum var ve ben bunu doktora götürebilmek için borç arıyorum. Şimdi benim mi itibarım düşüyor, şirketin mi? Markete 80 lira borcum var, market diyor ki ‘Öde de öyle gel.’ Başım öne eğiliyor. Benim mi itibarım düşüyor, şirketin mi? İş kazası geçirdim, iş kazası geçirmemin dördüncü günü beni ücretsiz izne çıkarttı. Kazalıyım, elimde param yok. Ben ne yapayım? İtibarını zedeliyormuşuz. Biz o zaman ölelim çünkü bizde hiç kalmadı” dedi.

]]>
BİSAM: Yoksulluk sınırı 4,5 asgari ücrete yaklaştı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34379/bisam-yoksulluk-siniri-45-asgari-ucrete-yaklasti/ Tue, 18 Aug 2026 16:47:36 +0000 https://yenidunya.org/?p=34379 Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi BİSAM “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Ağustos 2026 Raporunu” açıkladı.
Rapora göre, dört kişilik bir aile için açlık sınırı 37 bin 203 lira oldu, yoksulluk sınırı 122 bin 217 lira! Yalnızca gıda için günlük yapılması gereken asgari harcama tutarı ise1240 lira oldu!

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4,5 asgari ücrete yaklaştı

Sadece sağlıklı beslenmenin maliyeti 37 bin 203 lira
TÜİK zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ağustos 2026 için 37.203 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 122.217 lira olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 10.025 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 9.649, 15-18 yaş bir genç için 10.473, 4-6 yaş arası bir çocuk için 7.057 liradır. Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 37 bin 203 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 122 bin 217 liraya ulaşmaktadır.

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4,5 asgari ücrete yaklaştı

Günlük harcamalarda Ağustos 2026 dönemi için en yüksek maliyet grubunu 431,31 liralık harcama ile süt ve süt ürünleri oluşturmaktadır. Onu 288,82 liralık harcama gereksinimi ile sebze ve meyve takip etmektedir. Kırmızı et, balık ve tavuk 209,80 lira harcama gereksinimi ile öne çıkan bir diğer önemli besin grubudur. Yumurta için yapılması gereken harcama tutarı 24,90 lira olarak gerçekleşmiştir. Kurubaklagil için bu tutar 28,87, pirinç, bulgur, makarna ve un grubu için 19,14, ekmek için 86,67, katı yağ ve sıvı yağ için 78,43, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 43,98 liradır. Kuruyemiş için ise yapılması gereken harcama miktarı 28,20 liradır.

Süt ve süt ürünleri en maliyetli grup
Daha dar bir gruplandırmaya göre “süt ve süt ürünleri” günlük 431,31 liralık harcama gereksinimi ve yüzde 34,8’lik oranı ile ilk sıradaki yerini korudu. “Meyve ve sebze” grubunun payı yüzde 23,3, “et, yumurta ve kurubaklagil” grubunun payı yüzde 23,5, “ekmek ve tahıl” grubunun payı ise yüzde 8,5 oldu.

BİSAM: Yoksulluk sınırı 4,5 asgari ücrete yaklaştı

Diğer ürünlerin payı ise %9,9 olarak gerçekleşti. Açlık sınırındaki artış ağırlıkla sebze ve meyve, et, tavuk ve balık ile bal, pekmez ve reçel gruplarındaki fiyat artışlarından kaynaklandı. Kuruyemiş, peynir ve katı yağ gruplarındaki fiyat gerilemeleri ise bu artışı sınırladı.

Aile bireyine göre harcama gereksinimi
Her bir aile ferdinin sağlıklı beslenmesi için gereksinim duyduğu gıda grubu ve alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Örneğin tüketilmesi gereken ekmek miktarı kadın ve erkek açısından anlamlı düzeyde farklıdır. Süt ve süt ürünleri tüketiminde 10-18 yaş arasındaki bir gencin harcama gereksinimi, yetişkin erkek ve kadından fazlayken, yumurta 4-6 yaş grubu için daha önemlidir. 4-6 yaş arası bir çocuğun tüketmesi gereken yumurta miktarı yetişkinlerden fazladır.

]]>
Kartlı ödemeler Temmuz ayında 3 trilyon liraya dayandı https://yenidunya.org/yurt/34373/kartli-odemeler-temmuz-ayinda-3-trilyon-liraya-dayandi/ Tue, 18 Aug 2026 13:20:19 +0000 https://yenidunya.org/?p=34373 Bankalararası Kart Merkezi, temmuz ayına ilişkin verileri açıkladı. Verilere göre kredi kartı, banka kartı ve ön ödemeli kartlarla yapılan ödemelerin toplam tutarı yıllık yüzde 37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar liraya ulaştı. İnternetten yapılan kartlı ödemeler 908,9 milyar liraya çıkarken, temassız ödemelerin tutarı yüzde 44 artışla 1 trilyon 15,3 milyar liraya yükseldi.
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla temmuz ayında yapılan ödemelerin toplam tutarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar liraya ulaştı.
Bankalararası Kart Merkezi, temmuz ayına ilişkin verileri açıkladı.
Buna göre, temmuz ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 151,7 milyon, banka kartı 223,2 milyon, ön ödemeli kart sayısı 101,3 milyon oldu.
Geçen yılın aynı dönemine göre kredi kartı sayısı yüzde 11, banka kartı sayısı yüzde 4 arttı, ön ödemeli kart sayısı yüzde 3 geriledi. Toplam kart sayısı ise yüzde 4 artarak 476,2 milyona ulaştı.

Geçen yıla göre yüzde 37 artış
Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlarla temmuzda yapılan ödemelerin toplam tutarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artarak 2 trilyon 974,9 milyar lira oldu. Bu ödemelerin 2 trilyon 541,8 milyar lirası kredi kartları, 425,8 milyar lirası banka kartları, 7,3 milyar lirası ise ön ödemeli kartlarla yapıldı.
Aynı dönemde ödeme tutarı kredi kartlarında yüzde 38, banka kartlarında yüzde 39 artarken ön ödemeli kartlarda yüzde 43 geriledi.
Kartlarla yapılan ödeme sayısı yüzde 11 artarak 2 milyara yükseldi. Bunun 1 milyar 181,3 milyonunu kredi kartları, 783,5 milyonunu banka kartları, 33,2 milyonunu ise ön ödemeli kartlar oluşturdu.
Ödeme sayılarında büyüme oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre kredi kartları ve banka kartlarında yüzde 12 artış yönünde oldu. Ön ödemeli kartlarla yapılan ödeme sayısı ise yüzde 35 azaldı.

İnternetten kartlı ödemeler artıyor
Geçen ay internetten yapılan kartlı ödemelerin tutarı yıllık bazda yüzde 34 artarak 908,9 milyar liraya ulaştı. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı yüzde 30 oldu.
Aynı dönemde internetten kartlı ödeme sayısı ise yüzde 11 artarak 258,7 milyona yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı yüzde 13 olarak gerçekleşti.
Kartlarla yapılan temassız ödeme sayısı yüzde 9 artarak 1 milyar 336,8 milyon oldu. Temassız ödeme tutarı ise aynı dönemde yüzde 44 artarak 1 trilyon 15,3 milyar liraya yükseldi. Temmuz ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.

]]>
BES-AR: Ağustos ayı açlık sınırı 49 bin 556 lira oldu https://yenidunya.org/emek-gundemi/34369/bes-ar-agustos-ayi-aclik-siniri-49-bin-556-lira-oldu/ Tue, 18 Aug 2026 13:07:51 +0000 https://yenidunya.org/?p=34369 Büro Emekçileri Sendikası araştırma merkezi BES-AR Ağustos ayı açlık yoksulluk sınırı raporunu açıkladı.
BES-AR raporuna göre, 4 kişilik bir memur ailesi için açlık sınırı 49 bin 556 liraya, yoksulluk sınırı ise 122 bin 117 yükseldi.
Raporda, tüm kamu emekçilerine, asgari ücretlilere ve emeklilere insanca yaşayabilecek bir ücret talebi vurgulandı.

BES-AR: Ağustos ayı açlık sınırı 49 bin 556 lira oldu

Memur ailesi sadece karnını doyurabiliyor
Raporda yer alan veriler şöyle:
Gıda madde fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Ağustos 2026 için 49 bin 556 lira,
Tek bir (bekâr) çalışanın yaşam maliyeti 78 bin 223 lira,
Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı kısacası yoksulluk sınırı ise 122 bin 117 lira olmuştur.
Bu sonuçlara göre;
2026 yılında da 28 bin 075 lira alan asgari ücretli 49 bin 556 lira olan açlık sınırının %76,51 altında ücret alarak sadece karnını doyurabilmektedir.

BES-AR: Ağustos ayı açlık sınırı 49 bin 556 lira oldu

Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 1.651 lirayı geçti
-2026 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı.
-Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının %75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor.
-Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için öğrenci evi gibi 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor.

]]>
Temmuz ayında 214, yılın ilk yedi ayında en az 1279 işçi hayatını kaybetti https://yenidunya.org/emek-gundemi/34365/temmuz-ayinda-214-yilin-ilk-yedi-ayinda-en-az-1279-isci-hayatini-kaybetti/ Sat, 15 Aug 2026 14:21:56 +0000 https://yenidunya.org/?p=34365 İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi İSİG 2026 Temmuz ayı iş cinayetleri raporunu açıkladı.
Rapora göre;
Temmuz ayında en az 214 işçi hayatını kaybetti. Böylece 2026 yılının ilk yedi ayında iş cinayeti sayısı (Ocak 155, Şubat 129, Mart 150, Nisan 190, Mayıs 213, Haziran 228, Temmuz 214) 1279’a ulaştı.
•Bu ay ölenlerin yüzde 84’ü işçi ve yüzde 16’sı kendi nam ve hesabına çalışan çiftçi, esnaf vd. Yaz sürecine hazırlık için tarla, bahçe çalışması, hayvanlarının bakımını, beslenmesini yaparken 42 çiftçi, besici, arıcı hayatını kaybetti…

•En çok ölüm tarım, inşaat, taşımacılık ve deniz/gemi işkolunda meydana geldi: İnşaatlarda başta TOKİ olmak üzere dev Türk inşaat şirketlerinin yurtiçi/yurtdışı projelerinde ve deprem bölgelerinde ölümler yoğunlaşıyor… Tarım işkolunda 3 işçi Kırım Kongo Kanamalı ateşi nedeniyle hayatını kaybetti. Bu noktada daha somut adımların atılması gerekiyor. Yine tarım işçilerinin barınma, sıcakta çalışma ve hijyen kaynaklı su kanalları ve ırmaklarda ölümleri öne çıkıyor… Taşımacılıkta lojistiğin her geçen gün büyümesiyle birlikte tır, kamyon şoförleri ve diğer taraftan hizmetin genişlemesiyle otobüs, taksi şoförleri ve moto kuryeleri hayatlarını kaybediyor… Denizi işçileri için ise özellikle NATO-Ukrayna’nın Karadeniz’deki sivil gemilere saldırması ve Rusya’nın da karşılık vermesi üzerine büyük bir tehlike yaşanıyor. Türk şirketlerine ait gemiler de vuruluyor…

•Sektörel olarak bakarsak 73 sanayi, 60 inşaat, 45 tarım ve 36 hizmet sektörü işçisi hayatını kaybetti…

•Ölüm nedenlerinde üçte ikisinin taşımacılık, inşaat ve tarımda gerçekleştiği trafik, servis kazaları; üçte ikisinin tarım, inşaat ve metalde meydana geldiği ezilme, göçükler; yüzde 84’ü inşaatlarda olan yüksekten düşmeler bu ay yine öne çıkıyor…

•Bu ay dördü tarım, ikisi metal, ikisi inşaat, ikisi konaklama, biri taşımacılık ve biri işkolunu belirleyemediğimiz olmak üzere 12 çocuk işçi hayatını kaybetti. İSİG Meclisi’nin önümüzdeki dönem mücadelesinin iki sacayağından birisini ‘Çocuk İşçiliği İle Mücadele’ oluşturacak. Buradan çağrımızı yineliyoruz: Sanayide-tarımda-hizmette-inşaatta çocuk işçiliğine, paralı eğitime, mesleki eğitim adı altında kölece çalıştırılmaya, sanal bağımlılığa, uyuşturucuya, kumara, şiddete ve çetelere karşı mücadeleyi hep birlikte örelim!

•Temmuzda beşi tarım, ikisi konaklama, biri gıda, biri çimento, biri sağlık ve biri belediye olmak üzere en az 11 kadın işçi hayatını kaybetti. Kadın iş cinayetleri, işçi sağlığı ve güvenliği mücadelesinde somut adımlar atmak zaruri…

•Güvencesizlik kıskacında olan işçi sınıfının en kötü durumda çalışmaya zorlanan bileşenlerinden birisi de göçmen işçilerdir. Bu ay 6’sı Suriyeli, 4’ü Hindistanlı, 2’si Afganistanlı, 1’i İranlı ve 1’i Ukraynalı olmak üzere 14 göçmen işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin çoğunluğunu Türk denizcilik şirketlerinde çalışan işçiler oluşturuyor. Şirketin, geminin ve bayrağın farklı ülkelere ait olduğu düşünülünce işçilerin can güvenliği, çalışma koşulları ve sosyal hakları açısından güçlü bir örgütlenme ihtiyacı ortaya çıkıyor…

•Bu ay ölen işçilerin en az 7’si (yüzde 3) sendika üyesi, 207’si (yüzde 97) sendikasız. Sendikalı işçilerin üçü belediye, biri gıda, biri enerji, biri tersane ve biri sağlık işkollarında çalışıyordu. Eklememiz gereken iki husus daha var. Birincisi özellikle metal, enerji, tarım ve belediye işkollarında ölen işçiler içinde başka sendikalı işçiler de olabilir. Ancak sendikalarından herhangi bir açıklama olmadığı için işçilerin sendika üyesi olma bilgisini öğrenmekte zorlanıyoruz. İkincisi ve daha vahim bir durum kamu çalışanı/memur sendikaları açısından yaşanıyor. Özellikle sağlık, eğitim, büro ve belediye işkollarında ölen memurların (yüzde 70’i kağıt üzerinde sendikalı olsalar da) hangi sendikaya üye olduklarına dair bilgi almakta zorlanıyoruz. Zira bu sendikalar açısından hem İSİG gündemi çok geri planda hem de alana hakimiyet işçi sendikalarına göre daha zayıf…

Temmuz ayında 214, yılın ilk yedi ayında en az 1279 işçi hayatını kaybetti

İş cinayetlerinin aylara göre dağılımı
Ocak ayında en az 155 işçi, Şubat ayında en az 129 işçi, Mart ayında en az 150 işçi, Nisan ayında en az 190 işçi, Mayıs ayında en az 213 işçi, Haziran ayında en az 228 işçi ve Temmuz ayında en az 214 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı
İnşaat, Yol işkolunda 58 işçi; Tarım, Orman işkolunda 45 emekçi (21 işçi ve 24 çiftçi); Taşımacılık işkolunda 20 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 18 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 12 işçi; Metal işkolunda 10 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 9 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 5 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 5 işçi; Madencilik işkolunda 4 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Enerji işkolunda 2 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 2 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 13 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 40 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 38 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 31 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 25 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 15 işçi; Şiddet nedeniyle 15 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 11 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 11 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 6 işçi; İntihar nedeniyle 3 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 1 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 18 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı
14 yaş ve altı 4 çocuk işçi,
15-17 yaş arası 8 çocuk/genç işçi,
18-29 yaş arası 53 işçi,
30-49 yaş arası 86 işçi,
50-64 yaş arası 41 işçi,
65 yaş ve üstü 15 işçi,
Yaşı belirlenemeyen 7 işçi hayatını kaybetti…

İş cinayetlerinin bölgelere göre dağılımı
Temmuz ayında Türkiye’nin 55 şehrinde ve yurtdışında yedi ülkede (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) iş cinayeti gerçekleştiğini tespit edildi
26 ölüm İstanbul’da; 10 ölüm Ukrayna’da; 9 ölüm Antalya’da; 7’şer ölüm Aydın, Denizli ve Muğla’da; 6’şar ölüm Ankara, İzmir, Kastamonu, Mersin ve Şanlıurfa’da; 5’er ölüm Adana, Bingöl, Gaziantep ve Tekirdağ’da; 4’er ölüm Bursa, Kocaeli, Malatya, Manisa, Samsun, Sivas ve Suudi Arabistan’da; 3’er ölüm Diyarbakır, Erzurum, Gümüşhane, Hatay, Kahramanmaraş, Konya, Sakarya, Van ve Rusya’da; 2’şer ölüm Aksaray, Burdur, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Mardin, Trabzon, Uşak, Yalova, Yozgat, Cezayir ve İtalya’da; 1’er ölüm Afyon, Amasya, Bartın, Bitlis, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Elazığ, Eskişehir, Kars, Kilis, Kırıkkale, Ordu, Osmaniye, Şırnak, Tokat, Zonguldak, Belçika ve Macaristan’da meydana geldi…

]]>
Metal işçisi EPTA İstanbul’da greve hazırlanıyor https://yenidunya.org/emek-gundemi/34361/metal-iscisi-epta-istanbulda-greve-hazirlaniyor/ Thu, 13 Aug 2026 08:24:31 +0000 https://yenidunya.org/?p=34361 EPTA İstanbul’da toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı. Birleşik Metal-İş üyesi 180 işçi, yüzde 34 zam talebine karşı işverenin yüzde 10’luk teklifinde ısrar etmesi üzerine greve hazırlanıyor.
Metal sektöründe faaliyet gösteren EPTA İstanbul fabrikasında toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı.
Cumhuriyet’ten Elif Özge Yalçın’ın haberine göre, Birleşik Metal-İş üyesi 180 işçi greve gidiyor. Toplusözleşme yetkisinin 2010’dan beri Birleşik Metal-İş’te olduğu fabrikada, 1 Nisan 2026’dan itibaren geçerli zamlı ücretler için görüşmelere 28 Nisan’da başlandı ancak işçilerin yüzde 34 zam ve sosyal hak talepleri karşısında işveren yüzde 10’luk zamda ısrarlı.
Süreç arabulucuya taşınırken işçiler de pazartesi ve çarşamba günleri fabrikada eylem yapıyor.
Arabulucu raporunun bu hafta gelmesini bekleyen sendika, hemen ardından resmi grev ilanını asacak.

Direnişe devam
Öte yandan işverenin sendika karşıtı tutumuna ve işten çıkarmalara karşı Panelsan işçileri 10, BBCA Storex işçileri 23 gündür direnişlerini sürdürüyor.

]]>
Yoksulluk ülkeyi sardı https://yenidunya.org/yurt/34357/yoksulluk-ulkeyi-sardi/ Thu, 13 Aug 2026 08:15:52 +0000 https://yenidunya.org/?p=34357 Ailesi yanında ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 193 bin 601’e ulaştı. Haziran 2026 itibarıyla, 11,2 milyon hanenin aşırı yoksulluk çektiği, 16 bin hanenin oturulamayacak derecede olduğu belirlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın paylaştığı verilere göre, 1,8 milyon hanenin elektrik, 606,8 bin hanenin ise doğalgaz faturasını sosyal yardımsız ödeyemediği ortaya çıktı.
AKP’nin ekonomi politikası, milyonlarca haneyi yoksulluğa sürükledi.
Gelir adaletsizliğinin giderek derinleştiği Türkiye’de, “İktidar çevresindeki bir avuç azınlık” olarak nitelendirilen kesim zenginliğine zenginlik katarken milyonlarca yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma getirildi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu yılın ilk yarısına yönelik sosyal yardım karnesi de Türkiye’de milyonlarca yurttaşın yaşamını ancak sosyal yardımlar ile sürdürebildiğini ortaya koydu.
BirGün’den Mustafa Bildircin‘in haberine göre, ülkedeki, “aşırı yoksul” hane sayısı da Bakanlığın 12 Ağustos 2026 tarihli güncel verisi ile gözler önüne serildi. 2022’de hayata geçirilen ve “Aşırı yoksulluk sınırının altındaki vatandaşların kurtarılmasını” amaçlayan Türkiye Aile Destek Programı kapsamında 2017 yılından 2026 yılının yarısına kadar 11,2 milyon haneye ulaşıldığı belirtildi.

Yoksulluk ülkeyi sardı

Bakımsız evler
Oturulamayacak derecede eski, bakımsız ve sağlıksız olduğu tespit edilen ev sayısı da Türkiye’deki derin yoksulluğun boyutunu gün yüzüne çıkardı. Bu yılın ilk 6 ayında yapılan taramalarda, içinde yaşam sürdürülen 16 bin 77, “oturulamayacak derecede eski, bakımsız ve sağlıksız” olarak işaretlendiği ifade edildi. Eski hanelerin onarımı, eşyası ve kirası için 360,9 milyon TL’lik kaynak kullanıldığı bildirildi.
Bakanlığın verilerine göre, Ocak-Haziran 2026 döneminde de milyonlarca hane, elektrik ve doğalgaz faturasını ancak sosyal yardımlar ile ödeyebildi. 2026 yılının ilk yarısında 1 milyon 892 bin 784 haneye elektrik tüketim desteği, 606 bin 890 haneye de doğalgaz tüketim desteği sağlandı.

GSS borçlusu milyonlar
İşsiz ve çalışmayan yurttaşların kabusu olan GSS prim borcunu ödeyemeyen kişi sayısının da Ocak-Haziran 2026 döneminde 8 milyonu aştığı da Bakanlığın verileriyle ortaya konuldu. Ödeme gücü olmadığı için GSS primlerini ödeyemeyen, prim borcu Aile Bakanlığı’nca karşılanan kişi sayısının 8 milyon 130 bin 283 olduğu görüldü.

]]>
“Vali Bey gelsin, işçiyi dinlesin; yasağı görelim bakalım. Dayanabilecek mi o yürek?” https://yenidunya.org/emek-gundemi/34355/vali-bey-gelsin-isciyi-dinlesin-yasagi-gorelim-bakalim-dayanabilecek-mi-o-yurek/ Wed, 12 Aug 2026 13:13:40 +0000 https://yenidunya.org/?p=34355 Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Ankara Valiliği’nin eylem yasağına tepki göstererek, “Vali Bey gelsin, işçiyi dinlesin; yasağı görelim bakalım. Dayanabilecek mi o yürek? Oradan ahkam kesmek değil, oradan karar vermek değil. O işçinin yanına gelin, görün işçinizin derdini” dedi. Çakır, 10-13 aydır maaş alamayan madencilerin haklarını alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencilerinin haklarını alma talebiyle başlattıkları eylem, 3. gününde sürüyor.

Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, eylemlerinin üç gündür sürdüğünü, üç gündür seslerini kimsenin duymadığını, Enerji Bakanlığı önüne gittiklerinde beş dakika içerisinde gözaltına alındıklarını ve gece saat 01.00’e kadar gözaltında tutulduklarını belirtti.
Çakır, “Beş dakikalık meseleyi beş-on saate yayıyorlar. Biz ne yazık ki üç günden beri derdimizi anlatamadık. Ama biz üç yüz gün de olsa bu derdimizi anlatacağız. Çünkü biz haklıyız, biz madenciler olarak inatçıyız. Bu inatçılığımızla burada haklılığımızı bir gün teslim ettireceğiz. Biz ezilenleriz ama hiçbir zaman korkmayanlarız” dedi.

“Vali Bey gelsin, işçiyi dinlesin, yasağı görelim bakalım”
Ankara Valiliği’nin eylem yasağına tepki gösteren Çakır, şöyle konuştu:
“O Vali Bey, üç ay maaş almasa bana bu emri verebilir mi? O polisler üç ay, beş ay maaş almasa benim karşıma bariyer kurabilir mi? On ay maaş almamış, on üç ay maaş almamış madencilere ‘Susun, yasak var.’ Bu yasak bir yere kadardı. On üç aydan beri niye varmadı? Vali Bey, bu işçilerin derdini niye dinlemedi? Bu işçiler, oradaki valilere, kaymakamına, belediye başkanına, milletvekiline anlatmadı mı sanıyorsunuz? Herkes anlattı, herkes kulağını tıkadı. Patronun yanına gittiler hepsi. İşçinin yanına gelmediler. Vali Bey gelsin, işçiyi dinlesin; yasağı görelim bakalım. Dayanabilecek mi o yürek? Oradan ahkam kesmek değil, oradan karar vermek değil. O işçinin yanına gelin, görün işçinizin derdini.

Bu yurttaşlar sizin yurttaşlarınız. Siz bu işçilerin vergileriyle orada makamda oturuyorsunuz. O belediye başkanı bu işçilerden oy aldığı için orada oturuyor. Milletvekili bu işçilerden oy aldığı için orada oturuyor. ‘Bizi savunun’ diyoruz. Ama patronları savunuyorlar. İşçilerini savunmuyorlar. Bir gün gelir, o işçiler de size gereken dersi verir. Biz ders vermesini de biliriz, ders almasını da biliriz.”

”Bu mesele bitmeden buradan gitmeyeceğiz”
Çakır, kendisinin ve sendika üyelerinin gözaltına alınmaktan korkmadığını belirterek, “Beni burada yüz kere de gözaltına alsanız, bin kere de gözaltına alsanız bu işçileri bırakmayacağız. Bu işçilerin anasının ak sütü gibi helal olan hakkını da alacağız” ifadelerini kullandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan yeniden randevu talep edeceklerini söyleyen Çakır, “Yine gözaltına alabilirsiniz, yine geleceğiz. Bu mesele bitmeden buradan gitmeyeceğiz” dedi.

Kaynak: Cumhuriyet

]]>
Özel sektör öğretmenleri taban maaş talebinde kararlı https://yenidunya.org/emek-gundemi/34351/ozel-sektor-ogretmenleri-taban-maas-talebinde-kararli/ Wed, 12 Aug 2026 13:01:10 +0000 https://yenidunya.org/?p=34351 Taban maaş düzenlemesinin hayata geçirilmesi talebiyle uzun süredir eylemlerini sürdüren özel sektör öğretmenleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın davetiyle düzenlenen ikinci toplantıya katıldı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, taban maaş konusunda bir toplantıya daha ihtiyaç duyulduğunu belirterek, üçüncü toplantının iki hafta sonra yapılmasının planlandığını söyledi.

Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş düzenlemesi, süreli iş sözleşmelerinin kaldırılması ve iş koluna ilişkin talepleri kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın davetiyle ikinci toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya sendikalar, ilgili bakanlıkların yetkilileri, işveren dernekleri ve eğitim sendikalarının temsilcileri katıldı.
Toplantının ardından öğretmenler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir araya geldi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, görüşmenin detaylarına ilişkin açıklama yaptı.

“Çok gri ve karmaşık bir alan”
Edebali, toplantıda işveren derneklerinin temsilcileri ile Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin yer aldığını belirterek, şöyle konuştu:
“Bu toplantı, bir önceki toplantının üzerine koyduğumuz bir toplantı oldu. Sürecin çok bileşeni var, bir konsensüs gerekiyor. Talepler sadece bizim tarafımızdan şekillenmiyor, işveren tarafı da taleplerde bulunuyor. Çok gri ve karmaşık bir alan. Biz öğretmen miyiz, işçi miyiz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın personeli miyiz, yoksa sadece İş Kanunu’na bağlı mı çalışıyoruz? İşveren tarafında da ‘İş Kanunu’na mı bakacağız, 5580’e mi bakacağız?’ şeklinde bir karışıklık var. Düzenlenmesi gereken çok konu var.”

Talepleri ne?
Sendikanın üç temel talebi olduğunu ifade eden Edebali, bunları “taban ücret, süreli iş sözleşmesinin kaldırılması ve iş kolunun düzenlenmesi” olarak sıraladı. Taban ücret konusunda bir toplantıya daha ihtiyaç duyulduğunu belirten Edebali, şunları söyledi:
“Kamuda çalışan öğretmenin aldığı maaşın brüt ücretinin hesaplanmasında vergi ve SGK konuları özel sektörden farklı. İşveren cephesinin vergi ve SGK noktasında eşitlik talebi var. Maliye’nin bu konuda önerilerinin alınması gerekiyor. Biz de kapsayıcı ve gerçekçi bazı formüller sunduk. Amacımız asgari ücret düzenini geride bırakmak. Formüller ele alınacak. Bir sonraki toplantı iki hafta sonra planlandı. İşveren derneklerinin başkanlarının da doğrudan katılabileceği en uygun tarih belirlenecek.”

“Taban ücret gelmediği koşullarda somut bir kazanım yok”
Toplantının somut bir kazanım sağlayıp sağlamadığı sorusuna Edebali, şu yanıtı verdi:
“Şu an taban ücretin gelmediği koşullarda somut bir kazanım yok. Ama meselenin tartışılması gerekiyor. Gider kalemleri, maliyet çok konuşuluyor. Burada öğretmenlerin de bir mesleğe tutunma çabası var. Bir taraftan büyüyen bir özel öğretim alanı, diğer taraftan kamuda sınırlı istihdam var. Bu nedenle özel öğretim kurumlarında uygun çalışma şartlarının oluşturulması gerekiyor.”
Toplantının 12 bin 500 iş yerini ve yüz binlerce eğitim emekçisini ilgilendirdiğini belirten Edebali, görüşmeleri “fiili bir toplu iş görüşmesi” olarak nitelendirdi.

“Çalışma Bakanlığı sorunun çözülmesini istiyor”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaklaşımına ilişkin Edebali, “Çalışma Bakanlığı bu sorunun çözülmesini istiyor. Ancak onların da tam olarak hakim olamadığı bir alan. Denetimin hangi bakanlık tarafından ve hangi çalışma esaslarına göre yapılacağı konusunda karmaşıklıklar var” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın süreçte irade ortaya koyması gerektiğini belirten Edebali, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelerine de görev düştüğünü söyledi.

“Asgari ücretin iki katına da tamamız”
Taban maaş için sundukları seçenekleri anlatan Edebali, şöyle konuştu: “Kamuda alınan 72 bin liralık net öğretmen ücretini baz aldığımızda bunun kamudaki brüt karşılığı 96 bin lira. Özel sektörde ise maliyet 120-130 bin liraya kadar çıkıyor. Bunu aşmak için vergi ve SGK indirimi bekleniyor. Biz, bu mümkün olmazsa 96 bin liranın brüt olarak temel alınmasına da, kamudaki 72 bin liralık net ücretin brüt olarak kabul edilmesine de, hatta asgari ücretin iki katına da tamamız. Yeter ki asgari ücret düzeni aşılsın.”

“Bu masanın devamlılığı bizim için çok kritik”
Özel öğretim alanının kontrolsüz bırakılamayacağını ifade eden Edebali, sözlerini şöyle tamamladı: “Burada öğretmen var, öğrenci var, veli var. Uyuşmazlığı yalnızca öğretmenle işveren arasına bırakamazsınız. Biz sendika olarak sorumluluğumuzu alıyoruz, devletin de ilgili bakanlıklar aracılığıyla sorumluluk alması gerekiyor. Siz buraya bir standart getirmediğiniz ölçüde iş yerlerindeki eylemler ve uyuşmazlıklar daha da artacak. Bu masa eğitim emekçileri ve öğretmenler için çok önemli. Bu masanın devamlılığı bizim için çok kritik.”

Kaynak: BirGün

]]>